Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2015 Pazar

Fransa kreşlerde kablosuz interneti yasakladı

Paris Ulusal Mecliste aldığı kararla kreşlerde cep telefonu kullanımıyla, kablosuz internet için kullanılan Wireless Fidelity kısa adı Wi-Fi yasaklandı.

Sağlığı tehdit eden elektro manyetik ışınların küçük çocuklar için daha tehlikeli olmasından endişe duyuluyor. Küçük çocuklar için özel bir sınırlamayla kablosuz ağ bağlantısı kreşlerde artık yasak.

Yasanın daha çok 3 yaş altı çocuklar için ön görüldüğü bildirildi. Küçük yaşta çocukların elektronik, kablosuz tüm bağlantı sistemleri başta kulaklık (Headset), benzer cihazların kullanımı tavsiye edilmiyor. Çoğu Avrupa ülkelerinde elektro manyetik dalgaların kanserojen ve diğer hastalıklara yol açtığı iddiaları giderek yükseliyor.

8 Şubat 2013 Cuma

Bu sivilce ilacına dikkat!


Sağlık Bakanlığı, bir süre önce Fransa'da satışı durdurulan 'Diane 35' isimli sivilce ilacını mercek altına aldı.
Fransa Sağlık Ajansı (ANSM), bu ülkede yalnızca akne tedavisinde ruhsatlı olan Diane 35 (siproteron asetat 2 mg, etinilestradiol 35 µg) ve jeneriklerinin ruhsatlarını askıya aldığını ve üç ay içerisinde piyasadan çekeceğini duyurması üzerine, Sağlık Bakanlığı'nın ilaçla ilgili başlattığı inceleme tamamlandı.



Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Risk Değerlendirme Daire Başkanı N. Demet Aydınkarahaliloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ANSM'nin 2011 yılının sonunda, 2005 yılından önce ruhsatlandırılan tüm ilaçları yeniden değerlendirme kararı aldığını söyledi.

Kurumun bu kapsamda Diane 35 ve jeneriklerinin akne tedavisindeki yarar/risk oranlarını gözden geçirdiğini ve ilacın ruhsatını askıya aldığını belirten Aydınkarahaliloğlu, bu kararda, gebelik önleyiciliği klinik araştırmalarla gösterilmeyen, sadece akne tedavisinde ruhsatlı olan ilacın, Fransa'da yüzde 80 oranında endikasyon dışı kullanılmasının etkili olduğunu dile getirdi.

Aydınkarahaliloğlu, kurumun, aynı zamanda, ilacın akne tedavisinde etkinliğinin orta derecede olmasını ve bu etkinin tedavi başladıktan birkaç ay sonra görülmesini, tromboembolizm (pıhtı atması) riskinin ilacı alanlarda 4 kat artmasını, ANSM'nin ulusal farmakovijilans veri tabanında 1987'den bu yana pıhtı atmasına bağlı bu ilaç veya jeneriklerine atfedilen 4 ölüm, 113 de ölümcül olmayan vaka bulunmasını, akne için alternatif tedaviler olmasını da göz önüne aldığını bildirdi.

Bu veriler ışığında, ANSM'nin, Diane 35 ve 17 jeneriğinin akne tedavisindeki yarar/risk oranının venöz ve arteriyel tromboembolizm riski nedeniyle olumsuz olduğu kanaatine vardığını ifade eden Aydınkarahaliloğlu, 'Bu ilacı Fransa'da 300 bin kadının endikasyon dışı, doğum kontrolü için kullandığı, aynı zamanda kadınlarda yüksek kan pıhtılaşması ve pulmoner emboliye (akciğer embolisi) sebep olduğu belirtiliyor' dedi.

-'Avrupa İlaç Ajansı'nın değerlendirmesi takip ediliyor'-

İlacın Türkiye'de 1989'da ruhsatlandırıldığını, geçen yılın Haziran ayında ruhsat sahibine yazılan yazıyla ilacın endikasyonlarının yeniden düzenlendiğini bildiren Aydınkarahaliloğlu, bu düzenlemeyle Diane 35'in 'inflamasyon veya nodül oluşumu ile seyreden bariz makülopapüler akne, polikistik akne, tek başına lokal tedaviden yarar görmeyecek skar riski (yara izi) yüksek akneler, androjenik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi), hafif dereceli hirsutizm (tüylenme)' için kullanılabileceğine dikkati çekti.

İlacın endikasyonlarından 'çocuk arzusu olmayan kadınlarda polikistik over sendromu'nun çıkarıldığını anlatan Aydınkarahaliloğlu, ayrıca endikasyonlara 'Hormon tedavisi kullanımı sistemik antibiyotik tedavisine üstünlük sağlayacak ise kullanılmalıdır' cümlesinin de eklendiğini bildirdi.

İlacın, Elleacnelle Draje ve Gynelle Draje isimli jeneriklerinin bulunduğunu ifade eden Aydınkarahaliloğlu, bu ilaçların Avrupa'da birçok ülkede ruhsatlı olup yaygın olarak kullanıldığına işaret etti. Aydınkarahaliloğlu, ilacın gebelik önleyici olarak sadece İrlanda'da ruhsatlı olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Risk Değerlendirme Daire Başkanı N. Demet Aydınkarahaliloğlu, şu bilgileri verdi:

'Avrupa İlaç Ajansının ilaçla ilgili değerlendirmeleri dikkatle takip edilecek. Ülkemizde şu anda mevcut veriler ışığında acil olarak ilacın ruhsatının askıya alınmasını gerektirecek bir durum söz konusu değil. Ancak ilacın kullanımı sırasında kontrendikasyonlarına (yan etki) özellikle dikkat etmek ve doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulamakta yarar var.'

-'Yalnızca akne tedavisinde kullanılmalı'-

İlacın ruhsat sahibi firma da açıklamasında, Diane 35'in yalnızca akne tedavisinde hastalara reçeteli verilmesi gerektiğini, doğum kontrol hapı olarak tavsiye edilmediğini duyurmuştu.

Açıklamada, ilacın prospektüsünde, halk arasında 'kan pıhtılaşması' olarak da bilinen tromboz riskine açıkça dikkat çekildiği belirtilmişti.

Kaynak: Star

20 Temmuz 2012 Cuma

Fransa fuhuşu tartışıyor


Fransa’da Sosyalist Parti (PS), fuhuşun yasaklanması konusunu yeniden tartışmaya açtı. Seks Sektörü Çalışanları Sendikası, yasağın “ataerkil bir yaklaşım” olacağı görüşünde.

Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, 1862 yılında kaleme aldığı “Sefiller” adlı eserinde “Köleliğin sona erdiği söyleniyor. Oysa var olmaya devam ediyor ama sadece kadını kapsıyor, adı da fuhuş” ifadelerini kullanmıştı. Yıl 2012 ve Fransa bugün Hugo tarafından ileri sürülen görüşün doğru olup olmadığını tartışmaya devam ediyor. François Hollande’ın Mayıs ayında cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasının ardından iktidar koltuğuna oturan Sosyalist Parti (PS), fuhuşun yasaklanması konusunu yeniden tartışmaya açtı. Konu Nicolas Sarkozy’nin iktidarı sırasında da gündeme gelmiş, ancak parlamento, değişik gerekçelerle yasa çıkarmayı başaramamıştı.



Fuhuşa tolerans

Konu aslında Fransa’da yeni bir tartışma değil. Fransa’da genelevler 1946 yılından bu yana yasak. Fransa 1960 yılından bu yana uluslararası planda “ilgacı” bir tutum izliyor ancak kendi topraklarında fuhuşa “tolerans” gösteriyor. Fakat genelevlerin yasak olması fahişeleri sokaktan müşteri toplamaya mecbur kılıyor. Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin aksine Fransa’nın büyük şehirlerinin sokaklarında bazı kesimleri hiç de memnun etmeyen, hatta Avrupa Birliği’nin Orta ve Doğu Avrupa’ya genişlemesinin ardından bireylerin serbest dolaşımı önündeki engellerin kalkmasıyla birlikte, “rahatsız edici” düzeye varan görüntüler oluşmaya başlamış durumda. Fransız İçişleri Bakanlığı ülkede 20 binden fazla fahişenin çalıştığını tahmin ediyor. Bunların yüzde 90’ının yabancı uyruklu olduğu ve Doğu Avrupa, Balkanlar ve Afrika’dan geldiği belirtiliyor.
Nicolas Sarkozy’nin İçişleri Bakanı olduğu 2003 yılında fuhuşla mücadele adına çıkarılan ve fuhuşu “sokakta askıntılık” olarak tanımlayan uygulamanın işe yaramadığı bugün herkes tarafından kabul görmekte. Fuhuşa karşı yeni bir yasa çıkarılması halinde pratikte hiçbir işe yaramayan bu uygulamadan vazgeçileceği söylenmekte. Ancak fuhuşu kaldırmak isteyen Fransız hükümetinin önünde, fahişeler ve onları sömürenler dışında fahişelerin müşterilerine nasıl davranılacağı sorunsalı da bulunuyor. Kimi çevreler para karşılığı fahişelerle beraber olanların da cezalandırılmasını isterken, kimileri böyle bir uygulamanın “tehlikeli” olacağını ve fuhuşu kontrol edilemeyecek biçimde yeraltına sürükleyeceğini savunuyor.

Fransa’daki tartışmayı zor kılan nedenlerden biri de Avrupa genelinde bu alanda müşterek bir standardın olmaması. İsveç ve Norveç gibi İskandinav ülkelerinde fuhuş yasak olmamakla birlikte, fahişeler “kurban” olarak görülüyor ve müşterileri cezalandırılıyor. İtalya ve İngiltere, Fransa gibi fuhuşu “sokakta askıntılık” olarak gören uygulamalara sahip. Fuhuş Almanya’da 2002 yılından bu yana serbest. Cinsellik konusunda liberal kimliğiyle tanınan Hollanda ise fahişelere hukuksal statü tanıyan tek Avrupa ülkesi olma unvanına sahip.