Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, gazeteci Gülperi Erçetingöz'ün çantasının çalındığı alışveriş merkezi aleyhine açtığı 75 bin lira tazminat davasını reddeden yerel mahkemenin kararını bozdu.
Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, "Sıradan bir iş yeri olmayan davalı şirkete ait mağazanın, gelen müşterinin mal güvenliğini ve özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğüyle korumak ve kollamak zorundadır" denildi.
Gazeteci Gülperi Erçetingöz, 4 Nisan 2009'da, kızıyla Ümraniye'de bir alışveriş merkezine gitti. Erçetingöz, elektronik bölümünde alışveriş yaparken çantasını, alışveriş yaptığı sepetli arabanın içine koydu.
Kısa bir süre sonra çantasının çalındığını fark eden ve kızıyla birlikte mağazanın güvenlik personeline başvuran Erçetingöz, alışveriş yaparken kendisini takip eden bir şahıstan şüphelendiğini belirterek, bu kişinin yakalanması için kapıların kapatılmasını ve güvenlik kameralarına bakılmasını talep etti.
Bu talebi kabul edilmeyen Gülperi Erçetingöz, hırsızlık olayının yaşanmasından bir süre sonra avukatı Ömer Durak aracılığıyla İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nde, hırsızlıktan doğan zararının karşılanması için tazminat davası açtı.
18 bin lira değerinde pırlanta yüzük
Dava dilekçesinde, çalınan çantanın içinde "18 bin lira değerinde tek taş pırlantalı altın yüzük, 2 bin liralık iki cep telefonu, şahsi araca ait kontak anahtarı, ruhsat, 700 lira nakit para, 600 lira değerinde makyaj malzemesi ve iki güneş gözlüğü" bulunduğu belirtilerek, davalı şirket yöneticilerince, güvenlik kameralarından hırsızın eşgalinin belirlenmesi talebinin, "mağazanın içinde güvenlik kamerası olmadığı" gerekçesiyle reddedildiği aktarıldı.
Dilekçede, 25 bin lira maddi ve 50 bin lira manevi olmak üzere toplam 75 bin lira tazminatın, hizmet kusuru bulunan davalı şirketten alınarak davacı Erçetingöz'e verilmesi talep edildi.
5 bin liralık hediye çeki iddiası
Davalı şirket tarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde, mağazada her türlü güvenlik önleminin bulunduğu belirtildi.
Davada tanık olarak dinlenilen davacı Gülperi Erçetingöz'ün kızı, "annesinin 18 bin liralık yüzükle alışveriş yapmak istemediği için çantasına koyduğu, avizelerin reyonunda çantayı arabaya bıraktığı, arabayı kendisinin tuttuğu, avizeleri seçerken 15 saniye içinde arkasını döndüğü sırada çantanın alındığını fark ettiği ve güvenlik görevlisine bildirip şüpheliyi kişiyi söylediği"ni ifade etti. Erçetingöz'ün kızı, mağaza yetkililerinin olayın kapanması için kendilerine 5 bin liralık hediye çeki teklif ettiğini ve çantanın fiyatıyla bile eşdeğer olmayan bu teklifi reddediklerini anlattı.
"Davacı ve eşi gazeteci olduğu için.."
Davayı karara bağlayan İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi Hakimi Sevtap Kaya, davanın reddine ve mahkeme masraflarının davacı Erçetingöz'ün üzerinde bırakılmasına karar verdi.
Gerekçeli kararda, davacının eşyalarının güvenliğinden sorumlu olduğu vurgulanarak, davalı mağazanın, alışveriş için iş yerine gelen müşterinin mal güvenliğini, özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını, asgari özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak yükümlülüğü bulunduğu kaydedildi.
Kararda, ancak kişinin kendi kusuru ile sebep olduğu zarara katlanmasının genel hukuk ilkelerinden olduğu hatırlatılarak şöyle devam edildi:
"Davacı kendi muhafazasında olan çantasını alışveriş yaptığı mağazaya ait alışveriş arabasının içine kontrolsüz olarak bırakarak çalınmasına imkan vermiştir. Beyanlara göre çantanın kendisi ve içindekiler çok değerlidir. Davacının kendisi ve eşinin gazeteci olduğu, davacı vekilinin beyanlarından anlaşılmaktadır. Türkiye'de ve özellikle İstanbul'da alışveriş merkezlerinde alışveriş arabalarına müşterilerin özel eşyalarının konulmaması için sıklıkla anonsların yapıldığı, müşterilerin uyarıldığı bilinmektedir. Davacı ve eşi gazeteci olduğu için sık sık yazılı ve görsel basında alışveriş arabalarından yapılan hırsızlıklara ilişkin haberlerin çıktığını, bunlardan haberdar olduklarını kabul etmek gerekir. Davacı kendi muhafazasında bulunan, içinde değerli eşyalarının bulunduğu, sırf kendisi bile değerli olan çantasını alışveriş arabasının içine bıraktığını beyan etmiştir. Üstelik davacının tanık olan kızının ifadelerinde, kendilerini takip eden şüpheli bir şahsın arkalarından mağaza içinde kendilerini takip ettiği, alışveriş arabasının üzerinden uzanarak reyondan malzeme almaya çalıştığının gördüklerini ancak önemsemediklerini söylemişlerdir. Bu dahi çantanın çalınmasında davacının olayda ağır kusurlu olduğunu göstermektedir."
"Kolayca çalınma imkanı yarattı"
Davacı Erçetingöz'ün hırsızlık olabilecek bir ortamda çantasını daha güvenli bir şekilde koruması ve daha dikkatli olması gerektiği aktarılan kararda, "Davacı çantasını içindeki değerli eşyaları olduğu ve eşgalini net verdikleri şüpheli bir kişinin kendilerini takip ettiğini fark edip sık sık alışveriş arabasının üzerine uzandığını görmesine rağmen, kontrolsüz bir şekilde alışveriş arabasına bırakarak, kolayca çalınma imkanı yaratmıştır. Bu durumda şüphelendiği şahsı güvenlik görevlilerine çalınma hadisesi olmadan bildirmemiş olması, eşyalarını ve çantasını arabaya koyması durumunda ağır kusurlu olan davacının bu sorumluluğunu davalıya yükletmek hakkaniyete aykırıdır" ifadeleri kullanıldı.
Yargıtay'ın "mal güvenliği" kriteri
Davacı Gülperi Erçetingöz'ün avukatı Ömer Durak, yerel mahkemenin kararını temyiz etti.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını davacı lehine oybirliğiyle bozdu. Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, sıradan bir iş yeri olmayan davalı şirkete ait mağazanın, gelen müşterinin mal güvenliğini ve özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğüyle korumak ve kollamak zorunda bulunduğu kaydedildi.
Kararda, davalı şirkete ait iş yerine gelen müşterinin yapılan reklam ve hizmete güvenerek geldiği, müşterilerin davalının hakimiyeti alanında olduğu ve müşterilerin zararlandırıcı eylemlerden korunması gerektiği kabulünün zorunlu olduğu vurgulandı.
İş yerlerinin öncelikle kişilerin kişisel eşyalarını korumada kendilerinden beklenen özeni gösterdiklerini kanıtlamalarının gerektiği ve sonrasında da tarafların olayda kusur ve sorumluluğunun incelenmesi gerektiği belirtilen kararda, "Maddi tazminat istemi yönünden tarafların müterafik kusur oranlarının tespiti yönünde inceleme yapılarak hasıl olunacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir" denildi.
"Özenli davranmak zorunda"
Yüksek Mahkeme'nin kararını değerlendiren Gülperi Erçetingöz'ün avukatı Ömer Durak, Yargıtay'ın kararının marka ve belirli tanınmışlığa ulaşmış mağazaların, müşteri güvenliği açısından çok daha özenli davranmak zorunda olduklarını gösterdiğini ifade etti.
Durak, "Bu kararın kesinleşmesinden sonra bütün büyük mağazalarda oluşabilecek hırsızlık olaylarında mağazaların sorumluluğu söz konusu olabilecek ve bu karar içtihat haline gelebilecektir" dedi.
Kaynak: Hürriyet
yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Ekim 2013 Çarşamba
20 Ocak 2013 Pazar
Dosya masrafı nasıl iade alınır?
2011 yılı Şubat ayında Antalya Manavgat Yapıkredi Bankası'ndan 75.000 TL lik kredi aldım ve halen ödemekteyim. O zaman benden dosya masrafı alınmıştı. Miktarını tam olarak hatırlamıyorum ama 2000 TL üstü ya da altında bir rakamdı. Bu kesinti yapılan paramı geri alma durumumun olasılığı var mıdır ya da nasıl bir yol izlemem gerekmektedir? Saygılarımı Sunarım.Kürşat AĞCADAĞ
Söz konusu tutar 1191,52 TL'nin üzerinde olması durumunda Tüketici Mahkemesine başvurmalısınız. Tabi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine de başvurabilirsiniz. Ancak 1191,52 TL üzerindeki tutarlar için hakem heyetinin vereceği kararların bağlayıcılığı yoktur ama kuvvetli delil niteliği taşır. Öncelikle bankanızdan yapılan bu kesintinin net miktarını öğrenin ve bir dilekçe ile tarafınıza geri ödenmesini talep edin. Dilekçenize dayanak olarak ta bizim paylaştığımız örnek yargı kararlarını ekleyin. Muhtemelen olumsuz yanıt vereceklerdir. Bu yanıtı da şikayet dilekçenize iliştirerek Tüketici Mahkemesine başvurunuz. Konu ile ilgili olarak Alo 175 Tüketici Hattını arayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
İlgili Haberler:
Konut kredisi yeniden yapılandırma ücreti ile dosya masrafının iadesi
Kredi kullananlar DİKKAT!
Tüketici mahkemesinden, konut kredisinde dosya masrafı alınamaz kararı
Kredi kullananlar, dosya masrafınızı iade alabilirsiniz
Konut kredisi dosya masrafınızı iade alın!
Tüketici Kredileri ve Dosya Masrafının İadesi
Tüketici Hakem Heyeti bankayı haksız buldu
Bankaya açtığı davayı kazandı
26 Ağustos 2012 Pazar
Aldığı sıfır otomobil sonradan boyalı çıktı!
Yeni aldığı otomobilin kaputunun sonradan boyandığını fark eden Selcan Öğretmen, dünya devini dize getirdi.
SIFIR ARACIN KAPUTU SONRADAN BOYANMIŞ ÇIKTI
Bir tek o başardı. 32 yaşında bir öğretmen. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selcan Çelik. Ankara'dan büyük bir markanın Opal adlı bayisinden 2010 yılında aldığı araç, Mayıs'ta teslim edilmesi gerekirken Temmuz ayında teslim edilince kuşkulandı önce. Aynı markanın bir başka bayisine götürdü aldığı aracı, inceletti ve motor kaputunun sonradan boyandığı söylendi kendisine. Yazılı bir rapor verilmesini istedi ancak bayi vermek istemeyince, el yazısıyla bir kağıda yazmaya ikna etti onları.
"SIFIR ARACIN KAPUTUYLA SİZİNKİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Bayiden aldığı bu yazıyla arabayı aldığı kendi bayisine gitti ve aracı iade etmek istediğini söyledi Selcan Öğretmen. Ancak bayi yetkilileri iadenin mümkün olmayacağını, bölge müdürüne durumun bildirileceğini söylediler. Öğretmenin kararlığı halini görünce, "Size sıfır bir araç bulacağız, onun kaputuyla sizinkini değiştireceğiz" dediler. Ancak öğretmen, 'beni yaktılar, şimdi başkasını yakacaklar, bu haksızlığı kabul etmem mümkün değil' diyerek reddetti kendisine sunulan bu teklifi.
Bu arada şirketin yurtdışındaki merkezine bildirdi yaşadığı durumu. Oradan gelen baskıyla Türkiye'deki bölge müdürü Ankara'ya gelerek görüştü Selcan Öğretmen ile. Ancak o da boyanın orijinal kalınlığında olduğunu , dilerse 4 bin TL kadar fark vererek 2011 model araç verebileceklerini teklif etti kendisine.
ARABASINA PANKART ASTI, 1 HAFTA DOLAŞTI
Selcan Öğretmen bunu da kabul etmedi. Başına gelen bu durumu protesto etmek için arabanın üzerine bir pankart asarak, 1 hafta Ankara sokaklarında dolaştı. Hakkını mahkemede aramaya karar verdi.
FİRMAYI DA BAYİYİ DE DAVA ETTİ
22 Ekim 2010'da Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak hem bayiyi hem de şirketi dava etti. Dava dilekçesinde, aldığı aracın boya kalınlığının 230 mikron olduğunun bizzat bayi tarafından tespit edildiğini belirterek, fatura bedeli olan 35 bin lirayla birlikte, boya koruma, plaka masrafı, eğitime katkı payı ve sigorta bedeliyle birlikte 36 bin 550 liranın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etti.
Davalı şirket vekili ise savunmasında boyanın orijinal olduğunu, bayi tarafından verilen belgenin 'aracın ayıplı ürün' olduğu anlamına gelmediğini ileri sürerek davanın reddini istedi.
BİLİRKİŞİ DE TESPİT ETTİ
Dava bilirkişiye intikal etti. Bilirkişi raporunda motor kaput üzerindeki boya kalınlığının 230 mikron olduğu; diğer bölgelerdeki ortalama kalınlığın ise 150-170 mikron olduğu tespiti yapıldı. Standart boya kalınlığının ise 90-160 mikron olduğu anımsatıldı.
VE HÜKÜM: "BU MAL AYIPLIDIR"
Mahkeme, 5 Temmuz 2011 tarihli kararında şirketin itirazını reddederek; bilirkişi raporu ışığında "180-230 mikron kalınlığındaki boya nedeniyle ürünün ayıplı olduğuna" karar verdi. Ayıbın üretimden kaynaklanan 'gizli ayıp' olması nedeniyle davacının bir kusuru olmadığı tespitini yaptı.
Ancak aracın satışından sonra yapılan kaza nedeniyle oluşan 350 TL'lik değer azalması düşüldükten sonra Selcan Öğretmen'in ödediği 35 bin 988 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmetti.
YARGITAY KARARI
7. Tüketici Mahkemesinin bu kararı üzerine bayi ve şirket Yargıtay'a itiraz ettiler. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de Şubat 2012'de ayında aldığı kararında, yapılan itirazın yerinde olmadığına hükmederek, Mahkemenin kararını oybirliğiyle onadı.
ANKARA TİCARET ODASI'NDAN CEZA
Selcan Öğretmen, mahkeme kararıyla da yetinmedi. Ankara Ticaret Odası'na başvurarak, üyesi olan bayiyi şikayet etti. Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulunun yaptığı soruşturma neticesinde, 'satışa arz olunan malların niteliği veya miktarı bakımından gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' ihlali nedeniyle 29 Eylül 2011 tarihli toplantısında bayiye 'kınama cezası' verdi.
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÖDÜLÜ
Selcan Çelik, 'haklı tüketici' olarak sürdürdüğü bu mücadelesiyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 'bilinçli tüketici' ödülüne layık görüldü. Çelik, Bakan Hayati Yazıcı'nın da katılacağı ve bugün Ankara'da yapılacak 15.Geleneksel Tüketici Ödül töreninde ödülünü alacak.
MUTLAKA KONTROL ETTİRİN SAKIN VAZGEÇMEYİN
Öğretmen Selcan Çelik, bu olayın sadece kendisinin başına gelmediğini belirtirken, mahkemelere intikal etmiş onlarca dosya olduğunu söyledi. "Hakkınızı aramaktan sakın vazgeçmeyin" diyen Çelik, "Bu sadece büyük markalı arabalarda değil, tüm markalarda mümkün. Sıfır araba alacaksanız öncelikle bunu kontrol ettireceğinizi daha baştan firmaya söyleyin. Ve gerçekten de kontrol ettirin. Ayrıca böyle bir durumla karşılaştğınızda mutlaka bulunduğunuz ildeki Ticaret Odalarına şikayet edin. Böylece ilk defada 'kınama cezası' verseler bile suçun ikinci kez tekrarında bayilik belgesinin iptaline kadar ceza verebiliyorlar. Şikayet edin ki bayilikleri ellerinden alınsın" dedi.
Kaynaklar:
http://www.ensonhaber.com/aldigi-sifir-arac-ayipli-urun-cikinca-2012-04-12.html (12.04.2012)
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20320387.asp
Şikayet edilen otomobil OPEL Astra Hb Classic 1.3 ctdi
Kaynak: http://www.opelim.net/forums/showthread.php?t=70252
SIFIR ARACIN KAPUTU SONRADAN BOYANMIŞ ÇIKTI
Bir tek o başardı. 32 yaşında bir öğretmen. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selcan Çelik. Ankara'dan büyük bir markanın Opal adlı bayisinden 2010 yılında aldığı araç, Mayıs'ta teslim edilmesi gerekirken Temmuz ayında teslim edilince kuşkulandı önce. Aynı markanın bir başka bayisine götürdü aldığı aracı, inceletti ve motor kaputunun sonradan boyandığı söylendi kendisine. Yazılı bir rapor verilmesini istedi ancak bayi vermek istemeyince, el yazısıyla bir kağıda yazmaya ikna etti onları.
"SIFIR ARACIN KAPUTUYLA SİZİNKİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Bayiden aldığı bu yazıyla arabayı aldığı kendi bayisine gitti ve aracı iade etmek istediğini söyledi Selcan Öğretmen. Ancak bayi yetkilileri iadenin mümkün olmayacağını, bölge müdürüne durumun bildirileceğini söylediler. Öğretmenin kararlığı halini görünce, "Size sıfır bir araç bulacağız, onun kaputuyla sizinkini değiştireceğiz" dediler. Ancak öğretmen, 'beni yaktılar, şimdi başkasını yakacaklar, bu haksızlığı kabul etmem mümkün değil' diyerek reddetti kendisine sunulan bu teklifi.
Bu arada şirketin yurtdışındaki merkezine bildirdi yaşadığı durumu. Oradan gelen baskıyla Türkiye'deki bölge müdürü Ankara'ya gelerek görüştü Selcan Öğretmen ile. Ancak o da boyanın orijinal kalınlığında olduğunu , dilerse 4 bin TL kadar fark vererek 2011 model araç verebileceklerini teklif etti kendisine.
ARABASINA PANKART ASTI, 1 HAFTA DOLAŞTI
Selcan Öğretmen bunu da kabul etmedi. Başına gelen bu durumu protesto etmek için arabanın üzerine bir pankart asarak, 1 hafta Ankara sokaklarında dolaştı. Hakkını mahkemede aramaya karar verdi.
FİRMAYI DA BAYİYİ DE DAVA ETTİ
22 Ekim 2010'da Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak hem bayiyi hem de şirketi dava etti. Dava dilekçesinde, aldığı aracın boya kalınlığının 230 mikron olduğunun bizzat bayi tarafından tespit edildiğini belirterek, fatura bedeli olan 35 bin lirayla birlikte, boya koruma, plaka masrafı, eğitime katkı payı ve sigorta bedeliyle birlikte 36 bin 550 liranın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etti.
Davalı şirket vekili ise savunmasında boyanın orijinal olduğunu, bayi tarafından verilen belgenin 'aracın ayıplı ürün' olduğu anlamına gelmediğini ileri sürerek davanın reddini istedi.
BİLİRKİŞİ DE TESPİT ETTİ
Dava bilirkişiye intikal etti. Bilirkişi raporunda motor kaput üzerindeki boya kalınlığının 230 mikron olduğu; diğer bölgelerdeki ortalama kalınlığın ise 150-170 mikron olduğu tespiti yapıldı. Standart boya kalınlığının ise 90-160 mikron olduğu anımsatıldı.
VE HÜKÜM: "BU MAL AYIPLIDIR"
Mahkeme, 5 Temmuz 2011 tarihli kararında şirketin itirazını reddederek; bilirkişi raporu ışığında "180-230 mikron kalınlığındaki boya nedeniyle ürünün ayıplı olduğuna" karar verdi. Ayıbın üretimden kaynaklanan 'gizli ayıp' olması nedeniyle davacının bir kusuru olmadığı tespitini yaptı.
Ancak aracın satışından sonra yapılan kaza nedeniyle oluşan 350 TL'lik değer azalması düşüldükten sonra Selcan Öğretmen'in ödediği 35 bin 988 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmetti.
YARGITAY KARARI
7. Tüketici Mahkemesinin bu kararı üzerine bayi ve şirket Yargıtay'a itiraz ettiler. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de Şubat 2012'de ayında aldığı kararında, yapılan itirazın yerinde olmadığına hükmederek, Mahkemenin kararını oybirliğiyle onadı.
ANKARA TİCARET ODASI'NDAN CEZA
Selcan Öğretmen, mahkeme kararıyla da yetinmedi. Ankara Ticaret Odası'na başvurarak, üyesi olan bayiyi şikayet etti. Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulunun yaptığı soruşturma neticesinde, 'satışa arz olunan malların niteliği veya miktarı bakımından gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' ihlali nedeniyle 29 Eylül 2011 tarihli toplantısında bayiye 'kınama cezası' verdi.
BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÖDÜLÜ
Selcan Çelik, 'haklı tüketici' olarak sürdürdüğü bu mücadelesiyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 'bilinçli tüketici' ödülüne layık görüldü. Çelik, Bakan Hayati Yazıcı'nın da katılacağı ve bugün Ankara'da yapılacak 15.Geleneksel Tüketici Ödül töreninde ödülünü alacak.
MUTLAKA KONTROL ETTİRİN SAKIN VAZGEÇMEYİN
Öğretmen Selcan Çelik, bu olayın sadece kendisinin başına gelmediğini belirtirken, mahkemelere intikal etmiş onlarca dosya olduğunu söyledi. "Hakkınızı aramaktan sakın vazgeçmeyin" diyen Çelik, "Bu sadece büyük markalı arabalarda değil, tüm markalarda mümkün. Sıfır araba alacaksanız öncelikle bunu kontrol ettireceğinizi daha baştan firmaya söyleyin. Ve gerçekten de kontrol ettirin. Ayrıca böyle bir durumla karşılaştğınızda mutlaka bulunduğunuz ildeki Ticaret Odalarına şikayet edin. Böylece ilk defada 'kınama cezası' verseler bile suçun ikinci kez tekrarında bayilik belgesinin iptaline kadar ceza verebiliyorlar. Şikayet edin ki bayilikleri ellerinden alınsın" dedi.
Kaynaklar:
http://www.ensonhaber.com/aldigi-sifir-arac-ayipli-urun-cikinca-2012-04-12.html (12.04.2012)
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20320387.asp
Şikayet edilen otomobil OPEL Astra Hb Classic 1.3 ctdi
Kaynak: http://www.opelim.net/forums/showthread.php?t=70252
22 Şubat 2012 Çarşamba
Konut kredisinde yeniden yapılandırma ücretini mahkeme iptal etti
Daha önce "Konut kredisinde yeniden yapılandırmaya emsal karar" başlığıyla aktardığımız haberimizde konut kredisi kullanan bir tüketicinin Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak "erken ödeme ücreti" ve "ödeme planı değişikliği" adı altında alınan ücretlerin iadesine kararının çıkmasını sağladığını belirtmiştik. Yine aynı yazımızda ilgili mahkeme kararının Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından onandığını da belirtmiştik. Emsal karar ile yargı yolunu kullanmak isteyenler Nasıl Şikayet Edilir? sayfamızdaki dilekçe örneklerine aşağıdaki yargı karar tarih ve numaralarını ekleyerek başvuruda bulunabilirler.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Karar Tarihi: 15.12.2011
Esas No: 2011/9823
Karar No: 2011/19204
Yerel Mahkeme
Ankara 7. Tüketici Mahkemesi
Karar Tarihi: 14.04.2011
Esas No: 2010/858
Karar No: 2011/309
Benzer bir karar Konya Tüketici Mahkemesi'nden çıktı. Konya’da konut kredisini yeniden yapılandıran bir vatandaş, bankanın "ödeme tablosu değişiklik ücreti" adı altında aldığı paranın iadesi için başlattığı hukuk mücadelesini kazandı.
Konya’da bir bankadan 23 Şubat 2010’da 120 ay vadeli 85 bin lira konut kredisi kullanan bir vatandaş, kredi faiz oranlarının düşüşünden yararlanmak için 3 Kasım 2010’da kredinin yeniden yapılandırılmasını talep etti.
Yapılandırmada bankanın ödeme tablosu değişiklik ücreti adı altında toplam 818,14 lira ücret aldığını belirten vatandaş, söz konusu kesintinin yasal olmadığı gerekçesiyle paranın iadesi için Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetine (TSHH) başvurdu.
Tüketiciyi haklı bulan hakem heyeti, 21 Ekim 2011 tarihli kararında, 818,14 liranın tüketiciye iade edilmesine karar verdi.
Kararın "haksız ve hukuka aykırı" alındığını iddia eden banka, Konya Tüketici Mahkemesi’ne iptal başvurusu yaptı.
Mahkeme, bankanın başvurusunu reddederek, hakem heyetinin kararını onadı ve konut kredisi kullanan vatandaşın yeniden yapılandırmada ödediği 818,14 liranın vatandaşa iadesine karar verdi.
Konya Tüketici Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, 17 Şubat 2010 tarihli Konut Finansmanı Sistemi (Mortgage) Sabit Faizli Konut Kredisi Sözleşmesi Öncesi Bilgi Formu, 23 Şubat 2010 tarihli Konut Finansmanı Kredi Sözleşmesi, kanun ve kararlardan anlaşılacağı üzere bankanın ödeme planı değişikliğinde ücret alabileceği ancak bu miktarın ya da oranın sözleşmede ya da ödeme planında belirtilmesi gerektiği vurgulandı.
"Gerekçeli karar"
Tüketicinin kullanmış olduğu krediye ilişkin erken ödeme yapmak için bankaya müracaat etmediği, faizlerin düşmesi nedeniyle yeniden yapılandırma yapıldığı ifade edilen gerekçeli kararda, şöyle denildi: "Konut Finansmanı Sistemi Sabit Faizli Konut Kredisi Sözleşmesi Öncesi Bilgi Formu’nun 5 ve 6. maddesi ile Konut Finansmanı Kredi Sözleşmesi’nin 11 ve 12. maddesinde ödeme planı değişikliğinin düzenlendiği ancak yapılan düzenlemelerin standart olduğu, miktar ve oranın belirtilmediği, ödeme planında da ödeme planı değişikliği ücreti kesileceğinin belirtilmediği, tüketicinin sözleşme içeriğine müdahale edemediği, sözleşmenin müzakere edilmeksizin imzalandığı, bu durumun da iyi niyet kuralına aykırı olup tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğu ve haksız şart teşkil ettiği, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. maddesinde ve Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 5,6 ve 7. maddelerinde yapılan düzenlemelerle tüketiciden sözleşmede yer almayan hiçbir kesintinin yapılamayacağı, sözleşmede yer alan haksız şartların tüketici için bağlayıcı olmayacağının belirtildiği, dolayısıyla bilgi formu ve sözleşmedeki düzenlemeye dayanarak yapılan kesinti haksız şart olduğundan, Selçuklu Kaymakamlığı TSHH’nin kararı yerinde olup davanın reddine karar verilmiştir." Tüketici Hakları Koruma ve Geliştirme Derneği (THKGD) Genel Başkanı Avukat Ömer Arıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kararın temyiz yolunun kapalı olduğunu belirtti.
Türkiye’de milyonlarca kişinin bankalardan tüketici kredisi kullandığını ifade eden Arıcı, "Pek çok tüketici faizler düştüğü zaman yapılandırma başvurusu yapıyor. Bankalar, değişik adlar altında yapılandırmalardan ücret alıyor. Benzer durumlarla karşılaşan tüketicilere hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvurmalarını öneriyoruz. Başvuru esnasında Konya Tüketici Mahkemesi’nin kararı emsal olarak gösterilebilir" dedi.
Arıcı, derneğe en fazla başvurunun kredi kartı aidatlarıyla ilgili olduğunu da sözlerine ekledi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

