Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) şahsen ve e-posta aracılığıyla ulaşan ihbar ve şikayet başvuruları sayısı bir önceki yıla göre yüzde 61.9 artarak toplam 27 bin 316 oldu.
aşvurular içerisinde en büyük payı yüzde 21 ile faiz, masraf ve komisyonlara ilişkin konular alırken, bunu yüzde 13.9 ile kredi kartları, yüzde 12.8 ile mevduat ve katılım fonu hesapları, yüzde 10.7 ile bireysel krediler takip etti.
Bankaların uyguladığı ücret, masraf ve komisyonlarla ilgili şikayetler 2014 yılında yüzde 80.39 oranında artarak 5 bin 740 oldu. Sözkonusu başvuruların yarısı bireysel kredilerle ilişkili konulardan geldi.
Kredi kartlarına ilişkin şikayet başvuruları ise 2014’te bir önceki yıla göre yüzde 107.5 artarak 3 bin 809’a yükseldi.
kart aidatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kart aidatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Haziran 2015 Cumartesi
17 Mayıs 2015 Pazar
Neden aidatsız kredi kartı alamıyoruz?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 31.maddesi gereğince kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorundadır.
Ancak ne yazık ki bir çok banka böyle bir kredi kartı halen çıkarmış değil. Çıkaranlar ise aidatsız kredi kartına kampanya yapılmadığını, taksitlendirme yapılmadığını, puan kazandırmadığı gibi gerekçelerle başvuran tüketicileri vazgeçirmeye çalışıyorlar.
Elindeki mevcut kredi kartını aidatsız kredi kartına çevirmek isteyen müşteriye hesap ekstresi gönderimi ve bankadan kredi kartı borcu ödeme işlemi için ayrıca 2 TL ücret tahsil edileceği ifade edilmektedir.
İsteyen her tüketici aidatsız kredi kartı talep edebilir. Bu talebini bankanın müşteri hizmetlerini arayarak ya da doğrudan bankaya başvurarak yapabilir. Banka bu talebi yerine getirmez ise şikayet halinde kendisine bir ay süre verilir. Bu süre sonunda da banka talebi yerine getirmez ise para cezası ile cezalandırılır.
Tüketiciler olarak haklarımızı arayalım ve aidatsız kredi kartı talep edelim. Bankalarım bizleri daha fazla sömürmesine izin vermeyelim.
25 Ağustos 2014 Pazartesi
Banka kartına ücret kalkıyor
Bankaların vatandaştan aldığı ücret ve komisyonlar azaltılıyor. Bankaların ücret aldığı 60 kalem, BDDK’nin yeni tasarısıyla 20 kaleme düşürülüyor. Bankalar ücretsiz kredi kartı sunmak zorunda.
Finansal Tüketicilerden Faiz Dışında Alınacak Ücret, Komisyon ve Masraflara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) internet sitesinde kamuoyunun görüşüne açıldı. BDDK, bankaların vatandaştan ücret alacağı işlem sayısını 60’tan 20'ye indiriyor. Bankalar kredi verdiği vatandaştan istihbarat ücreti, dosya ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti gibi ücretler alamayacak.
Ücret talep edilebilecek her ürün ve hizmet için tüketicinin ayrı ayrı onayının alınması zorunlu olacak.
Ücretlerde yıllık yüzde 20'nin altındaki artışlarda tüketicinin bilgilendirilmesi şart koşuldu. Ücretlerdeki yıllık yüzde 20'nin üzerindeki artışlarda ise finansal kuruluşlar tüketiciye ulaşarak tüketicinin yeniden onayını almak zorunda.
Bankaların ücret alamayacağı 26 işlemin listesi burada!
Yeni düzenlemede ana hatlarıyla ücret alınamayacak kalemler şöyle:
Kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret talep edilemeyecek.
Finansal tüketicilerden tahsil edilen dosya masrafı, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, kredi dekont ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi onlarca ücret kalemi kaldırılacak.
Ayrıca tüketici kredisi olmasına rağmen, vatandaşların acil nakit ihtiyaçları nedeniyle kullandıkları kredili mevduat hesapları ile taksitli nakit avans çekimlerinden tahsis ücreti alınamayacak.
Bankalar artık yıllık üyelik ücreti almadıkları bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacaklar. Ancak bu kartın özelliklerinin nasıl olacağı hakkında netlik yok.
Banka kartları ve sanal kredi kartlarından üyelik ücreti alınmayacak.
Para yatırma ve para çekme işlemlerinde de yeni düzenlemeler yapıldı. Tüketicinin kendi bankasının ATM’lerinden ve şubelerinden kendi hesabına para yatırma, bakiye sorgulama ve banka tarafından belirlenen limit dahilinde ATM'lerinden para çekme işlemlerinden ücret alınamayacak.
Kredi kartı yıllık üyelik ücreti, ancak finansal tüketicinin kartı borçlandırıcı nitelikteki ilk kullanımını müteakip ve yıllık olarak tahakkuk ettirilebilecek. Kesintisiz olarak, en az 180 gün süreyle hareket görmeyen kredi kartları hareketsiz kart kabul edilecek ve bu kartlara hareketsiz kaldığı müddetçe yıllık üyelik ücreti tahakkuk ettirilemeyecek.
Hesap özeti gönderimi, sanal kart oluşturma ve kullanımı ile bir takvim yılı içerisinde kayıp, çalıntı ve benzeri nedenler dolayısıyla gerçekleştirilen iki adete kadar kart yenileme karşılığında ücret talep edilemeyecek.
Tüketicinin hesabının bulunduğu bankanın, bankacılık işlem alanlarından herhangi birini kullanarak kendi hesabına para yatırması ile finansal tüketicinin hesabının bulunduğu şubeden finansal tüketici adına üçüncü kişilerin para yatırması işlemlerinden ücret talep edilemeyecek.
Düzenli veya rutin işlem saatleri dışında yapılan para transferleri, banka ve kredi kartı veya ön ödemeli kartlardan yapılan para transfer işlemleri ile özel nitelikli işlemlerin ücretleri, finansal tüketici ile banka arasında düzenlenen sözleşme ile belirlenecek.
Finansal Tüketicilerden Faiz Dışında Alınacak Ücret, Komisyon ve Masraflara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) internet sitesinde kamuoyunun görüşüne açıldı. BDDK, bankaların vatandaştan ücret alacağı işlem sayısını 60’tan 20'ye indiriyor. Bankalar kredi verdiği vatandaştan istihbarat ücreti, dosya ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti gibi ücretler alamayacak.
Ücret talep edilebilecek her ürün ve hizmet için tüketicinin ayrı ayrı onayının alınması zorunlu olacak.
Ücretlerde yıllık yüzde 20'nin altındaki artışlarda tüketicinin bilgilendirilmesi şart koşuldu. Ücretlerdeki yıllık yüzde 20'nin üzerindeki artışlarda ise finansal kuruluşlar tüketiciye ulaşarak tüketicinin yeniden onayını almak zorunda.
Bankaların ücret alamayacağı 26 işlemin listesi burada!
Yeni düzenlemede ana hatlarıyla ücret alınamayacak kalemler şöyle:
Kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret talep edilemeyecek.
Finansal tüketicilerden tahsil edilen dosya masrafı, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, kredi dekont ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi onlarca ücret kalemi kaldırılacak.
Ayrıca tüketici kredisi olmasına rağmen, vatandaşların acil nakit ihtiyaçları nedeniyle kullandıkları kredili mevduat hesapları ile taksitli nakit avans çekimlerinden tahsis ücreti alınamayacak.
Bankalar artık yıllık üyelik ücreti almadıkları bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacaklar. Ancak bu kartın özelliklerinin nasıl olacağı hakkında netlik yok.
Banka kartları ve sanal kredi kartlarından üyelik ücreti alınmayacak.
Para yatırma ve para çekme işlemlerinde de yeni düzenlemeler yapıldı. Tüketicinin kendi bankasının ATM’lerinden ve şubelerinden kendi hesabına para yatırma, bakiye sorgulama ve banka tarafından belirlenen limit dahilinde ATM'lerinden para çekme işlemlerinden ücret alınamayacak.
Kredi kartı yıllık üyelik ücreti, ancak finansal tüketicinin kartı borçlandırıcı nitelikteki ilk kullanımını müteakip ve yıllık olarak tahakkuk ettirilebilecek. Kesintisiz olarak, en az 180 gün süreyle hareket görmeyen kredi kartları hareketsiz kart kabul edilecek ve bu kartlara hareketsiz kaldığı müddetçe yıllık üyelik ücreti tahakkuk ettirilemeyecek.
Hesap özeti gönderimi, sanal kart oluşturma ve kullanımı ile bir takvim yılı içerisinde kayıp, çalıntı ve benzeri nedenler dolayısıyla gerçekleştirilen iki adete kadar kart yenileme karşılığında ücret talep edilemeyecek.
Tüketicinin hesabının bulunduğu bankanın, bankacılık işlem alanlarından herhangi birini kullanarak kendi hesabına para yatırması ile finansal tüketicinin hesabının bulunduğu şubeden finansal tüketici adına üçüncü kişilerin para yatırması işlemlerinden ücret talep edilemeyecek.
Düzenli veya rutin işlem saatleri dışında yapılan para transferleri, banka ve kredi kartı veya ön ödemeli kartlardan yapılan para transfer işlemleri ile özel nitelikli işlemlerin ücretleri, finansal tüketici ile banka arasında düzenlenen sözleşme ile belirlenecek.
8 Temmuz 2014 Salı
Kredi kartı sahiplerini sevindirecek gelişme
Bankalara ödenen kredi kartı nakit çekim ücreti ve kredi kartı yıllık ücreti gibi bazı kalemler artık tüketicilerden alınmayacak.
Bankaların alacakları ücret ve komisyonlara ilişkin çalışmada sona gelindi. Tüketici devrimi olarak lanse edilen yönetmelikle, bankalara ödenen ücretlerin bir kısmı artık tarih olacak.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) hazırladığı ve bankaların aldıkları komisyon ve ücretleri kısıtlayan düzenlemenin ayrıntıları ortaya çıkıyor. Buna göre, kredi kartlarından çekilen nakit avanslar için ücret talep edilemeyecek, banka kartları için yıllık ücreti alınmayacak. Hazırlanan yönetmelikte yer alan bazı düzenlemeler şu şekilde:
NAKİT AVANS DA BEDAVA
- Bankalar reddedilen kredi taleplerinde kamu kurumlarına ya da 3. şahıslara yapılması gereken ödeme haricinde ücret talep edemeyecek.
- Kredili mevduat (KMH) hesaplarından kredi kullanımları ve kredi kartından çekilen nakit için bankaların ücret alması da yasak.
- Kredi çekilmesine ilişkin açılan hesaplar sadece krediyle ilgili işlemlerde kullanılırsa tüketiciden herhangi bir ücret ve masraf istenemeyecek.
- Tüketicinin onayı olmadan KMH hesabı açılamayacak.
- Bankalara tüketicilere yıllık ücret dahil, herhangi bir ücret tahsil etmeyeceği bir kart sunmak zorunda.
- Ayrıca bankalar, banka kartları ve sanal kredi kartları için yıllık üyelik ücreti alamayacak.
ATM'LERDEN ÜCRETSİZ YARARLANIR
- Hesap bulunan ATM'lerden para yatırma, bakiye sorma ve bankanın belirlediği limit dahilinde para çekim işlemlerinde müşteriden ücret talep edilemeyecek.
- Kiralık kasa ziyaretlerinde bankalar ücret isteyemeyecek.
- Bankalar tahsil edemedikleri yıllık üyelik ücretini ise sonradan tahsil edilmek üzere sadece 12 ay bekletebilecek. Bu dönemde tüketici için icra takibi de yapılamayacak.
180 GÜN KULLANIM YOKSA ÜCRET DE YOK
- Bankalar 180 gün kullanılmayan kredi kartlarını 'hareketsiz' kabul edecek ve yıllık ücreti istemeyecek.
- Hesap özeti gönderimi, sanal kart için de ücret alınamayacak.
- Bir yıl içinde kartın kayıp veya çalınması durumunda; ilk 2 yenilemeden de ücret alınmayacak.
- Tüketicinin hesabının bulunduğu bankadan kendi hesabına para yatırma ve hesabın bulunduğu bankaya 3'ncü kişilerin para yatırması durumunda ücret alınmayacak.
Kaynak: Akşam
Bankaların alacakları ücret ve komisyonlara ilişkin çalışmada sona gelindi. Tüketici devrimi olarak lanse edilen yönetmelikle, bankalara ödenen ücretlerin bir kısmı artık tarih olacak.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) hazırladığı ve bankaların aldıkları komisyon ve ücretleri kısıtlayan düzenlemenin ayrıntıları ortaya çıkıyor. Buna göre, kredi kartlarından çekilen nakit avanslar için ücret talep edilemeyecek, banka kartları için yıllık ücreti alınmayacak. Hazırlanan yönetmelikte yer alan bazı düzenlemeler şu şekilde:
NAKİT AVANS DA BEDAVA
- Bankalar reddedilen kredi taleplerinde kamu kurumlarına ya da 3. şahıslara yapılması gereken ödeme haricinde ücret talep edemeyecek.
- Kredili mevduat (KMH) hesaplarından kredi kullanımları ve kredi kartından çekilen nakit için bankaların ücret alması da yasak.
- Kredi çekilmesine ilişkin açılan hesaplar sadece krediyle ilgili işlemlerde kullanılırsa tüketiciden herhangi bir ücret ve masraf istenemeyecek.
- Tüketicinin onayı olmadan KMH hesabı açılamayacak.
- Bankalara tüketicilere yıllık ücret dahil, herhangi bir ücret tahsil etmeyeceği bir kart sunmak zorunda.
- Ayrıca bankalar, banka kartları ve sanal kredi kartları için yıllık üyelik ücreti alamayacak.
ATM'LERDEN ÜCRETSİZ YARARLANIR
- Hesap bulunan ATM'lerden para yatırma, bakiye sorma ve bankanın belirlediği limit dahilinde para çekim işlemlerinde müşteriden ücret talep edilemeyecek.
- Kiralık kasa ziyaretlerinde bankalar ücret isteyemeyecek.
- Bankalar tahsil edemedikleri yıllık üyelik ücretini ise sonradan tahsil edilmek üzere sadece 12 ay bekletebilecek. Bu dönemde tüketici için icra takibi de yapılamayacak.
180 GÜN KULLANIM YOKSA ÜCRET DE YOK
- Bankalar 180 gün kullanılmayan kredi kartlarını 'hareketsiz' kabul edecek ve yıllık ücreti istemeyecek.
- Hesap özeti gönderimi, sanal kart için de ücret alınamayacak.
- Bir yıl içinde kartın kayıp veya çalınması durumunda; ilk 2 yenilemeden de ücret alınmayacak.
- Tüketicinin hesabının bulunduğu bankadan kendi hesabına para yatırma ve hesabın bulunduğu bankaya 3'ncü kişilerin para yatırması durumunda ücret alınmayacak.
Kaynak: Akşam
6 Temmuz 2013 Cumartesi
Aidatsız kredi kartı sunmayan bankaya 5 milyon TL ceza verilecek
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın hazırladığı 'Tüketiciyi Koruma Kanun Tasarısı' önceki gün meclis komisyonunda onaylandı. Yeni yasada cezalara ilişkin maddede yapılan değişiklik ile tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil edilmeyen kredi kartı sunmayan bankalara verilecek idari para cezasının miktarı 5 milyon TL'ye çıkarıldı.
Kanun Tasarısı 23 Mayıs 2013 tarihinde başbakanlığa gönderilmiş, 27 Mayıs 2013 tarihinde Bakanlar Kurulu'na sunulmuş ve 4 Haziran 2013 tarihinde de TBMM'ye sevk edilmişti. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda tasarının geneli üzerindeki görüşmeleri müteakiben verilen önerge doğrultusunda, daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilmesini teminen bir Alt Komisyon kurulmasına karar verildi.
Yeni Tasarı Neler Getiriyor?
Tasarı tüketici kredileri ve kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi, abonelik sözleşmeleri, reklamlar gibi birçok alanda, tüketici haklarını ve kanuna uymayanlar hakkında uygulanacak yaptırımları düzenliyor.
Tasarıyla, bankalara, üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkanı da sunma zorunluluğu getiriliyor.
Tasarıya göre, belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapanacak. Ancak, açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.
Tüketicinin açık talimatı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılamayacak.
Kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacak. Bu hükme aykırı hareket edenlere bu aykırılığın giderilmesi için bir ay süre verilecek. Bu süre sonunda aykırılığın giderilmemesi halinde, kart çıkaran kuruluşlara 5 milyon lira ceza verilecek.
Sözleşme öncesi bilgilendirme, sözleşmenin zorunlu içeriği, kapsam dışı sözleşmeler, tüketici ile kredi verenin hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, erken ödeme, efektif yıllık faizin hesaplanması, tüketici kredilerine ilişkin reklamların zorunlu içeriği, fesih hakkının kullanılması, temerrüt, kredinin devri, bağlı kredi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.
Konut Finansmanı
Konut finansmanı sözleşmesi yazılı olarak kurulmadıkça geçerli olmayacak. Geçerli bir sözleşme yapmamış olan konut finansmanı kuruluşu, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyecek.
Konut finansmanı kuruluşları, tüketiciye, konut finansmanı sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermek zorunda olacak.
Tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda konut finansmanı kuruluşu, kalan borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak konut finansmanı kuruluşunun bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilecek. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için tüketiciye en az 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekecek.
Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmayacak. Finansal kiralama işlemlerinde, muacceliyet uyarısında verilen süre içerisinde tüketicinin edimini yerine getirmemesi halinde, bu sürenin sona ermesini takiben konut finansmanı kuruluşu kalan borcun tamamını ifa etme hakkını kullanmak üzere konut finansmanı sözleşmesini feshettiği takdirde, konutu derhal satışa çıkarmakla yükümlü olacak.
Konut finansmanı kuruluşu satış öncesinde konut için kıymet takdiri yaptıracak. Takdir edilen kıymet, satıştan en az on işgünü önce tüketiciye bildirilecek. Konut finansmanı kuruluşu takdir edilen kıymeti dikkate alarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle konutun satışını gerçekleştirecek. Konutun satışından elde edilen bedelin, kalan borcu aşması halinde aşan kısım tüketiciye derhal ödenecek.
Bağlı krediler
Bağlı kredilerde, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim haklarından birini kullanması halinde, satıcı, sağlayıcı ve konut finansmanı kuruluşu müteselsilen sorumlu olacak.
Konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu, konutun teslim edilmemesi durumunda, satış sözleşmesinde ya da bağlı kredi sözleşmelerinde belirtilen konut teslim tarihinden itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere 2 yıl olacak. Konutun teslim edilmesi durumunda, konutun teslim edildiği tarihten itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere aynı süre esas alınacak.
Konut finansmanı kuruluşları tarafından verilen kredilerin ipotek finansmanı kuruluşlarına, konut finansmanı fonlarına veya ipotek teminatlı menkul kıymet teminat havuzlarına devralması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam edecek. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmayacak.
Faiz oranı
Sözleşmede belirtilmek suretiyle, konut finansmanına yönelik kredilerde ve finansal kiralama işlemlerinde faiz oranı sabit veya değişken olarak ya da aynı kredi için her iki yöntem esas alınmak suretiyle belirlenebilecek.
Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen oran, tarafların rızası dışında değiştirilemeyecek. Oranın değişken olarak belirlenmesi halinde ise, başlangıçta sözleşmede belirlenen oran, dönemsel geri ödeme tutarı başlangıçta sözleşmede belirlenen azami dönemsel geri ödeme tutarını aşmamak koşuluyla ve sözleşmede belirlenecek yurtiçinde veya yurtdışında genel kabul görmüş ve yaygın olarak kullanılan bir endeks baz alınarak değiştirilebilecek. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde bu yöntemin muhtemel etkileri konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi şart olacak. Bu amaçlarla kullanılabilecek referans faizler ve endeksler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenecek.
Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabileceği gibi, konut finansmanı borcunun tamamını erken ödeyebilecek. Bu hallerde, konut finansmanı kuruluşu, erken ödenen miktara göre gerekli faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlü olacak.
Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda, konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilebilecek. Erken ödeme tazminatı gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemeyecek. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilemeyecek.
Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılmayacak.
Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi halinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat konut finansmanı kuruluşu tarafından kabul edilmek zorunda olacak. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekecek.
Konut finansmanı sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapatılacak. Ancak açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.
Tüketicinin açık talimatı olmaksızın konut finansmanı sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılmayacak.
Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaklanıyor.
TBMM Sanayi Komisyonu'nda kabul edilen Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı'na göre, ticari reklamların Reklam Kurulu'nca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esas alınacak. Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamayacak.
Reklam olduğu açıkça belirtilmeden yayınlarda, mal ya da hizmetlere ilişkin isim, marka, logolarla işletme adlarının reklam amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması, örtülü reklam olarak kabul edilecek. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasak olacak.
Aynı ihtiyaçları karşılayan rakip mal ya da hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilecek. Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü olacak. Reklam ajansları ve mecra kuruluşları da bu hükümlere uymakla yükümlü olacak.
Bir ticari uygulama, ulaştığı ortalama tüketicinin mal ya da hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması haksız kabul edilme nedeni olacak.
Reklam Kurulu oluşturulacak
Ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme, haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumak üzere Reklam Kurulu oluşturulacak. Denetim yapma yetkisine sahip olacak Kurul, denetim sonucuna durdurma, düzeltme, idari para cezası ya da üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulayabilecek. Kurul üyeleri ilgili Bakanlıklar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşacak. Kurul kararları, Bakanlıkça açıklanacak.
Tüketici sorunlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ile çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak ve kanunun görüşleri öncelikle ele almak ve ilgili mercilere iletmek amacıyla yılda en az bir kez Bakanlığın koordinatörlüğünde Tüketici Konseyi toplanacak.
Reklam politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak çağdaş iletişim uygulamalarını takip etmek, reklam sektörünün ve reklam denetim işlevinin geliştirilmesine yönelik araştırma ve çalışmalar yapmak, bu alanda görüş ve önerilerde bulunmak amacıyla yılda en az bir kez Bakanlığın koordinatörlüğünde Reklam Konseyi toplanacak.
Tüketici hakem heyetleri oluşturulacak
Bakanlık, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve belirlenen ilçe merkezlerinde en az bir tüketici hakem heyeti oluşturacak. Heyetin başkanlığını illerde ticaret il müdürü, ilçelerde kaymakamlar yapacak. Raportörler tüketici hakem heyetlerinde istihdam edilebilecek.
Değeri 2 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, 3 bin lira altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine; büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise 2 bin lira ile 3 bin lira arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunlu olacak. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamayacak.
Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilecek. Bu durumda tüketici mahkemesinin vereceği karar kesin olacak.
Tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayınlanmasını talep edebilecek. Talebin mahkemece kabul edilmesi halinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerin en az üçünde ilan edilecek.
Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilecek.
Üretimin durdurulması ve malın toplatılması
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için Bakanlık, tüketiciler ya da tüketici örgütleri dava açabilecek.
Satışa sunulan seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, mahkeme ayıbın niteliğine göre malın satışını geçici olarak durdurma ya da ayıbı giderme kararları verebilecek. Üretici veya ithalatçı, mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde malın ayıbını ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkansız olması halinde mal, üretici ya da ithalatçı tarafından toplanacak.
Kanundaki hükümlere aykırı davrananlara 200 bin liraya kadar ceza uygulanacak. Reklam ihlali, yerel düzeyde yayın televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse ise 10 bin lira, ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 200 bin lira, yerel radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 5 bin lira, ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 50 bin lira, internet aracılığı ile gerçekleşmişse 50 bin lira, kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmişse 25 bin lira idari para cezası verilecek. Reklam Kurulu, ihlalin bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde bu cezaları on katına kadar uygulayabilecek. Denetim ve gözetim görevlerinin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.
Yiyecek taklidi ürünlere yasak geliyor
Gıda ürünü olmamalarına rağmen, sahip oldukları şekil, koku, renk, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen ve bu nedenle tüketiciler, özellikle çocuklar tarafından, gıda ürünleriyle karıştırılarak ağza alınması, emilmesi ya da yutulması halinde boğulma, zehirlenme ya da sindirim sisteminde delinmeye, tıkanmaya yol açabilecek ürünlerin üretilmesi, pazarlanması, ithalatı ve ihracatı yasak olacak.
Yiyecek taklidi ürünleri satın alan tüketicilerin uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açma hakları saklı olacak.
Gıda ürünü olmamalarına rağmen geleneksel el sanatı ürünü olarak gıda ürünü şeklinde üretilen ve sağlığa zarar vermeyen ürünler üzerinde uyarı işareti ve yazısı bulunması şartıyla bu hükmün dışında tutulacak.
Kanun Tasarısı 23 Mayıs 2013 tarihinde başbakanlığa gönderilmiş, 27 Mayıs 2013 tarihinde Bakanlar Kurulu'na sunulmuş ve 4 Haziran 2013 tarihinde de TBMM'ye sevk edilmişti. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda tasarının geneli üzerindeki görüşmeleri müteakiben verilen önerge doğrultusunda, daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilmesini teminen bir Alt Komisyon kurulmasına karar verildi.
Yeni Tasarı Neler Getiriyor?
Tasarı tüketici kredileri ve kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi, abonelik sözleşmeleri, reklamlar gibi birçok alanda, tüketici haklarını ve kanuna uymayanlar hakkında uygulanacak yaptırımları düzenliyor.
Tasarıyla, bankalara, üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkanı da sunma zorunluluğu getiriliyor.
Tasarıya göre, belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapanacak. Ancak, açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.
Tüketicinin açık talimatı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılamayacak.
Kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacak. Bu hükme aykırı hareket edenlere bu aykırılığın giderilmesi için bir ay süre verilecek. Bu süre sonunda aykırılığın giderilmemesi halinde, kart çıkaran kuruluşlara 5 milyon lira ceza verilecek.
Sözleşme öncesi bilgilendirme, sözleşmenin zorunlu içeriği, kapsam dışı sözleşmeler, tüketici ile kredi verenin hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, erken ödeme, efektif yıllık faizin hesaplanması, tüketici kredilerine ilişkin reklamların zorunlu içeriği, fesih hakkının kullanılması, temerrüt, kredinin devri, bağlı kredi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.
Konut Finansmanı
Konut finansmanı sözleşmesi yazılı olarak kurulmadıkça geçerli olmayacak. Geçerli bir sözleşme yapmamış olan konut finansmanı kuruluşu, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyecek.
Konut finansmanı kuruluşları, tüketiciye, konut finansmanı sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermek zorunda olacak.
Tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda konut finansmanı kuruluşu, kalan borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak konut finansmanı kuruluşunun bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilecek. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için tüketiciye en az 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekecek.
Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmayacak. Finansal kiralama işlemlerinde, muacceliyet uyarısında verilen süre içerisinde tüketicinin edimini yerine getirmemesi halinde, bu sürenin sona ermesini takiben konut finansmanı kuruluşu kalan borcun tamamını ifa etme hakkını kullanmak üzere konut finansmanı sözleşmesini feshettiği takdirde, konutu derhal satışa çıkarmakla yükümlü olacak.
Konut finansmanı kuruluşu satış öncesinde konut için kıymet takdiri yaptıracak. Takdir edilen kıymet, satıştan en az on işgünü önce tüketiciye bildirilecek. Konut finansmanı kuruluşu takdir edilen kıymeti dikkate alarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle konutun satışını gerçekleştirecek. Konutun satışından elde edilen bedelin, kalan borcu aşması halinde aşan kısım tüketiciye derhal ödenecek.
Bağlı krediler
Bağlı kredilerde, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim haklarından birini kullanması halinde, satıcı, sağlayıcı ve konut finansmanı kuruluşu müteselsilen sorumlu olacak.
Konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu, konutun teslim edilmemesi durumunda, satış sözleşmesinde ya da bağlı kredi sözleşmelerinde belirtilen konut teslim tarihinden itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere 2 yıl olacak. Konutun teslim edilmesi durumunda, konutun teslim edildiği tarihten itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere aynı süre esas alınacak.
Konut finansmanı kuruluşları tarafından verilen kredilerin ipotek finansmanı kuruluşlarına, konut finansmanı fonlarına veya ipotek teminatlı menkul kıymet teminat havuzlarına devralması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam edecek. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmayacak.
Faiz oranı
Sözleşmede belirtilmek suretiyle, konut finansmanına yönelik kredilerde ve finansal kiralama işlemlerinde faiz oranı sabit veya değişken olarak ya da aynı kredi için her iki yöntem esas alınmak suretiyle belirlenebilecek.
Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen oran, tarafların rızası dışında değiştirilemeyecek. Oranın değişken olarak belirlenmesi halinde ise, başlangıçta sözleşmede belirlenen oran, dönemsel geri ödeme tutarı başlangıçta sözleşmede belirlenen azami dönemsel geri ödeme tutarını aşmamak koşuluyla ve sözleşmede belirlenecek yurtiçinde veya yurtdışında genel kabul görmüş ve yaygın olarak kullanılan bir endeks baz alınarak değiştirilebilecek. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde bu yöntemin muhtemel etkileri konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi şart olacak. Bu amaçlarla kullanılabilecek referans faizler ve endeksler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenecek.
Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabileceği gibi, konut finansmanı borcunun tamamını erken ödeyebilecek. Bu hallerde, konut finansmanı kuruluşu, erken ödenen miktara göre gerekli faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlü olacak.
Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda, konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilebilecek. Erken ödeme tazminatı gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemeyecek. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilemeyecek.
Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılmayacak.
Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi halinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat konut finansmanı kuruluşu tarafından kabul edilmek zorunda olacak. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekecek.
Konut finansmanı sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapatılacak. Ancak açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.
Tüketicinin açık talimatı olmaksızın konut finansmanı sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılmayacak.
Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaklanıyor.
TBMM Sanayi Komisyonu'nda kabul edilen Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı'na göre, ticari reklamların Reklam Kurulu'nca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esas alınacak. Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamayacak.
Reklam olduğu açıkça belirtilmeden yayınlarda, mal ya da hizmetlere ilişkin isim, marka, logolarla işletme adlarının reklam amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması, örtülü reklam olarak kabul edilecek. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasak olacak.
Aynı ihtiyaçları karşılayan rakip mal ya da hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilecek. Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü olacak. Reklam ajansları ve mecra kuruluşları da bu hükümlere uymakla yükümlü olacak.
Bir ticari uygulama, ulaştığı ortalama tüketicinin mal ya da hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması haksız kabul edilme nedeni olacak.
Reklam Kurulu oluşturulacak
Ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme, haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumak üzere Reklam Kurulu oluşturulacak. Denetim yapma yetkisine sahip olacak Kurul, denetim sonucuna durdurma, düzeltme, idari para cezası ya da üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulayabilecek. Kurul üyeleri ilgili Bakanlıklar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşacak. Kurul kararları, Bakanlıkça açıklanacak.
Tüketici sorunlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ile çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak ve kanunun görüşleri öncelikle ele almak ve ilgili mercilere iletmek amacıyla yılda en az bir kez Bakanlığın koordinatörlüğünde Tüketici Konseyi toplanacak.
Reklam politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak çağdaş iletişim uygulamalarını takip etmek, reklam sektörünün ve reklam denetim işlevinin geliştirilmesine yönelik araştırma ve çalışmalar yapmak, bu alanda görüş ve önerilerde bulunmak amacıyla yılda en az bir kez Bakanlığın koordinatörlüğünde Reklam Konseyi toplanacak.
Tüketici hakem heyetleri oluşturulacak
Bakanlık, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve belirlenen ilçe merkezlerinde en az bir tüketici hakem heyeti oluşturacak. Heyetin başkanlığını illerde ticaret il müdürü, ilçelerde kaymakamlar yapacak. Raportörler tüketici hakem heyetlerinde istihdam edilebilecek.
Değeri 2 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, 3 bin lira altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine; büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise 2 bin lira ile 3 bin lira arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunlu olacak. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamayacak.
Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilecek. Bu durumda tüketici mahkemesinin vereceği karar kesin olacak.
Tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayınlanmasını talep edebilecek. Talebin mahkemece kabul edilmesi halinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerin en az üçünde ilan edilecek.
Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilecek.
Üretimin durdurulması ve malın toplatılması
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için Bakanlık, tüketiciler ya da tüketici örgütleri dava açabilecek.
Satışa sunulan seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, mahkeme ayıbın niteliğine göre malın satışını geçici olarak durdurma ya da ayıbı giderme kararları verebilecek. Üretici veya ithalatçı, mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde malın ayıbını ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkansız olması halinde mal, üretici ya da ithalatçı tarafından toplanacak.
Kanundaki hükümlere aykırı davrananlara 200 bin liraya kadar ceza uygulanacak. Reklam ihlali, yerel düzeyde yayın televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse ise 10 bin lira, ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 200 bin lira, yerel radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 5 bin lira, ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 50 bin lira, internet aracılığı ile gerçekleşmişse 50 bin lira, kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmişse 25 bin lira idari para cezası verilecek. Reklam Kurulu, ihlalin bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde bu cezaları on katına kadar uygulayabilecek. Denetim ve gözetim görevlerinin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.
Yiyecek taklidi ürünlere yasak geliyor
Gıda ürünü olmamalarına rağmen, sahip oldukları şekil, koku, renk, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen ve bu nedenle tüketiciler, özellikle çocuklar tarafından, gıda ürünleriyle karıştırılarak ağza alınması, emilmesi ya da yutulması halinde boğulma, zehirlenme ya da sindirim sisteminde delinmeye, tıkanmaya yol açabilecek ürünlerin üretilmesi, pazarlanması, ithalatı ve ihracatı yasak olacak.
Yiyecek taklidi ürünleri satın alan tüketicilerin uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açma hakları saklı olacak.
Gıda ürünü olmamalarına rağmen geleneksel el sanatı ürünü olarak gıda ürünü şeklinde üretilen ve sağlığa zarar vermeyen ürünler üzerinde uyarı işareti ve yazısı bulunması şartıyla bu hükmün dışında tutulacak.
18 Mayıs 2013 Cumartesi
Kredi kartında yıllık üyelik bedeli istemiyoruz
Bonus-master card ve Worldcard kredi kartlarına sahibim. Ancak yıllık üyelik altında her yıl alınan bedellerden ötürü tüm müşteriler gibi bende şikayetçiyim.
Bu uygulamaya kesinlikle bir çözüm getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gereğini arz ederim.
Meral Ekşi
12 Mayıs 2013 Pazar
Aidatı olmayan kredi kartı yasayla geliyor
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, "Bütün bankalar kredi kartlarıyla tüketicilere hitap ederken sadece alışveriş için tüketicinin kullanabileceği ücretsiz bir kredi kartı hizmete sunmakta yükümlü olacak" dedi.
Bakan Yazıcı, ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtladı.
Kredi kartı aidatlarına ilişkin soruya Yazıcı, kredi kartlarına ilişkin büyük bir hassasiyet bulunduğunu belirterek, "Bu alanda da çözüm formülü şu; bütün bankalar kredi kartlarıyla tüketicilere hitap ederken hiç ücret almadıkları, sadece alışveriş için tüketicinin kullanabileceği ücretsiz bir kredi kartı hizmete sunmakta yükümlü olacak. Bankalar bu kartları tüketiciye verecek" diye konuştu.
Yazıcı, bankaların tüketici kartlarına yönelik uygulamaları özendirmek için çeşitli alternatifler ürettiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Onu isteyen tüketici de onu alacak. 'Niye benden ücret alınıyor, her yıl kredi kartı aidat alınıyor' gibi yakınmaları ortadan kaldırmak için yalın, soyutlanmış bir tür kredi kartı uygulama zorunluluğu getirme suretiyle tüketiciye alternatif seçenekler sunulmasına ilişkin düzenlemeyle bu alandaki sorunu gidereceğimiz kanısındayım."
Yazıcı, parlamento tatile girmeden bu yasayı geçirmeyi ümit ettiklerini vurguladı.
"Faiz dışı gelir kalemlerindeki tavan belirleme yetkisini BDDK'ya vereceğiz"
Üretime yönelik kredilerin faizleriyle ilgili bir sınırlama getirilip getirilmeyeceğine ilişkin soru üzerine ise Yazıcı, bankalara genel anlamda bakıldığında finans sektöründe ticaret yapan üniteler olduğunu hatırlattı.
Dolayısıyla ticari işletmelerin faaliyetlerini yürütürken karlarını gözetmelerinin esas olduğunu vurgulayan Yazıcı, bunun için kimsenin bankaları yadırgayamayacağına işaret etti.
Yazıcı, şunları kaydetti:
"Ama ekonomik hayatta faaliyet gösteren her kurumun, karını gözetirken sosyal sorumluluğunu da göz ardı etmemesi gerekir. Bu anlamda da bankaların faizlerini topladıkları mevduatı kullandırırken gelir kalemleri içerisinde yer alan faizlerle ilgili uygulamalarında tekelleşmemeleri esastır. Bir tekelleşme olursa buna müdahale edecek kurum Rekabet Kuruludur. Buna ilişkin uygulamaları 2012 yılı içerisinde gördük ama bunun ötesinde bir sınırlama getirmek diye bir durum söz konusu olamaz. Bankalar müşterileriyle olan ilişkilerini rekabet şartları içerisinde gerçekleştirir."
Yazıcı, faiz dışı gelir kalemlerinin önemine de değinerek, "Bunun üzerine çalıştığımız tasarı son aşamada bulunuyor. Başbakanımız, Kızılcahamam'da milletvekili arkadaşlarımızın soruları üzerine bunun üzerinde durdu. Biz de orada kısa bir izahat verdik. Son Bakanlar Kurulu Toplantısında da bu konu gündeme geldi. Yetiştirebilirsek önümüzdeki Bakanlar Kurulunda bu tasarıyı sunacağız. Orada da faiz dışı gelir kalemleri itibariyle tarife belirleme anlamında değil ama faiz dışı gelir kalemlerinin bir tavan belirleme yetkisini BDDK'ya vereceğiz. Bu tasarının yasalaşması da 76 milyon tüketici tarafından beklenmektedir" bilgisini verdi.
"Tüketiciler bilinçli, bankalar basiretli davranmalı"
Tüketicinin bilinçli olması gerektiğine dikkati çeken Yazıcı, tüketicileri, aldatıcı, gizli ve ayıplı ürünlerin satılması halinde haklarını nasıl kullanacağına ilişkin bilgilendireceklerini söyledi.
Yazıcı, tacirin basiretli olması gerektiğini ifade ederek, "Bankalar da tacirdir, onların da basiretli davranması gerekir. Bu alandaki faaliyetlerimizi şöyle özetliyoruz; 'bilinçli tüketici ve basiretli tacir'. Düzenlemelerimizi de bu çerçeve içerisinde yapmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
Bankaların komisyon ve ücret gelirlerindeki artışın tüm kalemleri geride bırakmasına ilişkin soruya da Yazıcı, bankaların faiz dışı gelir kalemlerinin bulunduğunu, bunların geçen yıl 31 olduğunu, sürekli değişkenlik gösterdiğini aktararak, şu değerlendirmede bulundu:
"Şimdi bu 60'a çıkmış. 'Bütün bankalar 60 kalemden ücret alıyor' anlamına gelmez. Her banka belli nitelikteki işleri değişik isimler altında isimlendirmek suretiyle ücret talep ediyor. Bütün bankalara baktığımız zaman faiz dışı gelir kalemleri isimlendirdikleri kalemler 60'a varıyor. Yine bunların tavanını belirleyecek düzenleme öngörüyoruz. Geçen yıl kamuoyuyla paylaştığımızda tartışmaların, bankaların uygulamalarında önemli etkisi olduğunu gördük. Elbette ki faaliyetlerini müşteriye sunarken tüketicinin hassasiyetlerini de dikkate almak zorunda kalacaklar."
Kaynak: Haber 7
24 Şubat 2013 Pazar
Kapatılan kart için aidat istenir mi?
Sakarya'da bir banka, 2 ay önce kapatılan kredi kartına 59 lira üyelik bedeli istedi.
Adapazarı ilçesinde yaşayan Yıldız Sevim, borçlarını ödeyerek 2 ay önce kapattığı kredi kartına 59 lira üyelik bedeli gelince, şaşkına döndü. Bankaya bir türlü derdini anlatamayan Sevim, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)'ne şikayette bulundu. Sevim, Garanti Bankası'ndan aldığı kredi kartının 6 ay önce tüm borcunu sıfırladığını ve 2 ay önce de müşteri hizmetlerini arayarak kartını kapattığını söyledi. Kartını kapatmasına rağmen kendisinden posta yoluyla 59 lira üyelik bedeli istendiğini vurgulayan Sevim, "Nasıl olur anlamıyorum, 2 ay önce kapattığım kredi kartına üyelik bedeli istiyorlar. Şaka gibi. Anlaşılır bir şey değil." dedi.
Hemen bankanın müşteri hizmetlerini aradığını ifade eden Sevim, buradan da aldığı cevap karşısında şoke olduğunu belirterek, "Oradaki görevli, kredi kartı kapandığı için ekranda bir şey göremediğini söyledi. Yani kimseye derdimi anlatamadım. Kartımın kapalı olması sebebiyle de bir işlem yapamıyorum. Ben de çareyi BİMER'e şikayet etmekte buldum." diye konuştu. Bankadan ise konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Kaynak: Zaman
16 Şubat 2013 Cumartesi
Kredi kartı aidatı ve dosya masrafı iadesinde hangi yol izlenmeli?
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, kredi kartı aidatlarının ve kredi dosya masraflarının BİMER'e yapılan başvurularda koşulsuz iade edileceği hakkında çıkan haberler ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, "basında yer alan söz konusu haberler nedeniyle bankalar tarafından yapılan kesintilerin BİMER sistemine başvurulması halinde koşulsuz olarak iade edileceği şeklindeki haberler yanlış ve asılsız olup, vatandaşlarımızın bankalar tarafından yapılan bu kesintiler ile ilgili haksız bir uygulamaya maruz kaldığını iddia etmesi durumunda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilgili hükümlerine dayanarak yapılacak başvurularda aşağıdaki yolu takip etmeleri gerekmektedir" denildi.
Bakanlık uyuşmazlıkların çözümünde yetkili ve görevli merciler tüketici sorunları hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri olduğunu belirterek, kredi kartı aidatlarının ve kredi masraflarının geri alınması ile ilgili yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
"a) Öncelikle kredi kartını düzenleyen veya kredi veren bankaya başvuruda bulunularak söz konusu kesintilerin iade edilmesi talep edilmelidir.
b) Başvuru yapılan banka tarafından bu talebe olumsuz cevap verilmesi veya hiç cevap verilmemesi halinde ikamet edilen yerdeki veya söz konusu hizmeti sağlayan bankanın bulunduğu yerdeki, illerde Ticaret İl Müdürlüğü, İlçelerde ise Kaymakamlıklar bünyesinde faaliyet gösteren tüketici sorunları hakem heyetlerine mevcut belgeler ile birlikte başvuruda bulunulması gerekmektedir.
2013 yılı için değeri 1.191,52 TL'ye kadar olman uyuşmazlıklar için tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru yapılması zorunludur. Bu değere kadar olan uyuşmazlıklarda verilecek kararlar bağlayıcı olup, İcra İflas Kanunun ilamların yerine getirilmesine dair hükümlerine göre yerine getirilir. Bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklara ilişkin verilen kararlar ise delil niteliği taşımaktadır. Yerine getirilmemesi halinde tüketici mahkemelerine veya bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemelerine başvuruda bulunulması gerekmektedir.
c) Tüketici sorunları hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları her sözleşme için ayrı ayrı inceleyerek mevcut duruma göre bir karar verecektir.
d) Hakem heyetlerinin verdiği bu kararlara karşı taraflar kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde tüketici mahkemelerine itiraz edebilmektedirler.
e) Hakem heyetlerince; kesilen bu bedellerin iade edilmesi yönünde bağlayıcı karar alması durumunda söz konusu kararın tebliğinden itibaren yerine getirilmemesi halinde yine Adliyelerde bulunan icra müdürlüklerine başvuruda bulunularak bu kararın yerine getirilmesinin talep edilmesi gerekecektir."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




