MEB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MEB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2018 Cuma

Devlet okulları artık öğrencilerden para toplamasın

Okullar açıldı ve fiyatlar çok uçuk. 3 parça markası ne olduğu belli olmayan dandik boyalara 60 TL ödüyorum. Bu mağazaların denetlenmesini istiyorum. Türkiye'de yaşıyorum ama dolar uçtu diye Türk mallarından kazıklar yiyoruz, bu ne? Sadece kırtasiye malzemeleri değil yediğimiz içtiğimiz kazık.

Ayrıca okullardan da şikayetçiyim, kızım 2 senedir okula gidiyor. Ha bire para para para istiyorlar. Devlet okuluna para vermek te neyin nesi? Bunlara bir çözüm bulunamıyor mu? Şikayetçiyim.

7 Ekim 2013 Pazartesi

MEB'den Devrim Gibi Karar: Dershanelerin Ruhsatı İptal!

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, tüm dershane ruhsatlarının Ocak ayında iptal edileceğini açıkladı. Dershaneler, yasal olarak da Milli Eğitim sistemi içerisinde yer almayacak.

Uzun bir süredir kapanıp kapanmayacağı tartışma konusu olan dershanelerin durumuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarih verdi.

Bir televizyon kanalına konuşan Bakan Avcı, 2014-2015 öğretim yılında MEB sistemi içinde dershanelerin olmayacağını belirtti: “2014-2015 öğretim yılından itibaren dershane, Milli Eğitim sistemi içerisinde olmayacak. Şu anda MEB sistemi içinde. MEB’in ilgili yasasında dershaneler bir üst eğitim kurumuna hazırlamak üzere eğitim veren kurumlar olarak tanımlanıyor. Bu kalkacak. MEB sistemi içerisinde yasal olarak tanımlanmış dershane diye bir kurum olmayacak. Devam ederse biz tanımıyoruz. Bu piyasada MEB’in onaylamadığı, ruhsat vermediği ve denetlemediği kurumlara itibar edilmez. Yasal olarak MEB sistemi içinde olmalarını önleyen düzenlemeyi de yapacağız.”



Vatan gazetesinin haberine göre Avcı, Ocak 2014 tarihinden itibaren ruhsatları iptal edilecek dershanelerin özel okula dönüşmesi için teşvik edileceğini sözlerine ekledi.

ÜÇ YIL SÜRE
Özel okul olmayı kabul eden dershanelere 3 yıl süre verilecek. MEB bu kurumlara ilk 3 yıl yasal özel okul şartlarını tamamlayamasalar bile göz yumacak. Ancak 3 yılın sonunda tüm şartları tamamlaması istenecek.

4 Eylül 2013 Çarşamba

Öğrenci velilerine okul kıyafeti uyarısı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Kılık-Kıyafet Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle okul kıyafetlerini ve kumaşını oylamayla velilerin seçecek olması olumlu karşılanıyor.

Ancak uzmanlar, kırtasiye malzemelerinden sonra kumaşlardaki kanserojen maddelere de dikkat edilmesi konusunda velileri uyarıyor.

Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerin eğitime başlamasının arifesinde uyarılarını artıran uzmanlar, iç piyasada satılan bazı tekstil ürünlerinin üretiminde kullanılan boya ve kimyasalların çocuklarının sağlığını etkilediğine dikkat çekiyor.

İç piyasada satılan bazı tekstil ürünlerinin üretiminde kanserojen etkili ağır metal boya ve kimyasallar içerdiğini ifade eden uzmanlar, gömlek ve tişörtlerden terleme yoluyla insan vücuduna geçen söz konusu boyaların, insan DNA'sı üzerinde etkili olup kanseri tetiklediğini söylüyor.

Polyester, naylon, akrilik gibi ipliklerle dokunmuş kumaşların, teri iyi çekmediği için gribal enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Başbakan tarih verdi, dershaneler kapanıyor


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinde genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, ''Dershanecilik olayını kaldıracağız. Bundan kim gücenirse gücensin. Kusura bakmasınlar. Bu benim halkımın, vatandaşımın ortak talebidir'' dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

''(Dershaneler) Eğitim öğretime hizmet verecekseniz, okullaşın, okullar kurun. Biz de sizden hizmet alımı yapalım ve sizin sınıflarınızı öğrencilerimizle biz dolduralım. Bedeli neyse biz verelim. Sizi açıkta bırakacak değiliz. Biz yatırımdan kurtulmuş oluruz, siz de hizmetinize aynen devam edersiniz. Bakıyorsunuz bu güzel bir teklif demiyorlar. Niye. Öbür taraf çok daha tatlı da onun için. Orada adeta merdiven altı hizmet var, diğerinde ciddi bir kurumsallaşma olacak da onun için. Bunun adımını atacağız ve en geç 2013-2014'e de biz o sistemle birlikte girmiş olacağız.''

Başbakan Erdoğan dershanelerin kaldırılacağını duyurdu gözler Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e çevrildi. Yeni eğitim yılının açılışını yapan Dinçer'e bu konu da soruldu. Milli Eğitim Bakanı, "çalışmalar tamamlandığı zaman sizinle paylaşırım çok somut bir söz söyleme durumunda değilim" dedi.

13 Temmuz 2012 Cuma

Zeka oyunları dersi

Eylülden itibaren orta okullarda başlanacak 'Zeka Oyunları' dersine Tüm Üstün Zekalılar Derneği (TÜZDER) sahip çıktı. Dernek, hazırladıkları programı MEB'e sunacak. Dernek ayrıca, öğretmenlere sertifikalı eğitim imkanı sunacak.

İLKOKULDAN BAŞLAMALI

Zeka oyunları dersinin orta okul aşamasında verilmeye başlanması olumlu bir gelişme. Ancak dersin ilkokul aşamasında da olması gerekir. Bize öncelik sorulsaydı, birinci kademeyi öncelikli görürdük. Çünkü bu dersin hedefi zeka gelişimi. Zeka gelişimi de yoğun olarak okul öncesi ve ilkokul döneminde oluyor.


PROGRAM HAZIRLIYORUZ

Zeka oyunları dersine ilişkin program hazırlıyoruz.  Milli Eğitim Bakanlığına ilan edeceğiz. Öğretmenlere yönelik de 20 saatlik bir eğitim programı hazırladık. İsteyenlere de bu eğitimini belgelendireceğiz. Türkiye'de de derneğimiz, dünyaca ünlü akıl oyunları firmaları tarafından, bu eğitimi, verme konusunda yetkilendirildi. Öğretmenlere yönelik programımızda hangi materyali hangi amaçla, ne kadar süreyle kullanılmalı ve buradaki yol haritası ne olmalı gibi bilgiler vereceğiz.


ZEKA OYUNU OYUNCAK DEĞİL


Zeka oyunu denilince akla lego, puzzle, satranç geliyor. Okul yöneticilerine ve velilere de çocuklara zeka oyunu almalarını tavsiye ediyoruz. Oyuncak çocuğu eğlendirir, zeka oyunu ise eğlendirmenin yanı sıra paylaşma, merhamet, mantık yürütebilme, motivasyon gibi becerilerin gelişmesini sağlıyor.

Kaynak: Akşam

24 Haziran 2012 Pazar

Yeni Eğitim Sisteminde Yeni Bir Ders: Zeka Oyunları Dersi

“Zeka Oyunları Dersi” Nedir? Nasıl İşlenmeli?

2012-2013 eğitim döneminde hayata geçecek olan yeni sisteme göre zeka oyunları dersi okullarda işlenmeye başlayacak. Böyle bir dersin MEB müfredatına girmesini çok olumlu buluyorum. Yeni sistemde en çok dikkat çekilmesi gereken derslerden birisi Zeka ve Akıl Oyunları Dersi. Peki, sisteme seçmeli olarak konulan dersi kimler, hangi materyallerle, nasıl işleyecek?

“Zeka ve akıl oyunu olarak neleri sayabilirsiniz?” şeklindeki bir soruya velilerin çok büyük bir bölümü; Lego, puzzle ve satranç olarak cevap verecektir. Halbuki bizzat üniversitelerde akademisyenler tarafından geliştirilmiş, beynin belli bölgelerini çalıştırmaya yönelik zeka ve akıl oyunları mevcuttur. Batıda pek çok ülkede de zeka oyunları ve düşünme becerileri dersleri yıllardır işlenmektedir.  


Zeka oyunlarıyla yapılan ders, aynı zamanda oyun faaliyetlerini de içerdiğinden, öğrencinin en sağlıklı şekilde gözlemlenebileceği ve tanınabileceği bir imkan oluşacaktır. Öğrencilerdeki paylaşma, merhamet, centilmenlik, kurallara uyma, mantık yürütebilme, yenilgiyi kabullenebilme, motivasyon,  problem çözme becerileri gibi pek çok özelliği, dikkatli bakışlarla öğretmenler tarafından fark edilebilecektir. 

Zeka ve akıl oyunları çalışmalarının çocukların zeka seviyelerinde artışa sebep olduğuna dair araştırmalar da mevcuttur. Bunlardan en çok dikkat çekeni; Berkeley Üniversitesinde Dr. Silvia Bunge tarafından yapılanıdır. Araştırmaya göre; 8 hafta süresince, haftada iki kez 1 saat 15 dakika zeka oyunları ile çalışma yapılan çocuklarda en az 13 IQ puanı artış gözlendi. Bu neredeyse normal zeka seviyesindeki bir çocuğun parlak zeka, parlak zeka seviyesindeki bir çocuğun ise üstün zeka seviyesine çıkabilmesi anlamına geliyordu.

Zeka oyunları dersi ile çocukların derslerinde ve sınavlarında başarılı olabilmeleri için çok önemli gördüğümüz özel gelişim alanlarını:  Uzaysal algılama - mantık yürütme – konsantrasyon – eşleştirme - hafızada tutma - hızlı düşünme – savunma – simetri - sistemli ve doğaçlama gelişen sorunlara karşı çözüm üretme - taktik geliştirme - kısa ve uzun vadeli strateji üretme – tahmin - dikkat toplama - şekil tanıma - soyut düşünce - direnme hayal gücü – karar verme olarak sıralayabiliriz.

Zeka oyunları dersi ayrıca öğrencilerin akranlarıyla beraber vakit geçirmelerine, sosyalleşmelerine, enerjilerini ekran başından ziyade arkadaşlarıyla sosyal ortamlarda geçirmesine de imkan tanıyacaktır.

Dersin işlenmesinde dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

1- Dersin amacına uygun işlenebilmesi için ortamın, dersin ruhuna uygun tasarlanmasında fayda vardır. Okullarda oluşturulacak Zeka Oyunları Atölyelerinde öğrenciler, dönüşümlü olarak etkinliklere katılabilir. TÜZDER’in (Tüm Üstün Zekalılar Derneği) işbirliği yaptığı kurumlardan olan Sarıyerdeki Boğazhisar İlköğretim Okulunun Türkiye’deki ilk ve tek Zeka Atölyesini kurması diğer kurumların da takip etmesi gereken ve bu dersle doğrudan ilişkili olan özel bir çalışma. Nasıl ki müzik çalışmaları, müzik atölyelerinde, görsel sanatlar dersi sanat atölyelerinde, beden eğitimi dersleri spor salonlarında verimli işlenebiliyorsa zeka oyunları dersi de en verimli şekilde zeka oyunları atölyelerinde işlenebilir. Bu konuda TÜZDER, kurumlara rehberlik yapma ve destekleme konusunda her türlü çalışmayı yürütmektedir.

2- Zeka oyunları dersinde kullanılacak materyallerin özenle seçilmesi gerekmektedir. Bu konuda bilimsel bir yaklaşım sergilenmezse, zeka oyunları dersinin bahçe oyunları, bilmece bulmaca çözmeden öteye gidemeyeceği aşikardır. Dersin işlenmesinde üniversitelerdeki akademisyenler tarafından geliştirilmiş özel materyaller kullanıldığı takdirde ders, amacına uygun işlenebilir. Maalesef ki ülkemizde zeka ve akıl oyunları konusunda ne velilerimizde ne de eğitimcilerimizde bir kültür oluşabilmiş değildir. Zeka ve akıl oyunlarını temin etme konusunda da sıkıntı yaşanmaktadır. Bu konuda da TÜZDER eğitimcilere ve velilere her türlü desteği sağlamaya hazırdır.

3- Zeka oyunları dersindeki materyalleri kullanacak öğretmenlerin, zeka geliştirme ve zeka-akıl oyunu materyallerini kullanma konusunda uzman olmaları gerekmektedir. Müfredata böyle bir dersi koymak ya da materyalleri temin etmek, dersin amacına uygun işlenebilmesi için yeterli olmayacaktır. Zeka oyunları dersinde kullanılabilecek 200’e yakın materyalin hangi zaman dilimlerinde ne kadar süreyle hangi amaçlarla ve ne şekilde kullanılacağı konusunda öğretmenlerin eğitilmesi zaruridir. TÜZDER önümüzdeki günlerde de, gelecek başvurulara göre “Zeka ve Akıl Oyunları Eğitmeni” yetiştirme amacıyla çalışmalarını yürütecektir. Sertifikalı bu eğitimlerin sonucunda öğretmenlerimiz zeka ve akıl oyunları konusunda uzmanlaşacak ve öğrencilerin dersten en üst düzeyde istifade edebilmesi konusunda profesyonel çalışma yürütebilecektir.

Zeka Oyunları dersinin uzun vadede çocukların diğer derslerine de olumlu manada ciddi katkıları olacağını düşünüyorum. İyi planlandığı ve okullarımızda sağlıklı şekilde işlenebildiği takdirde bu ders sayesinde öğrencilerimizin, bilgisayar ve televizyon bağımlılığı probleminin de azalacağına gönülden inanıyorum. Bu nasıl mı olur? Kısmetse diğer yazıda…

Mehmet Hilmi EREN
TÜZDER Yönetim Kurulu Başkanı
m.eren@tuzder.org

31 Mayıs 2012 Perşembe

4+4+4 eğitim sisteminin getirdikleri

Türkiye, eğitimde yeni bir döneme giriyor. İşte önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak olan 4+4+4'ün getirdiği değişiklikler...

Önümüzdeki eğitim öğretim yılında hayata geçirilmesi planlanan kademeli eğitim sistemi için geri sayım başladı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), tüm imkanlarıyla hem okulları hem de öğretmenleri yeni sisteme adapte etmek için çalışıyor. Yeni dönemde, okula bir yıl erken başlayacak olan çocuklar 12 yılın sonunda mezuniyet diplomalarını alabilecek.

Türkiye, eğitimde yeni bir döneme giriyor. Önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulamaya başlanacak olan 4+4+4 sistemi, eğitimde önemli değişiklikler getiriyor. Halen 8 yıl olan zorunlu eğitim süresi, 12 yıla çıkıyor. Mevcut durumda ilköğretimden sonra isteyen liseye devam ederken yeni dönemde herkes zorunlu olarak lise eğitiminden geçecek. Türk vatandaşı olan 6 ile 18 yaş arasındaki bütün çocuklar, 12 yıllık eğitimi almak zorunda olacaklar. Öğrenciler 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl da lise okuyacak.


Eğitimde köklü reformlar getiren düzenleme ile çocuklar okula bir yıl erken başlayacak. Daha önce 72 ay olan 1. sınıfa başlama yaşı 66 aya çekildi. Böylece 30 Eylül itibarıyla 5,5 yaşını dolduran çocuklar zorunlu olarak okula başlayacak. Bu çocukların ön kayıtları adrese dayalı e-okul sistemi üzerinden otomatik olarak alınacak. Yeni sistemle, 5 yaşını dolduranlar da ailelerinin isteği ve sağlık raporu ile okula başlayabilecek.


Ortaokul, liseye hazırlık olacak

Yeni sistemde ortaokula da geri dönüldü. Meslekî eğitimi tercih etmek isteyenler, ortaokuldan itibaren bu eğitimi almaya başlayacak. Öğrenci bazı temel meslek derslerini öğrenecek.


Öğrenciler ilgi duydukları alana göre seçmeli dersler alacak ve liseye yönlendirilecek. Ortaokul bölümünde öğrencilere seçmeli ders paketleri sunulacak. Öğrenciler bu yıl hayata geçen Kur'an-ı Kerim ve Siyer gibi dersleri isteğe bağlı olarak ortaokulda alabilecek. Fen lisesine, sosyal bilimler lisesine, Anadolu liselerine, öğretmen liselerine, meslek liselerine veya imam hatip liselerine gidecek çocuklar için esnek bir sistem getiriliyor. Ailesinin isteği üzerine isteğe bağlı din dersi alabilmesi de mümkün olacak. Çocuk imam hatipte okumak istiyorsa fazladan din kültürü ve Kur'an dersleri alacak. İmam hatip ortaokullarının bağımsız ortaokullar olarak kurulmasına öncelik verilecek. İmkân ve şartlara göre imam hatip liseleri ile birlikte kurulabilecekler. Bu okullarda da okul giriş çıkış kapıları, bahçe kullanım alanları öğrencilerin yaşı dikkate alınarak düzenleme yapılacak.


Lise okumak artık zorunlu

Artık tüm öğrenciler zorunlu olarak lise okumak zorunda. Bu yıl ilköğretim 8. sınıfı bitiren öğrenciler otomatik olarak e-okul sisteminden liseye kayıt olacak. Öğrenci, lisede ilgi alanına göre ders paketleri seçecek. Örneğin fen derslerine eğilimi olan bir öğrenci, fen dersleriyle ilgili bir paketi seçebilecek. Böylece Anadolu lisesine giden bir çocuk, fen lisesine gitmeden bulunduğu okulda fen branşındaki dersleri alacak. Aynı şekilde bulunduğu lisede sosyal bilgiler ya da güzel sanatlarla ilgili ders paketi de alabilecek. Ancak her öğrencinin alması gereken temel dersler olacak. Öğrenci, seçtiği ders paketini isterse değiştirebilecek. Özel durumdaki bazı öğrenciler liseyi açıktan da bitirebilecek. Açıköğretimden engelliler gibi dezavantajlı gruplar ile ileri zekâlı kişiler de yararlanabilecek. Hafızlık eğitimi almak isteyen kişiler de liseyi açıköğretimden tamamlayıp bu sürede hafız olabilecekler. Kimlerin açıköğretime devam edebileceğine Bakanlar Kurulu karar verecek. Mezuniyet diploması da artık ilköğretim yerine lise sonunda verilecek.


12 yıllık eğitim sisteminde ilkokullar ile ortaokulların ayrı binalarda olması esası getirildi. Ancak imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle aynı binada olabilecek. Bu durumda meslek liseleri, ortaokul ile lise aynı binada olacak. İmam hatipler içerisinde ortaokullar açılacak. Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkânlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacak. Şartların uygun olmaması durumunda aynı binada bulunan ilkokul ve ortaokul için ikili öğretim uygulaması yapılabilecek. İkili öğretim yapan okullarda ortaokullar sabahçı, ilkokullar ise öğlenci olacak.

8 Mayıs 2012 Salı

Okul sütü analiz sonuçları açıklandı


"Okul sütü, akıl küpü" projesi kapsamında 7 milyondan fazla öğrenci sütle buluşmuştu.
Ancak okullarda süt dağıtımının yapıldığı ilk gün bazı öğrencilerin rahatsızlanması çeşitli iddiaları da beraberinde getirdi. Öğrencilerin dağıtılan sütlerden zehirlendiği öne sürüldü.İşte tüm bu iddialar üzerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı inceleme başlattı.

Önce okullardaki sütlerden numuneler alındı. Ardından bir Bilim Kurulu oluşturuldu. Eldeki veriler tek tek incelendi ve sonuç açıklandı. Bilim Kurulundan yapılan açıklamada sütlerde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadığı vurgulandı. Açıklamada çocuklara okullarda dağıtılan sütün UHT olarak bilinen süt olduğu, bu sütün raf ömrünün üç-dört ay olduğu ifade edildi.
Sütlerin içinde peyniraltı suyu veya peyniraltı suyu tozuna da rastlanmadığına dikkat çekildi.
Dağıtılan sütlerin yurtiçinden karşılandığı ve kesinlikle süttozu kullanılmasına izin verilmediği açıklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, süt programının tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle devam edeceğini, süt dağıtımının süreceğini duyurdu.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Sütten zehirlenme iddialarına bilimsel yanıt


Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Hamamcı, okul sütünden zehirlenme iddialarına ilişkin, ''Aslında bu olay zehirlenme değil, laktozun sindirilememesinden dolayı oluşan bir rahatsızlık'' dedi.

Hamamcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, süt içindeki şekeri sindirebilmek için bağırsaklarda laktoz intoleransı diye bir enzim bulunduğunu belirtti.

''Aslında bu olay zehirlenme değil, laktozun sindirilememesinden dolayı oluşan bir rahatsızlık'' diyen Hamamcı, bu tür rahatsızlıkların 10 yaşlarındaki çocuklarda görülebileceğini kaydetti.

Hamamcı, ''Çocuk eğer birkaç aydır süt tüketmiyorsa, laktozda azalma olabilir. Süt içimi ile beraber yeniden artar'' ifadesini kullandı.

YAVAŞ YAVAŞ ALIŞACAKLAR
Duyduğu kadarıyla rahatsızlanan çocuklarda şişkinlik, gaz ve ishal gibi şikayetlerin görüldüğünü anlatan Hamamcı, ''Aynı çocuklar önümüzdeki hafta daha az süt alsınlar, aynı semptomlar görülmeyecek. Çünkü yavaş yavaş alışacaklar'' diye konuştu.

Hamamcı, çocuklara sütü, bisküvi ve benzeri yiyeceklerle birlikte tüketmeleri tavsiyesinde bulundu.

ZEHİRLENME YAPACAK BİR ŞEY YOK
Ankara Üniversitesi Süt Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Sezgin, UHT sütlerin uzun ömürlü sütler olduğunu kaydederek, bu tür sütlerin içinde hiçbir mikro organizma kalmadığı için zehirlenmelere neden olmayacağını söyledi.

Sezgin, ''Verilen sütler UHT sütler. Ben bu sütlerden zehirlenme yapabilecek bir şey olabileceğine inanmıyorum'' dedi.

SATIŞA SUNULMAZ
Üretimin, teknolojinin kontrolü ile yapıldığını ifade eden Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:

''UHT sütler, 6 aya kadar dayanabilen sütler. Teknoloji bu sütü üretme imkanı veriyor. Bu sütler üretildikten sonra fabrikada bir hafta bekletilip, kontrolden geçirilip, testleri yapılıp, tüketime çıkarılır. Yani herhangi bir durumda aseptik paketlemede bir şey olsa bile, o partinin içindeki asitik artığı vesaire tespit edilip, onlar satışa zaten sunulmaz.''

ENZİM KARIN AĞRISI YAPABİLİR
Sütün içinde laktoz adı verilen bir süt şekeri olduğunu kaydeden Sezgin, ''Laktozu parçalayan bir enzim var, laktaz veya beta glakozu diyoruz bu enzime. O enzim süt içmeyen çocuklarda azalıyor. Çocuklar okulda birkaç tane içince, bu enzimi az olan çocuklarda karın ağrısı, kramp, ishal olabiliyor'' şeklinde konuştu.
 

22 Mart 2012 Perşembe

Dershaneler sınav ücreti alamayacak


Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği 20 Mart 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeniden düzenlenen yönetmelikte şu maddeler yeraldı: 

Dershane sınavlarında ücret alınmayacak. Okullar eğitim dışında kullanılmayacak. Sabıkalı kişiler okul açamayacak. Yöneticilerde öğretmen olma şartı aranmayacak.Sınıf mevcutları; okul öncesi eğitimde 20, ilköğretimde 30, fen ve sosyal bilimler liselerinde 26, mesleki ve teknik liselerde 24, diğer ortaöğretim kurumlarında 30’dan fazla olamayacak.



1 Şubat 2012 Çarşamba

Mahkeme bankayı haksız buldu, burs kesintileri iade edilecek


MEB'in ilk ve ortaöğretimde 234 bin öğrenciye verdiği burstan kesilen 'hesap işletim ücreti' mahkemeden döndü. Sakarya'da bir velinin, 3 ayda bir hesaplarına yatan 315 liralık burstan bankanın 15 lira kesmesine yaptığı itiraz haklı bulundu. Banka, hesap işletim ücretini iade edeceğini duyurdu.



Bankaların, ilköğretim okulu öğrencilerinin bursundan 'hesap işletim ücreti' adı altında kesinti yapmasına mahkeme 'dur' dedi. Sakarya Serdivan Tüketici Mahkemesi, bankaların burstan kesinti yapmasını haksız buldu. Karar üzerine banka, davayı açan veliyi arayarak kesintiyi iade edeceğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ilk ve ortaöğretimde yaklaşık 234 bin öğrenciye verdiği burstan kesilen 'hesap işletim ücreti' mahkemeye taşınmıştı. Sakarya'da Hasan Öztürk isimli veli, 3 ayda bir oğlunun hesabına yatan 315 liralık burstan, Halk Bankası Sakarya şubesinin 15 lira kesinti yapmasına itiraz etmişti. Banka geri adım atmayınca, Öztürk, şikâyet dilekçesini Tüketici Mahkemesi'ne iletmişti. Serdivan İlçesi Tüketici Mahkemesi, velinin itirazını haklı buldu ve burstan kesinti yapılamayacağına hükmetti. Emsal niteliğindeki karar velileri sevindirdi.

Bankanın yanlış uygulamasının, mahkeme tarafından düzeltilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Hasan Öztürk, gelinen süreci şöyle anlattı: "MEB, daha önce verdiği eğitim burslarını okula gönderiyordu. Okullar da bursları öğrencilere elden dağıtıyordu. Ancak bazı okullar, bursları bankaya yatırma kararı aldı. 3 ayda bir 315 lira alan öğrencilere banka hesabı açılarak eğitim bursları bu hesaba yatırılmaya başlandı. Ancak bazı bankalar, burslardan 'hesap işletim ücreti' adı altında 14,70 lira kesinti yaptı. Bankalar, 3 dönem burslardan kesinti yaparak haksız kazanç sağladı."

KARAR, EMSAL TEŞKİL EDECEK
Hasan Öztürk, mahkemenin kararından sonra banka yetkililerinin kendisini aradığını belirterek, "Kesintiyi iade edeceklerini söylediler. Tüketici Mahkemesi'nin kararına teşekkür ediyoruz. Devletin vergi bile almadığı burs parasından zaten bankanın kesinti yapması yanlıştı." dedi. Emsal karar üzerine Adapazarı Milli Eğitim Müdürlüğü, bankalara yazı yazarak bursundan kesinti yapılan tüm öğrencilerin parasının iadesini isteyecek. Banka buna yanaşmazsa veliler tek tek tüketici mahkemesine gidecek.