ceza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ceza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Eylül 2015 Pazar
Volkswagen sahte yazılımdan haberdar mıydı?
VW yönetiminin, egzoz emisyon testlerinde kullanılan yazılımın yasa dışı olduğunu bildiği öne sürüldü.
Avrupa'nın en büyük otomobil şirketlerinden Volkswagen'in (VW) yönetiminin, egzoz ölçümünde kullanılan yazılımın yasalara aykırı olduğunu uzun zamandır bildiği iddia edildi.
"Bild am Sonntag" gazetesinin haberine göre, VW şirketindeki egzoz emisyon testinde araçlarda manipülasyon yapıldığına ilişkin yapılan incelemelerde önemli bir belgeye rastlandı.
Söz konusu yazılımı VW'ye satan Bosch şirketinin 2007 yılında gönderdiği yazıda, bu yazılımın test amaçlı olduğu, araçların normal kullanımı için öngörülmediği ifade edilerek, yazılımın kullanılmasının yasalara aykırı olduğunun bildirildiğine işaret edildi.
6 Ağustos 2015 Perşembe
Bakan Bilgin'den 'istenmeyen SMS' uyarısı
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Bilgin, istenmeyen SMS'lerle ilgili şikayetlerden dolayı işletmecilerin ağır para cezası alabileceklerini belirtti.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren düzenlemeye göre, pazarlama ve tanıtım amaçlı ve izinsiz gönderilen SMS’lerle ilgili şikayetlerin Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, elektronik haberleşme sektöründe hizmet veren işletmecilerin abonenin isteği dışında gönderdiği pazarlama ve tanıtım amaçlı SMS ve e-postalar konusundaki şikayetlerin ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) yapılması gerektiğini belirterek, işletmecilere söz konusu SMS ve e-postalar dolayısıyla ağır para cezaları ile karşılaşacakları uyarısında bulundu.
Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, pazarlama ve tanıtım amaçlı izinsiz gönderilen SMS ve e-postalarla ilgili düzenlemenin 1 Mayıs'ta yürürlüğe girdiğini anımsattı.
29 Haziran 2015 Pazartesi
Bakanlık aldatıcı reklâmlara ceza yağdırdı
Reklam Kurulu, bu yılın ilk 5 ayında başta gıda ve sağlık ürünleri konusunda olmak üzere tüketiciyi yanıltıcı reklamlara toplam 4,4 milyon liralık ceza kesti.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kuruluna, bu yılın ilk 5 ayında yapılan başvuru sayısı bin 139 olurken, 483 reklam hakkında soruşturma açılmasına karar verildi.
4 Ocak 2015 Pazar
Aracın kilometresiyle oynayana ceza
Isparta 1. Asliye Mahkemesi, aracının kilometresini 189 binden 89 bine düşürerek satan Z.C. isimli şahsı 5 bin 300 lira tazminata mahkum etti. Z.C. bunun yanında yargılama giderleri ve harçlarla birlikte genel toplamda 17 bin lira ceza ödeyecek.
Haziran 2013’te galerici Yalçın Baysan Isparta’da 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak kendisine kilometresi düşürülmüş araç satan Z.C.’yi dava etti. 1 yılı aşkın süredir devam eden dava 2 Aralık 2014 günü Yalçın Baysan’ın lehine sonuçlandı. Mahkeme heyeti ikinci el araç satımlarında Türkiye’ye emsal olabilecek bir kararın altına imza atarak Z.C.’ye 5 bin 300 lira tazminata, yargılama giderleri ve mahkeme harçlarıyla birlikte 17 bin liralık cezaya mahkum etti. Böylelikle Z.C., galerici Yalçın Baysan’a 26 bin 500 liraya sattığı aracı mahkeme kararıyla geri aldı ve 17 bin lira ceza ödemeye mahkum oldu.
20 Aralık 2014 Cumartesi
"Zehirli" ayakkabıların denetimleri tamamlandı
Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, tehlikeli kimyasal madde ihtiva etmesi nedeniyle imha edilmesi gereken ayakkabılara ilişkin denetimlerin tamamlandığı, ilgili firmaya 456 bin 840 lira para cezası kesildiği bildirildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Erenköy Gümrük Müdürlüğü denetimindeki antrepoda muhafaza edilen ve tehlikeli kimyasal madde ihtiva etmesi nedeniyle imha edilmesi gereken Denge Enternasyonel Ayakkabıcılık'a ait ayakkabılara ilişkin iç piyasada gerçekleştirilen denetimler sonuçlandırıldı.
Daha önce güvensiz olduğu tespit edilen 7 model ayakkabı için toplam 266 bin 490 lira idari para cezası verilen firmaya, güvensiz olduğu tespit edilen diğer 5 model ayakkabı için de 190 bin 350 lira idari para cezası kesildi. Böylece söz konusu firmaya verilen para cezasının toplamı, 456 bin 840 lira oldu.
Denetimler çerçevesinde numune alınan 15 model ayakkabıdan, kimyasal kısıtlamalara uygun olmadığı tespit edilen 12 model için idari işlem gerçekleştirilmiş ve ayakkabıların piyasaya arzı yasaklanmıştı. Söz konusu firmadan da satışa sunulan ürünleri toplatarak imha etmesi ayrıca 2 gazete ve televizyon kanalına ilan vererek tüketicileri bilgilendirmesi istenmişti. Firma, bunun üzerine 13 Aralık 2014'te 2 gazete ve 2 televizyon kanalına 7 model ayakkabı için istenen ilanı vermişti.
5 Kasım 2014 Çarşamba
İstenmeyen SMS'e büyük ceza geliyor
Elektronik ticarete ilişkin esasları düzenleyen elektronik ticaretin düzenlenmesi hakkında kanun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından yayımlandı. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan yasa, 1 Mayıs 2015 tarihinde yürürlüğe girecek. Buna göre, bakanlıkça görevlendirilen denetim elemanlarına istenilen bilgi, belge ve defter ile elektronik kayıtları vermeyenlere de 2,000 TL'den 5,000 TL'ye kadar idari para cezası uygulanacak.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilecek. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilecek.
Ticari elektronik iletileri, alıcılara önceden onaylarını almadan birden fazla gönderen hizmet sağlayıcılara ise 10,000 TL'den 50,000 TL'ye kadar idari para cezaları verilecek.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, mal ve hizmetlere ilişkin değişiklik ile ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmayacak. Esnaf ve tacirlere önceden onay alınmaksızın ticari elektronik iletiler gönderilebilecek.
Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilecek.
İşletmeciler; kendi sundukları hizmetlere ilişkin olarak abone ve kullanıcılarla, önceden izinleri alınmaksızın elektronik haberleşme vasıtalarının kullanılması suretiyle doğrudan pazarlama veya cinsel içerik iletimi gibi maksatlarla istek dışı haberleşme yapamayacak. İşletmeler, siyasi propaganda faaliyetinde de bulunamayacak.
5 Eylül 2014 Cuma
TTNET'e 30 milyon lira ceza
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, çeşitli gerekçelerle TTNET AŞ'ye 30 milyon 466 bin lira para cezası uygulanmasına karar verdi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) internet sitesinde yayımlanan kurul kararına göre, Mayıs 2006-Mart 2009, Nisan 2009-Nisan 2013, Mayıs 2013-Aralık 2013 dönemlerinde bazı abonelerin fazladan faturalandırılması, borçtan hattı kısıtlanan aboneler için fatura tutarının yanlış verilmesinden dolayı TTNET AŞ'ye toplam 30 milyon 466 bin lira idari para cezası verildi.
TTNET AŞ, söz konusu ihlaller nedeniyle abonelere iade edilmesi gereken tutarlara ait işlemleri kararın tebliğinden itibaren 6 ay içinde tamamlayacak.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) internet sitesinde yayımlanan kurul kararına göre, Mayıs 2006-Mart 2009, Nisan 2009-Nisan 2013, Mayıs 2013-Aralık 2013 dönemlerinde bazı abonelerin fazladan faturalandırılması, borçtan hattı kısıtlanan aboneler için fatura tutarının yanlış verilmesinden dolayı TTNET AŞ'ye toplam 30 milyon 466 bin lira idari para cezası verildi.
TTNET AŞ, söz konusu ihlaller nedeniyle abonelere iade edilmesi gereken tutarlara ait işlemleri kararın tebliğinden itibaren 6 ay içinde tamamlayacak.
17 Mayıs 2014 Cumartesi
Otomobil devine 35 milyon dolar ceza!
ABD'nin en büyük otomobil üreticisi GM'ye federal güvenlik kurallarını çiğnediği gerekçesiyle 35 milyon dolar para cezası verildi.
General Motors'a (GM) federal güvenlik kurallarını çiğnediği gerekçesiyle 35 milyon dolar para cezası verildi.
ABD Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), GM'nin az 13 kişinin ölümüne yol açan kontak anahtarları raporlama kusurlarındaki gecikmeler yüzünden 35 milyon dolarlık cezayı kabul ettiğini bildirdi.
GM, ceza dışında NHTSA'nın güvenlikle ilgili konularda geniş çaplı değişiklikler yapma ve ilerde benzer güvenlik sorunlarının çıkmaması için bu konudaki becerilerini geliştirme kararını kabul etti.
ABD'nin en büyük otomobil üreticisi GM, ürettiği bazı modellerde ölümcül güvenlik sorunlarının bulunması nedeniyle 2.5 milyona yakın aracını geri çağırmıştı.
Kaynak: http://www.ulkehaber.com/otomobil-devine-35-milyon-dolar-ceza_37222.html
General Motors'a (GM) federal güvenlik kurallarını çiğnediği gerekçesiyle 35 milyon dolar para cezası verildi.
ABD Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), GM'nin az 13 kişinin ölümüne yol açan kontak anahtarları raporlama kusurlarındaki gecikmeler yüzünden 35 milyon dolarlık cezayı kabul ettiğini bildirdi.
GM, ceza dışında NHTSA'nın güvenlikle ilgili konularda geniş çaplı değişiklikler yapma ve ilerde benzer güvenlik sorunlarının çıkmaması için bu konudaki becerilerini geliştirme kararını kabul etti.
ABD'nin en büyük otomobil üreticisi GM, ürettiği bazı modellerde ölümcül güvenlik sorunlarının bulunması nedeniyle 2.5 milyona yakın aracını geri çağırmıştı.
Kaynak: http://www.ulkehaber.com/otomobil-devine-35-milyon-dolar-ceza_37222.html
19 Aralık 2013 Perşembe
Yargıtay'dan önemli Facebook kararı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, başkasına ait facebook hesabına giren sanık hakkında mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu.
Konya’nın Seydişehir ilçesinde 2010 yılında polise başvuran bir kişi, facebook hesabına izinsiz girilerek şifresinin değiştirildiğini ve kendi adına yazışma yapıldığını belirtti.
Başlatılan soruşturma kapsamında sanık hakkında Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 'Bilişim sisteminin işleyişini engelleme, bozma' iddiasıyla açılan davada mahkeme, sanık hakkında beraat kararı verdi.
Mağdur vatandaş ise avukatı aracılığıyla dosyayı temyize gönderdi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu.
MICROSOFT YAZI GÖNDERDİ
Bozma gerekçesinde ise sanığın çalıştığı aile şirketine ait telefona bağlı internet hesabından, müştekiye ait elektronik posta hesabına girildiğine ilişkin Microsoft şirketinden gelen yazı yanıtları ve kolluk araştırmalarının incelendiği belirtildi.
Sanığın eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ilgili maddesine uyduğunun belirtildiği kararda, “Sanığın, TCK’nın ‘bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen’ kişinin 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasını öngören 244/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması yasaya aykırıdır. Müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Kaynak: TRT Haber
18 Aralık 2013 Çarşamba
Kış lastiğinin otomobillerde de zorunlu olduğu 54 il
Sürücülerin karlı ve buzlu yollarda güvenli seyahat etmelerini sağlamak için daha önce yasal olarak kamyon, otobüs ve minibüs gibi büyük araçlarda takılması zorunlu olan kış lastiği, genelgeyle kış şartlarının ağır geçtiği illerde otomobiller için de zorunlu hale geldi.
Otomobillerine kış lastiği takmayan sürücülere ise 77 lira ceza kesilecek.
İŞTE KIŞ LASTİĞİNİN ZORUNLU OLDUĞU 54 İL
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ARTVİN
BİLECİK
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
ISPARTA
İSTANBUL
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MANİSA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
SAMSUN
SAKARYA
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
ARDAHAN
IĞDIR
KARABÜK
DÜZCE
Otomobillerine kış lastiği takmayan sürücülere ise 77 lira ceza kesilecek.
İŞTE KIŞ LASTİĞİNİN ZORUNLU OLDUĞU 54 İL
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ARTVİN
BİLECİK
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
ISPARTA
İSTANBUL
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MANİSA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
SAMSUN
SAKARYA
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
ARDAHAN
IĞDIR
KARABÜK
DÜZCE
8 Ekim 2013 Salı
Trafik cezası iptal edilebiliyor
Trafik cezanız 10 günlük sürede tebliğ edilmediyse iptal ettirebilirsiniz.
Biriken cezalar, son günlerde üst üste gönderilmeye başlanınca sürücüler, ne yapacağını şaşırdı.
İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat, hem kendisi hem de müvekkiline kesilen trafik cezalarını, 10 iş günü içerisinde tebliğ edilmediği gerekçesiyle Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurup iptal kararı aldırdı.
Avukat, vatandaşların mağdur olmamaları için Karayolları Kanunu’nun ilgili hükmünün uygulanmadığı gerekçesiyle mahkemelere başvurmalarını önerdi.
Karayolları Trafik Kanunu’nun hükümleri gereğince uygulanan idari para cezalarının tahsilinde ve takibinde uygulanacak usul, esaslar ile kullanılacak alındılar, tutanaklar ve defterler hakkındaki yönetmeliğin 10’uncu maddesine göre, ’Yetkili kılınmış personel tarafından araçların tescil plakasına göre düzenlenen trafik idari para cezası karar tutanakları ile söz konusu trafik idari para cezası karar tutanaklarının sabit/masaüstü cihazlarla elektronik ortamda üretilerek düzenlenmesi halinde tutanağın tebligat işlemlerine ihlalin tespit edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başlanacağı’ ifade ediliyor.
Kaynak: TRT Haber
Biriken cezalar, son günlerde üst üste gönderilmeye başlanınca sürücüler, ne yapacağını şaşırdı.
İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat, hem kendisi hem de müvekkiline kesilen trafik cezalarını, 10 iş günü içerisinde tebliğ edilmediği gerekçesiyle Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurup iptal kararı aldırdı.
Avukat, vatandaşların mağdur olmamaları için Karayolları Kanunu’nun ilgili hükmünün uygulanmadığı gerekçesiyle mahkemelere başvurmalarını önerdi.
Karayolları Trafik Kanunu’nun hükümleri gereğince uygulanan idari para cezalarının tahsilinde ve takibinde uygulanacak usul, esaslar ile kullanılacak alındılar, tutanaklar ve defterler hakkındaki yönetmeliğin 10’uncu maddesine göre, ’Yetkili kılınmış personel tarafından araçların tescil plakasına göre düzenlenen trafik idari para cezası karar tutanakları ile söz konusu trafik idari para cezası karar tutanaklarının sabit/masaüstü cihazlarla elektronik ortamda üretilerek düzenlenmesi halinde tutanağın tebligat işlemlerine ihlalin tespit edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başlanacağı’ ifade ediliyor.
Kaynak: TRT Haber
18 Eylül 2013 Çarşamba
Yanıltıp satana 200 bin TL ceza
Bitkisel ürünleri her derde deva ilaç gibi pazarlayanlara ağır para cezaları ve hürriyeti bağlayıcı cezalar verilmesi gündemde. Hem yanıltıcı reklam yapan firmalar hem de reklamları yayınlayan mecralar ceza alacak.
RTÜK'ün ev sahipliğinde bir araya gelen 7 kurumun yöneticileri, gıda takviyelerini her derde deva mucize ilaçlar gibi televizyonlarda pazarlayarak halkı yanıltan umut tacirlerini engellemek için alınacak tedbirleri masaya yatırdı. Bu kapsamda, tüketicileri yanıltarak ürünlerini satana 200 bin liraya kadar para cezası verilmesi gündemde. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu'nun başkanlığındaki toplantıda konuyla ilgili halkı yanıltanları cezalandıracak mevzuat değişikliklerinin gündemde olduğu belirtildi.
İKİ BİNE YAKIN CEZA VERİLDİ
RTÜK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu toplantıyı açarken yaptığı konuşmada, RTÜK'ün son 2,5 yıl içerisinde radyo ve televizyonlar hakkında, gıda takviyelerini ilaç gibi tanıttıkları, gizli reklam yaptıkları veya tüketiciyi yanılttıkları gerekçesiyle iki bine yakın müeyyide (yaptırım) kararı verdiğini belirterek yapılacak görüşmeler ve sağlanacak mutabakat çerçevesinde; uygulamadaki eksikliklerin belirleneceğini, kurumların daha fazla yetki kullanmalarının söz konusu olabileceğini, kurumlar arası işbirliğinin artırılacağını, sürekli bir işbirliği ve ortak çalışma grubu kurulabileceğini ve mevzuat değişikliğinin gündeme gelebileceğini bildirdi.
YASALAR YOLUYLA MÜCADELE EDİLMELİ
Bu süreçte bu tür ürünlerin reklamını yasaklanmasının bile gündeme gelebileceğini söyleyen RTÜK üyesi Nurullah Öztürk ise, halkı yanıltarak 'umut tacirliği' yapan ve bu işi kazanç kapısı haline getiren kuruluşlarla, kurumlar arası hızlı bilgi akışı ve sürekli işbirliğiyle, gerekirse yasa değişikliği yapılarak mücadele edilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldığını söyledi. Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilmesini öngören Türk Ceza Kanununun 187. maddesinin, ilaçların yanı sıra gıda takviyelerini de kapsayacak şekilde genişletilebileceğine de çözüm önerileri arasında yer verildi. Gıda takviyesi satışı yapan bir şirket yöneticisinin bu işten yılda 100 milyon dolar haksız kazanç elde ettiği bildirildi.
Kaynak: Yeni Şafak
RTÜK'ün ev sahipliğinde bir araya gelen 7 kurumun yöneticileri, gıda takviyelerini her derde deva mucize ilaçlar gibi televizyonlarda pazarlayarak halkı yanıltan umut tacirlerini engellemek için alınacak tedbirleri masaya yatırdı. Bu kapsamda, tüketicileri yanıltarak ürünlerini satana 200 bin liraya kadar para cezası verilmesi gündemde. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu'nun başkanlığındaki toplantıda konuyla ilgili halkı yanıltanları cezalandıracak mevzuat değişikliklerinin gündemde olduğu belirtildi.
İKİ BİNE YAKIN CEZA VERİLDİ
RTÜK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu toplantıyı açarken yaptığı konuşmada, RTÜK'ün son 2,5 yıl içerisinde radyo ve televizyonlar hakkında, gıda takviyelerini ilaç gibi tanıttıkları, gizli reklam yaptıkları veya tüketiciyi yanılttıkları gerekçesiyle iki bine yakın müeyyide (yaptırım) kararı verdiğini belirterek yapılacak görüşmeler ve sağlanacak mutabakat çerçevesinde; uygulamadaki eksikliklerin belirleneceğini, kurumların daha fazla yetki kullanmalarının söz konusu olabileceğini, kurumlar arası işbirliğinin artırılacağını, sürekli bir işbirliği ve ortak çalışma grubu kurulabileceğini ve mevzuat değişikliğinin gündeme gelebileceğini bildirdi.
YASALAR YOLUYLA MÜCADELE EDİLMELİ
Bu süreçte bu tür ürünlerin reklamını yasaklanmasının bile gündeme gelebileceğini söyleyen RTÜK üyesi Nurullah Öztürk ise, halkı yanıltarak 'umut tacirliği' yapan ve bu işi kazanç kapısı haline getiren kuruluşlarla, kurumlar arası hızlı bilgi akışı ve sürekli işbirliğiyle, gerekirse yasa değişikliği yapılarak mücadele edilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldığını söyledi. Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilmesini öngören Türk Ceza Kanununun 187. maddesinin, ilaçların yanı sıra gıda takviyelerini de kapsayacak şekilde genişletilebileceğine de çözüm önerileri arasında yer verildi. Gıda takviyesi satışı yapan bir şirket yöneticisinin bu işten yılda 100 milyon dolar haksız kazanç elde ettiği bildirildi.
Kaynak: Yeni Şafak
14 Temmuz 2013 Pazar
Digiturk abonelik iptalinde faks zorunluluğu isteyemez
Ev değişikliği nedeniyle aboneliğimi iptal için Şubat 2013 den beri, Digiturk abonelik iptal işlemi ile uğraşıyorum. Her seferinde önce dondurduktan sonra iptal edebiliriz ve dilekçe fakslamamızı istiyorlar, her dondurma süresi sonunda, aboneliğin aktif olduğu söyleniyor. Bir türlü iptal işlemini gerçekleştiremiyoruz.
Çok kasıtlı ve kötü niyetli olarak bu engellerin yapıldığının farkındayım, halen eski adresimde olan aboneliğin bedelini de ödemek istemiyorum.
İptal işini başarabilmem için bize yol gösterebilir misiniz?
Saygılarımla
Yasar Kayaaltı
Tüketici hakem heyetine başvurmalısınız. Digiturk'e gönderdiğiniz iptal başvurusunun bir örneğini de şikayet dilekçenize ekleyebilirsiniz. Ancak BTK'ya başvurmanız halinde daha hızlı sonuç alabilirsiniz. BTK'ya buradan başvurabilirsiniz.
Konu ile ilgili olarak Digiturk'e 2012 yılında abonelerine sadece faks yoluyla iptal başvurusu zorunluluğu nedeniyle para cezası verilmiş ve soruşturma açılmış.
BTK'nın konu ile ilgili resmi kararı aşağıdaki gibidir. Resimleri büyük boyutta görmek için üzerine tıklayınız.
(1) http://shiftdelete.net/digiturke-iptal-cezasi-yagdi-40685.html
(2) http://shiftdelete.net/digiturk-sorusturmasina-ek-sure-tanindi-42910.html
Çok kasıtlı ve kötü niyetli olarak bu engellerin yapıldığının farkındayım, halen eski adresimde olan aboneliğin bedelini de ödemek istemiyorum.
İptal işini başarabilmem için bize yol gösterebilir misiniz?
Saygılarımla
Yasar Kayaaltı
Tüketici hakem heyetine başvurmalısınız. Digiturk'e gönderdiğiniz iptal başvurusunun bir örneğini de şikayet dilekçenize ekleyebilirsiniz. Ancak BTK'ya başvurmanız halinde daha hızlı sonuç alabilirsiniz. BTK'ya buradan başvurabilirsiniz.
Konu ile ilgili olarak Digiturk'e 2012 yılında abonelerine sadece faks yoluyla iptal başvurusu zorunluluğu nedeniyle para cezası verilmiş ve soruşturma açılmış.
Dijital yayın platformu Digiturk, müşterilerine uyguladığı aboneliği kapatma uygulaması yüzünden sektörü düzenleyen resmi kurum olan BTK tarafından ceza ve soruşturma yağmuruna tutuldu.
Digiturk müşterilerine, aboneliklerini sonlandırmak istediklerinde, firma tarafından faks yoluyla durumu bildirmeleri isteniyordu. Oysa Tüketici Hakları Yönetmeliği'ne göre bu tarz aboneliklerin kapanması konusunda sadece faks seçeneğinin sunulması, doğru değil.
Yasa Ne Diyor?
Yasada;"Aboneler yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerini her zaman sona erdirebilir. Aboneler, abonelik sözleşmelerini feshetmek istedikleri takdirde bu taleplerini;a) İşletmeciye ya da adına abonelik sözleşmesi yapmaya yetkili temsilcisine yazılı olarak,b) İşletmecinin müşteri hizmetleri tarafından kayıt altına alınan sesli kayıt sistemi üzerinden,c) İşletmecinin internet sitesi üzerinden daha önce belirlenmiş şifre ve benzeri güvenli yöntemler veyaç) Kurum tarafından belirlenecek diğer yöntemler ile bildirirler"ifadesi yer alıyor.
Ceza miktarı ne kadar?
Bu yasaya dayanarak, müşterilerden gelen şikayetleri değerlendiren BTK, 2011 yılı net satış tutarının (59.909.640,51) %0,13 (on binde on üç) oranında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Ek olarak, Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin 18'inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "İşletmeci, abonenin aboneliğe son verme yönündeki yazılı talebinin kendisine ulaşmasından itibaren en geç kırk sekiz saat içinde fesih işlemini gerçekleştirmek ve talebi takip eden yedi gün içerisinde abonelik sözleşmesinin feshedildiğini, abonenin talebine bağlı olmaksızın aboneye yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür." hükmüne aykırı olarak hareket ettiği için yine Digiturk'e 2011 yılı net satış tutarının (59.909.640,51) %0,13 (on binde on üç) oranında idari para cezası uygulanmasına karar verdi. (1)
***
Digiturk Soruşturmasına Ek Süre Tanındı
Digiturk tarafından uygulanan faks yoluyla iptal zorunluluğu üzerine şirkete açılan soruşturmada ek süre istemi onaylandı.
Digiturk'ün ne kadar vakti kaldı?
Müşterilerine sunduğu aboneliği yalnızca faks yoluyla kapatan dijital yayın platformu Digiturk, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) tarafından verilen karar doğrultusunda 2011 yılının net satış tutarının on binde on üçü kadar idari para cezasına çarptırılmıştı.
BTK tarafından yapılan son açıklamada ise, para cezasına paralel olarak açılan soruşturmaların süresinin uzatıldığı açıklandı. Buna göre, Digitürk hakkında yürütülen soruşturma çalışmalarına ilişkin 3'er aylık ek denetim süresi tanınmasına karar verildi. (2)
BTK'nın konu ile ilgili resmi kararı aşağıdaki gibidir. Resimleri büyük boyutta görmek için üzerine tıklayınız.
(2) http://shiftdelete.net/digiturk-sorusturmasina-ek-sure-tanindi-42910.html
11 Haziran 2013 Salı
Banka Kredi Yapılandırması
7 Mayıs günü aldığım kredinin yapılandırılması için bankayı aradım. Yeniden yapılandırma istediğimi söyledim. Telefondaki yetkili yeniden yapılandırma için hesabın kapatılması gerektiğini ve yeni bir kredi başvurusu yapılması gerektiğini söyledi. İşin kötü tarafı %0,73 konut kredisi faizini yeniden yapılandırmada % 0.88 olduğunu söylüyor. Devamında %2 gecikme faizi + 1500 tl dosya masrafı + yeniden sigortalar . Zaten bende hepsi mevcutken tekrar yeni bir kredi masrafı istiyorlar. Benim izlemem gereken yolu anlatırsanız çok sevinirim. Şimdi ben bankaya gidersen bu masrafların tekrar geri alınmaması için en az 10 yere imza atmamı isteyecekler.
Saygılarımızla.
Ramazan Özbek
Saygılarımızla.
Ramazan Özbek
5 Ocak 2013 Cumartesi
Kredi borcunu erken ödemek isteyen Akbank müşterisinin şikayeti
Merhaba,
Akbank Salı Pazarı şubesinden kullanmış olduğum bireysel krediyi erken kapatmak için şubeye başvurdum. Müşteri temsilcisinden kalan bakiyeyi öğrenip, ödemem gereken tutarı EFT yaptım. Daha sonra ilave olarak iki kez daha ödeme yapmamı istediler. Aşağıdaki ekstreden de görüleceği üzere, geçmiş aylara ait kafalarınca çıkarmış oldukları tutarları da ödemem gerektiğini ifade ettiler. Böyle bir şey var mı? Ben borcumu erken kapatmak istiyorum ama suçlu cezalı duruma düşüyorum. Sanki kredi borcumu erken kapatmama tepki olarak bir sürü gider çıkarmışlar. Bunun adı soygunculuktan başka bir şey değil. Lütfen aşağıdaki ekstreye bir bakar mısınız? Dünyanın neresinde böyle bir şey var? Akbank'tan şikayetçiyim. Mağdur edildim. Hesabımdan fazladan kesilen tutarların iadesini istiyorum.
Mehmet ALICI
Tarih | Tutar | Bakiye | Açıklama |
22.12.2012 | -0,94 TL | 0,00 TL | 2012 II.YARI HES. İŞL. ÜCRETİ(50,00 TL ) |
13.12.2012 | -3,88 TL | 0,94 TL | ARTI PARA KREDİ FON PAYI |
13.12.2012 | -1,29 TL | 4,82 TL | ARTI PARA KREDİ VERGİ |
13.12.2012 | -25,89 TL | 6,11 TL | ARTI PARA KREDİ FAİZ |
13.12.2012 | 32,00 TL | 32,00 TL | EFT: MEHMET ALICI HESABA YATAN |
13.12.2012 | 159,88 TL | 0,00 TL | EFT: MEHMET ALICI HESABA YATAN |
13.12.2012 | -3.794,94 TL | -159,88 TL | ERKEN KAPAMA |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.635,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-10.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.641,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-09.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.647,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-08.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.653,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-07.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.659,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-06.2012 |
13.12.2012 | -50,00 TL | 3.665,06 TL | 2012 I.YARI HES. İŞL. ÜCRETİ (50,00 TL ) |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.715,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-05.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.721,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-04.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.727,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-03.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.733,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-02.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.739,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-01.2012 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.745,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-12.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.751,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-11.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.757,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-10.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.763,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-09.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.769,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-08.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.775,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-07.2011 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.781,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-06.2011 |
13.12.2012 | -30,00 TL | 3.787,06 TL | DUSCIR UCR 000101258 25.02.2006 09 |
13.12.2012 | -6,00 TL | 3.817,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-05.2011 |
13.12.2012 | -5,00 TL | 3.823,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-04.2011 |
13.12.2012 | -3,00 TL | 3.828,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-02.2011 |
13.12.2012 | -3,00 TL | 3.831,06 TL | HESAP ÖZETİ ÜCRETİ-01.2011 |
13.12.2012 | 5.330,00 TL | 3.834,06 TL | EFT: MEHMET ALICI HESABA YATAN |
29 Kasım 2012 Perşembe
Zayıflama ve sigarayı bıraktırma ürünlerine yanıltıcı ve aldatıcı reklam nedeniyle ceza verildi
ZAYIFLAMA İLAÇLARINA CEZA YAĞDI!
Reklam Kurulu, ''zayıflama'' ve ''sigarayı bıraktırma'' ürünlerine yanıltıcı ve aldatıcı reklam nedeniyle binlerce liralık ceza verdi.
Sağlık Bakanlığı'nın yakın takibe aldığı zayıflama ilaçları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu'nun da denetimine takıldı.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, A Kalite Pazarlama-İsmail Çetin tarafından satışı yapılan ''Clavis'' markalı ürünlere (Panax, Reishi, E1, K1, Romaflex, Varitex, Romadur, Glabra, D1, K3, Cemre Ab-ı Hayat, K5, Bioforza) ilişkin broşürde yer alan reklam ve tanıtımlarla ilgili şikayeti de karara bağladı.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, ''Himalaya Tuzu'' ile ilgili bazı internet reklamları üzerinde yaptığı incelemede tüketicilerin yanıltıldığına karar verdi.
Kurul, ''Antakya Dağ Biberi'' isimli ürünle ilgili de reklam veren Korpa Medikal İlaç Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketine 81 bin 554 lira para cezası uyguladı ve söz konusu reklamların kaldırılmasına karar verdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı
19 Eylül 2012 Çarşamba
Sosyal Medyada Yalanı Yayanlar Yandı!
İnternet kullanıcılarının yegane haber alma aracı haline dönüşen sosyal medya ağları, çoğu zaman doğru olmayan bilgilerin gerçekmiş gibi algılanmasına neden oluyor. Olaylar üzerinden fikir paylaşımı yapan bilinçsiz Facebook ve Twitter kullanıcıları yüzünden birçok kişi veya kurum 'uydurma' gündemlerin kurbanı oluyor.
Hastanede tedavi görmekte oldukları sırada 'Münir Özkul öldü' ya da 'Erol Günaydın hayatını kaybetti' şeklinde uydurma mesajlar yazanlar kısa bir süreliğine de olsa toplumda kafa karışıklığına yol açıyor. Yine sosyal medyada geçtiğimiz günlerde hükümete çamur atmak için Türkiye'nin en stratejik kurumlarından ASELSAN'ın İsrail'e satıldığı yönündeki asılsız iddiayı ortaya atanların da kim oldukları henüz bulunamadı.
Gaziantep'teki bombalı terör saldırısı sonrası ikinci bir patlamanın daha olduğu söylentisi de yine 'sosyal medyadaki uydurma haberler' arasına girdi. Sözkonusu uydurma haber Twitter kanalıyla yayıldığında şehirde büyük panik yaşanmıştı.
Sosyal medyanın sorumsuz kullanıcılarının imza attığı bir çirkin iddia ise geçtiğimiz günlerde yaşandı. Şanlıurfa'da boncuk yuttuğu için hayatını kaybeden Dilan bebeğin 'taciz sonrası öldüğü' iddiaları ortaya atıldı. Dilan bebeğin boğazına kaçan bir cisim nedeniyle öldüğü açıklanınca, Twitter'da dolaşan bilgilerin yine 'uydurma' olduğu anlaşıldı.
TRT HABER'e de İftira Kampanyası Yürütülmüştü
'Şehitler duble yoldan ulaştırıldı' şeklindeki uydurma kuşakla, TRT Haber'e karşı yürütülen karalama kampanyası ise tam bir faciaydı. TRT Haber'de hiç bir şekilde böyle bir kuşak kullanılmamıştı. Yapılan tamamen fotomontajlı bir fotoğrafın internete servis edilmesiyle yürütülen bir iftira kampanyasıydı.
Evladını kaybeden Milletvekili Sırrı Sakık'a yönelik çirkin yakıştırmalar işi iyice çığrından çıkardı.
Peki bu sorumsuzluk nereye kadar devam edecek? Bu soruyu internet ve bilişim güvenliği uzmanlarına ve hukukçulara sorduk. Ortak görüş, bilinçli kullanım konusunda eğitim verilmesi ve hukuki alt yapının bir an önce oluşturulması...
İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nde çalışan bir grup bilimadamı tarafından kriminal araştırmalara yardımcı olmasının yanında bir ağ içerisinde dolaşan dijital bilgi ve salgın türü kaynakları tanımlayabilen bir algoritma geliştirildi. Araştırmacı Pedro Pinto, The Physcal Review Letters isimli dergide yayımlanan araştırmayla ilgili bilgiler verdi. Geliştirilen algoritmayı kullanarak internette bir ağ içindeki sınırlı sayıda üyeleri dinleyip her türlü kaynağa ve belgeye ulaşılabildiğini belirtti. Pinto, şunları söyledi: 'Facebook'ta senin hakkında bir dedikodu yüzlerce kişiye, hatta ailene kadar ulaştı. Dedikoduyu başlatan kişiye mesajı alan arkadaşlarından 15-20 tanesinin mesajına bakarak ve işin içine zaman faktörünü de ekleyerek algoritma bilginin peşine düşüyor ve kaynağı buluyor.' Pinto'nun dikkat çektiği algoritmanın Twitter'daki uydurma haberler için ilk kaynağa ulaşmada da kullanılabileceği belirtiliyor.
Söylentiyi İlk Yayan Bulunmalı
Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat Gökhan Ahi: Sosyal medya binlerce kişiye anlık tepki verebilen bir yapıya sahip olduğu için manipülatif kullanıma açık. Birçok sosyal medya kullanıcısı bir içeriği paylaşırken neye hizmet ettiğini bilmiyor. Bilinçlendirilmiş bir sosyal medya kullanıcısı paylaşacağı içeriğin doğruluğunu kontrol edecektir. Diğer yandan linç kampanyasına karşı yasal düzenlemeler yapmak çözüm olmaz. Ancak kişilerin onuru zedelenirse hakaret suçundan soruşturma açılabilir.
IP Adresiyle Tespit Mümkün
Adli Bilişim Hizmetleri Uzmanı Mustafa Sansar: "İnternette yalan haber yayan ve bu durumu internet lincine dönüştürenler IP adresi üzerinden tespit edilebilir. Ancak iletiyi kimin gönderdiğini yüzde yüz tespit etmek mümkün değil. Twitter üzerinden yapılan paylaşımlarda ilk twiti atan kullanıcıya ulaştıktan sonra çeşitli yöntemler uygulanarak IP tespiti mümkün. İnternet suçlarının, mahiyetine göre cezaları mevcut. Tüm bunlara karşın internet yeteri kadar denetlenmiyor." dedi.
Ankara Barosu Bilişim Kurulu Başkanı Avukat Nihat Karslı da, "Sosyal medyada linç operasyonları yaşandığında yasal mevzuat gereği siteye uyarı çekilerek içeriğin kaldırılması isteniyor. Ancak yasal düzenlemeler yapılsa da bu sorunun çözüleceğine inanmıyorum. İnterneti anlamayan insanların sürekli yasa çıkarıp interneti kontrol etmeye çalışması da tam tersi sonuçlara neden olabilir. İnternetin kendi mecrasında şekillenmesi daha iyi. Kullanıcılar kuralları kendileri koymalı. diye konuştu.
İnternetin Teksas'tan farkı yok
Bilişim Yazarı Musa Savaş ise, "İnternet ortamındaki sosyal medyanın Teksas'tan farkı yok. Amerika günümüze gelebilmek için nasıl badirelerden geçtiyse sosyal medyadaki Teksas sendromundan kurtulmamız için badireler atlatmamız gerekiyor sanırım. Yasal çerçeve oturduktan sonra rayına girecektir. İnsanlık karşılaştığı yeni olguyla ilgili gelişmeleri süreç içinde kurala oturttu. Kural şu an için yok. Herkes vurduğuyla kalıyor ama böyle gitmesi doğru değil." şeklinde konuştu.
Tüm İnternet Derneği Başkanı Füsun Nebil ise, "Sosyal linç konusu bugünün meselesi değil. İnternetten önce de hayatımızda vardı. 30 yıl önce 'Sakallı bebek doğdu, dünyanın sonu geldi' haberleriyle uyanıyorduk. Sakallı bebek söylentisini kimin çıkardığı bulunamamıştı. Ancak internette her şeyi bulmak mümkün. İnsanlar bilmediği bir konuyu konuşurken dikkatli olmalı. Hiçbir şeyin gizli olmadığı unutulmamalı. İnternet üzerinde hiçbir şeyi kaybedemezseniz, takip eder ve edilirsiniz." dedi.
İlk 'Twit'i atan yanacak
İnternet Stratejisti Atıf Ünaldı, "Linç kampanyalarını önlemek için İsviçre'de geliştirilen algoritma önem taşıyor. Bu yazılımla, nefret söylemlerini ilk kimin yaydığı ortaya çıkıyor. Yine aynı yazılım bizlere kampanyanın iyi niyetli mi yoksa kötü niyetli mi olduğunu analiz edebiliyor. Çamur atma, yalan haber üretme eylemlerinin arkasında genelde bir veya birkaç kişi olur. Yalan haberlerin ilk kimden geldiği yazılımla belirlenebilir. Böylelikle uydurma bilgilerin dalga dalga yayılması önlenebilir." diye konuştu.
Kaynak: TRT Haber
Hastanede tedavi görmekte oldukları sırada 'Münir Özkul öldü' ya da 'Erol Günaydın hayatını kaybetti' şeklinde uydurma mesajlar yazanlar kısa bir süreliğine de olsa toplumda kafa karışıklığına yol açıyor. Yine sosyal medyada geçtiğimiz günlerde hükümete çamur atmak için Türkiye'nin en stratejik kurumlarından ASELSAN'ın İsrail'e satıldığı yönündeki asılsız iddiayı ortaya atanların da kim oldukları henüz bulunamadı.
Gaziantep'teki bombalı terör saldırısı sonrası ikinci bir patlamanın daha olduğu söylentisi de yine 'sosyal medyadaki uydurma haberler' arasına girdi. Sözkonusu uydurma haber Twitter kanalıyla yayıldığında şehirde büyük panik yaşanmıştı.
Sosyal medyanın sorumsuz kullanıcılarının imza attığı bir çirkin iddia ise geçtiğimiz günlerde yaşandı. Şanlıurfa'da boncuk yuttuğu için hayatını kaybeden Dilan bebeğin 'taciz sonrası öldüğü' iddiaları ortaya atıldı. Dilan bebeğin boğazına kaçan bir cisim nedeniyle öldüğü açıklanınca, Twitter'da dolaşan bilgilerin yine 'uydurma' olduğu anlaşıldı.
TRT HABER'e de İftira Kampanyası Yürütülmüştü
'Şehitler duble yoldan ulaştırıldı' şeklindeki uydurma kuşakla, TRT Haber'e karşı yürütülen karalama kampanyası ise tam bir faciaydı. TRT Haber'de hiç bir şekilde böyle bir kuşak kullanılmamıştı. Yapılan tamamen fotomontajlı bir fotoğrafın internete servis edilmesiyle yürütülen bir iftira kampanyasıydı.
Evladını kaybeden Milletvekili Sırrı Sakık'a yönelik çirkin yakıştırmalar işi iyice çığrından çıkardı.
Peki bu sorumsuzluk nereye kadar devam edecek? Bu soruyu internet ve bilişim güvenliği uzmanlarına ve hukukçulara sorduk. Ortak görüş, bilinçli kullanım konusunda eğitim verilmesi ve hukuki alt yapının bir an önce oluşturulması...
İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nde çalışan bir grup bilimadamı tarafından kriminal araştırmalara yardımcı olmasının yanında bir ağ içerisinde dolaşan dijital bilgi ve salgın türü kaynakları tanımlayabilen bir algoritma geliştirildi. Araştırmacı Pedro Pinto, The Physcal Review Letters isimli dergide yayımlanan araştırmayla ilgili bilgiler verdi. Geliştirilen algoritmayı kullanarak internette bir ağ içindeki sınırlı sayıda üyeleri dinleyip her türlü kaynağa ve belgeye ulaşılabildiğini belirtti. Pinto, şunları söyledi: 'Facebook'ta senin hakkında bir dedikodu yüzlerce kişiye, hatta ailene kadar ulaştı. Dedikoduyu başlatan kişiye mesajı alan arkadaşlarından 15-20 tanesinin mesajına bakarak ve işin içine zaman faktörünü de ekleyerek algoritma bilginin peşine düşüyor ve kaynağı buluyor.' Pinto'nun dikkat çektiği algoritmanın Twitter'daki uydurma haberler için ilk kaynağa ulaşmada da kullanılabileceği belirtiliyor.
Söylentiyi İlk Yayan Bulunmalı
Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat Gökhan Ahi: Sosyal medya binlerce kişiye anlık tepki verebilen bir yapıya sahip olduğu için manipülatif kullanıma açık. Birçok sosyal medya kullanıcısı bir içeriği paylaşırken neye hizmet ettiğini bilmiyor. Bilinçlendirilmiş bir sosyal medya kullanıcısı paylaşacağı içeriğin doğruluğunu kontrol edecektir. Diğer yandan linç kampanyasına karşı yasal düzenlemeler yapmak çözüm olmaz. Ancak kişilerin onuru zedelenirse hakaret suçundan soruşturma açılabilir.
IP Adresiyle Tespit Mümkün
Adli Bilişim Hizmetleri Uzmanı Mustafa Sansar: "İnternette yalan haber yayan ve bu durumu internet lincine dönüştürenler IP adresi üzerinden tespit edilebilir. Ancak iletiyi kimin gönderdiğini yüzde yüz tespit etmek mümkün değil. Twitter üzerinden yapılan paylaşımlarda ilk twiti atan kullanıcıya ulaştıktan sonra çeşitli yöntemler uygulanarak IP tespiti mümkün. İnternet suçlarının, mahiyetine göre cezaları mevcut. Tüm bunlara karşın internet yeteri kadar denetlenmiyor." dedi.
Ankara Barosu Bilişim Kurulu Başkanı Avukat Nihat Karslı da, "Sosyal medyada linç operasyonları yaşandığında yasal mevzuat gereği siteye uyarı çekilerek içeriğin kaldırılması isteniyor. Ancak yasal düzenlemeler yapılsa da bu sorunun çözüleceğine inanmıyorum. İnterneti anlamayan insanların sürekli yasa çıkarıp interneti kontrol etmeye çalışması da tam tersi sonuçlara neden olabilir. İnternetin kendi mecrasında şekillenmesi daha iyi. Kullanıcılar kuralları kendileri koymalı. diye konuştu.
İnternetin Teksas'tan farkı yok
Bilişim Yazarı Musa Savaş ise, "İnternet ortamındaki sosyal medyanın Teksas'tan farkı yok. Amerika günümüze gelebilmek için nasıl badirelerden geçtiyse sosyal medyadaki Teksas sendromundan kurtulmamız için badireler atlatmamız gerekiyor sanırım. Yasal çerçeve oturduktan sonra rayına girecektir. İnsanlık karşılaştığı yeni olguyla ilgili gelişmeleri süreç içinde kurala oturttu. Kural şu an için yok. Herkes vurduğuyla kalıyor ama böyle gitmesi doğru değil." şeklinde konuştu.
Tüm İnternet Derneği Başkanı Füsun Nebil ise, "Sosyal linç konusu bugünün meselesi değil. İnternetten önce de hayatımızda vardı. 30 yıl önce 'Sakallı bebek doğdu, dünyanın sonu geldi' haberleriyle uyanıyorduk. Sakallı bebek söylentisini kimin çıkardığı bulunamamıştı. Ancak internette her şeyi bulmak mümkün. İnsanlar bilmediği bir konuyu konuşurken dikkatli olmalı. Hiçbir şeyin gizli olmadığı unutulmamalı. İnternet üzerinde hiçbir şeyi kaybedemezseniz, takip eder ve edilirsiniz." dedi.
İlk 'Twit'i atan yanacak
İnternet Stratejisti Atıf Ünaldı, "Linç kampanyalarını önlemek için İsviçre'de geliştirilen algoritma önem taşıyor. Bu yazılımla, nefret söylemlerini ilk kimin yaydığı ortaya çıkıyor. Yine aynı yazılım bizlere kampanyanın iyi niyetli mi yoksa kötü niyetli mi olduğunu analiz edebiliyor. Çamur atma, yalan haber üretme eylemlerinin arkasında genelde bir veya birkaç kişi olur. Yalan haberlerin ilk kimden geldiği yazılımla belirlenebilir. Böylelikle uydurma bilgilerin dalga dalga yayılması önlenebilir." diye konuştu.
Kaynak: TRT Haber
15 Haziran 2012 Cuma
İşte RTÜK'ün kara listesi
RTÜK Uzmanı Fatih Yalçın, şiddet içeren ve gençleri şiddete teşvik eden fillmlerden oluşan "kara liste" hazırladı.Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ( RTÜK ), televizyonlara şiddet içerikli yayınlar ve filmler için birbiri ardına ceza yağdırırken, RTÜK Uzmanı Fatih Yalçın tarafından şiddet içeren ve gençleri şiddete teşvik eden filmlerden oluşan, “kara liste” hazırlandı. Yalçın’ın, “uzmanlık tezi” olarak hazırladığı 167 sayfalık raporda, yerli ve yabancı hangi filmlerin şiddet içerdiği ve izleyenleri bu yönüyle olumsuz etkilediği anlatıldı. Buna göre, yabancı filmler arasında listebaşını ünlü yönetmen Oliver Stone’un yönettiği “Katil Doğanlar” adlı film aldı.
Listede yerli yapımlar arasında da ilk sırayı Kurtlar Vadisi aldı. Çizgi filmlerin de nasibini aldığı listede “şiddete teşvik ettiği” vurgulanan başlıca ünlü çizgi filmler, “Power Rangers, Ninja Kaplumbağalar, Batman , He-Man, Pokemon” şeklinde sıralandı.
TV’lerde çocukların izleyeceği saatlerde yayınlanan yapımların yüzde 30’u aşan oranda “şiddet içerdiğinin” aktarıldığı raporda, şu çarpıcı değerlendirmelerde bulunuldu:
- Rezervuar Köpekleri, Licence to Kill, Katil Doğanlar gibi filmleri izleyen çok sayıda genç, şiddet ve suç olaylarına karışmışlardır. Hiç şüphesiz ki bu filmlerin, izleyen herkeste aynı etkiyi yaratacağını söylemek zordur. Ancak bu filmlerden etkilenenlerin gerçekleştirdiği ya da karıştığı şiddet olayları da azımsanmayacak ölçüdedir. Bu filmler doğrudan şiddete sebep olmasa bile, şiddet gerçekleştirme şekilleri hakkında ilham verdikleri kesindir. Bugün bu film ve dizilerdeki şiddet görüntüleri kanıksanmış görünmektedir. Televizyonlarda her geçen gün daha çok şiddet görüntüsü yer almakta; bunu kanıksayan izleyici de daha çok şiddet talep etmektedir. Ülkemizde çok izlenen televizyon kanallarının prime time kuşağını Kurtlar Vadisi, Tek Türkiye , Güz Gülleri, Behzat Ç ., Arka Sokaklar, Adanalı, Ezel, Kollama gibi şiddet içeriği yoğun dizilerin işgal ettiği görülmektedir.
- Power Rangers, Ninja Kaplumbağalar, Batman, He-Man, Pokemon gibi dünyanın pek çok ülkesinde gösterilen Japon çizgi filmlerinde ana unsur hep şiddettir. Çizgi filmlerdeki sempatik, iyi kalpli, güçlü, sihirli güçleri olan ana karakterler, genellikle kurbanı oynamakta ve her haksızlığa uğradıklarında şiddeti problem çözme yöntemi olarak kullanmaktadır. Böylelikle şiddet, çocuklara tek problem çözme yöntemi olarak sunulmaktadır.
- Ülkemizde meydana gelen bir olay, çocukların çizgi filmlerden ne denli etkilenebileceklerini göstermesi açısından manidardır. 20 Ekim 2000 tarihli bir gezetede yer alan haberde, Pokemon çizgi filmine özenen çocuğun durumu şu sekilde aktarılmaktadır: “Pokemon Gibi Atladı. Tüm dünya çocuklarının bir numaralı çizgi filmi Pokemon, Mersin’de faciaya neden oluyordu. Mezitli beldesinde yaşayan, Ağırbaş ailesinin 4 yaşındaki oğlu Ferhat, Pokemon çizgi filmindeki kahramanlara özenerek uçmayı denedi. Oturduğu apartmanın 7. katından atlayan Ferhat’ın yalnızca sol ayağı kırıldı.”
BEHZAT Ç . ŞİDDET İÇERİĞİ YOĞUN DİZİLER ARASINDA GÖSTERİLDİ
Çocuğu agresif hale getiriyor. Raporda, araştırmalara da yer verilerek, şiddet içeren yapımların çocuklar üzerindeki etkileri de sıralandı. Bu olumsuz etkilerden bazıları şöyle:
- Çocuklar, ağrıya ve şiddete daha az duyarlı hale gelmektedirler.
- Çocukların empati yapma becerileri azalmaktadır.
- Çocuklar, kendilerini sarmalayan dünyanın korku dolu olduğuna inanmaktadır.
- Çocuklar, birbirlerine şiddet uygulayabilmekte, daha agresif davranabilmektedir.
- Şiddet programları izleyen çocuklar, yardım istendiğinde daha yavaş davranmaktadır.
- Kendisinden küçük çocuklara ve arkadaşlarına şiddet uygulayabilmektedirler.
- Oyun oynarken daha tahrip edici ve yıkıcı davranışlarda bulunabilmekte, oyunun kurallarına uymamakta, oyunda daha sabırsız davranabilmekte ve erken ayrılabilmektedir.
Kaynak: Radikal
28 Nisan 2012 Cumartesi
Tatlı yalan Nutella'ya pahalıya patladı
ABD’nin Californiya Eyaleti’nde bir mahkeme kalori bombası ürününe 'sağlıklı' reklamı yaptığı için cezaya çarptırıldı. Nutella kavanoz başına 4 dolar ödeyecek.
Nutella'ya 'yalan' cezası Kalori bombası ürününe 'sağlıklı' diye reklam yaptı ve sonrasında cezaya çarptırıldı.
ABD’nin Californiya Eyaleti’nde bir mahkemenin aldığı karara göre 1 Ocak 2008 ile 3 Şubat 2012 arasında Nutella yediğini beyan eden ABD’lilere, en fazla 20 dolar olmak üzere, şirket kavanoz başına 4 dolar tazminat ödeyecek.
San Diegolu Athena Marnae Hohenberg şubat ayında Nutella reklamlarında ürünün besleyici ve sağlıklı olarak takdim edilmesinin tüketiciyi yanılttığını iddia ederek üretici firma aleyhine dava açmıştı. Sadece iki kaşık Nutella’da 200 kalori bulunduğunu öğrenince “şoke olduğunu” belirten Hohenberg 4 yaşındaki kızının da bu durumdan zarar gördüğünü açıklamıştı.
Bu iddiaları haklı bulan mahkeme firmanın San Diegolu anneye 3 milyon dolar, diğer tüketicilere de kavanoz başına 4 dolar tazminat ödemesine karar verdi. Reklamların yanlış yönlendirmesi yüzünden mağdur olan tüketiciler tazminat taleplerini 5 Temmuz’a kadar internet üzerinden bildirebilecek.
HABER7
4 Mart 2012 Pazar
Tebrikler! 200 bin lira ceza
Reklam Kurulu, indirim ve hediye vaatleri ile cep telefonlarına, “Tebrikler! kol saati kazandınız, Tebrikler! fotoğraf makinesi kazandınız... Hemen arayın” şeklinde SMS gönderen 13 firmaya toplam 200 bin lira para cezası verilmesini kararlaştırdı.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu, son zamanlarda cep telefonu kullanıcılarına, “Tebrikler! hediye kol saati kazandınız. Hem kol saatinizi alın, hem de elektrik faturanızda indirimden yararlanın”, “Tebrikler! Ücretsiz dijital fotoğraf makinesi kazandınız. Ücretsiz hediyenizi ve tasarruf cihazınızı almak için hemen arayın...”, “Tebrikler! Taraftar formasını hediye olarak kazandınız” şeklinde SMS göndererek vatandaşları aldatmaya çalışan şirketleri mercek altına aldı.
Söz konusu mesajların, tüketicilerin istekleri dışında gönderildiğini tespit eden Kurul, bu konuyla ilgili olarak geçen yıldan bu yana toplam 313 tüketici şikayetini kayda aldı. Reklam Kurulu, bu tür mesajlarda tüketicilerin kol saati, fotoğraf makinesi veya forma hediyesi vaat edilerek belirli telefon numaralarını aramaya yönlendirildiğini ve bu sayede elektrik tasarrufundan indirim sağladığı iddia edilen “elektrik tasarruf cihazı”nın satışının yapılmaya çalışıldığını belirledi.
Cihazlar, elektrik faturalarında azalmaya yol açmıyor
Reklam Kurulunca idari ceza verilmesinin gerekçelerinden biri; “Elektrik İşleri Etüd İdaresinden alınan görüş çerçevesinde satışı yapılan elektrik tasarruf cihazlarının nihai tüketicilerin elektrik faturalarında herhangi bir azalmaya yol açmadığının tespit edilmesi ve bu nedenle söz konusu mesajların gerçeği yansıtmaması ve tüketicileri aldatıcı nitelikte olması” şeklinde belirtildi.
Verilen idari cezanın bir diğer gerekçesi ise mesajlarda vaat edilen hediyenin piyasa değerinin ve bu durumun ne kadar süreyle geçerli olacağı hususunun belirtilmemesi oldu.
Gerekçede, bu tür mesajlarda, Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin ilgili maddesindeki, “Reklamı yapılan mal veya hizmetlerin satın alınması halinde müşteriye ayrıca hediye mal veya hizmetlerin veya ikramiyelerin de verileceği belirtiliyorsa, hediyeli veya ikramiyeli mal veya hizmetlerin piyasa değeri ve bunun uygulanma süresinin açıklanması, hediye mal veya hizmetlerin veya ikramiyelerin verilmesine ilişkin reklam veya ilânda süre ile ilgili açıklamanın dışında herhangi bir koşulun ileri sürülmemesi gerekir” hükmüne aykırı davranıldığına atıfta bulunuldu.
Şirketlere 6 bin 876 lira ile 73 bin 966 lira arasında ceza uygulandı
Tüketici başvurularından yola çıkılarak yapılan araştırmalarda; tüketicilerin yönlendirildiği telefon hatlarının sahibi olduğu tespit edilen 13 firmaya 6 bin 876 lira ile 73 bin 966 lira arasında değişen toplam 200 bin lira idari para ve durdurma cezaları verilmesi kararlaştırıldı.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, reklamların hukuka ve etik ilkelere uygun olması gerektiğine dikkati çekerek, tüketicileri aldatan ve yanıltan reklam veren şirketlerin, uzun vadede piyasada tutunamayacağını söyledi.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ayıplı malın tarifinin yapıldığını anlatan Yazıcı, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında nitelik veya niteliği etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan, maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren malların, ayıplı mal olarak kabul edildiğini hatırlattı.
Tüketicinin hakları ve izleyeceği yollar
Tüketicinin bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız olanla değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahip olduğunu ifade eden Yazıcı, satıcının da tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlü olduğunu söyledi.
Tüketicinin bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm veya yaralanmaya yol açan veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde üreticiden tazminat isteme hakkına da sahip olduğunu belirten Yazıcı, söz konusu elektrik tasarruf cihazını satın alan, ancak elektrik faturalarında azalma meydana gelmemiş tüketicilerin, bu haklarını kullanmak amacıyla değeri 1.161,67 liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine müracaat edebileceklerini kaydetti. Yazıcı, bu heyetlerin vereceği kararın tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu sözlerine ekledi.
Ceza alan şirketler
Tüketicilere yollanan telefon mesajlarının ve bu mesajları gönderen şirketlerin internet sitelerinde yer alan tanıtımların mevzuata aykırı olması nedeniyle idari para cezası alan firmalar şöyle:
“Point İletişim Danışmanlık Hizmetleri, Point İletişim Elektronik Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Alfa Tek Enerji Teknoloji Hizmetleri, LTS Bilgisayar Bilişim ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi, Nek Tek Teknoloji Pazarlama Ticaret Limited Şirketi, Reks Elektrik ve Elektronik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Bacell Teknoloji, Toptan Medikal Aletler Ticaret Şirketi, Doğan Teleshopping Pazarlama Ticaret AŞ, SYS Çağrı İletişim Teknolojileri Hizmetleri Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi, Aba Teknoloji Elektrik Dış Ticaret ve Limited Şirketi, HES Bireysel Pazarlama, Medikamed Sağlık Ürünleri Limited Şirketi.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















