tüketici bilinci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tüketici bilinci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2015 Pazartesi

Bakanlık aldatıcı reklâmlara ceza yağdırdı


Reklam Kurulu, bu yılın ilk 5 ayında başta gıda ve sağlık ürünleri konusunda olmak üzere tüketiciyi yanıltıcı reklamlara toplam 4,4 milyon liralık ceza kesti.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kuruluna, bu yılın ilk 5 ayında yapılan başvuru sayısı bin 139 olurken, 483 reklam hakkında soruşturma açılmasına karar verildi.

20 Aralık 2014 Cumartesi

"Zehirli" ayakkabıların denetimleri tamamlandı


Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, tehlikeli kimyasal madde ihtiva etmesi nedeniyle imha edilmesi gereken ayakkabılara ilişkin denetimlerin tamamlandığı, ilgili firmaya 456 bin 840 lira para cezası kesildiği bildirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Erenköy Gümrük Müdürlüğü denetimindeki antrepoda muhafaza edilen ve tehlikeli kimyasal madde ihtiva etmesi nedeniyle imha edilmesi gereken Denge Enternasyonel Ayakkabıcılık'a ait ayakkabılara ilişkin iç piyasada gerçekleştirilen denetimler sonuçlandırıldı.

Daha önce güvensiz olduğu tespit edilen 7 model ayakkabı için toplam 266 bin 490 lira idari para cezası verilen firmaya, güvensiz olduğu tespit edilen diğer 5 model ayakkabı için de 190 bin 350 lira idari para cezası kesildi. Böylece söz konusu firmaya verilen para cezasının toplamı, 456 bin 840 lira oldu.

Denetimler çerçevesinde numune alınan 15 model ayakkabıdan, kimyasal kısıtlamalara uygun olmadığı tespit edilen 12 model için idari işlem gerçekleştirilmiş ve ayakkabıların piyasaya arzı yasaklanmıştı. Söz konusu firmadan da satışa sunulan ürünleri toplatarak imha etmesi ayrıca 2 gazete ve televizyon kanalına ilan vererek tüketicileri bilgilendirmesi istenmişti. Firma, bunun üzerine 13 Aralık 2014'te 2 gazete ve 2 televizyon kanalına 7 model ayakkabı için istenen ilanı vermişti.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Kemal Tanca firmasının tüketiciye saygısızlığı


Kemal Tanca firmasına ait internet sitesinin iletişim bölümünde yer alan e-mail adresi
musterihizmetleri@kemaltanca.com.tr olarak verilmiş. Ancak bu mail adresine ileti göndermek imkansız. Gönderdiğiniz posta doğrudan geri dönüyor, yani mail adresi hatalı olduğu için iletilemediği bilgisi ile karşılaşıyorsunuz. Bu durum Kemal Tanca firmasının ne kadar müşteri odaklı bir firma olduğunun göstermesi olabilir mi, bilmiyoruz ama tüketiciye karşı gayrı ciddi ve saygısızca bir tutum olduğu ortadadır.

Bu özensizliği fark eden  ve kayıtsız kalmayarak bize ileten Balıkesir Üniversitesi Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet ARSLAN'nın bilinçli bir tüketici olarak gösterdiği duyarlılıktan dolayı tebrik ediyoruz.

Ülkemizde marka diye bizleri ve ülkemizi sıkıntıya sokanlar için aşağıda mail yazdığım Kemal Tanca Firması mail adresini bile yanlış yazmaktadır, ulaşılamamaktadır. Kendi sitelerindeki mail adresinin  yanlış olması, hatalı  ürün yapmanın bir delili olsa gerek.

Sayın Kemal Tanca Firması,
Marka olmak için Robert Bosch'un "İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim. Verdiğim sözlere ve ürünlerime duyulan güven benim için her zaman kısa vadeli kazançlardan daha önemli olmuştur." ifadesi ile mümkündür. Dikim hatası olan, kalitesiz deri kullanıp kullanıcı hatası deyip malına sahip çıkmayan bir firma marka olamaz.

Kendinize ve ülkemize yazık ediyorsunuz.

Prof. Dr. Mehmet ARSLAN
Balıkesir Üniversitesi
Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Dekanı

Kemal Tanca firmasına ulaşmak için gönderdiğimiz mail maalesef iletilemiyor.
Kemal Tanca firmasının internet sitesinde yer alan geçersiz e-mail adresi nedeniyle firmaya ulaşılamıyor.



22 Şubat 2014 Cumartesi

Faturalar baştan aşağı değişiyor!

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, telefon ve internet faturalarının daha şeffaf olmasına yönelik düzenleme yaptıklarını belirterek, "Artık yeni faturalar daha şeffaf olacak, hatta renk körü olan vatandaşlarımız da yeni faturaları rahatça okuyabilecek" dedi.

Faturaların hazırlanmasında dikkate alınması gereken temel ilkelerin belirlendiğini ifade eden Elvan, şunları kaydetti:

"Öncelikle faturaların basit bir şekilde düzenlenmesi, sade ve okunabilir olması gerekiyor. Özellikle tarife veya ücretlerin herhangi bir tereddüde yol açmayacak açıklıkta faturalarda yer alması şart. Ücretlerin aboneler tarafından doğrulanabilmesi için faturada tam ve yeterli bilgiye yer verilecek. Ayrıca, faturalar renk körlüğü olanların da okuyabileceği şekilde hazırlanacak. Bunun için açık renkli veya beyaz kağıt üstüne koyu renkli yazılar kullanılacak.



KAMPANYA VE TARİFE BİLGİLERİ DE YER ALACAK

Abonelerin yararlandığı temel tarifenin adı ve tarife içinde yer alan ücretlere ilişkin bilgilerin yanısıra; tarife, kampanya, abonelik paketine ilişkin ücret kalemleri faturalarda yer alacak.Tarife kapsamında sağlanan indirim veya iade var ise bu tutarın da belirtilmesi zorunlu olacak. Ayrıca, aboneler tarafından taahhüt verildiği durumlarda taahhüdün kaçıncı ayında olduğu ve bitiş tarihi faturada açık şekilde yazılacak."

Bakan Elvan, ayrıntılı faturalarda toplam arama sayısı ve toplam konuşma süresinin, aranan her numara ve numaranın ait olduğu işletmecinin de adının mutlaka görüleceğini belirterek, "Bunun yanı sıra toplam kullanıma ilişkin özet bilgiler, faturalarda tablo veya grafik şeklinde yer alacak. Yeni düzenleme 1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren geçerli olacak" diye konuştu.

28 Aralık 2013 Cumartesi

Telefon ve internet işletmecileri sitelerinde 'Tüketici Şikayetleri' bölümü oluşturacak


BTK, tüketici şikayet sisteminin altyapısının oluşturulması ve uygulama çalışmalarının tamamlanması amacıyla işletmecilere 1 Nisan 2014'e kadar süre tanıdı. 1 Nisan-30 Haziran arasında yapılacak test uygulamasının ardından internet ortamlarında oluşturulan tüketici şikayet sistemleri aktif olarak hizmet vermeye başlayacak.
BTK Başkanı Tayfun Acarer, yaptığı açıklamada, elektronik haberleşme hizmetlerinde tüketicilere makul fiyatlarla kaliteli hizmet sunulmasına önem verdiklerini belirterek, bu hizmetlerden yararlanan vatandaşların karşılaştıkları sorunların çözümü için Kurulun yeni bir karar aldığını bildirdi.

Kararla işletmecilere, internet ortamında tüketici şikayet sistemi oluşturma yükümlülüğü getirildiğini ifade eden Acarer, şunları kaydetti: "Sabit telefon, cep telefonu ve internet gibi elektronik haberleşme hizmetleriyle ilgili tüketici şikayetlerinin şeffaf, hızlı, kolay ve etkin bir şekilde çözülmesini amaçlıyoruz. Kurul kararı uyarınca, işletmecilerin internet sitelerinin ana sayfasında 'tüketici şikayetleri' başlığı altında abonelerinin şikayetlerini kolayca ve ücretsiz olarak iletebileceği ve işletmeci tarafından verilen cevapları görebileceği bir bölüm oluşturmaları gerekiyor. Böylece aldıkları hizmetle ilgili herhangi bir sorun yaşayan ya da şikayeti olan vatandaşlar, internet üzerinden bu sisteme girerek başvurularını yapabilecek. İşletmeciler de 10 iş günü içinde bu şikayetleri çözerek vatandaşları bilgilendirecek. İşletmeciler, sundukları hizmetler hakkındaki şikayetlerin çözümü ve önlenmesi amacıyla gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Ayrıca şikayetlere ilişkin mağduriyetlerin giderilmesi ve benzer durumda olan ancak şikayetçi olmayan diğer abonelerin sorunlarının çözülmesi için de benzer önlemlerin alınması gerekiyor."

Acarer, vatandaşlara daha iyi hizmet sunulması ve sorunlarının kısa sürede çözülmesini sağlamak amacıyla uygulanmaya başlanacak olan bu sistemin takip ve denetiminin BTK tarafından yapılacağını bildirdi.

Kaynak: Yeni Şafak

21 Ağustos 2013 Çarşamba

18 ürün hakkında toplatma kararı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının internet sayfasında yayımlanan ve haklarında piyasaya arz yasağı, toplatma ve bertaraf kararı verilen ürünler arasında, oda ısıtıcıları, dörtlü priz, gece lambası, elektrikli ızgara gibi çeşitli ürünler bulunuyor.

Toplatma kararı verilen ürünler şöyle: (Üreticinin ünvanı / Marka-Model)




  1. Arzum Elektrikli Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş. / Felix Tostum Marka FL 274 Model Temaslı Izgara
  2. Kumtel Dayanıklı Tüketim Malları Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ / KS-2595 Model 220-240V, 1600W 31071A10GTR031010003475- 31071A10GTR031010004582 seri numaralı Infrared (Işımalı) Oda Isıtıcısı
  3. Kumtel Dayanıklı Tüketim Malları Plastik Sanayi ve Ticaret AŞ / Twix Eco Marka TE-2576 Model 220V, 2500W 31071F30GTR011110009250- 31071F30GTR011110010375 seri numaralı Infrared (Işımalı) Oda Isıtıcısı
  4. Özcan Aydınlatma San. veTic. Ltd. Şti. / Özcan marka 2'li Delos Model 230V, 5 Hz, I Sınıfı, 69 duylu, 2*40W Halojen Lamba ile Çalışan Avize
  5. Batı Ege Elektrik İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. / Best Marka-SNS4H15 Model- Kablolu Dörtlü Yan Topraklama Kontaklı Priz
  6. HASKA Elektrik-Elektrik Malzeme San. ve Tic. / HASKA Marka 307-400-XX Model 1,3m Kablolu Dörtlü Priz
  7. Neşe Ferda ÇİVİCİ Orion Isı Sanayi / Orion Bio marka P-3 Kumandalı Model 230V, 3000W Infrared (Işımalı) Oda Isıtıcısı
  8. Aydın Aydın Elektronik ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. / KAŞKAR Marka NSQ-03-30 Model 220/240V, 50Hz, 3000W Infrared (Işımalı) Oda Isıtıcısı
  9. ÇAKIR Tic. Cengiz Çakır Yang. Sönd. Cih. ve İtf. Malz. / ÇAKIR Marka 1 Kg ABCKuru Kimyevi Tozlu Yangın Söndürme Cihazı
  10. Center Dış Ticaret Makine Sanayi ve Pazarlama Ltd. Şti. / OTTOTECH Marka INVERTECH 161 Model 100623237-100623179- 100623547 seri numaralı Inverter Kaynak Makinası
  11. Burla Makine Ticaret ve Yatırım AŞ / FIMER Marka X 174 Model 100916906 seri numaralı Inverter Kaynak Makinası
  12. Praktiker Yapı Marketleri AŞ / EXTOP Marka TEINC-178D Model Inverter Kaynak Makinası
  13. Gedik Kaynak Sanayi ve Ticaret AŞ / Gedik Welding Marka Power ARC 220 Model 0311-P220- 285 seri numaralı Inverter Kaynak Makinası
  14. Numan Özkara Makine Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti. / MyTol Marka MMA-200 Model Inverter Kaynak Makinası
  15. Isımatik Dayanıklı Tüketim Malları ve Isı San. Tic. Ltd. Şti. / Isımatik Marka 507 Model 220-240V, 50-60Hz, 1200W, I Sınıfı Oda Isıtıcısı
  16. Eska Bobinaj - Erhan Sardal / ESKA Marka GD 01 Model Gaz Alarm Cihazı
  17. Fetih Elektrik ve Aydınlatma Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. / Fetih Marka 230V, 50Hz ve IP20 Şebeke Prizine Takılarak Kullanılan Gece Lambası
  18. Oerlikon Kaynak Elektrodları ve San. AŞ / Oerlikon Magmaweld MarkaMonostick 160İ Model 230VAC, 50-60 Hz 1105178 seri numaralı Ark Kaynak Makinası

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Erdoğan'dan 'Kredi kartı almayın' çağrısı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlara kredi kartı uyarısı yaptı. Erdoğan, "Zengin değil, benim fakir kardeşim. Kredi kartına bayılıyor. Ama ay sonu gelmeden de maaş bitiyor. Herkes ayağını yorganına göre uzatmayı bir öğrense, faiz lobisi de bu parayı göremeyecek" dedi.



Başbakan Erdoğan, Ankara Vilayetler Evinde Aile ve Sosyal Politikalara Bakanlığı tarafından şehit yakınları ve gazilere verdiği iftarın ardından bir konuşma yaptı. Konuşmada faiz lobisine ve kredi kartlarına değindi.

İktidara geldiklerinde Türkiye'de yolsuzlukların diz boyu olduğunu, şimdi de "Tamamen bitti" demediğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçenlerde ben, 'faiz lobisi' derken boşuna demedim. Bir şeyler bildiğim için bunları söylüyorum, zira faiz dışı gelirlerle abad olan bir lobi var. Hani şu kredi kartları falan diyorsunuz ya, bunları almayın. Bunlardan ödediğiniz paralar, sadece bir bankayı vereceğim, isim vermiyorum, 600 trilyon bir yılda geliri, faizin dışında. Bunun yanında Ziraat, Halk, Vakıf üçünün bu yandan toplam gelir 600 trilyon. Oynanan oyunun ne kadar büyük olduğunu görüyor musunuz? Kim ödüyor bu parayı? Zengin değil, benim fakir, fukara kardeşim. Allah selamet versin, bayılıyor da 'bir tane kredi kartı elime alayım' diye, onunla sanki hava atıyor. Ay sonu gelmeden maaş bitiyor, faizi, şunu, bunu vesaire. Oynanan oyun büyük, bu oyunu hep beraber bozmamız lazım. Herkes ayağını yorganına göre uzatmayı bir öğrense, o zaman onlar bu parayı göremeyecekler.

Bir tanesine açık söyledim, 'Allah aşkına, faizden elde ettiğin gelir tamam fakat bu faiz dışı elde ettiğin parayı gömüleceğin mezara doldursak o mezar almaz bunu. Ne yapacaksın bu parayı? Vatandaştan almayın bu paraları, komisyonları almayın...' Ama yok, doymazlar, diyorum ya onların gözünü ancak kara toprak doyuracaktır."

Kaynak: Yeni Şafak

23 Mart 2013 Cumartesi

Banka kartı ve kredi kartı kopyalanması şikayetleri

Bankaların otomatik para çekme makinelerine yani ATM'lere yerleştirdikleri kopyalama düzeneği ve gizli kamera ile kart bilgisini ele geçirdikleri vatandaşların hesabını boşaltan kişilerin tuzağına siz de düşebilirsiniz. Bu tür işlerle uğraşan çetelerin çökertildiği haberlerini zaman zaman okuyoruz. Ancak kredi kartı ve banka kartları ile ilgili kopyalanma şikayetlerinin ardı kesilmiyor. Gerçeğine çok benzeyen bu düzenekleri ATM cihazlarına monte ederek kart bilgilerini kopyalayan çete üyeleri daha sonra kopya kartlar ile ya hesapları boşaltıyorlar ya da kredi kartından yutdışı alışverişi yapıyorlar.

Bir banka müşterisinin bu tür bir şikayeti karşısında ise maalesef bankaların tutumu hiç iç açıcı olmuyor. Bankalar sadece alacaklarının tahsiline bakıyorlar ve elbette kolay olan yöntemi tercih ediyorlar yani doğrudan tüketiciden tahsil yoluna gidiyorlar.

Tüketicilere tavsiyemiz internet üzerinden alışveriş yaparken dikkatli olun ve sadece güvenilir siteleri tercih edin. Kart bilgilerinizi girdiğiniz sayfa adresinin https:// ile başladığından emin olun. Çünkü bu siteler güvenlik sertifikasına sahiptir ve bilgileriniz şifrelenerek aktarılır. ATM'lerden işlem yaparken ATM'nin kart giriş bölmesinin orjinalliğini ve etrafına kamera olup olmadığını kontrol edin. ATM kart giriş bölümünü kart bilgilerini kopyalama özelliği olan aparatlarla değiştirildiğini ve gizlenen kameralarla şifrelerinizin çalındığını unutmayın. Şifre girerken diğer elinizle tuşların üzerini kapatın. Herhangi bir şüpheli işlem sonrasında doğrudan bankanızla irtibat kurarak kartınızı kullanıma kapattırın.

Gizem Hanım da bize ulaşan şikayetinde Yapı Kredi Bankası'nın ilgisizliğinden ve yetersizliğinden şikayetçi. Kendisine Tüketici Mahkemesi'ne başvurmasını öneriyoruz. Ayrıca "Alo 175 Tüketici Şikayetleri Danışma Hattı"nı arayarak detaylı bilgi alabilirsiniz.


Merhabalar,

Benim şikayetim Yapı Kredi Bankası'nın kredi kartı kopyalama olayındaki yetersiz ve ilgisiz davranışlarıyla ilgili.

17 Mart 2013 tarihinde Yapı Kredi bankasında ait ve 15.000 TL limitli kredi kartımla ödeme yapmak istedim ancak bakiye yetersiz uyarısı aldım. Bunun üzerine asıl kart sahibi olan annemi aradım (çünkü ben ek kart kullanıcısıyım ve banka beni dikkate almıyor, böyle bir durumda bile). Telefondaki görevli anneme kartla yurt dışında alışveriş yapıldığını, kartın bakiyesinin bittiğini ve hatta 2.000 TL de aşım yapıldığı bilgisini vermiş. Annem de ne benim ne de kendisinin o tarihlerde yurt dışında olmadığını, kaldı ki bu kartla daha evvel hiç bir şekilde yurt dışı harcaması yapılmadığını söylemiş ve kendilerinden ekstreyi göndermelerini istemiş. Biz kendilerine aynı gün şikayet dilekçemizi faksla ulaştırmamıza rağmen onlardan ne e-mail ile ne de faksla ekstreyi ve detayları alamadık.

18 Mart 2013 günü kendileriyle tekrar iletişime geçip nihayet ekstreye ulaşabildiğimizde ise karşılaştığımız sonuç vahim; 11 Mart, 12 Mart ve 13 Mart tarihlerinde  yurt dışında, arka arkaya ve ciddi miktarlarda döviz cinsinden harcamalar yapılmış (Örn. harcamaların birisi 1.842 USD, bir diğeri 1.220 USD, bir başkası 1.547 USD gibi) ve her ne hikmetse her şey için mesaj atan banka, bu durumu şüpheli görmemiş ve bildirmemiş! Bir kartın limitinin 2.000 TL aşılması ve bu durumda dahi bankanın bilgilendirmede bulunmaması ise ayrı bir tez konusu olur sanıyorum.

Gerekli itirazları tekrar yaptıktan sonra bankayla iletişime geçtiğimizde duyduklarımız daha trajikomik: Banka bu borcu ödememiz gerektiğini, aksi takdirde faize gireceğini; ayrıca ödeme için bizlere gerekli esnekliği sağlayabileceğini söyledi. İtiraz işleminin sonuçlanması ise -abartı değil, gerçek- 90 günü bulabilirmiş. Kendilerine gerekli zamanlarda gerekli müdahaleleri neden yapmadıklarını sorduğumuzda ise böyle bir durumda bizi bilgilendirme zorunluluklarının olmadığını ve şikayetlerimizi ilgili birimlere aktaracaklarını tekrarladılar papağan gibi. Bu arada kart limitimin aşıldığına dair sms'i de lütfedip 18 Mart'ta attılar sağ olsunlar(!)

Bu şikayetimiz ile ilgili olarak gerekli her türlü kurum ve mecrada hakkımızı arayacağımızı ve ilgili tüm şikayet yollarını işleteceğimizi buradan kendilerine bir kez daha bildirmek istiyorum. Kendilerinin çok "özgün" bir bankacılık anlayışları varmış gerçekten. Bu süreçteki ilgi ve alakaları için de ayrıca teşekkür(!) ederiz zira çok büyük bir sorun yaşasalar ne de güzel yöneteceklerini ailecek görmüş olduk.

Bu konu ile sizlerin de görüş ve önerilerini rica ediyorum. Teşekkür ederim.

Saygılarımla,
Gizem Dörttepe


26 Şubat 2013 Salı

Bankalar tüketici kredilerindeki sigortayı kaldıracak


Kredi kartları başta olmak üzere, bankaların talep ettiği 31 kalemdeki ücret ve komisyonlar, banka genel müdürlerinin katılımı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nda masaya yatırıldı. Bankalar, Hayati Yazıcı'ya 31 ayrı ücret ve komisyon için “çözeceğiz” sözünü verdi.



VATANDAŞLARA YETERİ KADAR BİLGİ VERİLMİYOR
Habertürk gazetesinin haberine göre; toplantıda Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı 'ya "sorunu çözeceğiz" sözü verdi. Bakan Yazıcı, bankaların bazı ücretleri alması gerektiğini belirtirken, ancak önemli olanın bunların şeffaf şekilde vatandaşa duyurulması olduğunu söyledi. Yazıcı, vatandaşların sözleşmelerin altına küçücük yazılan uyarı yazıları nedeniyle yeterince bilgilendirilmediğini ifade etti.

FAZLADAN ÜCRET ALINIYOR
Toplantıda bazı kredilerin sigorta kapsamı dışına çıkarılması da ele alınırken, Bakan Yazıcı tüketici kredileri için sigorta gerekmediğine ve bu ücretin fazladan vatandaştan alındığına dikkat çekti.

Kaynak: En Son Haber

18 Şubat 2013 Pazartesi

Benzin, motorin, otogaz alırken hileye dikkat edin!


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 2012 yılında akaryakıt ve LPG istasyonlarına yönelik denetimler sonucunda eksik benzin verdiği tespit edilen 219 pompa nedeniyle 4 milyon 53 bin lira para cezası uygulandığını açıkladı.

Ergün, kaçak akaryakıt veren 21 adet akaryakıt ve otogaz istasyonunun da mühürlendiğini bildirdi.

2012 yılında gerçekleştirilen akaryakıt ve LPG piyasasına yönelik denetim sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Ergün, geçen yıl, Türkiye'de mevcut 12 bin 432 lisanlı akaryakıt istasyonunun 4 bin 585 adedinde denetim gerçekleştirdiklerini ve 9 bin 144 adet ulusal marker ölçümü yaptıklarını belirterek, bu denetimlerde geçersiz ölçüm sayısının 33 olduğunu ifade etti.

Ergün, geçersiz ulusal marker ölçümünden dolayı 20 akaryakıt istasyonunun ve bir akaryakıt tankerinin mühürlendiğini bildirdi.

Türkiye'de mevcut 9 bin 789 lisanlı LPG otogaz istasyonun 3 bin 355 adedinin denetlediğini aktaran Ergün, bir tane LPG otogaz istasyonunun lisansı olmadığı için mühürlendiğini kaydetti.

Sayaçlarda yapılan damga ve miktar denetimlerine yönelik bilgileri de paylaşan Ergün, geçen yıl Türkiye'de mevcut 168 bin 668 adet akaryakıt sayacının 81 bin 567 adedinin damga kontrolünün yapıldığını söyledi.

3 bin 331 adet damga süresi geçmiş akaryakıt sayacı tespit ettiklerini anlatan Ergün, damgasız veya damgasına müdahale edilmiş akaryakıt sayacı sayısının ise 89 olduğunun bilgisini verdi.

Ergün, ''Miktar kontrolü yapılan 29 bin 148 akaryakıt sayacından 219 adedinin eksik verdiğini tespit ettik'' dedi.



TÜM İSTASYONLARA DENETİM
Bakan Ergün'ün verdiği bilgiye göre 2012 yılı boyunca 81 ilde denetimler gerçekleştirilirken, 27 ilde ise tüm istasyonlar denetime tabi tutuldu.

Kocaeli-Sakarya Yol Güzergâhı ile Mersin, Antalya, İstanbul, Bartın, Yalova, İzmir, Sivas, Elazığ, Kırıkkale, Karaman, Bilecik, Balıkesir, Konya, Adıyaman, Amasya, Kastamonu, Rize, Mardin, Isparta, Tekirdağ, Osmaniye, Kütahya, Trabzon, Denizli, Uşak olmak üzere toplam 27 il ve ilçelerinde bulunan akaryakıt ve LPG oto gaz istasyonlarının tamamı denetlendi.

AKARYAKIT VE LPG'DEKİ HİLE YÖNTEMLERİ
Bakanlık ekiplerinin denetimler sırasında karşılaştıkları hile yöntemleri şunlar:

Kaçak yollarla vergisi ödenmemiş (ulusal markersiz) olarak yurda sokulan ve akaryakıt istasyonlarında satışa sunulan akaryakıtın, istasyon sahiplerince yeraltına gömülmüş gizli tank ve bu tanklara bağlı olarak uzaktan kumanda ile çalışabilen gizli düzenekler yardımı ile belirli sayaçlarda nihai tüketiciye satılması,
Kaçak akaryakıtın istasyonlar dışındaki yakın mesafelerde bulunan tankerler ve bidonlarla ile nihai tüketiciye satılması,

Akaryakıta karıştırılması yasak olan ve daha ucuz yollarla temin edilen katkı maddelerinin (Nafta, Gaz Yağı vb.) akaryakıta karıştırılması suretiyle standardı bozulmuş akaryakıtın tüketiciye satılması,
Akaryakıt olarak kullanılması yasak olan akaryakıt harici petrol ürünlerinin (baz yağ, solvent vb.) doğrudan veya basit işlemlerden geçirilerek piyasaya sunulması,

Türkiye'de akaryakıt satışlarının kontrol altına alınması ve vergi kaybının önlenmesine yönelik olarak oluşturulmuş bulunan ve akaryakıt pompasına bağlı bulunan ödeme kaydedici cihazların en önemli parçası olan yazar kasa ara birim ünitesinin devre dışı bırakması suretiyle haksız kazanç sağlaması,

Akaryakıt istasyonunda araç plakası girilmeden satış yapılması ve satış sonrası fatura verilmemesi,
Akaryakıt istasyonlarında araç yoğunluğunun fazla olduğu saatlerde, istasyon çalışanlarınca araçların bilinçli olarak eksik veya kaçak yakıt veren belirli sayaçlara yönlendirilmesi,

Akaryakıt istasyonları denetimleri esnasında, bilinçli elektrik arızası meydana getirilmek suretiyle hileli akaryakıt satışı yapılan sayaçların, uzaktan kumanda düzeneği ile durdurulması,
İstasyon içinden veya etrafından giriş çıkış yapılabilecek ve dikkat çekmeyecek yolların bulunması,

İstasyon etrafında bulunan bazı alanların özellikle karanlıkta bırakılmış olması ve bu alanların özellikle istasyona ait kamera gözetleme alanının dışında bırakılması,

İstasyonun herhangi bir yerinde vaziyet planı dışında duvarla çevrili veya akaryakıt tankerlerinin görünmeden boşaltım yapabilecek alanlarının olması.

Kaynak: TRT Haber

16 Şubat 2013 Cumartesi

İlaç buzdolabında saklanır mı?

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, kullanma talimatında belirtilmediği sürece ilaçların buzdolabında saklanmaması gerektiğini açıkladı.


İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan yapılan açıklamada, 'akılcı ilaç kullanımı'nın yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Akılcı ilaç kullanımının öncelikli olarak halkın sağlığını ve toplumun çıkarını gözettiğinin anlatıldığı açıklamada, öncelikle hastanın probleminin tanımlanması, yani hekim tarafından doğru teşhisin konulması gerektiği vurgulandı. İlaçlı veya ilaçsız, etkili ve güvenilir tedavinin tanımlanmasının şart olduğuna işaret edilen açıklamada, "Eğer ilaçla tedavi uygulanacaksa, uygun ilaçların seçimi, her bir ilaç için uygun dozun ve uygulama süresinin belirlenmesi ve uygun reçetenin yazılması basamakları izlenmelidir. Bu aşamada onaylanmış, güncel tanı ve tedavi kılavuzları esas alınmalıdır. Kullanılmakta olan ve en son kullanılan ilaçlar, hastanın alerjik durumları sorgulanmalı ve hasta tarafından belirtilmelidir. İlaçların nasıl, hangi dozda, hangi sıklıkta, ne kadar süre kullanılacağı ve hangi koşullarda saklanacağı hastaya tam olarak anlatılmalı, hasta ve hasta yakını tarafından eksiksiz olarak uygulanmalıdır. Hasta yakını ilacın olası yan etkileri, ilacın besin ve ilaç etkileşimleri konusunda bilgilendirilmelidir. Bu durum hasta/hasta yakını tarafından da sorgulanmalıdır" denildi.

İLACIN KİMYASINI BOZMAYIN

İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun açıklamasında, kullanma talimatında belirtilmediği sürece ilaçların buzdolabında saklanmaması gerektiğine dikkat çekildi. Uygun olmayan saklama koşullarında ilaçların kimyasal yapılarının bozulabileceğinin hatırlatıldığı açıklamada, ilacın etkisini kaybedebileceği hatta istenmeyen etkilerin ortaya çıkabileceği ve zehirlenmelere sebebiyet verebileceği dile getirildi. Buzdolabında saklanması gereken ilaçların kesinlikle buzlukta saklanmaması ve dondurulmamasının tavsiye edildiği açıklamada, hamilelik ve emzirme döneminde, çocuklarda, yaşlılarda, böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda, kronik hastalığı olanlarda, ilaç alerjisi öyküsü olanlarda ilaç kullanımı konusunda daha dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.

İLAÇLARIN YÜZDE 50'Sİ UYGUNSUZ KULLANILIYOR

Hamilelerin ve emziren annelerin ilaç kullanmadan önce mutlaka hekim ve eczacıya danışılması gerektiğinin kaydedildiği açıklamada şu uyarılara yer verildi: "İlacınız; hekiminize veya eczacınıza sormadan; çiğnenerek, kırılarak, bölünerek veya suda çözülerek kullanılmamalıdır. İlaçlar çocukların göremeyeceği, ulaşamayacağı yerlerde, ışıktan ve nemden korunarak ve ambalajında saklanmalıdır. İlaç, hekiminiz tarafından önerilen süre boyunca kullanılmalıdır. İlaç kullanımı yarıda kesilmemeli, hekime danışmadan doz değişikliğine gidilmemelidir. Doz atlamamaya ve ilacı her gün aynı saatlerde almaya özen gösterilmelidir. Herhangi bir ilacı veya vitamin, ilaç dışı gıda takviyesi, bitkisel ürün gibi bütün ürünleri kullanmadan önce hekiminize ve eczacınıza danışınız. Kesilmiş veya açılmış ambalajlar satın alınmamalı, son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. İlaç ancak doğru kullanılırsa etkilidir. Ancak ne yazık ki tüm dünyada ilaçların yaklaşık yüzde 50'si uygunsuz şekilde kullanılmaktadır."

8 Şubat 2013 Cuma

Bankaların alışkanlık haline getirdiği suçlar!

Güveni kötüye kullanma (emniyeti suiistimal), kişisel bilgilerin paylaşılması, mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleme… Müşterisinden habersiz sigorta yapan bankalar bu suçları işliyor.


Bankalarla bir şekilde sürekli temas halindeyiz. Kredi alıyoruz, birikimlerimizi yatırıyoruz, hesap açtırıyoruz. En basitinden hesap açıldığı anda anne kızlık soyadı dahil tüm kimlik bilgileri, iletişim bilgileri ve hatta imza (güvenlik için imzalarınız taranarak ağa yükleniyor) banka tarafından kayıt altına alınıyor.

Bir kredi kuruluşu olan banka, bizzat sigorta şirketi olmadığı için sigortayı holding bünyesindeki sigorta şirketine yaptırıyor böylece kardeş şirket olan sigorta şirketi para kazanıyor. Banka böylelikle müşterisinin kişisel bilgilerini izinsiz olarak paylaşmış oluyor. Bu durum vatandaşta kimlik numarasının, ev adresinin, telefonun numaralarının hatta annesinin evlenmeden önceki soy isminin bankanın dahil olduğu şirketler topluluğunun hangi üyeleri arasında paylaşımda olduğu hatta bilgilerin daha nerelere verilmiş olabileceği endişesini yaratıyor. Pek çok işlemin artık çevrimiçi yapıldığı düşünülürse (e-devlet işlemleri) bu endişenin boyutu devasa olabiliyor.



NASIL YAPILIYOR?

Tüketiciden habersiz yapılan sigortalar ekseriyetle ferdi kaza ve hayat sigortaları oluyor.  Sigorta yapılıyor. Sigorta primi olarak mevduat hesabı, kredili mevduat hesabı, kredi kartı gibi vasıtalar kullanılarak vatandaştan cüzi meblağlar alınıyor. Örneğin 50 Liralık prim üçer dörder lira halinde tahsil edildiği için vatandaşın dikkatini çekmiyor. Hesap dökümlerini titizlikle inceleyen tüketici durumun farkına varabiliyor. Tüketici farkına varmadan sigortalar bu cüzi primlerle yıllarca yenilenerek devam edebiliyor.
Durumun farkına varan tüketici bankaya başvurduğunda bankaların izlediği yol genelde poliçeyi iptal etmek oluyor. Türkiye'deki tüketicilerin genel eğilimi düşük meblağları takip etmemek olduğu için tahsil edilmiş sigorta primleri şirketlerin yanına kar olarak kalıyor Türkiye'nin en büyük hukuk paylaşım alanı Türk Hukuk Sitesi'nde avukatların genel görüşü tüketicinin bu suçun peşinin bırakmaması yönünde. Avukatlara göre tüketicilerin sürekli zarara uğratılması alışkanlık haline getirilmiş ve bu durum siyasilerin vaatleriyle düzelmiyor. Hukukçulara göre her şey tüketicinin "bununla uğraşırım" demesiyle düzelecek. Tüketici zorlarsa bu ısrar silsilesi iktidara kadar ulaşacak, gereken düzenlemeler yapılacak. Tüketicinin şikayetiyle bu işlemi yapan kurumlara yüksek miktarda para cezası verilmesinin ve işlemi yapan görevlilere hapis ve adli para cezası verilmesinin yolu açılıyor. Tüketici şikayet etmezse kişisel bilgilerinin isteği dışında paylaşılması ve istemeden ödediği sigorta primleriyle kalıyor.

TÜKETİCİ KANUNUNA AYKIRI

Tüketici mevzuatı açısından değerlendirme yapılırsa habersiz yapılan sigorta sözleşmeleri geçersiz sayılıyor. Yasalara göre satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şart olarak kabul ediliyor. Taraflardan birinin tüketici olduğu sözleşmelerde yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı olmuyor. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriği etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul ediliyor.

Yazılı izin veya imzalanmış poliçe yoksa vatandaşın sigorta primlerini geri alma hakkı var. Ayrıca imzalanmış matbu poliçe söz konusu ise bu poliçede sigorta hükmünün olması yetmiyor, tüketiciye yük getiren bu hükmün koyu harfli ve 12 punto büyüklüğünde yazılmış olması gerekiyor. Eğer bu şartlar yoksa bankanın işlemi ayıplı hizmet sayılıyor ve tüketici prim iadesi için hakem heyetine müracaat edebiliyor. Yasal sınır altındaki meblağlar için verilen heyet kararları mahkeme hükmünde sayılıyor.*

*Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı 01.01.2013'den başlayarak 1.191,52 TL, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 01.01.2013'den başlayarak 3.110,58 TL'dir.

ELİNİ SALLAYAN "HUKUKA AYKIRILIĞA" ÇARPIYOR

Habersiz yapılan sigorta işleminin bir de Ceza Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve diğer temel kanunlar ile ilgili olan kısmı var. Hukukçuların tüketicinin dikkatini çektikleri asıl noktalar bunlar. Tüketici ilgili mercilere gereken bildirim ve şikayetleri yaparsa işlemi yapan kurumlar ve görevlileri tahsil ettikleri sigorta primlerinin yüzlerce katını ceza olarak ödüyorlar ve haklarında hapis istemiyle ceza davası açılıyor.

BANKACILIK KANUNUNA AYKIRI

Bankacılık Kanunu'na göre mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleyenler altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş yüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Hem bankalara hem sigorta şirketlerine güveni ciddi ölçüde azaltan kişisel bilgilerin paylaşılması ise daha derin bir konu. Kanunda "İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır" deniyor...
Aynı kanuna göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması için bankaların uygulamalarını izlemek, denetlemek; tasarruf sahiplerinin haklarını tehlikeye sokacak ve zarar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek yükümlülük ve yetkisine sahip. Kurum, başta Bankacılık Kanunu olmak üzere ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenleyici işlem yapabiliyor ve özel nitelikli kararlar alabiliyor. Bu yetki ve sorumluluklara istinaden tüketici şikayetini BBDK'ya iletebilir.

SİGORTACILIK KANUNUNA AYKIRI

Sigortacılık Kanunu'nda ise idari para cezaları düzenlenmiş. Kanunun "iyiniyet" başlığı altındaki hükmü uyarıca kişilerin, sigorta şirketini seçme hakkının sınırlandırılamaz ve bir sözleşmede sigortanın belli bir şirkete yaptırılmasına ilişkin konulmuş şartlar hükümsüzdür. Bu hükme aykırı davranılması halinde yirmi bin lira idari para cezası veriliyor. Kanunda ayrıca öngörülmüş bir cezanın olmadığı hallerde Hazine Müsteşarlığı, Bakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararlara aykırı davranışlarda bulunulması halinde de oniki bin lira idari para cezası uygulanıyor.
Hazine Müsteşarlığı 2010 yılında yapılan yaptığı sektör duyurusunda; bankaların müşterilerinden sigorta primi tahsil ettiklerini ancak bu sigortalara ilişkin müşterilerine bilgi vermediklerini ve yasalara aykırı bu uygulamayla ilgili tedbir alınması gerektiğini belirtmişti. Vatandaşın sigorta şikayetleri hakkında gereken tedbiri almayan bankaların genel müdürü, ilgili genel müdür yardımcısı, sigortacılık işlemlerinden sorumlu personelleri, ilgili şube müdürü ile Sigorta Şirketi yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını bildirmişti. Hazine Müsteşarlığı'ndan kredi kuruluşları aracılığıyla yapılan sigorta işlemlerine ilişkin duyurusuna rağmen bankalar bu tarzda sigorta yapmaya devam ediyor.

CEZA KANUNUNA AYKIRI

Ceza mevzuatı açısından ise güvenin kötüye kullanılması ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması suçları öne çıkıyor.

NE YAPMALI?

Bankalarca adına habersiz sigorta yaptırılan tüketicinin kullanabileceği yasal yollarla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Avukat Cengiz Aladağ; tüketiciye yol haritası çizdi:
Sigorta talebiniz olmadığına emin olun:

- Bankaya bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, kişisel bilgilerinizin sigorta şirketine hangi hakla verildiğini sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.

- Aynı şekilde sigorta şirketine bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, sizinle ilgili bilgilerin nereden alındığını sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.

- Kesintilerin ilk yapıldığı tarihten itibaren hesap dökümlerinizi alın.

- Bankada primin kesildiği hesaptan fatura otomatik ödeme talimatınız var ise, sigorta kesintisi yapılan tarihlerde bu kesinti nedeniyle hesapta yeterli para olmadığı için ödemesi yapılmayan faturanız olup olmadığını kontrol edin.
Böylece sigorta yapılması konusunda bankaya ya da sigorta şirketine bir başvurunuz, imzaladığınız bir sözleşme ya da poliçe olmadığından emin olun.
Şikayet dilekçesi hazırlayın ve ilgili tüm mercilere başvurun:

- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı'na başvurun.

- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek BDDK'ya başvurun.

- Hesabınızdaki paranın sizin talimatınız olmadan alındığını belirterek ve belgeleri de ekleyerek güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunun.

- Kişisel bilgilerinizin sizin onayınız olmadan banka tarafından sigorta şirketine verildiğini bildirerek ve elinizdeki belgeleri de ekleyerek, banka ve sigortanın yanıtında ve belgelerde adı geçen banka görevlileri, banka yanıt vermez ise işlemi kimin yaptığını bilmediğinizi belirterek ilgili banka görevlileri hakkında TCK 136 ve 137. maddelerine aykırılıktan Cumhuriyet Savcılığı'na ayrı bir şikayette bulunun.

- Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak bankaca yapılan kesintilerin iadesini talep edin.
Tazminat talepleri:

- Kişisel bilgileriniz sizin izniniz olmadan paylaşılmış ve güveniniz kötüye kullanılmış ise (ceza soruşturması ve davası sonucuna göre) manevi tazminat talep edebilirsiniz.

Kaynak: Haber 7
- Yukarıda belirttiğim gibi, eğer bu kesinti nedeni ile hesapta yeterli para kalmadığından otomatik ödeme talimatınızla ödenmesi gerekip de ödenmeyen fatura varsa, ödemek zorunda kaldığınız gecikme zammı ve başkaca zararlarınızı talep edebilirsiniz.

İHMAL ETMEYİN

Şikayetin iletilebileceği diğer merciler ise Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ve konuda etkin soruşturmalar yaptığı söylenen Türkiye Bankalar Birliği Etik Komisyonu.

Bu sivilce ilacına dikkat!


Sağlık Bakanlığı, bir süre önce Fransa'da satışı durdurulan 'Diane 35' isimli sivilce ilacını mercek altına aldı.
Fransa Sağlık Ajansı (ANSM), bu ülkede yalnızca akne tedavisinde ruhsatlı olan Diane 35 (siproteron asetat 2 mg, etinilestradiol 35 µg) ve jeneriklerinin ruhsatlarını askıya aldığını ve üç ay içerisinde piyasadan çekeceğini duyurması üzerine, Sağlık Bakanlığı'nın ilaçla ilgili başlattığı inceleme tamamlandı.



Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Risk Değerlendirme Daire Başkanı N. Demet Aydınkarahaliloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ANSM'nin 2011 yılının sonunda, 2005 yılından önce ruhsatlandırılan tüm ilaçları yeniden değerlendirme kararı aldığını söyledi.

Kurumun bu kapsamda Diane 35 ve jeneriklerinin akne tedavisindeki yarar/risk oranlarını gözden geçirdiğini ve ilacın ruhsatını askıya aldığını belirten Aydınkarahaliloğlu, bu kararda, gebelik önleyiciliği klinik araştırmalarla gösterilmeyen, sadece akne tedavisinde ruhsatlı olan ilacın, Fransa'da yüzde 80 oranında endikasyon dışı kullanılmasının etkili olduğunu dile getirdi.

Aydınkarahaliloğlu, kurumun, aynı zamanda, ilacın akne tedavisinde etkinliğinin orta derecede olmasını ve bu etkinin tedavi başladıktan birkaç ay sonra görülmesini, tromboembolizm (pıhtı atması) riskinin ilacı alanlarda 4 kat artmasını, ANSM'nin ulusal farmakovijilans veri tabanında 1987'den bu yana pıhtı atmasına bağlı bu ilaç veya jeneriklerine atfedilen 4 ölüm, 113 de ölümcül olmayan vaka bulunmasını, akne için alternatif tedaviler olmasını da göz önüne aldığını bildirdi.

Bu veriler ışığında, ANSM'nin, Diane 35 ve 17 jeneriğinin akne tedavisindeki yarar/risk oranının venöz ve arteriyel tromboembolizm riski nedeniyle olumsuz olduğu kanaatine vardığını ifade eden Aydınkarahaliloğlu, 'Bu ilacı Fransa'da 300 bin kadının endikasyon dışı, doğum kontrolü için kullandığı, aynı zamanda kadınlarda yüksek kan pıhtılaşması ve pulmoner emboliye (akciğer embolisi) sebep olduğu belirtiliyor' dedi.

-'Avrupa İlaç Ajansı'nın değerlendirmesi takip ediliyor'-

İlacın Türkiye'de 1989'da ruhsatlandırıldığını, geçen yılın Haziran ayında ruhsat sahibine yazılan yazıyla ilacın endikasyonlarının yeniden düzenlendiğini bildiren Aydınkarahaliloğlu, bu düzenlemeyle Diane 35'in 'inflamasyon veya nodül oluşumu ile seyreden bariz makülopapüler akne, polikistik akne, tek başına lokal tedaviden yarar görmeyecek skar riski (yara izi) yüksek akneler, androjenik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi), hafif dereceli hirsutizm (tüylenme)' için kullanılabileceğine dikkati çekti.

İlacın endikasyonlarından 'çocuk arzusu olmayan kadınlarda polikistik over sendromu'nun çıkarıldığını anlatan Aydınkarahaliloğlu, ayrıca endikasyonlara 'Hormon tedavisi kullanımı sistemik antibiyotik tedavisine üstünlük sağlayacak ise kullanılmalıdır' cümlesinin de eklendiğini bildirdi.

İlacın, Elleacnelle Draje ve Gynelle Draje isimli jeneriklerinin bulunduğunu ifade eden Aydınkarahaliloğlu, bu ilaçların Avrupa'da birçok ülkede ruhsatlı olup yaygın olarak kullanıldığına işaret etti. Aydınkarahaliloğlu, ilacın gebelik önleyici olarak sadece İrlanda'da ruhsatlı olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Risk Değerlendirme Daire Başkanı N. Demet Aydınkarahaliloğlu, şu bilgileri verdi:

'Avrupa İlaç Ajansının ilaçla ilgili değerlendirmeleri dikkatle takip edilecek. Ülkemizde şu anda mevcut veriler ışığında acil olarak ilacın ruhsatının askıya alınmasını gerektirecek bir durum söz konusu değil. Ancak ilacın kullanımı sırasında kontrendikasyonlarına (yan etki) özellikle dikkat etmek ve doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulamakta yarar var.'

-'Yalnızca akne tedavisinde kullanılmalı'-

İlacın ruhsat sahibi firma da açıklamasında, Diane 35'in yalnızca akne tedavisinde hastalara reçeteli verilmesi gerektiğini, doğum kontrol hapı olarak tavsiye edilmediğini duyurmuştu.

Açıklamada, ilacın prospektüsünde, halk arasında 'kan pıhtılaşması' olarak da bilinen tromboz riskine açıkça dikkat çekildiği belirtilmişti.

Kaynak: Star

20 Ocak 2013 Pazar

Harvey Nichols şikayeti


Merhaba, 
2012 şubat ayı indiriminden Harvey Nichols’tan elbise parasına kiremit kırmızısı bir etek aldım. Sezon sonu olduğu için geçen sene 1 kere giydim ve bu sene giymek nasip oldu. Ancak üzerine giydiğim hırka gömlek bluz eteğe temas eden her şey solmakta (renk bırakması yapmakta). Bunu mağaza incelemek için İstanbul'a gönderdiler ve cevap hep aynı “iadesi kabul edilmemiştir”.

İstanbul'u aradım bu ürünün nasıl karar veriyorsunuz? Nasıl inceleme yapıyorsunuz? Cevap alamadım. Kendilerinden ürünü neden kabul etmediklerine dair rapor talep ettim ki Tüketici Mahkemesine başvuru yapabileyim diye. Şu an beklemekteyim. Bu kadar ilgisiz ve satış sonrası hizmet anlayışı kötü olan bir mağaza ile daha önce hiç karşılaşmamıştım.

Bu mağazadan alışveriş yapılmasını kimseye tavsiye etmiyorum. En azından daha fazla insan mağdur olmasın.

Hande Yamanoğlu


24 Aralık 2012 Pazartesi

Vatan Bilgisayar şikayeti


18 Aralık Salı günü Vatan Bilgisayar'dan iPad kalemi aldım. Haftasonu Garanti Bonus kartla 63 TL idi. Üzerinde satış fiyatı olmadığı için ben yine 63 TL zannediyorum, kasaya geldim 83 TL imiş. Bir an boş bulundum Garanti Bonus kartımla aldım. Hafta sonu tekrar indirim oldu. 23 Aralık pazar günü gittim aradaki farkı hediye çeki olarak almak istedim ya da ücret iadesi istedim. Bakın dikkat edin açılmamış ürün ve 3 gün sonra götürüyorum. Aldığım cevap: "İade alamıyoruz. "İnternet sitenizde öyle yazmıyor" diyorum. "Benden iyi mi bileceksiniz?" diyor." "Açalım oku" dedim. "Efendim iade alırız ama hediye çeki veriyoruz. "Hediye çeki indirimli ürünlerde geçiyor mu?" dedim. "Hayır" cevabı aldım. İsmini sordum arkadaşım. Dalga geçer gibi Hakan dedi, arkasından da ekledi , soy ismim de şu". 

Şikayetimi Pendik Şube Müdürü'ne ilettim. "Madem öyle almasaydınız, neden aldınız?" cevabını verdi.

Ürünü alıp almamak değil sorun. Sorun sizin müşteriye yaklaşımınız ve bakış açınızda. Müdür olacak adama derdimi anlatıyorum hiçbir çözüm üretme derdinde değil. Öylece suratıma bakıyor. 

Ondan sonra yerli sermayeye destek verin diyorsunuz. Daha da Vatan'dan bir şey alırsam adam değilim.

Erman Kütükçü

8 Aralık 2012 Cumartesi

BTK'ya en çok cep telefonu faturaları şikayet edildi


Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK), 1 Ağustos-22 Kasım tarihleri arasında gelen şikayetlerin yüzde 48'i GSM hizmetlerinden geldi. Konularına göre yapılan ayrımda en fazla şikayet faturalara ilişkin oldu. En fazla şikayet edilen GSM faturaları yüzde 42 ile toplam şikayet içinde ilk sırada yer aldı.

KAÇ ŞİKAYET YAPILDI?
BTK'nın Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 2012 Yılı 3. Çeyrek Raporu'ndan yaptığı derlemeye göre, 1 Ağustos-22 Kasım tarihleri arasında kuruma 13 bin 50 şikayet yapıldı. Bu şikayetlerden 1.080'i işleme konuldu ancak henüz sonuçlanmadı. 11 bin 4'ü cevaplanırken, 45'i başka kurumlara yönlendirildi, 829'u ise reddedildi.

Toplam şikayetlerin sektör bazında dağılımına bakıldığında, en fazla şikayet yüzde 48 ile GSM hizmetleriyle ilgili oldu. Şikayetlerin yüzde 36'sı internet, yüzde 9'u uydu platform, yüzde 6'sı sabit telefon, yüzde 1'i ise Kablo TV hizmetleriyle ilgili gerçekleşti.



DAĞILIM NASIL?
Konusuna göre şikayetlerin dağılımında ise, en fazla şikayet fatura konusunda geldi. Sektörler bazında alınan şikayetler içinde en fazla yer tutan şikayet konusu yüzde 42 ile GSM faturaları, yüzde 30 ile uydu platformda fesih/geçici durdurma, yüzde 25 ile Kablo TV faturaları, yüzde 20 ile internet faturaları, yüzde 17 ile de sabit telefon faturalarından şikayet edildi.

AA

Derimod çantaları orjinal deri değil mi?


Derimod'dan aldığım bir çantada yaşadığım bir sorun ile ilgili herhangi bir sonuca ulaşamadım. En sonunda size yazmaya karar verdim. Geçtiğimiz yaz değil, bir önceki yaz, sezon sonu indiriminden faydalanarak, Cevahir AVM'deki Derimod'dan bir çanta almıştım. Çantayı bana %100 deri olarak satmışlardı. Hatta üzerinde orjinal deridir göstergesi olan deri parçası da vardı. Deridir diye çok yüklü bir fiyata satın almıştım. İndirimli fiyatı 190 TL civarında idi. Ancak yaz çantası olduğu için çantayı bu yıl kullanmaya başladım. Fakat 1 ay içerisinde çantada inanılmaz deformasyonlar meydana geldi. Ben de çantayı Anadolu yakasında bir kaç Derimod mağazasına götürdüm ve deri olup olmadığını sordum. Bunun dışında bir kaç deri mağazasına daha sordum. Derimod mağazasındaki çalışanlar ve diğer danıştığım kişiler çanta ile ilgili maalesef hep aynı şeyi söyledi. Materyal orjinal deri değildi. Gittiğim Derimod mağazası bana ürün için aldığım mağazayla bağlantıya geçmemi önerdiler. Ben de oraya yazmaya karar verdim. Ayrıca Derimod'un kurumsal olduğunu düşünerek, merkezine ulaşmaya internet yolu ile çalıştım. Şikayetimi ilettim. Ancak şu ana kadar bir gelişme olmadı. Cevahir AVM Derimod'un e-mail adresini internetten buldum. Ayrıca oraya da yazarak bu konuya bir çözüm getirilmesini istedim. Ben Anadolu yakasında oturuyorum ve çok yoğun iş ve ev tempom olduğu için o tarafa gitmem çok zor. Çantanın üzerideki deri parçası ile halen saklıyorum. Cevahir Derimod ise bana fatura ile birlikte gittiğim herhangi bir Derimod mağazasının yardımcı olabileceğini söyledi. Ancak ben 16 ay önce aldığım çantanın faturasını saklamadığım için onlara bu halde ne yapmam gerektiğini sordum ancak hiç yanıt alamadım. Şimdi size soruyorum şimdi ben ne yapmalıyım? Çanta kullanılmayacak hale 1 ayda geldi. Buna mı üzüleyim, deri olmadığına mı üzüleyim? Yoksa deri diye verdiğim bir yığın param gitti, ona mı üzüleyim? Sizden bu konuda yardım ve yönlendirme bekliyorum.

Teşekkür ederim. İyi  çalışmalar.

Gül İMRİZ


7 Aralık 2012 Cuma

Trendyol yırtılan botun para iadesini yapmadı

25/08/2012 tarihinde Trendyol.com e-ticaret alışveriş sitesinden aldığım botun ikinci kullanımda yırtılması sonucunda firma tarafından yenisinin tedarik edilmemesi ve iade yapılmaması nedeniyle firmadan şikayetçiyim. Aynı şekilde faaliyette bulunan Morhipo ve Markafoni 2 yıl ürün tedarik ve iadesini hasar durumunda yapabiliyor. Firmadan şikayetçiyim. Gereğinin yapılmasını arz ederim. Teşekkürler.

Meltem Bal

6 Aralık 2012 Perşembe

TBMM kredi kartları ilgili komisyon kurdu


Türkiye Büyük Millet Meclisi, kredi kartı aidatı, bankaların aldığı hesap işletim ücretleri, kredi yapılandırma, komisyon ve faizlerle ilgili şikayetlerin binleri aşması üzerine harekete geçti. Bankaların müşterilerinden çeşitli adlarla yaptığı bu kesintiler için Meclis’te komisyon kuruldu.

Meclis'e Dilekçe Yağmuru
Tüketiciler, kredi kartı kulanım aidatları, işletim ücretleri, kredi dosya masrafları ve çeşitli adlar altında kart kullanıcısının haberi dahi olmadan alınan komisyonlar konusunda şikayetçi...
Tüketici mahkemelerinde çare arayan kart kullanıcılarının bir başka durağı ise Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. Vatandaşlar Meclis'i adeta şikayet dilekçesi yağmuruna tutmuş durumda.

Komisyon Kuruldu
Meclis de bankaların faiz dışı gelirlerini inceleme kararı aldı.  Bu çerçevede Dilekçe Komisyonu bünyesinde bir alt komisyon kuruldu. Komisyon, ilk toplantısını yaptı.
Bankacılık Alt Komisyonu Başkanı Halil Ürün, "Bankaların aldığı haksız ücretler hepimizin günlük hayatta karşılaştığı sıradan olaylar haline geldi. Meclis'e verilen bu dilekçelerde de vatandaşların şikâyet ettikleri konular başlıklar halinde özetlemek gerekirse, kart aidatı en çok şikâyet edilen konu, hesap işletim ücreti, kredi dosya masrafları şeklinde devam ediyor” dedi.



Türkiye'de Neredeyse 1 Kişiye 2 Kart Düşüyor
Komisyonun merceğe aldığı konu oldukça önemli... Zira Türkiye’de neredeyse bir kişiye iki banka kartı düşüyor. Dünya sıralamasında ABD 1.1 milyar kredi kartı ile ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi Çin, Brezilya ve Güney Kore takip ediyor.  Türkiye ise Lüksemburg, İspanya, İngiltere, Finlandiya ve Portekiz dışındaki AB ülkelerinin önünde yer alıyor.

"Artık Tüketiciler İçin Soyguna Dönüştü"
Kart sayısı ve kart aidatlarıyla ilgili bilgi veren Tüketici ve İklimi Koruma Derneği Başkanı Ali Çetin, "Bugün itibariyle kredi kartları 53 milyon 728 bine banka kartları da 90 milyon 418 bine çıkmış. Bunlardan ortalama 50 lira ücret aldıkları düşünürsek ki çoğu daha fazla sadece ve sadece yıllık aldıkları kart aidatı bile oldukça yüksek. Bu artık tüketiciler için soyguna dönüştü” dedi.

Giderlerinin Bile Üstünde
Bankaların aldıkları ücret ve komisyonlar ise 11 milyar civarında. Bu rakam bankaların giderlerinin çok üstünde…
Tüketici ve İklimi Koruma Derneği Başkanı Ali Çetin, bu konuda, "Personel giderleri 9 milyar 993 milyon. Buna kullandıkları bilgisayarları, binaları maddi demirbaşlarını katarsak toplam bu tür giderleri 11 milyar 476 milyon. Yani bankalar tüketicilerin sırtından bütün işletme giderlerini personel dahil aldıkları gibi ceplerine de kar kalıyor" diye konuştu.

"Alınan Ücretler Hukuka Aykırı"
Alınan ücretlerin hukuka aykırı olduğunu ifade eden Ali Çetin, "Yargıtay'ın verdiği ve yerleşik olmuş kararlar açısından baktığımızda gerçekten hukuka uyarlı değil. Bunlar tümüyle hukuksuzdur” şeklinde konuştu.

Komisyon Ne Yapacak?
Meclis’te kurulan alt komisyon konunun tarafları ile görüşüp gelen şikâyetleri inceleyecek.
2 ay boyunca çalışacak olan Komisyon bir rapor hazırlayacak.
Raporda mağduriyetlerin giderilmesi noktasında gerekli kanuni düzenlemelerin yapılması için önerilerde bulunulacak.

Kaynak: TRT Haber

29 Kasım 2012 Perşembe

Zayıflama ve sigarayı bıraktırma ürünlerine yanıltıcı ve aldatıcı reklam nedeniyle ceza verildi


ZAYIFLAMA İLAÇLARINA CEZA YAĞDI!

Reklam Kurulu, ''zayıflama'' ve ''sigarayı bıraktırma'' ürünlerine yanıltıcı ve aldatıcı reklam nedeniyle binlerce liralık ceza verdi.

Sağlık Bakanlığı'nın yakın takibe aldığı zayıflama ilaçları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu'nun da denetimine takıldı.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, A Kalite Pazarlama-İsmail Çetin tarafından satışı yapılan ''Clavis'' markalı ürünlere (Panax, Reishi, E1, K1, Romaflex, Varitex, Romadur, Glabra, D1, K3, Cemre Ab-ı Hayat, K5, Bioforza) ilişkin broşürde yer alan reklam ve tanıtımlarla ilgili şikayeti de karara bağladı.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, ''Himalaya Tuzu'' ile ilgili bazı internet reklamları üzerinde yaptığı incelemede tüketicilerin yanıltıldığına karar verdi.

Kurul, ''Antakya Dağ Biberi'' isimli ürünle ilgili de reklam veren Korpa Medikal İlaç Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketine 81 bin 554 lira para cezası uyguladı ve söz konusu reklamların kaldırılmasına karar verdi.

Kaynak: Anadolu Ajansı