sigorta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sigorta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Eylül 2015 Pazartesi
Kaza tutanağınızı akıllı telefonunuzdan doldurun
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezince (SBM) geliştirilen ve kaza tespit tutanaklarının mobil ortamda oluşturulmasını sağlayan uygulama, 1 yılda telefonlara 425 binden fazla indirildi.
AA muhabirinin, SBM yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Nisan 2008'den beri kağıt form ile düzenlenen kaza tespit tutanaklarının akıllı telefonlardan da doldurulabilmesine imkan sağlayan mobil kaza tutanağı, dünyada ilk olma özelliği taşıyor.
Geçen yıl ekim ayında uygulanmaya başlanan ve 1 yılını dolduran sistemle sürücüler, tutanak doldurma işlemini cep telefonları aracılılığıyla çok daha hızlı ve kolayca yapabilme imkanına kavuşuyor.
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün genelgesi doğrultusunda hayata geçirilen uygulama sayesinde ortalama 10 dakikada oluşturulabilen tutanaklar, devlet kurumları ve sigorta şirketleri nezdinde resmiyet ve geçerlilik taşıyor.
19 Ocak 2014 Pazar
ING Bank müşteriden izinsiz sigorta yapıyor
ING Bank Adana Gazipaşa Şubesinden konut kredisi kullandım. İlk iki yıl konutumu sigortalattım. 2012 yılında konut sigortası yaptırmadım ve yaptırmadığım için herhangi bir uyarı almadım. 2013 yılının Eylül ayında konut sigortası yaptırmam gerektiği söylendi, ben de 2012'de yaptırmadığımı ve bir problem yapmadıklarını söyledim. Eylül ayında resen konut sigortası yapmışlar ve herhangi bir talimatım olmadan hesabımdan parayı çekmişler. Şube ile görüştüğümde sigorta yaptırmam halinde kendi yaptıkları sigortayı iptal edeceklerini ve parayı iade edeceklerini söylediler. Ben de aynı gün konut sigortasını yaptırdım ve paramın iadesi istedim aradan 3 ay geçmesine rağmen param hala iade edilmedi.
Fatih Güneş
Fatih Güneş
10 Haziran 2013 Pazartesi
Cepkask isimli sigorta şirketi mağdur ediyor
Bana mağduriyet yaşatan firma CEPKASK isimli şirket. Bu şirket sözüm ona elektronik cihazları sigortalıyor( kullanıcı hatalarından kaynaklı garanti kapsamına çıkan durumlar ve çalınmalar dahil). Yaklaşık iki buçuk milyon adet cihaza sigorta yapmış bu şirket. Yeşilpınar Baran İletişimden HTC marka bir telefon aldım ve alırken tezgahtarın tavsiyesi ile 200TL ye sigorta yaptırdım. Bir ay önce tleefonumun ekranı kırıldı. Hemen kargo ile CEPKASK'a yolladım. Bir hafta ekspertiz süresi olduğunu belirttiler ve bir hafta sonra sık sık aramaya başladım. Müşteri hizmetleri ve hasar bölümü çalışanları ile yaptığım görüşmelerden tatmin edici cevaplar alamadım. Nedense bu şirketin telefonlarına ulaşmak çok zor; ulaşabilseniz hat bir şekilde düşüyor. Düşmese bile müşteri hizmetleri yetkilisi üç dakika sonunda telefonu kapatmak zorunda olduğunu belirtiyor. Telefonumun yetkili servise gönderildiğini belirttiler. Servisin iletişim bilgilerini istedim. şirket prensplerini karşı olduğunu söyleyerek vermediler. İnternetten bir araştırma yaptım. İstanbul içindeki HTC teknik servislerini buldum. Aradım. Aradığım servislerden şöyle bir bilgi aldım. Türkiye'de HTC yetkili servisi yokmuş( orjinal parça kullanılmaması şüphesi ile). Oysa Cepkask ısrarla" Yetkili servis" İfadesini kullanıyor. CEPKASK ile yaptığım bir görüşmede cihazımın parçasının değiştiğini ama parçanın cihaz ile uyum sağlamadığını söylediler. Size bu mümkün mü? Nasıl ki HTC One S için üretilen bir orjinal parça cihazla uyum sağlamaz. Yaptığım servis görüşmelerinde böyle bir olayın söz konusu olmadığını ve ekran değişimi işleminin yaklaşık bir saat sürdüğünü öğrendim. Yani CEPKASK'ın müşterilerini oyalıyor. Bu gün CEPKASK Hasar Bölümü Yetkilisi Merve Gümüş hanım ile görüştüm. Mağduriyetimin giderilmesini istediğimi belirttim. Beklemem gerektiğini söyledi Merve Hanım. Hakem Heyetine şikatetimi bildireceğimi söylediğimde gidebileceğimi hiç bir sonuç alamayacağımı söylediler. İlginize şimdiden teşekkür ediyorum. İyi günler.
Gökhan KAYACAN
Gökhan KAYACAN
2 Haziran 2013 Pazar
Kısa mesajla araç sorgulama
Benim cep telefonu faturamla ilgili bir problemim var. Vodafone kullanıcısıyım, 50 TL civarı bir paket kullanıyorum ve her ay bu civarlarda bir fatura ödüyorum. Bu ay 301,40 TL bir faturam geldi. Arayıp sorduğumda 5664 araç sorgulama hizmetini kullandığımı ve bu hizmete ait bir mesajın 6 TL ile 14 TL arasında olduğu bilgisi verildi. Bu hizmetin böyle bir ücreti olduğunu bilmiyorum ve hizmeti kullandığımda da operatörüm tarafından hiçbir şekilde bilgilendirilmedim. Bu sebeple mağdur oldum, bu ücret ödeyebileceğim bir meblağ değil. Yardımlarınızı rica ediyorum. Saygılarımla.
Elif Kököz
Plakayı yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Aracın plakası değişmiş olsa bile, hasar geçmişi anında cebinize gelsin.
Trafik kazasına karışanların kendi aralarında tuttuğu Kaza Tespit Tutanağı (KTT) sorgusu için: KAZA yazın, boşluk bırakın, plakayı yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Kazaya karışanların kusur oranları cebinize gelsin. Bu servis ile kazaya karışanların kusur oranlarını da öğrenebilirsiniz.
Trafik ya da kasko poliçenizin yürürlükte olup olmadığını bu hizmet sayesinde öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda poliçenizin ne zaman sona ereceğini ve trafik poliçenize uygulanmış hasarsızlık indirim oranını sorgulamak için: TRAFIK ya da KASKO yazın, boşluk bırakın, plakayı yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Araca ait poliçe bilgileri anında cebinize gelsin.
Trafik kazası mağdurunun hasarı hangi sigorta şirketinden alacağı ve hasar dosya numarasını öğrenmek için: MAGDUR yazın boşluk bırakın, TC Kimlik No'sunu yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Hasar işlemlerinizi kolaylıkla izlemenizi sağlayan sigorta ve hasar dosya numara bilgisi cebinize gelsin.
Kaza servisi: 2.80 TL
Trafik servisi: 2.40 TL
Kasko servisi: 2.40 TL
Mağdur servisi: 2.00 TL
Elif Kököz
Kısa Mesaj İle Araç Sorgulama Nasıl Yapılır?
Sigorta Bilgi Merkezinin uzun bir süredir üzerinde çalıştığı ve yine Türkiye'de bir ilki temsil edecek olan SMS Projesi tamamlanmış ve devreye alınmıştır. Ağustos ayı içerisinde Türkiye genelinde reklamlarla tanıtımlara başlanacaktır. Turkcell, Avea, Vodafone ile anlaşmalı olarak devreye alınmış olan SMS projesi ile kişiler mesaj atarak arabalarının hasar geçmişlerini, mağdur bilgilerini, trafik poliçelerinin olup olmadığını ve eğer bir kazaya karıştılarsa kaza tespit tutanaklarının durumunu Turkcell, Avea, Vodafone 5664'e mesaj atarak sorgulayabilecekler.Plakayı yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Aracın plakası değişmiş olsa bile, hasar geçmişi anında cebinize gelsin.
Trafik kazasına karışanların kendi aralarında tuttuğu Kaza Tespit Tutanağı (KTT) sorgusu için: KAZA yazın, boşluk bırakın, plakayı yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Kazaya karışanların kusur oranları cebinize gelsin. Bu servis ile kazaya karışanların kusur oranlarını da öğrenebilirsiniz.
Trafik ya da kasko poliçenizin yürürlükte olup olmadığını bu hizmet sayesinde öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda poliçenizin ne zaman sona ereceğini ve trafik poliçenize uygulanmış hasarsızlık indirim oranını sorgulamak için: TRAFIK ya da KASKO yazın, boşluk bırakın, plakayı yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Araca ait poliçe bilgileri anında cebinize gelsin.
Trafik kazası mağdurunun hasarı hangi sigorta şirketinden alacağı ve hasar dosya numarasını öğrenmek için: MAGDUR yazın boşluk bırakın, TC Kimlik No'sunu yazın, TURKCELL, AVEA, VODAFONE 5664'e gönderin. Hasar işlemlerinizi kolaylıkla izlemenizi sağlayan sigorta ve hasar dosya numara bilgisi cebinize gelsin.
Kısa Mesaj (SMS) İle Araç Sorgulama Ücretleri
Hasar servisi: 4.00 TLKaza servisi: 2.80 TL
Trafik servisi: 2.40 TL
Kasko servisi: 2.40 TL
Mağdur servisi: 2.00 TL
24 Mart 2013 Pazar
Müşterisini aldatan bankacı yandı
Müşterilerine habersiz sigorta yapan bankalar kadar, işlemi yapıp primi kapan çalışanlar da suçlu olacak. Bu banka çalışanları savcılıklarda hesap verecek...
Çalıştığı bankanın usulsüz sigorta yapmasını istediği için istifa eden ve hukuk savaşa başlatan üst düzey bankacının işyerine açtığı dava, tüm bankacılık kesiminde paniğe yol açtı.
Banka yönetimlerinin emirleriyle müşterilerine usulsüz sigorta ve ek hesaplar açan ve bundan ayda 2-3 bin lira prim alan bankacılar da bu işten yasalar karşısında sorumlu. Üs düzey bankacının başvurusu tüm sektörde korkuya yol açtı. Bu korkunun temelinde ise bankalarla ilgili tüketicilerden gelen şikayetlerin artması üzerine Hazine Müsteşarlığı'nın bankalara gönderdiği yazısı oldu.
Yazıda: "Müsteşarlığımıza intikal eden vatandaş şikayetlerinden, bazı kredi kuruluşlarımızın kredi kartı, mevduat, kredili mevduat hesabı gibi vasıtaları kullanarak sigorta primi tahsil ettiği, ancak müşterilerine bilgi verilmediği ve onaylarının alınmadığı gözlenmektedir. Sorumlu personel, şube müdürü ve sigorta şirketi yetkilileri haklarında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır" deniliyor. Şimdi halkı bile bile kandıran bankacılar hesap verecek.
Kaynak: Haber 7
Çalıştığı bankanın usulsüz sigorta yapmasını istediği için istifa eden ve hukuk savaşa başlatan üst düzey bankacının işyerine açtığı dava, tüm bankacılık kesiminde paniğe yol açtı.
Banka yönetimlerinin emirleriyle müşterilerine usulsüz sigorta ve ek hesaplar açan ve bundan ayda 2-3 bin lira prim alan bankacılar da bu işten yasalar karşısında sorumlu. Üs düzey bankacının başvurusu tüm sektörde korkuya yol açtı. Bu korkunun temelinde ise bankalarla ilgili tüketicilerden gelen şikayetlerin artması üzerine Hazine Müsteşarlığı'nın bankalara gönderdiği yazısı oldu.
Yazıda: "Müsteşarlığımıza intikal eden vatandaş şikayetlerinden, bazı kredi kuruluşlarımızın kredi kartı, mevduat, kredili mevduat hesabı gibi vasıtaları kullanarak sigorta primi tahsil ettiği, ancak müşterilerine bilgi verilmediği ve onaylarının alınmadığı gözlenmektedir. Sorumlu personel, şube müdürü ve sigorta şirketi yetkilileri haklarında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır" deniliyor. Şimdi halkı bile bile kandıran bankacılar hesap verecek.
Kaynak: Haber 7
26 Şubat 2013 Salı
Bankalar tüketici kredilerindeki sigortayı kaldıracak
Kredi kartları başta olmak üzere, bankaların talep ettiği 31 kalemdeki ücret ve komisyonlar, banka genel müdürlerinin katılımı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nda masaya yatırıldı. Bankalar, Hayati Yazıcı'ya 31 ayrı ücret ve komisyon için “çözeceğiz” sözünü verdi.
VATANDAŞLARA YETERİ KADAR BİLGİ VERİLMİYOR
Habertürk gazetesinin haberine göre; toplantıda Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı 'ya "sorunu çözeceğiz" sözü verdi. Bakan Yazıcı, bankaların bazı ücretleri alması gerektiğini belirtirken, ancak önemli olanın bunların şeffaf şekilde vatandaşa duyurulması olduğunu söyledi. Yazıcı, vatandaşların sözleşmelerin altına küçücük yazılan uyarı yazıları nedeniyle yeterince bilgilendirilmediğini ifade etti.
FAZLADAN ÜCRET ALINIYOR
Toplantıda bazı kredilerin sigorta kapsamı dışına çıkarılması da ele alınırken, Bakan Yazıcı tüketici kredileri için sigorta gerekmediğine ve bu ücretin fazladan vatandaştan alındığına dikkat çekti.
Kaynak: En Son Haber
8 Şubat 2013 Cuma
Bankaların alışkanlık haline getirdiği suçlar!
Güveni kötüye kullanma (emniyeti suiistimal), kişisel bilgilerin paylaşılması, mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleme… Müşterisinden habersiz sigorta yapan bankalar bu suçları işliyor.
Bankalarla bir şekilde sürekli temas halindeyiz. Kredi alıyoruz, birikimlerimizi yatırıyoruz, hesap açtırıyoruz. En basitinden hesap açıldığı anda anne kızlık soyadı dahil tüm kimlik bilgileri, iletişim bilgileri ve hatta imza (güvenlik için imzalarınız taranarak ağa yükleniyor) banka tarafından kayıt altına alınıyor.
Bir kredi kuruluşu olan banka, bizzat sigorta şirketi olmadığı için sigortayı holding bünyesindeki sigorta şirketine yaptırıyor böylece kardeş şirket olan sigorta şirketi para kazanıyor. Banka böylelikle müşterisinin kişisel bilgilerini izinsiz olarak paylaşmış oluyor. Bu durum vatandaşta kimlik numarasının, ev adresinin, telefonun numaralarının hatta annesinin evlenmeden önceki soy isminin bankanın dahil olduğu şirketler topluluğunun hangi üyeleri arasında paylaşımda olduğu hatta bilgilerin daha nerelere verilmiş olabileceği endişesini yaratıyor. Pek çok işlemin artık çevrimiçi yapıldığı düşünülürse (e-devlet işlemleri) bu endişenin boyutu devasa olabiliyor.
NASIL YAPILIYOR?
Tüketiciden habersiz yapılan sigortalar ekseriyetle ferdi kaza ve hayat sigortaları oluyor. Sigorta yapılıyor. Sigorta primi olarak mevduat hesabı, kredili mevduat hesabı, kredi kartı gibi vasıtalar kullanılarak vatandaştan cüzi meblağlar alınıyor. Örneğin 50 Liralık prim üçer dörder lira halinde tahsil edildiği için vatandaşın dikkatini çekmiyor. Hesap dökümlerini titizlikle inceleyen tüketici durumun farkına varabiliyor. Tüketici farkına varmadan sigortalar bu cüzi primlerle yıllarca yenilenerek devam edebiliyor.
Durumun farkına varan tüketici bankaya başvurduğunda bankaların izlediği yol genelde poliçeyi iptal etmek oluyor. Türkiye'deki tüketicilerin genel eğilimi düşük meblağları takip etmemek olduğu için tahsil edilmiş sigorta primleri şirketlerin yanına kar olarak kalıyor Türkiye'nin en büyük hukuk paylaşım alanı Türk Hukuk Sitesi'nde avukatların genel görüşü tüketicinin bu suçun peşinin bırakmaması yönünde. Avukatlara göre tüketicilerin sürekli zarara uğratılması alışkanlık haline getirilmiş ve bu durum siyasilerin vaatleriyle düzelmiyor. Hukukçulara göre her şey tüketicinin "bununla uğraşırım" demesiyle düzelecek. Tüketici zorlarsa bu ısrar silsilesi iktidara kadar ulaşacak, gereken düzenlemeler yapılacak. Tüketicinin şikayetiyle bu işlemi yapan kurumlara yüksek miktarda para cezası verilmesinin ve işlemi yapan görevlilere hapis ve adli para cezası verilmesinin yolu açılıyor. Tüketici şikayet etmezse kişisel bilgilerinin isteği dışında paylaşılması ve istemeden ödediği sigorta primleriyle kalıyor.
TÜKETİCİ KANUNUNA AYKIRI
Tüketici mevzuatı açısından değerlendirme yapılırsa habersiz yapılan sigorta sözleşmeleri geçersiz sayılıyor. Yasalara göre satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şart olarak kabul ediliyor. Taraflardan birinin tüketici olduğu sözleşmelerde yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı olmuyor. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriği etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul ediliyor.
Yazılı izin veya imzalanmış poliçe yoksa vatandaşın sigorta primlerini geri alma hakkı var. Ayrıca imzalanmış matbu poliçe söz konusu ise bu poliçede sigorta hükmünün olması yetmiyor, tüketiciye yük getiren bu hükmün koyu harfli ve 12 punto büyüklüğünde yazılmış olması gerekiyor. Eğer bu şartlar yoksa bankanın işlemi ayıplı hizmet sayılıyor ve tüketici prim iadesi için hakem heyetine müracaat edebiliyor. Yasal sınır altındaki meblağlar için verilen heyet kararları mahkeme hükmünde sayılıyor.*
*Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı 01.01.2013'den başlayarak 1.191,52 TL, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 01.01.2013'den başlayarak 3.110,58 TL'dir.
ELİNİ SALLAYAN "HUKUKA AYKIRILIĞA" ÇARPIYOR
Habersiz yapılan sigorta işleminin bir de Ceza Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve diğer temel kanunlar ile ilgili olan kısmı var. Hukukçuların tüketicinin dikkatini çektikleri asıl noktalar bunlar. Tüketici ilgili mercilere gereken bildirim ve şikayetleri yaparsa işlemi yapan kurumlar ve görevlileri tahsil ettikleri sigorta primlerinin yüzlerce katını ceza olarak ödüyorlar ve haklarında hapis istemiyle ceza davası açılıyor.
BANKACILIK KANUNUNA AYKIRI
Bankacılık Kanunu'na göre mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleyenler altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş yüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Hem bankalara hem sigorta şirketlerine güveni ciddi ölçüde azaltan kişisel bilgilerin paylaşılması ise daha derin bir konu. Kanunda "İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır" deniyor...
Aynı kanuna göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması için bankaların uygulamalarını izlemek, denetlemek; tasarruf sahiplerinin haklarını tehlikeye sokacak ve zarar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek yükümlülük ve yetkisine sahip. Kurum, başta Bankacılık Kanunu olmak üzere ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenleyici işlem yapabiliyor ve özel nitelikli kararlar alabiliyor. Bu yetki ve sorumluluklara istinaden tüketici şikayetini BBDK'ya iletebilir.
SİGORTACILIK KANUNUNA AYKIRI
Sigortacılık Kanunu'nda ise idari para cezaları düzenlenmiş. Kanunun "iyiniyet" başlığı altındaki hükmü uyarıca kişilerin, sigorta şirketini seçme hakkının sınırlandırılamaz ve bir sözleşmede sigortanın belli bir şirkete yaptırılmasına ilişkin konulmuş şartlar hükümsüzdür. Bu hükme aykırı davranılması halinde yirmi bin lira idari para cezası veriliyor. Kanunda ayrıca öngörülmüş bir cezanın olmadığı hallerde Hazine Müsteşarlığı, Bakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararlara aykırı davranışlarda bulunulması halinde de oniki bin lira idari para cezası uygulanıyor.
Hazine Müsteşarlığı 2010 yılında yapılan yaptığı sektör duyurusunda; bankaların müşterilerinden sigorta primi tahsil ettiklerini ancak bu sigortalara ilişkin müşterilerine bilgi vermediklerini ve yasalara aykırı bu uygulamayla ilgili tedbir alınması gerektiğini belirtmişti. Vatandaşın sigorta şikayetleri hakkında gereken tedbiri almayan bankaların genel müdürü, ilgili genel müdür yardımcısı, sigortacılık işlemlerinden sorumlu personelleri, ilgili şube müdürü ile Sigorta Şirketi yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını bildirmişti. Hazine Müsteşarlığı'ndan kredi kuruluşları aracılığıyla yapılan sigorta işlemlerine ilişkin duyurusuna rağmen bankalar bu tarzda sigorta yapmaya devam ediyor.
CEZA KANUNUNA AYKIRI
Ceza mevzuatı açısından ise güvenin kötüye kullanılması ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması suçları öne çıkıyor.
NE YAPMALI?
Bankalarca adına habersiz sigorta yaptırılan tüketicinin kullanabileceği yasal yollarla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Avukat Cengiz Aladağ; tüketiciye yol haritası çizdi:
Sigorta talebiniz olmadığına emin olun:
- Bankaya bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, kişisel bilgilerinizin sigorta şirketine hangi hakla verildiğini sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Aynı şekilde sigorta şirketine bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, sizinle ilgili bilgilerin nereden alındığını sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Kesintilerin ilk yapıldığı tarihten itibaren hesap dökümlerinizi alın.
- Bankada primin kesildiği hesaptan fatura otomatik ödeme talimatınız var ise, sigorta kesintisi yapılan tarihlerde bu kesinti nedeniyle hesapta yeterli para olmadığı için ödemesi yapılmayan faturanız olup olmadığını kontrol edin.
Böylece sigorta yapılması konusunda bankaya ya da sigorta şirketine bir başvurunuz, imzaladığınız bir sözleşme ya da poliçe olmadığından emin olun.
Şikayet dilekçesi hazırlayın ve ilgili tüm mercilere başvurun:
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı'na başvurun.
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek BDDK'ya başvurun.
- Hesabınızdaki paranın sizin talimatınız olmadan alındığını belirterek ve belgeleri de ekleyerek güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunun.
- Kişisel bilgilerinizin sizin onayınız olmadan banka tarafından sigorta şirketine verildiğini bildirerek ve elinizdeki belgeleri de ekleyerek, banka ve sigortanın yanıtında ve belgelerde adı geçen banka görevlileri, banka yanıt vermez ise işlemi kimin yaptığını bilmediğinizi belirterek ilgili banka görevlileri hakkında TCK 136 ve 137. maddelerine aykırılıktan Cumhuriyet Savcılığı'na ayrı bir şikayette bulunun.
- Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak bankaca yapılan kesintilerin iadesini talep edin.
Tazminat talepleri:
- Kişisel bilgileriniz sizin izniniz olmadan paylaşılmış ve güveniniz kötüye kullanılmış ise (ceza soruşturması ve davası sonucuna göre) manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Kaynak: Haber 7
- Yukarıda belirttiğim gibi, eğer bu kesinti nedeni ile hesapta yeterli para kalmadığından otomatik ödeme talimatınızla ödenmesi gerekip de ödenmeyen fatura varsa, ödemek zorunda kaldığınız gecikme zammı ve başkaca zararlarınızı talep edebilirsiniz.
İHMAL ETMEYİN
Şikayetin iletilebileceği diğer merciler ise Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ve konuda etkin soruşturmalar yaptığı söylenen Türkiye Bankalar Birliği Etik Komisyonu.
Bankalarla bir şekilde sürekli temas halindeyiz. Kredi alıyoruz, birikimlerimizi yatırıyoruz, hesap açtırıyoruz. En basitinden hesap açıldığı anda anne kızlık soyadı dahil tüm kimlik bilgileri, iletişim bilgileri ve hatta imza (güvenlik için imzalarınız taranarak ağa yükleniyor) banka tarafından kayıt altına alınıyor.Bir kredi kuruluşu olan banka, bizzat sigorta şirketi olmadığı için sigortayı holding bünyesindeki sigorta şirketine yaptırıyor böylece kardeş şirket olan sigorta şirketi para kazanıyor. Banka böylelikle müşterisinin kişisel bilgilerini izinsiz olarak paylaşmış oluyor. Bu durum vatandaşta kimlik numarasının, ev adresinin, telefonun numaralarının hatta annesinin evlenmeden önceki soy isminin bankanın dahil olduğu şirketler topluluğunun hangi üyeleri arasında paylaşımda olduğu hatta bilgilerin daha nerelere verilmiş olabileceği endişesini yaratıyor. Pek çok işlemin artık çevrimiçi yapıldığı düşünülürse (e-devlet işlemleri) bu endişenin boyutu devasa olabiliyor.
NASIL YAPILIYOR?
Tüketiciden habersiz yapılan sigortalar ekseriyetle ferdi kaza ve hayat sigortaları oluyor. Sigorta yapılıyor. Sigorta primi olarak mevduat hesabı, kredili mevduat hesabı, kredi kartı gibi vasıtalar kullanılarak vatandaştan cüzi meblağlar alınıyor. Örneğin 50 Liralık prim üçer dörder lira halinde tahsil edildiği için vatandaşın dikkatini çekmiyor. Hesap dökümlerini titizlikle inceleyen tüketici durumun farkına varabiliyor. Tüketici farkına varmadan sigortalar bu cüzi primlerle yıllarca yenilenerek devam edebiliyor.
Durumun farkına varan tüketici bankaya başvurduğunda bankaların izlediği yol genelde poliçeyi iptal etmek oluyor. Türkiye'deki tüketicilerin genel eğilimi düşük meblağları takip etmemek olduğu için tahsil edilmiş sigorta primleri şirketlerin yanına kar olarak kalıyor Türkiye'nin en büyük hukuk paylaşım alanı Türk Hukuk Sitesi'nde avukatların genel görüşü tüketicinin bu suçun peşinin bırakmaması yönünde. Avukatlara göre tüketicilerin sürekli zarara uğratılması alışkanlık haline getirilmiş ve bu durum siyasilerin vaatleriyle düzelmiyor. Hukukçulara göre her şey tüketicinin "bununla uğraşırım" demesiyle düzelecek. Tüketici zorlarsa bu ısrar silsilesi iktidara kadar ulaşacak, gereken düzenlemeler yapılacak. Tüketicinin şikayetiyle bu işlemi yapan kurumlara yüksek miktarda para cezası verilmesinin ve işlemi yapan görevlilere hapis ve adli para cezası verilmesinin yolu açılıyor. Tüketici şikayet etmezse kişisel bilgilerinin isteği dışında paylaşılması ve istemeden ödediği sigorta primleriyle kalıyor.
TÜKETİCİ KANUNUNA AYKIRI
Tüketici mevzuatı açısından değerlendirme yapılırsa habersiz yapılan sigorta sözleşmeleri geçersiz sayılıyor. Yasalara göre satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şart olarak kabul ediliyor. Taraflardan birinin tüketici olduğu sözleşmelerde yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı olmuyor. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriği etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul ediliyor.
Yazılı izin veya imzalanmış poliçe yoksa vatandaşın sigorta primlerini geri alma hakkı var. Ayrıca imzalanmış matbu poliçe söz konusu ise bu poliçede sigorta hükmünün olması yetmiyor, tüketiciye yük getiren bu hükmün koyu harfli ve 12 punto büyüklüğünde yazılmış olması gerekiyor. Eğer bu şartlar yoksa bankanın işlemi ayıplı hizmet sayılıyor ve tüketici prim iadesi için hakem heyetine müracaat edebiliyor. Yasal sınır altındaki meblağlar için verilen heyet kararları mahkeme hükmünde sayılıyor.*
*Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı 01.01.2013'den başlayarak 1.191,52 TL, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 01.01.2013'den başlayarak 3.110,58 TL'dir.
ELİNİ SALLAYAN "HUKUKA AYKIRILIĞA" ÇARPIYOR
Habersiz yapılan sigorta işleminin bir de Ceza Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve diğer temel kanunlar ile ilgili olan kısmı var. Hukukçuların tüketicinin dikkatini çektikleri asıl noktalar bunlar. Tüketici ilgili mercilere gereken bildirim ve şikayetleri yaparsa işlemi yapan kurumlar ve görevlileri tahsil ettikleri sigorta primlerinin yüzlerce katını ceza olarak ödüyorlar ve haklarında hapis istemiyle ceza davası açılıyor.
BANKACILIK KANUNUNA AYKIRI
Bankacılık Kanunu'na göre mevduat ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engelleyenler altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş yüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Hem bankalara hem sigorta şirketlerine güveni ciddi ölçüde azaltan kişisel bilgilerin paylaşılması ise daha derin bir konu. Kanunda "İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır" deniyor...
Aynı kanuna göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması için bankaların uygulamalarını izlemek, denetlemek; tasarruf sahiplerinin haklarını tehlikeye sokacak ve zarar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek yükümlülük ve yetkisine sahip. Kurum, başta Bankacılık Kanunu olmak üzere ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenleyici işlem yapabiliyor ve özel nitelikli kararlar alabiliyor. Bu yetki ve sorumluluklara istinaden tüketici şikayetini BBDK'ya iletebilir.
SİGORTACILIK KANUNUNA AYKIRI
Sigortacılık Kanunu'nda ise idari para cezaları düzenlenmiş. Kanunun "iyiniyet" başlığı altındaki hükmü uyarıca kişilerin, sigorta şirketini seçme hakkının sınırlandırılamaz ve bir sözleşmede sigortanın belli bir şirkete yaptırılmasına ilişkin konulmuş şartlar hükümsüzdür. Bu hükme aykırı davranılması halinde yirmi bin lira idari para cezası veriliyor. Kanunda ayrıca öngörülmüş bir cezanın olmadığı hallerde Hazine Müsteşarlığı, Bakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararlara aykırı davranışlarda bulunulması halinde de oniki bin lira idari para cezası uygulanıyor.
Hazine Müsteşarlığı 2010 yılında yapılan yaptığı sektör duyurusunda; bankaların müşterilerinden sigorta primi tahsil ettiklerini ancak bu sigortalara ilişkin müşterilerine bilgi vermediklerini ve yasalara aykırı bu uygulamayla ilgili tedbir alınması gerektiğini belirtmişti. Vatandaşın sigorta şikayetleri hakkında gereken tedbiri almayan bankaların genel müdürü, ilgili genel müdür yardımcısı, sigortacılık işlemlerinden sorumlu personelleri, ilgili şube müdürü ile Sigorta Şirketi yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını bildirmişti. Hazine Müsteşarlığı'ndan kredi kuruluşları aracılığıyla yapılan sigorta işlemlerine ilişkin duyurusuna rağmen bankalar bu tarzda sigorta yapmaya devam ediyor.
CEZA KANUNUNA AYKIRI
Ceza mevzuatı açısından ise güvenin kötüye kullanılması ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması suçları öne çıkıyor.
NE YAPMALI?
Bankalarca adına habersiz sigorta yaptırılan tüketicinin kullanabileceği yasal yollarla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Avukat Cengiz Aladağ; tüketiciye yol haritası çizdi:
Sigorta talebiniz olmadığına emin olun:
- Bankaya bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, kişisel bilgilerinizin sigorta şirketine hangi hakla verildiğini sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Aynı şekilde sigorta şirketine bir dilekçe ile başvurun, bu sigortanın hangi gerekçe ile yapıldığını, sizin bir talebiniz olup olmadığını, hangi tarihte yapıldığını, sizinle ilgili bilgilerin nereden alındığını sorun; varsa buna ilişkin belgelerin ve sigorta poliçesinin onaylı suretini talep edin. Dilekçenin alındığına dair sizde kalacak suretine derkenar alın.
- Kesintilerin ilk yapıldığı tarihten itibaren hesap dökümlerinizi alın.
- Bankada primin kesildiği hesaptan fatura otomatik ödeme talimatınız var ise, sigorta kesintisi yapılan tarihlerde bu kesinti nedeniyle hesapta yeterli para olmadığı için ödemesi yapılmayan faturanız olup olmadığını kontrol edin.
Böylece sigorta yapılması konusunda bankaya ya da sigorta şirketine bir başvurunuz, imzaladığınız bir sözleşme ya da poliçe olmadığından emin olun.
Şikayet dilekçesi hazırlayın ve ilgili tüm mercilere başvurun:
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı'na başvurun.
- Konuyu özetleyip, belgelerin birer suretlerini ekleyerek BDDK'ya başvurun.
- Hesabınızdaki paranın sizin talimatınız olmadan alındığını belirterek ve belgeleri de ekleyerek güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunun.
- Kişisel bilgilerinizin sizin onayınız olmadan banka tarafından sigorta şirketine verildiğini bildirerek ve elinizdeki belgeleri de ekleyerek, banka ve sigortanın yanıtında ve belgelerde adı geçen banka görevlileri, banka yanıt vermez ise işlemi kimin yaptığını bilmediğinizi belirterek ilgili banka görevlileri hakkında TCK 136 ve 137. maddelerine aykırılıktan Cumhuriyet Savcılığı'na ayrı bir şikayette bulunun.
- Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak bankaca yapılan kesintilerin iadesini talep edin.
Tazminat talepleri:
- Kişisel bilgileriniz sizin izniniz olmadan paylaşılmış ve güveniniz kötüye kullanılmış ise (ceza soruşturması ve davası sonucuna göre) manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Kaynak: Haber 7
- Yukarıda belirttiğim gibi, eğer bu kesinti nedeni ile hesapta yeterli para kalmadığından otomatik ödeme talimatınızla ödenmesi gerekip de ödenmeyen fatura varsa, ödemek zorunda kaldığınız gecikme zammı ve başkaca zararlarınızı talep edebilirsiniz.
İHMAL ETMEYİN
Şikayetin iletilebileceği diğer merciler ise Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ve konuda etkin soruşturmalar yaptığı söylenen Türkiye Bankalar Birliği Etik Komisyonu.
5 Ocak 2013 Cumartesi
Aviva sigorta şikayeti
2009 yılında yaptığım kazadan sonra aracım perte çıkmış ve raporları alınmıştı. Karşı tarafın maddi yüklerini sigorta şirketim Aviva sigorta ödeyecekti fakat 4 ay önce gelen haciz kararına şok oldum. Faizleriyle beraber 80.000 TL ödemek zorunda bırakıldım. Sebebi ise 22 yıllık ehliyetim olmasına rağmen sigorta şirketi beni ehliyetsiz göstermiş ve bu meblağı benden almak istiyor. Ailevi sebepler ve tayinlerim yüzünden mahkeme celbi bana ulaşmadı. Fakat 4 sene boyunca bana ulaşamayan aviva sigorta hemen icra için ulaştı. İcra iptal Davası açmama rağmen biriminizdeki çalışanlar davamı kabul etmedi. Bunun hak düşürücü bir zaman aşımı olduğunu biliyorum. Fakat hangi kanunda haksız bir olayın sonucunu masum insanlar öder. Ricam başıma gelenlerin tüm tüketicilerin bilmesi ve bilinçlenmesi.
Saygılar
Gökhan Türkmen
Saygılar
Gökhan Türkmen
22 Ekim 2012 Pazartesi
Acıbadem Sigorta şikayeti
Eşim adına daha önce Axa Sigorta'da bulunan sağlık sigortasının Acıbadem Sigorta’ya aktarımı için 2011 yılı Eylül ayında Adana’da bulunan bölge müdürlüğü ile irtibata geçtim. Firma çalışanlarından bir hanımla poliçenin Acıbadem Sigorta’ya aktarılması için tarafıma teklif verilmesi konusunda görüştük.Görüşme esnasında eşimin Axa Sigorta şirketinden 06/09/2009 tarihinde hak kazandığı Ömür Boyu Yenileme Garantisi’nin bizim için çok önemli olduğu ve bu garanti verilmeyecek ise kesinlikle poliçe aktarımı yapmayacağımı belirttim. Melike Hanım söz konusu garantinin verileceğini ve sertifikamızın en kısa sürede gönderileceğini belirterek, poliçe aktarımını gerçekleştirdi.
Kendisini defalarca arayıp sertifikayı istememe rağmen her defasında göndereceğini söyleyip bizi oyaladı. Ayrıca poliçe teminatları ile ilgili görüşmeler esnasında "Doğum teminatı vermeyelim, önümüzdeki sene ilave ederiz, böylece bekleme süresinden muaf olursunuz" şeklinde bir bilgi verdi. Fakat geçtiğimiz günlerde tesadüfen yapmış olduğum bir görüşme esnasında ömür boyu yenileme hakkımızın kaybolduğu, ilk poliçeye doğum teminatı eklenmediği için bekleme süresine tabi olduğumuzu öğrenmiş bulunmaktayım.
Yaklaşık 5 yıllık poliçemi Acıbadem Sigorta'ya taşıyıp 2500 TL civarında prim ödememe rağmen bırakın hizmet almayı sahip olduğum hakları da kaybetmiş durumdayım. Acıbadem Sigortaya konu ile ilgi müşteri hizmetleri aracılığıyla şikayetimi bildirdikten sonra 27/08/2012 tarihinde yazılı olarak ta bildirdim. Şikayetime 04/10/2012 tarihinde sözlü olarak yapılacak bir şey olmadığı şeklinde bir cevap ile dönüş yapıldı. Elimde tüm haklarıyla şirketimize geçmiştir şeklinde bir mail olmasına rağmen Acıbadem Sigorta mağduriyetimizi gidermemiştir.
Saygılarımla
Gökhan Y.
17 Ekim 2012 Çarşamba
Bankalar zorla yaptıkları sigortaları iptal etmeliler
Yapı Kredi'den ev kredisi çektiğim sırada bana bilgim dahilinde Dask, hayat sigortası bilgisi verilmişti. Bu yıl yenileme zamanı yaklaştığında bankanın Firüzköy şubesini arayarak Dask'ın yasal zorunluluk olduğunu, diğer sigortaları ise istemediğimi Hatice hanıma bildirdim. Bana dönüş yapacağını söyledi ve 3 hafta dönüş olmadı. Sonrasında bankayı aradığımda, Duygu hanım işi devraldığını ve kayıtlı mail adresim olmadığını, bu nedenle başka yollarla bana dönüş yapma zorunluluğu olmadığı şeklinde agresif ve etik dışı bir tutumla bilgi verdi. Aksini istememe rağmen sigortalar yapıldı. Sigortaların iptalini ve Duygu hanım gibi bizim ödediğimiz paralarla maaş alan kişilerin daha özenle seçilmesini rica ediyorum. Zorla yapılan sigortaların tarafıma iade edilmesini istiyorum.
İsmail B.
İsmail B.
1 Ekim 2012 Pazartesi
Kişinin onayı alınmadan sigorta yapılamaz
01/10/2012 tarihi saat 16:43'da kişisel cep telefonumdan "Türkiye Sağlık Hizmetleri" adı altında 0530 038 24 21 numaralı hattan arandım. Özel kaza sigortası hakkında bilgi verileceğini söyleyen bayana ilgilenmediğimi söylediğimde zaten sizi sigortalı yaptık dedi. "Nasıl hiç bilgim olmadan olur mu?" dediğimde "Sesli yanıt sistemiyle Eylül ayında oldunuz" cevabını aldım. Benim böyle bir bilgim ve onayım yok. Yetkilinizle görüşmek istiyorum dediğimde telefonu yüzüme kapatıldı. Aynı numaradan tekrar arayarak, aynı bayana neden telefonu kapattıklarını sorduğumda sizi arayacaklar diyerek telefonumu kapattılar. Sürekli aramama rağmen cevap alamıyorum. Bu konuda ne yapmalıyım?
Saygılar
Ali Sandıkçıoğlu
Şayet bu şekilde bir onay ile sigorta başlatılmışsa ödemeleri nasıl tahsil edecekler? Lütfen ciddiye almayın, ancak adresinize muhtemel bir fatura gönderilirse ya da kredi kartınız hesap özetinde bu tür bir harcama görürseniz durumu ciddiye alarak şikayet etmelisiniz. Dilerseniz bir dilekçe ile savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
11 Eylül 2012 Salı
Özel okul öğretmeninin SGK primleri düzenleniyor
SGK, kayıt dışılıkla mücadele için özel okulları mercek altına alıyor. SGK’den edinilen bilgiye göre kayıt dışı istihdamla mücadelede planı çerçevesinde maaşları düşük gösterilerek, düşük prim yatırılan özel okul öğretmenlerinin mağduriyeti son bulacak.
Kurum, yeni dönemde özel okul öğretmenlerinin 'özlük haklarını', devletteki meslektaşları ile paralel hale getirecek. Yeni dönemde okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve ortaöğretim özel okullarında çalışan öğretmen ve yöneticilerin maaşları, kıdemlerine göre 2 bin 200 ile 2 bin 800 liranın altında olamayacak.
SGK, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na dayanarak bu adımı atacak. Söz konusu kanunun 9. Maddesine göre yapılacak denetimler için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ‘öğretmen maaşlarını’ isteyen SGK, 2 bin 200 ile 2 bin 800 aralığını bu bildirim doğrultusunda belirledi.
Ayrıca eksik prim yatırılan her ay için asgari ücretin iki katına kadar ‘ceza’ kesilebilecek. Örneğin bir matematik öğretmeninin maaşı 5 yıl boyunca asgari ücretten gösterilmişse; priminin öncelikle devlette çalışan 5 yıllık matematik öğretmeninin maaşına yükseltilmesi istenecek. Geçmişe dönük 5 yıllık prim farkı, aylık yüzde 2 faiziyle birlikte SGK’ye yatırılacak.
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Bankaların hayat sigortası oyunu
Deli Dumrul ücretleriyle kasasını dolduran, yargı kararlarına rağmen masrafları geri ödemeyen bankaların bir uyanıklığı daha ortaya çıktı. Bankalar, zorla hayat sigortası yaptıkları müşterisinin geri ödenmesi gereken primlerini de iade etmiyor.
Müşterilerden 31 kalemde aldığı 'deli dumrul ücretleri'nin yanı sıra yargı kararlarına rağmen masrafları geri ödemeyen bankaların kredi alırken yapılan zorunlu hayat sigortasında uyanıklık yaptığı belirlendi.
Buna göre, bankalar kredi borcunu erken kapatan müşterisinin sigorta primlerini geri ödemiyor.
Ayrıca bankalar örneğin 24 aylık kredi alan müşteriye 36 aylık hayat sigortası yaparak buradan sağlanan fazla primlerle kasasını dolduruyor.
Hukuka aykırı
Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı Aydın Ağaoğlu, bankaların kredi hizmeti sunarken yanında hayat sigortası satılmasının hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Tüketici Kanunu’nun 5’inci maddesinin bankaların mal ya da hizmet satışı esnasında diğer bir malın ya da hizmetin satışının zorunlu kılınmasını yasakladığını aktaran Ağaoğlu şunları söyledi:
“Bankalar tüketicilere kredi hizmeti sunarken, bunun yanında hayat sigortası hizmetinin de kendilerinden satın alınmasını isteyemez.
Bu hukuka uygun değil. Ama bankalar bunu zorunlu kılıyor ve ‘benden alacaksın’ diyor. Bankaların büyük çoğunluğunun sigorta acentesi var.
Bu tür durumlarda müşteriler bankaları sanayi il müdürlüğüne şikayet ederse tüketici kanununun 25’inci maddesinde belirtilen idari para cezasına muhatap olacakları kesindir” dedi.
PARASINI GERi ALAN YÜZDE 5’i GEÇMiYOR
Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Bülent Deniz de bankaların hayat sigortasında yaptığı vurgunu eleştirdi. Hayat sigortasının yıllık olarak yapıldığını ifade eden Deniz şöyle devam etti: “Bu durumda siz 6, 18, 30 ay ödemeli kredi çekseniz de sigortanız 12, 24, 36 aylık oluyor.
Örneğin; 24 ay ödemeli kredi çektiniz. Kredi süresi kadar değil, 36 aylık sigorta yaptırabiliyorsunuz.
Krediniz bittikten sonra kalan 11 aylık hayat sigortasını boşuna yaptırmış oluyorsunuz. Ancak banka bu noktada müşteriyi uyarmıyor.
Para bankada kalıyor.” Pek çok tüketicinin bu durumu bilmediğini belirten Deniz, bankanın da uyarmadığı için müşterinin parayı alamadığını kaydetti.
Deniz, kredi borcunu erken kapatanların da hem faiz indirimden yararlanabildiğine hem de geri kalan günlerdeki hayat sigortası primlerini geri alabildiğine dikkat çekti.
Kimse bu durumu bilmiyor
Bülent Deniz, ortalama olarak 200 liranın kesildiği hayat sigortası ücretlerinin geri alınabileceğini vatandaşın bilmediğini dile getirdi.
Deniz, “Milyonlarca insan kredi çekiyor ancak bu artan primleri alan müşteri oranı yüzde 5’ten bile daha az. Hal böyle olunca bankaların ekmeğine yağ sürülüyor” değerlendirmesinde bulundu.
PARALAR NASIL ALINACAK
Hayat sigortasında artan primlerin alınmak istendiğine dair ilgili bankaya dilekçe yazılacak.
Bankadan olumsuz yanıt gelmesi halinde aynı dilekçe ilçe kaymakamlıklarındaki hakem heyetine sunulacak. Gerekçeli karar en geç üç ay içerisinde tüketiciye bildirilecek.
Müşterilerden 31 kalemde aldığı 'deli dumrul ücretleri'nin yanı sıra yargı kararlarına rağmen masrafları geri ödemeyen bankaların kredi alırken yapılan zorunlu hayat sigortasında uyanıklık yaptığı belirlendi.
Buna göre, bankalar kredi borcunu erken kapatan müşterisinin sigorta primlerini geri ödemiyor.
Ayrıca bankalar örneğin 24 aylık kredi alan müşteriye 36 aylık hayat sigortası yaparak buradan sağlanan fazla primlerle kasasını dolduruyor.
Hukuka aykırı
Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı Aydın Ağaoğlu, bankaların kredi hizmeti sunarken yanında hayat sigortası satılmasının hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Tüketici Kanunu’nun 5’inci maddesinin bankaların mal ya da hizmet satışı esnasında diğer bir malın ya da hizmetin satışının zorunlu kılınmasını yasakladığını aktaran Ağaoğlu şunları söyledi:
“Bankalar tüketicilere kredi hizmeti sunarken, bunun yanında hayat sigortası hizmetinin de kendilerinden satın alınmasını isteyemez.
Bu hukuka uygun değil. Ama bankalar bunu zorunlu kılıyor ve ‘benden alacaksın’ diyor. Bankaların büyük çoğunluğunun sigorta acentesi var.
Bu tür durumlarda müşteriler bankaları sanayi il müdürlüğüne şikayet ederse tüketici kanununun 25’inci maddesinde belirtilen idari para cezasına muhatap olacakları kesindir” dedi.
PARASINI GERi ALAN YÜZDE 5’i GEÇMiYOR
Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Bülent Deniz de bankaların hayat sigortasında yaptığı vurgunu eleştirdi. Hayat sigortasının yıllık olarak yapıldığını ifade eden Deniz şöyle devam etti: “Bu durumda siz 6, 18, 30 ay ödemeli kredi çekseniz de sigortanız 12, 24, 36 aylık oluyor.
Örneğin; 24 ay ödemeli kredi çektiniz. Kredi süresi kadar değil, 36 aylık sigorta yaptırabiliyorsunuz.
Krediniz bittikten sonra kalan 11 aylık hayat sigortasını boşuna yaptırmış oluyorsunuz. Ancak banka bu noktada müşteriyi uyarmıyor.
Para bankada kalıyor.” Pek çok tüketicinin bu durumu bilmediğini belirten Deniz, bankanın da uyarmadığı için müşterinin parayı alamadığını kaydetti.
Deniz, kredi borcunu erken kapatanların da hem faiz indirimden yararlanabildiğine hem de geri kalan günlerdeki hayat sigortası primlerini geri alabildiğine dikkat çekti.
Kimse bu durumu bilmiyor
Bülent Deniz, ortalama olarak 200 liranın kesildiği hayat sigortası ücretlerinin geri alınabileceğini vatandaşın bilmediğini dile getirdi.
Deniz, “Milyonlarca insan kredi çekiyor ancak bu artan primleri alan müşteri oranı yüzde 5’ten bile daha az. Hal böyle olunca bankaların ekmeğine yağ sürülüyor” değerlendirmesinde bulundu.
PARALAR NASIL ALINACAK
Hayat sigortasında artan primlerin alınmak istendiğine dair ilgili bankaya dilekçe yazılacak.
Bankadan olumsuz yanıt gelmesi halinde aynı dilekçe ilçe kaymakamlıklarındaki hakem heyetine sunulacak. Gerekçeli karar en geç üç ay içerisinde tüketiciye bildirilecek.
17 Ağustos 2012 Cuma
Türkiye’nin ‘şımarık çocuklarına’ DUR denecek!
Yiğit BULUT'un 17.08.2012 tarihli Star Gazetesi köşe yazısı:
Yıllardır bankaların nasıl haksız kazanç elde ettiğini kamuoyuna anlatmaya çalışan biri olarak Hükümet ve Yetkili Kurulların attığı adımları mutlu bir ifadeyle izliyorum. Türk Halkını koruma adına çok önemli adımlar atılıyor ve sorumlu Bakanlar özellikle bankacılık lobilerine “kulaklarını tıkayarak” yollarına devam ediyorlar... Çıkılan yol önemli ve inanın az kaldı, kurtulacak Türk Halkı BANKALARIN zulmünden!
Sevgili dostlar, son olarak kısa bir süre önce konuyu gündeme taşımış ve şu detayları paylaşmıştım; “...Bir ülke düşünün bankacılık sektörü ile vatandaş arasındaki bütün düzenlemeler vatandaşın aleyhine yapılmış! Bir ülke düşünün dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulama yapılıyor. Konut kredisi alıyorsunuz, adına dünya ile uyumlu şekilde mortgage diyorlar ama yaptıkları dünya yüzeyinde eşi benzeri olmayan detaylar içeriyor... Konuta karşılık verilmesi gereken kredi için bütün malvarlığınız hatta ailenizin bütün varlıkları tehdit altına alınıyor! Bir ülke düşünün bankadan gelen öde emrine itiraz etmeniz için önce ödemeniz gerekli, sonra Yargı makamına gitme hakkınız var! Bir ülke düşünün düşük kredi faizi diyerek reklam yapılıyor, işlem yaptığınızda peşin komisyon, dosya parası, kur farkı gibi abuk subuk kalemler ile kredi faizi inanılmaz noktalara geliyor... Bir ülke düşünün aylık kredi kartı gecikme faizi ABD ve AB’deki yıllık faizden daha yüksek! Dahası da var bitmedi! Bir Ticaret Kanunu düşünün bütün detaylar vatandaşın aleyhine çalışıyor ve size gönderilen ödeme emrine itiraz etmeniz için en az o ödeme kadar paranız olması gerekiyor! Bir ülke düşünün bankaları katrilyonlarca kar açıklarken, reel sektör yok oluyor! Var mı böyle karlı, ballı bir ticaret! Bu noktada adım atması gereken siyasi otorite. Aslında 2009 yılından bugüne birçok değişiklik oldu ama YETERLİ değil! Bu yüzden bir vatandaş olarak bir daha siyasi otoriteye sesleniyorum; mortgage düzenlemesinden başlamak üzere, her satırı vatandaşımızı koruyacak şekilde, ABD ve AB düzeyine getirelim! LÜTFEN ACİL olarak yapalım! Ve bankacılık lobilerinin seslerini de hep birlikte keselim...Hayati bir soru: kredi aldınız ödeyemediniz, banka krediyi kapattı ve zarar ederek vergiden düştü. Sonra aynı krediyi bir alacak şirketine sattı! Peki vergiden düştüğü sonra yeniden satarak kazandığı kısım ne olacak...”
Sevgili dostlar, yukarıdaki satırlar yıllardır savaşını verdiğim “bankalar bizi yedi, bitiriyor” tezinin sadece bir özeti... Bu noktada konu hakkında çok cesur açıklamalar yapan Zafer Çağlayan ve Hayati Yazıcı’dan bazı alıntılar yapmak istiyorum...
Bakın Çağlayan ne diyor; “...Bir koyundan iki ya da daha fazla post çıkartmaya çalışan bankacılık sistemi tefecilik sistemidir. Ben buna ‘bankacılık’ diyemem. Çünkü faizin faizi hesaplanıyorsa artık orada tefecilik yapılıyordur...” Yazıcı’nın da parmak bastığı dert aynı; “...Bankalar kart ücreti adı altında kar hanesini katlıyor. 17 milyarlık banka haracına son vermeliyiz. Yıllık aidat ücretleri ve işlemsizlik gibi taleplere son verilmesi gerekiyor...”
Sonuç: Bu ülkede adına “banka” denen bazı yapılanmaların kanunları hiçe sayarak vatandaşın damarlarına taktığı kanülleri söküp atmamız gerekli. Esas olan “birey”, esas olan “vatandaş”! Bu gerçeği bilerek hissederek sistemi yeniden kurmalıyız...
Not: Bankaların “komisyon, dosya, sigorta” gibi isteklerine “evet” demeyin! Kanuni hakları yok! Sizden isteklerine karşı “yazılı olarak size bildirmelerini” isteyin ve vermeleri durumunda hukuki süreçleri zorlayın!
http://www.stargazete.com/yazar/yigit-bulut/politika/turkiyenin-simarik-cocuklarina-dur-denecek/yazi-666416
9 Temmuz 2012 Pazartesi
Ev almak isteyene kıdem tazminatı müjdesi
Ev almak isteyen çalışanlar, kıdem tazminatı hesabında biriken paranın yarısını hemen alabilecekler. Star'ın haberine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinatörlüğünde oluşturulan komisyonun hazırladığı taslağa göre çalışanlar, ev almak için kıdem tazminatı fonunda toplanan tazminatlarının yarısını süreyi beklemeden çekebilecek. Örneğin, kıdem tazminatı hesabında 30 bin liralık birikimi bulunan işçi, ev alırken bunun 15 bin lirasını fondan çekebilecek. Söz konusu tutar, çalışanların konut kredilerinde istenen yüzde 25'lik özkaynak şartının yerine getirilmesi için kullanılacak. Böylece, çalışanların ev almak için 'emekli' olmayı beklemelerine gerek kalmayacak.Konut alacakların yanında 15 yıl sigortalılık süresini dolduran ve adlarına 3.600 gün prim ödenenler ile para çekme hakkının ikinci ve sonraki kullanımlarında adlarına 1.800 gün prim ödenenler de hesaptaki paranın yarısını kullanabilecek.
Kıdem tazminatının tamamını çekmeye hak kazananlar ise şöyle:
- Emekli olanlar ya da malullük aylığı bağlananlar.
- Beş yıl boyunca adlarına açılan bireysel kıdem hesabına, kıdem primi tahakkuk ettirilmemesi halinde talepleri üzerine, bireysel kıdem hesabında biriken tutarın tamamını çekmeye hak kazanırlar.
- İşçinin ölümü halinde, biriken tutarın tamamı mirasçılarına ödenecek.
10 YIL ŞARTI 15 YILA ÇIKARTILDI
Bu arada, son olarak hazırlanan kıdem tazminatı taslağında, daha önce 10 yıl olarak belirlenen ilk çekme hakkı, 15 yıla çıkarıldı. Taslağa göre, çalışanlar kıdem tazminatı fonu oluşturulmasının ardından hesaplarında biriken tazminatlarını, 15 yılın ardından çekebilecekler. İkinci kez tazminatını çekmek isteyen çalışanın ise 1.800 gün daha prim ödemesi gerekecek. Bu sürelerin dışında, emeklilik, malullük ve ölüm hallerinde ise kıdem tazminatı fonunda biriken tutarın tamamı çalışan tarafından tahsil edilebilecek. Tazminatlar ise başvurunun ardından en geç 15 gün içinde ödenecek.
Kaynak: Star
Tüketicinin bilgisi olmadan sigorta yapmak suçtur

Hürriyet gazetesi yazarı Noyan Doğan 9 Temmuz 2012 tarihli yazısında tüketicinin bilgisi dışında yapılan sigorta işlemlerinin suç kapsamında olduğunu kendi yaşadığı hikaye ile dile getirmiş.
Geçen hafta cep telefonuma, emeklilik ve hayat şirketlerinin birinden mesaj geldi: “Adınıza ferdi kaza sigortası düzenlenmiştir, adresinize gönderilecektir.” Daha, ‘bu da nereden çıktı’ demeye kalmadan, iki gün sonra gazeteye bir zarf geldi. Baktım, gerçekten de adıma ferdi kaza sigortası düzenlenmiş.
Benim böyle bir talebim oldu mu? Hayır... Biri bana bu konuda bilgi verdi mi? Hayır. Adamlar kendi kafalarına göre poliçe düzenleyip, göndermişler. Hangi şirket mi? Benim için olay önemli olduğu için genelde şirket adı vermiyorum. Bu sefer de diğer şirketler, ‘hepimizi zan altında bırakıyorsun, şirketi açıkla kardeşim’ deyip, tepki gösteriyorlar. Haklılar da. Ama şu kadarını söyleyeyim. Bu şirket, yakın geçmişte büyük bir bankanın emeklilik ve hayat şirketiydi. Banka, tüm hisselerini yabancı bir gruba sattı, şirketin adı da değişti.
Devam ediyorum. Poliçeyi inceledim. Adım, soyadım, doğum tarihim. Ev telefonum ki, o da yanlış. Bir de gazetenin adresi yazılı; o kadar. Başka da bilgi yok.
BU NASIL SİGORTACILIK ANLAYIŞI
Sıkı durun, asıl bomba şimdi geliyor. Yıllık yapılan bu sigortanın primi ne kadar biliyor musunuz? 270 lira. Bugün en baba ferdi kaza sigortasının primi 40 lira, bilemediniz 50 liradır. Hadi, 70 lira olsun. Bizimkinin bedeli ise 270 lira.
Daha vahimi de var. Poliçenin ödeme şeklinde aynen şu yazıyor: “Hesaptan otomatik.” Hangi banka... Hangi hesap. Hiçbir bilgi yok. Yani, nereden bakarsan bak tam bir garabet.
Bitmedi. Asıl kabus bundan sonra başlıyor. Sigortayı inceledikten sonra, o sinirle, poliçede yazılı iletişim merkezini aradım. İki-üç kere üst üste arayıp, yarım saat de bekledikten sonra nihayet, müşteri temsilcisine ulaşabildim. “Ben böyle bir sigorta istemedim, bana sormadan hangi hakla poliçe düzenlersiniz” diyerek konuya girdim. Aldığım cevap, daha da vahim: “Kredi kullanmışsınızdır.” Müşteri temsilcisi hangi bankayla çalıştıklarını, benim hangi bankadan kredi kullandığımı söyleme zahmetine bile girmiyor.
Çıldırmamak işten değil. Kredi kullanmadım, bu bir... İkincisi, kullansam bile banka zaten o anda sigortayı yapıp, kredi sözleşmeli ile birlikte imzalatıyor ki, o da hayat sigortası olmak zorunda, ferdi kaza poliçesi değil.
Lafı uzatmayayım. Uzun uğraşlardan sonra müşteri temsilcisinden, “Kaydınızı aldım, üç iş günü içinde poliçeniz iptal edilecek” cevabını alabildim. İptal edildi mi, edilmedi mi bilmiyorum. Takip edeceğim.
YENİ TİCARET KANUNUNA GÖRE AĞIR SUÇ
Olaya bakın siz. Adamlar, benden habersiz, kendi kafalarına göre poliçe düzenleyecekler, poliçeyi de sadece kendileri imzalayacaklar. Bende onu iptal ettirmek için çırpınıp, duracağım.
Başta söylediğimi bir kere daha tekrarlayayım. Tüketiciyi bilgilendirmeden, tüketicinin onayı olmadan, emrivaki sigorta poliçesi düzenlemek; hem sigortacılık hem de tüketici kanununa göre suçtur. Hele ki, yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre daha da ağır suçtur.
Sigorta yapılırken şirketlerin izleyeceği yol, kanunda açıkça belirtilmiştir. Önce, tüketici satın aldığı sigorta konusunda bilgilendirilecek... Sadece bilgilendirilmekle kalınmayacak tüketiciye, bilgilendiğine dair form imzalatılacak. Onda sonra sigorta poliçesi düzenlenecek ve bu poliçeyi her iki taraf da imzalayacak. Yok, eğer bu poliçe telefon üzerinden satılıyorsa, mutlaka tüketicinin onay verdiğine dair de telefon kaydı tutulacak.
Noyan Doğan - 09/07/2012 - Hürriyet
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20942459.asp
30 Aralık 2011 Cuma
Türk Telekom sigortasından caymak imkansız
1 ay önce Türk Telekom görevlisi tarafından aranıp yıllık 60 TL karşılığı Acıbadem Sigortası yapılmasın için görevliniz tarafından ikna edildim ve onay verdim.Tarafıma 1 hafta içinde posta ile sözleşme metni ve kart gönderileceği bilgisi verilmiş olmasına rağmen gönderilmedi. Bu ay ki faturamızda 5 TL olarak bu kesintinin de yapıldığı gözükmektedir. Ayrıca bugün iptal için müşteri temsilcinizi aradığımda iptal edilirse 90 TL cezası var dendi. Bunları niçin ilk aradığınızda söylemiyorsunuz? Bu resmen dolaylı bir şekilde kandırmalı bir pazarlama metodu ile vatandaşı kandırmaktır. Türk Telekom'u ayrıca şikayet edeceğim ve davacı olacağım. Ayrıca bundan sonra hiçbir kampanyalarınızdan da haberdar olmak istemiyorum.Lütfen bu ve benzeri pazarlama metodlarının önünü keselim.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Hakan BARIŞIK
BURSA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


