aidat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aidat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2013 Cumartesi

Aidatsız kredi kartı sunmayan bankaya 5 milyon TL ceza verilecek

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın hazırladığı 'Tüketiciyi Koruma Kanun Tasarısı' önceki gün meclis komisyonunda onaylandı. Yeni yasada cezalara ilişkin maddede yapılan değişiklik ile tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil edilmeyen kredi kartı sunmayan bankalara verilecek idari para cezasının miktarı 5 milyon TL'ye çıkarıldı.

Kanun Tasarısı 23 Mayıs 2013 tarihinde başbakanlığa gönderilmiş, 27 Mayıs 2013 tarihinde Bakanlar Kurulu'na sunulmuş ve 4 Haziran 2013 tarihinde de TBMM'ye sevk edilmişti. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda tasarının geneli üzerindeki görüşmeleri müteakiben verilen önerge doğrultusunda, daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilmesini teminen bir Alt Komisyon kurulmasına karar verildi.

Yeni Tasarı Neler Getiriyor?

Tasarı tüketici kredileri ve kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi, abonelik sözleşmeleri, reklamlar gibi birçok alanda, tüketici haklarını ve kanuna uymayanlar hakkında uygulanacak yaptırımları düzenliyor.

Tasarıyla, bankalara, üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkanı da sunma zorunluluğu getiriliyor.



Tasarıya göre, belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapanacak. Ancak, açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.

Tüketicinin açık talimatı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılamayacak.

Kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacak. Bu hükme aykırı hareket edenlere bu aykırılığın giderilmesi için bir ay süre verilecek. Bu süre sonunda aykırılığın giderilmemesi halinde, kart çıkaran kuruluşlara 5 milyon lira ceza verilecek.

Sözleşme öncesi bilgilendirme, sözleşmenin zorunlu içeriği, kapsam dışı sözleşmeler, tüketici ile kredi verenin hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, erken ödeme, efektif yıllık faizin hesaplanması, tüketici kredilerine ilişkin reklamların zorunlu içeriği, fesih hakkının kullanılması, temerrüt, kredinin devri, bağlı kredi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

Konut Finansmanı

Konut finansmanı sözleşmesi yazılı olarak kurulmadıkça geçerli olmayacak. Geçerli bir sözleşme yapmamış olan konut finansmanı kuruluşu, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyecek.

Konut finansmanı kuruluşları, tüketiciye, konut finansmanı sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermek zorunda olacak.

Tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda konut finansmanı kuruluşu, kalan borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak konut finansmanı kuruluşunun bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilecek. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için tüketiciye en az 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekecek.

Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmayacak. Finansal kiralama işlemlerinde, muacceliyet uyarısında verilen süre içerisinde tüketicinin edimini yerine getirmemesi halinde, bu sürenin sona ermesini takiben konut finansmanı kuruluşu kalan borcun tamamını ifa etme hakkını kullanmak üzere konut finansmanı sözleşmesini feshettiği takdirde, konutu derhal satışa çıkarmakla yükümlü olacak.

Konut finansmanı kuruluşu satış öncesinde konut için kıymet takdiri yaptıracak. Takdir edilen kıymet, satıştan en az on işgünü önce tüketiciye bildirilecek. Konut finansmanı kuruluşu takdir edilen kıymeti dikkate alarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle konutun satışını gerçekleştirecek. Konutun satışından elde edilen bedelin, kalan borcu aşması halinde aşan kısım tüketiciye derhal ödenecek.

Bağlı krediler

Bağlı kredilerde, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim haklarından birini kullanması halinde, satıcı, sağlayıcı ve konut finansmanı kuruluşu müteselsilen sorumlu olacak.

Konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu, konutun teslim edilmemesi durumunda, satış sözleşmesinde ya da bağlı kredi sözleşmelerinde belirtilen konut teslim tarihinden itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere 2 yıl olacak. Konutun teslim edilmesi durumunda, konutun teslim edildiği tarihten itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere aynı süre esas alınacak.

Konut finansmanı kuruluşları tarafından verilen kredilerin ipotek finansmanı kuruluşlarına, konut finansmanı fonlarına veya ipotek teminatlı menkul kıymet teminat havuzlarına devralması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam edecek. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmayacak.

Faiz oranı

Sözleşmede belirtilmek suretiyle, konut finansmanına yönelik kredilerde ve finansal kiralama işlemlerinde faiz oranı sabit veya değişken olarak ya da aynı kredi için her iki yöntem esas alınmak suretiyle belirlenebilecek.

Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen oran, tarafların rızası dışında değiştirilemeyecek. Oranın değişken olarak belirlenmesi halinde ise, başlangıçta sözleşmede belirlenen oran, dönemsel geri ödeme tutarı başlangıçta sözleşmede belirlenen azami dönemsel geri ödeme tutarını aşmamak koşuluyla ve sözleşmede belirlenecek yurtiçinde veya yurtdışında genel kabul görmüş ve yaygın olarak kullanılan bir endeks baz alınarak değiştirilebilecek. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde bu yöntemin muhtemel etkileri konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi şart olacak. Bu amaçlarla kullanılabilecek referans faizler ve endeksler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenecek.

Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabileceği gibi, konut finansmanı borcunun tamamını erken ödeyebilecek. Bu hallerde, konut finansmanı kuruluşu, erken ödenen miktara göre gerekli faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlü olacak.

Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda, konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilebilecek. Erken ödeme tazminatı gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemeyecek. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilemeyecek.

Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılmayacak.

Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi halinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat konut finansmanı kuruluşu tarafından kabul edilmek zorunda olacak. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekecek.

Konut finansmanı sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapatılacak. Ancak açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.

Tüketicinin açık talimatı olmaksızın konut finansmanı sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılmayacak.
Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaklanıyor.

TBMM Sanayi Komisyonu'nda kabul edilen Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı'na göre, ticari reklamların Reklam Kurulu'nca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esas alınacak. Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamayacak.

Reklam olduğu açıkça belirtilmeden yayınlarda, mal ya da hizmetlere ilişkin isim, marka, logolarla işletme adlarının reklam amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması, örtülü reklam olarak kabul edilecek. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasak olacak.

Aynı ihtiyaçları karşılayan rakip mal ya da hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilecek. Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü olacak. Reklam ajansları ve mecra kuruluşları da bu hükümlere uymakla yükümlü olacak.

Bir ticari uygulama, ulaştığı ortalama tüketicinin mal ya da hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması haksız kabul edilme nedeni olacak.

Reklam Kurulu oluşturulacak

Ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme, haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumak üzere Reklam Kurulu oluşturulacak. Denetim yapma yetkisine sahip olacak Kurul, denetim sonucuna durdurma, düzeltme, idari para cezası ya da üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulayabilecek. Kurul üyeleri ilgili Bakanlıklar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşacak. Kurul kararları, Bakanlıkça açıklanacak.

Tüketici sorunlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ile çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak ve kanunun görüşleri öncelikle ele almak ve ilgili mercilere iletmek amacıyla yılda en az bir kez Bakanlığın koordinatörlüğünde Tüketici Konseyi toplanacak.

Reklam politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak çağdaş iletişim uygulamalarını takip etmek, reklam sektörünün ve reklam denetim işlevinin geliştirilmesine yönelik araştırma ve çalışmalar yapmak, bu alanda görüş ve önerilerde bulunmak amacıyla yılda en az bir kez Bakanlığın koordinatörlüğünde Reklam Konseyi toplanacak.

Tüketici hakem heyetleri oluşturulacak

Bakanlık, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve belirlenen ilçe merkezlerinde en az bir tüketici hakem heyeti oluşturacak. Heyetin başkanlığını illerde ticaret il müdürü, ilçelerde kaymakamlar yapacak. Raportörler tüketici hakem heyetlerinde istihdam edilebilecek.

Değeri 2 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, 3 bin lira altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine; büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise 2 bin lira ile 3 bin lira arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunlu olacak. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamayacak.

Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilecek. Bu durumda tüketici mahkemesinin vereceği karar kesin olacak.

Tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayınlanmasını talep edebilecek. Talebin mahkemece kabul edilmesi halinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerin en az üçünde ilan edilecek.

Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilecek.

Üretimin durdurulması ve malın toplatılması

Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için Bakanlık, tüketiciler ya da tüketici örgütleri dava açabilecek.

Satışa sunulan seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, mahkeme ayıbın niteliğine göre malın satışını geçici olarak durdurma ya da ayıbı giderme kararları verebilecek. Üretici veya ithalatçı, mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde malın ayıbını ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkansız olması halinde mal, üretici ya da ithalatçı tarafından toplanacak.

Kanundaki hükümlere aykırı davrananlara 200 bin liraya kadar ceza uygulanacak. Reklam ihlali, yerel düzeyde yayın televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse ise 10 bin lira, ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 200 bin lira, yerel radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 5 bin lira, ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 50 bin lira, internet aracılığı ile gerçekleşmişse 50 bin lira, kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmişse 25 bin lira idari para cezası verilecek. Reklam Kurulu, ihlalin bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde bu cezaları on katına kadar uygulayabilecek. Denetim ve gözetim görevlerinin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

Yiyecek taklidi ürünlere yasak geliyor

Gıda ürünü olmamalarına rağmen, sahip oldukları şekil, koku, renk, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen ve bu nedenle tüketiciler, özellikle çocuklar tarafından, gıda ürünleriyle karıştırılarak ağza alınması, emilmesi ya da yutulması halinde boğulma, zehirlenme ya da sindirim sisteminde delinmeye, tıkanmaya yol açabilecek ürünlerin üretilmesi, pazarlanması, ithalatı ve ihracatı yasak olacak.

Yiyecek taklidi ürünleri satın alan tüketicilerin uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açma hakları saklı olacak.

Gıda ürünü olmamalarına rağmen geleneksel el sanatı ürünü olarak gıda ürünü şeklinde üretilen ve sağlığa zarar vermeyen ürünler üzerinde uyarı işareti ve yazısı bulunması şartıyla bu hükmün dışında tutulacak.

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Kredi kartında yıllık üyelik bedeli istemiyoruz


Bonus-master card ve Worldcard kredi kartlarına sahibim. Ancak yıllık üyelik altında her yıl alınan bedellerden ötürü tüm müşteriler gibi bende şikayetçiyim.

Bu uygulamaya kesinlikle bir çözüm getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gereğini arz ederim.

Meral Ekşi

16 Şubat 2013 Cumartesi

Kredi kartı aidatı ve dosya masrafı iadesinde hangi yol izlenmeli?


Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, kredi kartı aidatlarının ve kredi dosya masraflarının BİMER'e yapılan başvurularda koşulsuz iade edileceği hakkında çıkan haberler ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, "basında yer alan söz konusu haberler nedeniyle bankalar tarafından yapılan kesintilerin BİMER sistemine başvurulması halinde koşulsuz olarak iade edileceği şeklindeki haberler yanlış ve asılsız olup, vatandaşlarımızın bankalar tarafından yapılan bu kesintiler ile ilgili haksız bir uygulamaya maruz kaldığını iddia etmesi durumunda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilgili hükümlerine dayanarak yapılacak başvurularda aşağıdaki yolu takip etmeleri gerekmektedir" denildi.

Bakanlık uyuşmazlıkların çözümünde yetkili ve görevli merciler tüketici sorunları hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri olduğunu belirterek, kredi kartı aidatlarının ve kredi masraflarının geri alınması ile ilgili yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

"a) Öncelikle kredi kartını düzenleyen veya kredi veren bankaya başvuruda bulunularak söz konusu kesintilerin iade edilmesi talep edilmelidir.

b) Başvuru yapılan banka tarafından bu talebe olumsuz cevap verilmesi veya hiç cevap verilmemesi halinde ikamet edilen yerdeki veya söz konusu hizmeti sağlayan bankanın bulunduğu yerdeki, illerde Ticaret İl Müdürlüğü, İlçelerde ise Kaymakamlıklar bünyesinde faaliyet gösteren tüketici sorunları hakem heyetlerine mevcut belgeler ile birlikte başvuruda bulunulması gerekmektedir.

2013 yılı için değeri 1.191,52 TL'ye kadar olman uyuşmazlıklar için tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru yapılması zorunludur. Bu değere kadar olan uyuşmazlıklarda verilecek kararlar bağlayıcı olup, İcra İflas Kanunun ilamların yerine getirilmesine dair hükümlerine göre yerine getirilir. Bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklara ilişkin verilen kararlar ise delil niteliği taşımaktadır. Yerine getirilmemesi halinde tüketici mahkemelerine veya bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemelerine başvuruda bulunulması gerekmektedir.

c) Tüketici sorunları hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları her sözleşme için ayrı ayrı inceleyerek mevcut duruma göre bir karar verecektir.

d) Hakem heyetlerinin verdiği bu kararlara karşı taraflar kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde tüketici mahkemelerine itiraz edebilmektedirler.

e) Hakem heyetlerince; kesilen bu bedellerin iade edilmesi yönünde bağlayıcı karar alması durumunda söz konusu kararın tebliğinden itibaren yerine getirilmemesi halinde yine Adliyelerde bulunan icra müdürlüklerine başvuruda bulunularak bu kararın yerine getirilmesinin talep edilmesi gerekecektir."

29 Ocak 2013 Salı

Denizbank şikayeti


Bertolt Breht ne güzel söylemiş "Bankaları soyanlar, bankaları işletenlerden çok daha ahlaklıdır" diye..

Ben Tariş üzüm birliğinin müfettişiyim. İş yerimle Manisa'daki Denizbank/Alaşehir şubesi arasında bağıtlanmış olan 27.01.2010 tarihli  "personel maaşlarının ödenmesi sözleşmesi" hükümleri çerçevesinde ücretim bu şubede açılı bulunan 2630-707330- *** nolu hesaba yatırılmaktadır.  Bahsettiğim  sözleşmenin 6. maddesinde aynen  "kurum personelinin yıllık kredi kartı harcamaları ile orantılı olarak, aylık 500,00 TL ve üzerinde harcama ortalaması bulunan personelden alınan kredi kartı ücretinin bonus olarak personel kredi kartı hesabına iade edileceği” ifade edilmesine karşın, aylık ortalaması 2000 TL olan  şahsıma ait  4243 6000 2981 ****  nolu kredi kart ile aynı hesaba tanımlı 5200 1900 1099 **** ek karttan toplam 82 TL kart ücreti kesilmiş, hesabıma herhangi bir bonus iadesi de yapılmamıştır.  Şubeyi defalarca aramama ve en sonunda hayli ağır bir yazı göndermeme rağmen herhangi bir düzeltme söz konu olmamıştır. Bu hukuksuzluk her yıl tekrarlanmakta,  meblağın küçüklüğünden ötürü insanlar yargı yoluna gitmeye üşenmekte, banka da bundan cesaret alarak şikayetleri kulak arkası etmektedir.    

Kendilerince hazırlanan sözleşme hükümlerini dahi açıkça iğfal eden, meselenin  parasal boyutu bir tarafa, durduk yere insanı zıvanadan çıkararak psikolojisini de bozan  bu zorba zihniyetle nasıl mücadele etmek gerekir acaba? Ben şahsen bu hukuk tanımaz, açgözlü kapitalistlerin en çok koktukları şeyin ifşa edilmek  olduğunu düşünüyorum. 

Bankaya geçen ay göndermiş olduğum dilekçeyi de ek olarak bilginize sunuyor,  köşenizde bu konuya yer vermenizi umut ediyorum.

Saygı ve sevgilerimle...

Rahmi Rençber

Kişisel bilgilerin gizliği nedeniyle hesap ve kart numaralarının bir bölümü yıldız (*) simgesi ile gizlenmiştir.

30 Eylül 2012 Pazar

10 yıllık kart aidatını bankadan geri aldı


Niğde Bor ilçesinde, bir tüketicinin başvurusunu inceleyen Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti, geriye dönük 10 yıllık kredi kartı üyelik bedelinin iadesine karar verdi.

Niğde Bor İlçesi Ahi Evran Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Burhan Altundağ, yaklaşık 3 ay önce Niğde Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’na başvurup, müşterisi olduğu bankanın kestiği yıllık kredi kartı kullanım ücretinin iade edilmesini talep etti. Heyet, Altundağ’ın başvurusunu yerinde kabul edip, 10 yıllık kredi kartı üyelik bedelinin müşteriye iadesi yönünde karar aldı. Altundağ, yaptığı açıklamada, heyetin kararının ardından bankanın, geçmiş dönemlere ait 329,49 lirayı kendisine iade ettiğini söyledi.

2 Eylül 2012 Pazar

Kredi kartında halkın umudu devlet


Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, “Kredi kartı kullanıcılarının sadece yüzde 1'i aidatlarına itiraz ederek geri alıyor, kalan yüzde 99'u ise devletin kanun çıkararak duruma müdahale etmesini bekliyor. Bankalar bu durumu bildikleri için itiraz eden yüzde 1'lik kısmın aidatını geri ödemekte, kalan yüzde 99 ile kar rekorları kırmaktadır. Tüketicilerin hesaplarında görünen bu tür haksız kesintilere derhal itiraz ederek, haklarını aramaları doğru olacaktır.” dedi.

Dinç, kredi kartı aidatı tartışmalarına Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin son noktayı koyduğunu söyledi.

Daire'nin kredi kartı aidatlarının yasal olmadığını, geriye dönük 10 yıllık ödenmiş aidatın da iadesi gerektiğine dair hüküm verdiğini hatırlatan Dinç, “Tüketici, kredi kartı sözleşmelerinde aidat miktarı açıkça yazılmamış ise ya da yazıldığı halde kendisinin bunu kabul ettiğine dair onayı yoksa ve buna rağmen aidat alınmışsa, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne başvurabilir” diye konuştu.



Kart kullanıcılarından yüzde 1'i itiraz ediyor

Kullanımda olan kredi kartı sayısının 50 milyonu aştığına dikkati çeken Dinç, bağlı bulundukları ilçenin hakem heyetlerine müracaat ederek, aidatlarını geri alan tüketici sayısının ise 500 bin civarında olduğunu belirtti. Her şeyi devletten beklememek gerektiğini vurgulayan Dinç, şunları kaydetti:

“Kredi kartı kullanıcılarının sadece yüzde 1'i aidatlarına itiraz ederek geri alıyor, kalan yüzde 99'u ise devletin kanun çıkararak duruma müdahale etmesini bekliyor. Bankalar bu durumu bildikleri için itiraz eden yüzde 1'lik kısmın aidatını geri ödemekte, kalan yüzde 99 ile kar rekorları kırmaktadır. Tüketicilerin hesaplarında görünen bu tür haksız kesintilere derhal itiraz ederek, haklarını aramaları doğru olacaktır.”

Kaynak: Hürriyet

21 Ağustos 2012 Salı

Kredi kartı iptali kolaylaşıyor


Tüketicilerin kredi kartında iptal başvurularının bankalarca yürürlüğe konmadığına yönelik şikayetleri bitiyor. Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, oluşturulacak bir merkezle iptal başvurularının takibi yapılacak.

Star Gazetesi'nden Hüseyin Özay'ın haberine göre, ekonomi yönetimi, kredi kartı aidatlarının ardından, tüketicilerin en fazla şikayet ettiği konuların başında gelen ‘kredi kartı iptal taleplerine’ disiplin getirmek için düğmeye bastı.

Kredi kartı sisteminde, ‘iptal’ talepleri için bir merkez oluşturulması ve iptal taleplerinin yerine getirilip getirilmediğinin bu merkezden kontrol edilmesi planlanıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı , geçtiğimiz hafta kredi kartı aidatı başta olmak üzere bankaların tüketiciden 31 kalemde çeşitli adlar altında aldığı ücret ve komisyonların kaldırılması için çalışma başlattıklarını açıklamıştı.

Yeni Tüketici Yasası Tasarısı Taslağı’ndaki bu çalışma dışında ayrıca kredi kartının iptal edilmesinde karşılaşılaşılan güçlüklere de yeni düzenleme geliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun ( BDDK ) koordinatörlüğünde yürütülen finans eylem planında, kredi kartlarında iptal sıkıntısı da masaya yatırıldı.



Yazılı başvuru yapılacak 

Bu çerçevede, iptal başvuruları, öncelikle ‘yazılı’ olarak alınacak. Böylece banka veya tüketici arasında ‘iptal talebi geldi-gelmedi’ tartışması yaşanmayacak. İkinci olarak, iptal edilen kredi kartlarının, BDDK veya Bankalararası Kart Merkezi’nde (BKM) oluşturulacak bir sistem aracılığı ile kontrol edilmesi planlanıyor. Geliştirilecek bir programla, kredi kartı iptal talepleri anında BDDK ’ya veya BKM’ye düşecek. Bu yöntemle, tüketicinin diğer bankalardan kullandığı kredi kartları da görülebilecek. Söz konusu sistem, kredi kartlarına limit getirilmesine ilişkin projenin de altyapısını oluşturacak.

BDDK ’nın en fazla aldığı şikayet

BDDK en fazla şikayeti kredi kartı aidatlarından ve iptal başvurularının onaylanmamasından aldı. Bankaların, iptal talepleri ile ilgili uygulamalarını mercek altına alan BDDK uzmanları, bazı bankaların kredi kartı portföyünü düşürmemek için kredi kartı iptal başvurusunu tam olarak işleme almadığını belirledi. İptal başvurusuna rağmen söz konusu kartın işlemlerini sadece dondurduğu saptandı. Bankalar kredi kartını iptal etmek yerine sadece işleme kapatıyor.

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Kredi kartı aidatı sadece bir kez alınabilecek

Yeni Tüketici Kanun Taslağı’na göre kredi kartından her yıl aidat alınmayacak. Kredilerde erken ödeme ücreti kredinin binde beşini geçemeyecek. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından, 75 milyon vatandaşın hayatında önemli değişiklik yapacak bir Tüketici Kanun Taslağı hazırlandı.

Yeni Tüketici Hakları Yasası yolda

Taslakta, bankalar ile tüketiciler arasında yıllardır tartışma konusu olan, ‘kredi kartı aidatı’ kaldırılıyor. Taslağa göre aidatlar kredi kartı verilirken bir kez alınacak. Mevcut kredi kartlarından ise her yıl aidat alınmasına son verilecek.

Ayrıca taslakta bankaların kredi kartı ve kredilerden ‘alacağın tahsili masrafları’ dışında hiçbir masraf alamayacağı hüküm altına alındı. Yine aynı maddelerde, BDDK’ya kredi kartı aidatı için azami tutar belirleme yetkisi verildi.

30 maddeden oluşan taslak, öncelikle Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda ele alınacak, ardından da kamu kurumlarının görüşüne sunulacak. Taslağın yeni yasama döneminde ise Meclis’e sunulması planlanıyor.
Taslakta, ayıplı mallar, üreticinin sorumlulukları, cezai yaptırımlar, reklam kurulunun görevleri gibi bir çok tüketici hakkının yanında, kredi kartları, tüketici kredileri, mortgage kredileri konusunda da önemli değişikliklere yer verildi.

Kredi alırken sigorta şartı kalkıyor

Hazırlanan yeni Tüketici Kanunu taslağında, konut kredilerinde sık sık tartışma konusu olan hayat ve konut sigortaları konusu da netlik kazandı. Buna göre, kredi veren, konut sigortası ve hayat sigortasını zorunlu olarak uygulamayacak. Yani banka konut ve hayat sigortasını şart koşamayacak.

Tüketicinin erken ödeme hakkı bulunuyor. Erken ödemelerde kredi veren erken ödeme ücreti talep edebilecek. Ancak erken ödeme ücreti, kredinin binde 5’ini geçemeyecek.

İndirimli satış yılda 2 kez olacak

Taslakta, ayıplı mal, üreticinin sorumluluğu, kapıdan satışlar konusunda da düzenlemeler yer aldı. Buna göre, kullanım kılavuzundaki özellikleri taşımayan ürünler ayıplı mal sayılacak.

Ayıplı mallar, özürlü mal etiketi ile satılabilecek. Reklamdaki şartları taşımayan ürünler de ayıplı mal olarak işlem görecek. Tüketici, 14 gün içinde ürünü iade ederek bedelini geri tahsil edebilecek.

İndirimli satışlar ise 15 Ocak-1 Mart ve 15 Temmuz-1 Eylül arasında yılda iki kez yapılabilecek. Kapıdan satış yapmak isteyen şirketlerin 50 bin sermayesi ve kapıdan sözleşme yapma yetkisi alacak.

Taslakta cezalar da artırılıyor

Yasaya aykırı hareket eden üreticilere 500 bin liraya kadar para cezası ve üretimlerin geçici süre ile durdurulması ilişkin yaptırımlar uygulanacak. Haksız Ticari Uygulamalar Kurulu oluşturulması ve her yıl üreticilere tüketici ödülü verilmesi de öngörüldü.

10 Mart 2012 Cumartesi

Kredi kartı aidatını iade almanın 6 yolu

1- Bankanızın müşteri hizmetlerini arayarak, kesilen kart aidatını ödemek istemediğinizi ve bunun geri verilmesini talep edin. Eğer kabul ederlerse sorun yok. Etmezlerse ikinci maddeye geçin.

2- Bu kez bankanın hem genel müdürlüğüne, hem de şubenize yanda gördüğünüz dilekçeyi gönderin. Dilekçeyi iadeli taahhütlü gönderirseniz alan kişinin imzası da elinize gelecektir.

3- Dilekçeye rağmen hâlâ aidatınız ödenmemişse hukuk yolunu ya da bankayla görüşme yolunu seçeceksiniz. Bankanızı yeniden arayarak, "aidatı ödemezlerse kartı iptal edeceğinizi" söyleyebilirsiniz. Bu, genellikle sorunu çözüyor. Bankalar ya aidatı veriyor ya da sizinle pazarlığa başlıyor.

4- Bütün bunlara rağmen aidatınızı hâlâ alamadınız ve sizden kesilmeye devam ediyorsa, bu kez bulunduğunuz ilçedeki kaymakamlığın içindeki hakem heyetlerine gidebilirsiniz. Burada, hazır dilekçelere ekstrenizi de ekleyerek ücretsiz şikayetçi olun.

5- Hakem heyetlerindeki aidat davalarının çoğunu tüketiciler kazanıyor. Banka, itirazını tüketici mahkemelerine yapıyor. Buradan da genellikle tüketiciler lehine karar çıkıyor.

6- Eğer kredi kartınız eski ve 10 yıllık kadarsa, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin son kararı gereğince geriye dönük tüm aidatlarınızı isteme hakkınız da var. Birden çok kredi kartınız için aynı işlemleri yapabilir ve hepsinin aidatını geri alabilirsiniz.
Kredi karti aidatlarını 10 geriye dönük olarak almak için bankaya yazılacak dilekçe örneği

7 Mart 2012 Çarşamba

Kredi kartında tüketicinin yeni kozu


Kullanılacak limitin bankalar arasında dağılımına vatandaş karar verecek. Bu da ‘kart aidatı'nda tüketicinin pazarlık kozu olacak.

Kredi kartlarına limit sınırlaması getirecek düzenlemenin bankalar ile tüketiciler arasında yıllardır tartışma konusu olan 'kart aidatını' da sona erdirmesi bekleniyor.




Üzerinde çalışmaları devam eden düzenlemede, hangi kredi kartının ne kadar limiti olacağını belirleme hakkı bankalar yerine vatandaşta olacak. Bu da, bankalar arasındaki kredi kartı rekabetinin artmasına yol açacağı için 'kart aidatı'nın ortadan kalkması bekleniyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK), kredi kartlarına limit sınırlaması getirilmesine ilişkin çalışması devam ediyor. Bir yandan düzenleme için 'bilgisayar sistemi' hazırlanırken, bir yandan da uygulamanın nasıl olacağı yönünde görüşmeler yürütülüyor. Çalışmalar sırasında, 'limitin nasıl dağıtılacağı' konusu, bankalar arasında tartışma konusu oldu. Sektörün önde gelen ve kredi kartı pazarından büyük pay alan bankaları, kredi kartı limitinin dağıtımında yetkinin Türkiye Bankalar Birliği'nde (TBB) olmasını talep ettiler.

Bankaların rekabeti kızışacak

Söz konusu bankalar, yine limit dağıtımının 'pazar payı' baz alınarak yapılması yönünde görüş bildirdiler. Bu yöntem hayata geçirilirse, büyük bankalar limitten yüksek, küçük bankalar ise düşük pay alacaklar. Örneğin 10 bin liralık limitin, 5 bin lirası büyük bankalar, geri kalanı ise küçük bankalar arasında paylaştırılacak. Küçük ölçekli bankalar ise bu uygulamaya karşı çıktı. Kredi kartı limitlerine ilişkin düzenlemeyi 2012 yılı sonuna kadar tamamlamayı planlayan BDDK ise kredi kartı limitlerini dağıtma yetkisinin tüketicilere verilmesinin daha doğru olacağını düşünüyor. Buna göre tüketici örneğin 10 bin liralık limitini isterse tek kartta toplayabilecek veya 3 kartı varsa limitlerini dağıtabilecek.

Bu da, özellikle kredi kartı 'aidatı' konusunda tüketicinin elini güçlendirecek. Kredi kartı limitini dağıtma yetkisinin tüketicilere verilmesi halinde, bankalar arasındaki kredi kartı rekabetinin daha da artacağı tahmin ediliyor. Bu yöntemle, bankaların tüketicileri kendilerine çekmek için, 'aidat' gibi ücretleri de kaldırması bekleniyor. Yetkililer, bu yöntemin, kredi kartından aidat alınmasını tamamen kaldırmasa dahi, aidat tutarlarında indirime gidilmesine yol açacağını bildirdiler.

Kaynak: Star Gazetesi

6 Mart 2012 Salı

Kredi kartı aidatları için yasal düzenleme şart



Kredi kartı aidatlarına ilişkin yargı kararlarına rağmen bankaların hukuksuz uygulamaları ne yazık ki devam ediyor. Tüketici bilincinin ve konuya duyarlılığın günden güne artması ile tüketiciler daha çok haklarını aramaya başladı. Bu konuda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin emsal kararını daha önce paylaşmıştık. Kart ücretinin iadesine yönelik tüketicilerin hakem heyetlerine başvuruları büyük artış gösteriyor. Ancak bu konuda yapılacak yasal bir düzenleme hem tüketicinin işini kolaylaştıracak hem de yargı yükünü hafifletecektir.

4 Mart 2012 Pazar

Kredi kartlarının geriye dönük ödemesinde tartışma büyüyor


Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, "kredi kartı ücretlerinin 10 yıl geri dönük alınmasının" söz konusu olmadığını açıklayan Türkiye Bankaları Birliği’ni, çok açık bir yalana başvurmakla suçladı.

TÜDEF Genel Başkanı Çetin, TBB’nın kredi kartı aidatlarıyla ilgili yaptığı açıklamada çok açık bir yalana başvurduğunu ifade etti. TBB’nin "Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin, bankalara kredi kartı hamillerinden kredi kartı üyelik ücretini 10 yıllık süre içinde talep edebilmelerine imkân verdiği ve kart hamillerinin son 10 yılda ödedikleri kart ücretlerini bankalardan geri talep edebileceklerine imkân verildiği şeklinde yorumlanması söz konusu değildir" diyerek yalan söylediğini savunan Çetin, TBB’nin basın yayın organların da Yargıtay kararını haber yapmasıyla birlikte, tüketici örgütlerinin ısrarlı çağrıları sonucu tüketicinin bankalara koşarak geriye dönük 10 yıllık kart aidatları istemelerinden paniğe kapıldığını belirtti. Çetin, "Bunu önce her bir müracaat eden tüketiciden 35 TL ekstre parası isteyerek önlemeye çalıştılar. Ancak tüketiciler 35 TL’yi verip 10 yıllık kart aidatları yanında ekstre parası olarak istenen 35 TL haksız tutarı da geri istemeye başlayınca iler tutar yanı olmayan açıklama ile tüketicileri kandırmaya çalışmaktadır" dedi.




-"YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİNİN BU KONUDAKİ KARARLARI YERLEŞİK HALE GELDİ"-


Bu konuda Yargıtay 13. Hukuk dairesinin kararları artık yerleşik hale geldiğini vurgulayan Çetin, Yargıtay’ın son kararla kredi kartı aidatlarını 1 ya da 5 yıl değil, geriye dönük 10 yıl iadesine olarak verdiğini vurguladı. Yargıtay’ın konuyu süre açısından değil esas açısından da tartıştığını ve karar verdiğini dile getiren Çetin, Yargıtay’ın bu konuda aldığı kararlar hakkında şu bilgileri verdi:
"Yargıtay 13 Hukuk Dairesi; ilk kararı (2007/11236 E ve 2008/2982 karar) ile kredi kartının üyelerine (tüketicilere) alış veriş ve nakit çekme hizmetinin sunulmasıyla esasen bankanın menfaati ve karı olduğu, savunmaya göre maliyet bedelinin yüksek olduğunun ileri sürüldüğü, ne var ki kart uygulamasında esasen bankaların menfaat temin ettikleri, yatırılan paraları bir süre kullandıkları bilinmekte olup buradan elde edilen menfaatler dışında ayrıca üyelik aidatı alınmasının hukuka ve iyi niyet kurallarına uygun düşmediği, hazırlanan sözleşmelere kullanıcının iştirakinin  söz konusu olamayacağından konulan kurallara  kredi kart sahiplerinin  yükümlü olmasının kabul edilmesinin de doğru olamayacağını onadı. İkincisinde ise;  (2008/4345 E. 2008/6088 Karar) ‘taraflar arasındaki sözleşme maddesinde kart kullanıcısından kart kullanım ücreti alınacağının belirtildiği, ancak sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği, sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırılmadığı, böyle olunca kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün  haksız şart olduğunu’ kabul etti. Sonuncusunda (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 18 Temmuz 2011 tarih ve 2011/4736 E., 2011/11579 K. sayılı kararında) ise olayı hem kart aidatı istemenin yasal olup olmadığı hem de süre yönünde tartışmış ve geriye dönük 10 yılı içinde kesilen aidatların iadesine karar vermiştir. Bu kararlar emsal karardır. Hukuka saygısı olan ve Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olmasını isteyen her yurttaş ve özellikle her kurum bu kararlara saygı göstermek zorundadır."


-"BANKALAR BİRLİĞİ UYMAYACAĞINI İLAN EDEREK SUÇ İŞLİYOR"-


Bankalar Birliği’ni hukuka saygı göstermemek ve üyesi oldukları menfaat gruplarını yargı kararlarına uymamaya çağırmakla suçlayan Çetin, "Dahası da uymayacaklarını ilan ederek suç işlemektedirler ve yalan söylemekte, tüketicileri aldatmaktadırlar" dedi.
"Hiçbir kanun maddesinde açıkça kredi kartı aidatı veya ücreti alınacağı yazmamaktadır" diyen Çetin, atıf yapılan Merkez Bankası’nın 2006/1 sayılın tebliğinde bu anlama gelebilecek madde olmadığını ifade etti. Defalarca açıkladıkları üzere Merkez Bankası’nın kendilerine verdiği yazılı cevapta söz konusu tebliğe göre bu tür masrafların alınamayacağını belirttiğine işaret etti.


-"HAKSIZ ELDE EDİLEN KAZANÇ TUTARI 3.09 MİLYAR TL"-


Aralık 2011 itibari ile 51 milyon 500 bin kredi kartı bulunduğunu belirten Çetin, ortalama kart ücretinin 40 TL’ye çıktığını bildirdi. Haksız elde edilen kazanç tutarının yaklaşık 3.09 milyar TL, 1.9 milyar dolar olduğunu dile getiren Çetin, açıklamalarına şöyle devam etti:
"BDDK’nın hazırladığı Bankacılıkta Yeni Gelişmeler II başlıklı raporda bankaların işletme giderlerinin yarısının komisyonlarda karşılandığı itiraf edilmiştir. Kredi kartı ve diğer alınan masrafları hesaba kattığımızda ise işletme giderlerinin tamamının faiz gelirleri dışında karşıladıkları şüphesizdir. Bu boyutta bir soygun,  başka hiç bir sektörde yoktur. İşte vazgeçemedikleri soygunun boyutu budur. Tüketiciler, yalancıların yanıltma kampanyalarına aldırmadan, hukuksuz olarak alınan kredi kartı paralarınızı geri istemeye devam edin. TS Hakem Heyetleri ilk müracaat mercidir. Hükümet yapılan soygunun farkındadır. Daha önce hazırlanan ve kadük olan 4077 sayılı Tüketici yasasında konu ile gerekli yasal değişiklikler yapılmıştır. Artık bu karmaşaya son verilmeli ve yüksek yargı kararlarına uygun yasal düzenleme derhal yapılmalıdır."

27 Şubat 2012 Pazartesi

Son 10 yıllık kredi kartı aidatlarınızı geri alabileceksiniz



Yargıtay, bu konuda çok önemli yeni ilke kararı verdi. Buna göre, tüketiciler tarafından aidatlar 10 yıl geriye dönük olarak talep edilebilecek. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin bir uyuşmazlıkla ilgili verdiği bozma kararı uyarınca, ’kredi kartlarından yıllık üyelik aidatı tahsil edilmesinin haksız şart niteliğinde olduğu ve geriye dönük olarak on yıl boyunca talep edilebileceği’ sabit oldu. Emsal niteliğindeki bu karar uyarınca tüketiciler bankaların aldığı kredi kartı yıllık aidatlarını 10 yıl geriye dönük olarak talep edebilecekler. 


Karar Tarihi: 18/07/2011
Esas No: 2011/4736
Karar No: 2011/11579

23 Şubat 2012 Perşembe

Banka 'aidat yoksa kart yok' diyemeyecek!

Yargıtay, 'Aidatı ödemezsen kredi kartımı kullanma' diyen bankayı haksız buldu. Kredi kartı aidatı konusunda emsal teşkil edebilecek bir karar alınmasını sağlandı.

Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı Aydın Ağaoğlu, verdiği hukuk mücadelesiyle, yargının, ''kredi kartı aidatı'' konusunda emsal teşkil edebilecek bir karar almasına zemin hazırladı. Ödediği aidatın iadesini sağlayan Ağaoğlu'nun kredi kartını kullanıma kapatan bir banka, tazminat ödemeye mahkum edildi.



Ağaoğlu, yaptığı açıklamada, bankaların kart aidatı, üyelik bedeli gibi isimler altında tüketicilerden talep ettikleri ücretlerin Tüketici Hakem heyetleri ve mahkemelerce iptal edilmesi nedeniyle, bu ücretleri bölerek küçük taksitler halinde tahsil etmeye yöneldiğini belirtti.

Tüketicilerin meblağ küçük olduğundan mücadeleye değer bulmayıp itiraz etmeyeceklerini düşünen bankaların yanıldığını dile getiren Ağaoğlu, birçok tüketicinin halen kredi kartı aidatlarını almak için mücadele verdiğini anlattı.

Benzer şekilde tüketici olarak kendisinin de bu konuda mücadeleyi sürdürdüğünü ve vatandaşlara yol göstermeye çalıştığını ifade eden Ağaoğlu, şunları söyledi:

''2009 yılında, kullandığım kredi kartının hesap özetinde 55 lira kart aidatı bedeli bulunduğunu fark edince, bankaya itirazımı bildirdim. Banka, talebime olumsuz cevap verdi. Şişli Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne başvurdum.

Heyet başvurumu haklı bularak, bu paranın iadesine karar verdi. Banka 55 liralık ücreti iade etti ama kartı kullanıma kapattı. Bunun üzerine kartın kullanıma açılması için mücadeleyle başladım.

Tüketici Hakem Heyeti, tekrar, başvuru üzerine kartın kullanıma açılması kararını verdi. Ancak banka, bu karara karşı İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi nezdinde itirazda bulunarak, kart aidatını ödemediğim için kartı kullanıma kapatmaya hakkı olduğunu iddia etti.

Mahkeme, aidat iptalinin hukuka uygun olduğunu, Tüketici Kanunu'nun 5. maddesindeki düzenlemeye göre hizmetin sunulmasından haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamayacağını, bu nedenle kartın kullanıma açılmasını kesin olarak kararlaştırdı.''

Mahkeme kararına rağmen

Bu davanın 2010'da sonuçlandığını ve mahkemenin hükmetmesine rağmen bankanın kredi kartını kullanıma açmadığını aksine yeni bir sözleşme imzalamasını istediğini belirten Ağaoğlu, ''Yeni sözleşmede kart aidatının yer aldığını fark edince imzalamayarak, mevcut sözleşmeye göre kartın kullanıma açılması talebinde bulundum ama kart kullanıma açılmadı'' dedi.

Aydın Ağaoğlu, yargı kararına rağmen kartın kullanıma açılmaması nedeniyle 20 bin lira manevi tazminat talebiyle ve hükmedilecek tazminatın tamamının Tüketiciler Birliği banka hesabına aktarılacağını belirterek İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi'nde dava açtığını anlatarak, şunları kaydetti:

''2011'in başında İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi, bankayı, yargı karanına uyulmaması ve kredi kartının kullanıma açılmaması nedeniyle tüketicinin mağdur olduğunu belirterek, bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum etti. Her iki taraf da kararı temyiz etti.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 17 Ocak 2012 tarihli kararıyla verilen tazminat kararını onadı. Buna rağmen banka tazminatı ödemedi. Biz de icra yoluna başvurduk.

Sonunda banka, ana para ile faiz, avukat ve icra masraflarıyla birlikte toplam 2 bin 41 lirayı ilgili icra müdürlüğüne yatırdı. Bin lirayı Tüketiciler Birliği hesabına aktardık.''

Ağaoğlu, kesinleşen bu karardan sonra bankaya idari para cezası uygulanması için Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne şikayette bulunacağını belirterek, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 25. maddesinin, bankaya ceza verilmesini öngördüğünü sözlerine ekledi.

Kaynak: http://www.samanyoluhaber.com

28 Ocak 2012 Cumartesi

Kredi kartı aidatını iade alabilirsiniz


Kahramanmaraş Tüketici Heyeti, Türkiye'de geriye dönük olarak ilk defa yasal sınırlar içinde kalan 9 yıllık bir iade kararı aldı.
Kendisinden kesilen banka aidatlarının iade edilmesini isteyen bir tüketicinin başvurusunu değerlendiren heyet, bankanın tüketiciden kestiği kredi kartı aidat ücretlerinin geçmişe dönük olarak yasal faiziyle birlikte iade edilmesine karar verdi.


Tüketici Heyeti, verdiği bu kararı Borçlar Kanunun 125. Maddesine dayandırdı. Türkiye'de geriye dönük olarak yasal sınırlar içinde kalan 9 yıllık bir iade kararı ilk defa alındığını belirten ve verilen bu kararla ilgili açıklamalarda bulunan Kahramanmaraş Tüketici Heyeti Başkanı Nesih Tanrıverdi şunları söyledi:

"Bilindiği gibi kredi kartları ile ilgili Yargıtay'ın ilgili dairesi geriye dönük 10 yıllık talepte bulunabileceğine dair bir karar verdi. Bunuda Borçlar Kanunun 125. Maddesine dayandırdı elbette. Tüketicimizin 9 yıllık iadesini görüştük ve iadesine karar verdik. Daha önce hakem heyetimiz yine Yargıtay genel kurulunun verdiği karardan önce geriye dönük 6 yıllık bir karar vermişti. Dolayısıyla geçmişte verdiğimiz bu kararında aslında hukuka uygun olduğunu tescilleyen Yargıtay'ın verdiği kararla ilgili yeni bir karar almış olduk. Dolayısıyla hakem heyetimizim iyi niyetle çalıştığının iyi bir göstergesidir."

Tanrıverdi, kararı verilen miktarla ilgili de "Tüketicimizin 2003 yılında ödediği aidat miktarı 5 lira o günden bugüne işleyen yasal faizi 7 lira olduğunu, 2004 de 12 liralık aidatın yasal faizinin de 12 lira tuttuğunu belirtti. Dolayısıyla tüketiciden kesildiği andan itibaren bugüne bunun da hesaplanarak bu da tüketiciye iadesine karar verildi. Böylece hem tüketicinin ödediği paranın geri alındı,hem de buna işleyen yasal faiziyle beraber tazmin edilmiş oldu. Tüketici 277 lira anapara 90 lira da faizi olmak üzere toplam 367 lira para iadesine kavuştu" şeklinde bilgi verdi.

Hakettiği kredi kartı aidatı ile konuşan tüketici Durdu Güneş, "Daha önceden bir tüketicimiz tüketici heyeti başkanlığımıza başvurarak 6 yıllık geriye dönük kart aidat ücretini aldığını öğrendim. Bu konuda tüketici hakem heyetine başvurarak geriye dönük 9 yıllık kart kullanım aidat ücretini yasal faiziyle birlikte hakem heyetine müracat ederekten mahkemeye başvurdum. Sonuçta hakem heyeti kararına göre sonuç lehime çıktı" şeklinde konuştu.