emsal karar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emsal karar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Eczacıbaşı firmasına ait Vitra marka bataryaların ayıplı olduğunu mahkeme onayladı

Eczacıbaşı-Vitra firmasına 04.02.2013 tarihinde tüketici mahkemesinde açtığım dava ekteki kararda görüldüğü üzere lehime sonuçlanmıştır. Olayın özeti; Eczacıbaşı marka lavabo ve banyo bataryalarında takıldıktan kısa bir süre sonra kararmalar meydana gelmiştir. Gerek yetkili servis gerekse Eczacıbaşı "malzemeler 5 yıl garanti kapsamında olmasına rağmen" kararmaların kimyasal temizlik malzemelerinden kaynaklanan kullanım hatası olduğunu belirtmiştir.

Tüketici hakem heyetinden kesin sonuç alamayınca, 04.02.2013'te tüketici mahkemesine müracaat ettim. Mahkemenin tayin ettiği 2 bilir kişi de bataryaların gizli ayıplı ve üretim hatalı olduğu kanaatine vardı.

Aynı sebeple tüketici köşelerinde çok fazla şikayet vardır ve bütün şikayetlere verilen cevaplarda "temizlik malzemesi kaynaklı kullanıcı hatası" denilmektedir.

Eczacıbaşı'nın bundan böyle müşteri ilişkileri politikasını gözden geçirmesini, modern ve tüketiciden yana geliştirmesini temenni ediyorum.

Yardımlarınız için teşekkürler. Kolay gelsin.

Serap Selda Tekin





4 Şubat 2014 Salı

Diyanet Ayıplı Hac ve Umre Hizmetleri Nedeniyle Aldığı Ücretleri Geri İade Edecek

Diyanet İşleri Başkanlığı artık ayıplı hac ve umre hizmeti nedeniyle aldığı ücretleri vatandaşa ve özel hac şirketlerine geri iade etmek zorunda.

Ankara Etimesgut Kaymakamlığı Tüketici sorunları Hakem Heyetinin hacı adayı lehine verdiği ücret iadesi kararına karşı Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yapılan itirazı değerlendiren Ankara 8. Tüketici Mahkemesi yapılan itirazı esastan reddetti.

Bu karar kesin karardır ve konusunda emsal teşkil etmektedir. Türkiye'de bu konuda verilmiş ilk ve tek mahkeme kararıdır.




İlgili Haber: Hac ya da Umre hizmetinden memnun kalmayanlar, hizmet bedelini iade alabilecekler

16 Ekim 2013 Çarşamba

Alışveriş merkezindeki hırsızlıktan alışveriş merkezi sorumlu

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, gazeteci Gülperi Erçetingöz'ün çantasının çalındığı alışveriş merkezi aleyhine açtığı 75 bin lira tazminat davasını reddeden yerel mahkemenin kararını bozdu.

Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, "Sıradan bir iş yeri olmayan davalı şirkete ait mağazanın, gelen müşterinin mal güvenliğini ve özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğüyle korumak ve kollamak zorundadır" denildi.

Gazeteci Gülperi Erçetingöz, 4 Nisan 2009'da, kızıyla Ümraniye'de bir alışveriş merkezine gitti. Erçetingöz, elektronik bölümünde alışveriş yaparken çantasını, alışveriş yaptığı sepetli arabanın içine koydu.

Kısa bir süre sonra çantasının çalındığını fark eden ve kızıyla birlikte mağazanın güvenlik personeline başvuran Erçetingöz, alışveriş yaparken kendisini takip eden bir şahıstan şüphelendiğini belirterek, bu kişinin yakalanması için kapıların kapatılmasını ve güvenlik kameralarına bakılmasını talep etti.

Bu talebi kabul edilmeyen Gülperi Erçetingöz, hırsızlık olayının yaşanmasından bir süre sonra avukatı Ömer Durak aracılığıyla İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nde, hırsızlıktan doğan zararının karşılanması için tazminat davası açtı.



18 bin lira değerinde pırlanta yüzük

Dava dilekçesinde, çalınan çantanın içinde "18 bin lira değerinde tek taş pırlantalı altın yüzük, 2 bin liralık iki cep telefonu, şahsi araca ait kontak anahtarı, ruhsat, 700 lira nakit para, 600 lira değerinde makyaj malzemesi ve iki güneş gözlüğü" bulunduğu belirtilerek, davalı şirket yöneticilerince, güvenlik kameralarından hırsızın eşgalinin belirlenmesi talebinin, "mağazanın içinde güvenlik kamerası olmadığı" gerekçesiyle reddedildiği aktarıldı.

Dilekçede, 25 bin lira maddi ve 50 bin lira manevi olmak üzere toplam 75 bin lira tazminatın, hizmet kusuru bulunan davalı şirketten alınarak davacı Erçetingöz'e verilmesi talep edildi.

5 bin liralık hediye çeki iddiası

Davalı şirket tarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde, mağazada her türlü güvenlik önleminin bulunduğu belirtildi.

Davada tanık olarak dinlenilen davacı Gülperi Erçetingöz'ün kızı, "annesinin 18 bin liralık yüzükle alışveriş yapmak istemediği için çantasına koyduğu, avizelerin reyonunda çantayı arabaya bıraktığı, arabayı kendisinin tuttuğu, avizeleri seçerken 15 saniye içinde arkasını döndüğü sırada çantanın alındığını fark ettiği ve güvenlik görevlisine bildirip şüpheliyi kişiyi söylediği"ni ifade etti. Erçetingöz'ün kızı, mağaza yetkililerinin olayın kapanması için kendilerine 5 bin liralık hediye çeki teklif ettiğini ve çantanın fiyatıyla bile eşdeğer olmayan bu teklifi reddediklerini anlattı.

"Davacı ve eşi gazeteci olduğu için.."

Davayı karara bağlayan İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi Hakimi Sevtap Kaya, davanın reddine ve mahkeme masraflarının davacı Erçetingöz'ün üzerinde bırakılmasına karar verdi.

Gerekçeli kararda, davacının eşyalarının güvenliğinden sorumlu olduğu vurgulanarak, davalı mağazanın, alışveriş için iş yerine gelen müşterinin mal güvenliğini, özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını, asgari özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak yükümlülüğü bulunduğu kaydedildi.

Kararda, ancak kişinin kendi kusuru ile sebep olduğu zarara katlanmasının genel hukuk ilkelerinden olduğu hatırlatılarak şöyle devam edildi:

"Davacı kendi muhafazasında olan çantasını alışveriş yaptığı mağazaya ait alışveriş arabasının içine kontrolsüz olarak bırakarak çalınmasına imkan vermiştir. Beyanlara göre çantanın kendisi ve içindekiler çok değerlidir. Davacının kendisi ve eşinin gazeteci olduğu, davacı vekilinin beyanlarından anlaşılmaktadır. Türkiye'de ve özellikle İstanbul'da alışveriş merkezlerinde alışveriş arabalarına müşterilerin özel eşyalarının konulmaması için sıklıkla anonsların yapıldığı, müşterilerin uyarıldığı bilinmektedir. Davacı ve eşi gazeteci olduğu için sık sık yazılı ve görsel basında alışveriş arabalarından yapılan hırsızlıklara ilişkin haberlerin çıktığını, bunlardan haberdar olduklarını kabul etmek gerekir. Davacı kendi muhafazasında bulunan, içinde değerli eşyalarının bulunduğu, sırf kendisi bile değerli olan çantasını alışveriş arabasının içine bıraktığını beyan etmiştir. Üstelik davacının tanık olan kızının ifadelerinde, kendilerini takip eden şüpheli bir şahsın arkalarından mağaza içinde kendilerini takip ettiği, alışveriş arabasının üzerinden uzanarak reyondan malzeme almaya çalıştığının gördüklerini ancak önemsemediklerini söylemişlerdir. Bu dahi çantanın çalınmasında davacının olayda ağır kusurlu olduğunu göstermektedir."

 "Kolayca çalınma imkanı yarattı"

Davacı Erçetingöz'ün hırsızlık olabilecek bir ortamda çantasını daha güvenli bir şekilde koruması ve daha dikkatli olması gerektiği aktarılan kararda, "Davacı çantasını içindeki değerli eşyaları olduğu ve eşgalini net verdikleri şüpheli bir kişinin kendilerini takip ettiğini fark edip sık sık alışveriş arabasının üzerine uzandığını görmesine rağmen, kontrolsüz bir şekilde alışveriş arabasına bırakarak, kolayca çalınma imkanı yaratmıştır. Bu durumda şüphelendiği şahsı güvenlik görevlilerine çalınma hadisesi olmadan bildirmemiş olması, eşyalarını ve çantasını arabaya koyması durumunda ağır kusurlu olan davacının bu sorumluluğunu davalıya yükletmek hakkaniyete aykırıdır" ifadeleri kullanıldı.

Yargıtay'ın "mal güvenliği" kriteri

Davacı Gülperi Erçetingöz'ün avukatı Ömer Durak, yerel mahkemenin kararını temyiz etti.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını davacı lehine oybirliğiyle bozdu. Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, sıradan bir iş yeri olmayan davalı şirkete ait mağazanın, gelen müşterinin mal güvenliğini ve özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğüyle korumak ve kollamak zorunda bulunduğu kaydedildi.

Kararda, davalı şirkete ait iş yerine gelen müşterinin yapılan reklam ve hizmete güvenerek geldiği, müşterilerin davalının hakimiyeti alanında olduğu ve müşterilerin zararlandırıcı eylemlerden korunması gerektiği kabulünün zorunlu olduğu vurgulandı.

İş yerlerinin öncelikle kişilerin kişisel eşyalarını korumada kendilerinden beklenen özeni gösterdiklerini kanıtlamalarının gerektiği ve sonrasında da tarafların olayda kusur ve sorumluluğunun incelenmesi gerektiği belirtilen kararda, "Maddi tazminat istemi yönünden tarafların müterafik kusur oranlarının tespiti yönünde inceleme yapılarak hasıl olunacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir" denildi.

"Özenli davranmak zorunda"

Yüksek Mahkeme'nin kararını değerlendiren Gülperi Erçetingöz'ün avukatı Ömer Durak, Yargıtay'ın kararının marka ve belirli tanınmışlığa ulaşmış mağazaların, müşteri güvenliği açısından çok daha özenli davranmak zorunda olduklarını gösterdiğini ifade etti.

Durak, "Bu kararın kesinleşmesinden sonra bütün büyük mağazalarda oluşabilecek hırsızlık olaylarında mağazaların sorumluluğu söz konusu olabilecek ve bu karar içtihat haline gelebilecektir" dedi.

Kaynak: Hürriyet

9 Temmuz 2013 Salı

Hac ya da Umre hizmetinden memnun kalmayanlar, hizmet bedelini iade alabilecekler

Tüketici Sorunları Hakem Heyeti hacı adayının müracaatı üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı'nı ayıplı hizmeti nedeniyle haksız buldu. Kararın Türkiye'de bir ilk olduğunu tahmin ediyoruz. Bundan sonra emsal niteliğindeki bu karar sayesinde hizmetten memnun kalmayanlar Hac ya da Umre hizmeti için ödedikleri bedeli iade alabilecekler.

İşte Ankara Etimesgut Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında verdiği emsal karar:




T.C.
ETİMESGUT KAYMAKAMLIĞI
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı

KARAR TARİHİ: 24.06.2013
KARAR NO : 38 

KARAR

BAŞKAN
Cumali ATİLLA
Kaymakam
ÜYE
Refik GÜRBÜZ
Belediye
ÜYE
Mehmet KARABIYIK
Baro
ÜYE
Musa PİRECİ
ATO
ÜYE
Yalçın YILANCI
Tüketici Hakları Der.


RAPORTÖR: F.AKBULUT

TÜKETİCİNİN ADI VE SOYADI: Mehmet KAYHAN - (T.C. :.....................)

TÜKETİCİNİN ADRESİ: Erler Mah. Dumlupınar Bulv. ..... Etimesgut/ANKARA

ŞİKAYET EDİLEN: T.C.BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
ADRESİ: Üniversiteler Mah. Dumlupınar Bulv. No:147/A Çankaya/ANKARA
ŞİKAYET KONUSU: Ayıplı Hizmet
ŞİKAYET TARİHİ: 02.01.2013

OLAYIN ÖZETİ : Tüketici 2012 yılında T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığına Suudi Arabistan Krallığınca tanınan kontenjan dışında, Suudi Arabistan Krallığı Ankara Büyükelçisi kontenjan dahilinde aldığı özel hac vizesi ile 2012 yılında 365 ABD doları karşılığı verilen beşli formu T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığından satın aldığını belirtmiştir. Suudi Arabistan'a ait uçakla giderek hiçbir şirkete bağlı olmadan hac vazifesini yerine getirerek 08.11.2012 tarihinde Ankara'ya dönüş yaptığını, ancak Diyanet İşleri Başkanlığından 365 dolar karşılığı verilen beşli formu Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığından almasına rağmen sunulması gerekli hizmetleri talep etmesine karşın bu hizmetlerden olan Suudi Arabistan Cidde Havalimanından Mekke'ye otobüs ile gidiş ile Mekke'den Medine'ye gidiş hizmetini içeren iki kuponu kullandığını belirtmiştir. Kalan üç kuponu 13.11.2012 tarihli dilekçesine ekleyerek ilgili kuruma iletmiş ancak beş sayfanın eksiksiz olarak ibrazının istemiyle reddetmesi ve akabindeki sözlü görüşmelerinde Cidde Havalimanında Suudi Arabistan yetkililerince alman ilk kupondan sonra bu paranın Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığınca Suudi Arabistan Krallığına ödenildiği gerekçesiyle ödenemeyeceği tarafına bildirilmiş olup ancak ödeme yapılmaması sebebiyle hakem heyetimize başvurarak kullanmadığı üç adet kupon örnekleri ile bedelden indirim talebinin kabul edilerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere 250 ABD Dolarının iadesini talep etmiştir.

ŞiKAYET EDİLENİN SAV.ÖZETİ : İlgili kurum 28.01.2013 tarihli ve 38 sayılı savunma yazımıza yazılı ve sözlü cevap vererek; Müşteki, Mehmet Kayhan'ında arasında bulunduğu 29 kişilik grup kendi imkanları ile hac vizesi aldıklarını, Başkanlıkları ve herhangi bir acentaya tabi olmadan hacca gideceklerini, her türlü sorumluluğun kendilerine ait olmak üzere Başkanlığın Beşli Form ile Hac Kimlik Kartı düzenlenmesini talep etmeleri üzerine, söz konusu belgelerin hazırlandığını, Mehmet Kayhan, 13.11.2012 tarihli dilekçesi ile Başkanlığa müracaat ettiğini, başkanlığın tanzim edilen Beşli formu kullanmadığını, 251 USD Beşli Form bedeli ile 114 USD iadesini talep etmiş; müştekinin dilekçesi eki fotokopi olan formların eksik olduğu, çek bedelli olan formların, beş sayfanın tam ve asıllarını Başkanlığa ibraz etmesi halinde kendisine gerekli iade yapılacağının ifade edildiğini belirtmiştir. Müşteki, beşli formlardan bazılarım kullanması sebebi ile tamamını Başkanlığa teslim etmediği, hangi hizmetlerden yararlanamadığını da ispat edemediğini 251 USD karşılığı alması gereken hizmetlerden yaralandığı sonucunun çıktığını beyan ederek söz konusu ücretin ödenmesinin mümkün olmadığını heyetimize sunmuştu.

İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık konusunun 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 22. Maddesi hükümlerine göre Tüketici Hakem Heyetinin görev, yetki ve çalışma alanında olduğu görülmüştür. Dosya üzerinde yapılan incelemede; TKHK'nun 4/A. Maddesi "Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydalan azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir." Hükümleri gereği; tüketicinin 365 ABD doları karşılığı beşli form ile bazı hac hizmetlerinin temini için Diyanet İşleri Başkanlığının maktu sözleşme kapsamında hizmeti satın aldığı, hizmetin ifasında ayıplı hizmet sunulduğu tespit edilmiştir.

KARAR 
1- Dilekçenin görüşülrnesinin Kabulüne; 
2- 4822 Sayılı kanunla değişik 4077 sayılı TKHK' nın 4/A maddesi hükümleri gereği; tüketici beşli form ile sağlanan hizmetleri Diyanet İşleri Başkanlığı veya özel bir fırmanın organizasyonunda olmaması nedeniyle alamamıştır, oysa ki Beşli Form Türk Hacı adaylarına verilecek hizmetler için bedeli peşin ödenmiş hizmet karşılığı yetkililerce verilen kupondur. Hizmetin eksik alındığı sabit olduğundan tüketicinin talebinin Kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere (251USD/5=50,2*3=150,6 USD) 150,6 USD bedelin ilgili kurum tarafından tüketiciye iade edilmesine, 
3- Tarafların kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Tüketici Mahkemelerine itiraz yolları açık olmak kaydıyla, 4822 Sayılı Kanunla değişik 4077.Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22. maddesi uyarınca katılanların oybirliğiyle karar verildi. 24.06.2013 



Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılan itiraz Ankara 8. Tüketici Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Haberin ayrıntıları aşağıdaki bağlantıda.

Diyanet Ayıplı Hac ve Umre Hizmetleri Nedeniyle Aldığı Ücretleri Geri İade Edecek

6 Nisan 2013 Cumartesi

Boyalı aracın iadesi örnek mahkeme kararı


Eskişehir Yolu 12.km. No: 354 Ümitköy adresindeki TEKOTO PEUGEOT ANKARA bayisinden 20/08/2010 tarihinde sıfır olarak aldığımız boyalı ayıplı aracımızın satıcı TEKOTO PEUGEOT ANKARA bayisine geri iadesi ile ödediğimiz araç fatura bedelinin tarafımıza iade edilmesi talebimizi kazandık. Karar ektedir, ilgilenen benzer mağduriyeti olan dostlarımıza duyurulur.

Ortaya çıkan ayıp gizli ayıp niteliğinde ise, garanti süresinin dolmuş olması sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zaman aşımı süresinden yararlanılamaz.

Selamlar

Mehmet KAYHAN



Boyalı aracın iadesi örnek mahkeme kararı




20 Ocak 2013 Pazar

Dosya masrafı nasıl iade alınır?


2011 yılı Şubat ayında Antalya Manavgat Yapıkredi Bankası'ndan 75.000 TL lik kredi aldım ve halen ödemekteyim. O zaman benden dosya masrafı alınmıştı. Miktarını tam olarak hatırlamıyorum ama 2000 TL üstü ya da altında bir rakamdı. Bu kesinti yapılan paramı geri alma durumumun olasılığı var mıdır ya da nasıl bir yol izlemem gerekmektedir? Saygılarımı Sunarım.
                                                                               
Kürşat AĞCADAĞ



Söz konusu tutar 1191,52 TL'nin üzerinde olması durumunda Tüketici Mahkemesine başvurmalısınız. Tabi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine de başvurabilirsiniz. Ancak 1191,52 TL üzerindeki tutarlar için hakem heyetinin vereceği kararların bağlayıcılığı yoktur ama kuvvetli delil niteliği taşır. Öncelikle bankanızdan yapılan bu kesintinin net miktarını öğrenin ve bir dilekçe ile tarafınıza geri ödenmesini talep edin. Dilekçenize dayanak olarak ta bizim paylaştığımız örnek yargı kararlarını ekleyin. Muhtemelen olumsuz yanıt vereceklerdir. Bu yanıtı da şikayet dilekçenize iliştirerek Tüketici Mahkemesine başvurunuz. Konu ile ilgili olarak Alo 175 Tüketici Hattını arayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

İlgili Haberler:

Konut kredisi yeniden yapılandırma ücreti ile dosya masrafının iadesi
Kredi kullananlar DİKKAT!
Tüketici mahkemesinden, konut kredisinde dosya masrafı alınamaz kararı
Kredi kullananlar, dosya masrafınızı iade alabilirsiniz
Konut kredisi dosya masrafınızı iade alın!
Tüketici Kredileri ve Dosya Masrafının İadesi
Tüketici Hakem Heyeti bankayı haksız buldu
Bankaya açtığı davayı kazandı

3 Eylül 2012 Pazartesi

Kredi kullananlar DİKKAT!

Yargıtay ve onlarca yerel mahkeme, bankaların kredi kullandırırken aldığı dosya ve diğer masrafların 10 yıl geriye dönük olarak ödenmesine hükmetti. Bunun için son 10 yılda kredi kullanan yaklaşık 12 milyon kişinin bir dilekçe ile bankaya başvurması yeterli...

Hükümet Tüketici Kanun Taslağı’yla bankaların aldığı masrafların kaldırılması için düğmeye basmıştı. Taslak kredi kartı aidatı, hesap işletim ve dosya ücreti gibi 31 farklı kategoride alınan ücretlerin kaldırılmasını öngörüyor. Yargıtay da zaten kredi kullanılırken vatandaştan alınan dosya masrafının haksız olduğuna karar vermiş, 10 yıl geriye dönük ödenmesine hükmetmişti.

12 milyonu ilgilendiriyor
Yargıtay kararına karşın dosya masrafı adı altında aldığı paraları geri ödemeyen bankalara yerel mahkemelerden de tokat gibi bir karar daha çıktı. Yerel mahkemeler verdikleri kararlarda her türlü kredi kullanıcısının geriye dönük olarak 10 yıllık kredi masraflarını alabileceğine hükmetmeye başladı. 10 yılda kredi kullanan 12 milyon vatandaş haktan yararlanacak.



Bankalar hâlâ kulak tıkıyor
Ancak bankalar hâlâ kararlara kulak tıkıyor. İşlem ücretlerine her gün yenisi ekleniyor. Kastamonu’dan Yozgat’a, Isparta’dan Adana’ya kadar son bir yılda birçok tüketici mahkemesinden masrafların iadesine yönelik onlarca karar çıktı. Bazı bankalar yapılan itirazlarla aldıkları kredi masraflarını iade etmeye başladı. Bazı bankalar ise ‘dava açın’ diyerek, müşteriyi kapıdan çeviriyor.

Ayrıca masraf isteyen var
Bazı bankalar tüketici hakem heyetini adres gösterirken, bazıları ödeme için geriye dönük ücret ve komisyon dökümlerini, döküm için ise 30-40 lira istiyor. Çünkü bankalar dökümanları saklamak zorunda. Bankalar, kredi sözleşmesinde masraf alınacağına dair hüküm yoksa ve istediği masrafın nedenini ispatlayamıyorsa vatandaştan aldığı ücretleri geri ödemekle yükümlü.


Bankaya Verilecek Örnek Dilekçe:



............................... Bankası ........................... İli ................................. Şube Müdürlüğüne,

Konu: Kredi masrafları iadesi.

Bankanızın .............. numaralı kredi müşterisiyim. Her kredi işleminde bankanıza, anılan krediye ait kredi masrafını ödemekteyim. Ancak, çeşitli mahkemeler ve Yargıtay kararlarıyla “Kredi masraflarının haksız şart niteliğinde ve tüketicilerden tahsilinin haksız olduğu sabitlenmiştir.”

Bu çerçevede;

  1. Şimdiye kadar bankanıza yaptığım tüm kredi masrafları ödentilerinin on yıl geriye dönük dökümünün bir listesinin verilmesini,
  2. On yıl geriye dönük olarak kesilen masraf ücretlerinin toplamının yasal faizi ile tarafıma iadesini,

Aksi taktirde alacağımın faiziyle birlikte tahsili için her türlü mahkeme masrafları ve avukatlık ücretlerini bankanızdan tahsil etmek üzere yasal yollara başvuracağımı bildiririm.

Saygılarımla,

                                                                                                                  ..../...../2012

                                                                                                                      İmza
                                                                                                                   Ad Soyad
Adres:........................                                                                                    


26 Ağustos 2012 Pazar

Aldığı sıfır otomobil sonradan boyalı çıktı!

Yeni aldığı otomobilin kaputunun sonradan boyandığını fark eden Selcan Öğretmen, dünya devini dize getirdi.


SIFIR ARACIN KAPUTU SONRADAN BOYANMIŞ ÇIKTI
Bir tek o başardı. 32 yaşında bir öğretmen. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selcan Çelik. Ankara'dan büyük bir markanın Opal adlı bayisinden 2010 yılında aldığı araç, Mayıs'ta teslim edilmesi gerekirken Temmuz ayında teslim edilince kuşkulandı önce. Aynı markanın bir başka bayisine götürdü aldığı aracı, inceletti ve motor kaputunun sonradan boyandığı söylendi kendisine. Yazılı bir rapor verilmesini istedi ancak bayi vermek istemeyince, el yazısıyla bir kağıda yazmaya ikna etti onları.

"SIFIR ARACIN KAPUTUYLA SİZİNKİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Bayiden aldığı bu yazıyla arabayı aldığı kendi bayisine gitti ve aracı iade etmek istediğini söyledi Selcan Öğretmen. Ancak bayi yetkilileri iadenin mümkün olmayacağını, bölge müdürüne durumun bildirileceğini söylediler. Öğretmenin kararlığı halini görünce, "Size sıfır bir araç bulacağız, onun kaputuyla sizinkini değiştireceğiz" dediler. Ancak öğretmen, 'beni yaktılar, şimdi başkasını yakacaklar, bu haksızlığı kabul etmem mümkün değil' diyerek reddetti kendisine sunulan bu teklifi.

Bu arada şirketin yurtdışındaki merkezine bildirdi yaşadığı durumu. Oradan gelen baskıyla Türkiye'deki bölge müdürü Ankara'ya gelerek görüştü Selcan Öğretmen ile. Ancak o da boyanın orijinal kalınlığında olduğunu , dilerse 4 bin TL kadar fark vererek 2011 model araç verebileceklerini teklif etti kendisine.



ARABASINA PANKART ASTI, 1 HAFTA DOLAŞTI
Selcan Öğretmen bunu da kabul etmedi. Başına gelen bu durumu protesto etmek için arabanın üzerine bir pankart asarak, 1 hafta Ankara sokaklarında dolaştı. Hakkını mahkemede aramaya karar verdi.

FİRMAYI DA BAYİYİ DE DAVA ETTİ
22 Ekim 2010'da Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak hem bayiyi hem de şirketi dava etti. Dava dilekçesinde, aldığı aracın boya kalınlığının 230 mikron olduğunun bizzat bayi tarafından tespit edildiğini belirterek, fatura bedeli olan 35 bin lirayla birlikte, boya koruma, plaka masrafı, eğitime katkı payı ve sigorta bedeliyle birlikte 36 bin 550 liranın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etti.

Davalı şirket vekili ise savunmasında boyanın orijinal olduğunu, bayi tarafından verilen belgenin 'aracın ayıplı ürün' olduğu anlamına gelmediğini ileri sürerek davanın reddini istedi.

BİLİRKİŞİ DE TESPİT ETTİ
Dava bilirkişiye intikal etti. Bilirkişi raporunda motor kaput üzerindeki boya kalınlığının 230 mikron olduğu; diğer bölgelerdeki ortalama kalınlığın ise 150-170 mikron olduğu tespiti yapıldı. Standart boya kalınlığının ise 90-160 mikron olduğu anımsatıldı.

VE HÜKÜM: "BU MAL AYIPLIDIR"
Mahkeme, 5 Temmuz 2011 tarihli kararında şirketin itirazını reddederek; bilirkişi raporu ışığında "180-230 mikron kalınlığındaki boya nedeniyle ürünün ayıplı olduğuna" karar verdi. Ayıbın üretimden kaynaklanan 'gizli ayıp' olması nedeniyle davacının bir kusuru olmadığı tespitini yaptı.

Ancak aracın satışından sonra yapılan kaza nedeniyle oluşan 350 TL'lik değer azalması düşüldükten sonra Selcan Öğretmen'in ödediği 35 bin 988 TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmetti.

YARGITAY KARARI
7. Tüketici Mahkemesinin bu kararı üzerine bayi ve şirket Yargıtay'a itiraz ettiler. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de Şubat 2012'de ayında aldığı kararında, yapılan itirazın yerinde olmadığına hükmederek, Mahkemenin kararını oybirliğiyle onadı.

ANKARA TİCARET ODASI'NDAN CEZA
Selcan Öğretmen, mahkeme kararıyla da yetinmedi. Ankara Ticaret Odası'na başvurarak, üyesi olan bayiyi şikayet etti. Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulunun yaptığı soruşturma neticesinde, 'satışa arz olunan malların niteliği veya miktarı bakımından gerçeğe aykırı beyanda bulunmak' ihlali nedeniyle 29 Eylül 2011 tarihli toplantısında bayiye 'kınama cezası' verdi.

BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÖDÜLÜ
Selcan Çelik, 'haklı tüketici' olarak sürdürdüğü bu mücadelesiyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 'bilinçli tüketici' ödülüne layık görüldü. Çelik, Bakan Hayati Yazıcı'nın da katılacağı ve bugün Ankara'da yapılacak 15.Geleneksel Tüketici Ödül töreninde ödülünü alacak.

MUTLAKA KONTROL ETTİRİN SAKIN VAZGEÇMEYİN
Öğretmen Selcan Çelik, bu olayın sadece kendisinin başına gelmediğini belirtirken, mahkemelere intikal etmiş onlarca dosya olduğunu söyledi. "Hakkınızı aramaktan sakın vazgeçmeyin" diyen Çelik, "Bu sadece büyük markalı arabalarda değil, tüm markalarda mümkün. Sıfır araba alacaksanız öncelikle bunu kontrol ettireceğinizi daha baştan firmaya söyleyin. Ve gerçekten de kontrol ettirin. Ayrıca böyle bir durumla karşılaştğınızda mutlaka bulunduğunuz ildeki Ticaret Odalarına şikayet edin. Böylece ilk defada 'kınama cezası' verseler bile suçun ikinci kez tekrarında bayilik belgesinin iptaline kadar ceza verebiliyorlar. Şikayet edin ki bayilikleri ellerinden alınsın" dedi.

Kaynaklar:
http://www.ensonhaber.com/aldigi-sifir-arac-ayipli-urun-cikinca-2012-04-12.html (12.04.2012)
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20320387.asp

Şikayet edilen otomobil OPEL Astra Hb Classic 1.3 ctdi

Kaynak: http://www.opelim.net/forums/showthread.php?t=70252

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Kredi kullananlar, dosya masrafınızı iade alabilirsiniz

Öğretmen Şamil Özkan, dosya masrafı adı altında bankanın aldığı parayı geri aldı. Özkan, çekilen krediye istinaden komisyon ve masraf adı altında toplam 400 lira kesildiğini öğrenince durumu Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı’na bildirdi.

Yapılan incelemelerin ardından Heyet, "Komisyon ve dosya masrafı adı altında alınan ücretlerin karşılığının bulunmadığı, bu miktarın bankanın kredi verilirken yaptığı mutat işlemlere yönelik olduğu anlaşıldığından, sözleşmede yer alsa da miktarlar açıkça sözleşmede yazılmadığından dolayı haksız şart söz konusu olup, bu ad altında alınan toplam 400 liranın tüketiciye iade edilmesi" şeklinde karar verdi.

Parayı Geri Almaya Değil, Haklılığını İspatlamaya Çalıştı

Şamil Özkan, çektiği krediden komisyon ve masraf adı altında 400 lira kesildiğini belirtti. Özkan, parayı ödemek zorunda kaldığında banka yetkililerine, "Bu nasıl pahalı bir dosyaymış ki, 400 lira yapıyor" diye tepki gösterdiğini anlattı.

Mart ayında Selçuklu Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı’na şikayetini ilettiğini kaydeden Özkan, kesilen paranın geri iade edileceğini öğrendiğinde çok mutlu olduğunu dile getirdi.

Kararın kesinleştiğini vurgulayan Özkan, "Haksız yere benden ve birçok tüketiciden dosya masrafı alındı. Açıkçası ben verdiğim paranın peşinde de değildim. Kararı maddi değil, hukuki açıdan bir zafer olarak görüyorum" diye konuştu.

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç ise bankalar tarafından yapılan bu tür kesintilere tüketicilerin dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Dinç, tüketicilerin hukuki açıdan haklarını aramaları gerektiğine de dikkati çekti.

1 Haziran 2012 Cuma

Tüketicinin konut kredisi zaferi

Konya Tüketici Mahkemesi, proje aşamasındaki konutlar için müteahhit firmanın anlaştığı bankadan konut kredisi çeken 20 kişinin belirtilen sürede evin teslim edilemeyeceği iddiasıyla açtığı dava üzerine satış ve kredi sözleşmesini iptal etti. Davayı kazanan müşterilere banka kullanılan kredi tutarını yasal faiziyle birlikte, müteahhit firma da peşinatı iade edecek.



Konya'da yaşayan Ahmet Köroğlu, 2007 yılında şehrin konut projeleriyle gelişen merkez Selçuklu ilçesi Yazır Bölgesinde Kalkan Yapı A.Ş.’nin satışa sunduğu Selçuklu Park Evleri adı verilen projeden konut satın almak için müteahhit firmayla anlaştı. 2009 yılının Eylül ayında daireyi teslim edeceğini beyan eden firma müşterisine bir bankadan konut kredisi kullandırdı. Daire bedeli 297 bin lira olan lüks ev için müteahhit firmanın anlaşmalı olduğu bankadan 60 ay vadeyle 267 bin 300 liralık konut kredisi çekti ve firmayla da ön protokol sözleşmesi imzalayarak 29 bin 700 liralık peşinat yatırdı. Aradan 1 yıl geçmesine rağmen projede hiçbir ilerleme olmadığını gören Köroğlu dolandırıldığı iddiasıyla Konya Tüketici Mahkemesine başvurarak, 'sözleşmenin iptali ve alacak' davası açtı.

Konut bölgesinde keşif yapan mahkeme heyeti konutların belirtilen tarihte teslim edemeyeceği yönünde görüş bildirdi. Mahkemede kişi ile firma arasındaki satış sözleşmesini ve banka ile yapılan kredi sözleşmesini iptal etti. Peşinat ve ödenen taksitlerin firma tarafından davacıya ödenmesine hükmetti. Yargıtay 13. Hukuk Mahkemesi de, Konya Tüketici Mahkemesi'nin verdiği kararı onadı.

20 KİŞİNİN KONUT KREDİSİ VE SATIŞ SÖZLEŞMESİ İPTAL EDİLDİ

Aynı konutlar bu kez firmanın adı Koras Gayrimenkul Yatırım A.Ş. olarak değiştirilerek satılmaya devam edildi. Konutların kendilerine verilen sürede teslim edilemeyeceği şüphesi duyan 20 kişi konut kredisi ve satış sözleşmesi iptali için Konya Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Dün görülen duruşmada firma avukatı 7 bloktan 1’inin tamamlandığını, 1 blokun yüzde 90’ının bittiğini belirterek, davanın reddedilmesini talep etti. Banka avukatları da davanın reddini talep etti.
Daha önce verdiği karar Yargıtay tarafından onanan Konya Tüketici Mahkemesi emsal teşkil eden kararını dikkate alarak tüketiciler lehinde karar verdi.

Mahkeme, taşınmaz alım satımına dair ön protokolü resmi şekle uygun olmadığından, konut kredisinin de tüketiciye bilgi formu verilmediğinden taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğine ve bileşik sözleşme olması nedeniyle sözleşmenin iptaline karar verdi.

Yıllık yüzde 18 oranında faizle 180 ila 280 bin TL arasında bankadan kredi kullandırılan tüketicilere ödedikleri kredi taksitleri faiziyle birlikte geri ödenecek. Müteahhit firmanın da peşinatları geri vermesine hükmedildi.
Kaynak: Haber FX

17 Mayıs 2012 Perşembe

Tüketici Mahkemesi: Yeniden yapılandırma ücreti alınamaz


Son zamanlarda bankaların tüketiciler aleyhine yapılandırma ücreti aldıkları ve tüketicileri bu durumdan mağdur oldukları maalesef bir gerçek. Bir banka aleyhinde yapılan icra takibi sonrasında bankanın takibe itiraz etmesi sonucunda açılan itirazın iptali davası mahkeme tarafından kabul edilmiş olup banka aleyhinde %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu kararın diğer tüketiciler için ve bankalar için emsal oluşturacağı düşüncesi ile blogumuzda mahkeme kararının bir örneğini paylaşıyoruz.

İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Esas No: 2012/213
Kara No: 2012/141




İlgili haberler: