bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2014 Salı

Merhametsiz akıllı bileklik


ABD'li bir mucit, kötü alışkanlıkların bırakılmasına yardım edecek bir akıllı bileklik geliştirdi. Pavlok adı verilen bileklik, kullanıcısını uyararak olumsuz hareketlerini önlüyor.

Yanlış kararlar almaktan bıkan ve buna bir son vermek isteyen Maneesh Sethi, kendisini belli anlarda uyarması için akıllı bileklik geliştirdi. Pavlok adını verdiği bileklikle uyanması gereken saatten, yememesi gereken yemeğe kadar kendisine yönelik her türlü alarmı kuran Sethi, hayatını düzene sokmayı başardı.

250 dolardan (500 TL) bu yıl sonunda ABD'de satışa sunulacak olan Pavlok'un en büyük özelliği ise itaat edilmediği zaman kullanıcısına elektroşok vermesi. Sabah saat 06.00' a alarm kurduğunuzda Pavlok çalmaya başlıyor. Hareket takip yeteneği olan cihaz, yataktan kalkmazsanız ikinci kez sizi uyarıyor. Yataktan kalkmak yerine kapatmaya çalışırsanız, size elektrik veriyor.



Sethi, merhametsiz diye tanımladığı akıllı bilekliği ile hayatını düzene soktuğunu ve birkaç ay içinde Pavlok sayesinde 10 kilo vermeyi başardığını söyledi. Pavlok, bir arkadaşınızın sizi denetlemesine de izin veriyor. Facebook üzerinden çalışan bir uygulamayla, arkadaşınız sporda belirlenen egzersizi yapıp yapmadığınızı kontrol edebiliyor. Örneğin 10 bin adımlık yürüyüşü tamamlamadıysanız, bu kez arkadaşınızın komutuyla Pavlok size elektrik veriyor.

Engadget sitesine akıllı bilekliğin motive edici özelliğini yorumlayan Londra'nın Harley Therapy kliniğinden Dr. Sheri Jacobson, "Negatif pekiştirmenin arzulanan davranışa yöneltici gücü olduğunu ancak olumlu pekiştirmenin daha faydalı olduğunu' söyledi. Jacobson, değiştirilmek istenen düşünce ve davranışları yöneltmek için Pavlok'u modern bir fikir olarak ifade etti.

Duke Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmayı örnek veren Sethi ise günlük hayatımızda vaktimizin yüzde 40'ını alışkanlıklarımıza harcadığımıza dikkat çekti ve icadının insanlara fayda göstereceğini savundu.

Kaynak: Al Jazeera

18 Temmuz 2013 Perşembe

Sivrisinekler en çok hangi insanlardan hoşlanıyor?

İnsanların yüzde 20'si sivrisinekler için daha çekici.
Florida Üniversitesi'nden Dr. Phil Koehler, parmak izi gibi insandan insana değişiklik gösteren metabolizma ve vücut kimyasının sivrisineklerin hedeflerini belirlemede önemli bir rol oynadığını belirtti. Dr. Phil, sivrisinekler için "çekicilik" derecesinin zaman içerisinde değişebileceğini ifade etti.

"0" KAN GRUBU SİVRİSİNEKLERİ CEZBEDİYOR

Japonya'da yapılan bir araştırmaya göre, sivrisineklerin kan grubu 0 olan kişileri ısırma ihtimali, kan grubu A olanları ısırma ihtimalinden iki kat daha yüksek. Araştırmacılar, sivrisineklerin 0 grubu kanı daha "lezzetli" bulduğunu belirtiyor. Sivrisinekler, kişinin hangi kan grubundan olduğunu ise, insan vücudunun salgıladığı bazı maddeler aracılığıyla tespit ediyor.



DOLUNAY ZAMANI SİVRİSİNEKLER 500 KAT DAHA HAREKETLİ OLUYOR

ABD merkezli bir araştırma ise, sadece bir şişe dahi olsa, bira içmenin, sivrisinek ısırığına maruz kalma ihtimalini arttırdığını ortaya koyuyor. Yine ABD kaynaklı bir araştırmaya göre, sivrisinekler, dolunay zamanında, diğer zamanlarda olduklarından 500 kat daha hareketli oluyor. Gökyüzünde dolunay olduğu zamanlar özellikle günbatımı ve şafak vaktinde, yiyecek arayan dişi sivrisinekler tarafından ısırılma ihtimaliniz çok yüksek.

AYAK KOKUSU SİVRİSİNEKLERİ ÇEKİYOR

Sivrisinekleri çeken başka bir etken ise, ayak kokusu. Bilim adamı Bart Knols, yaptığı bir araştırmada, sivrisineklerin vücutta en çok ayak kokusuna geldiğini, ayaklar kokulu bir sabunla yıkandığı zaman ise, vücudun diğer bölgelerine yöneldiğini keşfetti. Knols'un araştırmasına göre, ayaklarda kötü kokuya yol açan ağır kokulu peynirler de, sivrisinekleri çekiyor.

SİVRİSİNEKLER HAMİLELERİ FARKEDİYOR

Hamilelerin sivrisinek ısırığına maruz kalma riski de hamile olmayan kadınlarla karşılaştırıldığında daha yüksek. Araştırmacılara göre, gebeliğin son safhalarında olan kadınların nefes verme oranı yüzde 21 artıyor ve nefesteki nem ve karbondioksit sivrisinekleri çekiyor. Hamile kadınların karın bölgesinde yaklaşık 1 derecelik daha yüksek sıcaklık olduğundan, bu, vücudun, ter yoluyla, sivrisineklere çekici gelen maddeler salgılamasına yol açıyor. Florida Üniversitesi'nden Dr. Koehler, kadınlarda ovülasyon (yumurtlama) döneminde sivrisinek ısırma riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor.

NEFES VE TERDEKİ ASİTLER SİVRİSİNEKLERİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRIYOR

Nefes verirken atılan karbondioksit ve terdeki laktik asit gibi maddeler, sivrisineklerin avını daha kolay bulmasına yardımcı oluyor. Bu yüzden, eğer koşuyorsanız ya da egzersiz yapıyorsanız, daha hızlı nefes aldığınız ve terlediğiniz için ısırılma riskiniz daha yüksek. Araştırmalar, fiziksel aktivitenin ısırılma riskini yüzde 50 oranında artırdığını ortaya koyuyor.

Dr. Koehler, koyu renk elbise giyenlerin, açık renk giyenlere oranla, sivrisinekleri daha çok cezbettiğini belirtiyor. Sivrisinekleri en çok çeken iki renk siyah ve kırmızı. En az çeken renk ise sarı.

Kaynak: TRT Haber

21 Mart 2013 Perşembe

Arılar elektro sensörlerle yol buluyorlar



Bristol Üniversitesinde yapılan araştırmada, bal arılarının vücutlarındaki elektro alıcılar sayesinde ziyaret edilen bir çiçeğe yeniden uğramadıkları belirlendi.

Doğa Bilimleri Genel Sekreteri Müge Kanay, yaptığı açıklamada, yarım kilogram bal üretebilmek için bir bal arısının 2 milyondan fazla çiçekten bitki özü toplaması gerektiğini belirtti.

Arıların kanatlarını çırptıkları zaman pozitif elektrikle yüklendiklerini vurgulayan Kanay, bu sayede kanatlardaki elektrostatik kuvvetin mıknatıs gibi polenleri arının üzerine yapıştırdığını anlattı.



Kanay, bu elektro alışveriş nedeniyle de bitkinin üzerinde elektriksel temasa dair iz kaldığına işaret ederek, şunları kaydetti:

''Başka bir deyişle çiçeğin üzeri bir elektriksel alanla kaplanıyor. Bal arıları vücutlarındaki elektro alıcılar sayesinde bu izleri görüp algılayabiliyor. Böylelikle ziyaret edilen çiçeğe bir kez daha uğramayarak, enerjiden ve zamandan tasarruf ediyorlar. Daha önceden köpek balıkları gibi canlıların elektro sensörlere sahip olduğu biliniyordu. Arıların da bu elektriksel sinyalleri algılayabildiği ilk kez kanıtlandı.''

Kaynak: TRT Haber

18 Şubat 2013 Pazartesi

Benzin, motorin, otogaz alırken hileye dikkat edin!


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 2012 yılında akaryakıt ve LPG istasyonlarına yönelik denetimler sonucunda eksik benzin verdiği tespit edilen 219 pompa nedeniyle 4 milyon 53 bin lira para cezası uygulandığını açıkladı.

Ergün, kaçak akaryakıt veren 21 adet akaryakıt ve otogaz istasyonunun da mühürlendiğini bildirdi.

2012 yılında gerçekleştirilen akaryakıt ve LPG piyasasına yönelik denetim sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Ergün, geçen yıl, Türkiye'de mevcut 12 bin 432 lisanlı akaryakıt istasyonunun 4 bin 585 adedinde denetim gerçekleştirdiklerini ve 9 bin 144 adet ulusal marker ölçümü yaptıklarını belirterek, bu denetimlerde geçersiz ölçüm sayısının 33 olduğunu ifade etti.

Ergün, geçersiz ulusal marker ölçümünden dolayı 20 akaryakıt istasyonunun ve bir akaryakıt tankerinin mühürlendiğini bildirdi.

Türkiye'de mevcut 9 bin 789 lisanlı LPG otogaz istasyonun 3 bin 355 adedinin denetlediğini aktaran Ergün, bir tane LPG otogaz istasyonunun lisansı olmadığı için mühürlendiğini kaydetti.

Sayaçlarda yapılan damga ve miktar denetimlerine yönelik bilgileri de paylaşan Ergün, geçen yıl Türkiye'de mevcut 168 bin 668 adet akaryakıt sayacının 81 bin 567 adedinin damga kontrolünün yapıldığını söyledi.

3 bin 331 adet damga süresi geçmiş akaryakıt sayacı tespit ettiklerini anlatan Ergün, damgasız veya damgasına müdahale edilmiş akaryakıt sayacı sayısının ise 89 olduğunun bilgisini verdi.

Ergün, ''Miktar kontrolü yapılan 29 bin 148 akaryakıt sayacından 219 adedinin eksik verdiğini tespit ettik'' dedi.



TÜM İSTASYONLARA DENETİM
Bakan Ergün'ün verdiği bilgiye göre 2012 yılı boyunca 81 ilde denetimler gerçekleştirilirken, 27 ilde ise tüm istasyonlar denetime tabi tutuldu.

Kocaeli-Sakarya Yol Güzergâhı ile Mersin, Antalya, İstanbul, Bartın, Yalova, İzmir, Sivas, Elazığ, Kırıkkale, Karaman, Bilecik, Balıkesir, Konya, Adıyaman, Amasya, Kastamonu, Rize, Mardin, Isparta, Tekirdağ, Osmaniye, Kütahya, Trabzon, Denizli, Uşak olmak üzere toplam 27 il ve ilçelerinde bulunan akaryakıt ve LPG oto gaz istasyonlarının tamamı denetlendi.

AKARYAKIT VE LPG'DEKİ HİLE YÖNTEMLERİ
Bakanlık ekiplerinin denetimler sırasında karşılaştıkları hile yöntemleri şunlar:

Kaçak yollarla vergisi ödenmemiş (ulusal markersiz) olarak yurda sokulan ve akaryakıt istasyonlarında satışa sunulan akaryakıtın, istasyon sahiplerince yeraltına gömülmüş gizli tank ve bu tanklara bağlı olarak uzaktan kumanda ile çalışabilen gizli düzenekler yardımı ile belirli sayaçlarda nihai tüketiciye satılması,
Kaçak akaryakıtın istasyonlar dışındaki yakın mesafelerde bulunan tankerler ve bidonlarla ile nihai tüketiciye satılması,

Akaryakıta karıştırılması yasak olan ve daha ucuz yollarla temin edilen katkı maddelerinin (Nafta, Gaz Yağı vb.) akaryakıta karıştırılması suretiyle standardı bozulmuş akaryakıtın tüketiciye satılması,
Akaryakıt olarak kullanılması yasak olan akaryakıt harici petrol ürünlerinin (baz yağ, solvent vb.) doğrudan veya basit işlemlerden geçirilerek piyasaya sunulması,

Türkiye'de akaryakıt satışlarının kontrol altına alınması ve vergi kaybının önlenmesine yönelik olarak oluşturulmuş bulunan ve akaryakıt pompasına bağlı bulunan ödeme kaydedici cihazların en önemli parçası olan yazar kasa ara birim ünitesinin devre dışı bırakması suretiyle haksız kazanç sağlaması,

Akaryakıt istasyonunda araç plakası girilmeden satış yapılması ve satış sonrası fatura verilmemesi,
Akaryakıt istasyonlarında araç yoğunluğunun fazla olduğu saatlerde, istasyon çalışanlarınca araçların bilinçli olarak eksik veya kaçak yakıt veren belirli sayaçlara yönlendirilmesi,

Akaryakıt istasyonları denetimleri esnasında, bilinçli elektrik arızası meydana getirilmek suretiyle hileli akaryakıt satışı yapılan sayaçların, uzaktan kumanda düzeneği ile durdurulması,
İstasyon içinden veya etrafından giriş çıkış yapılabilecek ve dikkat çekmeyecek yolların bulunması,

İstasyon etrafında bulunan bazı alanların özellikle karanlıkta bırakılmış olması ve bu alanların özellikle istasyona ait kamera gözetleme alanının dışında bırakılması,

İstasyonun herhangi bir yerinde vaziyet planı dışında duvarla çevrili veya akaryakıt tankerlerinin görünmeden boşaltım yapabilecek alanlarının olması.

Kaynak: TRT Haber

20 Mart 2012 Salı

Organik piller geliyor: Salyangoz bize elektrik üretiyor


Bu yavaş ve sakin ‘cyborg’ salyangoz aslında yarışı kazanmak için yeterli enerjiye sahip. 2012 yılı başlarında bir hamamböceğine implante edilen  biyoyakıt tabanlı bir tür enzimle böceğin sensörler, kayıt cihazları ve benzeri düşük güçle çalışan cihazlara güç üretmesinin sağlandığı duyurulmuştu. Kimilerinin gülüp geçtiği bu haber, canlı organizmaların elektrik üretimine katılımını işaret ettiği ve ileride organik pillerin gündeme geleceği öngörüsünü de beraberinde gündeme getirmişti. Belki çok yakında siz de telefonunuzu şarj etmek için bir salyangoz beslemeye başlarsınız. İlginç değil mi? Böylece doğaya daha az zarar vermiş olursunuz.




Yeni gelişme Clarkson Üniversitesi’nden geldi ama organik pilimiz bu kez  hızıyla her türlü terlik arbedesinden sağ çıkan hamamböceği değil, sakinliği ve tembelliğiyle tanıdığımız salyangoz. Salyangoza biyoyakıt hücresinin implante fikri Clarkson Üniversitesi’nden Kolloid Bilimi alanında kürsü sahibi Profesör Evgeny Katz  tarafından hayata geçirildi. Deneğimiz miskin salyangoz,  tam 6 ay boyunca yaşadı ve kanındaki biyoyakıt hücreleri sayesinde sadece glukoz ve oksijen kullanarak sürekli elektrik üretti.

Katz’in takımının ifadesine göre biyoyakıt hücresi implante süreci doğal ortamda da çalışabilir ve biyoelektronik cihazlara enerji sağlayabilir, bu elektrikle çalışan medikal cihazların enerji ihtiyacına doğla bir çözüm getirecektir.

İmplante edilen salyangoz 7.45 microwatt elektrik üretebildi. Ancak bu seviyede 45 dakika içinde %80 oranında azalma gözlendi. Üretilen gücün 0.16 microwatt düzeyinde sürekliliği sağlanabildi. Katz yaptığı açıklamada salyangozlardan sonra deneylerini ıstakoz gibi daha büyük canlılarla sürdüreceğini ifade etti. Ekibin araştırması  Journal of the American Chemical Society’de yayınlandı.