Milli Eğitim Bakanlığı'nın Kılık-Kıyafet Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle okul kıyafetlerini ve kumaşını oylamayla velilerin seçecek olması olumlu karşılanıyor.
Ancak uzmanlar, kırtasiye malzemelerinden sonra kumaşlardaki kanserojen maddelere de dikkat edilmesi konusunda velileri uyarıyor.
Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerin eğitime başlamasının arifesinde uyarılarını artıran uzmanlar, iç piyasada satılan bazı tekstil ürünlerinin üretiminde kullanılan boya ve kimyasalların çocuklarının sağlığını etkilediğine dikkat çekiyor.
İç piyasada satılan bazı tekstil ürünlerinin üretiminde kanserojen etkili ağır metal boya ve kimyasallar içerdiğini ifade eden uzmanlar, gömlek ve tişörtlerden terleme yoluyla insan vücuduna geçen söz konusu boyaların, insan DNA'sı üzerinde etkili olup kanseri tetiklediğini söylüyor.
Polyester, naylon, akrilik gibi ipliklerle dokunmuş kumaşların, teri iyi çekmediği için gribal enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Eylül 2013 Çarşamba
24 Haziran 2012 Pazar
Yeni Eğitim Sisteminde Yeni Bir Ders: Zeka Oyunları Dersi
“Zeka Oyunları Dersi” Nedir? Nasıl İşlenmeli?
2012-2013 eğitim döneminde hayata geçecek olan yeni sisteme göre zeka oyunları dersi okullarda işlenmeye başlayacak. Böyle bir dersin MEB müfredatına girmesini çok olumlu buluyorum. Yeni sistemde en çok dikkat çekilmesi gereken derslerden birisi Zeka ve Akıl Oyunları Dersi. Peki, sisteme seçmeli olarak konulan dersi kimler, hangi materyallerle, nasıl işleyecek?“Zeka ve akıl oyunu olarak neleri sayabilirsiniz?” şeklindeki bir soruya velilerin çok büyük bir bölümü; Lego, puzzle ve satranç olarak cevap verecektir. Halbuki bizzat üniversitelerde akademisyenler tarafından geliştirilmiş, beynin belli bölgelerini çalıştırmaya yönelik zeka ve akıl oyunları mevcuttur. Batıda pek çok ülkede de zeka oyunları ve düşünme becerileri dersleri yıllardır işlenmektedir.
Zeka oyunlarıyla yapılan ders, aynı zamanda oyun faaliyetlerini de içerdiğinden, öğrencinin en sağlıklı şekilde gözlemlenebileceği ve tanınabileceği bir imkan oluşacaktır. Öğrencilerdeki paylaşma, merhamet, centilmenlik, kurallara uyma, mantık yürütebilme, yenilgiyi kabullenebilme, motivasyon, problem çözme becerileri gibi pek çok özelliği, dikkatli bakışlarla öğretmenler tarafından fark edilebilecektir.
Zeka ve akıl oyunları çalışmalarının çocukların zeka seviyelerinde artışa sebep olduğuna dair araştırmalar da mevcuttur. Bunlardan en çok dikkat çekeni; Berkeley Üniversitesinde Dr. Silvia Bunge tarafından yapılanıdır. Araştırmaya göre; 8 hafta süresince, haftada iki kez 1 saat 15 dakika zeka oyunları ile çalışma yapılan çocuklarda en az 13 IQ puanı artış gözlendi. Bu neredeyse normal zeka seviyesindeki bir çocuğun parlak zeka, parlak zeka seviyesindeki bir çocuğun ise üstün zeka seviyesine çıkabilmesi anlamına geliyordu.
Zeka oyunları dersi ile çocukların derslerinde ve sınavlarında başarılı olabilmeleri için çok önemli gördüğümüz özel gelişim alanlarını: Uzaysal algılama - mantık yürütme – konsantrasyon – eşleştirme - hafızada tutma - hızlı düşünme – savunma – simetri - sistemli ve doğaçlama gelişen sorunlara karşı çözüm üretme - taktik geliştirme - kısa ve uzun vadeli strateji üretme – tahmin - dikkat toplama - şekil tanıma - soyut düşünce - direnme hayal gücü – karar verme olarak sıralayabiliriz.
Zeka oyunları dersi ayrıca öğrencilerin akranlarıyla beraber vakit geçirmelerine, sosyalleşmelerine, enerjilerini ekran başından ziyade arkadaşlarıyla sosyal ortamlarda geçirmesine de imkan tanıyacaktır.
Dersin işlenmesinde dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıralayabiliriz:
1- Dersin amacına uygun işlenebilmesi için ortamın, dersin ruhuna uygun tasarlanmasında fayda vardır. Okullarda oluşturulacak Zeka Oyunları Atölyelerinde öğrenciler, dönüşümlü olarak etkinliklere katılabilir. TÜZDER’in (Tüm Üstün Zekalılar Derneği) işbirliği yaptığı kurumlardan olan Sarıyerdeki Boğazhisar İlköğretim Okulunun Türkiye’deki ilk ve tek Zeka Atölyesini kurması diğer kurumların da takip etmesi gereken ve bu dersle doğrudan ilişkili olan özel bir çalışma. Nasıl ki müzik çalışmaları, müzik atölyelerinde, görsel sanatlar dersi sanat atölyelerinde, beden eğitimi dersleri spor salonlarında verimli işlenebiliyorsa zeka oyunları dersi de en verimli şekilde zeka oyunları atölyelerinde işlenebilir. Bu konuda TÜZDER, kurumlara rehberlik yapma ve destekleme konusunda her türlü çalışmayı yürütmektedir.
2- Zeka oyunları dersinde kullanılacak materyallerin özenle seçilmesi gerekmektedir. Bu konuda bilimsel bir yaklaşım sergilenmezse, zeka oyunları dersinin bahçe oyunları, bilmece bulmaca çözmeden öteye gidemeyeceği aşikardır. Dersin işlenmesinde üniversitelerdeki akademisyenler tarafından geliştirilmiş özel materyaller kullanıldığı takdirde ders, amacına uygun işlenebilir. Maalesef ki ülkemizde zeka ve akıl oyunları konusunda ne velilerimizde ne de eğitimcilerimizde bir kültür oluşabilmiş değildir. Zeka ve akıl oyunlarını temin etme konusunda da sıkıntı yaşanmaktadır. Bu konuda da TÜZDER eğitimcilere ve velilere her türlü desteği sağlamaya hazırdır.
3- Zeka oyunları dersindeki materyalleri kullanacak öğretmenlerin, zeka geliştirme ve zeka-akıl oyunu materyallerini kullanma konusunda uzman olmaları gerekmektedir. Müfredata böyle bir dersi koymak ya da materyalleri temin etmek, dersin amacına uygun işlenebilmesi için yeterli olmayacaktır. Zeka oyunları dersinde kullanılabilecek 200’e yakın materyalin hangi zaman dilimlerinde ne kadar süreyle hangi amaçlarla ve ne şekilde kullanılacağı konusunda öğretmenlerin eğitilmesi zaruridir. TÜZDER önümüzdeki günlerde de, gelecek başvurulara göre “Zeka ve Akıl Oyunları Eğitmeni” yetiştirme amacıyla çalışmalarını yürütecektir. Sertifikalı bu eğitimlerin sonucunda öğretmenlerimiz zeka ve akıl oyunları konusunda uzmanlaşacak ve öğrencilerin dersten en üst düzeyde istifade edebilmesi konusunda profesyonel çalışma yürütebilecektir.
Zeka Oyunları dersinin uzun vadede çocukların diğer derslerine de olumlu manada ciddi katkıları olacağını düşünüyorum. İyi planlandığı ve okullarımızda sağlıklı şekilde işlenebildiği takdirde bu ders sayesinde öğrencilerimizin, bilgisayar ve televizyon bağımlılığı probleminin de azalacağına gönülden inanıyorum. Bu nasıl mı olur? Kısmetse diğer yazıda…
Mehmet Hilmi EREN
TÜZDER Yönetim Kurulu Başkanı
m.eren@tuzder.org
15 Haziran 2012 Cuma
Hastalar düğün gürültüsünü şikayet etti
Edirne Keşan’da devlet hastanesi yanındaki lisenin bahçesinde düğün yapılmasına ilişkin hastaların şikayeti üzerine Keşan Kaymakamlığı inceleme başlattı.
Keşan Kaymakamı Ahmet Narinoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sağlık Meslek Lisesi Okul Aile Birliği tarafından otopark olarak kiraya verilen, okul bahçesinde yapılan düğüne ilişkin ”hastaların şikayeti” üzerine inceleme başlattıklarını belirtti.
Zaman zaman okul bahçelerinde düğünlerin yapıldığını ifade eden Narinoğlu, şöyle devam etti: ”Keşan Sağlık Meslek Lisesi ile Keşan Devlet Hastanesi yan yana olan iki kurum. Okulun otoparkı da hastaneye çok yakın. Burada yapıldığı söylenen düğünle ilgili yapılan şikayeti soruşturuyoruz. Burada kasıt var mı ona bakacağız. Ama hastaneye çok yakın bir yerde düğüm yapılmaması gerek. Şu anda konu ile ilgili bilgi ve belgeleri inceleyeceğiz. Ama hastaneye çok yakın bir yerde okula ait bir yerde düğün izni verilmemesi lazım.”
31 Mayıs 2012 Perşembe
4+4+4 eğitim sisteminin getirdikleri
Türkiye, eğitimde yeni bir döneme giriyor. İşte önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak olan 4+4+4'ün getirdiği değişiklikler...
Önümüzdeki eğitim öğretim yılında hayata geçirilmesi planlanan kademeli eğitim sistemi için geri sayım başladı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), tüm imkanlarıyla hem okulları hem de öğretmenleri yeni sisteme adapte etmek için çalışıyor. Yeni dönemde, okula bir yıl erken başlayacak olan çocuklar 12 yılın sonunda mezuniyet diplomalarını alabilecek.
Türkiye, eğitimde yeni bir döneme giriyor. Önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulamaya başlanacak olan 4+4+4 sistemi, eğitimde önemli değişiklikler getiriyor. Halen 8 yıl olan zorunlu eğitim süresi, 12 yıla çıkıyor. Mevcut durumda ilköğretimden sonra isteyen liseye devam ederken yeni dönemde herkes zorunlu olarak lise eğitiminden geçecek. Türk vatandaşı olan 6 ile 18 yaş arasındaki bütün çocuklar, 12 yıllık eğitimi almak zorunda olacaklar. Öğrenciler 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl da lise okuyacak.
Eğitimde köklü reformlar getiren düzenleme ile çocuklar okula bir yıl erken başlayacak. Daha önce 72 ay olan 1. sınıfa başlama yaşı 66 aya çekildi. Böylece 30 Eylül itibarıyla 5,5 yaşını dolduran çocuklar zorunlu olarak okula başlayacak. Bu çocukların ön kayıtları adrese dayalı e-okul sistemi üzerinden otomatik olarak alınacak. Yeni sistemle, 5 yaşını dolduranlar da ailelerinin isteği ve sağlık raporu ile okula başlayabilecek.
Ortaokul, liseye hazırlık olacak
Yeni sistemde ortaokula da geri dönüldü. Meslekî eğitimi tercih etmek isteyenler, ortaokuldan itibaren bu eğitimi almaya başlayacak. Öğrenci bazı temel meslek derslerini öğrenecek.
Öğrenciler ilgi duydukları alana göre seçmeli dersler alacak ve liseye yönlendirilecek. Ortaokul bölümünde öğrencilere seçmeli ders paketleri sunulacak. Öğrenciler bu yıl hayata geçen Kur'an-ı Kerim ve Siyer gibi dersleri isteğe bağlı olarak ortaokulda alabilecek. Fen lisesine, sosyal bilimler lisesine, Anadolu liselerine, öğretmen liselerine, meslek liselerine veya imam hatip liselerine gidecek çocuklar için esnek bir sistem getiriliyor. Ailesinin isteği üzerine isteğe bağlı din dersi alabilmesi de mümkün olacak. Çocuk imam hatipte okumak istiyorsa fazladan din kültürü ve Kur'an dersleri alacak. İmam hatip ortaokullarının bağımsız ortaokullar olarak kurulmasına öncelik verilecek. İmkân ve şartlara göre imam hatip liseleri ile birlikte kurulabilecekler. Bu okullarda da okul giriş çıkış kapıları, bahçe kullanım alanları öğrencilerin yaşı dikkate alınarak düzenleme yapılacak.
Lise okumak artık zorunlu
Artık tüm öğrenciler zorunlu olarak lise okumak zorunda. Bu yıl ilköğretim 8. sınıfı bitiren öğrenciler otomatik olarak e-okul sisteminden liseye kayıt olacak. Öğrenci, lisede ilgi alanına göre ders paketleri seçecek. Örneğin fen derslerine eğilimi olan bir öğrenci, fen dersleriyle ilgili bir paketi seçebilecek. Böylece Anadolu lisesine giden bir çocuk, fen lisesine gitmeden bulunduğu okulda fen branşındaki dersleri alacak. Aynı şekilde bulunduğu lisede sosyal bilgiler ya da güzel sanatlarla ilgili ders paketi de alabilecek. Ancak her öğrencinin alması gereken temel dersler olacak. Öğrenci, seçtiği ders paketini isterse değiştirebilecek. Özel durumdaki bazı öğrenciler liseyi açıktan da bitirebilecek. Açıköğretimden engelliler gibi dezavantajlı gruplar ile ileri zekâlı kişiler de yararlanabilecek. Hafızlık eğitimi almak isteyen kişiler de liseyi açıköğretimden tamamlayıp bu sürede hafız olabilecekler. Kimlerin açıköğretime devam edebileceğine Bakanlar Kurulu karar verecek. Mezuniyet diploması da artık ilköğretim yerine lise sonunda verilecek.
12 yıllık eğitim sisteminde ilkokullar ile ortaokulların ayrı binalarda olması esası getirildi. Ancak imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle aynı binada olabilecek. Bu durumda meslek liseleri, ortaokul ile lise aynı binada olacak. İmam hatipler içerisinde ortaokullar açılacak. Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkânlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacak. Şartların uygun olmaması durumunda aynı binada bulunan ilkokul ve ortaokul için ikili öğretim uygulaması yapılabilecek. İkili öğretim yapan okullarda ortaokullar sabahçı, ilkokullar ise öğlenci olacak.
3 Mayıs 2012 Perşembe
Sütten zehirlenme iddialarına bilimsel yanıt
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Hamamcı, okul sütünden zehirlenme iddialarına ilişkin, ''Aslında bu olay zehirlenme değil, laktozun sindirilememesinden dolayı oluşan bir rahatsızlık'' dedi.
Hamamcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, süt içindeki şekeri sindirebilmek için bağırsaklarda laktoz intoleransı diye bir enzim bulunduğunu belirtti.
''Aslında bu olay zehirlenme değil, laktozun sindirilememesinden dolayı oluşan bir rahatsızlık'' diyen Hamamcı, bu tür rahatsızlıkların 10 yaşlarındaki çocuklarda görülebileceğini kaydetti.
Hamamcı, ''Çocuk eğer birkaç aydır süt tüketmiyorsa, laktozda azalma olabilir. Süt içimi ile beraber yeniden artar'' ifadesini kullandı.
YAVAŞ YAVAŞ ALIŞACAKLAR
Duyduğu kadarıyla rahatsızlanan çocuklarda şişkinlik, gaz ve ishal gibi şikayetlerin görüldüğünü anlatan Hamamcı, ''Aynı çocuklar önümüzdeki hafta daha az süt alsınlar, aynı semptomlar görülmeyecek. Çünkü yavaş yavaş alışacaklar'' diye konuştu.
Hamamcı, çocuklara sütü, bisküvi ve benzeri yiyeceklerle birlikte tüketmeleri tavsiyesinde bulundu.
ZEHİRLENME YAPACAK BİR ŞEY YOK
Ankara Üniversitesi Süt Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Sezgin, UHT sütlerin uzun ömürlü sütler olduğunu kaydederek, bu tür sütlerin içinde hiçbir mikro organizma kalmadığı için zehirlenmelere neden olmayacağını söyledi.
Sezgin, ''Verilen sütler UHT sütler. Ben bu sütlerden zehirlenme yapabilecek bir şey olabileceğine inanmıyorum'' dedi.
SATIŞA SUNULMAZ
Üretimin, teknolojinin kontrolü ile yapıldığını ifade eden Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:
''UHT sütler, 6 aya kadar dayanabilen sütler. Teknoloji bu sütü üretme imkanı veriyor. Bu sütler üretildikten sonra fabrikada bir hafta bekletilip, kontrolden geçirilip, testleri yapılıp, tüketime çıkarılır. Yani herhangi bir durumda aseptik paketlemede bir şey olsa bile, o partinin içindeki asitik artığı vesaire tespit edilip, onlar satışa zaten sunulmaz.''
ENZİM KARIN AĞRISI YAPABİLİR
Sütün içinde laktoz adı verilen bir süt şekeri olduğunu kaydeden Sezgin, ''Laktozu parçalayan bir enzim var, laktaz veya beta glakozu diyoruz bu enzime. O enzim süt içmeyen çocuklarda azalıyor. Çocuklar okulda birkaç tane içince, bu enzimi az olan çocuklarda karın ağrısı, kramp, ishal olabiliyor'' şeklinde konuştu.
27 Mart 2012 Salı
Öğrenciye çipli takip
Brezilya'da uygulama koyulan yeni bir sistem ile öğrenci üniformalarında bulunan çip, öğrenci okuldan kaçtığı anda velisine SMS atarak uyarıda bulunuyor.
Gelişen teknoloji her geçen gün farklı alanlardaki yenilikleriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bu seferki ilginç olay ise Brezilya'nın Vitoria da Conquista kentinde yaşandı.
Vitori da Conquista'da 670.000 bin dolar harcanarak yapılan yeni sistemde öğrenci üniformaları gömleklerinin kol kısımlarında GPS çipleri yer alıyor. 20.000 öğrencide bulunan bu çipler sayesinde aileleri öğrencilerin nerede olduğunu bilebiliyor.
Öğrenci, okula girdiği anda veliye otomatik bir SMS gönderiliyor. Öğrenci okuldan çıktığında ya da 20 dakikadan fazla geç kaldığında da bir uyarı mesajı yine veliye gönderiliyor.
Önümüzdeki yıl yaşları 4'le 14 arasında değişen 43.000 öğrencide uygulamaya geçirilmesi planlanan bu durum aileleri bir hayli rahatlatmış gibi görünüyor.
26 Mart 2012 Pazartesi
Dershaneler kalkıyor
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "Dershaneler kapanacak" sözleriyle duyurduğu yeni sistem zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran 4+4+4 modeliyle gerçekleşecek. Eğitimde verilecek 6 radikal kararla dershaneye ve sınava ihtiyaç ortadan kalkacak. Yeni modelde dershaneler yasaklanmayacak ancak öğrencileri seçen ve eleyen sistem ortadan kalkacağı için dershaneye ihtiyaç da kalmayacak.
Liseler ve üniversiteler kalitede eşitlenecek, lisede olgunluk sınavı olacak, özel okullar ve mesleki eğitim teşvik edilecek, üniversite sınavı randevuyla yapılacak.
* 4+4+4 yeni eğitim modelinde öğrenciler Anadolu ya da Fen lisesine hazırlanmak zorunda kalmayacak. Çünkü tüm liselerde isteyen öğrenciler için Fen, Sosyal Bilimler, Matematik, Spor ve Müzik gibi ağırlıklı eğitim için paket dersler bulunacak. Her lise bir Fen Lisesi ya da Anadolu Lisesi seviyesinde olacak.
* Liseye başlamak için SBS yerine lise bittiğinde öğrencilere Olgunluk Sınavı gelecek. Ancak bu sınavda öğrencilerin lise öğrenimleri boyunca aldıkları eğitime ilişkin sorular sorulacak. Bu şekilde, bir sınav da kitlesel olarak öğrencileri özel ders ya da dershaneye yönetmeyecek. Ortaöğretim Başarı puanı ve Olgunluk Sınavı puanlarıyla birlikte öğrenciler üniversiteye başvurmaya hak kazanacak.
* Ortaöğretimde başlayan ilgi ve yeteneğe göre seçmeli dersler lisede öğrencileri mesleki ve teknik eğitime yöneltebilecek. Bu kapsamda öğrenci başına teşviklerle özellikle meslek teknik eğitimleri iş sektörünün taleplerini karşılayacak. Meslek ve Meslek Teknik eğitimden mezun olan öğrenciler, akademik bir üniversite eğitimi yerine iş hayatına başlayabilecek ve aynı zamanda sınavsız önlisans eğitimi alabilecek. Mesleki eğitim mezunlarıyla, üniversite mezunlarının iş fırsatları ve iş bulduktan sonraki ücret farklılıkları arasındaki makas daraltılacak. Mühendis ile tekniker maaşları arasında uçurum olmayacak.
* Bazı büyük dershane sahiplerinin özel okulla dönüşme taleplerini dile getiren Başbakan Erdoğan, özel okulların desteklenmesine de sıcak bakıyor. Özel okullarla, okul ihtiyacının azaltılmasını hedefleyen hükümet, özel okullara özel teşvikler getirecek. Devlet okullarına sunulan imkanlardan özel okulların da yararlanmasıyla, özel okul işletmeciliği öğrenci bulmakta zorlanan dershaneler için cazip hale gelecek.
* Üniversiteler arasında kalite farkı azaltılması yönünde çalışmalar yapılacak. Üniversiteler, A-B-C şeklinde seviyelere ayrılacak. Her üniversitenin bir sonraki seviyeye çıkabilmesi için hedefler gösterilecek. Üniversiteler arası kalite farklılıkları azaltılacak önlemler alınacak.
* Üniversite sınavı da iki aşamadan tek aşamaya düşecek. Lisede yapılan Olgunluk Sınavı'nda başarılı olan öğrenciler Lisans Yerleştirme Sınavı'na başvurabilecek. Öğrencinin ortaöğretim başarı puanı ve Olgunluk Sınavı puanının ortalaması alınarak Lisans Yerleştirme Sınavı yapılacak. İlerleyen zamanda öğrencileri aynı gün sınav yapmayıp randevu sistemiyle sınav yapılacak. Uluslararası IB, SAT gibi sınavlarla üniversitelere öğrenci alınacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








