Facebook, bir süredir konuşulan çöpçatanlık servisi Dating’in testlerine başladı. İnternet devi gözünü şimdi de bu alana dikti.
Elini atmadığı iş bırakmayan Facebook şimdi de Tinder ve benzeri uygulamaların yerine göz dikmiş durumda. Firma bir süredir kendi çöpçatanlık servisi üzerine çalışıyordu. Şimdi sosyal ağ devinin “sevgili bulma” uygulaması Kolombiya’da test edilmeye başlandı. Temel olarak servis, Facebook’un bu zamana kadar topladığı büyük veriyi kullanabilecek yeni bir alan bulmasına dayanıyor. Kullanıcılarını hemen her uygulamadan daha çok tanıyan Facebook, ana ekranda anlaşabileceğinizi düşündüğü kullanıcı profillerini listeliyor. Siz de bu kişiler arasından ilgilendiklerinizi seçebiliyorsunuz. Tinder gibi sağa sola kaydırma sistemi ise bulunmuyor. Uygulamanın tek gecelik ilişkilerden ziyade daha uzun ilişkiler için kullanılması planlanmış.
facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Eylül 2018 Cuma
15 Şubat 2015 Pazar
Ölürseniz Facebook Hesabınız Ne Olacak?
Aktif kullanıcı sayısınin 1,5 milyara yaklaştığı dünyanın en büyük sosyal medya platformu olan Facebook, bir yenilik ile daha karşımızda.
Hayatını yitiren kullanıcıların hesaplarını teyit ettikten sonra bir nevi işaretleyerek bildirim ve diğer seçeneklerini kapatarak ölüm yıl dönümlerinde hatırlanmasını sağlayan Facebook, bu özelliğini bir adım daha öteye taşıyarak artık kullanıcılara, hesabını kime miras bırakacağını soruyor.
''Legacy Contact'' yani ''Miras Kontratı'' olarak hesapların güvenlik ayarlarına gelen menüye giriş yaparak, eğer hayatınızı yitirirseniz hesabınızın konrolü kime geçecek belirleyebiliyorsunuz. Seçtiğiniz kişi, eğer siz hayatınızı yitirirseniz ve Facebook bunu teyit ederse, hesabınızın profil ve kapak resmini değiştirebilir yada hesabınızı tamamen kapatabilir.
Facebook üretim müdürü Vanessa Callison yaptığı açıklamada, bu özellik ile birlikte yaşamını yitiren kişilerin aile ve arkadaşları hesaplarını kolayca kontrol ederek, ister kapatabileceklerini isterlerse de anmaya devam edeceklerini belirtti. Her ne kadar güzel bir özellik olsa da umarım kimse bu özelliği kullanmak zorunda kalmaz.
Şu an için sadece Amerikalı kullanıcılar için aktif olan özelliğin kısa süre içerisinde global olarak aktif edileceği bekleniyor.
Kaynak: Hürriyet
6 Ekim 2014 Pazartesi
Facebook'tan 2 milyar dolarlık dava
Şirketin resmi hesabından yapılan açıklamada bu tarz aktivitelerde bulunan kişiler hakkında yasal işlem başlatıldığı ve mahkemede görülecek davaların toplamının yaklaşık 2 milyar dolar (4.6 milyar TL) olduğu duyuruldu.
Yayınladığı açıklamada “Platformumuzu kötüye kullananlarla savaşacağız” ifadesini kullanan Facebook, sitede spam yayan ve sahte ‘Like’ satan kişilere karşı bir mücadele yürüttüğünü açıkladı.
Uzmanlara göre, bazı şirketler sosyal medyada daha popüler olmak için Facebook gibi sitelerde para karşılığı kullanıcı ve beğeni satın alıyor.
Facebook ise, bazı şirketlerin uyguladığı bu stratejinin uzun vadede şirketlere yarardan ziyade zarar sağlayacağı düşünüyor.
1.3 milyar kullanıcısı bulunan Facebook, bazı şirketlere ‘Like’ satan bu tarz kişi ve kurumların siteye de zarar verdiği gerekçesiyle bir süredir çeşitli önlemler alıyordu.
19 Aralık 2013 Perşembe
Yargıtay'dan önemli Facebook kararı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, başkasına ait facebook hesabına giren sanık hakkında mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu.
Konya’nın Seydişehir ilçesinde 2010 yılında polise başvuran bir kişi, facebook hesabına izinsiz girilerek şifresinin değiştirildiğini ve kendi adına yazışma yapıldığını belirtti.
Başlatılan soruşturma kapsamında sanık hakkında Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 'Bilişim sisteminin işleyişini engelleme, bozma' iddiasıyla açılan davada mahkeme, sanık hakkında beraat kararı verdi.
Mağdur vatandaş ise avukatı aracılığıyla dosyayı temyize gönderdi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu.
MICROSOFT YAZI GÖNDERDİ
Bozma gerekçesinde ise sanığın çalıştığı aile şirketine ait telefona bağlı internet hesabından, müştekiye ait elektronik posta hesabına girildiğine ilişkin Microsoft şirketinden gelen yazı yanıtları ve kolluk araştırmalarının incelendiği belirtildi.
Sanığın eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ilgili maddesine uyduğunun belirtildiği kararda, “Sanığın, TCK’nın ‘bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen’ kişinin 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasını öngören 244/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması yasaya aykırıdır. Müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Kaynak: TRT Haber
1 Kasım 2013 Cuma
Samsung Galaxy S4 sipariş etti, kargodan parfüm çıktı
Bundan yaklaşık bir ay önce Facebook'ta gördüğüm reklam üzerine s4android.org internet istesinden Samsung Galakxy S4 cep telefonu almak istedim. Siparişini vermiş olduğum Samsung Galaxy S4 (16GB, 13MP, 3G, Beyaz renk) cep telefonu paketini 30.09.2013 tarihinde Silifke PTT kargo görevlisi Hüseyin Çetinel'in gözü önünde açtım ve paketten 2 adet Lady Reşan's marka bayan parfümü çıktı. Bu sitenin çalışanı olduğunu söyleyen kişiye 531 977 70 06 numaralı telefondan ulaşarak, durumu anlattım. Ürünün hemen kargoya verileceğini söylemelerine rağmen sonraki aramalarımda telefona cevap vermediler. Bu durum bende dolandırıcılık yaptıkları kanaati oluşturdu.07.10.2013 tarihi itibariyle yasal 4077 sayılı Tüketiciyi Koruma Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri gereğince cayma hakkımı kullanarak PTT'den RR03538747126 gönderi numarası ile dilekçemi gönderdim. Fakat gönderi sahte adres kullanıldığı için adresine ulaşamamış.
Söz konusu ayıplı ürün paketinin 19294938296 TC kimlik numaralı Dursun Bulut adına olan 09919541 posta çeki hesabına yatırmış olduğum bedel olan 229 TL'nin iadesini istiyorum.
Bana bu konuda yardımcı olmanızı istiyorum.
Hakan U.
Hakan Bey, bu şahısların yaptıkları dolandırıcılıktan başka bir şey değil. Doğrudan savcılığa giderek suç duyurusunda bulunun. Şikayet dilekçenizi verin. Bununla yetinmeyip kaymakamlıklar bünyesinde hizmet veren tüketici sorunları hakem heyetine de şikayetinizi dilekçe ile iletin. Biz bu konuda Başbakanlık (Bimer) aracılığı ile şikayetimizi ilettik. Ayrıca sahte reklamların durdurulması için Reklam Özdenetim Kuruluna da bir şikayet yazdık. Bu konu çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Daha önce bununla ilgili haber yapmıştık. Yüzlerce sahte site açmışlar. İnsanları kandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Tüketiciler olarak bizlerin daha bilinçli ve dikkatli olması gerekiyor. Siz de şikayetinizi ayrıca Bimer üzerinden de yapabilirsiniz.
16 Şubat 2013 Cumartesi
Windows Live Messenger 8 Nisan’da tamamen kapanıyor
Bir süredir kapatılacağı konuşulan Windows Live Messenger‘a dair gün içerisinde yayınlanan açıklama ile uygulamanın son kullanma tarihi belli oldu. 8 Nisan 2013‘te bizlere veda edecek servis bundan böyle yoluna Skype bünyesinde devam edecek.
Daha önce 15 Mart’ta tedavülden kalkacağı söylenen Live Messenger, geçiş sürecinin daha sağlıklı gerçekleştirilmesi adına ilgili tarihi uzatma kararı aldı. Buna göre kullanıcılarını gönderdiği e-posta ile durumdan haber eden gözde platformda 8 Nisan‘dan itibaren oturum açılamayacak. Giriş yapmak isteyenler yazılımlarını Skype’a yükseltmek zorunda kalacak. Mağduriyet yaşanmaması için Microsoft hesabıyla oturum açıldığında mevcut kişi listesi otomatik olarak aktarılacak. Üstelik dileyenler Skype üzerinden Facebook bağlantılarıyla da konuşabilir ya da 10 arkadaşıyla grup görüşmesi sağlayabilirler.
3 Şubat 2013 Pazar
galaxymarket.org şikayeti
Facebook’taki reklamlara aldanarak alışveriş yapmayın!
Facebook reklamlarını kullanarak geniş kitlelere ulaşma imkanı yakalayan dolandırıcılardan biri gibi görünüyor bu işleri yürütenler. www.galaxymarket.org internet sitesini inceledik ancak hangi şirket adına çalıştıkları, banka hesap numaraları, adresleri gibi güven geren hiç bir bilgi yok. Tüketici sorunları hakem heyetine başvuramazsınız, çünkü alışverişi hangi şirketten yaptığınız bile belli değil. Lütfen en kısa sürede savcılığa suç duyurusunda bulunun. Dolandırıcılar mutlaka sizin gibi yüzlerce kişiyi dolandırmıştır. 499 TL'ye Samsung Galaksy S3 olur mu hiç? Lütfen hakkınızı arayın.
17/01/2013 tarihinde Facebook’taki Reklamlar ve Sponsorlu Haberler köşesinden www.galaxymarket.org web sitesinden aldığım Samsung Galaxy S3 cep telefonu sipariş verdim. 17/01/13 tarihin de ürün Ptt Kargo ile 500 TL ödemeli olarak bana teslim edildi. Divriği Ptt Kargo memuru karşısında gelen kutuyu açtım ve gelen telefonun ekran camının kırık olduğunu gördük. Sitedeki telefon numarası ile irtibata geçerek gelen ürünü geri Kızıltoprak Ptt Kadıköy-İstanbul Ptt Şubesine göndermemizi istediler gönderdik. Divriği Ptt müdürü bu duruma tutanak tutarak imza altına topladı. Tutanağın bir nüshası bana diğerini de kargo paketi üzerine koyularak alıcıya gönderildi. 17/01/13 tarihinden bu güne kadar ne ürün ne de para iadesi yapılmadı. Bu durumu site üzerindeki telefon numaralarını arayarak defalarca bildirdim ancak şikayetimi dikkate almadılar ve hakaret ederek telefonu kapattılar. Yöneticilerin bu davranışı beni çok üzdü. Bu firmadan şikayetçiyim. Gereğinin yapılmasını arz ederim.
Ömer KaracaFacebook reklamlarını kullanarak geniş kitlelere ulaşma imkanı yakalayan dolandırıcılardan biri gibi görünüyor bu işleri yürütenler. www.galaxymarket.org internet sitesini inceledik ancak hangi şirket adına çalıştıkları, banka hesap numaraları, adresleri gibi güven geren hiç bir bilgi yok. Tüketici sorunları hakem heyetine başvuramazsınız, çünkü alışverişi hangi şirketten yaptığınız bile belli değil. Lütfen en kısa sürede savcılığa suç duyurusunda bulunun. Dolandırıcılar mutlaka sizin gibi yüzlerce kişiyi dolandırmıştır. 499 TL'ye Samsung Galaksy S3 olur mu hiç? Lütfen hakkınızı arayın.
7 Aralık 2012 Cuma
Avea faturasındaki bilinmeyen SMS ücretlendirmesi şikayeti
050522244** nolu Avea müşterisiyim ve sabit tarife kullanıyorum. Kullandığım tarife gereği yaklaşık olarak aylık 40.00 TL fatura ödüyordum fakat 2012-Kasım ayı faturam yaklaşık olarak 86.00 TL geldi. Bu fatura bedelinin neden yüksek olduğunu Avea müşteri hizmetlerine sordum ve yaptığım görüşmelerde farklı cevaplar aldım. Son olarak bu ücretin kullandığım telefonun özelliğinde veya facebook adresimin aşağıda belirtmiş olduğum sms gönderimlerinin olduğunu söylediler. Yaptığım araştırmalar çevrem ve internetten olmak üzere bu konuda şikayetlerin fazlaca olduğu ve Avea'nın bir çözüm üretemediği yönünde. Bunun üzerine konuyla ilgili olarak böyle bir SMS gönderme olayını mümkün olamayacağını ve bundan sonra hak arama konusunda tüketici hakları, mahkeme veya hattı kapatmaya kadar hakkımı arayacağımı belirtmek istiyorum. Konuyu inceleyerek tarafıma bilgi verilmesini arz ediyorum.
Mustafa Kılıç
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:12:58 1 0.692308
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:12:59 1 0.692308
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:13:02 1 0.692308
SMS Gönderme 9721. 24/10/2012 16:13:04 1 0.692308
SMS Gönderme 9721. 24/10/2012 16:13:05 1 0.692308
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:13:05 1 0.692308
SMS Gönderme 9712. 24/10/2012 16:13:06 1 0.692308
SMS Gönderme 9720. 24/10/2012 16:13:07 1 0.692308
Mustafa Kılıç
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:12:58 1 0.692308
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:12:59 1 0.692308
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:13:02 1 0.692308
SMS Gönderme 9721. 24/10/2012 16:13:04 1 0.692308
SMS Gönderme 9721. 24/10/2012 16:13:05 1 0.692308
SMS Gönderme 9711. 24/10/2012 16:13:05 1 0.692308
SMS Gönderme 9712. 24/10/2012 16:13:06 1 0.692308
SMS Gönderme 9720. 24/10/2012 16:13:07 1 0.692308
19 Eylül 2012 Çarşamba
Sosyal Medyada Yalanı Yayanlar Yandı!
İnternet kullanıcılarının yegane haber alma aracı haline dönüşen sosyal medya ağları, çoğu zaman doğru olmayan bilgilerin gerçekmiş gibi algılanmasına neden oluyor. Olaylar üzerinden fikir paylaşımı yapan bilinçsiz Facebook ve Twitter kullanıcıları yüzünden birçok kişi veya kurum 'uydurma' gündemlerin kurbanı oluyor.
Hastanede tedavi görmekte oldukları sırada 'Münir Özkul öldü' ya da 'Erol Günaydın hayatını kaybetti' şeklinde uydurma mesajlar yazanlar kısa bir süreliğine de olsa toplumda kafa karışıklığına yol açıyor. Yine sosyal medyada geçtiğimiz günlerde hükümete çamur atmak için Türkiye'nin en stratejik kurumlarından ASELSAN'ın İsrail'e satıldığı yönündeki asılsız iddiayı ortaya atanların da kim oldukları henüz bulunamadı.
Gaziantep'teki bombalı terör saldırısı sonrası ikinci bir patlamanın daha olduğu söylentisi de yine 'sosyal medyadaki uydurma haberler' arasına girdi. Sözkonusu uydurma haber Twitter kanalıyla yayıldığında şehirde büyük panik yaşanmıştı.
Sosyal medyanın sorumsuz kullanıcılarının imza attığı bir çirkin iddia ise geçtiğimiz günlerde yaşandı. Şanlıurfa'da boncuk yuttuğu için hayatını kaybeden Dilan bebeğin 'taciz sonrası öldüğü' iddiaları ortaya atıldı. Dilan bebeğin boğazına kaçan bir cisim nedeniyle öldüğü açıklanınca, Twitter'da dolaşan bilgilerin yine 'uydurma' olduğu anlaşıldı.
TRT HABER'e de İftira Kampanyası Yürütülmüştü
'Şehitler duble yoldan ulaştırıldı' şeklindeki uydurma kuşakla, TRT Haber'e karşı yürütülen karalama kampanyası ise tam bir faciaydı. TRT Haber'de hiç bir şekilde böyle bir kuşak kullanılmamıştı. Yapılan tamamen fotomontajlı bir fotoğrafın internete servis edilmesiyle yürütülen bir iftira kampanyasıydı.
Evladını kaybeden Milletvekili Sırrı Sakık'a yönelik çirkin yakıştırmalar işi iyice çığrından çıkardı.
Peki bu sorumsuzluk nereye kadar devam edecek? Bu soruyu internet ve bilişim güvenliği uzmanlarına ve hukukçulara sorduk. Ortak görüş, bilinçli kullanım konusunda eğitim verilmesi ve hukuki alt yapının bir an önce oluşturulması...
İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nde çalışan bir grup bilimadamı tarafından kriminal araştırmalara yardımcı olmasının yanında bir ağ içerisinde dolaşan dijital bilgi ve salgın türü kaynakları tanımlayabilen bir algoritma geliştirildi. Araştırmacı Pedro Pinto, The Physcal Review Letters isimli dergide yayımlanan araştırmayla ilgili bilgiler verdi. Geliştirilen algoritmayı kullanarak internette bir ağ içindeki sınırlı sayıda üyeleri dinleyip her türlü kaynağa ve belgeye ulaşılabildiğini belirtti. Pinto, şunları söyledi: 'Facebook'ta senin hakkında bir dedikodu yüzlerce kişiye, hatta ailene kadar ulaştı. Dedikoduyu başlatan kişiye mesajı alan arkadaşlarından 15-20 tanesinin mesajına bakarak ve işin içine zaman faktörünü de ekleyerek algoritma bilginin peşine düşüyor ve kaynağı buluyor.' Pinto'nun dikkat çektiği algoritmanın Twitter'daki uydurma haberler için ilk kaynağa ulaşmada da kullanılabileceği belirtiliyor.
Söylentiyi İlk Yayan Bulunmalı
Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat Gökhan Ahi: Sosyal medya binlerce kişiye anlık tepki verebilen bir yapıya sahip olduğu için manipülatif kullanıma açık. Birçok sosyal medya kullanıcısı bir içeriği paylaşırken neye hizmet ettiğini bilmiyor. Bilinçlendirilmiş bir sosyal medya kullanıcısı paylaşacağı içeriğin doğruluğunu kontrol edecektir. Diğer yandan linç kampanyasına karşı yasal düzenlemeler yapmak çözüm olmaz. Ancak kişilerin onuru zedelenirse hakaret suçundan soruşturma açılabilir.
IP Adresiyle Tespit Mümkün
Adli Bilişim Hizmetleri Uzmanı Mustafa Sansar: "İnternette yalan haber yayan ve bu durumu internet lincine dönüştürenler IP adresi üzerinden tespit edilebilir. Ancak iletiyi kimin gönderdiğini yüzde yüz tespit etmek mümkün değil. Twitter üzerinden yapılan paylaşımlarda ilk twiti atan kullanıcıya ulaştıktan sonra çeşitli yöntemler uygulanarak IP tespiti mümkün. İnternet suçlarının, mahiyetine göre cezaları mevcut. Tüm bunlara karşın internet yeteri kadar denetlenmiyor." dedi.
Ankara Barosu Bilişim Kurulu Başkanı Avukat Nihat Karslı da, "Sosyal medyada linç operasyonları yaşandığında yasal mevzuat gereği siteye uyarı çekilerek içeriğin kaldırılması isteniyor. Ancak yasal düzenlemeler yapılsa da bu sorunun çözüleceğine inanmıyorum. İnterneti anlamayan insanların sürekli yasa çıkarıp interneti kontrol etmeye çalışması da tam tersi sonuçlara neden olabilir. İnternetin kendi mecrasında şekillenmesi daha iyi. Kullanıcılar kuralları kendileri koymalı. diye konuştu.
İnternetin Teksas'tan farkı yok
Bilişim Yazarı Musa Savaş ise, "İnternet ortamındaki sosyal medyanın Teksas'tan farkı yok. Amerika günümüze gelebilmek için nasıl badirelerden geçtiyse sosyal medyadaki Teksas sendromundan kurtulmamız için badireler atlatmamız gerekiyor sanırım. Yasal çerçeve oturduktan sonra rayına girecektir. İnsanlık karşılaştığı yeni olguyla ilgili gelişmeleri süreç içinde kurala oturttu. Kural şu an için yok. Herkes vurduğuyla kalıyor ama böyle gitmesi doğru değil." şeklinde konuştu.
Tüm İnternet Derneği Başkanı Füsun Nebil ise, "Sosyal linç konusu bugünün meselesi değil. İnternetten önce de hayatımızda vardı. 30 yıl önce 'Sakallı bebek doğdu, dünyanın sonu geldi' haberleriyle uyanıyorduk. Sakallı bebek söylentisini kimin çıkardığı bulunamamıştı. Ancak internette her şeyi bulmak mümkün. İnsanlar bilmediği bir konuyu konuşurken dikkatli olmalı. Hiçbir şeyin gizli olmadığı unutulmamalı. İnternet üzerinde hiçbir şeyi kaybedemezseniz, takip eder ve edilirsiniz." dedi.
İlk 'Twit'i atan yanacak
İnternet Stratejisti Atıf Ünaldı, "Linç kampanyalarını önlemek için İsviçre'de geliştirilen algoritma önem taşıyor. Bu yazılımla, nefret söylemlerini ilk kimin yaydığı ortaya çıkıyor. Yine aynı yazılım bizlere kampanyanın iyi niyetli mi yoksa kötü niyetli mi olduğunu analiz edebiliyor. Çamur atma, yalan haber üretme eylemlerinin arkasında genelde bir veya birkaç kişi olur. Yalan haberlerin ilk kimden geldiği yazılımla belirlenebilir. Böylelikle uydurma bilgilerin dalga dalga yayılması önlenebilir." diye konuştu.
Kaynak: TRT Haber
Hastanede tedavi görmekte oldukları sırada 'Münir Özkul öldü' ya da 'Erol Günaydın hayatını kaybetti' şeklinde uydurma mesajlar yazanlar kısa bir süreliğine de olsa toplumda kafa karışıklığına yol açıyor. Yine sosyal medyada geçtiğimiz günlerde hükümete çamur atmak için Türkiye'nin en stratejik kurumlarından ASELSAN'ın İsrail'e satıldığı yönündeki asılsız iddiayı ortaya atanların da kim oldukları henüz bulunamadı.
Gaziantep'teki bombalı terör saldırısı sonrası ikinci bir patlamanın daha olduğu söylentisi de yine 'sosyal medyadaki uydurma haberler' arasına girdi. Sözkonusu uydurma haber Twitter kanalıyla yayıldığında şehirde büyük panik yaşanmıştı.
Sosyal medyanın sorumsuz kullanıcılarının imza attığı bir çirkin iddia ise geçtiğimiz günlerde yaşandı. Şanlıurfa'da boncuk yuttuğu için hayatını kaybeden Dilan bebeğin 'taciz sonrası öldüğü' iddiaları ortaya atıldı. Dilan bebeğin boğazına kaçan bir cisim nedeniyle öldüğü açıklanınca, Twitter'da dolaşan bilgilerin yine 'uydurma' olduğu anlaşıldı.
TRT HABER'e de İftira Kampanyası Yürütülmüştü
'Şehitler duble yoldan ulaştırıldı' şeklindeki uydurma kuşakla, TRT Haber'e karşı yürütülen karalama kampanyası ise tam bir faciaydı. TRT Haber'de hiç bir şekilde böyle bir kuşak kullanılmamıştı. Yapılan tamamen fotomontajlı bir fotoğrafın internete servis edilmesiyle yürütülen bir iftira kampanyasıydı.
Evladını kaybeden Milletvekili Sırrı Sakık'a yönelik çirkin yakıştırmalar işi iyice çığrından çıkardı.
Peki bu sorumsuzluk nereye kadar devam edecek? Bu soruyu internet ve bilişim güvenliği uzmanlarına ve hukukçulara sorduk. Ortak görüş, bilinçli kullanım konusunda eğitim verilmesi ve hukuki alt yapının bir an önce oluşturulması...
İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nde çalışan bir grup bilimadamı tarafından kriminal araştırmalara yardımcı olmasının yanında bir ağ içerisinde dolaşan dijital bilgi ve salgın türü kaynakları tanımlayabilen bir algoritma geliştirildi. Araştırmacı Pedro Pinto, The Physcal Review Letters isimli dergide yayımlanan araştırmayla ilgili bilgiler verdi. Geliştirilen algoritmayı kullanarak internette bir ağ içindeki sınırlı sayıda üyeleri dinleyip her türlü kaynağa ve belgeye ulaşılabildiğini belirtti. Pinto, şunları söyledi: 'Facebook'ta senin hakkında bir dedikodu yüzlerce kişiye, hatta ailene kadar ulaştı. Dedikoduyu başlatan kişiye mesajı alan arkadaşlarından 15-20 tanesinin mesajına bakarak ve işin içine zaman faktörünü de ekleyerek algoritma bilginin peşine düşüyor ve kaynağı buluyor.' Pinto'nun dikkat çektiği algoritmanın Twitter'daki uydurma haberler için ilk kaynağa ulaşmada da kullanılabileceği belirtiliyor.
Söylentiyi İlk Yayan Bulunmalı
Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat Gökhan Ahi: Sosyal medya binlerce kişiye anlık tepki verebilen bir yapıya sahip olduğu için manipülatif kullanıma açık. Birçok sosyal medya kullanıcısı bir içeriği paylaşırken neye hizmet ettiğini bilmiyor. Bilinçlendirilmiş bir sosyal medya kullanıcısı paylaşacağı içeriğin doğruluğunu kontrol edecektir. Diğer yandan linç kampanyasına karşı yasal düzenlemeler yapmak çözüm olmaz. Ancak kişilerin onuru zedelenirse hakaret suçundan soruşturma açılabilir.
IP Adresiyle Tespit Mümkün
Adli Bilişim Hizmetleri Uzmanı Mustafa Sansar: "İnternette yalan haber yayan ve bu durumu internet lincine dönüştürenler IP adresi üzerinden tespit edilebilir. Ancak iletiyi kimin gönderdiğini yüzde yüz tespit etmek mümkün değil. Twitter üzerinden yapılan paylaşımlarda ilk twiti atan kullanıcıya ulaştıktan sonra çeşitli yöntemler uygulanarak IP tespiti mümkün. İnternet suçlarının, mahiyetine göre cezaları mevcut. Tüm bunlara karşın internet yeteri kadar denetlenmiyor." dedi.
Ankara Barosu Bilişim Kurulu Başkanı Avukat Nihat Karslı da, "Sosyal medyada linç operasyonları yaşandığında yasal mevzuat gereği siteye uyarı çekilerek içeriğin kaldırılması isteniyor. Ancak yasal düzenlemeler yapılsa da bu sorunun çözüleceğine inanmıyorum. İnterneti anlamayan insanların sürekli yasa çıkarıp interneti kontrol etmeye çalışması da tam tersi sonuçlara neden olabilir. İnternetin kendi mecrasında şekillenmesi daha iyi. Kullanıcılar kuralları kendileri koymalı. diye konuştu.
İnternetin Teksas'tan farkı yok
Bilişim Yazarı Musa Savaş ise, "İnternet ortamındaki sosyal medyanın Teksas'tan farkı yok. Amerika günümüze gelebilmek için nasıl badirelerden geçtiyse sosyal medyadaki Teksas sendromundan kurtulmamız için badireler atlatmamız gerekiyor sanırım. Yasal çerçeve oturduktan sonra rayına girecektir. İnsanlık karşılaştığı yeni olguyla ilgili gelişmeleri süreç içinde kurala oturttu. Kural şu an için yok. Herkes vurduğuyla kalıyor ama böyle gitmesi doğru değil." şeklinde konuştu.
Tüm İnternet Derneği Başkanı Füsun Nebil ise, "Sosyal linç konusu bugünün meselesi değil. İnternetten önce de hayatımızda vardı. 30 yıl önce 'Sakallı bebek doğdu, dünyanın sonu geldi' haberleriyle uyanıyorduk. Sakallı bebek söylentisini kimin çıkardığı bulunamamıştı. Ancak internette her şeyi bulmak mümkün. İnsanlar bilmediği bir konuyu konuşurken dikkatli olmalı. Hiçbir şeyin gizli olmadığı unutulmamalı. İnternet üzerinde hiçbir şeyi kaybedemezseniz, takip eder ve edilirsiniz." dedi.
İlk 'Twit'i atan yanacak
İnternet Stratejisti Atıf Ünaldı, "Linç kampanyalarını önlemek için İsviçre'de geliştirilen algoritma önem taşıyor. Bu yazılımla, nefret söylemlerini ilk kimin yaydığı ortaya çıkıyor. Yine aynı yazılım bizlere kampanyanın iyi niyetli mi yoksa kötü niyetli mi olduğunu analiz edebiliyor. Çamur atma, yalan haber üretme eylemlerinin arkasında genelde bir veya birkaç kişi olur. Yalan haberlerin ilk kimden geldiği yazılımla belirlenebilir. Böylelikle uydurma bilgilerin dalga dalga yayılması önlenebilir." diye konuştu.
Kaynak: TRT Haber
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





