tüketici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tüketici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2014 Cumartesi

Danıştay’dan Tüketicilere Sevindirici Karar

Danıştay, tüketicilerin hakem heyetlerine yaptığı başvuruya ilişkin avukatlara vekalet ücreti ödenmesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tüketici Hakem Heyetlerinin idari bir kurul olduğu, yargılama faaliyetinde bulunmadığı, dava konusu tarife hükmü ile tüketici hakem heyetlerince çözülen uyuşmazlıklara ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığı, yapılan düzenlemenin tüketicilerin hak arama özgürlüğünün kısıtlanacağı ileri sürülerek yürütmenin durdurulması ve iptali istemi ile Danıştay’a başvurmuştu.

Danıştay 8. Dairesin verdiği kararda Tüketici hakem heyetlerinin yargısal bir mercii olmadığı, bu nedenle çözüme kavuşturdukları uyuşmazlıklarda vekalet ücretine hükmedemeyeceklerini bildirerek tüketicinin Tüketici Hakem Heyetine başvurması üzerine aleyhine karar vermesi halinde karşı tarafın avukatına vekalet ücreti ödemek zorunda kalacağını bilmesinin, tüketicilerin hak arama özgürlüklerinin de kısıtlanacağını ifade edildi.

Açıklanan nedenlerle Danıştay, dava konusu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Birinci Kısım İkinci Bölüm 6. maddesinin sonunda yer alan "...avukatlık ücretine hükmedilir." ibaresinin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların oluşacağı açık olduğundan, yürütmesinin durdurulmasına oy birliği ile karar verdi.

1 Eylül 2013 Pazar

Bankalarda tüketici ilişkileri koordinasyon görevlisi olacak

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) bankaların tüketici ilişkilerinin düzenlenmesi amacıyla “tüketici ilişkileri koordinasyon görevlisi” ataması gerektiğine karar verdi.

Tüketici İlişkileri Koordinasyon Görevlisi bankaların organizasyon yapılarında yer alacak, bireysel nitelikteki ürün ve hizmetlere ilişkin şikayet ve talepler koordinasyon görevlisine iletilebilecek.




FAALİYET RAPORU HAZIRLAYACAK

Tüketici ilişkileri koordinasyon görevlisi tarafından her yılın Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayının son günleri esas alınarak üçer aylık dönemler itibarıyla faaliyet raporu hazırlayacak. Bu rapor hem BDDK’ya hem de banka denetim komitesine gönderilecek. Raporlarda, bireysel müşterilerden alınan ücret, komisyon ve benzeri faiz dışı gelirlerin gelişim ve değişimine yer verilecek.

MAĞDURİYETLER ENGELLENECEK

Resmi Gazete’de dün yayımlanan BDDK kararına göre, bankalarla bireysel müşteri arasında ihtilafların zamanında çözülmesi, müşteri mağduriyetlerinin engellenmesi amacıyla koordinasyon görevlisi atanacak. Tüketici ilişkileri koordinasyon görevlisi, bankalarda genel müdür yardımcısı düzeyinde temsil edilecek. Bankalar isterse genel müdür yardımcılarından birisini koordinasyon görevlisi atayabilecek. Ancak söz konusu genel müdür yardımcısı bireysel ürünlerin satış ve pazarlamasında yetkisi bulunmayan bir genel müdür yardımcısı olacak.

30 günde  cevap verilecek

TÜKETİCİ ilişkileri koordinasyon görevlisi; itirazları, şikayetleri araştıracak, ücret, komisyon ve kesintilere ilişkin internet sayfasında yer alması gereken bilgilendirmelerin eksiksiz ve zamanında yapılmasını sağlayacak, müşteriler tarafından iletilen itiraz, şikâyet ve taleplerin, en geç 30 gün içinde gerekçeli bir şekilde cevaplandırılmasını sağlayacak.

Kaynak: Hürriyet

16 Ağustos 2012 Perşembe

Tüketicinin yeni hakları neler olacak?


Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, tüketici haklarında reform niteliğinde değişikliklere gidiyor. 54 maddelik tüketici yasa tasarısıyla, kredi kartı ve hesap işletim ücreti gibi adeta soyguna dönüşen banka uygulamaları tarih olacak. Bankalar artık 'borcu yoktur yazısı ücreti' gibi taleplerde bulunamayacak.

Tasarının yasalaşmasıyla, firmalar inşaata başlamadan ücret alamayacak, ayıplı mal 30 günde değişecek, ithal ürünlerde Türkçe menü olacak, abonelik iptalleri kolaylaşacak. Taslaktaki en önemli yaptırımlardan biri de senenin 12 ayı indirim kampanyası yapan firmalara gelecek

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, tüketici haklarında devrim yapmak için kolları sıvadı . Yeni Tüketici Kanunu'nu taslağını hazırlayan bakanlık, bankacılık faaliyetlerinden konut satışlarına, ayıplı malların iadesinden, elektronik aletlerin kullanım diline kadar birçok alanda tüketici lehine düzenlemeler getiriyor.


AB standartları ile yenilenen Türk Ticaret ve Borçlar Kanunu'na uyum için hazırlanan 54 maddelik tasarıda, en önemli düzenleme ise kredi kartı aidatlarının kaldırılması oldu. Bankaların kredi kartı yıllık ücreti, dosya parası, hesap işletim bedeli gibi müşterisinden aldığı toplam 31 kalem ücret yeni tasarıyla kaldırılacak.



KREDİYE SİGORTA KALKIYOR

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, İstanbul Double Tree By Hilton Otel'de düzenlediği iftarda, gazete ve TV yöneticilerine yıl sonunda yürürlüğe girecek yeni Tüketici Kanunu ile getirilen düzenlemeleri anlattı. Yazıcı 1996 yılında çıkarılan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un AB ile yürütülen müzakerelerde 'Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Faslı' çerçevesinde yeniden ele alındığını söyledi.

Bakan Yazıcı sektörde faaliyet gösteren 48 bankanın hesap işletim ücreti, kart parası gibi kalemleri kar kapısı gördüğünü, bu durumun önüne geçileceğini söyledi. Bankalara, kredi sözleşmesi imzalamadan en az 1 gün önce müşteriye şartlar hakkında yazılı olarak bilgilendirme zorunluluğu getirdiklerini söyleyen Yazıcı, 'Tüketici 14 günde herhangi bir gerekçe göstermeden ve ceza ödemeden kredi sözleşmesinden cayma hakkına sahip olacak' dedi. Yazıcı, kredi verirken 'sigorta yaptırma' şartının da kaldırılacağını söyledi.


DEVRE MÜLK SATIŞINA SINIR

'Saldırgan satış' tekniğinin kullanıldığı devre tatil uygulamaları da kanun kapsamında yeniden düzenlenecek. Bu alanda faaliyet gösteren girişimcilere hak ihlali yapmaları durumunda ödeyecekleri cezalar arttırıldı.

Devre tatil kavramının tanımı değiştirilerek devre mülk ve uzun süreli tatil ürünü gibi alternatif tatil üyelikleri de kanun kapsamına alınacak. Satıcıya, sözleşme yapmadan önce müşteriyi bilgilendirme yükümlülüğü getirilecek. Devre tatillerde cayma hakkı süresi 10 günden 14 güne çıkarılacak. Kapıdan satışlarda da cayma hakkı süresi 7 günden 14 güne çıkarılacak.

'AYIP' 30 GÜNDE DÜZELECEK

Mevcut kanundaki, 'ayıplı malın 30 gün içinde satıcı ya da imalatçıya bildirilme zorunluluğu' kaldırılacak. Bunun yerine malın teslimi veya hizmetin gerçekleşmesinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilecek.

Yani tüketici aldığı ürünü 6 ay içinde ayıplı olduğu gerekçesiyle iade edebilecek ya da değiştirme hakkını kullanabilecek. Bir ürünün ayıplı çıkması durumunda tüketicinin ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birini seçmesi halinde, satıcı sorumluluğunu 30 gün içerisinde yerine getirmekle yükümlü olacak.

GARANTİ KAPSAMI DEĞİŞİYOR

Yeni tüketici yasasıyla, haksız sözleşme şartlarının denetimi yetkisi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na verilecek. Böylece oluşan boşluk nedeniyle milyonlarca kişinin mağdur olmasının önüne geçilecek. Hakem heyetlerine yalnızca tüketiciler başvurabilecek. Hakem heyetlerinin bağlayıcı karar alma sınırı 1.161,67 TL'den 2000 TL'ye çıkarılacak.

Yeni düzenlemeyle ürünle birlikte verilen 'Garanti belgesi' de tarih olacak. Bu belgenin ismi 'Tüketici Hakları Belgesi' şeklinde değiştirilecek. Tüketici hakları belgesinin garanti belgesinden farkı ise belgenin bir yüzünde tüketicinin kanundan kaynaklanan haklarının belirtilmesi olacak.

MAKETTEN SATIŞA DENETİM

Binlerce kişinin mağdur olmasına neden olan maket üzerinden konut satışına da yeni tüketici kanunuyla sıkı denetim getirilecek. Tüketici, ödemelerini banka üzerinden ve tarafların rızasıyla yapacak. Böylece konutu inşa etmeyen firmalar tüketiciden ödeme alamayacak. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz (devre mülk gibi) satışları resmi şekilde olmadıkça geçerli olmayacak. Konutta teslim süresi 30 aydan 36 aya çıkarılacak. Zamanında konutları teslim etmeyen inşaat firmalarına, üretmeyi taahhüt ettiği konutların toplam değeri ürezinden ceza verilecek.

31 kalemden 17 milyar kâr elde ettiler

Bankalar kart ücreti, dosya parası, hesap işletim ücreti gibi adeta soyguna dönüşen işlemlerden 2011'de 17 milyar TL kar elde etti. 2012'nin ilk 6 ayında 9.2 milyara çıkan rakamın yıl sonunda 20 milyar TL'yi bulması bekleniyor.

48 bankanın toplam 31 kalemden oluşan tarifesi şu şekilde: 'Kredi kartı yıllık aidat ücreti, hesap işletim ücreti, işlemsizlik ücreti, dosya masrafı, komisyon ücreti, hayat sigortası ücreti, sigorta bedelleri, katkı payı, ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti, ipotek fek ücreti, ilave peşin komisyon, havale ücretleri, EFT ücretleri, döviz transfer ücretleri, ATM Nakit çekim masrafı, bakiye görüntüleme ücreti, mevzuat araştırma ücreti, dekont ücreti, ekstre ücreti, telefon-faks-posta ücretleri, SMS--mail ücretleri, menkul kıymet şifre gönderim işlemi ve bakım ücreti, rehin-haciz kaldırma ücreti, nakit avans komisyonu, müşterinin diğer şubedeki döviz tevdiat hesabından para çekmesi, asıl kart bedeli/ek kart bedeli, harcama vaadi ihlal ücreti, arşivden belge çıkarma ücreti, 'kredi kartı borcu yoktur' yazısı alma ücreti."

İthal ürüne Türkçe menü

İthal ürünlerde kullanım menüsüne de yeni kanunla ayar yapılacak. Tanıtım ve kullanımla ilgili konular ürünün üzerinde olması durumunda yazılı ve sesli ifadelerin Türkçe olması zorunluluğu getirilecek.

Örneğin otomobillerde emniyet kemerinizi takın uyarısı sesi ya da müzik setindeki ayar düğmelerine ilişkin yazılar Türkçe olacak. Kapıdan satışlar' ismi 'iş yeri dışında yapılan satışlar' şeklinde değiştirilerek, İş yeri dışında satış yapacak firmalara 50 bin lira sermaye şartı getirilecek. 7 günlük cayma hakkı süresi 14 güne çıkarılacak.

Elektrik, su doğalgaz gibi bonelik sözleşmelerinin kapsamı genişletilerek her türlü abonelik kanun kapsamına dahil edilecek. Elektrik faturalarında kayıp-kaçak oranı artık yansıtılmayacak. Abonelik sözleşmelerinin iptalinde, firma 30 gün içinde müşterinin isteğini yerine giterecek, gecikmeden tüketici sorumlu olmayacak.

12 ay indirime ispat zorunluluğu

Senenin her ayı indirim yapan işyerlerine ağır cezalar getirilecek. 12 ay boyunca indirimli satış kampanyalarına ilişkin reklam yapan ya da etiketlerin üzerine yüksek fiyat yazıp sonradan bunları çizerek indirim yapmış gibi gösteren mağazalar indirimden önceki fiyatın geçerliliğini müşteriye ispat etmek zorunda olacak.

İndirimli satışta olan mal veya hizmetlerin indirimli satış fiyatı, indirimden önceki fiyatı ve indirim oranı, tarife ve fiyat listeleri ile etiketlerinde gösterilmesi zorunlu olacak.

Televizyon kanallarında, belli süre içinde arayan izleyicilere uygun fiyatlarla ürün vererek satış yapanlar, haksız ticari uygulama kapsamına alınacak. Bu tür aldatıcı veya saldırgan nitelikteki satış yöntemleri haksız ticari uygulama kapsamına alınarak ağır cezalara çarptırılacak.

Yeni kanun neler getiriyor?

Eser, taşımacılık, simsarlık vb. sözleşmeleri ile ilgili uyuşmazlıklarda da tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurulabilecek.
Bankacılık sözleşmelerinde tüketicilerden alınan kredi kartı üyelik ücreti, hesap işletim ücreti gibi bedeller kaldırılıyor.
Mevcut cayma hakkı süreleri 14 güne çıkarılıyor.
Taksitli satışlar, ön ödemeli konut satışları ve tüketici kredilerine cayma hakkı getiriliyor.
Tüketici sipariş vermediği bir ürünün kendisine gönderilmesi durumunda sorumlu olmayacak.
Hatalı ürünlerin sebep olacağı zararlardan imalatçı sorumlu olacak.
Ayıplı mal ve ayıplı hizmette tüketiciye sağlanan haklar tüketici lehine genişletiliyor.
Bankacılık sözleşmelerinde tüketicileri koruyucu yeni düzenlemeler getiriliyor.
Maket üzerinden satışı yapılan konut kampanyalarına yönelik sıkı tedbirler getiriliyor.
Kapıdan satışlara yönelik yeni tedbirler alınacak.
Devre tatil ve uzun süreli tatillerde sözleşme kurulmadan önce ön bilgilendirme yükümlülüğü getiriliyor, cayma süresi 14 güne çıkarılacak.
Paket tur düzenleyicisi, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tüketicinin uğradığı her türlü zarardan sorumlu olacak.
Abonelik sözleşmelerinin kapsamı genişletilerek (elektrik, doğalgaz, internet gibi) her türlü abonelik kanun kapsamına dahil edilmektedir.
Kültürel mal veya hizmetler dışında başka bir mal veya hizmet promosyon olarak verilemeyecek.
Gerçeği yansıtmayan indirimli satış kampanyalarına sınırlama getiriliyor.
Ürün üzerinde yer alan kullanıma ilişkin bilgilerin Türkçe olması zorunluluğu getiriliyor.
Garanti Belgesi ismi 'Tüketici Hakları Belgesi' şeklinde değiştiriliyor.
Radyo ve televizyonlar ayda 10 dakikadan az olmamak üzere tüketiciyi bilinçlendirme programı yayınlayacak.
Özel kuruluşlarca verilen tüketici ödüllerinin reklamlarda kullanılması yasaklanıyor.
Tüketicilerin sipariş vermesi halinde uygun fiyatlarla ürünleri temin edebileceğine ilişkin tanıtımlar haksız ticari uygulama olarak kabul edilecek ve gerekli yaptırımlar uygulanacak.
Reklam Kurulu yeniden yapılandırılacak ve kurulun denetim etkinliği artırılacak.
Tüketici sorunları hakem heyetleri yeniden yapılandırılacak ve tüketicilerin haklarını araması kolaylaştırılacak.
Tüketici mahkemelerinde tüketicilerin dava açmalarının önündeki engeller kaldırılıyor.


27 Haziran 2012 Çarşamba

Süleyman Yaşar: Tüketiciye CHP tuzağı


Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) 1 Temmuz'da yürürlüğe girecek. Yeni yasayı daha uygulanmadan değiştirmek isteyen baskı grupları öyle yoğun bir çalışma içinde ki, bu enerjiyi kendi şirketlerini, hesaplarını ve üretimlerini düzeltmek için harcasalar, inanın Avrupa Birliği'ne uyumlu bu yasayı değiştirtmeye ihtiyaç duymazlardı. Yeni TTK'yı uygulayarak Türkiye toplumuna hayırlı bir iş yaparlardı. Ama onlar eski Türkiye'nin devam etmesini istiyor. Kayıt dışı sürsün, vergiyi tükettiği mal üzerinden yine vatandaş ödesin, bozuk mal ve hizmet karşısında da hiç hakkını arayamasın.

Oysa TTK değiştirilmeden yürürlüğe girerse, her şeyden önce gıda sahtekârlıkları ve çocukları kanser yapan giysilerin satılması önlenecek. Çünkü bu ülkede etiketinde dana eti yazıp tavuk, at, eşek eti satanlar ve insanlara bunların kemik tozlarını yedirenler var. Hatta dana etli diyerek vatandaşa domuz etli pide yedirenler de var. Kanserojen madde içeren çocuk giysileri satanlar var.



İşte yeni TTK değiştirilmeden yürürlüğe girerse, şirketlere internet sitesi kurma zorunluluğu geleceğinden ve fatura üzerinde şirket yöneticilerinin isimleri yazılacağından gıda sahtekârlığı yapmak zorlaşacak. Çünkü şeffaflık gelince sahte gıda satmaya, kanserojen içerikli elbise pazarlamaya kimse pek cesaret edemeyecek.

Tüketici kendisini kandıran, sağlığını bozan kişileri takip edebilecek ve bunlara karşı hakkını arayabilecek. Ama maalesef bazı sermayedarların yaptığı baskılar sonucunda yeni TTK daha yürürlüğe girmeden, tüketiciyi koruyan hükümleri değiştirilecek herhalde.

Gelelim TTK'nın değişmesini isteyenin asıl kim olduğuna... Belki şaşıracaksınız ama yeni TTK'nın yürürlüğe girmeden değişmesini isteyenin ana muhalefet partisi CHP olduğu ortaya çıktı.

Dün Dünya gazetesine bir röportaj veren CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak "TTK'nın değişmesi için biz üç ay önce kanun teklifi hazırladık. Bu kanun TEPAV'ın araştırmasına göre işletmelere 4.7 milyar lira yük getiriyor" diyor.

Bir sol parti için ne yaman bir çelişki! Eski düzenin tüketiciye ve vatandaşa getirdiği yükü hiç dikkate almıyor, yeni kanunun şirketlere getirdiği yükü dikkate alıyor.

Anlayacağınız Öztrak'a göre, çocukların kanser olması, dana eti yerine at, eşek, domuz eti ya da tavuk derisi yedirmenin insanlara, insanlığa ve ekonomiye hiçbir maliyeti yok.

Çocuklar kanserden ölebilir, işte size "sol" zihniyet. Oysa Öztrak biraz düşünce sınırlarını zorlayıp TOBB'un kuruluşu TEPAV'ın ötesine gidebilse, kanser olan ya da sahte yiyecek nedeniyle sağlığı bozulan insanların ekonomiye maliyetinin çok daha yüksek olduğunu görebilir. TTK'yı değiştirtmeye çalıştıklarına göre, CHP için önemli olan herhalde bazı sermayedarların çıkarı.

Gelelim CHP'nin şirketlerin hortumlanması karşısındaki tutumuna. Bilindiği gibi TTK'nın önemli maddelerinden biri de şirketlerin sahiplerince soyulmasını önlemek! Yani hortumlamaya son veriyor.
Şimdi CHP işte bu maddeye de karşı ve yeni TTK'yı değiştirterek aslında hortuma devam diyor. Kısacası CHP "ben solcuyum" diyor ama solculukla alakası olmayan işler yapıyor. Hatırlarsınız Sosyalist Enternasyonal bile CHP'yi üyelikten atıp yerine AK Parti'yi almak istemişti. CHP'nin TTK'ya karşı tutumu Sosyalist Enternasyonal'i bir kez daha haklı çıkardı. "Solcuyum" deyip tüketiciye karşı, çocuklara karşı bazı sermayedarlar savunulur mu? Ama bizdeki solculuk böyle işte. Prof. İdris Küçükömer'in Düzenin Yabancılaşması kitabında söylediği gibi, "aslında Türkiye'de solcuyum diyenler statükocu ve sağcı. Sağda olanlar ise değişimden yana ve solcu."

Buradan AK Parti'ye de seslenmek gerekiyor. CHP'nin oyununa gelip tüketiciyi koruyan, şeffaflık getiren, hortumu önleyen yeni TTK'yı değiştirirseniz bir müddet sonra CHP sizi suçlayacaktır. "Kanunu onlar değiştirdi. TTK'yı kayıt dışına çıkmak ve kara para aklamak için kanun daha uygulanmadan değiştirdiler" diyecektir.

Aman dikkat edin. Çünkü TTK'nın değiştirilmesi için öne sürülen gerekçelerin hiçbiri doğru değil. Bilgi kirliliği yaratılarak kafalar bulandırıldı. Eski TTK'da zaten var olan hapis cezaları yeni konmuş gibi gösterildi. Temcit pilavı gibi öne sürülüp korku yaratılan tabela asmayana hapis cezası eski TTK'nın 40, 41 ve 53'üncü maddelerinde 1957'den beri zaten var.

Bir de yeni TTK için "ekonomiyi yavaşlatacak" deniyor. Oysa tam tersi ekonomiyi hızlandırır. Çünkü şirketten para çeken, şirketin içini boşaltan patron aslında kurumsal tasarrufları azaltıyor. Böylece yatırımı engelliyor.

Ayrıca yeni kanunun getirdiği şeffaflık düzgün çalışmayı gerektirir. Yeni kanunun şirketlere getirdiği internet sitesi açma zorunluluğuna karşı çıkanların gerekçesi olan "patronun karısı internette bilançoyu görecek, pırlanta küpe isteyecek" masalları hiç inandırıcı değil. Bir tacirin karısı, bilançoyu görüp pırlanta küpe, yüzük istiyorsa, zaten o evlilikle ticaret bir arada yürümez. Böyle tuhaf gerekçelere sığınmak komik oluyor.

Lafı uzatmadan söyleyelim, değişimin partisi AK Parti, statükonun partisi CHP'nin tuzağına düşmemeli.
NOT: Sıcaklıkların yükseldiği şu günlerde sokak hayvanları bir yudum su bulamayarak can veriyorlar. Herkesin kapısının önüne 1 kap su koyması çok önemli.

Süleyman Yaşar - Sabah - 19/06/2012

1 Haziran 2012 Cuma

Tüketicinin konut kredisi zaferi

Konya Tüketici Mahkemesi, proje aşamasındaki konutlar için müteahhit firmanın anlaştığı bankadan konut kredisi çeken 20 kişinin belirtilen sürede evin teslim edilemeyeceği iddiasıyla açtığı dava üzerine satış ve kredi sözleşmesini iptal etti. Davayı kazanan müşterilere banka kullanılan kredi tutarını yasal faiziyle birlikte, müteahhit firma da peşinatı iade edecek.



Konya'da yaşayan Ahmet Köroğlu, 2007 yılında şehrin konut projeleriyle gelişen merkez Selçuklu ilçesi Yazır Bölgesinde Kalkan Yapı A.Ş.’nin satışa sunduğu Selçuklu Park Evleri adı verilen projeden konut satın almak için müteahhit firmayla anlaştı. 2009 yılının Eylül ayında daireyi teslim edeceğini beyan eden firma müşterisine bir bankadan konut kredisi kullandırdı. Daire bedeli 297 bin lira olan lüks ev için müteahhit firmanın anlaşmalı olduğu bankadan 60 ay vadeyle 267 bin 300 liralık konut kredisi çekti ve firmayla da ön protokol sözleşmesi imzalayarak 29 bin 700 liralık peşinat yatırdı. Aradan 1 yıl geçmesine rağmen projede hiçbir ilerleme olmadığını gören Köroğlu dolandırıldığı iddiasıyla Konya Tüketici Mahkemesine başvurarak, 'sözleşmenin iptali ve alacak' davası açtı.

Konut bölgesinde keşif yapan mahkeme heyeti konutların belirtilen tarihte teslim edemeyeceği yönünde görüş bildirdi. Mahkemede kişi ile firma arasındaki satış sözleşmesini ve banka ile yapılan kredi sözleşmesini iptal etti. Peşinat ve ödenen taksitlerin firma tarafından davacıya ödenmesine hükmetti. Yargıtay 13. Hukuk Mahkemesi de, Konya Tüketici Mahkemesi'nin verdiği kararı onadı.

20 KİŞİNİN KONUT KREDİSİ VE SATIŞ SÖZLEŞMESİ İPTAL EDİLDİ

Aynı konutlar bu kez firmanın adı Koras Gayrimenkul Yatırım A.Ş. olarak değiştirilerek satılmaya devam edildi. Konutların kendilerine verilen sürede teslim edilemeyeceği şüphesi duyan 20 kişi konut kredisi ve satış sözleşmesi iptali için Konya Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Dün görülen duruşmada firma avukatı 7 bloktan 1’inin tamamlandığını, 1 blokun yüzde 90’ının bittiğini belirterek, davanın reddedilmesini talep etti. Banka avukatları da davanın reddini talep etti.
Daha önce verdiği karar Yargıtay tarafından onanan Konya Tüketici Mahkemesi emsal teşkil eden kararını dikkate alarak tüketiciler lehinde karar verdi.

Mahkeme, taşınmaz alım satımına dair ön protokolü resmi şekle uygun olmadığından, konut kredisinin de tüketiciye bilgi formu verilmediğinden taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğine ve bileşik sözleşme olması nedeniyle sözleşmenin iptaline karar verdi.

Yıllık yüzde 18 oranında faizle 180 ila 280 bin TL arasında bankadan kredi kullandırılan tüketicilere ödedikleri kredi taksitleri faiziyle birlikte geri ödenecek. Müteahhit firmanın da peşinatları geri vermesine hükmedildi.
Kaynak: Haber FX

29 Mayıs 2012 Salı

Tüketici aldığı ürüne güvenmiyor


Son dönemde sahte bal üretilmesi; yüzde 100 dana eti diye sunulan ürünlerde tavuk etinin olması; salam, sucuk ve sosis üretiminde tavuk kemiği kullanılması gıdada güven konusunu yeniden gündeme getirdi. Buradan yola koyulan Retail News Dergisi, 'Çözüm Araştırma Eğitim ve Danışmanlık ile birlikte 'Gıdada Güven' konulu bir anket yaptı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Konya, Antalya, Erzurum, Diyarbakır ve Zonguldak illerinde yapılan araştırmada 18 yaş ve üzeri toplam bin 500 tüketici ile görüşüldü.

Araştırmayı cevaplayanlara aldıkları ürünlere güvenip güvenmediği soruldu. Tüketicilerin yüzde 54'ü bu soruya olumsuz yanıt verdi. 'Güvenmiyorum' diyen kadın tüketicilerin oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Gençlerin tüketilen ürünlere güven oranının daha fazla olduğu belirlenirken, ileri yaş grubunda gıda ürünlerine güven oranının oldukça azaldığı saptandı.

Ankette, "Türkiye'de gıda güvenliği denetimi yeterli mi?" sorusu da soruldu. Tüketicilerin yüzde 83'ü yapılan denetimlerin yeterli olmadığını savundu.

10 ili içeren araştırma, gıda katkı maddelerinin de bireylerce tam olarak bilinmediğini ortaya koydu. "Gıda katkı maddeleri hakkında yeterli oranda bilginiz var mı?" sorusuna tüketicilerin yüzde 76'sı menfi cevap verdi. "Yeterli oranda bilgim var." diyen erkek tüketicilerin oranının kadınlardan fazla olduğu anlaşıldı. İleri yaş grubunun katkı maddeleri hakkında gençlere oranla daha bilgili olduğu belirlendi.

Tüketicilere, en önemli gıda güvenlik tehlikesinin ne olduğu sorusu yöneltildi. Burada gıdalarda kimyasal içerikler ve kanserojen madde tehlikesi, et ürünlerinde bulunan tehlike, katkı maddeli gıda ürünleri ile hormonlu gıda ürünleri öne çıktı.

Katılımcılardan ayrıca tüketicilerden özellikle gıda ürünlerinde en çok güvendikleri markaları belirtmeleri talep edildi. Bunların yüzde 48'i Ülker markasına güvendiğini açıkladı. Tüketicilerin yüzde 32'si Pınar markasına, yüzde 17'si Eti markasına, yüzde 15'i ise Sütaş markasına güvendiğini aktardı. Bununla birlikte tüketicilerin yüzde 8'i gıda ürünleri konusunda hiçbir markaya güvenmediğini bildirdi.

Kaynak: Samanyoluhaber

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Tüketicinin tercihi ESET

ESET, tüketici güvenliği kategorisinde dünyanın en hızlı büyüyen antivirüs yazılım şirketi oldu.
ESET, ABD merkezli araştırma kuruluşu Gartner'ın tüketici güvenliği konusunda dünya çapında yaptığı araştırmaya göre, en yüksek büyümeyi gerçekleştiren güvenlik yazılımı şirketi oldu. 2012 Mart ayında yayınlanan Gartner verilerine göre ESET, 2011 yılında yüzde 30.10 büyüme ile güvenlik yazılımları arasında birinci oldu.

Verileri değerlendiren ESET Satış ve Pazarlama Yöneticisi Ignacio Sbampato, "Tüketiciler için en iyi güvenlik yazılımlarından biri olarak yerimizi sağlamlaştırdığımız için çok mutluyuz. Gartner'ın bu analizi bizi çok onurlandırdı. Ürünlerimizin arkasında bulunan yetenekli, son kullanıcılar için tehditleri anlamaya ve çözüm bulmaya odaklanmış araştırmacı ve geliştirmecilerimiz de, çabalarının karşılığında bu şekilde ödüllendirilmekten dolayı çok mutlu oldular" açıklamasını yaptı.
Gartner'in raporunda güvenlik yazılımları pazarının, IT bütçelerinde yaşanan kısıtlamalara karşı 2011 yılı içerisinde yüzde 7.5 büyüdüğü belirtiliyor.

Yeni satış kanalları geliştiriyor

2011 yılı boyunca, ev ve küçük işletme kullanıcılarına daha kolay kullanımlı ürünler sunan ESET, son kullanıcıya ulaşımı da kolaylaştırmak ve yeni satış kanalları geliştirmek için dünyanın dört bir yanında seçkin bayiler ile çalışıyor. Kuzey Amerika Apple Store'ları ve Staples mağazalarının yanı sıra Saturn ve Media Markt gibi Avrupa ülkelerinde ön planda bulunan ve onbinlerce mağazaya sahip firmalarla ESET yazılımları satmaları için anlaşmalar yapıldı.

Her platforma uygun çözüm sunuyor

ESET, uzun süreli ve üstün koruma çözümleri sunuyor. Çok az bellek ve CPU kaynağı kullanırken, ThreatSense teknolojisi ile casus yazılımlara, virüslere ve diğer tüm tehditlere karşı gerçek zamanlı koruma sağlıyor. 2011 yılından itibaren ESET ürünlerinin, bilinmeyen tüm tehditlere karşı kullanıcılarını koruyan, bulut tabanlı itibar sistemi ve LiveGrid teknolojisi içeren sürümleri kullanılıyor. ESET, ödüllü anti-malware çözümleri ESET NOD32 Antivirus, ESET Smart Security, MAC cihazlar için geliştirilmiş ESET Cyber Security'nin yanı sıra ESET Mobile Security (Windows Mobile, Android ve Symbian platformlar için) ile 2010 yılında da tüketici güvenlik yazılım pazarında geniş bir büyüme payına sahip oldu.

17 Mart 2012 Cumartesi

Tüketici mahkemesinden, konut kredisinde dosya masrafı alınamaz kararı


Kayseri Tüketici Mahkemesi, kredi sözleşmesinin tüketicide olan nüshasında krediye ilişkin fon, vergi ve masraflar bölümünde yer alan dosya masrafı ve ekspertiz masrafı hanelerinin boş bırakıldığına dikkat çekerek, "bu farklılığın nedeninin banka tarafından daha sonra tek taraflı olarak dosya masrafı ve ekspertiz masrafı hanelerinin yazıldığı anlaşılmıştır" demiştir. Mahkeme; davacı banka ile tüketici arasında imzalanan sözleşmede dosya masrafı alınması yönünde bir hüküm bulunmadığı için, bankanın itirazını reddetmiştir.

Kayseri Tüketici Mahkemesi
Esas No: 2011/53
Karar No: 2011/175
Karar Tarihi: 30/09/2011

Gerekçeli karar metni için haberin devamındaki resimlerin üzerine tıklayınız.





8 Kasım 2011 Salı

7 bin 500 TL fatura geldi, 66 TL ödeyecek

Yargıtay, İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin, bir ayda 25 bin dakika konuştuğu ''Her yöne sınırsız'' tarifeli telefon hattına 7 bin 500 TL'lik fatura gelen ve hattı kapatılan tüketici lehine verdiği ''sadece tarife tutarı olan 66,70 lira ödemesi'' kararını onadı.


Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Oktay Karaaslan ile GSM şirketi arasındaki İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen 'iptal' davasında yapılan yargılama sonunda, mahkemenin davanın kabulüne yönelik olarak karar verdiğini ve bu kararın süresi içinde davalı avukatınca temyiz edildiğini belirterek, temyiz başvurusuyla ilgili dosyanın incelendiğini bildirdi.



Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddine oy birliğiyle karar veren Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, usul ve yasaya uygun olan İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi hükmünün onanmasını kararlaştırdı.



DAVANIN GEÇMİŞİ

20 Şubat 2009 tarihinde bir GSM şirketinden aldığı ''Her yöne sınırsız'' tarifeli hattına, 10 Haziran 2009 son ödeme tarihli 7 bin 576 TL borç bildirisi gelen ve İstanbul 1. Tüketici Mahkemesine ''fatura tutarının iptali'' davası açan Oktay Karaaslan, mahkemeye sunduğu dilekçesinde, GSM şirketinin sınırsız tarifesinin 66,70 lira olduğunu ve şirkete yüksek miktarda faturanın nedenini sorduğunda kendisine ''Tarife 10 bin dakika limitlidir. 25 bin dakika konuştuğunuz için 10 bin dakikadan sonraki konuşma faturaya yansıdı'' denildiğini aktararak, ''Tarife 10 bin dakikayla sınırlıysa neden 'her yöne sınırsız' diyorlar veya neden ben konuştukça kalan miktarı bildirmiyorlar? Şirket bütün reklamlarda 'konuşmada sınır olmadığı' şeklinde reklam yapıyor'' ifadelerini kullanmıştı.



Karaaslan, 'her yöne sınırsız' yazan tarifesine göre, 66,70 liradan fazla olan faturanın iptaline karar verilmesini talep etmişti.



TOPLAM 25 BİN 482 DAKİKA KONUŞMA

Davaya ilişkin cevap dilekçesini sunan GSM şirketinin avukatı Nejat Aday ise, şirket reklamlarının yanıltıcı olduğuna dair davacı beyanlarının kabulüne olanak olmadığını, reklamlardaki ifadenin tüketicilerin dikkatini çekmeyi amaçladığını ve reklamlardaki her sloganın tüketiciyi yanılttığının kabulü halinde ayçiçeği yağının uçurmaması gibi sıra dışı taleplerle davalar açılacağını ifade ederek, davanın reddini istemişti.



Avukat Aday, yapılan incelemelerde davacı Oktay Karaaslan'ın 23 Nisan-22 Mayıs tarih aralığını kapsayan Mayıs 2009 dönem faturasında, kendi operatörü, diğer operatörler, sabit hatlar ve müşteri hizmetlerine toplam 25 bin 482 dakika 13 saniye arama yaptığını belirterek, sözleşmeye göre davacının 10 bin dakikayı aştığını ve aşan kısmın da tarifeye uygun olarak ücretlendirildiğini öne sürmüştü.



MAHKEMENİN KARARI

Davayı karara bağlayan dönemin İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi hakimi Dursun Kaya, dosyaya sunulan delillere göre davacının ''her yöne sınırsız'' tarifesine abone olduğunun tartışılmayacağını ve davalı şirketin bu tarifenin aylık ücretini de 66,70 TL olarak ilan etmesi nedeniyle, kampanyanın isminden de anlaşılacağı gibi o tarihten itibaren herhangi bir üst limit konulmadığının da açıkça görüldüğünü ifade etmişti.



Hakim Kaya, davacı tüketicinin bu kampanya kapsamında abone olarak telefonuyla sürekli görüşmeler yaptığının görüldüğünü ve bir aylık sürenin büyük bir bölümünün telefonda görüşme yapılarak geçirildiğini anlatarak, tüketicinin bu kampanyayı kötüye kullandığının anlaşılmasına rağmen davalı şirketin bir kampanya başlattığı, bununla ilgili reklamlar ve ilanlar yaptığı ve taahhüdünü yerine getirmesi gerektiğini bildirmişti.



Kararında, ''Satıcı şirketin açık taahhütleri karşısında tüketicinin kötü niyetli hareket etmesinin bir önemi bulunmamaktadır. Zira davalı şirketin reklam ve ilanları tüketiciye bu hattı sınırsız şekilde kullanma olanağı sağlamıştır'' ifadelerini kullanan Hakim Kaya, bu durum karşısında tüketicinin taleplerinin haklı olduğunu belirterek, tüketiciye gönderilen 7 bin 576 TL'lik faturanın 66.70 TL'den fazla kısmının iptaline karar vermişti.


AA