Eczacıbaşı-Vitra firmasına 04.02.2013 tarihinde tüketici mahkemesinde açtığım dava ekteki kararda görüldüğü üzere lehime sonuçlanmıştır. Olayın özeti; Eczacıbaşı marka lavabo ve banyo bataryalarında takıldıktan kısa bir süre sonra kararmalar meydana gelmiştir. Gerek yetkili servis gerekse Eczacıbaşı "malzemeler 5 yıl garanti kapsamında olmasına rağmen" kararmaların kimyasal temizlik malzemelerinden kaynaklanan kullanım hatası olduğunu belirtmiştir.
Tüketici hakem heyetinden kesin sonuç alamayınca, 04.02.2013'te tüketici mahkemesine müracaat ettim. Mahkemenin tayin ettiği 2 bilir kişi de bataryaların gizli ayıplı ve üretim hatalı olduğu kanaatine vardı.
Aynı sebeple tüketici köşelerinde çok fazla şikayet vardır ve bütün şikayetlere verilen cevaplarda "temizlik malzemesi kaynaklı kullanıcı hatası" denilmektedir.
Eczacıbaşı'nın bundan böyle müşteri ilişkileri politikasını gözden geçirmesini, modern ve tüketiciden yana geliştirmesini temenni ediyorum.
Yardımlarınız için teşekkürler. Kolay gelsin.
Serap Selda Tekin
tüketici mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tüketici mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mayıs 2014 Pazartesi
4 Şubat 2014 Salı
Diyanet Ayıplı Hac ve Umre Hizmetleri Nedeniyle Aldığı Ücretleri Geri İade Edecek
Diyanet İşleri Başkanlığı artık ayıplı hac ve umre hizmeti nedeniyle aldığı ücretleri vatandaşa ve özel hac şirketlerine geri iade etmek zorunda.
Ankara Etimesgut Kaymakamlığı Tüketici sorunları Hakem Heyetinin hacı adayı lehine verdiği ücret iadesi kararına karşı Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yapılan itirazı değerlendiren Ankara 8. Tüketici Mahkemesi yapılan itirazı esastan reddetti.
Bu karar kesin karardır ve konusunda emsal teşkil etmektedir. Türkiye'de bu konuda verilmiş ilk ve tek mahkeme kararıdır.
İlgili Haber: Hac ya da Umre hizmetinden memnun kalmayanlar, hizmet bedelini iade alabilecekler
Ankara Etimesgut Kaymakamlığı Tüketici sorunları Hakem Heyetinin hacı adayı lehine verdiği ücret iadesi kararına karşı Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yapılan itirazı değerlendiren Ankara 8. Tüketici Mahkemesi yapılan itirazı esastan reddetti.
Bu karar kesin karardır ve konusunda emsal teşkil etmektedir. Türkiye'de bu konuda verilmiş ilk ve tek mahkeme kararıdır.
İlgili Haber: Hac ya da Umre hizmetinden memnun kalmayanlar, hizmet bedelini iade alabilecekler
16 Aralık 2013 Pazartesi
Hangi durumlarda bedel iadesi ya da ücretsiz değişim talep edilir?
Burada sormak istediğim sorular ise, avukata ihtiyacım var mı? Mahkeme masrafları ne kadar tutuyor? Sitenizde var olan dilekçe örneği ile adliyeden başvuru yapmam yeterli midir? Dava ne kadar sürüyor? Kanıt olsun diye tüketici hakem heyetine de başvurmalı mıyım?
Sorular biraz fazla oldu ama kusura bakmayın, tek tek cevap verebilirseniz eğer çok sevinirim.
İyi günler dilerim.
Emre Yaşa
Tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde en az dört defa veya imalatçı-üretici ve/veya ithalatçı tarafından belirlenen garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumlarında, tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir.
Telefonun 2013 yılı için değeri 1191,52 TL'nin üzerinde olduğu için tüketici mahkemesine başvurmanız gerekmektedir. Ancak tüketici sorunları hakem heyetinden çıkacak olumlu bir karar da kuvvetli delil niteliğinde olacaktır. Tüketici mahkemelerinde açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.
Alo 175 tüketici hattını arayarak şikayetinizi iletebilir ve yardım alabilirsiniz. Tüketici sorunları hakem heyetlerine yapılan başvurular bilirkişi incelemesi gerektirmeyen hallerde en geç 3 (üç) ay içerisinde sonuçlandırılır. Ancak tüketici mahkemesinin karar süreci hakkında net bir şey söylememiz mümkün değildir. Sizin konunuzla ilgili olmamasına rağmen tüketici mahkemesinin verdiği şu örnek kararı inceleyebilirsiniz.
Bulunduğunuz şehirdeki bir tüketici derneğinden de hukuki anlamda destek alabilirsiniz. Tüketici derneklerinin iletişim adreslerine Bağlantılar sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
15 Temmuz 2013 Pazartesi
Mahkeme "gizli ayıpta süre sınırı olmaz" dedi
Tüketici mahkemesinden eşya veya araç mağdurlarına iyi bir haber geldi. Mahkeme şikayet konusu olan bir araçta “gizli ayıp” çıkınca dava açmak için süre sınırlaması bulunmadığına hükmetti. Aracı kusurlu bulan mahkeme değiştirilmesine karar verdi.
İşadamı Doğan Kasadolu, 2006 yılında bir cip satın aldı. Kasadolu, 2006 yılının şubat ayında satıcı şirketten (Çiftçiler Ticaret A.Ş.) aldığı Jeep marka aracı mevsim koşulları nedeniyle klima ihtiyacı duymadan kullandı. Havaların ısınması ile birlikte klimadan yararlanmak istedi. Ancak klima sisteminin teknolojik olarak eşdeğer araçlardaki klima sisteminden geride olduğunu gördü.
Yağışlı bir günde ön camında oluşan buharı klima aracılığıyla gidermek istedi ancak başarılı olamadı. Doğan Kasadolu bunun üzerine Jeep’i aldığı şirket ile Jeep’in imalat ve ithalatçısı olan (Çiftçiler Ticaret Sanayi T.A.Ş, Chrysler Jeep Ticaret A.Ş. ve Mercedes Benz Türk A.Ş.) toplam üç firmaya ihtarname çekti.
DAVA 7 YILDA SONUÇLANDI
İhtarnameye gönderilen cevaplarda klima sisteminin tüm dünyada aynı şekilde dizayn edilip pazarlandığı ve araçta ayıp bulunmadığı bildirildi. Kasadolu bunun üzerine firmalara “ayıplı mal” davası açtı. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan tespit davasında bilirkişi raporu hazırlandı.
Raporda, aracın klima sistemindeki iç havalandırma özelliklerinin sağlığa ve sürüş güvenliğine aykırı bir durum teşkil ettiği, aracın “gizli ayıplı” olduğu belirlendi. Yaklaşık 7 yıldır süren dava sonucunda ayıplı aracın yenisiyle değiştirilmesi kararı çıktı.Mahkeme gerekçeli kararında, gizli ayıplı araç ve eşyaların ihbar edilmesi için herhangi bir süre sınırı bulunmadığını belirtti
DERHAL İHBAR EDİLMELİ
Mahkemenin gerekçeli kararında şu ifadeler yer aldı: “Gizli ayıplı araç veya eşyaların ihbar edilmesi için 4077 Sayılı yasada herhangi bir süre sınırı bulunmamaktadır. Borçlar yasasının 198/3 maddesi kapsamında gizli ayıpların ortaya çıkmasından itibaren derhal ihbar edilmesi gerekir. Yasa ihbar için herhangi bir şekil şartı aramamaktadır.”
Kaynak: Bugün
İşadamı Doğan Kasadolu, 2006 yılında bir cip satın aldı. Kasadolu, 2006 yılının şubat ayında satıcı şirketten (Çiftçiler Ticaret A.Ş.) aldığı Jeep marka aracı mevsim koşulları nedeniyle klima ihtiyacı duymadan kullandı. Havaların ısınması ile birlikte klimadan yararlanmak istedi. Ancak klima sisteminin teknolojik olarak eşdeğer araçlardaki klima sisteminden geride olduğunu gördü.
Yağışlı bir günde ön camında oluşan buharı klima aracılığıyla gidermek istedi ancak başarılı olamadı. Doğan Kasadolu bunun üzerine Jeep’i aldığı şirket ile Jeep’in imalat ve ithalatçısı olan (Çiftçiler Ticaret Sanayi T.A.Ş, Chrysler Jeep Ticaret A.Ş. ve Mercedes Benz Türk A.Ş.) toplam üç firmaya ihtarname çekti.
DAVA 7 YILDA SONUÇLANDI
İhtarnameye gönderilen cevaplarda klima sisteminin tüm dünyada aynı şekilde dizayn edilip pazarlandığı ve araçta ayıp bulunmadığı bildirildi. Kasadolu bunun üzerine firmalara “ayıplı mal” davası açtı. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan tespit davasında bilirkişi raporu hazırlandı.
Raporda, aracın klima sistemindeki iç havalandırma özelliklerinin sağlığa ve sürüş güvenliğine aykırı bir durum teşkil ettiği, aracın “gizli ayıplı” olduğu belirlendi. Yaklaşık 7 yıldır süren dava sonucunda ayıplı aracın yenisiyle değiştirilmesi kararı çıktı.Mahkeme gerekçeli kararında, gizli ayıplı araç ve eşyaların ihbar edilmesi için herhangi bir süre sınırı bulunmadığını belirtti
DERHAL İHBAR EDİLMELİ
Mahkemenin gerekçeli kararında şu ifadeler yer aldı: “Gizli ayıplı araç veya eşyaların ihbar edilmesi için 4077 Sayılı yasada herhangi bir süre sınırı bulunmamaktadır. Borçlar yasasının 198/3 maddesi kapsamında gizli ayıpların ortaya çıkmasından itibaren derhal ihbar edilmesi gerekir. Yasa ihbar için herhangi bir şekil şartı aramamaktadır.”
Kaynak: Bugün
13 Nisan 2013 Cumartesi
Doktordan çok temiz, BOYALI sıfır km jeep
Nereye yazacağımı şaşırdım artık, umarım faydası dokunur… 22.02.2011 tarihinde 06 DH **** plaka, 1J4************** Şasi, 6429********** VIN numaralı 2011 model Grand Cherokee S-Limited 3.0 aracı satın aldım. Söz konusu aracımı orjinal fabrika çıkışlı ‘sıfır km.araç’ olarak yetkili ‘Jeep-Chrysler’ bayisinden ( Doğan Motorlu Araçlar –Ankara) aldım. Aynı yetkili satıcıdan ailecek almış olduğumuz 4.!!!!! SUV araçtır ve de kullandığım 5. Jeep marka otomobil. Şu anki aracımı bu güne kadar da hiçbir kaza v.s. olmaksızın kullandım.
28/10/2011 günü araba satın almak üzere BMW Borusan Otomobile gittim. Görüşmeler sırasında, otomobilime 2 el ekspertiz uygulanması gerekti. Ancak firmanın 2.el sorumlusu 3 parçasında boya olduğunu belirtti. Bu parçalar sağ ön çamurluk, sol ön kapı ve sol arka kapıdır. Bu şartlar altında aracı satın alamayacaklarını söylediler. Daha sonra gittiğim 4 farklı markanın yetkili satıcısında da benzer sonuç ortaya çıktı ve aracın kazasız kabul edilemeyeceği ancak ona göre fiyat verileceği belirtildi ya da satın alamayacaklarını belirttiler.
En sonunda, o tarihte halen Jeep yetkili servisi olan "Koluman Motorlu Araçlar Gölbaşı Servisi"ne giderek araca 2 el ekspertiz uygulanması yapılmasını istedim ve de aracın 3 parçasında boya tespit edildi. Kontrole ilişkin sonuç raporunun bir örneği Doğan Otomotiv’dedir ayrıca Koluman kayıtlarındadır.
Firmanın şikayet hattını arayıp kayıtlı şikayet bırakmış olmama ve yine telefonda 2 farklı yetkili ile görüşmeme rağmen herhangi bir dönüş yapılmadı. Bana telefonda bu durumun amerikan kökenli araçlar için normal olduğu söylendi. Aracın heryerinde 90-100 mikron arasında boya kalınlığı saptanırken söz konusu parçalar 150-175-190 değerlerinde sinyal yaratmakta ve firmanın yetkilisi dışında başka hiçbir otomobil firması bu değerleri normal olarak değerlendirmemekte) (BMW,Mitsubishi,Peugeot,Volvo ve yetkili JEEP servisi koluman!!!!). Bunun üzerine fatura bedelinin senelik faizler ile ödenerek aracın geri alınması için dava açtım, 2 senedir dava devam ediyor. Bilirkişi raporu tutuldu ve aracın boyalı olduğu bilirkişi tarafından da resmi olarak tespit edildi. Ancak bu sefer de aracın ne kadar değer kaybına uğradığının tespit edilmesi için bilirkişi raporu istendi ve duruşma ertelendi (Aslında araç boyalı olduğu için zaten firmaların çoğu satın almadığından dolayı pratik olarak tamamen değer kaybına uğramış durumda). Zaten mahkemeyi kazansam bile karşı taraf yargıtay vs sürecini işleteceği için en az 1-2 sene daha sonuç almam mümkün değil. Herhalde firma yetkilileri de buna güvenerek ilk şikayet ettiğim zaman ilgisiz davrandılar. Bu kadar net bir şekilde aracın kusuru belgelenmişken böylesine uluslararası firmanın tavrı çok üzücü. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
Doç.Dr.Tolga TATAR
Not: Güvenlik nedeniyle araç bilgilerinin bir kısmı * işareti ile kapatılmıştır.
29 Mart 2013 Cuma
Tüketicinin dava masrafları kaldırılıyor
Hayati Yazıcı tüketicilere müjdeyi Ankara'da 16. Geleneksel Tüketici Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada verdi. Dava açma masrafının mevcut durumda bilir kişi incelemesi de dikkate alındığında 400 TL'ye kadar çıktığını belirten Yazıcı, 'Ülkemizde, tüketicilerin hak arama konusundaki çekingenliği dikkate alındığında bu masraflar, tüketicileri haklarını aramaktan vazgeçirebilecektir. Bu durum bakanlığımızın tüketicilerin hakları konusunda bilinç düzeylerini artırmaya ve hak arama yollarını daha da geliştirmeye yönelik politikalarını olumsuz etkileyecektir. Tüketicilerin uyuşmazlıklarını Tükeci Mahkemeleri'nin ve Tüketici Sorunları Hakem heyetlerinde masrafsız bir şekilde çözüme kavuşturmaya yönelik düzenlemelere, 'Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun Tasarısı taslağında yer verdik.'dedi.
Kaynak: Yeni Şafak
23 Mart 2013 Cumartesi
Banka kartı ve kredi kartı kopyalanması şikayetleri
Bankaların otomatik para çekme makinelerine yani ATM'lere yerleştirdikleri kopyalama düzeneği ve gizli kamera ile kart bilgisini ele geçirdikleri vatandaşların hesabını boşaltan kişilerin tuzağına siz de düşebilirsiniz. Bu tür işlerle uğraşan çetelerin çökertildiği haberlerini zaman zaman okuyoruz. Ancak kredi kartı ve banka kartları ile ilgili kopyalanma şikayetlerinin ardı kesilmiyor. Gerçeğine çok benzeyen bu düzenekleri ATM cihazlarına monte ederek kart bilgilerini kopyalayan çete üyeleri daha sonra kopya kartlar ile ya hesapları boşaltıyorlar ya da kredi kartından yutdışı alışverişi yapıyorlar.
Bir banka müşterisinin bu tür bir şikayeti karşısında ise maalesef bankaların tutumu hiç iç açıcı olmuyor. Bankalar sadece alacaklarının tahsiline bakıyorlar ve elbette kolay olan yöntemi tercih ediyorlar yani doğrudan tüketiciden tahsil yoluna gidiyorlar.
Tüketicilere tavsiyemiz internet üzerinden alışveriş yaparken dikkatli olun ve sadece güvenilir siteleri tercih edin. Kart bilgilerinizi girdiğiniz sayfa adresinin https:// ile başladığından emin olun. Çünkü bu siteler güvenlik sertifikasına sahiptir ve bilgileriniz şifrelenerek aktarılır. ATM'lerden işlem yaparken ATM'nin kart giriş bölmesinin orjinalliğini ve etrafına kamera olup olmadığını kontrol edin. ATM kart giriş bölümünü kart bilgilerini kopyalama özelliği olan aparatlarla değiştirildiğini ve gizlenen kameralarla şifrelerinizin çalındığını unutmayın. Şifre girerken diğer elinizle tuşların üzerini kapatın. Herhangi bir şüpheli işlem sonrasında doğrudan bankanızla irtibat kurarak kartınızı kullanıma kapattırın.
Gizem Hanım da bize ulaşan şikayetinde Yapı Kredi Bankası'nın ilgisizliğinden ve yetersizliğinden şikayetçi. Kendisine Tüketici Mahkemesi'ne başvurmasını öneriyoruz. Ayrıca "Alo 175 Tüketici Şikayetleri Danışma Hattı"nı arayarak detaylı bilgi alabilirsiniz.
Merhabalar,
Benim şikayetim Yapı Kredi Bankası'nın kredi kartı kopyalama olayındaki yetersiz ve ilgisiz davranışlarıyla ilgili.
17 Mart 2013 tarihinde Yapı Kredi bankasında ait ve 15.000 TL limitli kredi kartımla ödeme yapmak istedim ancak bakiye yetersiz uyarısı aldım. Bunun üzerine asıl kart sahibi olan annemi aradım (çünkü ben ek kart kullanıcısıyım ve banka beni dikkate almıyor, böyle bir durumda bile). Telefondaki görevli anneme kartla yurt dışında alışveriş yapıldığını, kartın bakiyesinin bittiğini ve hatta 2.000 TL de aşım yapıldığı bilgisini vermiş. Annem de ne benim ne de kendisinin o tarihlerde yurt dışında olmadığını, kaldı ki bu kartla daha evvel hiç bir şekilde yurt dışı harcaması yapılmadığını söylemiş ve kendilerinden ekstreyi göndermelerini istemiş. Biz kendilerine aynı gün şikayet dilekçemizi faksla ulaştırmamıza rağmen onlardan ne e-mail ile ne de faksla ekstreyi ve detayları alamadık.
18 Mart 2013 günü kendileriyle tekrar iletişime geçip nihayet ekstreye ulaşabildiğimizde ise karşılaştığımız sonuç vahim; 11 Mart, 12 Mart ve 13 Mart tarihlerinde yurt dışında, arka arkaya ve ciddi miktarlarda döviz cinsinden harcamalar yapılmış (Örn. harcamaların birisi 1.842 USD, bir diğeri 1.220 USD, bir başkası 1.547 USD gibi) ve her ne hikmetse her şey için mesaj atan banka, bu durumu şüpheli görmemiş ve bildirmemiş! Bir kartın limitinin 2.000 TL aşılması ve bu durumda dahi bankanın bilgilendirmede bulunmaması ise ayrı bir tez konusu olur sanıyorum.
Gerekli itirazları tekrar yaptıktan sonra bankayla iletişime geçtiğimizde duyduklarımız daha trajikomik: Banka bu borcu ödememiz gerektiğini, aksi takdirde faize gireceğini; ayrıca ödeme için bizlere gerekli esnekliği sağlayabileceğini söyledi. İtiraz işleminin sonuçlanması ise -abartı değil, gerçek- 90 günü bulabilirmiş. Kendilerine gerekli zamanlarda gerekli müdahaleleri neden yapmadıklarını sorduğumuzda ise böyle bir durumda bizi bilgilendirme zorunluluklarının olmadığını ve şikayetlerimizi ilgili birimlere aktaracaklarını tekrarladılar papağan gibi. Bu arada kart limitimin aşıldığına dair sms'i de lütfedip 18 Mart'ta attılar sağ olsunlar(!)
Bu şikayetimiz ile ilgili olarak gerekli her türlü kurum ve mecrada hakkımızı arayacağımızı ve ilgili tüm şikayet yollarını işleteceğimizi buradan kendilerine bir kez daha bildirmek istiyorum. Kendilerinin çok "özgün" bir bankacılık anlayışları varmış gerçekten. Bu süreçteki ilgi ve alakaları için de ayrıca teşekkür(!) ederiz zira çok büyük bir sorun yaşasalar ne de güzel yöneteceklerini ailecek görmüş olduk.
Bu konu ile sizlerin de görüş ve önerilerini rica ediyorum. Teşekkür ederim.
Saygılarımla,
Gizem Dörttepe
Bir banka müşterisinin bu tür bir şikayeti karşısında ise maalesef bankaların tutumu hiç iç açıcı olmuyor. Bankalar sadece alacaklarının tahsiline bakıyorlar ve elbette kolay olan yöntemi tercih ediyorlar yani doğrudan tüketiciden tahsil yoluna gidiyorlar.
Tüketicilere tavsiyemiz internet üzerinden alışveriş yaparken dikkatli olun ve sadece güvenilir siteleri tercih edin. Kart bilgilerinizi girdiğiniz sayfa adresinin https:// ile başladığından emin olun. Çünkü bu siteler güvenlik sertifikasına sahiptir ve bilgileriniz şifrelenerek aktarılır. ATM'lerden işlem yaparken ATM'nin kart giriş bölmesinin orjinalliğini ve etrafına kamera olup olmadığını kontrol edin. ATM kart giriş bölümünü kart bilgilerini kopyalama özelliği olan aparatlarla değiştirildiğini ve gizlenen kameralarla şifrelerinizin çalındığını unutmayın. Şifre girerken diğer elinizle tuşların üzerini kapatın. Herhangi bir şüpheli işlem sonrasında doğrudan bankanızla irtibat kurarak kartınızı kullanıma kapattırın.
Gizem Hanım da bize ulaşan şikayetinde Yapı Kredi Bankası'nın ilgisizliğinden ve yetersizliğinden şikayetçi. Kendisine Tüketici Mahkemesi'ne başvurmasını öneriyoruz. Ayrıca "Alo 175 Tüketici Şikayetleri Danışma Hattı"nı arayarak detaylı bilgi alabilirsiniz.
Merhabalar,
Benim şikayetim Yapı Kredi Bankası'nın kredi kartı kopyalama olayındaki yetersiz ve ilgisiz davranışlarıyla ilgili.
17 Mart 2013 tarihinde Yapı Kredi bankasında ait ve 15.000 TL limitli kredi kartımla ödeme yapmak istedim ancak bakiye yetersiz uyarısı aldım. Bunun üzerine asıl kart sahibi olan annemi aradım (çünkü ben ek kart kullanıcısıyım ve banka beni dikkate almıyor, böyle bir durumda bile). Telefondaki görevli anneme kartla yurt dışında alışveriş yapıldığını, kartın bakiyesinin bittiğini ve hatta 2.000 TL de aşım yapıldığı bilgisini vermiş. Annem de ne benim ne de kendisinin o tarihlerde yurt dışında olmadığını, kaldı ki bu kartla daha evvel hiç bir şekilde yurt dışı harcaması yapılmadığını söylemiş ve kendilerinden ekstreyi göndermelerini istemiş. Biz kendilerine aynı gün şikayet dilekçemizi faksla ulaştırmamıza rağmen onlardan ne e-mail ile ne de faksla ekstreyi ve detayları alamadık.
18 Mart 2013 günü kendileriyle tekrar iletişime geçip nihayet ekstreye ulaşabildiğimizde ise karşılaştığımız sonuç vahim; 11 Mart, 12 Mart ve 13 Mart tarihlerinde yurt dışında, arka arkaya ve ciddi miktarlarda döviz cinsinden harcamalar yapılmış (Örn. harcamaların birisi 1.842 USD, bir diğeri 1.220 USD, bir başkası 1.547 USD gibi) ve her ne hikmetse her şey için mesaj atan banka, bu durumu şüpheli görmemiş ve bildirmemiş! Bir kartın limitinin 2.000 TL aşılması ve bu durumda dahi bankanın bilgilendirmede bulunmaması ise ayrı bir tez konusu olur sanıyorum.
Gerekli itirazları tekrar yaptıktan sonra bankayla iletişime geçtiğimizde duyduklarımız daha trajikomik: Banka bu borcu ödememiz gerektiğini, aksi takdirde faize gireceğini; ayrıca ödeme için bizlere gerekli esnekliği sağlayabileceğini söyledi. İtiraz işleminin sonuçlanması ise -abartı değil, gerçek- 90 günü bulabilirmiş. Kendilerine gerekli zamanlarda gerekli müdahaleleri neden yapmadıklarını sorduğumuzda ise böyle bir durumda bizi bilgilendirme zorunluluklarının olmadığını ve şikayetlerimizi ilgili birimlere aktaracaklarını tekrarladılar papağan gibi. Bu arada kart limitimin aşıldığına dair sms'i de lütfedip 18 Mart'ta attılar sağ olsunlar(!)
Bu şikayetimiz ile ilgili olarak gerekli her türlü kurum ve mecrada hakkımızı arayacağımızı ve ilgili tüm şikayet yollarını işleteceğimizi buradan kendilerine bir kez daha bildirmek istiyorum. Kendilerinin çok "özgün" bir bankacılık anlayışları varmış gerçekten. Bu süreçteki ilgi ve alakaları için de ayrıca teşekkür(!) ederiz zira çok büyük bir sorun yaşasalar ne de güzel yöneteceklerini ailecek görmüş olduk.
Bu konu ile sizlerin de görüş ve önerilerini rica ediyorum. Teşekkür ederim.
Saygılarımla,
Gizem Dörttepe
4 Mart 2013 Pazartesi
Tüketici sorunları hakem heyetinin kararı bağlayıcı mıdır?
2009 yılında Ziraat Bankasından kullandığım konut kredisi ile ilgili olarak hayat sigortası, dask, konut sigortası hariç ancak ekspertiz (500 TL) ve dosya masrafı (700 TL) dahil toplam 1200 TL için hakem heyeti şikayetimi kabul etti masrafın tarafıma iadesine karar verdi ancak banka 1191 TL üzeri olduğu için ödemedi. Banka avukatı bana “1191 TL üzeri kararlar kesin değildir görüş niteliğindedir hukuki yola başvurabilirsiniz” dedi. Ben de karar 1200 TL olsa bile 1190 TL’sini bana ödeyin dedim avukatta karar bölünemez zaten görüş niteliğindedir dedi. Ben kısmı ödeme talep edebilir miyim?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler, iyi çalışmalar.
Gönül Karaca
2013 yılı için değeri 1191,52-TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulması zorunludur. Bu heyetin vereceği karar tarafları bağlar. Taraflar bu karara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler.
2013 yılı için değeri 1191,52-TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulabileceği gibi doğrudan Tüketici Mahkemesine de başvurulabilir. Bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklar için Hakem Heyetinin vereceği karar bağlayıcı olmayıp delil niteliği taşıdığından, taraflarca benimsenmemesi halinde yine Tüketici Mahkemesine başvurulması gerekecektir.
Bu bağlamda Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak ödeme talebinde bulunabilirsiniz. Tüketici Mahkemesi için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin verdiği karar delil niteliği taşır ve sürece katkı sağlar.
16 Şubat 2013 Cumartesi
Kredi kartı aidatı ve dosya masrafı iadesinde hangi yol izlenmeli?
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, kredi kartı aidatlarının ve kredi dosya masraflarının BİMER'e yapılan başvurularda koşulsuz iade edileceği hakkında çıkan haberler ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, "basında yer alan söz konusu haberler nedeniyle bankalar tarafından yapılan kesintilerin BİMER sistemine başvurulması halinde koşulsuz olarak iade edileceği şeklindeki haberler yanlış ve asılsız olup, vatandaşlarımızın bankalar tarafından yapılan bu kesintiler ile ilgili haksız bir uygulamaya maruz kaldığını iddia etmesi durumunda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilgili hükümlerine dayanarak yapılacak başvurularda aşağıdaki yolu takip etmeleri gerekmektedir" denildi.
Bakanlık uyuşmazlıkların çözümünde yetkili ve görevli merciler tüketici sorunları hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri olduğunu belirterek, kredi kartı aidatlarının ve kredi masraflarının geri alınması ile ilgili yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
"a) Öncelikle kredi kartını düzenleyen veya kredi veren bankaya başvuruda bulunularak söz konusu kesintilerin iade edilmesi talep edilmelidir.
b) Başvuru yapılan banka tarafından bu talebe olumsuz cevap verilmesi veya hiç cevap verilmemesi halinde ikamet edilen yerdeki veya söz konusu hizmeti sağlayan bankanın bulunduğu yerdeki, illerde Ticaret İl Müdürlüğü, İlçelerde ise Kaymakamlıklar bünyesinde faaliyet gösteren tüketici sorunları hakem heyetlerine mevcut belgeler ile birlikte başvuruda bulunulması gerekmektedir.
2013 yılı için değeri 1.191,52 TL'ye kadar olman uyuşmazlıklar için tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru yapılması zorunludur. Bu değere kadar olan uyuşmazlıklarda verilecek kararlar bağlayıcı olup, İcra İflas Kanunun ilamların yerine getirilmesine dair hükümlerine göre yerine getirilir. Bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklara ilişkin verilen kararlar ise delil niteliği taşımaktadır. Yerine getirilmemesi halinde tüketici mahkemelerine veya bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemelerine başvuruda bulunulması gerekmektedir.
c) Tüketici sorunları hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları her sözleşme için ayrı ayrı inceleyerek mevcut duruma göre bir karar verecektir.
d) Hakem heyetlerinin verdiği bu kararlara karşı taraflar kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde tüketici mahkemelerine itiraz edebilmektedirler.
e) Hakem heyetlerince; kesilen bu bedellerin iade edilmesi yönünde bağlayıcı karar alması durumunda söz konusu kararın tebliğinden itibaren yerine getirilmemesi halinde yine Adliyelerde bulunan icra müdürlüklerine başvuruda bulunularak bu kararın yerine getirilmesinin talep edilmesi gerekecektir."
20 Ocak 2013 Pazar
Dosya masrafı nasıl iade alınır?
2011 yılı Şubat ayında Antalya Manavgat Yapıkredi Bankası'ndan 75.000 TL lik kredi aldım ve halen ödemekteyim. O zaman benden dosya masrafı alınmıştı. Miktarını tam olarak hatırlamıyorum ama 2000 TL üstü ya da altında bir rakamdı. Bu kesinti yapılan paramı geri alma durumumun olasılığı var mıdır ya da nasıl bir yol izlemem gerekmektedir? Saygılarımı Sunarım.Kürşat AĞCADAĞ
Söz konusu tutar 1191,52 TL'nin üzerinde olması durumunda Tüketici Mahkemesine başvurmalısınız. Tabi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine de başvurabilirsiniz. Ancak 1191,52 TL üzerindeki tutarlar için hakem heyetinin vereceği kararların bağlayıcılığı yoktur ama kuvvetli delil niteliği taşır. Öncelikle bankanızdan yapılan bu kesintinin net miktarını öğrenin ve bir dilekçe ile tarafınıza geri ödenmesini talep edin. Dilekçenize dayanak olarak ta bizim paylaştığımız örnek yargı kararlarını ekleyin. Muhtemelen olumsuz yanıt vereceklerdir. Bu yanıtı da şikayet dilekçenize iliştirerek Tüketici Mahkemesine başvurunuz. Konu ile ilgili olarak Alo 175 Tüketici Hattını arayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
İlgili Haberler:
Konut kredisi yeniden yapılandırma ücreti ile dosya masrafının iadesi
Kredi kullananlar DİKKAT!
Tüketici mahkemesinden, konut kredisinde dosya masrafı alınamaz kararı
Kredi kullananlar, dosya masrafınızı iade alabilirsiniz
Konut kredisi dosya masrafınızı iade alın!
Tüketici Kredileri ve Dosya Masrafının İadesi
Tüketici Hakem Heyeti bankayı haksız buldu
Bankaya açtığı davayı kazandı
5 Ocak 2013 Cumartesi
2012 Yılı Tüketici Hakem Heyetleriyle İlgili Sınırlar
Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı 01.01.2013'den başlayarak 1191,52 TL,
Büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 01.01.2013'den başlayarak 3.110,58 TL'dir.
Ayrıntılar için Nasıl Şikayet Edilir? sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
28 Aralık 2012 Cuma
18 Aralık 2012 Salı
Acer notebook şikayeti
Garanti kapsamındaki Acer notebookta oluşan sorunlar nedeniyle 4 defa servise gönderilen ürünün sorunları giderilememiş ve "Artık garanti süreniz doldu, ücretli onarım isterseniz onarım yapabiliriz" demişler. Tüketiciyi ciddiye almayan Acer firmasını kınıyoruz. Burak Bey'in şikayetini paylaşıyor ve elindeki belgeleri şikayet dilekçesine ekleyerek, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne başvurmasını öneriyoruz. Ürün değeri 1161,67 TL'nin üzerinde ise doğrudan Tüketici Mahkemesi'ne de başvurabilirsiniz. Ürünün tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde en az dört defa veya imalatçı-üretici ve/veya ithalatçı tarafından belirlenen garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir.
Acer As 4820 tg-433g32mnks model numaralı ürünümde ekranda ölü piksel, gölgelenme, aşırı ısınma ve kulaklık jack girişinde oluşan problemler nedeniyle Acer yetkili servisini arayarak ürünün tamirini için 21/09/2012 tarihinde 444 2237 nolu müşteri numaranızdan size ulaştım. Ancak ürünün satın aldığım tarih ile üretim tarihleri farklı olduğu için satıcı firmadan onaylı bir fatura örneğini 24/09/2012 tarihinde mail adresine göndererek ürünümün garantisini güncelledim. 24/09/2012 tarihinde ürün ile ilgili TS 412359 nolu arıza kayıt numarası ile arıza kaydı oluşturdum ve UPS Kargo ürünü evimden 26/09/2012 tarihinde alarak 28/09/2012 tarihinde ürünü yetkili servisiniz olan SMS infocomma teslim etti ve ürünüm 28/09/2012 - 18/10/2012 tarihleri arasında 21 gün serviste kaldı ve mainboard ve lcd değişti, bios güncellemesi yapıldığına ve testten geçirildiğine dair servis raporu tutularak tarafıma UPS Kargo aracılığıyla 20/10/2012 cumartesi günü teslim edildi. Ancak ürünü açıp kontrol ettiğimde fanının sürekli çalıştığı sadece bilgisayarın şarj kablosunu çıkartıp yeniden başlattıktan sonra fanın çalışmadığını, tekrar şarja bağlasam da yine çalışmadığını gördüm. Ürün hafta sonu teslim edilmesi nedeniyle 22/10/2012 pazartesi günü müşteri hizmetlerini aradım ve şikayetimi belirttim müşteri temsilcisi şikayet kaydı oluşturdu ve bana bu konuyla ilgili bir yetkilinin dönüş yapacağını söyledi. Aradan bir gün geçtikten sonra akşam üzeri bana geri dönüş yapıldı ve şikayetlerimi dile getirdim ve ilgili temsilci ürünümün garantisi ile ilgili bir güncelleme yapılacağını söyledi ve bana geri döneceklerini söyleyerek telefonu kapattı. Bu görüşmeden sonra araya kurban bayramı girdiği için ve bu süreninde resmi tatil olduğu için bayram bitiminde ki ilk iş günü 29/10/2012 tarihinde müşteri hizmetlerini aradım ve bana tekrar dönüleceğini söylediler. Bende size güvenerek tamam dedim ve bekledim ve bana 02/11/2012 tarihinde geri dönüş yapıldı ve ben ailemin yanında misafir olduğum için evde kimseyi bulamayacaklarını söyleyerek ürünü kendim kargoya vermek istediğimi söyledim ve karşımdaki müşteri temsilcisi bana tamam dedi ve ürünümün garantisinin güncellediğini söyledi. Bende bu görüşmeye istinaden ürünümü 03/11/2012 cumartesi günü ups kargo ile gönderdim. Ürünüm sms infocomm tarafından 06/11/2012 tarihinde teslim alındı ve 08/11/2012 tarihinde servi kaydı yapıldı ve 06/11/2012- 15/11/2012 tarihleri arasında 10 gün serviste kaldı. Ürün 15/11/2012 tarihinde ups kargo ile tarafıma gönderildi ve 17/11/2012 tarihinde teslim aldım. Bilgisayarı açıp baktığımda sorunumun giderilmediği ve ürün üzerinde hiç bir işlem yapılmadığını gördüm. 416163m nolu arıza kayıt numarası ile işleme alınan ürünüm "Notebook un faturası gereken sürede gönderilemediği içi cihaz iade edilmiştir." notu ile bana tekrar gönderildi. Bende hafta sonu olduğu için ilk iş günü olan 19/11/2012 tarihinde müşteri hizmetleri ile iletişime geçtim ve şikayetimi bildirdim müşteri hizmetleri ise bana ürünün garantisinin bittiğini ve ürüne bu nedenle müdahale edilmediğini söyledi. Bende bana verilen direktifler doğrultusunda ürünü gönderdiğimi ve tekrar garantisinin uzatılarak ürünümün tamir edilmesi gerektiğini söyledim. Beni hatta bekleterek yetkili kişilerle görüşüp döneceğini söyledi, bende tamam dedim ve bana geri dönüş yaparak 1638982m nolu arıza kayıt numarasını verdi. Ürünümü kargo şirketi 23/11/2012 de evimden alarak servise iletti. Ürünüm 27/11/2012 tarihinde servise alındı ve 27/11/2012 - 28/11/2012 tarihinde 2 gün serviste kaldı ve "Notebookta arızalı olan anakart değiştirildi. Genel bakım yapıldı test ok." yazılı servis fişi ile bana gönderildi. 30/11/2012 tarihinde eşim ürünü teslim aldı bende iş dönüşü evde ürünü kargo kutusundan çıkardım ve çalıştırdığımda ürünümün tamir edilemediğini, fan probleminin giderilmediği gördüm. Test amaçlı bir kaç program çalıştırdım, biraz internete girdim ancak fan hiç susmuyordu, sürekli yüksek devirde çalışıyordu. Daha sonra bataryası zayıfladı ve bende şarj etmek amacı ile ürünümü şarja taktım. O an gördüm ki notebookum şarj olmuyor bende hemen müşteri hizmetlerini aradım ancak o gün cuma olduğu ve saat 18:00 ı geçtiği için mecburen ilk iş günü olan 03/12/2012 pazartesi gününü beklemek zorunda kaldım. Pazartesi tekrar müşteri hizmetlerini aradım ve PC82362 numaralı şikayet kaydını oluşturdum ve bana yetkililer tarafından geri dönüş yapılacağını söylediler. Beni iki gün sonra 05/12/2012 tarihinde aradılar bende şikayetlerimi dile getirdim ve arayan kişi bana daha önce iki kez garanti uzatma işleminin yapıldığını ve bu son durumun kimden kaynaklı olduğunun anlaşılması ve durum değerlendirilmesinin yapılması için ürünün tekrar servise gönderilmesi gerektiğini söyledi. Bende bu durumun benden kaynaklanmadığını servis kaynaklı olduğunu ben ürünümü servise göndermeden önce şarj ile ilgili herhangi bir şikayetimin olmadığını bunun servisin yaptığı işlem sonrası oluştuğunu ve ürünümün tamir edilmesini istediğimi söyledim. O da bana bu arızanın servis kaynaklı mı, yoksa kullanıcı kaynaklı mı olduğunun anlaşılması için servis tarafından incelenmesi gerektiğini söyledi. Ben de göndereceğim ancak belirttiğim arızaların benden kaynaklı olmadığını tamamen serviste yapılan işlem sonucu olduğunu tekrar söyledim. Karşı taraf ürünü elden kargo ile yollamamı, ürün kutusuna şarj cihazını da eklememi söyledi bende dediklerini yaparak 06/12/2012 tarihinde ups kargo ile ürünümü gönderdim ve ürünüm 10/12/2012 tarihinde servise teslim edildi. Daha sonra 12/12/2012 tarihinde cep telefonuma “ürününüz kargoya verilmek için hazır” şeklinde bir mesaj geldi bende bu durumdan şüphelendim ürünün incelenmediğine dair ve hemen mesajı alır almaz müşteri hizmetlerini aradım ve bana Çağlar adında bir müşteri temsilcisi cevap verdi. Ben bana neden böyle bir mesaj geldiğini ve ürünümün tamiri onarımı hakkında bilgi almak istediğimi söyledim oda bana “Ürününüzün faturasını göndermediğimi ve bu nedenle ürünün iade edileceğini söyledi”. Ben de neden böyle bir şey yaptıklarını 05/12/2012 tarihinde bir yetkili ile cihazımın durumunu konuştuğumu ve bana inceleme için göndermem gerektiğini ve inceleme sonucunda tutulacak rapor sonucunda hareket edileceğini söylediğini söyledim. Bunun üzerine beni hatta bekletti ve durumun anlattığım gibi olduğunu ve bu durumun düzeltilmesi için servise bilgi vereceğini ürünümün incelenip ona göre gerekenin yapılacağını söyledi ve ben de bu durumda benim bir ilgisizliğim ya da herhangi bir ihmalim olmadığını ürünün bana arızaları giderilmeden ve üzerine ek olarak şarj olmama arızası oluşarak geldiğini ve üzerinde yetkili servisin yapıştırdığı garanti pulunun hala durduğunu ve bu bilgiler ışığında ürünün tamir ve onarımın yapılarak gönderilmesi gerektiğini söyledim. Karşımdaki Çağlar bey ise bu söylediklerimi not olarak düşeceğini ve servise bu bilgiler ışığında bilgilendirme notu ileteceğini söyledi. Ben de kendisine teşekkür edip telefonu kapadım.
Aradan iki gün geçti ve 14/12/2012 tarihinde eşim beni aradı ve bilgisayarın geldiğini söyledi, ben de şaşırarak iyi teslim al dedim. Eve geldikten sonra bilgisayarı incelemek için açtım ve 419536M kayıt numarası ile ürünümün servise alındığına dair olan servis fişini incelemeye başladım. Servis fişin de “Faturası gelmediği için iade edilmiştir” notunu görünce şok oldum ve hemen müşteri hizmetlerini aradım ve tekrar Çağlar bey cevap verdi. Bende geçen gün aradığımı ancak kendisine bahsetmiş olduğum konu hakkında hiçbir şey yapılmadığını söyledim. o da bana beyfendi garantiniz bittiği için bilgisayarınıza hiçbir işlem yapılmamış dedi. Bende madem öyle beni daha önce arayan arkadaşınız neden benden bilgisayarımı istedi neden bana bu konu hakkında bilgi vermedi ve bu ürünü servisiniz neden hiçbir inceleme yapmadan gönderdiğini söyledim. Ben daha önce sizi aradım ve bu durum hakkında bilgi verdim tekrar neden bana aynı şeyleri yaşatıyorsunuz dedim. Oda bana cevaben “Beyefendi sizin ürününüz daha önce 3 defa servise gönderilmiş ve hep garanti uzatılmış.” dedi bende “Evet dedim. Ancak 4 defa gidip gelmesine rağmen hala sorunumun çözülmediğini ve bu problemin acilen çözülmesi gerektiğini söyledim.” O da bana “Beyefendi benim yapabileceğim bir şey yok sizin durumunuz Acer Türkiye servisleri müdürüne kadar gittiğini ve ondan ret cevabı alındığı için bana bu konuda yardım edemeyeceğini ve birde e-mail atamamı söyledi.”. Ben de “Bunu servis müdürünün reddetmesi benim bu haklı olduğum durumda haksız duruma düşmeme sebep olmayacağını ve bu durumun düzeltilmesini ve tekrar şikayet başvurusu oluşturmanızı istiyorum.” dedim. O da bana “Bu konu hakkında benim ve servisimizin yapacak bir şeyimiz kalmadı ancak isterseniz ücretli onarım için ürününüzü bize tekrar gönderirseniz size yardımcı olabiliriz dedi.”. Ben de “Ücretli onarım istemediğimi ve ürünümün garanti kapsamında tamir edilmesi istedim.” O da bana bu konuda olumsuz yanıt verince teşekkür ettim ve telefonu kapattım. Aynı gün yarım saat sonra tekrar müşteri temsilcisini aradım ve bana başka bir müşteri temsilcisi cevap verdi. Bende bu müşteri temsilcisine durumumu tekrar izah ettim bu durumda mağdur olduğumu, servisiniz işini gereği gibi yapmadığını ve bütün bu olanlara rağmen benim cezalandırıldığımı ve mağdur olduğumu söyledim.
Mağduriyetimin giderilmesini talep ettim, o da bana diğer arkadaşı gibi sadece ücretli onarıma alabileceklerini Acer Türkiye servis müdürünün bu konu hakkında bilgisi olduğunu söyledi. Bende sizden daha yetkili birisi ile görüşmek istiyorum dedim oda bana bunun mümkün olmadığını ve hiçbir işlem yapamayacağını. Ürünümün garantisinin bittiğini söyledi. Bende ayın beşinde beni arayan arkadaşınız neden bunları söylemedi neden beni mağdur ediyorsunuz dediğimde ise cevaben benim yapabileceğim bir şey yok bütün yetkililerle görüştüğümü ve konuşacak başka yetkili kalmadığını ancak ücretli olarak onarım yapacaklarını söyledi. Ben de, ürünümü servisiniz kullanılamaz hale getirdi birde kendi hatanızı telafi etmek için benden paramı istiyorsunuz dedim. Bu söylediklerinizi bana birde yazılı olarak gönderim dedim. Oda bunu yapamayacağını söyledi. Bende olumlu bir cevap alamayacağımı anlayınca teşekkür ettim ve kapattım.
Üstte belirttiğim gibi Acer Türkiye servisi ve müşteri temsilcileri ile görüşmelerim ve servisin ürünüm ile yapmış olduğu işlemlerin ve görüşmelerin özeti bu şekildedir. Beni Acer Türkiye Yetkili Servisi mağdur etmiş bulunmaktadır ürünümü 24/09/2012 tarihinden itibaren kullanamıyorum. Daha önce belirtmiş olduğum arızalardan sadece ekrandaki ölü piksel ve gölgelenme şikayeti giderildi diğer şikayetlerim ise katlanarak devam etti. Şu anda ürünümün mevcut durumu, ürün şarj olmadığı için açılmıyor. Bu sebeple başka bir problemi var mı yok mu bilemiyorum.
En son görüştüğüm müşteri temsilcisi “Ürününüz sadece ücretli olarak tamir edilebilecek.” dedi. Ben kesinlikle sebebi olmadığım bir arıza için ücret ödemeyi kabul etmiyorum. Bu konu hakkında Acer Türkiye Servisinden ve Acer Türkiye den talebim ürünüm öncelikle garanti kapsamında tamir edilmesi eğer tamiri mümkün değilse yeni ve sağlam bir ürünle değiştirilmesi eğer buda mümkün değilse ürünümün fatura bedeli üzerinden değerinin tarafıma para iadesi talep ediyorum. Eğer bu taleblerim yerine getirilmez ise 4770 nolu Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre iş ve işlemleri yürüteceğim.
Yukarıdaki metni acer müşteri hizmetlerine de gönderdim ancak hiçbir cevap almadım. Bu konuda sizlerin düşünce ve önerilerinizi bekliyorum.
Burak Ç.
Acer As 4820 tg-433g32mnks model numaralı ürünümde ekranda ölü piksel, gölgelenme, aşırı ısınma ve kulaklık jack girişinde oluşan problemler nedeniyle Acer yetkili servisini arayarak ürünün tamirini için 21/09/2012 tarihinde 444 2237 nolu müşteri numaranızdan size ulaştım. Ancak ürünün satın aldığım tarih ile üretim tarihleri farklı olduğu için satıcı firmadan onaylı bir fatura örneğini 24/09/2012 tarihinde mail adresine göndererek ürünümün garantisini güncelledim. 24/09/2012 tarihinde ürün ile ilgili TS 412359 nolu arıza kayıt numarası ile arıza kaydı oluşturdum ve UPS Kargo ürünü evimden 26/09/2012 tarihinde alarak 28/09/2012 tarihinde ürünü yetkili servisiniz olan SMS infocomma teslim etti ve ürünüm 28/09/2012 - 18/10/2012 tarihleri arasında 21 gün serviste kaldı ve mainboard ve lcd değişti, bios güncellemesi yapıldığına ve testten geçirildiğine dair servis raporu tutularak tarafıma UPS Kargo aracılığıyla 20/10/2012 cumartesi günü teslim edildi. Ancak ürünü açıp kontrol ettiğimde fanının sürekli çalıştığı sadece bilgisayarın şarj kablosunu çıkartıp yeniden başlattıktan sonra fanın çalışmadığını, tekrar şarja bağlasam da yine çalışmadığını gördüm. Ürün hafta sonu teslim edilmesi nedeniyle 22/10/2012 pazartesi günü müşteri hizmetlerini aradım ve şikayetimi belirttim müşteri temsilcisi şikayet kaydı oluşturdu ve bana bu konuyla ilgili bir yetkilinin dönüş yapacağını söyledi. Aradan bir gün geçtikten sonra akşam üzeri bana geri dönüş yapıldı ve şikayetlerimi dile getirdim ve ilgili temsilci ürünümün garantisi ile ilgili bir güncelleme yapılacağını söyledi ve bana geri döneceklerini söyleyerek telefonu kapattı. Bu görüşmeden sonra araya kurban bayramı girdiği için ve bu süreninde resmi tatil olduğu için bayram bitiminde ki ilk iş günü 29/10/2012 tarihinde müşteri hizmetlerini aradım ve bana tekrar dönüleceğini söylediler. Bende size güvenerek tamam dedim ve bekledim ve bana 02/11/2012 tarihinde geri dönüş yapıldı ve ben ailemin yanında misafir olduğum için evde kimseyi bulamayacaklarını söyleyerek ürünü kendim kargoya vermek istediğimi söyledim ve karşımdaki müşteri temsilcisi bana tamam dedi ve ürünümün garantisinin güncellediğini söyledi. Bende bu görüşmeye istinaden ürünümü 03/11/2012 cumartesi günü ups kargo ile gönderdim. Ürünüm sms infocomm tarafından 06/11/2012 tarihinde teslim alındı ve 08/11/2012 tarihinde servi kaydı yapıldı ve 06/11/2012- 15/11/2012 tarihleri arasında 10 gün serviste kaldı. Ürün 15/11/2012 tarihinde ups kargo ile tarafıma gönderildi ve 17/11/2012 tarihinde teslim aldım. Bilgisayarı açıp baktığımda sorunumun giderilmediği ve ürün üzerinde hiç bir işlem yapılmadığını gördüm. 416163m nolu arıza kayıt numarası ile işleme alınan ürünüm "Notebook un faturası gereken sürede gönderilemediği içi cihaz iade edilmiştir." notu ile bana tekrar gönderildi. Bende hafta sonu olduğu için ilk iş günü olan 19/11/2012 tarihinde müşteri hizmetleri ile iletişime geçtim ve şikayetimi bildirdim müşteri hizmetleri ise bana ürünün garantisinin bittiğini ve ürüne bu nedenle müdahale edilmediğini söyledi. Bende bana verilen direktifler doğrultusunda ürünü gönderdiğimi ve tekrar garantisinin uzatılarak ürünümün tamir edilmesi gerektiğini söyledim. Beni hatta bekleterek yetkili kişilerle görüşüp döneceğini söyledi, bende tamam dedim ve bana geri dönüş yaparak 1638982m nolu arıza kayıt numarasını verdi. Ürünümü kargo şirketi 23/11/2012 de evimden alarak servise iletti. Ürünüm 27/11/2012 tarihinde servise alındı ve 27/11/2012 - 28/11/2012 tarihinde 2 gün serviste kaldı ve "Notebookta arızalı olan anakart değiştirildi. Genel bakım yapıldı test ok." yazılı servis fişi ile bana gönderildi. 30/11/2012 tarihinde eşim ürünü teslim aldı bende iş dönüşü evde ürünü kargo kutusundan çıkardım ve çalıştırdığımda ürünümün tamir edilemediğini, fan probleminin giderilmediği gördüm. Test amaçlı bir kaç program çalıştırdım, biraz internete girdim ancak fan hiç susmuyordu, sürekli yüksek devirde çalışıyordu. Daha sonra bataryası zayıfladı ve bende şarj etmek amacı ile ürünümü şarja taktım. O an gördüm ki notebookum şarj olmuyor bende hemen müşteri hizmetlerini aradım ancak o gün cuma olduğu ve saat 18:00 ı geçtiği için mecburen ilk iş günü olan 03/12/2012 pazartesi gününü beklemek zorunda kaldım. Pazartesi tekrar müşteri hizmetlerini aradım ve PC82362 numaralı şikayet kaydını oluşturdum ve bana yetkililer tarafından geri dönüş yapılacağını söylediler. Beni iki gün sonra 05/12/2012 tarihinde aradılar bende şikayetlerimi dile getirdim ve arayan kişi bana daha önce iki kez garanti uzatma işleminin yapıldığını ve bu son durumun kimden kaynaklı olduğunun anlaşılması ve durum değerlendirilmesinin yapılması için ürünün tekrar servise gönderilmesi gerektiğini söyledi. Bende bu durumun benden kaynaklanmadığını servis kaynaklı olduğunu ben ürünümü servise göndermeden önce şarj ile ilgili herhangi bir şikayetimin olmadığını bunun servisin yaptığı işlem sonrası oluştuğunu ve ürünümün tamir edilmesini istediğimi söyledim. O da bana bu arızanın servis kaynaklı mı, yoksa kullanıcı kaynaklı mı olduğunun anlaşılması için servis tarafından incelenmesi gerektiğini söyledi. Ben de göndereceğim ancak belirttiğim arızaların benden kaynaklı olmadığını tamamen serviste yapılan işlem sonucu olduğunu tekrar söyledim. Karşı taraf ürünü elden kargo ile yollamamı, ürün kutusuna şarj cihazını da eklememi söyledi bende dediklerini yaparak 06/12/2012 tarihinde ups kargo ile ürünümü gönderdim ve ürünüm 10/12/2012 tarihinde servise teslim edildi. Daha sonra 12/12/2012 tarihinde cep telefonuma “ürününüz kargoya verilmek için hazır” şeklinde bir mesaj geldi bende bu durumdan şüphelendim ürünün incelenmediğine dair ve hemen mesajı alır almaz müşteri hizmetlerini aradım ve bana Çağlar adında bir müşteri temsilcisi cevap verdi. Ben bana neden böyle bir mesaj geldiğini ve ürünümün tamiri onarımı hakkında bilgi almak istediğimi söyledim oda bana “Ürününüzün faturasını göndermediğimi ve bu nedenle ürünün iade edileceğini söyledi”. Ben de neden böyle bir şey yaptıklarını 05/12/2012 tarihinde bir yetkili ile cihazımın durumunu konuştuğumu ve bana inceleme için göndermem gerektiğini ve inceleme sonucunda tutulacak rapor sonucunda hareket edileceğini söylediğini söyledim. Bunun üzerine beni hatta bekletti ve durumun anlattığım gibi olduğunu ve bu durumun düzeltilmesi için servise bilgi vereceğini ürünümün incelenip ona göre gerekenin yapılacağını söyledi ve ben de bu durumda benim bir ilgisizliğim ya da herhangi bir ihmalim olmadığını ürünün bana arızaları giderilmeden ve üzerine ek olarak şarj olmama arızası oluşarak geldiğini ve üzerinde yetkili servisin yapıştırdığı garanti pulunun hala durduğunu ve bu bilgiler ışığında ürünün tamir ve onarımın yapılarak gönderilmesi gerektiğini söyledim. Karşımdaki Çağlar bey ise bu söylediklerimi not olarak düşeceğini ve servise bu bilgiler ışığında bilgilendirme notu ileteceğini söyledi. Ben de kendisine teşekkür edip telefonu kapadım.
Aradan iki gün geçti ve 14/12/2012 tarihinde eşim beni aradı ve bilgisayarın geldiğini söyledi, ben de şaşırarak iyi teslim al dedim. Eve geldikten sonra bilgisayarı incelemek için açtım ve 419536M kayıt numarası ile ürünümün servise alındığına dair olan servis fişini incelemeye başladım. Servis fişin de “Faturası gelmediği için iade edilmiştir” notunu görünce şok oldum ve hemen müşteri hizmetlerini aradım ve tekrar Çağlar bey cevap verdi. Bende geçen gün aradığımı ancak kendisine bahsetmiş olduğum konu hakkında hiçbir şey yapılmadığını söyledim. o da bana beyfendi garantiniz bittiği için bilgisayarınıza hiçbir işlem yapılmamış dedi. Bende madem öyle beni daha önce arayan arkadaşınız neden benden bilgisayarımı istedi neden bana bu konu hakkında bilgi vermedi ve bu ürünü servisiniz neden hiçbir inceleme yapmadan gönderdiğini söyledim. Ben daha önce sizi aradım ve bu durum hakkında bilgi verdim tekrar neden bana aynı şeyleri yaşatıyorsunuz dedim. Oda bana cevaben “Beyefendi sizin ürününüz daha önce 3 defa servise gönderilmiş ve hep garanti uzatılmış.” dedi bende “Evet dedim. Ancak 4 defa gidip gelmesine rağmen hala sorunumun çözülmediğini ve bu problemin acilen çözülmesi gerektiğini söyledim.” O da bana “Beyefendi benim yapabileceğim bir şey yok sizin durumunuz Acer Türkiye servisleri müdürüne kadar gittiğini ve ondan ret cevabı alındığı için bana bu konuda yardım edemeyeceğini ve birde e-mail atamamı söyledi.”. Ben de “Bunu servis müdürünün reddetmesi benim bu haklı olduğum durumda haksız duruma düşmeme sebep olmayacağını ve bu durumun düzeltilmesini ve tekrar şikayet başvurusu oluşturmanızı istiyorum.” dedim. O da bana “Bu konu hakkında benim ve servisimizin yapacak bir şeyimiz kalmadı ancak isterseniz ücretli onarım için ürününüzü bize tekrar gönderirseniz size yardımcı olabiliriz dedi.”. Ben de “Ücretli onarım istemediğimi ve ürünümün garanti kapsamında tamir edilmesi istedim.” O da bana bu konuda olumsuz yanıt verince teşekkür ettim ve telefonu kapattım. Aynı gün yarım saat sonra tekrar müşteri temsilcisini aradım ve bana başka bir müşteri temsilcisi cevap verdi. Bende bu müşteri temsilcisine durumumu tekrar izah ettim bu durumda mağdur olduğumu, servisiniz işini gereği gibi yapmadığını ve bütün bu olanlara rağmen benim cezalandırıldığımı ve mağdur olduğumu söyledim.
Mağduriyetimin giderilmesini talep ettim, o da bana diğer arkadaşı gibi sadece ücretli onarıma alabileceklerini Acer Türkiye servis müdürünün bu konu hakkında bilgisi olduğunu söyledi. Bende sizden daha yetkili birisi ile görüşmek istiyorum dedim oda bana bunun mümkün olmadığını ve hiçbir işlem yapamayacağını. Ürünümün garantisinin bittiğini söyledi. Bende ayın beşinde beni arayan arkadaşınız neden bunları söylemedi neden beni mağdur ediyorsunuz dediğimde ise cevaben benim yapabileceğim bir şey yok bütün yetkililerle görüştüğümü ve konuşacak başka yetkili kalmadığını ancak ücretli olarak onarım yapacaklarını söyledi. Ben de, ürünümü servisiniz kullanılamaz hale getirdi birde kendi hatanızı telafi etmek için benden paramı istiyorsunuz dedim. Bu söylediklerinizi bana birde yazılı olarak gönderim dedim. Oda bunu yapamayacağını söyledi. Bende olumlu bir cevap alamayacağımı anlayınca teşekkür ettim ve kapattım.
Üstte belirttiğim gibi Acer Türkiye servisi ve müşteri temsilcileri ile görüşmelerim ve servisin ürünüm ile yapmış olduğu işlemlerin ve görüşmelerin özeti bu şekildedir. Beni Acer Türkiye Yetkili Servisi mağdur etmiş bulunmaktadır ürünümü 24/09/2012 tarihinden itibaren kullanamıyorum. Daha önce belirtmiş olduğum arızalardan sadece ekrandaki ölü piksel ve gölgelenme şikayeti giderildi diğer şikayetlerim ise katlanarak devam etti. Şu anda ürünümün mevcut durumu, ürün şarj olmadığı için açılmıyor. Bu sebeple başka bir problemi var mı yok mu bilemiyorum.
En son görüştüğüm müşteri temsilcisi “Ürününüz sadece ücretli olarak tamir edilebilecek.” dedi. Ben kesinlikle sebebi olmadığım bir arıza için ücret ödemeyi kabul etmiyorum. Bu konu hakkında Acer Türkiye Servisinden ve Acer Türkiye den talebim ürünüm öncelikle garanti kapsamında tamir edilmesi eğer tamiri mümkün değilse yeni ve sağlam bir ürünle değiştirilmesi eğer buda mümkün değilse ürünümün fatura bedeli üzerinden değerinin tarafıma para iadesi talep ediyorum. Eğer bu taleblerim yerine getirilmez ise 4770 nolu Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre iş ve işlemleri yürüteceğim.
Yukarıdaki metni acer müşteri hizmetlerine de gönderdim ancak hiçbir cevap almadım. Bu konuda sizlerin düşünce ve önerilerinizi bekliyorum.
Burak Ç.
7 Aralık 2012 Cuma
Vodafone Shop'tan alınan iPhone 4S kullanılmış çıkarsa!
30.11.2012 tarihinde Vodafone Shop - Ersa Telekominikasyon Elektrikli Eşya Tekstil Kozmetik San. Tic. Şirketinin Rumeli Caddesi şubesindeki mağazasında iPhone 4S aldım.
Pazartesi günü telefonun paketini açtığımda üzerinde yüklü aplikasyonlar, fotoğraflar, rehber bilgileri olduğunu ve bunların kullanılmış olduğunu gördüm. Firma kullanılmış ürünü geri alamayacağını, ürüne format atmak ya da tüketici hakem heyetine gitmem gerektiği söyledi. İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nde tutar iade davası açmış bulunuyorum.
Vodafone'a da şikayetimi ilettim ancak bana cihaz jelatinli paketinde ise sıfır yani kullanılmamış olduğunu, bunun üreticinin ya da distribütörün hatası olduğunu ve cihaz ile ilgili herhangi bir şey yapmayacaklarını söylediler. Cihaz ilk gün aldığım gibi camının üzerindeki koruyucu selefonu ile durmaktadır.
Vodafone Shop'tan aldığınız ürün arızalı ise telefona kimse sahip çıkmıyor!
Tonguç Okumuş
Pazartesi günü telefonun paketini açtığımda üzerinde yüklü aplikasyonlar, fotoğraflar, rehber bilgileri olduğunu ve bunların kullanılmış olduğunu gördüm. Firma kullanılmış ürünü geri alamayacağını, ürüne format atmak ya da tüketici hakem heyetine gitmem gerektiği söyledi. İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nde tutar iade davası açmış bulunuyorum.
Vodafone'a da şikayetimi ilettim ancak bana cihaz jelatinli paketinde ise sıfır yani kullanılmamış olduğunu, bunun üreticinin ya da distribütörün hatası olduğunu ve cihaz ile ilgili herhangi bir şey yapmayacaklarını söylediler. Cihaz ilk gün aldığım gibi camının üzerindeki koruyucu selefonu ile durmaktadır.
Vodafone Shop'tan aldığınız ürün arızalı ise telefona kimse sahip çıkmıyor!
Tonguç Okumuş
5 Ekim 2012 Cuma
Peugeot, aracı azami tamir süresinde teslim edemedi
13.09.2010 tarihinde Peugeot yetkili bayisinden satın almış olduğum 34 YF 98* plakalı aracımla 23.08.2012 tarihinde maddi hasarlı bir kaza geçirdim aynı tarihte yetkili Peugeot servisi Arkas Otomotiv- İzmir firmasına çekici aracılığı ile teslim ettim. 23.08.2012 tarihinden bu güne kadar yedek parça temininde sıkıntı olmasından dolayı aracımın bana teslimi henüz yapılmamıştır. Aracı teslim ettiğim tarihte garantisi devam etmekteydi. 36 iş günü geçmesine rağmen mağduriyetim devam etmektedir. Tüketici haklarından dolayı yeni araç veya para iadesi talep hakkım var mıdır? Ayrıca bir arkadaşımın tavsiyesi ile Peugeot Otomotiv'e noterden ihtarname gönderdim ne kadar doğru yanlış karar veremedim. Bu konuda yardımlarınızı ve yol göstermenizi rica ediyorum.İyi çalışmalar.
Haluk A.
Azami tamir süresi binek otomobiller, kamyonetler ve traktörler için 30 iş günü; motosikletler, deniz motosikletleri, kar motosikletleri, bisikletler ve karavanlar için 20 iş günüdür. Ayrıca araç lastikleri, farlar, gösterge tablosu ve göstergeler, merkezi kilitler, emniyet kemeri ve bağlantıları, emniyet camları, egzoz boru ve susturucuları, şarj dinamosu, jantlar, katalitik konvertörler, amortisörler, radyatörler ve otomobil klimaları yedek parçalar için azami tamir süresi 20 iş günüdür. Burada iş günü kavramına açıklık getirmeliyiz. Ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs ve pazar günleri dışındaki çalışma günleri iş günü olarak tanımlanır. Dolayısıyla aracınız için azami tamir süresi aşılmış. Ayrıca malın arızalanması durumunda, tamirde geçen süre garanti süresine eklenir. Malın tamir süresi, yukarıda belirttiğimiz ilan edilen azami tamir süresini geçemez. Bu süre mala ilişkin arızanın servis istasyonuna, servis istasyonunun olmaması durumunda, malın satıcısı, bayii, acentesi, temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçısı-üreticisinden birine bildirim tarihinden itibaren başlar. Tüketicinin arıza bildirimini; telefon, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup veya benzeri bir yolla yapması mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir. Malın arızasının 10 iş günü içerisinde giderilememesi halinde, imalatçı-üretici veya ithalatçı; malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır.
Tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya firmanın servis istasyonunun, servis istasyonunun mevcut olmaması halinde sırasıyla satıcısı, bayii, acentesi, temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçı-üreticisinden birisinin düzenleyeceği raporla arızanın tamirinin mümkün bulunmadığının belirlenmesi durumunda tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir. Satıcı, tüketicinin malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi taleplerini reddedemez. Tüketicinin bu taleplerine karşı satıcı, bayii, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludurlar.
İstanbul Şişli'deki Çağlayan Meydanı'nda bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na giderek Tüketici Mahkemesi'ne başvurmanızı öneriyoruz. Bu başvurunuz sırasında aracınızın servise hangi tarihte girdiğine dair belgeyi ve araç tescil belgenizi yanınızda bulundurarak bu belgelerin birer fotokopisini şikayet dilekçenize eklemeniz gerekiyor. Aşağıdaki bağlantıda bulacağınız dilekçe örneğini kendinize uygun bir şekilde düzenleyerek şikayetiniz yapın. 2012 yılı için değeri 1161,67 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulabileceği gibi doğrudan Tüketici Mahkemesine de başvurulabilir. Dilerseniz şikayetinizi Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne de yapabilirsiniz ancak bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklar için Hakem Heyetinin vereceği karar bağlayıcı olmayıp delil niteliği taşıdığından, taraflarca benimsenmemesi halinde yine Tüketici Mahkemesine başvurulması gerekecektir.
Tüketici Mahkemesine Başvuru Dilekçesi
3 Eylül 2012 Pazartesi
Kredi kullananlar DİKKAT!
Yargıtay ve onlarca yerel mahkeme, bankaların kredi kullandırırken aldığı dosya ve diğer masrafların 10 yıl geriye dönük olarak ödenmesine hükmetti. Bunun için son 10 yılda kredi kullanan yaklaşık 12 milyon kişinin bir dilekçe ile bankaya başvurması yeterli...
Hükümet Tüketici Kanun Taslağı’yla bankaların aldığı masrafların kaldırılması için düğmeye basmıştı. Taslak kredi kartı aidatı, hesap işletim ve dosya ücreti gibi 31 farklı kategoride alınan ücretlerin kaldırılmasını öngörüyor. Yargıtay da zaten kredi kullanılırken vatandaştan alınan dosya masrafının haksız olduğuna karar vermiş, 10 yıl geriye dönük ödenmesine hükmetmişti.
12 milyonu ilgilendiriyor
Yargıtay kararına karşın dosya masrafı adı altında aldığı paraları geri ödemeyen bankalara yerel mahkemelerden de tokat gibi bir karar daha çıktı. Yerel mahkemeler verdikleri kararlarda her türlü kredi kullanıcısının geriye dönük olarak 10 yıllık kredi masraflarını alabileceğine hükmetmeye başladı. 10 yılda kredi kullanan 12 milyon vatandaş haktan yararlanacak.
Bankalar hâlâ kulak tıkıyor
Ancak bankalar hâlâ kararlara kulak tıkıyor. İşlem ücretlerine her gün yenisi ekleniyor. Kastamonu’dan Yozgat’a, Isparta’dan Adana’ya kadar son bir yılda birçok tüketici mahkemesinden masrafların iadesine yönelik onlarca karar çıktı. Bazı bankalar yapılan itirazlarla aldıkları kredi masraflarını iade etmeye başladı. Bazı bankalar ise ‘dava açın’ diyerek, müşteriyi kapıdan çeviriyor.
Ayrıca masraf isteyen var
Bazı bankalar tüketici hakem heyetini adres gösterirken, bazıları ödeme için geriye dönük ücret ve komisyon dökümlerini, döküm için ise 30-40 lira istiyor. Çünkü bankalar dökümanları saklamak zorunda. Bankalar, kredi sözleşmesinde masraf alınacağına dair hüküm yoksa ve istediği masrafın nedenini ispatlayamıyorsa vatandaştan aldığı ücretleri geri ödemekle yükümlü.
Bankaya Verilecek Örnek Dilekçe:
............................... Bankası ........................... İli ................................. Şube Müdürlüğüne,
Konu: Kredi masrafları iadesi.
Bankanızın .............. numaralı kredi müşterisiyim. Her kredi işleminde bankanıza, anılan krediye ait kredi masrafını ödemekteyim. Ancak, çeşitli mahkemeler ve Yargıtay kararlarıyla “Kredi masraflarının haksız şart niteliğinde ve tüketicilerden tahsilinin haksız olduğu sabitlenmiştir.”
Bu çerçevede;
Aksi taktirde alacağımın faiziyle birlikte tahsili için her türlü mahkeme masrafları ve avukatlık ücretlerini bankanızdan tahsil etmek üzere yasal yollara başvuracağımı bildiririm.
Saygılarımla,
..../...../2012
İmza
Ad Soyad
Adres:........................
Hükümet Tüketici Kanun Taslağı’yla bankaların aldığı masrafların kaldırılması için düğmeye basmıştı. Taslak kredi kartı aidatı, hesap işletim ve dosya ücreti gibi 31 farklı kategoride alınan ücretlerin kaldırılmasını öngörüyor. Yargıtay da zaten kredi kullanılırken vatandaştan alınan dosya masrafının haksız olduğuna karar vermiş, 10 yıl geriye dönük ödenmesine hükmetmişti.
12 milyonu ilgilendiriyor
Yargıtay kararına karşın dosya masrafı adı altında aldığı paraları geri ödemeyen bankalara yerel mahkemelerden de tokat gibi bir karar daha çıktı. Yerel mahkemeler verdikleri kararlarda her türlü kredi kullanıcısının geriye dönük olarak 10 yıllık kredi masraflarını alabileceğine hükmetmeye başladı. 10 yılda kredi kullanan 12 milyon vatandaş haktan yararlanacak.
Bankalar hâlâ kulak tıkıyor
Ancak bankalar hâlâ kararlara kulak tıkıyor. İşlem ücretlerine her gün yenisi ekleniyor. Kastamonu’dan Yozgat’a, Isparta’dan Adana’ya kadar son bir yılda birçok tüketici mahkemesinden masrafların iadesine yönelik onlarca karar çıktı. Bazı bankalar yapılan itirazlarla aldıkları kredi masraflarını iade etmeye başladı. Bazı bankalar ise ‘dava açın’ diyerek, müşteriyi kapıdan çeviriyor.
Ayrıca masraf isteyen var
Bazı bankalar tüketici hakem heyetini adres gösterirken, bazıları ödeme için geriye dönük ücret ve komisyon dökümlerini, döküm için ise 30-40 lira istiyor. Çünkü bankalar dökümanları saklamak zorunda. Bankalar, kredi sözleşmesinde masraf alınacağına dair hüküm yoksa ve istediği masrafın nedenini ispatlayamıyorsa vatandaştan aldığı ücretleri geri ödemekle yükümlü.
Bankaya Verilecek Örnek Dilekçe:
............................... Bankası ........................... İli ................................. Şube Müdürlüğüne,
Konu: Kredi masrafları iadesi.
Bankanızın .............. numaralı kredi müşterisiyim. Her kredi işleminde bankanıza, anılan krediye ait kredi masrafını ödemekteyim. Ancak, çeşitli mahkemeler ve Yargıtay kararlarıyla “Kredi masraflarının haksız şart niteliğinde ve tüketicilerden tahsilinin haksız olduğu sabitlenmiştir.”
Bu çerçevede;
- Şimdiye kadar bankanıza yaptığım tüm kredi masrafları ödentilerinin on yıl geriye dönük dökümünün bir listesinin verilmesini,
- On yıl geriye dönük olarak kesilen masraf ücretlerinin toplamının yasal faizi ile tarafıma iadesini,
Aksi taktirde alacağımın faiziyle birlikte tahsili için her türlü mahkeme masrafları ve avukatlık ücretlerini bankanızdan tahsil etmek üzere yasal yollara başvuracağımı bildiririm.
Saygılarımla,
..../...../2012
İmza
Ad Soyad
Adres:........................
26 Ağustos 2012 Pazar
Aldığı sıfır otomobil sonradan boyalı çıktı!
Yeni aldığı otomobilin kaputunun sonradan boyandığını fark eden Selcan Öğretmen, dünya devini dize getirdi.
SIFIR ARACIN KAPUTU SONRADAN BOYANMIŞ ÇIKTI
Bir tek o başardı. 32 yaşında bir öğretmen. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selcan Çelik. Ankara'dan büyük bir markanın Opal adlı bayisinden 2010 yılında aldığı araç, Mayıs'ta teslim edilmesi gerekirken Temmuz ayında teslim edilince kuşkulandı önce. Aynı markanın bir başka bayisine götürdü aldığı aracı, inceletti ve motor kaputunun sonradan boyandığı söylendi kendisine. Yazılı bir rapor verilmesini istedi ancak bayi vermek istemeyince, el yazısıyla bir kağıda yazmaya ikna etti onları.
"SIFIR ARACIN KAPUTUYLA SİZİNKİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Bayiden aldığı bu yazıyla arabayı aldığı kendi bayisine gitti ve aracı iade etmek istediğini söyledi Selcan Öğretmen. Ancak bayi yetkilileri iadenin mümkün olmayacağını, bölge müdürüne durumun bildirileceğini söylediler. Öğretmenin kararlığı halini görünce, "Size sıfır bir araç bulacağız, onun kaputuyla sizinkini değiştireceğiz" dediler. Ancak öğretmen, 'beni yaktılar, şimdi başkasını yakacaklar, bu haksızlığı kabul etmem mümkün değil' diyerek reddetti kendisine sunulan bu teklifi.
Bu arada şirketin yurtdışındaki merkezine bildirdi yaşadığı durumu. Oradan gelen baskıyla Türkiye'deki bölge müdürü Ankara'ya gelerek görüştü Selcan Öğretmen ile. Ancak o da boyanın orijinal kalınlığında olduğunu , dilerse 4 bin TL kadar fark vererek 2011 model araç verebileceklerini teklif etti kendisine.
ARABASINA PANKART ASTI, 1 HAFTA DOLAŞTI
Selcan Öğretmen bunu da kabul etmedi. Başına gelen bu durumu protesto etmek için arabanın üzerine bir pankart asarak, 1 hafta Ankara sokaklarında dolaştı. Hakkını mahkemede aramaya karar verdi.
FİRMAYI DA BAYİYİ DE DAVA ETTİ
22 Ekim 2010'da Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak hem bayiyi hem de şirketi dava etti. Dava dilekçesinde, aldığı aracın boya kalınlığının 230 mikron olduğunun bizzat bayi tarafından tespit edildiğini belirterek, fatura bedeli olan 35 bin lirayla birlikte, boya koruma, plaka masrafı, eğitime katkı payı ve sigorta bedeliyle birlikte 36 bin 550 liranın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etti.
Davalı şirket vekili ise savunmasında boyanın orijinal olduğunu, bayi tarafından verilen belgenin 'aracın ayıplı ürün' olduğu anlamına gelmediğini ileri sürerek davanın reddini istedi.
BİLİRKİŞİ DE TESPİT ETTİ
Dava bilirkişiye intikal etti. Bilirkişi raporunda motor kaput üzerindeki boya kalınlığının 230 mikron olduğu; diğer bölgelerdeki ortalama kalınlığın ise 150-170 mikron olduğu tespiti yapıldı. Standart boya kalınlığının ise 90-160 mikron olduğu anımsatıldı.
VE HÜKÜM: "BU MAL AYIPLIDIR"
Mahkeme, 5 Temmuz 2011 tarihli kararında şirketin itirazını reddederek; bilirkişi raporu ışığında "180-230 mikron kalınlığındaki boya nedeniyle ürünün ayıplı olduğuna" karar verdi. Ayıbın üretimden kaynaklanan 'gizli ayıp' olması nedeniyle davacının bir kusuru olmadığı tespitini yaptı.
Ancak aracın satışından sonra yapılan kaza nedeniyle oluşan 350 TL'lik değer azalması düşüldükten sonra Selcan Öğretmen'in ödediği 35 bin 988 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmetti.
YARGITAY KARARI
7. Tüketici Mahkemesinin bu kararı üzerine bayi ve şirket Yargıtay'a itiraz ettiler. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de Şubat 2012'de ayında aldığı kararında, yapılan itirazın yerinde olmadığına hükmederek, Mahkemenin kararını oybirliğiyle onadı.
ANKARA TİCARET ODASI'NDAN CEZA
Selcan Öğretmen, mahkeme kararıyla da yetinmedi. Ankara Ticaret Odası'na başvurarak, üyesi olan bayiyi şikayet etti. Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulunun yaptığı soruşturma neticesinde, 'satışa arz olunan malların niteliği veya miktarı bakımından gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' ihlali nedeniyle 29 Eylül 2011 tarihli toplantısında bayiye 'kınama cezası' verdi.
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÖDÜLÜ
Selcan Çelik, 'haklı tüketici' olarak sürdürdüğü bu mücadelesiyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 'bilinçli tüketici' ödülüne layık görüldü. Çelik, Bakan Hayati Yazıcı'nın da katılacağı ve bugün Ankara'da yapılacak 15.Geleneksel Tüketici Ödül töreninde ödülünü alacak.
MUTLAKA KONTROL ETTİRİN SAKIN VAZGEÇMEYİN
Öğretmen Selcan Çelik, bu olayın sadece kendisinin başına gelmediğini belirtirken, mahkemelere intikal etmiş onlarca dosya olduğunu söyledi. "Hakkınızı aramaktan sakın vazgeçmeyin" diyen Çelik, "Bu sadece büyük markalı arabalarda değil, tüm markalarda mümkün. Sıfır araba alacaksanız öncelikle bunu kontrol ettireceğinizi daha baştan firmaya söyleyin. Ve gerçekten de kontrol ettirin. Ayrıca böyle bir durumla karşılaştğınızda mutlaka bulunduğunuz ildeki Ticaret Odalarına şikayet edin. Böylece ilk defada 'kınama cezası' verseler bile suçun ikinci kez tekrarında bayilik belgesinin iptaline kadar ceza verebiliyorlar. Şikayet edin ki bayilikleri ellerinden alınsın" dedi.
Kaynaklar:
http://www.ensonhaber.com/aldigi-sifir-arac-ayipli-urun-cikinca-2012-04-12.html (12.04.2012)
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20320387.asp
Şikayet edilen otomobil OPEL Astra Hb Classic 1.3 ctdi
Kaynak: http://www.opelim.net/forums/showthread.php?t=70252
SIFIR ARACIN KAPUTU SONRADAN BOYANMIŞ ÇIKTI
Bir tek o başardı. 32 yaşında bir öğretmen. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selcan Çelik. Ankara'dan büyük bir markanın Opal adlı bayisinden 2010 yılında aldığı araç, Mayıs'ta teslim edilmesi gerekirken Temmuz ayında teslim edilince kuşkulandı önce. Aynı markanın bir başka bayisine götürdü aldığı aracı, inceletti ve motor kaputunun sonradan boyandığı söylendi kendisine. Yazılı bir rapor verilmesini istedi ancak bayi vermek istemeyince, el yazısıyla bir kağıda yazmaya ikna etti onları.
"SIFIR ARACIN KAPUTUYLA SİZİNKİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Bayiden aldığı bu yazıyla arabayı aldığı kendi bayisine gitti ve aracı iade etmek istediğini söyledi Selcan Öğretmen. Ancak bayi yetkilileri iadenin mümkün olmayacağını, bölge müdürüne durumun bildirileceğini söylediler. Öğretmenin kararlığı halini görünce, "Size sıfır bir araç bulacağız, onun kaputuyla sizinkini değiştireceğiz" dediler. Ancak öğretmen, 'beni yaktılar, şimdi başkasını yakacaklar, bu haksızlığı kabul etmem mümkün değil' diyerek reddetti kendisine sunulan bu teklifi.
Bu arada şirketin yurtdışındaki merkezine bildirdi yaşadığı durumu. Oradan gelen baskıyla Türkiye'deki bölge müdürü Ankara'ya gelerek görüştü Selcan Öğretmen ile. Ancak o da boyanın orijinal kalınlığında olduğunu , dilerse 4 bin TL kadar fark vererek 2011 model araç verebileceklerini teklif etti kendisine.
ARABASINA PANKART ASTI, 1 HAFTA DOLAŞTI
Selcan Öğretmen bunu da kabul etmedi. Başına gelen bu durumu protesto etmek için arabanın üzerine bir pankart asarak, 1 hafta Ankara sokaklarında dolaştı. Hakkını mahkemede aramaya karar verdi.
FİRMAYI DA BAYİYİ DE DAVA ETTİ
22 Ekim 2010'da Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak hem bayiyi hem de şirketi dava etti. Dava dilekçesinde, aldığı aracın boya kalınlığının 230 mikron olduğunun bizzat bayi tarafından tespit edildiğini belirterek, fatura bedeli olan 35 bin lirayla birlikte, boya koruma, plaka masrafı, eğitime katkı payı ve sigorta bedeliyle birlikte 36 bin 550 liranın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etti.
Davalı şirket vekili ise savunmasında boyanın orijinal olduğunu, bayi tarafından verilen belgenin 'aracın ayıplı ürün' olduğu anlamına gelmediğini ileri sürerek davanın reddini istedi.
BİLİRKİŞİ DE TESPİT ETTİ
Dava bilirkişiye intikal etti. Bilirkişi raporunda motor kaput üzerindeki boya kalınlığının 230 mikron olduğu; diğer bölgelerdeki ortalama kalınlığın ise 150-170 mikron olduğu tespiti yapıldı. Standart boya kalınlığının ise 90-160 mikron olduğu anımsatıldı.
VE HÜKÜM: "BU MAL AYIPLIDIR"
Mahkeme, 5 Temmuz 2011 tarihli kararında şirketin itirazını reddederek; bilirkişi raporu ışığında "180-230 mikron kalınlığındaki boya nedeniyle ürünün ayıplı olduğuna" karar verdi. Ayıbın üretimden kaynaklanan 'gizli ayıp' olması nedeniyle davacının bir kusuru olmadığı tespitini yaptı.
Ancak aracın satışından sonra yapılan kaza nedeniyle oluşan 350 TL'lik değer azalması düşüldükten sonra Selcan Öğretmen'in ödediği 35 bin 988 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmetti.
YARGITAY KARARI
7. Tüketici Mahkemesinin bu kararı üzerine bayi ve şirket Yargıtay'a itiraz ettiler. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de Şubat 2012'de ayında aldığı kararında, yapılan itirazın yerinde olmadığına hükmederek, Mahkemenin kararını oybirliğiyle onadı.
ANKARA TİCARET ODASI'NDAN CEZA
Selcan Öğretmen, mahkeme kararıyla da yetinmedi. Ankara Ticaret Odası'na başvurarak, üyesi olan bayiyi şikayet etti. Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulunun yaptığı soruşturma neticesinde, 'satışa arz olunan malların niteliği veya miktarı bakımından gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' ihlali nedeniyle 29 Eylül 2011 tarihli toplantısında bayiye 'kınama cezası' verdi.
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÖDÜLÜ
Selcan Çelik, 'haklı tüketici' olarak sürdürdüğü bu mücadelesiyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 'bilinçli tüketici' ödülüne layık görüldü. Çelik, Bakan Hayati Yazıcı'nın da katılacağı ve bugün Ankara'da yapılacak 15.Geleneksel Tüketici Ödül töreninde ödülünü alacak.
MUTLAKA KONTROL ETTİRİN SAKIN VAZGEÇMEYİN
Öğretmen Selcan Çelik, bu olayın sadece kendisinin başına gelmediğini belirtirken, mahkemelere intikal etmiş onlarca dosya olduğunu söyledi. "Hakkınızı aramaktan sakın vazgeçmeyin" diyen Çelik, "Bu sadece büyük markalı arabalarda değil, tüm markalarda mümkün. Sıfır araba alacaksanız öncelikle bunu kontrol ettireceğinizi daha baştan firmaya söyleyin. Ve gerçekten de kontrol ettirin. Ayrıca böyle bir durumla karşılaştğınızda mutlaka bulunduğunuz ildeki Ticaret Odalarına şikayet edin. Böylece ilk defada 'kınama cezası' verseler bile suçun ikinci kez tekrarında bayilik belgesinin iptaline kadar ceza verebiliyorlar. Şikayet edin ki bayilikleri ellerinden alınsın" dedi.
Kaynaklar:
http://www.ensonhaber.com/aldigi-sifir-arac-ayipli-urun-cikinca-2012-04-12.html (12.04.2012)
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20320387.asp
Şikayet edilen otomobil OPEL Astra Hb Classic 1.3 ctdi
Kaynak: http://www.opelim.net/forums/showthread.php?t=70252
6 Ağustos 2012 Pazartesi
Banka ve GSM şirketine korsan faturası
Antalya'da bir bankanın internet sistemine giren hackerlerin bir müşteri bilgilerini ele geçirip hesabındaki parayı boşaltması ile ilgili Yargıtay zararı kimin ödeyeceği konusunda son sözü söyledi.12 Ocak 2009'da Seyit Yılmaz'ın kimlik bilgileriyle sahte nüfus cüzdanı örneği düzenleyen bilgisayar korsanları (Hacker) bir GSM bayisinden Yılmaz'ın cep telefonu aboneliğini iptal ettirdi. Daha sonra internet bankacılığı sistemine giren hackerler, Seyit Yılmaz'ın hesabındaki 30 bin 500 lirayı, başka bir şubede açılmış hesaba aktardı. Hesabının bulunduğu banka, para hareketini Yılmaz'ın iptal edilen telefonuna mesaj olarak gönderdi. Bu mesaj, hattı kapalı olduğu için Yılmaz'a ulaşmadı.
Banka görevlileri, ertesi gün başka bir numaradan Yılmaz'a ulaşarak, hesabındaki paranın bir başka bankaya aktarıldığını bildirdi. Seyit Yılmaz ise böyle bir işlem yapmadığını belirterek, "Nasıl benden teyit almadan parayı aktarırsınız" diye itiraz etti.
BANKA VE GSM ŞİRKETİNE DAVA AÇTI
Hem bankaya hem de cep telefonunu kendi bilgisi dışında kapattığı gerekçesiyle GSM şirketi aleyhine Antalya Tüketici Mahkemesi'nde dava açan Seyit Yılmaz, zararının faiziyle birlikte telafisini istedi. Mahkeme, gerekçeli kararında GSM şirketi ile bankayı sorumlu tuttu. Mahkeme, paranın banka ve GSM firması tarafından ortak olarak yasal faiziyle birlikte Seyit Yılmaz'a ödenmesine hükmetti.
PARA 55 BİN LİRA OLARAK ÖDENDİ
Banka ve GSM firmasının avukatları, kararı Yargıtay'a taşıdı. Geçen yılın son günlerinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'ne giden dosya kısa süre önce karara bağlandı. Yargıtay 13'üncü Hukuk Dairesi, kimlik bilgilerini kontrol etmeden Seyit Yılmaz'ın GSM hattını iptal eden ve hesaptaki parayı bilgisayar korsanlarınca başka bir hesaba aktaran banka aleyhine verilen kararı onadı. Buna göre banka ve GSM firması 3 yıl aradan sonra 30 bin 500 TL'yi yasal faiziyle birlikte Seyit Yılmaz'a yaklaşık 55 bin lira olarak ödedi.
Seyit Yılmaz'ın avukatı Cengizhan Gököz, "Yargıtay Antalya Tüketici Mahkemesi'nin kararını onayarak içtihat haline getirmiştir. Artık ne banka (Ben mesaj gönderdim) ne de GSM firması (mesaj yerine gitmemişse benim sorunum değildir) diyemeyecek" diye konuştu.
Kaynak: Radikal
20 Temmuz 2012 Cuma
Ayıp mal davasını kazandı
Akasya Durağı dizisinin “Arif”i Timur Acar, bir otomotiv şirketinden 66 bin TL’ye aldığı otomobil için davalık oldu. Otomobilde hasar tespit eden ünlü oyuncu, otomotiv şirketine “ayıplı mal” davası açtı. Acar’ı haklı bulan mahkeme, ödenen paranın iadesine hükmetti.AKASYA Durağı adlı dizide “Arif” karakterini canlandıran Timur Acar, bir otomotiv şirketinden değeri 61 bin TL olan 2011 model otomobili, bankadan çektiği krediyle 66 bin TL’ye mal edip satın aldı. Aracını kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra tavan boyasında çatlak ve pas gören Acar, soluğu otomotiv şirketinde aldı. Aracını yenisiyle değiştirmek isteyen Acar, bu mümkün olmazsa aracın satış bedelini talep etti. Araçta üretim hatası olduğunu kabul eden şirket ise yeni aracı teslim ederken tamir ettiği araç için de Acar’dan 5 bin TL talep etti. Bu talebi reddeden Acar, İstanbul Tüketici Mahkemesi’ne başvurarak, “ayıplı mal” (aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde araç bedelinin fazlasıyla birlikte iadesi) davası açtı.
BİLİRKİŞİ ‘AYIPLI’ DEDİ
Acar, avukatı tarafından verdiği dava dilekçesinde, araçla ilgili olarak Kadıköy 4. Sulh HukukMahkemesi’ne dosya üzerinden delil tespiti yapıldığını öne sürerek, “Bilirkişi raporunda araçta imalattan kaynaklanan ayıp bulundu. Bu nedenle dava konusu aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesini, bumümkün olmazsa araç bedeli olan 66 bin 200 TL’nin davalı otomotiv şirketinden tahsilini talep ediyorum” dedi. Acar’ın davasına cevap veren otomotiv şirketi ise, araçta ayıp ya da üretim hatası bulunmadığını belirterek, “Araç, 2011 tarihinde satın alındı. 30 günlük ‘ayıp haber’ süresi geçti. Davacının talepleri zamanaşımına uğradı. Araç 61 bin TL bedelle satın alındı. Davacının talepleri yerinde görülse dahi, araçtaki değer kaybının tespiti ile kullanımdan kaynaklı menfaati tespit edilerek bedelin tenzili gerekmektedir. Davacı Timur Acar’ın faiz istemini haksız ve yasaya aykırı buluyoruz ve davanın reddini istiyoruz” dedi.
PARA İADE EDİLECEK
İstanbul Tüketici Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında hâkim, Acar’ın davasını kabul ederek, aracın ayıplı olduğunun tespitine karar verdi. Mahkeme, ayıplı aracın davalı otomotiv şirketine iade edilmesini ve ödenen 61.203 TL’nin, malın iade tarihinden itibaren otomotiv şirketinden alınarak Acar’a verilmesine hükmetti. Mahkeme, Acar’ın ‘fazlaya’ yönelik istemini ise reddetti.
27 Haziran 2012 Çarşamba
Tepe Home Bursa mağazası şikayeti
Tepe Home Bursa mağazasından severek beğenerek bir salon takımı aldık. Bir ay sonra mobilyalar geldi. Salonda oturmadığımızdan pek üzerinde oturmadık. Üç dört misafir sonunda doğal olarak ufak tefek bazı lekeler oluştu. Lekeleri çıkarmak için sildiğimizde kumaş deforme oldu. Talimatlara uygun silme işlemi yaptığımız halde kumaş tüyleri kısaldı veya yok oldu. Sabun haricinde hiçbir kimyasal madde kullanmadığımız gibi zorlayarak yıpratarak ta silme işlemi yapmadık. Şikayeti tepe home a ilettiğimizde eksper gelerek bakacak dediler. Eksper geldi. Bir süre sonra kullanıcı hatası diyerek yapacak birşeyleri olmadığını söylediler. Tüketici mahkemesine başvuracağım. Sokağımızdaki bir mobilyacıdan bu mobilyaları almış olsaydık, biz haksız bile olsak hata bile yapmış olsak " olsun abi deforme olan kısımları yenileriz olur biter derlerdi". Marka değeri olduğunu sandığım ve oldukçada pahalı fiyatlarla aldığımız tepe home ürünlerinden memnun değiliz. Hiç kimseye önermiyoruz. Satarken herkes yetkili bir sorun olduğunda herkes bir başkasına atıyor topu. Koskoca mağaza müdürü bile sorumluluk alamıyor. Büyük bir firma ardına saklanmak demek böyle bir şey oluyormuş. Sorun çözmek yok. Satalım parayı alalım yeter. Kesinlikle bu paralara değmez. Pişman olduk. Kullandığınız kumaşlar ile ilgili bilgi veriniz ki insanlar ne aldığını bilsin. Süs eşyası almadık koltuk aldık. Elbette leke olacak elbette silinecek. Kısaca memnun değiliz.Yücel S.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















