otobüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otobüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Şubat 2014 Çarşamba
Kamyonlardan saçılan kaplama lastikler yollarda tehlike oluşturuyor
Karayollarında sıkça rastlanan ancak üzerinde pek çoğumuzun durmadığı lastik parçaları göründüğü kadar masum değil. Çoğunlukla kaplama araç lastiklerinden kopan bu parçalar hem kullanan aracı, hem de trafikte seyreden diğer araçları hiç beklemedikleri bir anda büyük tehlike altına sokuyor.
Trafik polisleri hangi lastiğin orijinal, hangilerinin de kaplama olduğunu anlayabiliyorlar. Ancak kaplama lastiklere yönelik bir ceza bulunmuyor. Polisler ancak uyarmakla yetiniyorlar.
Kaplama lastik kulanan ağır tonajlı araç sayısı her geçen gün artıyor. Kaplama lastik işi yapan atölyeler de. Türkiye’de kaplama lastik yapan işyerlerinin sayısına ilişkin kesin bir bilgi yok. Ancak her ilin büyüklüğüne ve ihtiyacına göre kaplama işi yapan pek çok atölye Türkiye’nin hemen her yerinde bulunuyor. Standarda kavuşturulmazsa ve sıkı denetlemeler yapılmazsa yollardaki gizli tehlike tehdidini sürdürmeye devam edecek, daha pek çok kazaya neden olacak.
29 Eylül 2013 Pazar
Ulusoy Turizm şikayeti
Bunun için Ulusoy sadece özür diliyor. Oysa Ulusoy Turizm:
- Rötarı zamanında bize bildirmiş olsaydı bileti iptal edip başka firma ile zamanında yolculuk yapmamızı engellemiştir.
- Bir saat Adana terminalinde bekletip bir sürü dilenciyle muhatap etmiştir. Zamanımızı çalmıştır.
- Kötü bir otobüsü sefere koyduğu için dağın başında 2 saat beklemek zorunda bırakmıştır. 2 saat böylece zamanımızı çalmıştır.
- En ön koltukta seyahat edecekken, bizi sığınmacı yapıp diğer otobüsün en arkalarında yolculuk yaptırmıştır.
- Normal zamanda varsaydım dolmuşla gideceğim evime taksi ile gitmek zorunda kaldım. İlave masrafa yol açmıştır.
- Gece saat 02:00 ye kadar bizi yollarda bırakmış uykusuz kalmamıza ve psikolojik olarak taciz olmamıza neden olmuştur.
- Bütün bu zararları tazmin etmek yerine bir sonraki yolculukta %30 indirim yapacağın söylemektedir.
- Üstelik web sayfasına “her şey zamanında” sloganı ile müşteriyi kandırmaktadır.
- Bilet paralarımı (110 lira) iade etmedikleri sürece bir daha asla yolculuk yapmayacağım!
Zekeriya ŞARBAK
23 Eylül 2012 Pazar
Varan Turizm ve Ulusoy otobüsleri seyahat hizmeti şikayeti
6 Eylül 2012 günü Fethiye'den Ankara'ya yola çıkmadan önce otogarda ücretsiz dağıtılan Hürriyet gazetelerini görünce memnun oldum. Ama içerideki haberlerde şirketinizle ilgili büyüme !!! haberi olduğunu görünce neden ücretsiz verildiğini anlamak zor olmadı. Özellikle aşağıdaki olaylardan sonra basındaki haberleriniz ile hiç mi hiç örtüşmedi... Ve yılların tecrübesine hiç mi hiç yakışmadı...
Büyüme ve kalite beyanlarınız doğrultusunda umarım aşağıda aktaracağım şikayet konularını şirketinizi büyütme ve kalite geliştirme gayretleriniz kapsamında dikkate alırsınız.
6 Eylül 2012 perşembe 23:00'de Fethiye otogardan kalkan ve Ankara'ya giden seferinizin (Varan bilet no: 391236 / sefer no: 3294 FetANK2030 / referans no: 7099342) şoförü kafasına göre mola verdi. İlk mola kervan geçmez kuş uçmaz benzin istasyonunda akaryakıt alımı sırasında verildi. Muavin mola sırasında (benzin alınan) bu molanın ilk mola olduğunu, ikinci molanın ise Afyon'da verileceğini söyledi (bu mola yaklaşık 5-6 dk idi). Daha sonra yine Afyon'a varmadan önce nerede olduğunu bilmediğimiz alakasız bir tesiste bant kayıt duyurusu ile 30 dk mola verildiği duyurusu yapıldı. Yolculardan iki hanım tesiste çorba sipariş ettiler ki bir kaşık bile içemeden muavin geldi molanın bittiğini, yanlış mola duyurusu olduğunu söyledi. Aynı şekilde WC girişlerinde de içeride yolcu kalmasın diye seslendiler. Üçüncü mola da Afyon'da verildi.
7eylul 2012 cuma gunu ank.da sogutozunde 21.30 da bindigim Fethiyeye giden firmaniza ait otobuste ise (Ulusoy bilet no: 039319 / referans no: 39319 / Reference nr 26898838);
- soforlerinizin seyir halindeyken carcar sohbet amacli cep telefonlari ile konusmalari,
- ben ve birkac yolcunun uyarilarina ragmen gorusmelerine devam etmeleri,
- uyari konusunda kararli oldugum icin beni de kaba ve saygisiz dille terslemeleridir. (şoföre ilk molada bu koşullarda yolculuğa devam etmek istemediğimi, Ankara'dan gelen (aynı tarihte 23:00'de Söğütözü'nden kalkan ve Fethiye'ye giden) diğer araca transfer olmak istediğimi söylediğimde "önce sen tependeki okuma ışığını söndür, gözümü alıyor. Ben kimseyi aramam. Bu telefonlar kısayol aramalı telefon birbirimizi ararız karışamazsınız, sen tependeki okuma ışığını söndürmezsen ben de telefonu kapatmam" dedi !!!! Olabilir diyerek ??? okuma ışığını söndürdüm ve bir daha yakmadım, kitabımı okuyamadım, stresten zaten uyuyamadım, uyuyamadık. Acaba otobüs üreticisi firmalar yolcuların okuma ışığını tasarlarken sürücünün gözünü alacağını hesaba katmıyorlar mı????? !!!! Telefonla sohbet ederken (maç skorlarını alıp resmen sohbet ediyordu) koca otobüsün direksiyonunu sağ elinin serçe parmağıyla kullanıyordu. Doğrusu bu kadar yetenekli kaptan bulduğunuz için tebrikler !!!! Aynı şoför "Gömü" kasabasından geçerken de kırmızı ışık ihlali yaptı.
- Afyon molasından sonra kaptanlığı devralan ikinci şoför ise bir önceki şoförden olaylarla ilgili gerekli !!! bilgiyi aldıktan sonra inadına yapar gibi daha direksiyona oturur oturmaz cep telefonuna sarıldı. "Ovvvv, uyyyy, hahaha" gibi nidalarla hoş sohbetlerini uzuuuuun uzun yaptı. Yuvarlak ortası delik, kartondan mıdır bilemiyorum, üzerinde çizelgelerin yer aldığı cd görünümündeki evraklarla seyir halindeyken (bir süre okuma gözlüğünü de arayarak) uzuuun uzuuun ilgilendi. Gözü cep telefonunda, sürüşte değil... Yine ikaz ettik ve terslendik. Aynı şoför seyir halinde agiz şapirdatarak hasir hasir meyve ve kabuklu k.yemis yemek, aracın müzik setine arapça dua cd'si koyarak dinletme, ikide bir ışıkları açıp direksiyon başındayken çekmece vs karıştırma, okuma ışıklarını söndürtme, gaz çıkartma, geğirme gibi pek çok marifetlerini ardı ardına sıraladı. Kırmızı ışık ihlalinden sonra araç seyir halindeyken aracın direksiyonunu muavine verdi yanına oturdu. Yavaş git, açıktan al, sağdan git, bla bla muavine sürücü dersine devam etti. En sonunda bir kaç yolcunun sert uyarısı sonunda yine araç seyir halindeyken muavini kaldırıp direksiyona geçti. Geçerken de homur homur söylenip muavinin ehliyeti olduğunu söyledi. Yine umursamaz tavırla muavinle birlikte seyir halindeyken şeftatilerini yediler. Meyveyi soydukları bıçak kan akıtmayan bıçakmış !!! Kafa kafaya yüksek sesle sohbetlerini yapıp kahkahalarını savurdular ve "böyle tip tip yolcular da hep bize denk geliyor" diyerek umursamadılar bile.
- Muavinlerinizin kibar !!! tavırları isi takdire şayandı !!! Yolcu ikramına başlağında kahve istedik su buz gibiydi, "ısıtıcı bozuk napalım" dedi. Servisi servis arabasını kullanmadan "ne içecen", "al suyun" gibi nazik !!! cümlelerle, bardakları başımızın üstünde tutup bir zahmet elini uzatmadan yaptı. Koridor geçişlerinde ise yolculara sürtmek, dengesini kaybedip yolculara çarpmak, üzerine düşmek gibi masum !!! halleri, klimaların çalıştırılmaması, içerideki sıcak ve pis kokulu havayı teneffüs etmek zorunda bırakılmak vb konular hakkında zaten yorum yapmayacağım.
Afyondaki molada muhtelif yolcular kendi aralarında aynı konular üzerinde şikayetlerini dile getirerek firma yetkililerinize bildireceklerini konuşuyorlardı.
Hatırladıkça sinirlerim bozuluyor. Yolcularınıza böylesine stres ve kaba muamele dolu hizmet vermeye hakkınız olmadığını bildirmek istedim. Ayrıca, başımdan geçenleri de çevremdekilerle de paylaştığımı bilmenizi isterim ki aynı sinir harbini yaşamasınlar.
Jale C.
17 Temmuz 2012 Salı
Ölümlü trafik kazası yapan firma teşhir edilecek

İstanbul-Ankara karayolunun bilmem kaçıncı kilometresi. Az önce korkunç bir trafik kazası yaşanmış, ortalık toz duman. Şarampole yuvarlanan yolcu otobüsünden çığlıklar yükseliyor.
Olay yerinde henüz ne bir ambulans var, ne de polis...Ne yapsam, kime nasıl yardım etsem diye düşündüğünüz bir anda öyle bir enstantene takılıyor ki gözünüze, yerinizde çakılıp kalıyorsunuz. Otobüsün şoförü almış gazete kağıtlarını, firmasının adını kapatmaya çalışıyor. Şirketin ismini gizleyerek, aslında biraz önce direksiyonda uyuyarak yaptığı ölümcül hatayı da örtbas etmenin derdinde...
Bu okuduklarınız bir film senaryosu değil, ülkemizde yıllardır her otobüs kazası ndan sonra yaşanan acı bir gerçeği anlatmak istedik sizlere. Ama öyle sanıyoruz ki, yollarımızda artık böyle bir ayıp yaşanmayacak. Çünkü sanılanın aksine, araç veya sürücü hatasından dolayı kaza yapan otobüslerin firma adının teşhir edilmesinin önünde yasal hiçbir engel bulunmadığı ortaya çıktı.
Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Genel Başkanı İhsan Memiş, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na eklenen bir madde ile, kusurlu araçların plakasının ve firma ünvanının televizyon ve gazetelerde teşhir edilmesinin önünün açıldığına dikkat çekti. Şehirlerarası yollardaki otobüs kazalarının yüzde 90'ına, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, korsan şoför ve aşırı hızın sebep olduğunu belirten İhsan Memiş, televizyon ve gazetelerin yöneticilerine seslenerek, “Lütfen Trafik Kanununu uygulayınız. İnsan hayatını tehlikeye atan ve kötü taşımacılık yapan bu firmaların adını gizleyerek bu suça ortak olmayınız.” dedi.
Kanuna eklenen o madde ile teşhirin önü açıldı
Karayollarında yolcu taşımacılığı yapan otobüs ve benzeri taşıtların karışmış olduğu ölümlü trafik kazası sonuçlarının; kusurlu araç veya araçları kullanan sürücü ve araca ait plaka numaraları ile birlikte otobüs işleticisi teşebbüsün unvanının, televizyon ve basın organları aracılığı ile kamuoyuna görüntülü ve yazılı olarak, kusur oranlarından söz edilmeksizin ilanı, sırrın ifşaı ve ticari itibarın ihlali sayılmaz.
Kaynak: Türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

