kanun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2012 Salı

Sigara markası ürün adı olamayacak


Meclis tatile girmeden öne kabul edilen 'Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü' hakkındaki kanun önemli değişiklikleri beraberinde getiriyor.

Sigara adları, kıyafet ve başka ürünlerde kullanılamayacak. Yasanın uygulanmasına ilişkin usül ve esasları ilgili yönetmeliği Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu (TAPDK) üç ay içinde hazırlayacak.

Meclis tatile girmeden önce kabul edilen 'Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü' hakkındaki kanun önemli değişiklikler getirdi. 'Marka esnetme, marka paylaşımı' olarak da adlandırılan gizli sigara reklamları yasaklandı. Tütün ürünlerinin isim, marka veya logosu diğer sektörlerle ilişkilendirilemeyecek. Artık kıyafet, içki, kahve ve parfüm gibi ürünler bir sigara markasını çağrıştıran isim kullanamayacak. 18 yaşından küçüklere satışı yasaklanan nargilenin de üzerine sigarada olduğu gibi 'sağlığa zararlı' ibaresi konulacak. Yasanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu üç ay içinde belirleyecek.



Türkiye Büyük Millet Meclisi, yaklaşık 21 saat süren son birleşiminin ardından önceki gün tatile girdi. TBMM Genel Kurulu, görüşmelerine daha önce başlanan 'torba teklifi' yasalaştırdı. Yeni düzenlemede sosyal hayata dair birçok yenilik yer alıyor. Bunlardan en önemlilerinden biri de tütün ve tütün mamulleriyle ilgili düzenlemeler. 18 yaşından küçüklere tütün ürünleri gibi tütün ürünü içeren ve içermeyen nargile satışı ve tüketime sunulması da yasaklandı. Nargile şişelerinin üzerine, özel çerçeve içinde tütün ürünlerinin zararlarını belirten resimli ve Türkçe yazılı uyarılar veya mesajlar konulacak. Yeni kanunda 'düz paketleme' olarak adlandırılan uygulamaya geçiş için önemli bir adım atıldı. Buna göre, tütün ürünlerinin paketlerinde veya etiketlerinde tüketimi özendiren, teşvik eden veya tüketiciyi yanıltan, ürünü cazip kılan metin, isim, marka, resim, figür ve renkler kullanılamayacak. Bu düzenleme TAPDK'nın mevcut olan ve etkin bir şekilde uyguladığı yönetmelikte var. Ancak birçok firmanın sürekli TAPDK uygulamalarına dava açması sebebiyle bu husus yasaya konuldu. Böylece sigara paketleri üzerine özendirici, yanıltıcı, teşvik edici işaret, renk vb. unsurlar konmasının yasaklanması kanuni güvenceye kavuşturuldu. Dünyada sadece Avustralya'da uygulanmakta olan 'düz paketleme' uygulamasına geçiş için önemli adım atıldı. Uzmanlar, bir sonraki adımda sigara paketlerinin daha sade ve albenisiz olacağını belirtiyor.

Düzenlemeyle, 'marka esnetme' ya da 'marka paylaşımı' olarak da adlandırılan gizli sigara reklamları da yasaklandı. Tütün ürünlerinin isim, marka, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer alametler, tütün ürünleri haricindeki mal ve hizmet sektörü ile ilişkilendirilemeyecek. Artık hiçbir ürünün üzerinde tütün ürünlerini çağrıştıracak herhangi bir işaret veya renk bulunmayacak. Böylelikle kıyafet, alkollü içki, kahve ve parfüm gibi ürünler doğrudan bir sigara markasını çağrıştıran isim, logo ve marka kullanamayacak. Örneğin sigara markası olarak tanınmışlık kazanan 'Marlboro' ya da 'Camel' ismi başka hiçbir üründe olmayacak. Düzenlemeyle birlikte sigara ürünleri başka bir ürün adı olarak kullanılamayacak. Böylelikle gizli sigara reklamının önüne geçilmiş olacak. Kanundaki bir başka yenilik ise kamunun kullandığı kapalı ve açık alanlarda sigara yasağına aykırı davranan kişilere bundan sonra belediye zabıta görevlileri de ceza uygulayabilecek. Böylelikle sigara yasağı daha fazla kontrol altına alınmış olacak.

ZAMAN

27 Haziran 2012 Çarşamba

Süleyman Yaşar: Tüketiciye CHP tuzağı


Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) 1 Temmuz'da yürürlüğe girecek. Yeni yasayı daha uygulanmadan değiştirmek isteyen baskı grupları öyle yoğun bir çalışma içinde ki, bu enerjiyi kendi şirketlerini, hesaplarını ve üretimlerini düzeltmek için harcasalar, inanın Avrupa Birliği'ne uyumlu bu yasayı değiştirtmeye ihtiyaç duymazlardı. Yeni TTK'yı uygulayarak Türkiye toplumuna hayırlı bir iş yaparlardı. Ama onlar eski Türkiye'nin devam etmesini istiyor. Kayıt dışı sürsün, vergiyi tükettiği mal üzerinden yine vatandaş ödesin, bozuk mal ve hizmet karşısında da hiç hakkını arayamasın.

Oysa TTK değiştirilmeden yürürlüğe girerse, her şeyden önce gıda sahtekârlıkları ve çocukları kanser yapan giysilerin satılması önlenecek. Çünkü bu ülkede etiketinde dana eti yazıp tavuk, at, eşek eti satanlar ve insanlara bunların kemik tozlarını yedirenler var. Hatta dana etli diyerek vatandaşa domuz etli pide yedirenler de var. Kanserojen madde içeren çocuk giysileri satanlar var.



İşte yeni TTK değiştirilmeden yürürlüğe girerse, şirketlere internet sitesi kurma zorunluluğu geleceğinden ve fatura üzerinde şirket yöneticilerinin isimleri yazılacağından gıda sahtekârlığı yapmak zorlaşacak. Çünkü şeffaflık gelince sahte gıda satmaya, kanserojen içerikli elbise pazarlamaya kimse pek cesaret edemeyecek.

Tüketici kendisini kandıran, sağlığını bozan kişileri takip edebilecek ve bunlara karşı hakkını arayabilecek. Ama maalesef bazı sermayedarların yaptığı baskılar sonucunda yeni TTK daha yürürlüğe girmeden, tüketiciyi koruyan hükümleri değiştirilecek herhalde.

Gelelim TTK'nın değişmesini isteyenin asıl kim olduğuna... Belki şaşıracaksınız ama yeni TTK'nın yürürlüğe girmeden değişmesini isteyenin ana muhalefet partisi CHP olduğu ortaya çıktı.

Dün Dünya gazetesine bir röportaj veren CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak "TTK'nın değişmesi için biz üç ay önce kanun teklifi hazırladık. Bu kanun TEPAV'ın araştırmasına göre işletmelere 4.7 milyar lira yük getiriyor" diyor.

Bir sol parti için ne yaman bir çelişki! Eski düzenin tüketiciye ve vatandaşa getirdiği yükü hiç dikkate almıyor, yeni kanunun şirketlere getirdiği yükü dikkate alıyor.

Anlayacağınız Öztrak'a göre, çocukların kanser olması, dana eti yerine at, eşek, domuz eti ya da tavuk derisi yedirmenin insanlara, insanlığa ve ekonomiye hiçbir maliyeti yok.

Çocuklar kanserden ölebilir, işte size "sol" zihniyet. Oysa Öztrak biraz düşünce sınırlarını zorlayıp TOBB'un kuruluşu TEPAV'ın ötesine gidebilse, kanser olan ya da sahte yiyecek nedeniyle sağlığı bozulan insanların ekonomiye maliyetinin çok daha yüksek olduğunu görebilir. TTK'yı değiştirtmeye çalıştıklarına göre, CHP için önemli olan herhalde bazı sermayedarların çıkarı.

Gelelim CHP'nin şirketlerin hortumlanması karşısındaki tutumuna. Bilindiği gibi TTK'nın önemli maddelerinden biri de şirketlerin sahiplerince soyulmasını önlemek! Yani hortumlamaya son veriyor.
Şimdi CHP işte bu maddeye de karşı ve yeni TTK'yı değiştirterek aslında hortuma devam diyor. Kısacası CHP "ben solcuyum" diyor ama solculukla alakası olmayan işler yapıyor. Hatırlarsınız Sosyalist Enternasyonal bile CHP'yi üyelikten atıp yerine AK Parti'yi almak istemişti. CHP'nin TTK'ya karşı tutumu Sosyalist Enternasyonal'i bir kez daha haklı çıkardı. "Solcuyum" deyip tüketiciye karşı, çocuklara karşı bazı sermayedarlar savunulur mu? Ama bizdeki solculuk böyle işte. Prof. İdris Küçükömer'in Düzenin Yabancılaşması kitabında söylediği gibi, "aslında Türkiye'de solcuyum diyenler statükocu ve sağcı. Sağda olanlar ise değişimden yana ve solcu."

Buradan AK Parti'ye de seslenmek gerekiyor. CHP'nin oyununa gelip tüketiciyi koruyan, şeffaflık getiren, hortumu önleyen yeni TTK'yı değiştirirseniz bir müddet sonra CHP sizi suçlayacaktır. "Kanunu onlar değiştirdi. TTK'yı kayıt dışına çıkmak ve kara para aklamak için kanun daha uygulanmadan değiştirdiler" diyecektir.

Aman dikkat edin. Çünkü TTK'nın değiştirilmesi için öne sürülen gerekçelerin hiçbiri doğru değil. Bilgi kirliliği yaratılarak kafalar bulandırıldı. Eski TTK'da zaten var olan hapis cezaları yeni konmuş gibi gösterildi. Temcit pilavı gibi öne sürülüp korku yaratılan tabela asmayana hapis cezası eski TTK'nın 40, 41 ve 53'üncü maddelerinde 1957'den beri zaten var.

Bir de yeni TTK için "ekonomiyi yavaşlatacak" deniyor. Oysa tam tersi ekonomiyi hızlandırır. Çünkü şirketten para çeken, şirketin içini boşaltan patron aslında kurumsal tasarrufları azaltıyor. Böylece yatırımı engelliyor.

Ayrıca yeni kanunun getirdiği şeffaflık düzgün çalışmayı gerektirir. Yeni kanunun şirketlere getirdiği internet sitesi açma zorunluluğuna karşı çıkanların gerekçesi olan "patronun karısı internette bilançoyu görecek, pırlanta küpe isteyecek" masalları hiç inandırıcı değil. Bir tacirin karısı, bilançoyu görüp pırlanta küpe, yüzük istiyorsa, zaten o evlilikle ticaret bir arada yürümez. Böyle tuhaf gerekçelere sığınmak komik oluyor.

Lafı uzatmadan söyleyelim, değişimin partisi AK Parti, statükonun partisi CHP'nin tuzağına düşmemeli.
NOT: Sıcaklıkların yükseldiği şu günlerde sokak hayvanları bir yudum su bulamayarak can veriyorlar. Herkesin kapısının önüne 1 kap su koyması çok önemli.

Süleyman Yaşar - Sabah - 19/06/2012