öğrenci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öğrenci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2013 Salı

Kokulu silgi denge bozuyor


Kayseri Emniyet Müdürlüğü tarafından bastırılan 10 bin broşür ile kokulu silgi ve defterlerin öğrencileri madde bağımlılığına ittiği ve denge bozukluğuna sebep olduğu velilere anlatılmaya çalışılacak.

İl Emniyet Müdürlüğü tarafından okul önlerinde, alışveriş merkezlerinde, kırtasiye malzemeleri satan yerlerde dağıtılacak olan 10 bin adet broşürde şu uyarılarda bulunuldu:

Uçucu madde ihtiva eden kokulu silgi-defter, maket yapıştırıcıları, oyun hamurları, resim boyaları vb. kırtasiye malzemelerinin her insanda bağımlılık yapabildiği, zihinsel yetersizliklere sebebiyet verdiği, suça eğilim ve saldırgan davranışları arttırdığı, hareketlerin yavaşlaması ve denge bozukluklarına sebebiyet verdiği, hafıza bozukluğu ve yeni bir şey öğrenmeyi engellediği tespit edilmiştir.

Kaynak: Yenişafak

4 Eylül 2013 Çarşamba

Öğrenci velilerine okul kıyafeti uyarısı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Kılık-Kıyafet Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle okul kıyafetlerini ve kumaşını oylamayla velilerin seçecek olması olumlu karşılanıyor.

Ancak uzmanlar, kırtasiye malzemelerinden sonra kumaşlardaki kanserojen maddelere de dikkat edilmesi konusunda velileri uyarıyor.

Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerin eğitime başlamasının arifesinde uyarılarını artıran uzmanlar, iç piyasada satılan bazı tekstil ürünlerinin üretiminde kullanılan boya ve kimyasalların çocuklarının sağlığını etkilediğine dikkat çekiyor.

İç piyasada satılan bazı tekstil ürünlerinin üretiminde kanserojen etkili ağır metal boya ve kimyasallar içerdiğini ifade eden uzmanlar, gömlek ve tişörtlerden terleme yoluyla insan vücuduna geçen söz konusu boyaların, insan DNA'sı üzerinde etkili olup kanseri tetiklediğini söylüyor.

Polyester, naylon, akrilik gibi ipliklerle dokunmuş kumaşların, teri iyi çekmediği için gribal enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Başbakan tarih verdi, dershaneler kapanıyor


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinde genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, ''Dershanecilik olayını kaldıracağız. Bundan kim gücenirse gücensin. Kusura bakmasınlar. Bu benim halkımın, vatandaşımın ortak talebidir'' dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

''(Dershaneler) Eğitim öğretime hizmet verecekseniz, okullaşın, okullar kurun. Biz de sizden hizmet alımı yapalım ve sizin sınıflarınızı öğrencilerimizle biz dolduralım. Bedeli neyse biz verelim. Sizi açıkta bırakacak değiliz. Biz yatırımdan kurtulmuş oluruz, siz de hizmetinize aynen devam edersiniz. Bakıyorsunuz bu güzel bir teklif demiyorlar. Niye. Öbür taraf çok daha tatlı da onun için. Orada adeta merdiven altı hizmet var, diğerinde ciddi bir kurumsallaşma olacak da onun için. Bunun adımını atacağız ve en geç 2013-2014'e de biz o sistemle birlikte girmiş olacağız.''

Başbakan Erdoğan dershanelerin kaldırılacağını duyurdu gözler Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e çevrildi. Yeni eğitim yılının açılışını yapan Dinçer'e bu konu da soruldu. Milli Eğitim Bakanı, "çalışmalar tamamlandığı zaman sizinle paylaşırım çok somut bir söz söyleme durumunda değilim" dedi.

8 Eylül 2012 Cumartesi

İstanbul'da öğrenciler için ulaşım zammı geri alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, toplu taşımaya yaptığı zamda, protestolar üzerine geri adım attı ve öğrenci biletlerindeki zammı geri aldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, "Ulaşım zamlarıyla ilgili tekrar değerlendirme yaptık. 17 Eylül'den itibaren öğrencilere yaptığımız zammı geri alıyoruz" dedi.


NE KADAR ZAM YAPILMIŞTI?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısından toplu taşımaya zam kararı çıkmıştı. Buna göre İETT otobüsleri ve Özel Halk Otobüslerinde 1.75 lira olan ilk biniş ücreti 1.95 liraya yükseltilmişti. Öğrenciler için 1 liradan 1.10 liraya çıkarılırken, öğretmen ve yaşlılar için de 1.20 liradan 1.35 liraya çıkartılmıştı



İDO Sirkeci-Harem araba Vapuru, Şehir Hatları Vapurları ve özel deniz motorları elektronik bilet ile aktarmalarda birinci aktarma 1.20 liradan 1.40 liraya, ikinci aktarma da 1.20 liradan 1.30 liraya yükseltildi. Yine 1.20 lira olan 3,4 ve beşinci aktarma ücretleri ise değişmemişti.

EN YÜKSEK ZAM JETON FİYATINA

Aylık mavi kart ücretleri 140 liradan 155 liraya, öğrenci için 70 liradan 75 liraya, öğretmen ve yaşlılar için de 80 liradan 90 liraya çıkartıldı.

En yüksek zam ise şehir hatları, özel deniz motorları ve raylı sistemlerde 2 lira olan jeton fiyatlarına geldi. Jeton fiyatı yüzde 50'lik artışla 3 liraya çıktı. Kartal-Adalar arasında 3.5 lira olan fiyat ise değişmedi.

Adalar Şehir Hatları ve Özel Deniz Motorlarında 3 lira olan ilk biniş 3.5 liraya çıkarıldı. Aktarma ise 2.5 lira olarak belirlendi. Jeton fiyatı da 4 liradan 5 liraya çıktı.

13 Temmuz 2012 Cuma

Zeka oyunları dersi

Eylülden itibaren orta okullarda başlanacak 'Zeka Oyunları' dersine Tüm Üstün Zekalılar Derneği (TÜZDER) sahip çıktı. Dernek, hazırladıkları programı MEB'e sunacak. Dernek ayrıca, öğretmenlere sertifikalı eğitim imkanı sunacak.

İLKOKULDAN BAŞLAMALI

Zeka oyunları dersinin orta okul aşamasında verilmeye başlanması olumlu bir gelişme. Ancak dersin ilkokul aşamasında da olması gerekir. Bize öncelik sorulsaydı, birinci kademeyi öncelikli görürdük. Çünkü bu dersin hedefi zeka gelişimi. Zeka gelişimi de yoğun olarak okul öncesi ve ilkokul döneminde oluyor.


PROGRAM HAZIRLIYORUZ

Zeka oyunları dersine ilişkin program hazırlıyoruz.  Milli Eğitim Bakanlığına ilan edeceğiz. Öğretmenlere yönelik de 20 saatlik bir eğitim programı hazırladık. İsteyenlere de bu eğitimini belgelendireceğiz. Türkiye'de de derneğimiz, dünyaca ünlü akıl oyunları firmaları tarafından, bu eğitimi, verme konusunda yetkilendirildi. Öğretmenlere yönelik programımızda hangi materyali hangi amaçla, ne kadar süreyle kullanılmalı ve buradaki yol haritası ne olmalı gibi bilgiler vereceğiz.


ZEKA OYUNU OYUNCAK DEĞİL


Zeka oyunu denilince akla lego, puzzle, satranç geliyor. Okul yöneticilerine ve velilere de çocuklara zeka oyunu almalarını tavsiye ediyoruz. Oyuncak çocuğu eğlendirir, zeka oyunu ise eğlendirmenin yanı sıra paylaşma, merhamet, mantık yürütebilme, motivasyon gibi becerilerin gelişmesini sağlıyor.

Kaynak: Akşam

24 Haziran 2012 Pazar

Yeni Eğitim Sisteminde Yeni Bir Ders: Zeka Oyunları Dersi

“Zeka Oyunları Dersi” Nedir? Nasıl İşlenmeli?

2012-2013 eğitim döneminde hayata geçecek olan yeni sisteme göre zeka oyunları dersi okullarda işlenmeye başlayacak. Böyle bir dersin MEB müfredatına girmesini çok olumlu buluyorum. Yeni sistemde en çok dikkat çekilmesi gereken derslerden birisi Zeka ve Akıl Oyunları Dersi. Peki, sisteme seçmeli olarak konulan dersi kimler, hangi materyallerle, nasıl işleyecek?

“Zeka ve akıl oyunu olarak neleri sayabilirsiniz?” şeklindeki bir soruya velilerin çok büyük bir bölümü; Lego, puzzle ve satranç olarak cevap verecektir. Halbuki bizzat üniversitelerde akademisyenler tarafından geliştirilmiş, beynin belli bölgelerini çalıştırmaya yönelik zeka ve akıl oyunları mevcuttur. Batıda pek çok ülkede de zeka oyunları ve düşünme becerileri dersleri yıllardır işlenmektedir.  


Zeka oyunlarıyla yapılan ders, aynı zamanda oyun faaliyetlerini de içerdiğinden, öğrencinin en sağlıklı şekilde gözlemlenebileceği ve tanınabileceği bir imkan oluşacaktır. Öğrencilerdeki paylaşma, merhamet, centilmenlik, kurallara uyma, mantık yürütebilme, yenilgiyi kabullenebilme, motivasyon,  problem çözme becerileri gibi pek çok özelliği, dikkatli bakışlarla öğretmenler tarafından fark edilebilecektir. 

Zeka ve akıl oyunları çalışmalarının çocukların zeka seviyelerinde artışa sebep olduğuna dair araştırmalar da mevcuttur. Bunlardan en çok dikkat çekeni; Berkeley Üniversitesinde Dr. Silvia Bunge tarafından yapılanıdır. Araştırmaya göre; 8 hafta süresince, haftada iki kez 1 saat 15 dakika zeka oyunları ile çalışma yapılan çocuklarda en az 13 IQ puanı artış gözlendi. Bu neredeyse normal zeka seviyesindeki bir çocuğun parlak zeka, parlak zeka seviyesindeki bir çocuğun ise üstün zeka seviyesine çıkabilmesi anlamına geliyordu.

Zeka oyunları dersi ile çocukların derslerinde ve sınavlarında başarılı olabilmeleri için çok önemli gördüğümüz özel gelişim alanlarını:  Uzaysal algılama - mantık yürütme – konsantrasyon – eşleştirme - hafızada tutma - hızlı düşünme – savunma – simetri - sistemli ve doğaçlama gelişen sorunlara karşı çözüm üretme - taktik geliştirme - kısa ve uzun vadeli strateji üretme – tahmin - dikkat toplama - şekil tanıma - soyut düşünce - direnme hayal gücü – karar verme olarak sıralayabiliriz.

Zeka oyunları dersi ayrıca öğrencilerin akranlarıyla beraber vakit geçirmelerine, sosyalleşmelerine, enerjilerini ekran başından ziyade arkadaşlarıyla sosyal ortamlarda geçirmesine de imkan tanıyacaktır.

Dersin işlenmesinde dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

1- Dersin amacına uygun işlenebilmesi için ortamın, dersin ruhuna uygun tasarlanmasında fayda vardır. Okullarda oluşturulacak Zeka Oyunları Atölyelerinde öğrenciler, dönüşümlü olarak etkinliklere katılabilir. TÜZDER’in (Tüm Üstün Zekalılar Derneği) işbirliği yaptığı kurumlardan olan Sarıyerdeki Boğazhisar İlköğretim Okulunun Türkiye’deki ilk ve tek Zeka Atölyesini kurması diğer kurumların da takip etmesi gereken ve bu dersle doğrudan ilişkili olan özel bir çalışma. Nasıl ki müzik çalışmaları, müzik atölyelerinde, görsel sanatlar dersi sanat atölyelerinde, beden eğitimi dersleri spor salonlarında verimli işlenebiliyorsa zeka oyunları dersi de en verimli şekilde zeka oyunları atölyelerinde işlenebilir. Bu konuda TÜZDER, kurumlara rehberlik yapma ve destekleme konusunda her türlü çalışmayı yürütmektedir.

2- Zeka oyunları dersinde kullanılacak materyallerin özenle seçilmesi gerekmektedir. Bu konuda bilimsel bir yaklaşım sergilenmezse, zeka oyunları dersinin bahçe oyunları, bilmece bulmaca çözmeden öteye gidemeyeceği aşikardır. Dersin işlenmesinde üniversitelerdeki akademisyenler tarafından geliştirilmiş özel materyaller kullanıldığı takdirde ders, amacına uygun işlenebilir. Maalesef ki ülkemizde zeka ve akıl oyunları konusunda ne velilerimizde ne de eğitimcilerimizde bir kültür oluşabilmiş değildir. Zeka ve akıl oyunlarını temin etme konusunda da sıkıntı yaşanmaktadır. Bu konuda da TÜZDER eğitimcilere ve velilere her türlü desteği sağlamaya hazırdır.

3- Zeka oyunları dersindeki materyalleri kullanacak öğretmenlerin, zeka geliştirme ve zeka-akıl oyunu materyallerini kullanma konusunda uzman olmaları gerekmektedir. Müfredata böyle bir dersi koymak ya da materyalleri temin etmek, dersin amacına uygun işlenebilmesi için yeterli olmayacaktır. Zeka oyunları dersinde kullanılabilecek 200’e yakın materyalin hangi zaman dilimlerinde ne kadar süreyle hangi amaçlarla ve ne şekilde kullanılacağı konusunda öğretmenlerin eğitilmesi zaruridir. TÜZDER önümüzdeki günlerde de, gelecek başvurulara göre “Zeka ve Akıl Oyunları Eğitmeni” yetiştirme amacıyla çalışmalarını yürütecektir. Sertifikalı bu eğitimlerin sonucunda öğretmenlerimiz zeka ve akıl oyunları konusunda uzmanlaşacak ve öğrencilerin dersten en üst düzeyde istifade edebilmesi konusunda profesyonel çalışma yürütebilecektir.

Zeka Oyunları dersinin uzun vadede çocukların diğer derslerine de olumlu manada ciddi katkıları olacağını düşünüyorum. İyi planlandığı ve okullarımızda sağlıklı şekilde işlenebildiği takdirde bu ders sayesinde öğrencilerimizin, bilgisayar ve televizyon bağımlılığı probleminin de azalacağına gönülden inanıyorum. Bu nasıl mı olur? Kısmetse diğer yazıda…

Mehmet Hilmi EREN
TÜZDER Yönetim Kurulu Başkanı
m.eren@tuzder.org

23 Haziran 2012 Cumartesi

Öğrenimini donduran öğrenci senetlerini geri aldı


Ankara 5. Tüketici Mahkemesi, zorunlu nedenlerle öğrenimini donduran ve bu nedenle yurttan ayrılan öğrencinin yurda verdiği kalan aylara ilişkin senetlerin iptalini kararlaştırdı.



Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Didim Meslek Yüksekokulu'nu kazanan Aykut Özkul, Ankara'dan Aydın'a giderek, 1 Ekim 2011'de özel bir yurda kaydını yaptırdı. Özkul, öğrenim yılı için 4 bin 500 liralık yurt ücretinin 500 lirasını kayıt sırasında peşin ödedi. Kalan 4 bin lira için ise her biri 500 liralık 8 adet senet verdi.

Ancak ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle bir ay sonra okul kaydını donduran Özkul, yurt yönetimiyle görüşerek sözleşmenin feshedilmesini ve kalan senetlerin iadesini talep etti.

Özkul, yurdun sözleşmeyi feshetmemesi ve senetleri geri vermemesi üzerine Avukat Aykut Özdemir aracılığıyla tüketici mahkemesinde dava açtı.

Avukat Özdemir, dava dilekçesinde, müvekkili ile yurt arasındaki sözleşmenin feshini ve 8 senedin iptalini istedi.

Dava, Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nde karara bağlandı. Mahkeme, yargılama sonunda, öğrenci Özkul ile özel öğrenci yurdu arasındaki sözleşmenin feshine ve 8 senedin iptaline karar verdi.

Mahkeme, kararın gerekçesini gelecek günlerde açıklayacak.

Yurdun, karara karşı Yargıtay'da itiraz hakkı bulunuyor.

16 Haziran 2012 Cumartesi

Dershane seçerken dikkat edilmesi gerekenler



Sınav sistemleri ve buna bağlı olarak dershane modelleri sürekli değişiyor. Ancak velilerin bilinçli dershane seçimi için yanıt aramaları öğütlenen sorular hiç değişmiyor. Doğru dershane seçimi yapmak iyi bir lise ya da üniversitenin kapılarını açacak, iyi bir üniversite de daha iyi bir işin kazanılması için önayak olacak etmenlerden belki de en önemlisini teşkil etmektedir.

Okullar kapandı. Öğrenciler tatilde. Ama nerede olurlarsa olsunlar eğitim onları bırakmıyor. Tüm dershaneler reklam çalışmalarında. Erken kayıt avantajları sunmakta. Nereye baksak bir dershanenin reklamı. Her dershanenin bir birincisi var. Herkes en iyi kurumun kendisi olduğunu söylüyor. Öğrenciler ve veliler nasıl karar verecek? Çocuğumuzun eğitimine en iyi katkıyı sağlayacak dershaneyi nasıl seçeriz?




  1. Öğretim kadrosu, kalitesini geçmiş yıllardaki başarılarıyla kanıtlamış mı?
  2. Dershane bir kurum kültürüne sahip mi? Vizyon sahibi yönetici ve öğretmenler var mı?
  3. Tüm branşlarda yeterli sayıda öğretmen hizmet veriyor mu? Ders dışında öğrencilerin sorularına yanıt verebilecek, gerekirse eksiklerine yardımcı olacak öğretmenler bulunuyor mu?
  4. Dershane bir plan ve programa sahip mi? Eğitim yılı başlamadan deneme sınavlarının tarihleri belirlenmiş mi? Haftada uygulanacak ders ve etüt saatleri planlanmış mı? Plansız, programsız bir dershaneden kimse başarı beklemesin.
  5. Özellikle ilköğretim gruplarında Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve İlköğretim Matematik Öğretmenleri mevcut mu? Yoksa lise ve üniversite hazırlık gruplarındaki öğretmenlerin boş zamanları bu gruplarda mı değerlendiriliyor? Öğretmenin müfredata hakim olması ve yaş gruplarına hitap edebilecek özveriye sahip olması gerekir. Üniversite hazırlık gruplarına giren bir öğretmenin ilköğretim gruplarına aynı ilgi ile yaklaşması ve aynı anda ilköğretim müfredatına hakim olması beklenmez. Kısacası ilköğretim gruplarına yeterli özen gösteriliyor mu?
  6. Öğretim sistemi birkaç öğrencinin başarısı yerine tüm öğrencilerinin başarısını ön planda tutuyor mu?
  7. Gruplar oluşturulurken uygulanan sınav öğrencilerin bilgilerini ve algılama yeteneklerini ölçebiliyor mu?
  8. Homojen gruplar oluşturmak için yeterli sayıda öğrencisi var mı?
  9. Yıl içindeki başarılarına göre öğrenciler daha çok yararlanabilecekleri gruplara geçebiliyorlar mı?
  10. Öğrencilerin gelişimi, tüm derslerde izleniyor mu?
  11. Dershane ücretleri makul mu? Ödeme kolaylıkları sunuyorlar mı? Ciddi fiyat politikasına sahipler mi? Yoksa pazarlık gücüne göre mi ücret belirleniyor?
  12. Her öğrencinin farklı bir birey olduğu gözetilerek gereken değer veriliyor mu? Yoksa öğrenci sadece müşteri olarak mı görülüyor?
  13. Öğrencilerin dershane sınavlarında aldıkları puanlar ile SBS, YGS ve LYS'de aldıkları puanlar tutarlı mı? Yoksa dershane denemelerinde öğrencileri ve velileri mutlu etmek adına puanlar yükseltiliyor mu?
  14. Etüt saatleri öğrencilerin konuyu kendileri çalıştıktan sonra pekiştirmek amacıyla yararlanabilecekleri bir işleve sahip mi? Derslikler yeterli ve uygun mu? Öğrenciye uygulanan etüt saatleri yeterli sayıda mı? Etüt saatlerinde verimli çalışmalar yapılabiliyor mu?
  15. Devlet okulları dahi akıllı tahtalar ile donatılırken ücret ödeyerek hizmet almak istediğiniz dershane yeterli teknolojik donanıma sahip mi?
  16. Dershanenin özellikle de tuvalet ve lavabolarının temizlik ve hijyenine yeterli özen gösteriliyor mu?
  17. Öğrenci sınava hazırlanırken dersler dışında rehberlik hizmetleri ile destekleniyor mu? Öğrencilere verimli ders çalışma yöntemleri, sınav taktikleri veriliyor mu? Deneme sınavları sonrasında öğrencilerin başarı ve başarısızlıkları irdeleniyor mu? Başarısızlık nedenleri araştırılıp çözüm üretilebiliyor mu? Başarılı öğrenciler ödüllendirilerek, motivasyonlarını artırıcı çalışmalar yapılıyor mu?
  18. Veliler; karne, devamsızlık görüşmeleri, veli toplantılarının yanı sıra istediği zaman öğrenci hakkında bilgi alabiliyor mu? Sınav sonuçları ve devamsızlık bilgileri veliye mesaj atılıyor mu? Veli toplantıları düzenlenerek velileri bilgilendirici çalışmalar yapılıyor mu?
  19. Öğrencilere hizmet vermek amacıyla teknolojiden yararlanılıyor mu? Donanıma yatırım yapılıyor mu?
  20. Dershane yayınları özgün mü? Öğrencilerine sunduğu kaynakları dışarıdan satın almak yerine kendi kadrosuyla hazırlıyor mu? Yoksa piyasada ismi bile duyulmamış, milli eğitim müfredatına uymayan ucuz yayınlar mı veriliyor?
  21. Yeterli sayıda yeni kaynak öğrenciye ücretsiz sunuluyor mu?
  22. Öğrenciler meslek, bölüm ve üniversite tercihlerini yaparken dershaneden yardım görüyorlar mı?
  23. Sessiz bir ortamda ders çalışmak isteyen öğrencilere bu olanak sunuluyor mu?
  24. Çalışabilecekleri ve kaynaklardan yararlanabilecekleri bir kütüphane var mı?
  25. Dershane sigara ve kötü alışkanlıklar konusunda yeterince titiz mi? Öğretmenler bu anlamda rol model olabiliyorlar mı? Özellikle tuvaletler ve kantin dumansız hava sahası olarak korunabiliyor mu?

Dershane seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Kurucu ve kurum kültürü: Tercih edeceğiniz dershanenin kurumsallaşmış olması, ehil eğitimciler tarafından yönetilip yönetilmediği, kurum sahibinin kim olduğu, kadrosunun sürekli değişmemiş olması önemlidir. Kurum sahibi eğitim kökenli değilse, bu işi kimlere devrettiği ve bu kişilerin yetkinliği üzerinde durulmalıdır. Sene ortasında kapanan veya devredilen kurumlar olabiliyor. Başlangıçta gereksiz bir ayrıntı gibi görülen bu hususlar dönem içinde çok büyük sorunlar olarak karşınıza çıkacaktır. Değişen sınav sistemine çabuk adapte olabilen, değişik kaynaklar üretebilen, öğretme teknikleri geliştirebilen zümreye ve kurum kültürüne sahip dershaneler tercih edilmelidir.

Eğitim kadrosunun niteliği: Tercihinizi belirleyen önemli kriterlerden biri, belki de en önemlisi, öğretmenlerin niteliğidir. Dershanede görev alan öğretmenlerin, mesleğini benimsemiş, heyecanlı, dinamik, iletişimi güçlü ve fedakâr olması önemlidir. Mesai anlayışı ile çalışan öğretmenlerin öğrencinin taleplerini karşılaması pek mümkün gözükmüyor. Gerektiğinde öğrencinin evine ziyarete gidebilen, 24 saat hizmet anlayışı ile öğrenciye yaklaşan bir eğitim kadrosuna sahip bir dershane olmasına dikkat edilmelidir.

Doküman niteliği: Dershaneler yeterli miktarda doküman desteği sağlamalıdır. Tercih edeceğiniz dershane test, konu fasikülleri, deneme ve konu anlatımlı kitaplar vb. dokümanları yeterince sağlamıyorsa öğrencinin çalışması yeterince desteklenemiyor demektir.

Rehberlik sistemi: Bir dershanenin en önemli birimi rehberlik birimidir denilebilir. Dershanelerin okullardan ayrılan önemli bir özelliği öğrenciye gerekli bilgi ve becerileri sınav sisteminde etkin kullanabilme becerisini kazandırmaktır.

Dershane-veli diyaloğu: Okul aile işbirliğinin olmadığı bir eğitim anlayışının başarılı olması çok zordur.

Fiziksel koşullar: Fiziksel koşullar bir diğer önemli tercih sebebidir. Etkili öğrenmede ortamın etkisi çok büyüktür. Işık, ısı ve ses düzeyi öğrenmeyi önemli oranda etkiler.

Önceki dönem öğrencilerinin görüşleri: Veliler dershane tercihinde bulunurken önceki eğitim-öğretim döneminde o dershanenin öğrencileri ile görüşmelerinde fayda vardır.

Arkadaş etkisi: Öğrencinin dershaneyi tercihinde belki de en önemli neden arkadaş etkisidir. Öğrencinin başarılı arkadaşlarının gittiği dershaneye gitmesi faydalıdır. Böylece dershanenin okula özgü etüt programları ve ortak etkinlikler düzenlenmesi istenebilir ve öğrenci bunlara katılabilir.

Ölçme değerlendirme sistemi: Son olarak ele alacağımız husus dershanenin ölçme değerlendirme sistemidir. Veliler tercih yaparken bu önemli ayrıntıyı gözden kaçırmamalıdır. Öğrencinin çalışmasının sayısal göstergesi olan karneler ve başarı grafikleri çalışma performansını görme açısından önemlidir. Bu tür rehberlik çalışmaları profesyonel bir şekilde yürütülmelidir.

Sınava hazırlanma sürecinde dershaneden hizmet alan öğrenciler için bu kurumlardan en yüksek düzeyde yararlanma koşulları üzerinde durulmalıdır.

31 Mayıs 2012 Perşembe

4+4+4 eğitim sisteminin getirdikleri

Türkiye, eğitimde yeni bir döneme giriyor. İşte önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak olan 4+4+4'ün getirdiği değişiklikler...

Önümüzdeki eğitim öğretim yılında hayata geçirilmesi planlanan kademeli eğitim sistemi için geri sayım başladı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), tüm imkanlarıyla hem okulları hem de öğretmenleri yeni sisteme adapte etmek için çalışıyor. Yeni dönemde, okula bir yıl erken başlayacak olan çocuklar 12 yılın sonunda mezuniyet diplomalarını alabilecek.

Türkiye, eğitimde yeni bir döneme giriyor. Önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulamaya başlanacak olan 4+4+4 sistemi, eğitimde önemli değişiklikler getiriyor. Halen 8 yıl olan zorunlu eğitim süresi, 12 yıla çıkıyor. Mevcut durumda ilköğretimden sonra isteyen liseye devam ederken yeni dönemde herkes zorunlu olarak lise eğitiminden geçecek. Türk vatandaşı olan 6 ile 18 yaş arasındaki bütün çocuklar, 12 yıllık eğitimi almak zorunda olacaklar. Öğrenciler 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl da lise okuyacak.


Eğitimde köklü reformlar getiren düzenleme ile çocuklar okula bir yıl erken başlayacak. Daha önce 72 ay olan 1. sınıfa başlama yaşı 66 aya çekildi. Böylece 30 Eylül itibarıyla 5,5 yaşını dolduran çocuklar zorunlu olarak okula başlayacak. Bu çocukların ön kayıtları adrese dayalı e-okul sistemi üzerinden otomatik olarak alınacak. Yeni sistemle, 5 yaşını dolduranlar da ailelerinin isteği ve sağlık raporu ile okula başlayabilecek.


Ortaokul, liseye hazırlık olacak

Yeni sistemde ortaokula da geri dönüldü. Meslekî eğitimi tercih etmek isteyenler, ortaokuldan itibaren bu eğitimi almaya başlayacak. Öğrenci bazı temel meslek derslerini öğrenecek.


Öğrenciler ilgi duydukları alana göre seçmeli dersler alacak ve liseye yönlendirilecek. Ortaokul bölümünde öğrencilere seçmeli ders paketleri sunulacak. Öğrenciler bu yıl hayata geçen Kur'an-ı Kerim ve Siyer gibi dersleri isteğe bağlı olarak ortaokulda alabilecek. Fen lisesine, sosyal bilimler lisesine, Anadolu liselerine, öğretmen liselerine, meslek liselerine veya imam hatip liselerine gidecek çocuklar için esnek bir sistem getiriliyor. Ailesinin isteği üzerine isteğe bağlı din dersi alabilmesi de mümkün olacak. Çocuk imam hatipte okumak istiyorsa fazladan din kültürü ve Kur'an dersleri alacak. İmam hatip ortaokullarının bağımsız ortaokullar olarak kurulmasına öncelik verilecek. İmkân ve şartlara göre imam hatip liseleri ile birlikte kurulabilecekler. Bu okullarda da okul giriş çıkış kapıları, bahçe kullanım alanları öğrencilerin yaşı dikkate alınarak düzenleme yapılacak.


Lise okumak artık zorunlu

Artık tüm öğrenciler zorunlu olarak lise okumak zorunda. Bu yıl ilköğretim 8. sınıfı bitiren öğrenciler otomatik olarak e-okul sisteminden liseye kayıt olacak. Öğrenci, lisede ilgi alanına göre ders paketleri seçecek. Örneğin fen derslerine eğilimi olan bir öğrenci, fen dersleriyle ilgili bir paketi seçebilecek. Böylece Anadolu lisesine giden bir çocuk, fen lisesine gitmeden bulunduğu okulda fen branşındaki dersleri alacak. Aynı şekilde bulunduğu lisede sosyal bilgiler ya da güzel sanatlarla ilgili ders paketi de alabilecek. Ancak her öğrencinin alması gereken temel dersler olacak. Öğrenci, seçtiği ders paketini isterse değiştirebilecek. Özel durumdaki bazı öğrenciler liseyi açıktan da bitirebilecek. Açıköğretimden engelliler gibi dezavantajlı gruplar ile ileri zekâlı kişiler de yararlanabilecek. Hafızlık eğitimi almak isteyen kişiler de liseyi açıköğretimden tamamlayıp bu sürede hafız olabilecekler. Kimlerin açıköğretime devam edebileceğine Bakanlar Kurulu karar verecek. Mezuniyet diploması da artık ilköğretim yerine lise sonunda verilecek.


12 yıllık eğitim sisteminde ilkokullar ile ortaokulların ayrı binalarda olması esası getirildi. Ancak imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle aynı binada olabilecek. Bu durumda meslek liseleri, ortaokul ile lise aynı binada olacak. İmam hatipler içerisinde ortaokullar açılacak. Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkânlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacak. Şartların uygun olmaması durumunda aynı binada bulunan ilkokul ve ortaokul için ikili öğretim uygulaması yapılabilecek. İkili öğretim yapan okullarda ortaokullar sabahçı, ilkokullar ise öğlenci olacak.

27 Mart 2012 Salı

Öğrenciye çipli takip


Brezilya'da uygulama koyulan yeni bir sistem ile öğrenci üniformalarında bulunan çip, öğrenci okuldan kaçtığı anda velisine SMS atarak uyarıda bulunuyor.

Gelişen teknoloji her geçen gün farklı alanlardaki yenilikleriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bu seferki ilginç olay ise Brezilya'nın Vitoria da Conquista kentinde yaşandı.



Vitori da Conquista'da 670.000 bin dolar harcanarak yapılan yeni sistemde öğrenci üniformaları gömleklerinin kol kısımlarında GPS çipleri yer alıyor. 20.000 öğrencide bulunan bu çipler sayesinde aileleri öğrencilerin nerede olduğunu bilebiliyor.

Öğrenci, okula girdiği anda veliye otomatik bir SMS gönderiliyor. Öğrenci okuldan çıktığında ya da 20 dakikadan fazla geç kaldığında da bir uyarı mesajı yine veliye gönderiliyor.

Önümüzdeki yıl yaşları 4'le 14 arasında değişen 43.000 öğrencide uygulamaya geçirilmesi planlanan bu durum aileleri bir hayli rahatlatmış gibi görünüyor.

24 Mart 2012 Cumartesi

Kolaya elveda, süte merhaba

Ana sınıfı ile ilköğretim 5'nci sınıf arasındaki 7 milyon öğrenciye bedava süt dağıtılması için hükümet 90 milyon TL kaynak ayırdı.

Projeyle çocuklara her sabah ders başlamadan süt dağıtılacak. Amaç çocukları başta gazlı içecekler olmak üzere zararlı alışkanlıklardan kurtarmak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 7 milyon öğrenciye bedava süt dağıtımı aileleri sevindirdi. Ana sınıfı ile 5. sınıf arasındaki öğrenciler için ders başlamadan her sabah sıralara bırakılacak 200 mililitrelik kutu sütlere Hazine 90 milyon lira ayırdı. Üç bakanlığın birlikte yürüteceği proje ile çocukların gazlı içecek alışkanlığından da kurtulması hedefleniyor.



Meclis'teki AK Parti Grubu'nda Başbakan Erdoğan'ın miniklere verdiği süt müjdesinin detaylarına Bugün ulaştı. Çocukların yeterli beslenebilmeleri için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak yürüteceği proje çerçevesinde ihaleye çıkılacak. Tarım Bakanlığı bünyesindeki Süt Konseyi'nin yürüteceği ihale sürecinde teklifler bu ay içinde alınacak. Her eğitim dönemi için devlet miniklerin sütüne 90 milyon lira kaynak aktaracak. İhaleyi alan süt firmalarına 7 milyon 400 bin öğrencinin sırasına her sabah sütleri bırakma şartı getirilecek. Çocuklara bozuk veya bayat süt verilmemesi için üretiminden dağıtımına kadar çok sıkı takipler yapılacak.

AB ÜÇ KAT FAZLA TÜKETİYOR

Okul sütü projesiyle Türkiye'deki süt tüketme alışkanlığının da arttırılması planlanıyor. Uzmanlar, ailelerin en çok şikâyetçi olduğu gazlı içeceklerden süt alışkanlığıyla çocukların korunacağı görüşünde. Türkiye'de kişi başı yıllık süt tüketiminin 27 litre olduğuna işaret eden Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Avrupa Birliği'nde süt içiminin 75, ABD 97 litreye kadar çıktığını belirtti. Süt tüketim oranlarının yüksek olduğu ülkelerde sağlıklı ve uzun boylu nesil yetiştiği de okul sütü raporlarına girdi.

1 milyon ton üretim fazlası süt var

Hayvancılık Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, Türkiye'de üretilen süt miktarı her ay artıyor. Yıllık 13,6 milyon ton süt üretimi yapılırken, piyasada üretim fazlası 1 milyon ton süt bulunuyor. Arz fazlalığının okul sütü projesiyle ortadan kalkması bekleniyor.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Mahkeme bankayı haksız buldu, burs kesintileri iade edilecek


MEB'in ilk ve ortaöğretimde 234 bin öğrenciye verdiği burstan kesilen 'hesap işletim ücreti' mahkemeden döndü. Sakarya'da bir velinin, 3 ayda bir hesaplarına yatan 315 liralık burstan bankanın 15 lira kesmesine yaptığı itiraz haklı bulundu. Banka, hesap işletim ücretini iade edeceğini duyurdu.



Bankaların, ilköğretim okulu öğrencilerinin bursundan 'hesap işletim ücreti' adı altında kesinti yapmasına mahkeme 'dur' dedi. Sakarya Serdivan Tüketici Mahkemesi, bankaların burstan kesinti yapmasını haksız buldu. Karar üzerine banka, davayı açan veliyi arayarak kesintiyi iade edeceğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ilk ve ortaöğretimde yaklaşık 234 bin öğrenciye verdiği burstan kesilen 'hesap işletim ücreti' mahkemeye taşınmıştı. Sakarya'da Hasan Öztürk isimli veli, 3 ayda bir oğlunun hesabına yatan 315 liralık burstan, Halk Bankası Sakarya şubesinin 15 lira kesinti yapmasına itiraz etmişti. Banka geri adım atmayınca, Öztürk, şikâyet dilekçesini Tüketici Mahkemesi'ne iletmişti. Serdivan İlçesi Tüketici Mahkemesi, velinin itirazını haklı buldu ve burstan kesinti yapılamayacağına hükmetti. Emsal niteliğindeki karar velileri sevindirdi.

Bankanın yanlış uygulamasının, mahkeme tarafından düzeltilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Hasan Öztürk, gelinen süreci şöyle anlattı: "MEB, daha önce verdiği eğitim burslarını okula gönderiyordu. Okullar da bursları öğrencilere elden dağıtıyordu. Ancak bazı okullar, bursları bankaya yatırma kararı aldı. 3 ayda bir 315 lira alan öğrencilere banka hesabı açılarak eğitim bursları bu hesaba yatırılmaya başlandı. Ancak bazı bankalar, burslardan 'hesap işletim ücreti' adı altında 14,70 lira kesinti yaptı. Bankalar, 3 dönem burslardan kesinti yaparak haksız kazanç sağladı."

KARAR, EMSAL TEŞKİL EDECEK
Hasan Öztürk, mahkemenin kararından sonra banka yetkililerinin kendisini aradığını belirterek, "Kesintiyi iade edeceklerini söylediler. Tüketici Mahkemesi'nin kararına teşekkür ediyoruz. Devletin vergi bile almadığı burs parasından zaten bankanın kesinti yapması yanlıştı." dedi. Emsal karar üzerine Adapazarı Milli Eğitim Müdürlüğü, bankalara yazı yazarak bursundan kesinti yapılan tüm öğrencilerin parasının iadesini isteyecek. Banka buna yanaşmazsa veliler tek tek tüketici mahkemesine gidecek.