kaçak çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaçak çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2012 Pazar

Kaçak sigara ve kaçak çay PKK için gelir kaynağı

Keyifle içmeye devam edin
Keyifle içmeye devam edin! Bu kurşunlar bir gün sizi ya da sevdiğinizi bulabilir...

"Kaçak çay içer misiniz?" sorusuna Osmaniye valisi Celalettin Cerrah tepki gösterdi.

Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah, kentte kaçak çay satışının yaygın olmasına tepki göstererek 'Böyle bir Türk vatandaşı olur mu? 'PKK kahrolsun' diyorsunuz; ama kaçak çay, sigara içerek PKK'ya destek veriyorsunuz' dedi. (1)



Kaçak sigara PKK için önemli bir gelir kaynağı

İstihbarat raporlarına göre, açıkta satılan kaçak sigaralardan gelen para terör örgütü PKK'ya gidiyor. Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat raporlarında kaçak sigaranın büyük bir kısmının ülkemize Irak, İran ve Suriye'den geldiği belirtiliyor. Örgütün getirdiği sigaraların ülkemize girişinin Van, Ağrı, Artvin, Hakkari, Şırnak, Mardin, Hatay ve Şanlıurfa illerinin bulunduğu bölgelerden sağlandığı tespit edildi. Güvenlik güçleri tarafından 2009 yılında 10 milyon 149 bin 605 paket sigara yakalanırken bu sayı 2010 yılında yaklaşık dört kat artarak 43 milyon 545 bin 267'ye yükseldi. Bu arada sadece İstanbul Emniyeti'nin son bir ayda yaptığı operasyonlarda ele geçirdiği kaçak sigara miktarı dudak uçuklattı. Şehirdeki 6 ilçede çok sayıda adrese yapılan baskınlarda 281 bin 697 paket kaçak sigara ele geçirildi. Bu sigaraların piyasa değerinin yaklaşık 1 milyon 360 bin lira olduğu belirtildi. (2)


Kaynak:
(1) http://www.radikal.com.tr
(2) www.youtube.com

2 Ekim 2012 Salı

Kaçak ve taklit çay sağlığı bozar

Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, çok kötü ve sağlığa zararlı kaçak çayların kendi markalarının taklidi olarak piyasaya sürüldüğünü belirterek tüketicileri uyardı.


Erzurum Gazetecileri Cemiyeti’nde konuşan Sütlüoğlu, dünyada sıcak bölgelerde çay üretimi yapıldığını, bu yüzden 35-40 çeşit zararlı ile mücadele edilmek zorunda kalındığını belirterek şunları söyledi: “Bizim çayımız dünyada üzerine kar düşen tek çaydır. Kar düşen çay ne demektir? 'Haşere olmayan çay' demektir. İklim şartlarından dolayı bizde haşere zehiri kullanılmaz. Toplanmasında, paketlenmesinde suyla temas etmez. Bahsettiğimiz kanserojen maddeler doğumlarda zeka geriliğine, kısırlığa, erken doğumlara, damar, böbrek hastalıklarına neden olmaktadır. Yabancı ve kaçak çaylarda zararlı kimyasallar ve boyalar da mevcuttur. Bizim çayımızda ise hiçbir katkı maddesi yoktur. En kaliteli, leziz, doğal, sağlıklı çay bizdedir. Halkımıza çocuklarının sağlıklarını riske etmemeleri gerektiğini söylüyoruz.”



Farkını anlamak zor

Çaykur ürünlerinin birebir taklit edildiğini vurgulayan Sütlüoğlu şöyle konuştu: “Bayilerimiz dışında başkalarının getirdiği çayları almasınlar. Halkımızın sağlığını ciddi manada bu çaylarla tehdit ediyorlar. Sahte çaylar daha çok bakkal türü yerlerde satılıyor. Bakkalların çok dikkatli olması gerekiyor. Bayiler dışında onlara ucuza çay getiren şahıslardan almasınlar. Yılda 60 bin ton civarında kaçak çay tüketimi var.”

Kaynak: Hürriyet

26 Ağustos 2012 Pazar

Piyasaya kaçak çay sürenler de açıklansın


Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, ülkeye kaçak yollarla sokulan ve insan sağlığı açısından tehdit oluşturan çayları piyasaya süren firmaların teşhir edilmesi konusunda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na talepte bulunduklarını açıkladı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın tüketici sağlığı açısından tehlike oluşturan bazı ürünler ile o ürünleri üreten firmaları teşhir ettiğini hatırlatan Sütlüoğlu, kaçak çayı piyasaya süren firmaların da açıklanmasını istediklerini söyledi. Sütlüoğlu, şöyle konuştu.

"Çay kaçakçılığı yapanlar özellikle bizim çayımızın temeline dinamit koyuyor. Çayımızın doğal özelliğini ciddi anlamda zedeliyor, insan sağlığını ciddi zararlar veriyor. Türk çayı adı altında piyasaya kaçak çay sunulması çok önemli bir konudur. Bu işi yapan firmalar hem cezalandırılmalı, hem de teşhir edilmeli. Bununla ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. Türkiye'nin iç tüketimini dikkate aldığımızda 50- 60 bin tonlar seviyesinde kaçak çayın ülkemize girdiğini tahmin ediyoruz. Bu Türkiye ekonomisi için büyük kayıp."

Sütlüoğlu, yaş çayda ikinci sürgün alımlarının tamamlanmak üzere olduğunu da belirterek, şu ana kadar 237 bin ton çay alımı yaptıklarını sözlerine ekledi.

22 Mart 2012 Perşembe

Kaçak çayda haşere zehri var


Kaçak çay kullananlar dikkat! Türkiye'de tonlarca kaçak çay bulunurken, sadece 2 bin tonu geçtiğimiz yıl yakalandı. Çaykur Genel Müdürü ise uyarıyor: Bu çaylarda haşere zehri var.
ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, Türkiye'de geçen yıl 2 bin ton civarında gümrük kaçağı çay yakalandığını ancak yakalanamayan miktarın bundan çok daha fazla olduğunu belirterek, ''Bizim çayımızda yabancı madde kesinlikle yok ancak kaçak çayların hepsinde haşere zehri, yani pestisit var. Bu da kanserojendir'' dedi.
İmdat Sütlüoğlu, kaçak çayın engellenmesi için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından etkin önlemler alındığını, bu kapsamda gümrük kapılarında detektör köpekler kullanılmaya başlandığını anımsattı.
ÇAYKUR olarak daha önce 3 detektör köpek alarak Gümrük ve Muhafaza Genel Müdürlüğüne verdiklerini, ileride 3 detektör köpek daha almayı planladıklarını anlatan Sütlüoğlu, böylece kaçak çayla mücadeleye destek vermeye çalıştıklarını ifade etti.
Detektör köpeklerin, araçların gizli bölmelerine ya da yükler arasına saklanan kaçak çayları yakalayarak kaçak çayla mücadeleye önemli katkı sağladığını vurgulayan Sütlüoğlu, ''Kaçak çaya öncelikle halkın sağlığı için dikkat etmek gerekiyor. Çünkü kaçak çay ile hem sağlığımızdan hem paramızdan oluyoruz'' dedi. Sütlüoğlu, geçen yıl 2 bin ton civarında kaçak çay yakalandığını ancak yakalanamayanın çok daha fazla olduğunu ileri sürerek, şunları söyledi:
''Kaçak çay genelde damak tadı alışkanlığından dolayı tercih ediliyor ama içinde nelerin olduğu belli değil. Aslında bunların satılması yasak ancak bir şekilde piyasaya sunuluyor. Vatandaşların ne aldığına dikkat etmesi, bilenen, tanınan markaları tercih etmeleri gerekiyor. Bizim çayımızda yabancı madde kesinlikle yok ancak kaçak çayların hepsinde haşere zehiri, yani pestisit var. Bu da kanserojendir. Pestisitin pek çok zararı var, hastalıklara neden oluyor. Kaçak çayı içen vatandaşlarımız belki kendilerini düşünmüyor ama çocuklarını, torunlarını düşünmeleri lazım. Bu bir nesli tehdit eden önemli bir olay. Vatandaşlarımızın dikkat etmesi lazım.''
Doğal ve sağlıklı olduğundan dolayı tüketicinin Türk çayının tercih etmesi gerektiğini söyleyen Sütlüoğlu, kaçak çayın yoğun olarak satıldığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde damak tadına uygun çay üretimi yapmak için de çalıştıklarını ifade etti.
Rize Ticaret Borsası (RTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan da sektörü tehdit eden en önemli sorunlardan birinin kaçak çay olduğunu anlatarak, ''Bugüne kadar kaçak çayla yurt içinde dağıtım sırasında mücadele edildiğini ancak en önemli konu kaçak çayın yurda girişini engellemek'' dedi.
Kaçak çayın yurda girdikten sonra bir şekilde dağıldığını söyleyen Erdoğan, ''Yapacağımız çalışmayla kaçak çayın hem yurda girişi hem de dağıtımını engellemeye çalışacağız. Mücadelenin bu şekilde devam etmesi halinde belki kaçak çay girişi tamamen bitmeyecek ancak yılda 10-15 bin tona inmesi bile sektöre büyük katkı sağlayacak. Türkiye'ye yılda 50 bin ton civarında kaçak çay girdiğini tahmin ediyoruz.''
Erdoğan, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yönelik çay üretme konusunda çalışma yapılması gerektiğini de ifade ederek, bu nedenle yörenin damak tadına uygun yeni ürünler geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.