dava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2014 Pazartesi

Facebook'tan 2 milyar dolarlık dava


Şirketin resmi hesabından yapılan açıklamada bu tarz aktivitelerde bulunan kişiler hakkında yasal işlem başlatıldığı ve mahkemede görülecek davaların toplamının yaklaşık 2 milyar dolar (4.6 milyar TL) olduğu duyuruldu.

Yayınladığı açıklamada “Platformumuzu kötüye kullananlarla savaşacağız” ifadesini kullanan Facebook, sitede spam yayan ve sahte ‘Like’ satan kişilere karşı bir mücadele yürüttüğünü açıkladı.

Uzmanlara göre, bazı şirketler sosyal medyada daha popüler olmak için Facebook gibi sitelerde para karşılığı kullanıcı ve beğeni satın alıyor.

Facebook ise, bazı şirketlerin uyguladığı bu stratejinin uzun vadede şirketlere yarardan ziyade zarar sağlayacağı düşünüyor.

1.3 milyar kullanıcısı bulunan Facebook, bazı şirketlere ‘Like’ satan bu tarz kişi ve kurumların siteye de zarar verdiği gerekçesiyle bir süredir çeşitli önlemler alıyordu.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Tüketici aldığı Peugeot marka otomobil boyalı çıkınca dava açtı


Eşim adına aldığımız sıfır aracın boyalı çıktığını öğrenmemiz üzerine Ankara Tüketici Hakem Heyetine başvurduk, bilirkişi incelemesi sonucunda, sıfır araç bedelini de geri kazandık ve ayrıca ilgili firmalar Genel Müdürlük ve bayisi hakkında İstanbul ve Ankara Ticaret Odalarına şikâyetimiz üzerine disiplin soruşturmaları açtırdık.

Mehmet Kayhan



Eskişehir Yolu 12.km. No: 354 Ümitköy adresindeki TEKOTO PEUGEOT ANKARA bayisinden 09/10/2007 tarihinde İsmail Akpınar adına sıfır olarak aldığı boyalı gizli ayıplı aracının satıcı TEKOTO PEUGEOT ANKARA bayisine geri iadesi ile ödediği araç fatura bedelinin tarafına iade edilmesi talebi kazanılmış ve Yargıtay’ca onanarak karar kesinleşmiştir.

Karar aşağıda ve eklerinde orijinali olarak halen yayımlanmaktadır:












9 Nisan 2014 Çarşamba

Bilinçli tüketicinin Tesco Kipa'ya karşı mücadelesi

Tesco Kipa'dan aldığı iki adet iPhone 5 cep telefonundan biri arızalı çıkınca tamir hakkını kullanan ancak yasal süresi içerisinde telefonu teslim edemeyen firmaya dava açan bilinçli tüketici Cengizhan Can, Tesco Kipa'dan ürün bedeli olan 3.979,80 TL'yi almak için dava açtı.

Bu davada inanıyoruz ki, tüketici haklarını hiçe sayanlar kaybedecek. Yılmadan mücadele ettiği için Cengizhan Bey'i tebrik ediyoruz. Güzel sonuçlarını yine burada paylaşacağız.

2 Şubat 2014 Pazar

Sosyeteye Chanel kazığı


Chanel’in Türkiye’deki mağazasının müdürü Cangül Soydemir Avdan, açtığı mobbing davasında, yöneticilerinin kendisine baskı yaparak bavulla kaçak ürün getirmesi için zorlandığını söyleyince ortalık karıştı. Savcılık olaya el koydu.

Dünyanın sayılı zenginlerinin ve Türkiye'de jet sosyetenin gözde markası Chanel bavul ticaretiyle suçlanıyor. Dünya genelinde 200 mağazası ve 1 milyar euro cirosu bulunan Chanel'ın Türkiye'ye getirdiği "kayıt dışı, kaçak ve faturasız ürünler" gümrüğe takıldı. Chanel'ın Türkiye'deki mağazalarındaki bilgisayarlara el kondu. İddiaya göre; Chanel'ın Nişantaşı ve İstinye Park'taki mağazalarında barkodlar, beyan edilen faturalar ve satışlar tutmadı.



Süreç, Chanel'ın Türkiye'deki ilk mağazasının müdürü olarak 2007'de işe giren Cangül Soydemir Avdan'ın İstanbul 18. İş Mahkemesi'nde açtığı mobbing davasıyla başladı. İddialara göre; Avdan 5 yıl ayda iki kez Paris'te bulunan Chanel'ın merkezine gitti. Avdan'ın kaldığı otele içinde kumaşlar, elbiseler ve çantalar olan bavullar bırakıldı. Avdan'a "Türkiye'ye dönüşte bunları götüreceksin" dendi. Bu uygulama yıllarca sürdü. Bundan rahatsız olan Avdan, bir gün yurt dışındaki yetkililere "Böyle bir işe alet olmak, bu bavulları taşımak istemiyorum" dedi. Bunun üzerine Türkiye'deki iki müdür A.Ç. ve Z.Ö., Avdan'a mobbing uyguladı. Daha sonra ürünleri A.Ç., Z.Ö. ve bir başka mağaza müdürü Z.D. getirmeye başladı. Bu süreçte Avdan'a "Depresyon ve yaygın anksiete bozukluğu" tanısı kondu. Dava kapsamında da Avdan için İstanbul Üniversitesi'nde 21 Ocak'ta bir rapor düzenlendi. Raporda "Minör depresyon ve yaygın anksiete bozukluğu olduğu ve bunun nedeninin iş yerinde yaşamış olduğu mobbinge uyumlu eylemler olduğunu" belirten bilimsel mütalaa verildi. Davada ifade veren Z.D. "Bavulla kumaş ve çeşitli ürünler getiriyorum" itirafında bulundu.

Bakanlık Devreye Girdi

Eş zamanlı olarak Avdan'ın avukatı Azim Çiğil, Avdan'a mobbing uygulandığı gerekçesiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na müracat etti. İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da olaya el koydu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genel Müdürü Ali Kemal Sayın imzasıyla "Chanel Moda ve Lüks Tüketim Ürünleri Şirketi'nin gümrüksüz ürün getirdiği, şirket içi denetim raporunda Türk vergi, muhasebe, kaçakçılıkla mücadele, kara para aklama ve diğer ceza kanunlarına mahalefet ettiği iddialarının araştırılması" talebi Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'ne iletildi. Gizli yürütülen soruşturmada büyük bir usulsüzlük olduğu ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten Gümrük Muhafaza Müdürlüğü, gümrük beyannamelerini ve faturaları tek tek inceledi, şüphelilerin ifadesini aldı.


15 yıla kadar hapis talep edilecek

Soruşturma kapsamında ele geçen "Chanel 2012 İç Denetim" raporunda da "Nişantaşı'ndaki en önemli 10 müşteri ve İstinye'deki 9 önemli müşteriye yapılan satışları seçtik ve gözlemledik. Bu 19 müşteri arasında, 18'inde satış kurallarına uyulmamış. Bayan U. 10 aylık süre zarfında 62 çanta, Bayan Ç.S. 8 ayda 54 çanta satın almış" tespiti yer aldı. Usulsüz ürünler ve kumaşların satışlarını gizlemek için muhasebe ve stok programlarında oynandığı belirlendi. Bu oynamalar şirket çalışanlarının maillerine yansıdı. Bazı çalışanların ifadesi alındı. Bilgisayar ve harddisklere el kondu. Toplanan deliller hafta içinde savcılığa teslim edilecek. Suça karışanlarla ilgili evrakta sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılacak. 3 kişiden fazla suça karışan olduğu kesinleşirse istenen ceza istemi yüzde 50 oranında artırılarak, dosya ağır ceza mahkemesine gönderilebilir. Usulsüz ve kaçak olarak Türkiye'ye getirilen ve ünlülerde bulunan çanta, elbise gibi Chanel ürünlerine el konacak.

Kaynak: Sabah

13 Nisan 2013 Cumartesi

Doktordan çok temiz, BOYALI sıfır km jeep



Nereye yazacağımı şaşırdım artık, umarım faydası dokunur… 22.02.2011 tarihinde 06 DH **** plaka, 1J4************** Şasi, 6429********** VIN numaralı 2011 model Grand Cherokee S-Limited 3.0 aracı satın aldım. Söz konusu aracımı orjinal fabrika çıkışlı ‘sıfır km.araç’ olarak yetkili ‘Jeep-Chrysler’ bayisinden ( Doğan Motorlu Araçlar –Ankara) aldım. Aynı yetkili satıcıdan ailecek almış olduğumuz 4.!!!!! SUV araçtır ve de kullandığım 5. Jeep marka otomobil. Şu anki aracımı bu güne kadar da hiçbir kaza v.s. olmaksızın kullandım.

28/10/2011  günü  araba satın almak üzere BMW Borusan Otomobile gittim. Görüşmeler sırasında, otomobilime 2 el ekspertiz uygulanması gerekti. Ancak  firmanın 2.el sorumlusu 3 parçasında boya olduğunu belirtti. Bu parçalar sağ ön çamurluk, sol ön kapı ve sol arka kapıdır. Bu şartlar altında aracı satın alamayacaklarını söylediler. Daha sonra gittiğim 4 farklı markanın yetkili satıcısında da benzer sonuç ortaya çıktı ve aracın kazasız kabul edilemeyeceği ancak ona göre fiyat verileceği belirtildi ya da satın alamayacaklarını belirttiler.

En sonunda, o tarihte halen Jeep yetkili servisi olan "Koluman Motorlu Araçlar Gölbaşı Servisi"ne giderek araca 2 el ekspertiz uygulanması yapılmasını istedim ve de aracın 3 parçasında boya tespit edildi. Kontrole ilişkin sonuç raporunun bir örneği Doğan Otomotiv’dedir ayrıca Koluman kayıtlarındadır.



Firmanın şikayet hattını arayıp kayıtlı şikayet bırakmış olmama ve yine telefonda 2 farklı yetkili ile görüşmeme rağmen herhangi bir dönüş yapılmadı. Bana telefonda bu durumun amerikan kökenli araçlar için normal olduğu söylendi. Aracın heryerinde 90-100 mikron arasında boya kalınlığı saptanırken söz konusu parçalar 150-175-190 değerlerinde sinyal yaratmakta ve firmanın yetkilisi dışında  başka hiçbir otomobil firması bu değerleri normal olarak değerlendirmemekte) (BMW,Mitsubishi,Peugeot,Volvo ve yetkili JEEP servisi koluman!!!!). Bunun üzerine fatura bedelinin senelik faizler ile ödenerek aracın geri alınması için dava açtım, 2 senedir dava devam ediyor. Bilirkişi raporu tutuldu ve aracın boyalı olduğu bilirkişi tarafından da resmi olarak tespit edildi. Ancak bu sefer de aracın ne kadar değer kaybına uğradığının tespit edilmesi için bilirkişi raporu istendi ve duruşma ertelendi (Aslında araç boyalı olduğu için zaten firmaların çoğu satın almadığından dolayı pratik olarak tamamen değer kaybına uğramış durumda). Zaten mahkemeyi kazansam bile karşı taraf yargıtay vs sürecini işleteceği için en az 1-2 sene daha sonuç almam mümkün değil. Herhalde firma yetkilileri de buna güvenerek ilk şikayet ettiğim zaman ilgisiz davrandılar. Bu kadar net bir şekilde aracın kusuru belgelenmişken böylesine uluslararası firmanın tavrı çok üzücü. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?

 Doç.Dr.Tolga TATAR

Not: Güvenlik nedeniyle araç bilgilerinin bir kısmı * işareti ile kapatılmıştır.

29 Mart 2013 Cuma

Tüketicinin dava masrafları kaldırılıyor


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayatı Yazıcı, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne ve Tüketici Mahkemesi'ne başvuran vatandaşların dava aşamasında oluşan masraflarını kaldıracaklarını bildirdi.



Hayati Yazıcı tüketicilere müjdeyi Ankara'da 16. Geleneksel Tüketici Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada verdi. Dava açma masrafının mevcut durumda bilir kişi incelemesi de dikkate alındığında 400 TL'ye kadar çıktığını belirten Yazıcı, 'Ülkemizde, tüketicilerin hak arama konusundaki çekingenliği dikkate alındığında bu masraflar, tüketicileri haklarını aramaktan vazgeçirebilecektir. Bu durum bakanlığımızın tüketicilerin hakları konusunda bilinç düzeylerini artırmaya ve hak arama yollarını daha da geliştirmeye yönelik politikalarını olumsuz etkileyecektir. Tüketicilerin uyuşmazlıklarını Tükeci Mahkemeleri'nin ve Tüketici Sorunları Hakem heyetlerinde masrafsız bir şekilde çözüme kavuşturmaya yönelik düzenlemelere, 'Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun Tasarısı taslağında yer verdik.'dedi.

Kaynak: Yeni Şafak

5 Ocak 2013 Cumartesi

Aviva sigorta şikayeti

2009 yılında yaptığım kazadan sonra aracım perte çıkmış ve raporları alınmıştı. Karşı tarafın maddi yüklerini sigorta şirketim Aviva sigorta ödeyecekti fakat 4 ay önce gelen haciz kararına şok oldum. Faizleriyle beraber  80.000 TL ödemek zorunda bırakıldım. Sebebi ise 22 yıllık ehliyetim olmasına rağmen sigorta şirketi beni ehliyetsiz göstermiş ve bu meblağı benden almak istiyor. Ailevi sebepler ve tayinlerim yüzünden mahkeme celbi bana ulaşmadı. Fakat 4 sene boyunca bana ulaşamayan aviva sigorta hemen icra için ulaştı. İcra iptal Davası açmama rağmen biriminizdeki çalışanlar davamı kabul etmedi. Bunun hak düşürücü bir zaman aşımı olduğunu biliyorum. Fakat hangi kanunda haksız bir olayın sonucunu masum insanlar öder. Ricam başıma gelenlerin tüm tüketicilerin bilmesi ve bilinçlenmesi.

Saygılar
Gökhan Türkmen

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Banka ve GSM şirketine korsan faturası

Antalya'da bir bankanın internet sistemine giren hackerlerin bir müşteri bilgilerini ele geçirip hesabındaki parayı boşaltması ile ilgili Yargıtay zararı kimin ödeyeceği konusunda son sözü söyledi.


12 Ocak 2009'da Seyit Yılmaz'ın kimlik bilgileriyle sahte nüfus cüzdanı örneği düzenleyen bilgisayar korsanları (Hacker) bir GSM bayisinden Yılmaz'ın cep telefonu aboneliğini iptal ettirdi. Daha sonra internet bankacılığı sistemine giren hackerler, Seyit Yılmaz'ın hesabındaki 30 bin 500 lirayı, başka bir şubede açılmış hesaba aktardı. Hesabının bulunduğu banka, para hareketini Yılmaz'ın iptal edilen telefonuna mesaj olarak gönderdi. Bu mesaj, hattı kapalı olduğu için Yılmaz'a ulaşmadı.

Banka görevlileri, ertesi gün başka bir numaradan Yılmaz'a ulaşarak, hesabındaki paranın bir başka bankaya aktarıldığını bildirdi. Seyit Yılmaz ise böyle bir işlem yapmadığını belirterek, "Nasıl benden teyit almadan parayı aktarırsınız" diye itiraz etti.



BANKA VE GSM ŞİRKETİNE DAVA AÇTI 

Hem bankaya hem de cep telefonunu kendi bilgisi dışında kapattığı gerekçesiyle GSM şirketi aleyhine Antalya Tüketici Mahkemesi'nde dava açan Seyit Yılmaz, zararının faiziyle birlikte telafisini istedi. Mahkeme, gerekçeli kararında GSM şirketi ile bankayı sorumlu tuttu. Mahkeme, paranın banka ve GSM firması tarafından ortak olarak yasal faiziyle birlikte Seyit Yılmaz'a ödenmesine hükmetti.

PARA 55 BİN LİRA OLARAK ÖDENDİ 

Banka ve GSM firmasının avukatları, kararı Yargıtay'a taşıdı. Geçen yılın son günlerinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'ne giden dosya kısa süre önce karara bağlandı. Yargıtay 13'üncü Hukuk Dairesi, kimlik bilgilerini kontrol etmeden Seyit Yılmaz'ın GSM hattını iptal eden ve hesaptaki parayı bilgisayar korsanlarınca başka bir hesaba aktaran banka aleyhine verilen kararı onadı. Buna göre banka ve GSM firması 3 yıl aradan sonra 30 bin 500 TL'yi yasal faiziyle birlikte Seyit Yılmaz'a yaklaşık 55 bin lira olarak ödedi.

Seyit Yılmaz'ın avukatı Cengizhan Gököz, "Yargıtay Antalya Tüketici Mahkemesi'nin kararını onayarak içtihat haline getirmiştir. Artık ne banka (Ben mesaj gönderdim) ne de GSM firması (mesaj yerine gitmemişse benim sorunum değildir) diyemeyecek" diye konuştu.

Kaynak: Radikal

20 Temmuz 2012 Cuma

Ayıp mal davasını kazandı

Akasya Durağı dizisinin “Arif”i Timur Acar, bir otomotiv şirketinden 66 bin TL’ye aldığı otomobil için davalık oldu. Otomobilde hasar tespit eden ünlü oyuncu, otomotiv şirketine “ayıplı mal” davası açtı. Acar’ı haklı bulan mahkeme, ödenen paranın iadesine hükmetti.




AKASYA Durağı adlı dizide “Arif” karakterini canlandıran Timur Acar, bir otomotiv şirketinden değeri 61 bin TL olan 2011 model otomobili, bankadan çektiği krediyle 66 bin TL’ye mal edip satın aldı. Aracını kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra tavan boyasında çatlak ve pas gören Acar, soluğu otomotiv şirketinde aldı. Aracını yenisiyle değiştirmek isteyen Acar, bu mümkün olmazsa aracın satış bedelini talep etti. Araçta üretim hatası olduğunu kabul eden şirket ise yeni aracı teslim ederken tamir ettiği araç için de Acar’dan 5 bin TL talep etti. Bu talebi reddeden Acar, İstanbul Tüketici Mahkemesi’ne başvurarak, “ayıplı mal” (aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde araç bedelinin fazlasıyla birlikte iadesi) davası açtı.

BİLİRKİŞİ ‘AYIPLI’ DEDİ

Acar, avukatı tarafından verdiği dava dilekçesinde, araçla ilgili olarak Kadıköy 4. Sulh HukukMahkemesi’ne dosya üzerinden delil tespiti yapıldığını öne sürerek, “Bilirkişi raporunda araçta imalattan kaynaklanan ayıp bulundu. Bu nedenle dava konusu aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesini, bumümkün olmazsa araç bedeli olan 66 bin 200 TL’nin davalı otomotiv şirketinden tahsilini talep ediyorum” dedi. Acar’ın davasına cevap veren otomotiv şirketi ise, araçta ayıp ya da üretim hatası bulunmadığını belirterek, “Araç, 2011 tarihinde satın alındı. 30 günlük ‘ayıp haber’ süresi geçti. Davacının talepleri zamanaşımına uğradı. Araç 61 bin TL bedelle satın alındı. Davacının talepleri yerinde görülse dahi, araçtaki değer kaybının tespiti ile kullanımdan kaynaklı menfaati tespit edilerek bedelin tenzili gerekmektedir. Davacı Timur Acar’ın faiz istemini haksız ve yasaya aykırı buluyoruz ve davanın reddini istiyoruz” dedi.

PARA İADE EDİLECEK
 
İstanbul Tüketici Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında hâkim, Acar’ın davasını kabul ederek, aracın ayıplı olduğunun tespitine karar verdi. Mahkeme, ayıplı aracın davalı otomotiv şirketine iade edilmesini ve ödenen 61.203 TL’nin, malın iade tarihinden itibaren otomotiv şirketinden alınarak Acar’a verilmesine hükmetti. Mahkeme, Acar’ın ‘fazlaya’ yönelik istemini ise reddetti.

15 Haziran 2012 Cuma

Telefonu kullanıyorsan radyasyona razı olacaksın!

GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının şehir dışın çıkarılması uzun zamandır gündemde. Hatta kimi tüketiciler bu konu ile ilgili olarak yargı yolunu defalarca kullanmıştır. Aynı tüketici telefonu çekmese ya da zayıf çektiği için şebekeden verim alamasa yine şikayetçi olacaktır. Kimin tarafındasınız der gibisiniz. Ancak gerçek şu ki, baz istasyonları şehir dışına çıkarıldığında aynı kalitede hizmet alabilmek için baz istasyonları daha yüksek gerilim nedeniyle daha fazla radyasyona sebep olacaklardır.



Yargıtay, kısa bir süre önce baz istasyonlarının şehir dışına çıkarılması yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da "Baz istasyonlarının şehir dışına çıkarılması, bırakın masrafını, zorluğunu, onları hiç konuşmuyorum, dışarıya çıkardığınız baz istasyonundan basacağınız radyasyon, elektromanyetik dalga içerdeki 3 metre mesafeden alacağınızın 50 katı. Asıl tehdit, bunların dışarıya çıkarılmasıdır." diyerek yargı kararını eleştirdi. Yıldırım, baz istasyonlarının şehir dışına çıkarılması nedeniyle her istasyonun daha fazla kapsama alanına sahip olması gerektiğini vurgulayarak, "110 elektrik kullanırken 400 voltluk elektrik vermek zorunda kalıyorsunuz." dedi. Yıldırım, söz konusu durum nedeniyle şehir dışına taşınan baz istasyonlarının daha fazla elektromanyetik dalga içereceğini söyledi.

Tamam cep telefonu kullanıyorsak radyasyondan kurtuluşumuz yok. Ya cep telefonu kullanmayanlar? Onlar bu iş radyasyonsuz olmuyorsa hiç olmasın deme hakkına sahiptirler. Sizce de öyle değil mi?

10 Haziran 2012 Pazar

Apple, Samsung Galaxy S3 ‘ü yasaklatmaya çalışıyor



Apple, Samsung’a ait tüm Android akıllı telefonların yasaklanması için ABD federal mahkemelerine başvurdu. Dünyada Apple pazar payını tehdit eden tek şirket Samsung. Hatta kazanç açısından olmasa bile satış rakamları olarak Samsung, Apple’ı geçmiş durumda. Apple, akıllı telefon pazarında Samsung’dan kurtulursa rakibi kalmayacağını bildiği için ABD devletinin Galaxy modellerinin tümünü yasaklamasını sağlamaya çalışıyor.

Samsung, Apple’ın iddiasının rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu savunurken Galaxy SIII modelinin yenilikçi ve farklı bir cihaz olduğunu söylüyor. Apple ise 2011 Nisan ayından bu yana sayısız dava ile Galaxy’nin iPhone kopyası olduğunu iddia etmeye devam ediyor. Apple’ın en büyük ekran ve yonga üreticisi olan Samsung ile üretimde işbirliği devam ederken nihai ürünlerde davaların devam etmesi, sektörün bu ilişkiyi gayet sorunlu olarak görmesine neden oluyor, şirketler çocuklar yüzünden boşanamayan çiftlere benzetiliyor.

1 Haziran 2012 Cuma

Tüketicinin konut kredisi zaferi

Konya Tüketici Mahkemesi, proje aşamasındaki konutlar için müteahhit firmanın anlaştığı bankadan konut kredisi çeken 20 kişinin belirtilen sürede evin teslim edilemeyeceği iddiasıyla açtığı dava üzerine satış ve kredi sözleşmesini iptal etti. Davayı kazanan müşterilere banka kullanılan kredi tutarını yasal faiziyle birlikte, müteahhit firma da peşinatı iade edecek.



Konya'da yaşayan Ahmet Köroğlu, 2007 yılında şehrin konut projeleriyle gelişen merkez Selçuklu ilçesi Yazır Bölgesinde Kalkan Yapı A.Ş.’nin satışa sunduğu Selçuklu Park Evleri adı verilen projeden konut satın almak için müteahhit firmayla anlaştı. 2009 yılının Eylül ayında daireyi teslim edeceğini beyan eden firma müşterisine bir bankadan konut kredisi kullandırdı. Daire bedeli 297 bin lira olan lüks ev için müteahhit firmanın anlaşmalı olduğu bankadan 60 ay vadeyle 267 bin 300 liralık konut kredisi çekti ve firmayla da ön protokol sözleşmesi imzalayarak 29 bin 700 liralık peşinat yatırdı. Aradan 1 yıl geçmesine rağmen projede hiçbir ilerleme olmadığını gören Köroğlu dolandırıldığı iddiasıyla Konya Tüketici Mahkemesine başvurarak, 'sözleşmenin iptali ve alacak' davası açtı.

Konut bölgesinde keşif yapan mahkeme heyeti konutların belirtilen tarihte teslim edemeyeceği yönünde görüş bildirdi. Mahkemede kişi ile firma arasındaki satış sözleşmesini ve banka ile yapılan kredi sözleşmesini iptal etti. Peşinat ve ödenen taksitlerin firma tarafından davacıya ödenmesine hükmetti. Yargıtay 13. Hukuk Mahkemesi de, Konya Tüketici Mahkemesi'nin verdiği kararı onadı.

20 KİŞİNİN KONUT KREDİSİ VE SATIŞ SÖZLEŞMESİ İPTAL EDİLDİ

Aynı konutlar bu kez firmanın adı Koras Gayrimenkul Yatırım A.Ş. olarak değiştirilerek satılmaya devam edildi. Konutların kendilerine verilen sürede teslim edilemeyeceği şüphesi duyan 20 kişi konut kredisi ve satış sözleşmesi iptali için Konya Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Dün görülen duruşmada firma avukatı 7 bloktan 1’inin tamamlandığını, 1 blokun yüzde 90’ının bittiğini belirterek, davanın reddedilmesini talep etti. Banka avukatları da davanın reddini talep etti.
Daha önce verdiği karar Yargıtay tarafından onanan Konya Tüketici Mahkemesi emsal teşkil eden kararını dikkate alarak tüketiciler lehinde karar verdi.

Mahkeme, taşınmaz alım satımına dair ön protokolü resmi şekle uygun olmadığından, konut kredisinin de tüketiciye bilgi formu verilmediğinden taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğine ve bileşik sözleşme olması nedeniyle sözleşmenin iptaline karar verdi.

Yıllık yüzde 18 oranında faizle 180 ila 280 bin TL arasında bankadan kredi kullandırılan tüketicilere ödedikleri kredi taksitleri faiziyle birlikte geri ödenecek. Müteahhit firmanın da peşinatları geri vermesine hükmedildi.
Kaynak: Haber FX

1 Mayıs 2012 Salı

Doğalgaz firması şikayeti


Merhabalar ben geçen hafta İzmir'de bir doğalgaz firmasıyla anlaşarak evime doğalgaz döşettirmeye karar verdim peşin ödeme yaptım firmaya. Ancak firma cuma işe başlayacağını söyleyip haber vermeksizin bizi cumartesiye bıraktı. Cuma günü bütün işlerimiz kaldı, cumartesi geldiklerinde ise yanlış kombiyi getirmişler bende bağlatmadım tabi ki çünkü bizimki bir üst modeliydi. Ancak pazartesiye kalır dediler, ben de sinirlendim. Çünkü 7 aylık bebeğimle inşaat pisliğinin içinde rezil olduk, yatacak yer bile yoktu evin içinde.



 Karakola gittim şikayet için, mağdur olduğumu söyledim, polis memuru kendilerinin ilgilenemediğini söyledi. Tesisat döşenmesi bir günde biter dediler, ikinci güne sarktı. Keşif için gelen eleman borular bu şekilde döşenecek dedi, eşyaları  ona göre çektik örttük gelen ustalar tam tersi döşenir öyle olmaz dedi. Tozun içinde eşyalarımızı apar topar toplamak zorunda kaldık. Rezilliğin bini bin para anlayacağınız. Pazartesi sabah takılacak kombi akşama kaldı. Bu firmaya tazminat davası açmak istiyorum bebeğimle beni zor durumda bıraktığı için ama yetkili merci neresidir yardımcı olur musunuz? Sözleşmem var, ayrıca kombinin de fotoğrafını çektim ispat amaçlı. Firma sahibi ne arıyor, ne soruyor. Şikayet edicem dedim, oralı bile olmadı. Piyasanın ve kanunların boşluğundan mı yararlanıyorlar, anlamıyorum. Açacağım davanın emsal teşkil emesini istiyorum, bizim gibi mağdur tüketicilere yol göstermesi açısından.

Ebru Şanlı

Tüketici Köşesi olarak Ebru Şanlı'ya geçmiş olsun diliyoruz. Elindeki sözleşmenin bir fotokopisini şikayet dilekçesine ekleyerek tüketici hakem heyetine başvurmasını öneriyoruz. Ancak dilerse 175 Alo Tüketici Hattını arayarak yol gösterici bilgi alabilir.

27 Mart 2012 Salı

Google otomatik tamamlaması mahkemelik


Bir Tokyo mahkemesi, Google’a otomatik tamamlama özelliğini devre dışı bırakması yönünde bildirimde bulundu.

Avukat Hiroyuki Tomita, adı açıklanmayan müvekkilinin otomatik tamamlama özelliği nedeniyle mağdur olduğu gerekçesi ile mahkemeye başvurdu. İddiaya göre bu kişinin adı Google arama motorunda girilmeye başlandığında otomatik tamamlama özelliği başka bir isim öneriyor ve davacı ile ilişkisi olmayan suçlar görünüyor. Bu da bahsi geçen kişinin hem güvenilirliğini, hem de iş bulma şansını gölgeliyor.


Google konu hakkında yaptığı açıklamada, hakkında verilen geçici tedbirin, bazı arama terimlerini silmesi  gerektiği anlamına geldiğini, ancak otomatik tamamlama özelliğini tamamen devre dışı bırakması gibi bir anlamı olmadığını söylüyor. Otomatik tamamlama özelliği sayesinde kullanıcıların arama sonuçlarına daha hızlı ulaştığını belirten şirket sözcüsü, bu sonuçların bazı kriterler ve popüler aramalar sonucunda otomatik olarak ortaya çıktığını, sonuçlara kendilerinin karar vermediklerini söylüyor.

Japon mahkemesinin bildirimi henüz şirket avukatları tarafından inceleniyor.

28 Şubat 2012 Salı

Alışveriş Merkezleri Otoparklarından 3 Saate Kadar Ücret Alınamaz


Her geçen gün sayıları artan AVM’lerde alınan otopark ücreti konusu bir süre önce yargıya taşındı. Dava İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nde görüldü. 2. İdare Mahkemesi ücret alınmasını yönünde bir karar verdi. Yerel mahkemenin kararı Danıştay’a taşındı. Danıştay  8. Dairesi, alışveriş merkezlerindeki otoparkların 0-3 saat arası ücretli olmasını öngören İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin kararını bozmuş; karara göre alışveriş merkezleri otoparklarını kullanmak isteyenlerden ilk 3 saat ücret talep edemeyeceği hükmünü taşıyordu.

Karar oy birliği ile alındı
Kararda şöyle deniyordu:




“Alışveriş ve ticaret merkezi gibi halkın kullanımına açık yerlerden yararlanan kişilerin, binayı kullanan kişiler kapsamında değerlendirilmesi ve otopark ihtiyaçlarının ticari amaç güdülmeksizin, binaya ait hizmet otoparklarından ve parselinden karşılanması ilgili mevzuatın gereğidir. Otoparklardan kısa süre için yararlanan kişilerden de ücret alınması nedeniyle bu otoparkların tercih edilmemesi ve parsel dışında otopark çözümü aranmasının trafiği olumsuz etkileyeceği de tabiidir. İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.”

Aylık kazanç 150 bin lira

Ancak geçtiğimiz Ocak ayı ortasında alınan Danıştay kararının uygulamada dikkate alınmadığı anlaşıldı. Konuyu taraflara sorduk.

Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya “İstanbul’da ücret alan AVM sayısı almayandan fazla. Daha önce ücret alanlar karardan sonra da aldı. Yargı kararı dikkate alınmadı. Burada iş tüketiciye düşüyor. Gittikleri AVM’de üç saate kadar kaldıkları süreçte ücret alınırsa derhal ilgili yerel yönetimden zabıta çağırmaları gerekir. Zabıtanın kestiği ceza 750 ile veya bin TL” şeklinde konuştu.

Nazım Kaya kimi durumlarda tüketicilerin zabıta çağırma ceza kesilmesi bekleme yoluna gitmediğini 5 lira verip çıktığını ifade ederek şu hesaplamayı yaptı: “Bir AVM’de ortalama bin araç otoparka girse. Her bir araçtan 5 lira alınsa günde 5 bin lira ayda 150 bin lira yapıyor. Burada iyi bir kazanç var işletme açısından.”

Nazım Kaya, kimi tüketicilerin ücret ödememek için aracını AVM dışına park ettiğini, bu durumun trafik sıkışıklığına yol açtığına işaret etti.

“Otopark AVM için para kazanma yeri değil”

Konunun bir diğer tarafında yer alan Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği Başkanı Hakan Kodal  ise, yargı kararının uygulanmamasının söz konusu olmadığını belirterek “Biz bu konuda bir araştırma yaptık. Yapılan araştırmada ortaya çıkan sonuç ücret alınması yönünde oldu. Çünkü tüketiciler AVM’ye geldiğinde otopark sorunu yaşamak istemiyor.

Bu sorun özellikle kent merkezinde olan ve park sorunu yaşayan bölgelerdeki AVM’lerde yaşanıyor. AVM’ye alışverişe gelmeyen kişiler de aracını otoparka bırakabiliyor. Bu durum otoparkta yer sorununa yol açıyor. Ücret almayan AVM sayısı azınlıkta. Ancak yine de sorunun çözümü konusunda Büyükşehir Belediyesi ile ortak bir çalışma yapılıyor. Otoparklar AVM yatırımcıları açısından para kazanma yeri değil.”

1 Şubat 2012 Çarşamba

Mahkeme bankayı haksız buldu, burs kesintileri iade edilecek


MEB'in ilk ve ortaöğretimde 234 bin öğrenciye verdiği burstan kesilen 'hesap işletim ücreti' mahkemeden döndü. Sakarya'da bir velinin, 3 ayda bir hesaplarına yatan 315 liralık burstan bankanın 15 lira kesmesine yaptığı itiraz haklı bulundu. Banka, hesap işletim ücretini iade edeceğini duyurdu.



Bankaların, ilköğretim okulu öğrencilerinin bursundan 'hesap işletim ücreti' adı altında kesinti yapmasına mahkeme 'dur' dedi. Sakarya Serdivan Tüketici Mahkemesi, bankaların burstan kesinti yapmasını haksız buldu. Karar üzerine banka, davayı açan veliyi arayarak kesintiyi iade edeceğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ilk ve ortaöğretimde yaklaşık 234 bin öğrenciye verdiği burstan kesilen 'hesap işletim ücreti' mahkemeye taşınmıştı. Sakarya'da Hasan Öztürk isimli veli, 3 ayda bir oğlunun hesabına yatan 315 liralık burstan, Halk Bankası Sakarya şubesinin 15 lira kesinti yapmasına itiraz etmişti. Banka geri adım atmayınca, Öztürk, şikâyet dilekçesini Tüketici Mahkemesi'ne iletmişti. Serdivan İlçesi Tüketici Mahkemesi, velinin itirazını haklı buldu ve burstan kesinti yapılamayacağına hükmetti. Emsal niteliğindeki karar velileri sevindirdi.

Bankanın yanlış uygulamasının, mahkeme tarafından düzeltilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Hasan Öztürk, gelinen süreci şöyle anlattı: "MEB, daha önce verdiği eğitim burslarını okula gönderiyordu. Okullar da bursları öğrencilere elden dağıtıyordu. Ancak bazı okullar, bursları bankaya yatırma kararı aldı. 3 ayda bir 315 lira alan öğrencilere banka hesabı açılarak eğitim bursları bu hesaba yatırılmaya başlandı. Ancak bazı bankalar, burslardan 'hesap işletim ücreti' adı altında 14,70 lira kesinti yaptı. Bankalar, 3 dönem burslardan kesinti yaparak haksız kazanç sağladı."

KARAR, EMSAL TEŞKİL EDECEK
Hasan Öztürk, mahkemenin kararından sonra banka yetkililerinin kendisini aradığını belirterek, "Kesintiyi iade edeceklerini söylediler. Tüketici Mahkemesi'nin kararına teşekkür ediyoruz. Devletin vergi bile almadığı burs parasından zaten bankanın kesinti yapması yanlıştı." dedi. Emsal karar üzerine Adapazarı Milli Eğitim Müdürlüğü, bankalara yazı yazarak bursundan kesinti yapılan tüm öğrencilerin parasının iadesini isteyecek. Banka buna yanaşmazsa veliler tek tek tüketici mahkemesine gidecek.