ilaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2014 Pazartesi

Türkiye kendi ilacını üretecek


Sağlık Bakanlığı, yurt dışından ithal edilen ve maddi değeri çok yüksek olan kanser ve antibiyotik gibi ilaçların Türkiye'de üretilmesi için harekete geçti.

Sağlık Bakanlığı, yurt dışından ithal edilen ve maddi değeri çok yüksek olan kanser ve antibiyotik gibi ilaçların Türkiye'de üretilmesi için harekete geçti. Buna yönelik kanunun çıkmasının ardından, Türkiye'de fabrikaların kurulması için 2015 yılının başında çalışmalara başlanacak.



Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir ülkeyi güçlü yapan en önemli alanlardan birinin sağlık olduğunu belirtti.

Türkiye'nin tıbbi cihaz ve ilaçta dışa bağımlılıktan kurtulması gerektiğini belirten Gümüş, bunun için çalışmalar yapıldığını ve gerekli adımların atıldığını ifade etti. Gümüş, 2015 vizyonu kapsamında kurulacak Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına (TÜSEB) bağlı Biyoteknoloji Enstitüsünde ilaç geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacağına dikkati çekerek, "TÜSEB'in kurulmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda kabul edildi. Kanunun çıkmasıyla çalışmalara hız verilecek" diye konuştu.

Yürütülecek çalışmalarla sadece ilaç geliştirilmesinin amaçlanmadığını vurgulayan Gümüş, "Diğer ülkelere de teknoloji satmayı istiyoruz. Bu ayağı da 2015'te tamamlamış olacağız. Bu teknolojiyi, Ortadoğu ve bağımsız Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkelerine de ihraç etmeyi amaçlıyoruz" açıklamasında bulundu.

Gümüş, enstitünün üniversitelerden hizmet alacağını anlatarak, "Örneğin, robot geliştirilmesi istendiğinde Biyoteknoloji Enstitüsüne başvurulacak. Bütçe ve giderler hazırlanacak, gerektiğinde üniversite ile işbirliği yapılacak" dedi.

"2015 yılının başında çalışmalara başlanacak"

Gümüş, "Türkiye'nin kendi aşısını geliştirmek için yola çıktığını ve ilaç üretimine ağırlık verdiğini" vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bununla ilgili Yüksek Planlama Kuruluna projelerimizi bu yıl sonuna kadar veriyoruz. Onay aldıktan sonra da ülkede fabrikaların kurulması için 2015 yılının başında çalışmalara başlanacak.

Amacımız, kendi kan ürünlerimizi ve ilacımızı üretmek. İlk etapta biz alım garantileri vererek, ülkede fabrikaların kurulmasını sağlayacağız ve daha sonra yap-işlet-devret modeliyle ülkeye bunları kazandıracağız. İlk etapta yerli ilaç sanayi ile birlikte bir model olacak, daha sonra ise tamamen yerli ilaç sanayisinin gelişmesi için destek sağlanacak."

İlk kanser ilaçları üretilecek

"Kanser ilaçları, antibiyotikler ve kan ürünlerine çok ciddi para harcandığını, bu nedenle ilk çalışmaların bu ürünlere yönelik olacağını" bildiren Gümüş, şöyle devam etti:

"İlk etapta kan ürünlerinin üretimi için çalışmalara başlanacak. Ardından ilaç sanayi peşinden gelecek. Bunların ön çalışmaları yapılıyor. Hangi ilaçların Türkiye'de üretilip üretilmeyeceğine bakılıyor. Bunlar, yıl sonu itibarıyla netleşecek.

SGK'nın ödediği çok büyük çaplı ilaçları burada üreterek hem kolay temin edilebilir hale getireceğiz hem dış ticaret hacmini azaltacağız. Bunun dışında yeni istihdam alanı yaratacağız."

Kaynak: AA

17 Haziran 2014 Salı

Eczane yanlış ilaç verirse, hasta ne yapsın?

15 - 16 gün önce doktorumun yazdığı immiflex isimli ilacı İzmir Şirinyer'deki Ümran Eczanesi'nden aldım. Bana verdikleri 100 mg ilaç çocuklar için olan ilaçmış. (Yetişkinler için 250 mg olandan verilmesi gerekiyordu). Doktoruma kontrole gittiğimde ilacın çocuklar için olduğunu söyledi. Ben de yapılan yanlışlığı düzeltmek için eczaneye tekrar gittim. Kendi yaptıkları yanlışlığı kabul etmediler. Biz bu ilacın çocuk için olduğunu bilemeyiz diye üste çıktılar. 250 mg. ilaç piyasada yok zaten dediler. İlaç 50 TL. Bunlar demek ki yetişkin ve çocuk için olan ayrımı bilmiyorlar. ÜMRAN CİVAN ECZANESİ güzellik salonu olmuş. Çalışanlar bilgisiz. Beni zarara soktular, dolandırdılar. Başka eczaneden 70 TL daha verip almak zorunda kaldım.

Ali Likoğlu

25 Nisan 2014 Cuma

Sağlık Bakanlığı, Türkiye'deki öksürük şurupları ile ilgili açıklama yaptı



Son günlerde medyada öksürük şurupları ile ilgili bir takım haberler okumuş olabilirsiniz. Dünya Sağlık Örgütü'nün web sitesindeki bir açıklamaya dayanılarak yapılan haberlerde dekstrometorfan içeren öksürük şuruplarının kullanımına bağlı olduğu düşünülen ölümler nedeniyle Sağlık Bakanlığı'nın bu etken maddeyi içeren ilaçları toplattığı bildiriliyordu. Bu haberi AA imzası taşıdığı için güvenilir bularak blogumuzda biz de paylaşmıştık. Ancak haberi Sağlık Bakanlığı'na yaptığımız bireysel bilgi edinme başvurusu ile sorduk ve sonucunda tarafımıza iletilen cevabı sizinle paylaşmak istiyoruz.

Konuyla ilgili olarak Bakanlığımızın bağlı kuruluşu olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan alınan bilgi aşağıdadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) resmi web sitesinde dekstrometorfan içeren öksürük şuruplarının kullanımına bağlı olduğu düşünülen ölümlerle ve ciddi advers etkilerle sonuçlanan olaylar yaşandığı, konuyla ilgili yapılan araştırmalar neticesinde olaylara levometorfan’la kontamine dekstrometorfan içeren öksürük şuruplarının kullanımının sebep olduğunun düşünüldüğü, dekstrometorfan adlı etken maddenin Konduskar Laboratories Private Limited, Kolhapur, Hindistan’da üretildiği, buradan alınan dekstrometorfan adlı etken maddenin spesifikasyonlarına uygunluğunun kontrol edilmesi gerektiği konulu alarm yayınlanması üzerine; Kurumumuzca konunun araştırılmasına yönelik işlemler başlatılmıştır. Yapılan araştırma sonucu adı geçen üretim yerinden ülkemize dekstrometorfan adlı etken madde ithal edilmediği, adı geçen üretim yerinden alınan etken madde kullanılarak üretilen ve/veya ithal edilen üründen Türkiye'de olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle de, ülkemizde bulunan dekstrometorfan içeren ürünlerin piyasadan geri çekilmesine yönelik herhangi bir işlem uygulanmadığı hususunu;

Bilginize rica eder, sağlıklı günler dileriz.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu

25/04/2014

18 Eylül 2013 Çarşamba

Yanıltıp satana 200 bin TL ceza

Bitkisel ürünleri her derde deva ilaç gibi pazarlayanlara ağır para cezaları ve hürriyeti bağlayıcı cezalar verilmesi gündemde. Hem yanıltıcı reklam yapan firmalar hem de reklamları yayınlayan mecralar ceza alacak.

RTÜK'ün ev sahipliğinde bir araya gelen 7 kurumun yöneticileri, gıda takviyelerini her derde deva mucize ilaçlar gibi televizyonlarda pazarlayarak halkı yanıltan umut tacirlerini engellemek için alınacak tedbirleri masaya yatırdı. Bu kapsamda, tüketicileri yanıltarak ürünlerini satana 200 bin liraya kadar para cezası verilmesi gündemde. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu'nun başkanlığındaki toplantıda konuyla ilgili halkı yanıltanları cezalandıracak mevzuat değişikliklerinin gündemde olduğu belirtildi.



İKİ BİNE YAKIN CEZA VERİLDİ

RTÜK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu toplantıyı açarken yaptığı konuşmada, RTÜK'ün son 2,5 yıl içerisinde radyo ve televizyonlar hakkında, gıda takviyelerini ilaç gibi tanıttıkları, gizli reklam yaptıkları veya tüketiciyi yanılttıkları gerekçesiyle iki bine yakın müeyyide (yaptırım) kararı verdiğini belirterek yapılacak görüşmeler ve sağlanacak mutabakat çerçevesinde; uygulamadaki eksikliklerin belirleneceğini, kurumların daha fazla yetki kullanmalarının söz konusu olabileceğini, kurumlar arası işbirliğinin artırılacağını, sürekli bir işbirliği ve ortak çalışma grubu kurulabileceğini ve mevzuat değişikliğinin gündeme gelebileceğini bildirdi.

YASALAR YOLUYLA MÜCADELE EDİLMELİ

Bu süreçte bu tür ürünlerin reklamını yasaklanmasının bile gündeme gelebileceğini söyleyen RTÜK üyesi Nurullah Öztürk ise, halkı yanıltarak 'umut tacirliği' yapan ve bu işi kazanç kapısı haline getiren kuruluşlarla, kurumlar arası hızlı bilgi akışı ve sürekli işbirliğiyle, gerekirse yasa değişikliği yapılarak mücadele edilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldığını söyledi. Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilmesini öngören Türk Ceza Kanununun 187. maddesinin, ilaçların yanı sıra gıda takviyelerini de kapsayacak şekilde genişletilebileceğine de çözüm önerileri arasında yer verildi. Gıda takviyesi satışı yapan bir şirket yöneticisinin bu işten yılda 100 milyon dolar haksız kazanç elde ettiği bildirildi.

Kaynak: Yeni Şafak

16 Şubat 2013 Cumartesi

İlaç buzdolabında saklanır mı?

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, kullanma talimatında belirtilmediği sürece ilaçların buzdolabında saklanmaması gerektiğini açıkladı.


İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan yapılan açıklamada, 'akılcı ilaç kullanımı'nın yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Akılcı ilaç kullanımının öncelikli olarak halkın sağlığını ve toplumun çıkarını gözettiğinin anlatıldığı açıklamada, öncelikle hastanın probleminin tanımlanması, yani hekim tarafından doğru teşhisin konulması gerektiği vurgulandı. İlaçlı veya ilaçsız, etkili ve güvenilir tedavinin tanımlanmasının şart olduğuna işaret edilen açıklamada, "Eğer ilaçla tedavi uygulanacaksa, uygun ilaçların seçimi, her bir ilaç için uygun dozun ve uygulama süresinin belirlenmesi ve uygun reçetenin yazılması basamakları izlenmelidir. Bu aşamada onaylanmış, güncel tanı ve tedavi kılavuzları esas alınmalıdır. Kullanılmakta olan ve en son kullanılan ilaçlar, hastanın alerjik durumları sorgulanmalı ve hasta tarafından belirtilmelidir. İlaçların nasıl, hangi dozda, hangi sıklıkta, ne kadar süre kullanılacağı ve hangi koşullarda saklanacağı hastaya tam olarak anlatılmalı, hasta ve hasta yakını tarafından eksiksiz olarak uygulanmalıdır. Hasta yakını ilacın olası yan etkileri, ilacın besin ve ilaç etkileşimleri konusunda bilgilendirilmelidir. Bu durum hasta/hasta yakını tarafından da sorgulanmalıdır" denildi.

İLACIN KİMYASINI BOZMAYIN

İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun açıklamasında, kullanma talimatında belirtilmediği sürece ilaçların buzdolabında saklanmaması gerektiğine dikkat çekildi. Uygun olmayan saklama koşullarında ilaçların kimyasal yapılarının bozulabileceğinin hatırlatıldığı açıklamada, ilacın etkisini kaybedebileceği hatta istenmeyen etkilerin ortaya çıkabileceği ve zehirlenmelere sebebiyet verebileceği dile getirildi. Buzdolabında saklanması gereken ilaçların kesinlikle buzlukta saklanmaması ve dondurulmamasının tavsiye edildiği açıklamada, hamilelik ve emzirme döneminde, çocuklarda, yaşlılarda, böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda, kronik hastalığı olanlarda, ilaç alerjisi öyküsü olanlarda ilaç kullanımı konusunda daha dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.

İLAÇLARIN YÜZDE 50'Sİ UYGUNSUZ KULLANILIYOR

Hamilelerin ve emziren annelerin ilaç kullanmadan önce mutlaka hekim ve eczacıya danışılması gerektiğinin kaydedildiği açıklamada şu uyarılara yer verildi: "İlacınız; hekiminize veya eczacınıza sormadan; çiğnenerek, kırılarak, bölünerek veya suda çözülerek kullanılmamalıdır. İlaçlar çocukların göremeyeceği, ulaşamayacağı yerlerde, ışıktan ve nemden korunarak ve ambalajında saklanmalıdır. İlaç, hekiminiz tarafından önerilen süre boyunca kullanılmalıdır. İlaç kullanımı yarıda kesilmemeli, hekime danışmadan doz değişikliğine gidilmemelidir. Doz atlamamaya ve ilacı her gün aynı saatlerde almaya özen gösterilmelidir. Herhangi bir ilacı veya vitamin, ilaç dışı gıda takviyesi, bitkisel ürün gibi bütün ürünleri kullanmadan önce hekiminize ve eczacınıza danışınız. Kesilmiş veya açılmış ambalajlar satın alınmamalı, son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. İlaç ancak doğru kullanılırsa etkilidir. Ancak ne yazık ki tüm dünyada ilaçların yaklaşık yüzde 50'si uygunsuz şekilde kullanılmaktadır."

10 Şubat 2013 Pazar

Ölüme neden olan ilaçlar


Bileşiminde dekstrometorfan bulunan öksürük şurupları toplatılıyor. Vatandaşın sağlığını yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Buna göre, bileşiminde dekstrometorfan bulunan öksürük şuruplarının toplatılmasına karar verildi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı'ndan ilgili yerlere 'çok acele' koduyla gönderilen resmi yazıya göre; Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) resmi web sitesinde 'dekstrometorfan' içeren öksürük şuruplarının kullanımına bağlı olduğu düşünülen ölümlerle ve ciddi advers etkilerle sonuçlanan olaylar görüldü.

Sakın Kullanmayın!

Yapılan araştırmaların sonucunda buna 'levometorfan ile kontamine dekstrometorfan' içeren öksürük şuruplarının kullanımının sebep olduğu düşünülüyor.


Dekstrometorfan adlı etken madde, Konduskar Laboratories Private Limited, Kolhapur, Hindistan'da üretildiği bildirilen yazıda, buradan ithal edilen dekstrametorfan adlı etken maddenin spesifikasyonlarına uygunluğunun kontrol edilmesi gerektiği konulu alarm yayınlandığı belirtilerek şunlar kayda geçirildi:

"Adı geçen üretim yerinden ülkemize Dekstrometorfan adlı etken maddenin ithal edilip-edilmediğinin bildirilerek, ediliyor ise ithalatının durdurulması gerektiği, adı geçen üretim yerinden ithal edilen söz konusu etken madde kullanılarak üretilen ürün olup-olmadığının ve/veya adı geçen üretim yerinde üretilmiş dekstrometorfan adlı etken maddenin yer alan yerli ya da ithal tüm müstahzarlarının ithalatının/üretiminin durdurularak, stoklarda bulunanlarının ülkemiz piyasasına verilmemesi ve piyasada mevcut tüm partilerinin, ilgili mevzuat doğrultusunda geri çekilmesi gerekmektedir."

Türkiye'de üretilen bazı öksürük şuruplarında ve gribal ağrı kesici ilaçların bileşiminde 'dekstrometorfan' etkin maddesi kullanılıyor. Uygulamaya göre bileşiminde dekstrometorfan bulunan öksürük şurupları ve ağrı kesiciler kontrole tabi ilaçlar olarak değerlendirilip eczanelerde reçete karşılığı satılabiliyor.
Dekstrometorfan içeren ilaçlar;


  • ACTIDEM (Şurup)
  • BENAFED (Şurup)
  • BENICAL (Şurup)
  • BENICAL COLD (Lak Tablet)
  • BRONKAR-A (Şurup)
  • DEFEKS (Şurup)
  • DEKSAN (Şurup)
  • DORFAN (Şurup)
  • METORFAN (Draje)
  • RHINOTUSSAL Mikropellet Kapsül
  • RHINOTUSSAL Süspansiyon
  • TAMOL COLD (Tablet)
  • TRİATÜS (Şurup)
  • TYLOL Cold (Şurup)
  • VICKS Medinait (Şurup)
  • VICKS Vapodry (Şurup)
  • WİNTUS (Draje)

Düzeltme:

Sağlık Bakanlığı'na yaptığımız bireysel bilgi edinme başvurusu sonucunda iletilen cevabı sizinle paylaşmak istiyoruz.

Konuyla ilgili olarak Bakanlığımızın bağlı kuruluşu olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan alınan bilgi aşağıdadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) resmi web sitesinde dekstrometorfan içeren öksürük şuruplarının kullanımına bağlı olduğu düşünülen ölümlerle ve ciddi advers etkilerle sonuçlanan olaylar yaşandığı, konuyla ilgili yapılan araştırmalar neticesinde olaylara levometorfan’la kontamine dekstrometorfan içeren öksürük şuruplarının kullanımının sebep olduğunun düşünüldüğü, dekstrometorfan adlı etken maddenin Konduskar Laboratories Private Limited, Kolhapur, Hindistan’da üretildiği, buradan alınan dekstrometorfan adlı etken maddenin spesifikasyonlarına uygunluğunun kontrol edilmesi gerektiği konulu alarm yayınlanması üzerine; Kurumumuzca konunun araştırılmasına yönelik işlemler başlatılmıştır. Yapılan araştırma sonucu adı geçen üretim yerinden ülkemize dekstrometorfan adlı etken madde ithal edilmediği, adı geçen üretim yerinden alınan etken madde kullanılarak üretilen ve/veya ithal edilen üründen Türkiye'de olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle de, ülkemizde bulunan dekstrometorfan içeren ürünlerin piyasadan geri çekilmesine yönelik herhangi bir işlem uygulanmadığı hususunu; Bilginize rica eder, sağlıklı günler dileriz.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu

25/04/2014

8 Şubat 2013 Cuma

Bu sivilce ilacına dikkat!


Sağlık Bakanlığı, bir süre önce Fransa'da satışı durdurulan 'Diane 35' isimli sivilce ilacını mercek altına aldı.
Fransa Sağlık Ajansı (ANSM), bu ülkede yalnızca akne tedavisinde ruhsatlı olan Diane 35 (siproteron asetat 2 mg, etinilestradiol 35 µg) ve jeneriklerinin ruhsatlarını askıya aldığını ve üç ay içerisinde piyasadan çekeceğini duyurması üzerine, Sağlık Bakanlığı'nın ilaçla ilgili başlattığı inceleme tamamlandı.



Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Risk Değerlendirme Daire Başkanı N. Demet Aydınkarahaliloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ANSM'nin 2011 yılının sonunda, 2005 yılından önce ruhsatlandırılan tüm ilaçları yeniden değerlendirme kararı aldığını söyledi.

Kurumun bu kapsamda Diane 35 ve jeneriklerinin akne tedavisindeki yarar/risk oranlarını gözden geçirdiğini ve ilacın ruhsatını askıya aldığını belirten Aydınkarahaliloğlu, bu kararda, gebelik önleyiciliği klinik araştırmalarla gösterilmeyen, sadece akne tedavisinde ruhsatlı olan ilacın, Fransa'da yüzde 80 oranında endikasyon dışı kullanılmasının etkili olduğunu dile getirdi.

Aydınkarahaliloğlu, kurumun, aynı zamanda, ilacın akne tedavisinde etkinliğinin orta derecede olmasını ve bu etkinin tedavi başladıktan birkaç ay sonra görülmesini, tromboembolizm (pıhtı atması) riskinin ilacı alanlarda 4 kat artmasını, ANSM'nin ulusal farmakovijilans veri tabanında 1987'den bu yana pıhtı atmasına bağlı bu ilaç veya jeneriklerine atfedilen 4 ölüm, 113 de ölümcül olmayan vaka bulunmasını, akne için alternatif tedaviler olmasını da göz önüne aldığını bildirdi.

Bu veriler ışığında, ANSM'nin, Diane 35 ve 17 jeneriğinin akne tedavisindeki yarar/risk oranının venöz ve arteriyel tromboembolizm riski nedeniyle olumsuz olduğu kanaatine vardığını ifade eden Aydınkarahaliloğlu, 'Bu ilacı Fransa'da 300 bin kadının endikasyon dışı, doğum kontrolü için kullandığı, aynı zamanda kadınlarda yüksek kan pıhtılaşması ve pulmoner emboliye (akciğer embolisi) sebep olduğu belirtiliyor' dedi.

-'Avrupa İlaç Ajansı'nın değerlendirmesi takip ediliyor'-

İlacın Türkiye'de 1989'da ruhsatlandırıldığını, geçen yılın Haziran ayında ruhsat sahibine yazılan yazıyla ilacın endikasyonlarının yeniden düzenlendiğini bildiren Aydınkarahaliloğlu, bu düzenlemeyle Diane 35'in 'inflamasyon veya nodül oluşumu ile seyreden bariz makülopapüler akne, polikistik akne, tek başına lokal tedaviden yarar görmeyecek skar riski (yara izi) yüksek akneler, androjenik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi), hafif dereceli hirsutizm (tüylenme)' için kullanılabileceğine dikkati çekti.

İlacın endikasyonlarından 'çocuk arzusu olmayan kadınlarda polikistik over sendromu'nun çıkarıldığını anlatan Aydınkarahaliloğlu, ayrıca endikasyonlara 'Hormon tedavisi kullanımı sistemik antibiyotik tedavisine üstünlük sağlayacak ise kullanılmalıdır' cümlesinin de eklendiğini bildirdi.

İlacın, Elleacnelle Draje ve Gynelle Draje isimli jeneriklerinin bulunduğunu ifade eden Aydınkarahaliloğlu, bu ilaçların Avrupa'da birçok ülkede ruhsatlı olup yaygın olarak kullanıldığına işaret etti. Aydınkarahaliloğlu, ilacın gebelik önleyici olarak sadece İrlanda'da ruhsatlı olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Risk Değerlendirme Daire Başkanı N. Demet Aydınkarahaliloğlu, şu bilgileri verdi:

'Avrupa İlaç Ajansının ilaçla ilgili değerlendirmeleri dikkatle takip edilecek. Ülkemizde şu anda mevcut veriler ışığında acil olarak ilacın ruhsatının askıya alınmasını gerektirecek bir durum söz konusu değil. Ancak ilacın kullanımı sırasında kontrendikasyonlarına (yan etki) özellikle dikkat etmek ve doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulamakta yarar var.'

-'Yalnızca akne tedavisinde kullanılmalı'-

İlacın ruhsat sahibi firma da açıklamasında, Diane 35'in yalnızca akne tedavisinde hastalara reçeteli verilmesi gerektiğini, doğum kontrol hapı olarak tavsiye edilmediğini duyurmuştu.

Açıklamada, ilacın prospektüsünde, halk arasında 'kan pıhtılaşması' olarak da bilinen tromboz riskine açıkça dikkat çekildiği belirtilmişti.

Kaynak: Star

19 Eylül 2012 Çarşamba

Ağrı kesiciler baş ağrısına neden olabiliyor

Bilim adamları, sık kullanılan ağrı kesicilerin baş ağrısına neden olabileceğini belirledi.  İngiltere Ulusal Sağlık ve Klinik Mükemmellik Enstitüsü'nden yapılan ve BBC 'nin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, fazla ağrı kesici kullanmanın baş ağrısını artırabileceği uyarısında bulundu.

Uzmanlar, "baş ağrısı için ağrı kesici kullanmanın kısır döngüye neden olabileceğini" belirterek, şiddetli ağrılar ve migren için kullanılan ağrı kesicilerin etkili olduğunu ancak bu ilaçların fazla kullanımının baş ağrısına yol açabildiğini vurguladı.

1 milyondan fazla İngiliz'in fazla ağrı kesici kullanmaları nedeniyle baş ağrısı çekiyor olabileceğini belirten uzmanlar, ağrı kesici ve benzeri ilaçların bir ay içinde 15 günden fazla kullanılmaması tavsiyesinde bulundu.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Sağlık Bakanlığı 5 burun spreyine toplatılma kararı verdi

Sağlık Bakanlığı'nca Avrupa İlaç Ajansı'nın kararı doğrultusunda kemik erimesi tedavisinde kullanılan 5 burun spreyinin tüm partilerinin toplatılması kararlaştırıldı.


Avrupa İlaç Ajansı, uzun süreli kullanımda gelişebilecek risk nedeniyle osteoporoz (kemik erimesi) tedavisinde kullanılan, kalsitonin içeren tüm nazal (burun) spreylerin ruhsatlarının askıya alınması ve piyasadan kaldırılması kararı almıştı.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, bu ajansın uyarısı doğrultusunda şu ürünlerin tüm partilerinin eczane, ecza deposu ve hastane gibi sağlık kurumları düzeyinde 2'inci sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi uygulanmasını kararlaştırdı:

  • Novartis Sağlık Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin ruhsatına sahip olduğu ''Miacalcic Nazal Sprey 200IU/Püskürtme''
  • Yeni İlsan İlaç San ve Tic. AŞ'nin ruhsatına sahip olduğu ''Tonocalcin Nazal Sprey 200IU/Püskürtme''
  • Bio-Gen İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ruhsatına sahip olduğu ''Biocalcin Nazal Sprey 200IU/Püskürtme''
  • Sanofi Aventis İlaçları Ltd. Şti.'nin ruhsatına sahip olduğu ''Calsynar Çok Dozlu Nazal Sprey 200IU/Püskürtme''
  • Er-kim İlaç San. ve Tic. A.Ş.'nin ruhsatına sahip olduğu ''Nylex Nazal Sprey 200IU/Püskürtme'' 

17 Temmuz 2012 Salı

Sağlık Bakanlığı zararlı kozmetik ürünleri ifşa etti

Sağlık Bakanlığı’nın bu yılın Şubat ayında hayata geçirdiği "Kozmetik İstenmeyen Etki" adındaki şikayet mekanizması, yılın ilk yarısında meyvelerini verdi. Tüketiciler, bit ilacından saç çıkarmaya, kirpik uzatıcıdan sigara bırakmaya kadar pek çok ürün hakkında işlem başlatılmasını sağladı.




Kozmetik ürünlerle ilgili yasal zeminin de sağlanmasıyla tüketicilere 'Şikayetinizi bildirin' çağrısı yapan Sağlık Bakanlığı’na 2012 yılında birçok konuda başvuru geldi. Olumsuz etkiler yapan ilaçların toplatıldığını sürekli olarak duyuran Bakanlık birimi Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ise en çok mesaiyi kozmetik ürünlere harcamak zorunda kaldı. Kuruma kirpik uzatmadan saçlardaki beyazları kapatmaya, sigara bırakmadan egzama ve mantarı iyileştirmeye kadar pek çok vaatle bu ürünlere para döken insanların şikayetleri yağdı. Bu durum kozmetik adı altında satılan ürünlerin ne kadar denetime muhtaç olduğunu da gözler önüne serdi.

ŞAŞIRTAN UYARILAR

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yaptığı gibi internet sitesinden sağlığa zararlı bileşimler içeren ürünleri firmaları ile birlikte teşhir eden Sağlık Bakanlığı’nın 2012 yılında Temmuz ayına kadar uyarısını yaptığı ürünler büyük çeşitlilik gösterdi.

İşte o duyurulardan bazıları:

- Körlüğe yol açan 'metanol' maddesi içeren "Dilem" markalı kolonyalar toplatıldı.

- Saç beyazlığına karşı kullanılan "Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair" adlı ürünün analizler sonucunda insan sağlığına zararlı kurşun içerdiği için satışı yasaklandı.

- Bakanlığa kozmetik ürün olduğu beyan edilen "Dermador" ve "Laxom" markalı ürünler, kozmetik amaçlarla değil; sedef, egzama, mantar, sivilce, yara ve yanık tedavisi, saç çıkmasını sağlama, vücuttaki negatif enerjinin azalması gibi vaatlerle satıldığı için işlem başlatıldı.

- Bir uyarı da "kirpik uzatıcı" iddisı ile internet ve çeşitli satış noktalarından tanıtımı yapılan ürüne geldi. Yetkililer, kozmetik kapsamı dışına çıkan kirpik uzatma işlemi için bu ürüne rağbet edilmemesi gerektiğini de kaydetti.

- "Alizade" markalı bitkisel yağ ve markaların da kozmetik amaçlı değil ’romatizma ve kireçlenmeye karşı, saç çıkarıcı’ gibi tedavi iddiasıyla satıldığını tespit eden yetkililer, bu ürün hakkında da işlem yapıldığını aktardı.

- Bitlenmeyi önlemek ve tedavi etmek amacıyla kullanılan bit şampuanı, bit solüsyonu ve benzeri ürünlerin tıbbi ürün olarak ruhsatlandırılmasının şart olduğu, bu yüzden ruhsatı olmayan bu tür ürünlerin kayda alınmaması gerektiği duyuruldu.

- Sigara bıraktırma ürünü olarak satılan "Vita Cure" markalı ağız spreyinin de kozmetik tanıtıma aykırı ve aldatıcı ifadelerle piyasaya arz edildiğine dikkat çeken Bakanlık yetkilileri, ürünü "Sağlık Bakanlığı’ndan geliyorum" diye tanıtan bir kişi hakkında da işlem yapıldığını duyurdu.

- "Orjin" markalı ürünler hakkında direkt olarak İl Sağlık Müdürlüklerine uyarı yapan Bakanlık yetkilileri, ’Rahatlatıcı masaj ve bakım kremi’ içinde ruhsatlı ilaçlarda bulunması gereken kimyasal maddelerin olduğunu, bu firmanın satışını yaptığı saç bakım toniğinin de kozmetik ürünlerde kullanılması yasak olan ’minoksidil’ içerdiğini ve bu yüzden de hijyenik köpük, genital hijyenik köpük gibi ürünlerle ilgili de işlem başlatıldığını kamuoyuna duyurdu.

- "Ottomans Yüz Maskesi Peeling" isimli ürünün de imal tarihi ve üretim kodu belirtilmediğini, mikrobiyolojik kriter yönünden sağlığa zararlı olduğunu tespit eden yetkililer, ürünü elinde bulunduran kişilerin İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim etmesi gerektiğini aktardı.

- Siba İlaç adlı firmanın "Foot Care ve Body Care" adlı ürünlerinin etkinliklerinin Bakanlığa ibraz edilmediğini ve üretim yerinin doğru bildirilmediğini duyuran Bakanlık, işlem başlatıldığını, ürünlerin toplatıldığını bildirdi.

- Bakanlık, yılbaşından bu yana nisan ayında da "Zolamid" adlı bir ilacın hafıza sorununa neden olabilen, genellikle anestezi ile birlikte kullanılan ’midazolam’ adlı kontrole tabi maddeyi içermesi nedeniyle ’yeşil reçeteli ilaç’ kapsamına aldı.

- Kurum yetkilileri bu yıl yaptığı bir başka duyuruyla da sık kullanılan "A-ferin Kapsül" ün eczane dışında satıldığı şikayetlerine değinerek ilacın reçete ile verilmesi gerektiğini kamuoyuna aktardı.

KİŞİLERE ÖZEL UYARI DA GELDİ

Ürünler dışında bu gibi yanıltmalarla adı duyulmuş kişi ve doktor isimlerini de açıkça yayınlayan Bakanlık, Dr. Mustafa Eraslan ve Dr. Ömer Coşkun adındaki kişilerin "Panax" isimli ilacı gerçek dışı beyanlarla televizyon ve internet sitelerinde sattığını duyurarak önlem çağrısında bulunmuştu.

24 Mart 2012 Cumartesi

Kullanılmayan ilaçlar atık kutularında toplanacak




Sağlık Bakanlığı'nın projesiyle bu ilaçlar hastanelerle eczanelere yerleştirilecek atık kutularında toplanacak.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Hanefi Özbek, tarihi geçmiş ya da kullanılmayan ilaçlar için hastane ve eczanelere atık toplama kutuları yerleştirileceğini söyledi.
Vatandaşların, ellerindeki miadı dolmuş, kullanılmayan ilaçları bu kutulara atabileceklerini bildiren Özbek, şu bilgileri verdi:
''Çevreye zarar vermeyen ilaçların kanalizasyon sistemine ya da çöpe atılmasında sakınca yoktur. Ancak bu, bütün ilaçlar için söylenemez. Bazı ilaçlar kanalizasyon sistemine de karışsa çöpe de atılsa çevreye büyük zarar verir. Bu nedenle ilaçların profesyonel ekiplerce toplanıp imha edilmesi gerekir.''



Atık kutularına atılacak ilaçların, bu konuda uzman kişilerce toplanıp çevreye zarar vermeyecek şekilde imha edileceğini kaydeden Özbek, ''Son kullanma tarihi geçmeyen ilaçlar tekrar hastalara verilemez mi?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Ülkemizde ilaçlar üretim aşamasından tüketiciye ulaşıncaya kadar belirli bir denetim uygulanıyor. Bu çok güvenli bir süreçte oluyor. İlaç Takip Sistemi ile ilaç her aşamada takip edilebiliyor. Oysa ilaç eczaneden çıktığı andan itibaren atık haline geliyor. Atık kutularında toplanan ilaçların evlerde hangi koşullarda saklandığı, son kullanma tarihinin geçip geçmediği bilinemez. Bu nedenle ilacın geri dönüştürülüp tekrar kullanılması mümkün değildir.''
Bu projeye, ilgili kurum ve kuruluşları da dahil edeceklerini belirten Özbek, Türk Eczacıları Birliği'nin projeye destek olacağını söyledi.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Bilinçsiz ilaç içen hapı yutar

'Akılcı İlaç Kullanımı' kampanyasıyla ilaç tüketiminde bilinç aşılanmaya çalışılıyor.


Abdi İbrahim, bilinçsiz ilaç kullanımının günden güne artmasıyla başlattığı ‘Akılcı İlaç Kullanımı’ kampanyasıyla insanlara, doktor ve eczacı kontrolünde ilaç tüketilmesi bilgisini aşılayacak.

Bu yıl 100. yaşını kutlayan Abdi İbrahim, dünya genelinde ve Türkiye’de ilaçların yaklaşık yüzde 50’sinin yanlış ya da bilinçsiz kullanılmasından yola çıkarak “Akıllı İlaç Kullanımı” kampanyası başlattı.

Doktor ve eczacı işbirliğinde, görsel ve yazılı basında kamuoyuna bilinçli ilaç tüketimi konusunda mesajlar verecek olan şirket, kaynak israfının engellenmesi ve daha sağlıklı bir toplum oluşumuna katkıda bulunmayı amaçlıyor.




‘Pazar lideriyiz’
Abdi İbrahim Üst Yöneticisi Candan Karabağlı kampanyayla ilgili düzenlenen toplantıda “Kampanyanın sonunda ne kadar çok insanda ‘İlaç almadan önce doktor kontrolünde olmalıyım’, ‘Eczacıya danışmalıyım’, ‘Dost tavsiyesiyle hareket etmemeliyim’, ‘İlacımı tavsiye edilen sürede ve dozda kullanmalıyım’ şeklinde bilinç oluşturabilirsek, kendimizi başarılı sayacağız.

Türk ilaç sektörünün lider firması olmanın getirdiği sorumluluk duygumuzla Akılcı İlaç Kullanımı kampanyasına destek vermek, toplumda bu doğrultuda bir farkındalık yaratmak bizler için kritik önem taşıyor” diye konuştu

Abdi İbrahim Başkanı Nezih Barut da şirketin performansıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Abdi İbrahim olarak geçen yılı yüzde 10 büyüyerek 7.9 pazar payı ile kapattık. Kesintisiz pazar liderliğimiz devam ediyor. 100. yılımızda ise global hedefler ve sürdürülebilir liderlik hedefimiz doğrultusunda Vizyon 2021 Stratejimiz ile yola çıktık. Dünyanın en büyük 20 jenerik ilaç şirketinden biriyiz. Globalleşmek için çevre ülkelerde de bazı operasyonlar planlıyoruz.”