kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Ekim 2014 Cuma
Ev kadını söz verip, teminatsız kredi kullanıyor
Türkiye'nin birçok bölgesinde maddi imkansızlıklar nedeniyle çalışamayan ev kadınları, "Türkiye Grameen Mikrokredi Programı" çerçevesinde kredi alarak açtıkları iş yeriyle geleceğe güvenle bakıyor. 2003 yılında hayata geçen program kapsamında, herhangi bir teminat olmaksızın sadece "söz" vererek 350 milyon lira kredi kullanan 110 bin kadından borcunu ödemeyen çıkmadı.
175 ülkede dar gelirli kadınların ekonomik yaşama katılmaları amacıyla yürütülen program, Türkiye’de 2003 yılından bu yana Nobel ödüllü Prof. Dr. Muhammed Yunus ile ortaklaşa yürütülüyor.
Mikrokredi Hatay Bölge Müdürü Gürcan Calar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Grameen Mikrokredi Programı'nın, kadınlara iş kurabilmeleri için "kadın sözü"ne dayanılarak herhangi bir evrak istenmeden, teminat ve kefalet aranmadan, icra ve mahkemeye müracaat edilmeden kredi sağlandığını söyledi.
"Kadın sözü"
2003 yılından beri 110 bin kadına 350 milyon lira kredi verildiğini belirten Calar, şunları söyledi:
"Türkiye’deki yoksulluğu azaltmak için dar gelirli kadınlara hibe yerine küçük miktarda kredi veriyoruz. Bazı kesimlerin kadını toplumda 2. sınıf görme ve gösterme çabası var. Binlerce kadın 'erkek sözü' ile değil, sadece 'kadın sözü' vererek hiçbir evrak, senet, kefil aranmadan ilk yıl için 100 lira ile bin lira arasında kredi alıyor. Türkiye'de 2003 yılından itibaren faaliyetini sürdüren program kapsamında yaşları 18-60 arasındaki 110 bin kadın 350 milyon lira kredi kullanarak iş sahibi oldu. Amacımız dar gelirli kadınların kendi kendilerine gelir getirici faaliyetlerde bulunmasına imkan sağlayarak istihdama katılmalarını sağlamak."
Yaşam öyküleri dar gelirli kadınlara umut oluyor
Dar gelirli kadınlara iş sağlayarak onların devamlı bir şekilde aile bütçesine katkı sağlamalarını hedeflediklerini belirten Calar, "Türkiye'de 2003 yılında 68 ilde 107 şube ile faaliyete geçen mikrokredi uygulaması sayesinde binlerce kadın iş sahibi oldu. Hatay, Adana, Mersin ve Osmaniye illerinde kredi kullanan 7 bin ev kadınından bazılarının yaşam öyküleri maddi sıkıntısı nedeniyle kendi işini yapamayan ev kadınlarına umut oluyor" dedi.
Sadece Çukurova bölgesindeki 4 ilde 7 bin kadına 11 milyon lira destek sağlandığını ifade eden Calar, krediye talebin hızla arttığını, geri ödemelerde ise hiçbir sıkıntı yaşanmadığını kaydetti.
Calar, programdan faydalanmak isteyen kadınların 5 kişilik bir ekip kurarak krediye başvurabildiğini, kadınların yapacakları işlere göre bin ile 2 bin lira arasında kredi kullanabildiklerini söyledi.
Ev kadınlarının aile ekonomilerine sıfırdan başlayarak ciddi oranda katkı sağladıklarını ifade eden Calar, şöyle devam etti:
"Program kapsamında kendi işyerini açan birçok ev kadını oldu. 100'ün üzerinde meslekte kadınlarımız üreten konuma geçti. Kadınlarımız bu program sayesinde, artık hem ailelerine katkı sağlıyor, hem de ekonomik özgürlüklerini kazanmış oluyorlar. Aldıkları kredileri yaptıkları işler doğrultusunda kazanca dönüştürerek ödemelerini de sıkıntısız yapıyorlar. Ev hanımlarımız mikro kredi uygulamasını çok sevdi."
Mikrokrediyle hayatı değişen kadınlar
Adana'nın Ceyhan ilçesinde yaşayan ve aldığı krediyle perde işi yapmaya başlayan Kader Ozan (30), sistem ile tanışınca yaşamının değiştiğini belirtti.
Küçük yaşta anne ve babasını kaybettiğini ifade eden Ozan, "Hayatıma tek başıma devam etmek zorundaydım. Okul hayatımı sonlandırarak çalışmaya ve kendi paramı kazanmaya ihtiyacım vardı. Programı duyduğumda çok sevindim. Alacağım malzemelerin fiyatlarını hesaplayarak 800 liranın yeterli olacaktı. Kredi talep ettim bundan sonra da kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum" diye konuştu.
Hatay'da yaşayan iki çocuk annesi Hatice Sertel ise aldığı krediyle köyünde tandır kurarak ekmek yapmaya başladığını aktardı.
Kazandığı parayla hem ailesine katkı sağladığını hem de kendi ayakları üzerinde durabildiğini ifade eden Sertel, kredi sayesinde kendi işini kurarak hayallerini gerçekleştirdiğini söyledi.
Adana'nın Yumurtalık ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Ayten Küçükkurt da (42), aldığı kredi sayesinde çocukluktan bu yana yaptığı ağ örme işine girdiğini kaydetti.
Kaynak: AA
28 Eylül 2014 Pazar
Şikayet başvurularında patlama yaşanıyor
Tüketici Hakları Derneği (THD) Başkanı Turhan Çakar, yazılı açıklama yaparak, son yıllarda bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ve sayısı 70'i bulan ücret, komisyon ve masraflar nedeniyle, geçtiğimiz yıl hakem heyetlerine aşırı yüklenme olduğunu bildirdi.
Başvuruların yoğun olduğu büyük kentlerde Tüketici Hakem Heyetleri'nin (THH) çok yoğun çalıştığını belirten Çakar, Ankara-Çankaya Tüketici Hakem Heyetlerine Ocak 2014'ten bu yana yapılan başvuru sayısının 82 bini aştığını kaydetti.
21 Ağustos 2014 Perşembe
Bankalar 26 işlemden ücret alamayacak!
BDDK'nın aldığı yeni kararlarla , bankalar bundan sonra 20 ücret kalemi dışında, yapılacak 26 işlemden hiçbir ücret alamayacak.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), "Finansal Tüketicilerden Faiz Dışında Alınacak Ücret, Komisyon ve Masraflara İlişkin Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı"nı yayınladı.
Buna göre, ücretlerde yıllık yüzde 20'nin altındaki artışlarda banka müşterisinin bilgilendirilmesi zorunlu olacak ve ücret talep edilebilecek her ürün ve hizmet için finansal müşterinin ayrı ayrı onayının alınması zorunlu olacak.
Bankalar, ücretlerdeki yıllık yüzde 20'nin üzerindeki artışlarda müşterilerinin yeniden onayını almak zorunda olacak.
Yönetmelik taslağına göre, bankalar şu işlemlerden ücret alamayacak:
1. Onaysız yapılan bildirimler,
2. İpotek fek ücreti,
3. Kiralık kasa ziyaret ücreti,
4. Bozuk para tümleme ücreti,
5. Borcu yoktur yazısı ücreti,
6. Dekont yazdırma ücreti,
7. Hesap bakım ücreti,
8. Hesap özeti gönderim ücreti,
9. SMS gönderim ücreti,
10. Hesap işlemsizlik ücreti,
11. Hesap cüzdanı yazdırma ücreti,
12. Banka kartı ücreti,
13. Hesap açma-kapama ücreti,
14. Dosya masrafı,
15. Kredi istihbarat ücreti,
16. Kredi işlem fişi ücreti,
17. Ödeme planı değiştirme ücreti,
18. Değişken taksitli ödeme planı ücreti,
19. Sanal kredi kartı ücreti,
20. Kendi hesabına para yatırma ücreti,
21. Reddedilen kredi ücreti,
22. Kredili mevduat hesabı kullanım ve tahsis ücreti,
23. Taksitli nakit avans komisyonu,
24. Hareketsiz kredi kartı yıllık üyelik ücreti,
25. Hareketsiz hesaba ilişkin hesap işletim ücreti,
26. Belge taleplerinde ilk yıl için belge ücreti.
19 Ocak 2014 Pazar
ING Bank müşteriden izinsiz sigorta yapıyor
ING Bank Adana Gazipaşa Şubesinden konut kredisi kullandım. İlk iki yıl konutumu sigortalattım. 2012 yılında konut sigortası yaptırmadım ve yaptırmadığım için herhangi bir uyarı almadım. 2013 yılının Eylül ayında konut sigortası yaptırmam gerektiği söylendi, ben de 2012'de yaptırmadığımı ve bir problem yapmadıklarını söyledim. Eylül ayında resen konut sigortası yapmışlar ve herhangi bir talimatım olmadan hesabımdan parayı çekmişler. Şube ile görüştüğümde sigorta yaptırmam halinde kendi yaptıkları sigortayı iptal edeceklerini ve parayı iade edeceklerini söylediler. Ben de aynı gün konut sigortasını yaptırdım ve paramın iadesi istedim aradan 3 ay geçmesine rağmen param hala iade edilmedi.
Fatih Güneş
Fatih Güneş
11 Haziran 2013 Salı
Banka Kredi Yapılandırması
7 Mayıs günü aldığım kredinin yapılandırılması için bankayı aradım. Yeniden yapılandırma istediğimi söyledim. Telefondaki yetkili yeniden yapılandırma için hesabın kapatılması gerektiğini ve yeni bir kredi başvurusu yapılması gerektiğini söyledi. İşin kötü tarafı %0,73 konut kredisi faizini yeniden yapılandırmada % 0.88 olduğunu söylüyor. Devamında %2 gecikme faizi + 1500 tl dosya masrafı + yeniden sigortalar . Zaten bende hepsi mevcutken tekrar yeni bir kredi masrafı istiyorlar. Benim izlemem gereken yolu anlatırsanız çok sevinirim. Şimdi ben bankaya gidersen bu masrafların tekrar geri alınmaması için en az 10 yere imza atmamı isteyecekler.
Saygılarımızla.
Ramazan Özbek
Saygılarımızla.
Ramazan Özbek
8 Şubat 2013 Cuma
Bankaların alışkanlık haline getirdiği suçlar!
Güveni kötüye kullanma (emniyeti suiistimal), kişisel bilgilerin paylaşılması, mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleme… Müşterisinden habersiz sigorta yapan bankalar bu suçları işliyor.
Bankalarla bir şekilde sürekli temas halindeyiz. Kredi alıyoruz, birikimlerimizi yatırıyoruz, hesap açtırıyoruz. En basitinden hesap açıldığı anda anne kızlık soyadı dahil tüm kimlik bilgileri, iletişim bilgileri ve hatta imza (güvenlik için imzalarınız taranarak ağa yükleniyor) banka tarafından kayıt altına alınıyor.
Bir kredi kuruluşu olan banka, bizzat sigorta şirketi olmadığı için sigortayı holding bünyesindeki sigorta şirketine yaptırıyor böylece kardeş şirket olan sigorta şirketi para kazanıyor. Banka böylelikle müşterisinin kişisel bilgilerini izinsiz olarak paylaşmış oluyor. Bu durum vatandaşta kimlik numarasının, ev adresinin, telefonun numaralarının hatta annesinin evlenmeden önceki soy isminin bankanın dahil olduğu şirketler topluluğunun hangi üyeleri arasında paylaşımda olduğu hatta bilgilerin daha nerelere verilmiş olabileceği endişesini yaratıyor. Pek çok işlemin artık çevrimiçi yapıldığı düşünülürse (e-devlet işlemleri) bu endişenin boyutu devasa olabiliyor.
NASIL YAPILIYOR?
Tüketiciden habersiz yapılan sigortalar ekseriyetle ferdi kaza ve hayat sigortaları oluyor. Sigorta yapılıyor. Sigorta primi olarak mevduat hesabı, kredili mevduat hesabı, kredi kartı gibi vasıtalar kullanılarak vatandaştan cüzi meblağlar alınıyor. Örneğin 50 Liralık prim üçer dörder lira halinde tahsil edildiği için vatandaşın dikkatini çekmiyor. Hesap dökümlerini titizlikle inceleyen tüketici durumun farkına varabiliyor. Tüketici farkına varmadan sigortalar bu cüzi primlerle yıllarca yenilenerek devam edebiliyor.
Durumun farkına varan tüketici bankaya başvurduğunda bankaların izlediği yol genelde poliçeyi iptal etmek oluyor. Türkiye'deki tüketicilerin genel eğilimi düşük meblağları takip etmemek olduğu için tahsil edilmiş sigorta primleri şirketlerin yanına kar olarak kalıyor Türkiye'nin en büyük hukuk paylaşım alanı Türk Hukuk Sitesi'nde avukatların genel görüşü tüketicinin bu suçun peşinin bırakmaması yönünde. Avukatlara göre tüketicilerin sürekli zarara uğratılması alışkanlık haline getirilmiş ve bu durum siyasilerin vaatleriyle düzelmiyor. Hukukçulara göre her şey tüketicinin "bununla uğraşırım" demesiyle düzelecek. Tüketici zorlarsa bu ısrar silsilesi iktidara kadar ulaşacak, gereken düzenlemeler yapılacak. Tüketicinin şikayetiyle bu işlemi yapan kurumlara yüksek miktarda para cezası verilmesinin ve işlemi yapan görevlilere hapis ve adli para cezası verilmesinin yolu açılıyor. Tüketici şikayet etmezse kişisel bilgilerinin isteği dışında paylaşılması ve istemeden ödediği sigorta primleriyle kalıyor.
TÜKETİCİ KANUNUNA AYKIRI
Tüketici mevzuatı açısından değerlendirme yapılırsa habersiz yapılan sigorta sözleşmeleri geçersiz sayılıyor. Yasalara göre satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şart olarak kabul ediliyor. Taraflardan birinin tüketici olduğu sözleşmelerde yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı olmuyor. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriği etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul ediliyor.
Yazılı izin veya imzalanmış poliçe yoksa vatandaşın sigorta primlerini geri alma hakkı var. Ayrıca imzalanmış matbu poliçe söz konusu ise bu poliçede sigorta hükmünün olması yetmiyor, tüketiciye yük getiren bu hükmün koyu harfli ve 12 punto büyüklüğünde yazılmış olması gerekiyor. Eğer bu şartlar yoksa bankanın işlemi ayıplı hizmet sayılıyor ve tüketici prim iadesi için hakem heyetine müracaat edebiliyor. Yasal sınır altındaki meblağlar için verilen heyet kararları mahkeme hükmünde sayılıyor.*
*Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı 01.01.2013'den başlayarak 1.191,52 TL, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 01.01.2013'den başlayarak 3.110,58 TL'dir.
ELİNİ SALLAYAN "HUKUKA AYKIRILIĞA" ÇARPIYOR
Habersiz yapılan sigorta işleminin bir de Ceza Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve diğer temel kanunlar ile ilgili olan kısmı var. Hukukçuların tüketicinin dikkatini çektikleri asıl noktalar bunlar. Tüketici ilgili mercilere gereken bildirim ve şikayetleri yaparsa işlemi yapan kurumlar ve görevlileri tahsil ettikleri sigorta primlerinin yüzlerce katını ceza olarak ödüyorlar ve haklarında hapis istemiyle ceza davası açılıyor.
BANKACILIK KANUNUNA AYKIRI
Bankacılık Kanunu'na göre mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleyenler altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş yüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Hem bankalara hem sigorta şirketlerine güveni ciddi ölçüde azaltan kişisel bilgilerin paylaşılması ise daha derin bir konu. Kanunda "İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır" deniyor...
Aynı kanuna göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması için bankaların uygulamalarını izlemek, denetlemek; tasarruf sahiplerinin haklarını tehlikeye sokacak ve zarar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek yükümlülük ve yetkisine sahip. Kurum, başta Bankacılık Kanunu olmak üzere ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenleyici işlem yapabiliyor ve özel nitelikli kararlar alabiliyor. Bu yetki ve sorumluluklara istinaden tüketici şikayetini BBDK'ya iletebilir.
SİGORTACILIK KANUNUNA AYKIRI
Sigortacılık Kanunu'nda ise idari para cezaları düzenlenmiş. Kanunun "iyiniyet" başlığı altındaki hükmü uyarıca kişilerin, sigorta şirketini seçme hakkının sınırlandırılamaz ve bir sözleşmede sigortanın belli bir şirkete yaptırılmasına ilişkin konulmuş şartlar hükümsüzdür. Bu hükme aykırı davranılması halinde yirmi bin lira idari para cezası veriliyor. Kanunda ayrıca öngörülmüş bir cezanın olmadığı hallerde Hazine Müsteşarlığı, Bakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararlara aykırı davranışlarda bulunulması halinde de oniki bin lira idari para cezası uygulanıyor.
Hazine Müsteşarlığı 2010 yılında yapılan yaptığı sektör duyurusunda; bankaların müşterilerinden sigorta primi tahsil ettiklerini ancak bu sigortalara ilişkin müşterilerine bilgi vermediklerini ve yasalara aykırı bu uygulamayla ilgili tedbir alınması gerektiğini belirtmişti. Vatandaşın sigorta şikayetleri hakkında gereken tedbiri almayan bankaların genel müdürü, ilgili genel müdür yardımcısı, sigortacılık işlemlerinden sorumlu personelleri, ilgili şube müdürü ile Sigorta Şirketi yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını bildirmişti. Hazine Müsteşarlığı'ndan kredi kuruluşları aracılığıyla yapılan sigorta işlemlerine ilişkin duyurusuna rağmen bankalar bu tarzda sigorta yapmaya devam ediyor.
CEZA KANUNUNA AYKIRI
Ceza mevzuatı açısından ise güvenin kötüye kullanılması ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması suçları öne çıkıyor.
NE YAPMALI?
Bankalarca adına habersiz sigorta yaptırılan tüketicinin kullanabileceği yasal yollarla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Avukat Cengiz Aladağ; tüketiciye yol haritası çizdi:
Sigorta talebiniz olmadığına emin olun:
- Bankaya bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, kişisel bilgilerinizin sigorta şirketine hangi hakla verildiğini sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Aynı şekilde sigorta şirketine bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, sizinle ilgili bilgilerin nereden alındığını sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Kesintilerin ilk yapıldığı tarihten itibaren hesap dökümlerinizi alın.
- Bankada primin kesildiği hesaptan fatura otomatik ödeme talimatınız var ise, sigorta kesintisi yapılan tarihlerde bu kesinti nedeniyle hesapta yeterli para olmadığı için ödemesi yapılmayan faturanız olup olmadığını kontrol edin.
Böylece sigorta yapılması konusunda bankaya ya da sigorta şirketine bir başvurunuz, imzaladığınız bir sözleşme ya da poliçe olmadığından emin olun.
Şikayet dilekçesi hazırlayın ve ilgili tüm mercilere başvurun:
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı'na başvurun.
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek BDDK'ya başvurun.
- Hesabınızdaki paranın sizin talimatınız olmadan alındığını belirterek ve belgeleri de ekleyerek güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunun.
- Kişisel bilgilerinizin sizin onayınız olmadan banka tarafından sigorta şirketine verildiğini bildirerek ve elinizdeki belgeleri de ekleyerek, banka ve sigortanın yanıtında ve belgelerde adı geçen banka görevlileri, banka yanıt vermez ise işlemi kimin yaptığını bilmediğinizi belirterek ilgili banka görevlileri hakkında TCK 136 ve 137. maddelerine aykırılıktan Cumhuriyet Savcılığı'na ayrı bir şikayette bulunun.
- Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak bankaca yapılan kesintilerin iadesini talep edin.
Tazminat talepleri:
- Kişisel bilgileriniz sizin izniniz olmadan paylaşılmış ve güveniniz kötüye kullanılmış ise (ceza soruşturması ve davası sonucuna göre) manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Kaynak: Haber 7
- Yukarıda belirttiğim gibi, eğer bu kesinti nedeni ile hesapta yeterli para kalmadığından otomatik ödeme talimatınızla ödenmesi gerekip de ödenmeyen fatura varsa, ödemek zorunda kaldığınız gecikme zammı ve başkaca zararlarınızı talep edebilirsiniz.
İHMAL ETMEYİN
Şikayetin iletilebileceği diğer merciler ise Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ve konuda etkin soruşturmalar yaptığı söylenen Türkiye Bankalar Birliği Etik Komisyonu.
Bankalarla bir şekilde sürekli temas halindeyiz. Kredi alıyoruz, birikimlerimizi yatırıyoruz, hesap açtırıyoruz. En basitinden hesap açıldığı anda anne kızlık soyadı dahil tüm kimlik bilgileri, iletişim bilgileri ve hatta imza (güvenlik için imzalarınız taranarak ağa yükleniyor) banka tarafından kayıt altına alınıyor.Bir kredi kuruluşu olan banka, bizzat sigorta şirketi olmadığı için sigortayı holding bünyesindeki sigorta şirketine yaptırıyor böylece kardeş şirket olan sigorta şirketi para kazanıyor. Banka böylelikle müşterisinin kişisel bilgilerini izinsiz olarak paylaşmış oluyor. Bu durum vatandaşta kimlik numarasının, ev adresinin, telefonun numaralarının hatta annesinin evlenmeden önceki soy isminin bankanın dahil olduğu şirketler topluluğunun hangi üyeleri arasında paylaşımda olduğu hatta bilgilerin daha nerelere verilmiş olabileceği endişesini yaratıyor. Pek çok işlemin artık çevrimiçi yapıldığı düşünülürse (e-devlet işlemleri) bu endişenin boyutu devasa olabiliyor.
NASIL YAPILIYOR?
Tüketiciden habersiz yapılan sigortalar ekseriyetle ferdi kaza ve hayat sigortaları oluyor. Sigorta yapılıyor. Sigorta primi olarak mevduat hesabı, kredili mevduat hesabı, kredi kartı gibi vasıtalar kullanılarak vatandaştan cüzi meblağlar alınıyor. Örneğin 50 Liralık prim üçer dörder lira halinde tahsil edildiği için vatandaşın dikkatini çekmiyor. Hesap dökümlerini titizlikle inceleyen tüketici durumun farkına varabiliyor. Tüketici farkına varmadan sigortalar bu cüzi primlerle yıllarca yenilenerek devam edebiliyor.
Durumun farkına varan tüketici bankaya başvurduğunda bankaların izlediği yol genelde poliçeyi iptal etmek oluyor. Türkiye'deki tüketicilerin genel eğilimi düşük meblağları takip etmemek olduğu için tahsil edilmiş sigorta primleri şirketlerin yanına kar olarak kalıyor Türkiye'nin en büyük hukuk paylaşım alanı Türk Hukuk Sitesi'nde avukatların genel görüşü tüketicinin bu suçun peşinin bırakmaması yönünde. Avukatlara göre tüketicilerin sürekli zarara uğratılması alışkanlık haline getirilmiş ve bu durum siyasilerin vaatleriyle düzelmiyor. Hukukçulara göre her şey tüketicinin "bununla uğraşırım" demesiyle düzelecek. Tüketici zorlarsa bu ısrar silsilesi iktidara kadar ulaşacak, gereken düzenlemeler yapılacak. Tüketicinin şikayetiyle bu işlemi yapan kurumlara yüksek miktarda para cezası verilmesinin ve işlemi yapan görevlilere hapis ve adli para cezası verilmesinin yolu açılıyor. Tüketici şikayet etmezse kişisel bilgilerinin isteği dışında paylaşılması ve istemeden ödediği sigorta primleriyle kalıyor.
TÜKETİCİ KANUNUNA AYKIRI
Tüketici mevzuatı açısından değerlendirme yapılırsa habersiz yapılan sigorta sözleşmeleri geçersiz sayılıyor. Yasalara göre satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şart olarak kabul ediliyor. Taraflardan birinin tüketici olduğu sözleşmelerde yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı olmuyor. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriği etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul ediliyor.
Yazılı izin veya imzalanmış poliçe yoksa vatandaşın sigorta primlerini geri alma hakkı var. Ayrıca imzalanmış matbu poliçe söz konusu ise bu poliçede sigorta hükmünün olması yetmiyor, tüketiciye yük getiren bu hükmün koyu harfli ve 12 punto büyüklüğünde yazılmış olması gerekiyor. Eğer bu şartlar yoksa bankanın işlemi ayıplı hizmet sayılıyor ve tüketici prim iadesi için hakem heyetine müracaat edebiliyor. Yasal sınır altındaki meblağlar için verilen heyet kararları mahkeme hükmünde sayılıyor.*
*Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı 01.01.2013'den başlayarak 1.191,52 TL, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 01.01.2013'den başlayarak 3.110,58 TL'dir.
ELİNİ SALLAYAN "HUKUKA AYKIRILIĞA" ÇARPIYOR
Habersiz yapılan sigorta işleminin bir de Ceza Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve diğer temel kanunlar ile ilgili olan kısmı var. Hukukçuların tüketicinin dikkatini çektikleri asıl noktalar bunlar. Tüketici ilgili mercilere gereken bildirim ve şikayetleri yaparsa işlemi yapan kurumlar ve görevlileri tahsil ettikleri sigorta primlerinin yüzlerce katını ceza olarak ödüyorlar ve haklarında hapis istemiyle ceza davası açılıyor.
BANKACILIK KANUNUNA AYKIRI
Bankacılık Kanunu'na göre mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleyenler altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş yüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Hem bankalara hem sigorta şirketlerine güveni ciddi ölçüde azaltan kişisel bilgilerin paylaşılması ise daha derin bir konu. Kanunda "İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır" deniyor...
Aynı kanuna göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması için bankaların uygulamalarını izlemek, denetlemek; tasarruf sahiplerinin haklarını tehlikeye sokacak ve zarar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek yükümlülük ve yetkisine sahip. Kurum, başta Bankacılık Kanunu olmak üzere ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenleyici işlem yapabiliyor ve özel nitelikli kararlar alabiliyor. Bu yetki ve sorumluluklara istinaden tüketici şikayetini BBDK'ya iletebilir.
SİGORTACILIK KANUNUNA AYKIRI
Sigortacılık Kanunu'nda ise idari para cezaları düzenlenmiş. Kanunun "iyiniyet" başlığı altındaki hükmü uyarıca kişilerin, sigorta şirketini seçme hakkının sınırlandırılamaz ve bir sözleşmede sigortanın belli bir şirkete yaptırılmasına ilişkin konulmuş şartlar hükümsüzdür. Bu hükme aykırı davranılması halinde yirmi bin lira idari para cezası veriliyor. Kanunda ayrıca öngörülmüş bir cezanın olmadığı hallerde Hazine Müsteşarlığı, Bakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararlara aykırı davranışlarda bulunulması halinde de oniki bin lira idari para cezası uygulanıyor.
Hazine Müsteşarlığı 2010 yılında yapılan yaptığı sektör duyurusunda; bankaların müşterilerinden sigorta primi tahsil ettiklerini ancak bu sigortalara ilişkin müşterilerine bilgi vermediklerini ve yasalara aykırı bu uygulamayla ilgili tedbir alınması gerektiğini belirtmişti. Vatandaşın sigorta şikayetleri hakkında gereken tedbiri almayan bankaların genel müdürü, ilgili genel müdür yardımcısı, sigortacılık işlemlerinden sorumlu personelleri, ilgili şube müdürü ile Sigorta Şirketi yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını bildirmişti. Hazine Müsteşarlığı'ndan kredi kuruluşları aracılığıyla yapılan sigorta işlemlerine ilişkin duyurusuna rağmen bankalar bu tarzda sigorta yapmaya devam ediyor.
CEZA KANUNUNA AYKIRI
Ceza mevzuatı açısından ise güvenin kötüye kullanılması ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması suçları öne çıkıyor.
NE YAPMALI?
Bankalarca adına habersiz sigorta yaptırılan tüketicinin kullanabileceği yasal yollarla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Avukat Cengiz Aladağ; tüketiciye yol haritası çizdi:
Sigorta talebiniz olmadığına emin olun:
- Bankaya bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, kişisel bilgilerinizin sigorta şirketine hangi hakla verildiğini sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Aynı şekilde sigorta şirketine bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, sizinle ilgili bilgilerin nereden alındığını sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Kesintilerin ilk yapıldığı tarihten itibaren hesap dökümlerinizi alın.
- Bankada primin kesildiği hesaptan fatura otomatik ödeme talimatınız var ise, sigorta kesintisi yapılan tarihlerde bu kesinti nedeniyle hesapta yeterli para olmadığı için ödemesi yapılmayan faturanız olup olmadığını kontrol edin.
Böylece sigorta yapılması konusunda bankaya ya da sigorta şirketine bir başvurunuz, imzaladığınız bir sözleşme ya da poliçe olmadığından emin olun.
Şikayet dilekçesi hazırlayın ve ilgili tüm mercilere başvurun:
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı'na başvurun.
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek BDDK'ya başvurun.
- Hesabınızdaki paranın sizin talimatınız olmadan alındığını belirterek ve belgeleri de ekleyerek güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunun.
- Kişisel bilgilerinizin sizin onayınız olmadan banka tarafından sigorta şirketine verildiğini bildirerek ve elinizdeki belgeleri de ekleyerek, banka ve sigortanın yanıtında ve belgelerde adı geçen banka görevlileri, banka yanıt vermez ise işlemi kimin yaptığını bilmediğinizi belirterek ilgili banka görevlileri hakkında TCK 136 ve 137. maddelerine aykırılıktan Cumhuriyet Savcılığı'na ayrı bir şikayette bulunun.
- Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak bankaca yapılan kesintilerin iadesini talep edin.
Tazminat talepleri:
- Kişisel bilgileriniz sizin izniniz olmadan paylaşılmış ve güveniniz kötüye kullanılmış ise (ceza soruşturması ve davası sonucuna göre) manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Kaynak: Haber 7
- Yukarıda belirttiğim gibi, eğer bu kesinti nedeni ile hesapta yeterli para kalmadığından otomatik ödeme talimatınızla ödenmesi gerekip de ödenmeyen fatura varsa, ödemek zorunda kaldığınız gecikme zammı ve başkaca zararlarınızı talep edebilirsiniz.
İHMAL ETMEYİN
Şikayetin iletilebileceği diğer merciler ise Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ve konuda etkin soruşturmalar yaptığı söylenen Türkiye Bankalar Birliği Etik Komisyonu.
20 Ocak 2013 Pazar
Dosya masrafı nasıl iade alınır?
2011 yılı Şubat ayında Antalya Manavgat Yapıkredi Bankası'ndan 75.000 TL lik kredi aldım ve halen ödemekteyim. O zaman benden dosya masrafı alınmıştı. Miktarını tam olarak hatırlamıyorum ama 2000 TL üstü ya da altında bir rakamdı. Bu kesinti yapılan paramı geri alma durumumun olasılığı var mıdır ya da nasıl bir yol izlemem gerekmektedir? Saygılarımı Sunarım.Kürşat AĞCADAĞ
Söz konusu tutar 1191,52 TL'nin üzerinde olması durumunda Tüketici Mahkemesine başvurmalısınız. Tabi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine de başvurabilirsiniz. Ancak 1191,52 TL üzerindeki tutarlar için hakem heyetinin vereceği kararların bağlayıcılığı yoktur ama kuvvetli delil niteliği taşır. Öncelikle bankanızdan yapılan bu kesintinin net miktarını öğrenin ve bir dilekçe ile tarafınıza geri ödenmesini talep edin. Dilekçenize dayanak olarak ta bizim paylaştığımız örnek yargı kararlarını ekleyin. Muhtemelen olumsuz yanıt vereceklerdir. Bu yanıtı da şikayet dilekçenize iliştirerek Tüketici Mahkemesine başvurunuz. Konu ile ilgili olarak Alo 175 Tüketici Hattını arayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
İlgili Haberler:
Konut kredisi yeniden yapılandırma ücreti ile dosya masrafının iadesi
Kredi kullananlar DİKKAT!
Tüketici mahkemesinden, konut kredisinde dosya masrafı alınamaz kararı
Kredi kullananlar, dosya masrafınızı iade alabilirsiniz
Konut kredisi dosya masrafınızı iade alın!
Tüketici Kredileri ve Dosya Masrafının İadesi
Tüketici Hakem Heyeti bankayı haksız buldu
Bankaya açtığı davayı kazandı
15 Ocak 2013 Salı
SMS ile 1 TL'ye kredi risk raporu
Kredi Kayıt Bürosu, isteyen herkesin cep telefonuna kişisel risk bilgilerini içeren e-raporu anında gönderiyor. Raporlar 17 Ocak Perşembe gününe kadar ücretsiz. Bu tarihten sonra rapor ücretinin 1 lira olması bekleniyor.
Daha önce sadece bankaların görebildiği kredi risk bilgileri, kişi ve şirketlerin kullanımına 17 Ocak Perşembe günü itibariyle resmen açılıyor. Kredi Kayıt Bürosu (KKB) risk raporlarını pilot uygulama kapsamında isteyen herkese ücretsiz veriyor.
Ücretsiz rapora hücum
KKB'nin ücretsiz pilot uygulaması vatandaşa yaradı. Kredi sicili hakkında bilgi edinmek isteyen çok sayıda vatandaş ve ticari işletme KKB'nin internet sitesine üye kaydı yaptırıp sanal sözleşme imzaladı. Üye olan tüm kişi ve kuruluşlara cepten mesajla risk raporunu ücretsiz gönderiyor.
Önce üyelik gerekiyor
Kredibilitesinin sağlam olduğunu karşı tarafa kanıtlamak isteyen ya da kişisel olarak kredi riskinin detaylarını öğrenmek isteyenler önce KKB'nin internet sitesine girip üye kaydı yaptırıyor. Üyelik için TC kimlik numarası ile nüfus cüzdanı ve banka kartı bilgileri gerekiyor. Üyelik işlemini tamamlayanlar, KKB'ye kaydettirdikleri kendi cep telefonlarından 4552'ye kısa mesaj gönderip risk veya çek raporunu talep ediyor. Rapor talep eden kişinin telefonuna 2 kısa mesaj geliyor. Birinci mesajda detay rapora erişim için referans numarası, 2'nci mesajda özet rapor yer alıyor. Cep telefonuna gelen mesajda kişinin toplam limiti, toplam bakiye, gecikmeli bakiye, gecikmiş ödemeler, gecikmiş kredi sayısı, takipteki bakiye, en uzun gecikme ve takibe alınmış kredi sayısını içeren bilgi tablo halinde veriliyor. Cep telefonuna gelen referans numarasının KBB sitesinden girilip ilgili yere yazılması halinde, bu bilgiler biraz daha detaylı halde veriliyor.
Bankalar 15 lira alıyor
Edinilen bilgilere göre, çek ve risk raporu almak 17 Ocak tarihine kadar ücretsiz. Bu tarihten sonra ilk yıl her bir kişinin alacağı ilk rapor ücretsiz, sonraki raporlar ise ücretli olacak. Rapor ücretleri henüz belirlenmedi. Ancak düşünülen rakam 1 lira olması yönünde. Aynı rapor için bankalar müşterilerinden 15 liraya kadar ücret talep edebiliyor.
Kaynak: Bugün
5 Ocak 2013 Cumartesi
Kredi borcunu erken ödemek isteyen Akbank müşterisinin şikayeti
Merhaba,
Akbank Salı Pazarı şubesinden kullanmış olduğum bireysel krediyi erken kapatmak için şubeye başvurdum. Müşteri temsilcisinden kalan bakiyeyi öğrenip, ödemem gereken tutarı EFT yaptım. Daha sonra ilave olarak iki kez daha ödeme yapmamı istediler. Aşağıdaki ekstreden de görüleceği üzere, geçmiş aylara ait kafalarınca çıkarmış oldukları tutarları da ödemem gerektiğini ifade ettiler. Böyle bir şey var mı? Ben borcumu erken kapatmak istiyorum ama suçlu cezalı duruma düşüyorum. Sanki kredi borcumu erken kapatmama tepki olarak bir sürü gider çıkarmışlar. Bunun adı soygunculuktan başka bir şey değil. Lütfen aşağıdaki ekstreye bir bakar mısınız? Dünyanın neresinde böyle bir şey var? Akbank'tan şikayetçiyim. Mağdur edildim. Hesabımdan fazladan kesilen tutarların iadesini istiyorum.
Mehmet ALICI
Tarih | Tutar | Bakiye | Açıklama |
22.12.2012 | -0,94 TL | 0,00 TL | 2012 II.YARI HES. İŞL. ÜCRETİ(50,00 TL ) |
13.12.2012 | -3,88 TL | 0,94 TL | ARTI PARA KREDİ FON PAYI |
13.12.2012 | -1,29 TL | 4,82 TL | ARTI PARA KREDİ VERGİ |
13.12.2012 | -25,89 TL | 6,11 TL | ARTI PARA KREDİ FAİZ |
13.12.2012 | 32,00 TL | 32,00 TL | EFT: MEHMET ALICI HESABA YATAN |
13.12.2012 | 159,88 TL | 0,00 TL | EFT: MEHMET ALICI HESABA YATAN |
13.12.2012 | -3.794,94 TL | -159,88 TL | ERKEN KAPAMA |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.635,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-10.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.641,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-09.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.647,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-08.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.653,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-07.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.659,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-06.2012 |
13.12.2012 | -50,00 TL | 3.665,06 TL | 2012 I.YARI HES. İŞL. ÜCRETİ (50,00 TL ) |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.715,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-05.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.721,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-04.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.727,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-03.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.733,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-02.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.739,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-01.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.745,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-12.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.751,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-11.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.757,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-10.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.763,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-09.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.769,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-08.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.775,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-07.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.781,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-06.2011 |
13.12.2012 | -30,00 TL | 3.787,06 TL | DUSCIR UCR 000101258 25.02.2006 09 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.817,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-05.2011 |
13.12.2012 | -5,00 TL | 3.823,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-04.2011 |
13.12.2012 | -3,00 TL | 3.828,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-02.2011 |
13.12.2012 | -3,00 TL | 3.831,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-01.2011 |
13.12.2012 | 5.330,00 TL | 3.834,06 TL | EFT: MEHMET ALICI HESABA YATAN |
28 Aralık 2012 Cuma
20 Kasım 2012 Salı
Citibank tüketici kredisi şikayeti
10.08.2012 tarihinde Citibank'tan kredi başvurusu yaptım ve onaylandı. Onaylanan rakam aylık ödemesi 250 TL idi. 36 ay taksitlendirilmiş krediyi onayladım ve banka beni arayarak kredimin aylık ödemesinin 250 TL olarak çıktığını söyledi. Ben bu şekilde onayladım krediyi. Daha sonra ilk taksidini ödediğimde gördüm ki krediyi 258 TL olarak onaylamışlar. Ben de 1. taksidi ödedikten sonra krediyi aylık 258 TL olarak komple kapattım. Bankayı arayarak siz bana 250 TL aylık ödemesi olduğunu söylediniz, ben de o şekilde krediye onay verdim ama daha sonra 258 TL kredi taksitimin olduğunu söylediniz. Ben böyle istememiştim sizden dedim. Bana 8 TL her ay fazladan yansıttınız dedim. Ses kaydımın olduğunu, incelenmesini istedim bankadan. Banka bana bir dilekçe yazın gönderin dedi. Ben de defalarca dilekçe yazdım, faks gönderdim. Faks gönderdikten sonra bankayı da aradım ve faksın gelip gelmediğini sordum her seferinde banka evet geldi dedi. Ancak daha sonra tekrar tekrar aradım ve benim gönderdiğim fakslara ulaşamadıklarını söylediler. Ben şu anda mağdurum. Bankadan şikayetçiyim. Sizden yardım talep ediyorum. Evraklarım, makbuzlarım ve de gönderdiğim faksların dokümanı var bende. Sizden isteğim bana yardımcı olmanız.Saygılarımla
Hüseyin KOCA
Sayın Hüseyin Bey,
Öncelikle konu ile ilgili olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetme Kurumu'na (BDDK) şikayette bulunmanızın faydalı olacağını düşünüyoruz. Buradaki örnek dilekçeyi doldurarak, kurumun aşağıdaki adresine posta ile gönderin. Dilekçenizde adınız, soyadınız, imzanız, açık adresiniz, TC kimlik numaranız mutlaka bulunsun. Şikayet dilekçenizi iadeli taahhütlü olarak gönderebilirsiniz. Dilekçenize bahsettiğiniz elinizde bulunun belgelerin birer nüshasını da (fotokopisi olabilir) ekleyin. Yazılı olarak başvurmanız durumunda şikayetiniz değerlendirmeye alınacak olup, bu başvurunuza 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 7. maddesi gereğince 30 gün içerisinde cevap verilecektir. Ayrıca Tüketici Mahkemesi'ne başvuruda bulunmanız yararınıza olacaktır. Tüketici Mahkemesi'ne başvurmak için örnek dilekçeyi buradan yükleyebilirsiniz. Ayrıca dilerseniz BDDK'nın 0 (212)282 09 73 numaralı telefonundan ayrıntılı bilgi edinmeniz mümkündür.
Tüketici Köşesi
24 Ekim 2012 Çarşamba
Bankalara karşı hak arama yöntemi
Radyo 7'de Eda Çelebi'nin hazırlayıp sunduğu Eda ile Gün Ortası programının stüdyo konuğu Tüketiciler Birliği Genel Sekreteri Mehmet İmrek oldu. İmrek, bankaların verdikleri hizmetlerden aldıkları komisyon masraf ve kesintiler hakkında soruları yanıtladı.
Defalarca yargı konusu olmasına rağmen bankalar neden komisyon ve masraf kesintisi almaya devam ediyor?
Bankalar kendi hukukunu uyguladığından, bu hukuk geçersizdir. Var olan bir hukuk sistemi vardır. Kanunda ücretlerin alınamayacağına dair hüküm gayet açıktır. Ancak buna rağmen bankalar bunu çiğnemek için azami özen gösteriyor. Gerek hesap işletim ücretleri konusunda olsun,gerekse kredi kartları aidatları konusunda ve diğer bankacılık hizmetlerinde de komisyonlar alınıyor. Bankalar tüketicinin bilincinin de gelişmediğinin farkında ve bunu hesap ekstrelerine yansıtıyor. Böylelikle bu durum onlara kar olarak geri dönüyor.
Tüketiciler sözleşmeleri okumadığından "dosya masrafı alınır" hükmünü görmüyor. Bu konuyla ilgili neler ifade edeceksiniz?
Doğru bir tespit.tüketiciler sözleşmeleri maalesef okumuyor.Okunsa da anlaşılmıyor. Tüketici de işin içinden çıkamıyor. Hatta banka hukukçusu dahi ne yazdığını bilmiyor. Kanunda dosya masrafı diye bir tanım yok.Bankalar,dosya masrafı adı altında alınan rakamları çok abartıyorlar ki; mahkemeden döndü ve yargıtay onadı. Örneğin; Mahkeme, bankadan şunu istiyor. Tüketiciden 1000 TL masraf alınmış. Bankadan bunun belgelenmesini isteniyor. Ancak banka 300 TL belge gösteriyor, 700 TL ortada yok. 700 TL belgelenmediği için bunun tüketiciye iadesi isteniyor ve yargıtay da bunu onuyor. Bankaların, tüketicilerden dosya masrafı adı altında aldıkları paraların maalesef belgesi ve ispatı yok.
Tüketiciler kendi yasal haklarını biliyorlar mı?
Tüketici bilincinin gelişmesi için Tüketiciler Birliğinin "Tüketici Okulu" adı altında her ayın son cumartesi günü bir eğitim faaliyeti vardı. Katılım önceleri çoktu fakat, sonrasında azalmalar yaşandı. Tüketiciler Birliği web sitesinde her şey yazılı olarak mevcuttur. Ancak vatandaş bu siteyi kullanmadığı gibi sadece telefonla bilgi almakla yetiniyor. Tüketici bilincinin çok geliştiğini söyleyemeyiz. Tüketiciyi suçlamak istemiyoruz aslında çünkü okuma yazma bilmeyenler de var. Üniversite mezunu olup yada okur yazar insanların teknolojiden yararlanmadan kolaycılığa kaçması üzücü oluyor.
Tüketici hakları mahkemesi başvurularda banka müşterilerine külfet getiriyor mu?
Daha önceden kanunun lafzı şuydu; Tüketiciler zayıf taraftır. Ana yasamızın 172.maddesi hükmü gereğince tüketicilerin korunması gerekir. Bu çerçeve de kanun hazırlanmıştı. 2010 yılında HMK kararı ile alınan bir karar ile bundan sonra tüketici mahkemelerine yapılan başvurular da peşin avans gideri adı altında bir para alınmaya başlandı. Tabi bu davaların açılmasında bir şekilde önleyici bir şey oldu. Ama hakem heyetleri konusunda aynı durum söz konusu değildir.
Başvurular ne kadar sürede sonlanıyor?
Hakem heyetlerinde yasal olarak 3 ay içerisinde sonuçlanması gerekiyor. Meblağ 1161 TL altında olan bedellerde. 1161 TL üzerinde ki bedellerde hakem heyetine gidilebiliyor. Ama o karar bağlayıcı değil. Kuvvetli delil niteliği taşır. Zaman kaybını önlemek için tüketicilerin, tüketici mahkemesinde dava açması gerekiyor. Tüketici mahkemelerinde 3-4 celse olmadan dava sonuçlanmıyor. Bu da 1 yılı buluyor.
Tüketici hakları mahkemesinden çıkan kararı banka hemen uyguluyor mu? Yoksa itiraz hakkı var mı?
Tüketicilerin, mahkemeye gitmeden önce bankaya uyarı yazısı göndermesi gerekir. Alınan bedelin haksız olduğunu ve iade edilmesini talep etmeleri gerekiyor. Bazı bankalar bu uyarı yazısı üzerine derhal parayı hesaba aktarıyor. Yargıya intikal ederse bankanın bir şekilde mahkeme masrafları, tüketici avukat tutarsa avukat masrafları ödemek durumunda kalacak. Ekstra para vermek istemedikleri içini iade edenler var. Ancak aksini yapanlar da bulunuyor. Hakem heyeti kararı lehte bitmesine rağmen parayı yatırmayan bankalar da var. Böyle bir durumda, tüketici eğer hakem heyeti kararına 15 gün içerisinde banka itiraz etmemişse karar kesinleşmiştir. İcra yoluna gitmesi gerekir. Bu yolla parasını tahsil edebiliyor.
Kredilerden vatandaşın haberi olmadan işsizlik sigortası ve hayat sigortası yapılıyor. Bu ne derece doğru?
Kredilerde müracaat ettiğiniz banka 1 iş günü geçtikten sonra banka bilgilendirme formu verir. Yapılacak işlemler, faiz oranı, hayat sigortası, işsizlik sigortası konusunda bilgi formunuz olmalı. Siz onları kabul edersiniz ve sözleşmeyi imzalarsınız. Banka, sizin izniniz olmadan akla hayale gelmeyecek şekilde paralar kesiyor. Bu paraların hepsi haksızdır. Tüketicilerin bunu geri isteme hakkı vardır. Habersiz bir şekilde banka tarafından işsizlik sigortası yapılan kişinin tazminat alma hakkı var.
Tüketici Birlikleri ne tür yönlendirmeler yapıyor?
Öncelikle hukuki destek veriyoruz. İlgili mercilere başvurularında ücretsiz dilekçe örnekleri veriyoruz. Örnek yargı kararları konusunda da yardımcı oluyoruz. www.tuketiciler.org adresinden güncel bilgilere ulaşabilirler.
Alınan krediler de erken ödeme bedeli var mı?
Çoğu banka erken ödeme adı altında vatandaştan yeniden ücret alıyor.Bunlar çok yüksek rakamlar. Borcunuzu yeniden yapılandırdığınız taktirde, banka sizden yeniden yapılandırma bedeli alıyor. Bu paradan sizin haberiniz olsa bile alınan para haksız kazançtır. İlgili meciye müracaat etmeden önce, bankaya müracaat edip paranın iadesini talep edebilirsiz. Aksi halde tüketici mahkemesine başvurun.
Kaynak: Haber 7
17 Ekim 2012 Çarşamba
Bankalar zorla yaptıkları sigortaları iptal etmeliler
Yapı Kredi'den ev kredisi çektiğim sırada bana bilgim dahilinde Dask, hayat sigortası bilgisi verilmişti. Bu yıl yenileme zamanı yaklaştığında bankanın Firüzköy şubesini arayarak Dask'ın yasal zorunluluk olduğunu, diğer sigortaları ise istemediğimi Hatice hanıma bildirdim. Bana dönüş yapacağını söyledi ve 3 hafta dönüş olmadı. Sonrasında bankayı aradığımda, Duygu hanım işi devraldığını ve kayıtlı mail adresim olmadığını, bu nedenle başka yollarla bana dönüş yapma zorunluluğu olmadığı şeklinde agresif ve etik dışı bir tutumla bilgi verdi. Aksini istememe rağmen sigortalar yapıldı. Sigortaların iptalini ve Duygu hanım gibi bizim ödediğimiz paralarla maaş alan kişilerin daha özenle seçilmesini rica ediyorum. Zorla yapılan sigortaların tarafıma iade edilmesini istiyorum.
İsmail B.
İsmail B.
10 Eylül 2012 Pazartesi
Kopyalanan kredi kartları ile Akbank ve Yapı Kredi Bankası şikayeti
Kredi kartlarım kopyalandı. Bankalar güvenlik sistemi açıklarından kaynaklanan zararlarını ısrarla tarafımdan tahsil etmeye çalışıyorlar.
Akbank Florya şubesinden 04.03.2012 tarihinde toplam 3070 TL ve YKB Florya şubesinden ise 04.03.2012 tarihinde 2000 TL ve 05.03.2012 tarihinde 1000 TL para çekilmesi işlemleri,
kredi kartı bilgileri ve kart şifre bilgilerim bilmediğim şekilde kopyalanarak üretilmiş kartlar ile gerçekleştirilmiştir. Banka tarafından üretilerek tarafıma gönderilmiş olan kart ve şifre bilgileri halen tarafımdan muhafaza edilmektedir.
Olayı farkettiğim an itibariyle Yapı Kredi Bankası ve Akbank kredi kartlarımı ve Finansbank (3 adet), Citibank (1 adet), AsyaBank (2 adet) kartımın tamamını iptal ettirdim. Savcılığa giderek suç duyurusunda bulundum. 08.04.2012 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’a suç duyurusunda bulundum, dosya numarası 2012/8931 dir. Halen ilgili dosyanın yasal süreçleri devam etmektedir. Akbank ve Yapı Kredi Bankasına sözlü, yazılı dilekçe ve resmi olarak noter yolu ile bahsi geçen işlemlere itiraz ve iade talebime rağmen bankalar itiraz ettiğim işlemler için geri ödeme yapmadılar. Dosya numarasını belirttiğim ve halen yasal süreci devam eden Savcılık soruşturmasına ve itirazlarıma verdikleri tek cevap ve tek gerekçeleri de "Kart ve şifre aynı anda kullanılmadığı taktirde para çekme işlemi gerçekleştirilemez" şeklindedir.
Ben halen ilgili kartlarımı muhafaza etmekteyim. Bankaların tarafıma verdiği ve dolandırılarak mağdur edilmeme neden olan YKB ve Akbank kredi kartlarının bankaların ürettiği orjinal kartlar kullanılmadan gerçekleştirildiğini ispat edebilecek sistem, makine ve bilirkişi, uzman görüşü ile gayet kolay ispat edilebilecektir. Mutlaka banka tarafından üretilmiş kart ile kopya kart arasındaki fark anlaşılabiliyordur.
Yaklaşık 1-1,5 ay önce işyerinden arkadaşım olan Şebnem Fırat'ı Akbank'tan arayıp "kredi kartınızın kopyalanmış olma olasılığına karşın kartınızı kullanıma kapattık" diyorlar. Bu duyarlılığı gösteren Akbank tüm yazılı itirazlarıma rağmen bu kadar duyarsızca itiraz ettiğiniz işlemler için "orjinal kartlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir" cevabını vermektedir.
Bankaların ürettikleri kartlarının kopyalanmasında sorumluluk sahibi olmadıklarını düşünür şekilde verdikleri cevaptan çok rahatsızım. Hatta ve hatta olaya karşı ilgisiz ve vurdum duymaz tutumlarıyla psikolojimi bozdular. Kanunlar bankaları koruyor o nedenle rahatlar. İtiraz ettiğim işlemlerin, elimdeki kartlar yani Akbank ve Yapı Kredi Bankasının bana sağlamış olduğu kartlar kullanılmadan yapıldığını tespit edebilecek kişi /sistem /makina olduğu ve teknik olarak kanıtlanabilmesi mümkündür.
Bu konuda destek alabileceğim kişi, kurum bilgisi konusunda yardımınızı rica ediyorum. Yeterince maddi, manevi, psikolojik mağduriyet çektim. Olayın gerçekleştiği gün eşimin doğum günü nedeni ile misafirimiz vardı. Ertesi akşam da yeğenimin doğum günü vardı ve annemlerdeydik. Kartlar bende ve yanımda idi. Kesinlikle çalınmadı ve hiç bir şekilde bilgilerim hiç bir kimse ile paylaşılmadı. Tüm bunlara rağmen başıma gelenler tam bir fiyaskodur.
Savcılıkta devam dosya ile ilgili olarak Emniyet Müdürlüğüne kamera görüntülerini izlemek ve tespit etmek için gittim. Suçlu başörtüsü takmış ve ayrıca şal sarmış gözlerinden boynuna kadar. Kısaca sadece gözleri görünüyordu. Ne tanıdığım, ne de bildiğim biri. Banka yüzü gözü kapalı bir kişiye niçin benim bilgilerimi kopyalayarak kullanmaya çalışmasını niçin engelleyemiyor? Niçin beni mağdur ediyor? Bana ait bilgileri kopyalayarak, kullanabilecek kart üretmelerine niçin imkan sağlıyor (ürettiği kartın kopyalanabilmesi ve güvenlik sisteminin kopya kart işlemlerini algılayamaması) Ben niye mağdur oluyorum.
Maalesef ki bankalar sadece kendi çıkarları doğrultusunda cevap veriyorlar. Direk ihmalin de bende olduğunu iddia etmekten başka verdikleri bir cevap yok. Ben kartlarımın kullanımı ile ilgili olarak güvenlik ve şifre bilgilerinin paylaşılması konusunda asla ve asla herhangi bir ihmalim söz konusu olmadığı gibi kart ve şifre bilgilerimi kimse ile paylaşmadım o nedenle ısrarla itiraz etmekteyim. Dolayısıyla itiraz ettiğim tarafımdan yapılmamış ve itiraz edilmiş işlemlere ilişkin ödeme yapmayacağımı ve sadece tarafımdan yapılmış işlemlere ilişkin ödemeleri yapacağımı bankalara tekrar tekrar bildirdim. Yani bankalar itirazlarıma verdikleri cevaplardan da anlaşılacağı üzere sorumluluklarını sadece kart vermekle sınırlamış gibi sanıyorlar. Güvenlik sistemi yazılımları ve/veya bununla ilgili alt yapıyı oluşturmak gibi bir sorumlulukları yok sanki. Kabulün yanından bile geçmiyorlar.
Ben bu işlemleri yapmadım ve yapmakla suçlanıyorum, aslında bankaların güvenlik sistemlerinden kaynaklanan zararı bana ödetmeye çalıştığı gayet açıktır.
Teknik olarak chip card üzerinde belki de en son hangi işlemlerin yapıldığı log olarak tutulmaktadır. Orjinal kart ile üretilmiş kart kullanılarak yapılmış işlem arasında bir kod farkı mutlaka olmalıdır. Sistemdeki işlem kayıtlarında ID nosu v.s detayları internet bankacılığı sayfasında göremiyoruz ve bu detaylar banka tarafından görülebilen detaylardır. Bizimle paylaşmadıkları için kendilerini haklı olarak lanse etmektedirler. Olayların gerçekleşmesindeki tüm sorumluluğu bize yani müşterilerine yüklemektedirler.
Bankalar tarafından üretilerek tarafıma verilmiş olan kartlarıma ait kart ve şifre bilgileri hiçbir şekilde kimse ile paylaşılmamıştır ve halen tarafımda muhafaza edilmektedir. Tüm bunlara rağmen;
İtiraz ettiiğim işlemlere ilşkin olarak bankalardan gelen cevaplar “İtiraz edilen işlemler orginal kart ile yapılmıştır. Kart ve şifre bilgileri gizliliği kullanıcı sorumluluğundadır.” ifadelerinden;
- Banka güvenlik sistemleri kopya kart ile yapılan işlemleri algılayamamaktadır.
- Banka tarafından üretilerek müşterilerinize kullanmaları için verdiğiniz kartlar kopyalanabililen özellikte üretilmekteler.
(Örneğin;Herbir Ethernet kartının bile bir MAC adresi var güvenliğin üst düzey ihtiyaç duyulduğu endüstriyel haberleşme sistemlerinde, değişken IP adresi sorgulaması yapılmaz, MAC adresi de sorgulanarak haberleşme yapılır. Bankanın verdiği kartlarda CHIPCARD olmasına rağmen, kartlar birileri tarafından kopyalanabiliyor ve benim gibi mağdurlar oluşuyor. Başka bir örnek ise Turkcell sim kartınızı kullanarak yurt dışından getirdiğiniz telefon/modem i kayıt ettirip kullanmadınız ise sim kartınız otomatik kilitleniyor.)
- Banka, kameralarında tanımlanamayan kişilere, kartıma ve şahsıma ait limitleri kullandıran bir güvenlik sistemi kullanmaktalar. (Yüz karşılaştırma , mercek tanıma yada benzeri bir sistem kullanılabilirdi)
Güvenlik kamera kayıtlarının hangi amaç için kullanıldığını sormak istiyorum, ben olmama rağmen bu işlemlerin gerçekleşmesine niçin izin verilmiştir? Kartınız kopyalanabiliyor, güvenlik sisteminiz kopya kart işlemlerini algılamıyor ve 15000 TL limitli kartıma sağladığınız güvenlik bu kadar. Kamerada görünen kişinin kart sahibine ait olduğu niçin sorgulanmamıştır? Kartıma sağladığınız güvenlik sistemi zaafiyetinden ben mağdur ediliyorum.
Sisteminizin hatalarından kaynaklanan zararları müşterilerinizden tahsil etmek konusundaki ısrarınız ve yaklaşımınız nedeni ile ben ve benim gibi birçok kredi kartı kullanısının da kart kullanmamak ve kartlarını iptal ettirmek şeklinde tepkileri oluşmuştur. Ben her platformda yapmadığım ve itiraz ettiğim işlere karşı bankanızın tavrını ifade etmeye devam edeceğim. Bankanızın kartlarımıza sağladığı güvenliği verdiğiniz cevaplardan çok açık ve net anlaşılmaktadır. Bankanızın büyüklüğüne yakışır bir tavır sergilemesi gerekir iken beni çok şaşırtan bu yaklaşımınız hiç adil değildir.
İtiraz ettiğim işlemlerin tarafımdan yapılmadığını belgeleyecek tüm belge ve bilgiler (gerek kamera kayıtları, gerek kopya kart ile yapılmış işlemin kopya kart ve banka tarafından üretilmiş kart arasında mutlaka bir fark olması gerektiği düşünüldüğünde kart ID nosu yada başka bir code numarası bilgisi ya da adı ne ise) bankaların güvenlik sistemlerinde yer almaktadır ya da alması gerekmektedir. Tekrar bildirmek istiyorum bankalarca verilmiş kartlar halen tarafımdan muhafaza edilmektedir, gerektiğinde güvenlik sisteminizin kopya kartı algılayıp algılamadığının kontrolü için ilgili yasal mercilere teslim edilecektir. Ne kart , ne de şifre bilgimi hiç kimse ile paylaşmadığımı tekrar ediyorum.
Konuya ilişkin olarak da dolandırıcılık olayının aydınlığa kavuşması için YKB nın 14 yıllık müşterisi olmam dolayısıyla işbirlik ve yardımlarını beklemiş olmama rağmen banka tarafından tüm itirazlarıma sürekli kayıtsız kalınmıştır.
YKB ve AKBANK bankalarının kartlarıma sağladığı güvenlik sisteminin zaafiyetinden kaynaklanan ve tarafımdan gerçekleştirilmemiş işlem ve ücretlerin en kısa sürede tarafıma iade edilmesi yolu ile maddi ve manevi zararımın giderilmesini talep ettim.
Bankaların konuyla ilgili yazılı ve noter yolu ile yaptığım tüm itirazlarıma karşı duyarsızlığından ve halen zararımın, mağduriyetimin giderilmemiş olmasından şikayetçiyim.
YKB İŞLEMLERİ İTİRAZ ve DETAYLARI:
Benim tarafımdan yapılmayan YKB Bankası Vadesiz Hesabımdan Kredi Kartı ile yapılan ATM işlemleri :
1- İşlem Tarihi :05.03.2012 21:51:04
İşlem Refe : 201521775734
İşlem Yapılan Hesap : Gazibulvarı Şubesi – 72509876
Barkod : 2015247133204
Dekont Sıra No : -
Tutar : 1000 TL
Açıklama : ATM1230 Nakit para çekim işlemi 004301 0403 2150/
2- İşlem Tarihi :05.03.2012 21:51:44
İşlem Ref : 201522847840
İşlem Tipi : ATM HESAPTAN PARA ÇEKME BİLGİ FİŞİ KOMİSYONU
İşlem Yapılan Hesap : Gazibulvarı Şubesi – 72509876
Barkod : 2015247133402
Dekont Sıra No : 22657
Tutar : 0,4 TL
Açıklama : ATM1230 BİLGİ FİŞİ YAZDIRMA ÜCRETİ
Benim tarafımdan yapılmayan YKB Bankası Kredi Kartı Nakit Avans Çekimi ATM işlemleri:
3- İşlem Tarihi :04.03.2012
Tutar : 2000 TL
Açıklama : Florya Plus1 İstanbul (ATM den para çekimi)
4- İşlem Tarihi :04.03.2012
Tutar : 65 TL
Açıklama : Nakit Çekim Ücreti
AKBANK İŞLEMLERİ İTİRAZ ve DETAYLARI:
Benim tarafımdan yapılmayan Akbank Kredi Kartı Nakit Avans Çekimi ATM işlemleri:
Akbank 5218 0710 2811 0631 Axess Card bilgilerim kullanılarak 04.03.2012 tarihinde 2500 TL kredi kartımdan nakit avans çekimi, (Florya Şubesi bankamatiğinden)
Benim tarafımdan yapılmayan Akbank Bankası Vadesiz Hesabımdan Kredi Kartı ile yapılan ATM işlemleri:
Göztepe şubesi vadesiz hesabımdan 570 TL para çekilmiştir.(Florya Şubesi bankamatiğinden)
Kredi Kartı Limit Bilgilerim:
Max.Para Çekme Limiti :2000 TL
Mevcut Çekme Limiti :1000 TL
Yeni Para Çekme Limiti : 1000 TL
yani günlük max para çekme limiti 1000 TL olmasına rağmen toplamda 3070 TL, 04.03.2012 tarihinde yaklaşık 10-15 dakika içerisinde bankanızın Florya Şubesi bankamatiğinden para çekilmiştir.
Bunun dışında, vadesiz hesabımın SMS bildirimi olmasına rağmen olayın gerçekleştiği 04.03.2012 tarihinde hiçbir SMS bildirimi almadım. Turkcell müşteri hizmetlerini de arayarak o tarihte vadesiz hesabımdan
para çekildiğine dair Akbank tarafından SMS bildirmi gönderilmediğinin teyidini aldım.
Akbank kartı kart üyelik aidatı olarak ayrıca para talep etmektedir.
Kredi Kartı Kart Kullanıcısı Sorumlulukları ;
- Kredi kartı şifre gizliliği kredi kartı hamiline aittir.
- Ben kart bilgilerimi ve şifre bilgimi kimse ile paylaşmadım , kartım halen tarafımdan muhafaza edilmektedir.
Bankaların Görev ve Sorumlulukları ;
- Kredi Kartı ,ATM , ATM lerin güvenlik kameraları(uygun çözününürlükte güvenlik kamerası bulundurulması ve güvenlik kameralarının “Time synchronization” sağlanması işlemleri),
- POS makinaları,internet bankacılığı web arayüzü ve arayüzün güvenlik yazılımı,İşlem provizyonlarına cevap veren sistem ve bu sistemin güvenlik yazılımları ve bu yazılımların güncel tutulması bankaların sorumluluğundadır.
Bankaların Sağlayamadığı Sorumluluklar, beni ve benim gibi diğer kredi kartı kullanıcı müşterilerini mağdur etme nedenleri ;
1-) Bankalar tarafından üretilmiş Kredi Kartları , Kopyalanamayan Bir Teknoloji ile Üretilememiş olmasından , (Örneğin;Herbir Ethernet kartının bile bir MAC adresi var güvenliğin üst düzey ihtiyaç duyulduğu endüstriyel haberleşme sistemlerinde , değişken IP adresi sorgulaması yapılmaz , MAC adresi de sorgulanarak haberleşme yapılır.Yine başka bir örnek ise Turkcell , yurtdışından getirmiş olduğunuz modem yada telefon kayıtlı değil ise SIMCARD bloke oluyor. Bankanın verdiği kartlarda CHIPCARD olmasına rağmen, kartlar birileri tarafından kopyalanabiliyor ve benim gibi mağdurlar oluşuyor.)
2-) Pos makinaları yada ATM ler kullanılarak yapılan işlemlerde merkezi güvenlik sisteminiz provizyon işlem taleplerine cevap veren sisteminiz ve/veya severlarınızca kopyalanarak üretilmiş kartları yani banka tarafından üretilmemiş kartları algılayamamaktadır.
Provizyonlara cevap veren sistem banka tarafından üretilmiş kartlara provizyon veriyor iken kopyalanarak üretilmiş kartla yapılmaya çalışılan işlemlere ret yanıtı vermelidir.
Kopya kart ile yapılmak istenmiş işlemler sistem tarafından algılanamamış ve onay verilerek gerçekleştirilmesine inkanı verilmiştir.
Bankaların kartlarıma sağladığı güvenlik sisteminin zaafiyetinden kaynaklanan zararlarının ve tarafımdan gerçekleştirilmemiş işlem ve tutarları, tüm yazılı , sözlü ,resmi itirazlarıma rağmen bankanız tarafından ısrarla benden tahsil edilmeye çalışılmaktadır.
16.04.2012 tarihli gazete ve televizyon haberlerinde yer alan “Pizzacı kredi kartı dolandırıcılığı” benzeri bir metod ile bende mağdur edildim ve 16.04.2012 tarihli Kanal Türk ana haber bülteninde konu ile ilgili benzer şekilde dolandırılmış olmam nedeni ile , yani ya alışveriş mekezindeki pos makimasından yada ATM lere takılan bilmediğim ve farketmediğim kopyalama aparatları kullanılarak kart ve şifre bilgilerim kopyalanması nedeni ile ilgili röpörtaja katıldım.
Kart kopyalamasının nerede ve nasıl , para çekim işlemlerinin kimin tarafından yapıldığına ilşikin olarak tüm bilgi ve belgeler bankalarda bulunmaktadır.
Kart kopyalamasının nerede yapıldığına ilişkin bir sonuç çıkarabilmem için ;
Kredi Kartı ile sisteme online olunmuş fakat proyvizyon gerçekleştirilmemiş iş yeri POS makinası yada ATM nin işlemlerinin detaylarının bilgileri önemlidir.
Akbank ve YKB nın aynı anda sisteme online olduğu ve sadece 1 bankadan provizyon alındığı noktanın tespiti için önemlidir.Bu bilgiler kredi kartı kopyalama işlemi sisteme bağlı iken yapılıyor ise varsayımı için geçerlidir.
Savcılıkta devam eden yasal sürece paralel olarak ayrıca tüketici mahkemesinde dava açarak daha hızlı sonuç alabilir miyim?
Konu ile ilgili görüş ve önerilerinizi belirtmenizi rica ediyorum.
Özlem Ş.
Akbank Florya şubesinden 04.03.2012 tarihinde toplam 3070 TL ve YKB Florya şubesinden ise 04.03.2012 tarihinde 2000 TL ve 05.03.2012 tarihinde 1000 TL para çekilmesi işlemleri,
kredi kartı bilgileri ve kart şifre bilgilerim bilmediğim şekilde kopyalanarak üretilmiş kartlar ile gerçekleştirilmiştir. Banka tarafından üretilerek tarafıma gönderilmiş olan kart ve şifre bilgileri halen tarafımdan muhafaza edilmektedir.
Olayı farkettiğim an itibariyle Yapı Kredi Bankası ve Akbank kredi kartlarımı ve Finansbank (3 adet), Citibank (1 adet), AsyaBank (2 adet) kartımın tamamını iptal ettirdim. Savcılığa giderek suç duyurusunda bulundum. 08.04.2012 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’a suç duyurusunda bulundum, dosya numarası 2012/8931 dir. Halen ilgili dosyanın yasal süreçleri devam etmektedir. Akbank ve Yapı Kredi Bankasına sözlü, yazılı dilekçe ve resmi olarak noter yolu ile bahsi geçen işlemlere itiraz ve iade talebime rağmen bankalar itiraz ettiğim işlemler için geri ödeme yapmadılar. Dosya numarasını belirttiğim ve halen yasal süreci devam eden Savcılık soruşturmasına ve itirazlarıma verdikleri tek cevap ve tek gerekçeleri de "Kart ve şifre aynı anda kullanılmadığı taktirde para çekme işlemi gerçekleştirilemez" şeklindedir.
Ben halen ilgili kartlarımı muhafaza etmekteyim. Bankaların tarafıma verdiği ve dolandırılarak mağdur edilmeme neden olan YKB ve Akbank kredi kartlarının bankaların ürettiği orjinal kartlar kullanılmadan gerçekleştirildiğini ispat edebilecek sistem, makine ve bilirkişi, uzman görüşü ile gayet kolay ispat edilebilecektir. Mutlaka banka tarafından üretilmiş kart ile kopya kart arasındaki fark anlaşılabiliyordur.
Yaklaşık 1-1,5 ay önce işyerinden arkadaşım olan Şebnem Fırat'ı Akbank'tan arayıp "kredi kartınızın kopyalanmış olma olasılığına karşın kartınızı kullanıma kapattık" diyorlar. Bu duyarlılığı gösteren Akbank tüm yazılı itirazlarıma rağmen bu kadar duyarsızca itiraz ettiğiniz işlemler için "orjinal kartlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir" cevabını vermektedir.
Bankaların ürettikleri kartlarının kopyalanmasında sorumluluk sahibi olmadıklarını düşünür şekilde verdikleri cevaptan çok rahatsızım. Hatta ve hatta olaya karşı ilgisiz ve vurdum duymaz tutumlarıyla psikolojimi bozdular. Kanunlar bankaları koruyor o nedenle rahatlar. İtiraz ettiğim işlemlerin, elimdeki kartlar yani Akbank ve Yapı Kredi Bankasının bana sağlamış olduğu kartlar kullanılmadan yapıldığını tespit edebilecek kişi /sistem /makina olduğu ve teknik olarak kanıtlanabilmesi mümkündür.
Bu konuda destek alabileceğim kişi, kurum bilgisi konusunda yardımınızı rica ediyorum. Yeterince maddi, manevi, psikolojik mağduriyet çektim. Olayın gerçekleştiği gün eşimin doğum günü nedeni ile misafirimiz vardı. Ertesi akşam da yeğenimin doğum günü vardı ve annemlerdeydik. Kartlar bende ve yanımda idi. Kesinlikle çalınmadı ve hiç bir şekilde bilgilerim hiç bir kimse ile paylaşılmadı. Tüm bunlara rağmen başıma gelenler tam bir fiyaskodur.
Savcılıkta devam dosya ile ilgili olarak Emniyet Müdürlüğüne kamera görüntülerini izlemek ve tespit etmek için gittim. Suçlu başörtüsü takmış ve ayrıca şal sarmış gözlerinden boynuna kadar. Kısaca sadece gözleri görünüyordu. Ne tanıdığım, ne de bildiğim biri. Banka yüzü gözü kapalı bir kişiye niçin benim bilgilerimi kopyalayarak kullanmaya çalışmasını niçin engelleyemiyor? Niçin beni mağdur ediyor? Bana ait bilgileri kopyalayarak, kullanabilecek kart üretmelerine niçin imkan sağlıyor (ürettiği kartın kopyalanabilmesi ve güvenlik sisteminin kopya kart işlemlerini algılayamaması) Ben niye mağdur oluyorum.
Maalesef ki bankalar sadece kendi çıkarları doğrultusunda cevap veriyorlar. Direk ihmalin de bende olduğunu iddia etmekten başka verdikleri bir cevap yok. Ben kartlarımın kullanımı ile ilgili olarak güvenlik ve şifre bilgilerinin paylaşılması konusunda asla ve asla herhangi bir ihmalim söz konusu olmadığı gibi kart ve şifre bilgilerimi kimse ile paylaşmadım o nedenle ısrarla itiraz etmekteyim. Dolayısıyla itiraz ettiğim tarafımdan yapılmamış ve itiraz edilmiş işlemlere ilişkin ödeme yapmayacağımı ve sadece tarafımdan yapılmış işlemlere ilişkin ödemeleri yapacağımı bankalara tekrar tekrar bildirdim. Yani bankalar itirazlarıma verdikleri cevaplardan da anlaşılacağı üzere sorumluluklarını sadece kart vermekle sınırlamış gibi sanıyorlar. Güvenlik sistemi yazılımları ve/veya bununla ilgili alt yapıyı oluşturmak gibi bir sorumlulukları yok sanki. Kabulün yanından bile geçmiyorlar.
Ben bu işlemleri yapmadım ve yapmakla suçlanıyorum, aslında bankaların güvenlik sistemlerinden kaynaklanan zararı bana ödetmeye çalıştığı gayet açıktır.
Teknik olarak chip card üzerinde belki de en son hangi işlemlerin yapıldığı log olarak tutulmaktadır. Orjinal kart ile üretilmiş kart kullanılarak yapılmış işlem arasında bir kod farkı mutlaka olmalıdır. Sistemdeki işlem kayıtlarında ID nosu v.s detayları internet bankacılığı sayfasında göremiyoruz ve bu detaylar banka tarafından görülebilen detaylardır. Bizimle paylaşmadıkları için kendilerini haklı olarak lanse etmektedirler. Olayların gerçekleşmesindeki tüm sorumluluğu bize yani müşterilerine yüklemektedirler.
Bankalar tarafından üretilerek tarafıma verilmiş olan kartlarıma ait kart ve şifre bilgileri hiçbir şekilde kimse ile paylaşılmamıştır ve halen tarafımda muhafaza edilmektedir. Tüm bunlara rağmen;
İtiraz ettiiğim işlemlere ilşkin olarak bankalardan gelen cevaplar “İtiraz edilen işlemler orginal kart ile yapılmıştır. Kart ve şifre bilgileri gizliliği kullanıcı sorumluluğundadır.” ifadelerinden;
- Banka güvenlik sistemleri kopya kart ile yapılan işlemleri algılayamamaktadır.
- Banka tarafından üretilerek müşterilerinize kullanmaları için verdiğiniz kartlar kopyalanabililen özellikte üretilmekteler.
(Örneğin;Herbir Ethernet kartının bile bir MAC adresi var güvenliğin üst düzey ihtiyaç duyulduğu endüstriyel haberleşme sistemlerinde, değişken IP adresi sorgulaması yapılmaz, MAC adresi de sorgulanarak haberleşme yapılır. Bankanın verdiği kartlarda CHIPCARD olmasına rağmen, kartlar birileri tarafından kopyalanabiliyor ve benim gibi mağdurlar oluşuyor. Başka bir örnek ise Turkcell sim kartınızı kullanarak yurt dışından getirdiğiniz telefon/modem i kayıt ettirip kullanmadınız ise sim kartınız otomatik kilitleniyor.)
- Banka, kameralarında tanımlanamayan kişilere, kartıma ve şahsıma ait limitleri kullandıran bir güvenlik sistemi kullanmaktalar. (Yüz karşılaştırma , mercek tanıma yada benzeri bir sistem kullanılabilirdi)
Güvenlik kamera kayıtlarının hangi amaç için kullanıldığını sormak istiyorum, ben olmama rağmen bu işlemlerin gerçekleşmesine niçin izin verilmiştir? Kartınız kopyalanabiliyor, güvenlik sisteminiz kopya kart işlemlerini algılamıyor ve 15000 TL limitli kartıma sağladığınız güvenlik bu kadar. Kamerada görünen kişinin kart sahibine ait olduğu niçin sorgulanmamıştır? Kartıma sağladığınız güvenlik sistemi zaafiyetinden ben mağdur ediliyorum.
Sisteminizin hatalarından kaynaklanan zararları müşterilerinizden tahsil etmek konusundaki ısrarınız ve yaklaşımınız nedeni ile ben ve benim gibi birçok kredi kartı kullanısının da kart kullanmamak ve kartlarını iptal ettirmek şeklinde tepkileri oluşmuştur. Ben her platformda yapmadığım ve itiraz ettiğim işlere karşı bankanızın tavrını ifade etmeye devam edeceğim. Bankanızın kartlarımıza sağladığı güvenliği verdiğiniz cevaplardan çok açık ve net anlaşılmaktadır. Bankanızın büyüklüğüne yakışır bir tavır sergilemesi gerekir iken beni çok şaşırtan bu yaklaşımınız hiç adil değildir.
İtiraz ettiğim işlemlerin tarafımdan yapılmadığını belgeleyecek tüm belge ve bilgiler (gerek kamera kayıtları, gerek kopya kart ile yapılmış işlemin kopya kart ve banka tarafından üretilmiş kart arasında mutlaka bir fark olması gerektiği düşünüldüğünde kart ID nosu yada başka bir code numarası bilgisi ya da adı ne ise) bankaların güvenlik sistemlerinde yer almaktadır ya da alması gerekmektedir. Tekrar bildirmek istiyorum bankalarca verilmiş kartlar halen tarafımdan muhafaza edilmektedir, gerektiğinde güvenlik sisteminizin kopya kartı algılayıp algılamadığının kontrolü için ilgili yasal mercilere teslim edilecektir. Ne kart , ne de şifre bilgimi hiç kimse ile paylaşmadığımı tekrar ediyorum.
Konuya ilişkin olarak da dolandırıcılık olayının aydınlığa kavuşması için YKB nın 14 yıllık müşterisi olmam dolayısıyla işbirlik ve yardımlarını beklemiş olmama rağmen banka tarafından tüm itirazlarıma sürekli kayıtsız kalınmıştır.
YKB ve AKBANK bankalarının kartlarıma sağladığı güvenlik sisteminin zaafiyetinden kaynaklanan ve tarafımdan gerçekleştirilmemiş işlem ve ücretlerin en kısa sürede tarafıma iade edilmesi yolu ile maddi ve manevi zararımın giderilmesini talep ettim.
Bankaların konuyla ilgili yazılı ve noter yolu ile yaptığım tüm itirazlarıma karşı duyarsızlığından ve halen zararımın, mağduriyetimin giderilmemiş olmasından şikayetçiyim.
YKB İŞLEMLERİ İTİRAZ ve DETAYLARI:
Benim tarafımdan yapılmayan YKB Bankası Vadesiz Hesabımdan Kredi Kartı ile yapılan ATM işlemleri :
1- İşlem Tarihi :05.03.2012 21:51:04
İşlem Refe : 201521775734
İşlem Yapılan Hesap : Gazibulvarı Şubesi – 72509876
Barkod : 2015247133204
Dekont Sıra No : -
Tutar : 1000 TL
Açıklama : ATM1230 Nakit para çekim işlemi 004301 0403 2150/
2- İşlem Tarihi :05.03.2012 21:51:44
İşlem Ref : 201522847840
İşlem Tipi : ATM HESAPTAN PARA ÇEKME BİLGİ FİŞİ KOMİSYONU
İşlem Yapılan Hesap : Gazibulvarı Şubesi – 72509876
Barkod : 2015247133402
Dekont Sıra No : 22657
Tutar : 0,4 TL
Açıklama : ATM1230 BİLGİ FİŞİ YAZDIRMA ÜCRETİ
Benim tarafımdan yapılmayan YKB Bankası Kredi Kartı Nakit Avans Çekimi ATM işlemleri:
3- İşlem Tarihi :04.03.2012
Tutar : 2000 TL
Açıklama : Florya Plus1 İstanbul (ATM den para çekimi)
4- İşlem Tarihi :04.03.2012
Tutar : 65 TL
Açıklama : Nakit Çekim Ücreti
AKBANK İŞLEMLERİ İTİRAZ ve DETAYLARI:
Benim tarafımdan yapılmayan Akbank Kredi Kartı Nakit Avans Çekimi ATM işlemleri:
Akbank 5218 0710 2811 0631 Axess Card bilgilerim kullanılarak 04.03.2012 tarihinde 2500 TL kredi kartımdan nakit avans çekimi, (Florya Şubesi bankamatiğinden)
Benim tarafımdan yapılmayan Akbank Bankası Vadesiz Hesabımdan Kredi Kartı ile yapılan ATM işlemleri:
Göztepe şubesi vadesiz hesabımdan 570 TL para çekilmiştir.(Florya Şubesi bankamatiğinden)
Kredi Kartı Limit Bilgilerim:
Max.Para Çekme Limiti :2000 TL
Mevcut Çekme Limiti :1000 TL
Yeni Para Çekme Limiti : 1000 TL
yani günlük max para çekme limiti 1000 TL olmasına rağmen toplamda 3070 TL, 04.03.2012 tarihinde yaklaşık 10-15 dakika içerisinde bankanızın Florya Şubesi bankamatiğinden para çekilmiştir.
Bunun dışında, vadesiz hesabımın SMS bildirimi olmasına rağmen olayın gerçekleştiği 04.03.2012 tarihinde hiçbir SMS bildirimi almadım. Turkcell müşteri hizmetlerini de arayarak o tarihte vadesiz hesabımdan
para çekildiğine dair Akbank tarafından SMS bildirmi gönderilmediğinin teyidini aldım.
Akbank kartı kart üyelik aidatı olarak ayrıca para talep etmektedir.
Kredi Kartı Kart Kullanıcısı Sorumlulukları ;
- Kredi kartı şifre gizliliği kredi kartı hamiline aittir.
- Ben kart bilgilerimi ve şifre bilgimi kimse ile paylaşmadım , kartım halen tarafımdan muhafaza edilmektedir.
Bankaların Görev ve Sorumlulukları ;
- Kredi Kartı ,ATM , ATM lerin güvenlik kameraları(uygun çözününürlükte güvenlik kamerası bulundurulması ve güvenlik kameralarının “Time synchronization” sağlanması işlemleri),
- POS makinaları,internet bankacılığı web arayüzü ve arayüzün güvenlik yazılımı,İşlem provizyonlarına cevap veren sistem ve bu sistemin güvenlik yazılımları ve bu yazılımların güncel tutulması bankaların sorumluluğundadır.
Bankaların Sağlayamadığı Sorumluluklar, beni ve benim gibi diğer kredi kartı kullanıcı müşterilerini mağdur etme nedenleri ;
1-) Bankalar tarafından üretilmiş Kredi Kartları , Kopyalanamayan Bir Teknoloji ile Üretilememiş olmasından , (Örneğin;Herbir Ethernet kartının bile bir MAC adresi var güvenliğin üst düzey ihtiyaç duyulduğu endüstriyel haberleşme sistemlerinde , değişken IP adresi sorgulaması yapılmaz , MAC adresi de sorgulanarak haberleşme yapılır.Yine başka bir örnek ise Turkcell , yurtdışından getirmiş olduğunuz modem yada telefon kayıtlı değil ise SIMCARD bloke oluyor. Bankanın verdiği kartlarda CHIPCARD olmasına rağmen, kartlar birileri tarafından kopyalanabiliyor ve benim gibi mağdurlar oluşuyor.)
2-) Pos makinaları yada ATM ler kullanılarak yapılan işlemlerde merkezi güvenlik sisteminiz provizyon işlem taleplerine cevap veren sisteminiz ve/veya severlarınızca kopyalanarak üretilmiş kartları yani banka tarafından üretilmemiş kartları algılayamamaktadır.
Provizyonlara cevap veren sistem banka tarafından üretilmiş kartlara provizyon veriyor iken kopyalanarak üretilmiş kartla yapılmaya çalışılan işlemlere ret yanıtı vermelidir.
Kopya kart ile yapılmak istenmiş işlemler sistem tarafından algılanamamış ve onay verilerek gerçekleştirilmesine inkanı verilmiştir.
Bankaların kartlarıma sağladığı güvenlik sisteminin zaafiyetinden kaynaklanan zararlarının ve tarafımdan gerçekleştirilmemiş işlem ve tutarları, tüm yazılı , sözlü ,resmi itirazlarıma rağmen bankanız tarafından ısrarla benden tahsil edilmeye çalışılmaktadır.
16.04.2012 tarihli gazete ve televizyon haberlerinde yer alan “Pizzacı kredi kartı dolandırıcılığı” benzeri bir metod ile bende mağdur edildim ve 16.04.2012 tarihli Kanal Türk ana haber bülteninde konu ile ilgili benzer şekilde dolandırılmış olmam nedeni ile , yani ya alışveriş mekezindeki pos makimasından yada ATM lere takılan bilmediğim ve farketmediğim kopyalama aparatları kullanılarak kart ve şifre bilgilerim kopyalanması nedeni ile ilgili röpörtaja katıldım.
Kart kopyalamasının nerede ve nasıl , para çekim işlemlerinin kimin tarafından yapıldığına ilşikin olarak tüm bilgi ve belgeler bankalarda bulunmaktadır.
Kart kopyalamasının nerede yapıldığına ilişkin bir sonuç çıkarabilmem için ;
Kredi Kartı ile sisteme online olunmuş fakat proyvizyon gerçekleştirilmemiş iş yeri POS makinası yada ATM nin işlemlerinin detaylarının bilgileri önemlidir.
Akbank ve YKB nın aynı anda sisteme online olduğu ve sadece 1 bankadan provizyon alındığı noktanın tespiti için önemlidir.Bu bilgiler kredi kartı kopyalama işlemi sisteme bağlı iken yapılıyor ise varsayımı için geçerlidir.
Savcılıkta devam eden yasal sürece paralel olarak ayrıca tüketici mahkemesinde dava açarak daha hızlı sonuç alabilir miyim?
Konu ile ilgili görüş ve önerilerinizi belirtmenizi rica ediyorum.
Özlem Ş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











