et etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
et etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2013 Cuma

AB'de "at eti" skandalı alarmı



İngiltere'de ortaya çıkan Avrupa'da 16 ülkeyi etkileyen at eti skandalında yeni gelişmeler yaşanıyor. Avrupa Birliği gıda denetimlerini artırmaya hazırlanıyor. Romanya ise suçlamaları reddediyor.

Denetimler artırılıyor

Skandal, Avrupa Birliği'ni alarma geçirdi; üyelerin tarım bakanları Brüksel'de olağanüstü toplandı. Öncelik skandalın boyutlarının belirlenmesi için denetimlerin yoğunlaştırılmasına verildi.

Bu kapsamda, sığır eti olarak etiketlenen ürünlerden örnekler alınarak DNA testlerine tabi tutulacak ve gerçekte içinde ne eti olduğu belirlenecek.

Bundan sonrası için alınacak önlemler arasında ise et ürünlerinin etiketlerinde daha fazla bilgiye yer verilmesi bulunuyor. Ancak bu noktada gıda üreticilerinin itirazları var. Şirketler, bunun ek maliyet demek olduğunu öne sürüyor.

Skandal, İngiltere ve İrlanda'da bazı süpermarketlerde, at ve domuz eti karıştırılan etlerin, "dana eti" etiketiyle satıldığının tespiti ile ortaya çıktı.

Fransa ile İsveç'e de yayılan skandalın ardından başlatılan soruşturmada, etlerin İrlanda, Polonya, Romanya gibi ülkelerdeki bazı mezbaha ve firmalardan sağlandığına yönelik bulgulara ulaşıldı.



Hedef ülke suçlamaları reddediyor

Ancak skandalın baş sorumlusu gösterilen Romanya, suçlamaları reddediyor.

Romanya, at eti ihracatını doğruluyor, ancak bunun etiketlerde yer aldığını, yani at etini sığır eti olarak satmadığını savunuyor.

Ülkelerinin adının karıştığı etiket sahteciliği konusunda, Romenlerin de kafası karışık.

Bir Romen, "Ülkem hakkındaki söylentiler elbette beni rahatsız ediyor. Sorunun bizden kaynaklı olmadığına inanmak istiyorum. Ama Romanya'da neler olmuyor ki? Böyle bir sahtekarlık da yapılmış olabilir" diyor.

Sorumlulardan sayılan bir başka ülke Fransa'da ise bir suçlama trafiği yaşanıyor. Firmalar olaya ilişkin birbirlerini suçluyor.

9 Şubat 2013 Cumartesi

Burger King at eti yedirdiğini itiraf etti

İngiltere'de ortaya çıkan ve ülkenin gündemini meşgul eden "at eti skandalı"nda yeni gelişme yaşandı. Perakende devi Tesco’dan sonra Burger King de etlerine at eti karıştığını kabul etti.



İngiltere'de ilk önce perakende devi Tesco’da ortaya çıkan “at eti skandalı”nda yeni gelişmeler oldu.

Guardian gazetesinde yer alan habere göre dünyaca ünlü burger devlerinden Burger King’de İrlanda'daki tesislerde burgerlar için üretilen etlere at eti karıştığını doğruladı.




Burger King bu yanlışı düzeltmek için üretimimn İrlanda’daki tesislerden Almanyadaki tesisilere aktarıldığını açıkladı.

Burger King açıklamasında sadece fabrikadaki etlere yapılan testlerde ve çok küçük miktarlarda at DNA’sına rastlandığı fakat restoranlardan alınan numunelerde buna rastlanmadığı belirtildi.

Basında yer alan haberlere göre Tesco firmasında blunan “at eti” ürünlerin raflardan alınmasına neden olurken daha sonra Aldi UK de bazı ingiliz et üreticileirnden et alımını durdurduğunu açıklamıştı. Verilen haberlerde özellikle İrlanda'daki Silvercrest tesisinin etlerinde at DNA'sı olduğu belirtilmişti.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Gourmet Burger Kitchen’dan vejetaryen burgerler


Her zaman et yemek istemeyenler, farklı burger çeşitleri denemek isteyenler ve eti tamamen hayatından çıkarmayı tercih edenler aradıklarını GBK’da buluyor. GBK tam 5 farklı vejetaryen burger seçeneği sunuyor: Falafel, Puy Lentil Burger, Aubergine&Goat’s Cheese, Veggie&Camembert ve Portabella.

GBK, et yemeyi tercih etmeyen ama burger keyfinden de vazgeçemeyen gurmelere Vejetaryen Burger’lerini öneriyor. Üstelik GBK menüsünde vejetaryenlere özel tam 5 ayrı burger var. Bunlar: Falafel, Puy Lentil Burger, Aubergine&Goat’s Cheese, Veggie&Camembert ve Portabella.




Falafel burger, ev yapımı falafel, humus, cacık, acı kırmızıbiber sosu, yeşillik ve relish ile hazırlanıyor. Puy Lentil Burger yeşil mercimek, patates, yeşil köri, taze soğan karışımlı burger, yeşillik, mayonez ve relish’den; Aubergine&Goat’s Cheese ise patlıcan, pane keçi peyniri, kurutulmuş domates, karışık yeşil salata, mayonez ve relish’den oluşuyor.

Portabella mantarı ile zenginleşen Veggie&Camembert peynir ve patlıcan sevenler için ideal bir seçim. Portabella adını taşıyan burger ise adından da anlaşılabileceği gibi mantar tutkunlarına benzersiz bir lezzet sunuyor. Portabella mantarına tatlı kırmızı biber, roka, kırmızı soğan, pesto ve mayonez eşlik ediyor. Kısacası GBK’da burger keyfi yapmak için mutlaka ‘etobur’ olmak zorunda değilsiniz! Sebze severlerin de burger yeme hakkı var!

Ette yeni bir skandal daha!

Şimdi de antibiyotikli et skandalı. Bulaşıcı üç gün hastalığına yakalanıp telef olan binlerce hayvanın vatandaşa yedirildiği ortaya çıktı. Hastalık nedeniyle bakanlığın verilerine göre 3 bin, resmi olmayan rakamlara göre 20 binin üzerinde hayvan telef oldu. Yoğun antibiyotik etler ise kilosu 1-2 liradan kasaplara satılıp, vatandaşa yedirildi.

A Haber’de yayınlanan Deşifre Programı, son aylarda büyükbaş hayvanlarda toplu ölümlere neden olan, üç gün hastalığı mercek altına aldı. Artan yem ve saman fiyatlarından dolayı zor günler geçiren hayvancılık sektörü bir darbe de üç gün hastalığından yedi. Hastalık nedeniyle yurt genelinde 20 bin büyük baş hayvanın telef olduğu belirtiliyor.  Peki bu hastalıklı hayvanların etleri ne yapıldı?  İşte yanıtı..





İç Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Veysi Aslan, çıkış yeri Hatay olan hastalığın Mersin, Adana, Osmaniye, Urfa, Maraş, Iğdır ve Ağrı’ya yayıldığını, Kurban bayramı hareketliliği ile iç bölgelerde de görülmeye başlandığını kaydetti. 2 milyon hayvan risk grubunda olduğunu kaydeden Aslan, “ 50 binin üzerinde hayvan hastalığa yakalandı. Ülke genelinde iyimser yaklaşımla telef olan hayvan sayısı ise 20 binin üzerinde. 3 gün hastalığı ciddi bir afete dönüştü” dedi.

Aslan, Avrupa’da üç gün hastalığından ölen hayvanların etinden, kedi köpek maması yapıldığını belirtirken, “Türkiye’de bu etlerin vatandaşa yedirilmesi vicdansızlıktır” şeklinde konuştu.

Hatay Veteriner Odası Başkanı Yahya Hamurcu, Suriye’den gelen hayvanların hastalığın bulaşmasında önemli risk teşkil ettiğine dikkat çekerek, “Hastalık Ağustos ayından beri Hatay’da seyrediyor. Bu sefer ki yayılma ve ölüm oranı çok daha fazla oldu. Sadece Hatay’da 2 bin civarı hayvan kaybı oldu. Bu hayvanların bazıları mezbahanelerde zorunlu kesildi, bir kısmı telef oldu, bir kısmı imha edildi. Antibiyotikli etlerin tüketime sunulması doğru değil. Bunun kontrolü için sıkı denetim gerekiyor. Zor durumda olan yetiştiricilerin hayvanları parasal anlamda değerlendirmek için kasaplara verdiklerini duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Gaffar Aktoz: “Yapmış olduğumuz araştırmalar neticesinde şu ana kadar üç gün hastalığı nedeniyle Adana”da 3 bin hayvan telef oldu. Ne yazık ki bu hayvanların etleri kilosu bir iki liradan kasaplara satılıyor, vatandaşa yediriliyor.” dedi.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy, antibiyotik etlerin insan sağlığına etkisiyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Antibiyotikler hayvanın vücudunda dokularda birikebiliyor. Varlığını bir süre devam ettiriyor. Pişirilme koşullarında bile bazen etkinliklerini koruyor. Tüketen kişi bu antibiyotiği de gereksiz yere almış oluyor."

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcı Habib Can, hastalığın Hatay, Osmaniye, Adana ve Mersin olmak üzere 4 ilde ağırlıklı görüldüğünü, resmi rakamlara göre şu ana kadar 3 bin hayvanın öldüğünü açıkladı. Türkiye’de 1985 yılında ilk kez görülen hastalığın bu sene virüsün artmasıyla ağır seyrettiğini anlatan Can, “Paniğe gerek yok olayın boyutları abartıldığı kadar değil, bakanlık olarak gereken önlemleri alıyoruz” dedi.

Kaynak: http://www.aksam.com.tr

21 Ekim 2012 Pazar

Kurban etini hemen tüketmeyin!


Kurban Bayramı'nda aşırı et tüketiminin sağlık açısından olumsuz sonuçlarının olabileceği belirtildi. Özellikle 40 yaşın üstündekiler ve kronik hastalığı bulunanların dikkatli olması uyarısı yapıldı.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevhan Uygun, aşırı yağlı yiyecekler, tatlılar ve bol et tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Sakatat tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Uygun, kurbanlığın sakatat kısımlarının tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Uygun, özellikle 40 yaş ve üstündeki kişilerin, kolesterolü yüksek olanların, kalp damar hastalığı olanların ve bu hastalıklara karşı riski yüksek olan kişilerin sakatat tüketiminden kaçınmaları gerektiğini söyledi.

Kurban eti nasıl saklanmalı ve pişirilmeli?
Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin sindirimi zorlaştırdığını belirten Uygun, kesilen hayvan etinin ölüm katılığı nedeniyle 1 gün boyunca pişmesinin daha zor olduğunu vurguladı. Uygun, buzluktan çıkarılan etlerin, buzlarının çözülmesi için açık havada, oda sıcaklığında ya da kalorifer üstünde bekletilmelerinin yanlış olduğunu, doğru olanın akan suyun altında veya buzdolabında çözünmesinin olacağını kaydetti. Açık havada, oda sıcaklığında veya kalorifer üzerinde çözünen etlerin bakteri ürettiğinin ve bu durumun besin zehirlenmesine yol açabileceğinin altını çizen Uygun, çözünmüş etlerin ise asla tekrar buzdolabına konulmaması için uyarıda bulundu.



Uygun, bayramı kilo almadan geçirmenin püf noktalarını sıraladı: "Yemeklerde etin yağsız kısımları ve pişirme yöntemi olarak da fırında pişirme, ızgara veya haşlama tercih edilmelidir. Pişirme sırasında katı yağlar kullanılmamalı yemek kendi yağı ve suyuyla pişirilmelidir. Bir öğünde 2-4 köfte büyüklüğü kadar et tüketimi yapılmalı, az ve sık beslenilerek ana öğünlerde aşırı besin tüketilmemelidir. Bir öğünde fazla yemek yediğinizi düşünüyorsanız diğer öğünde olması gerekenden daha az yiyerek denge kurulmalıdır. İkram edilen hamur ve şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Çikolata ve şeker tüketimi minimuma indirilmeli, yerine meyve tercih edilmelidir. Vitamin ve minerali yüksek ayrıca posa bakımından zengin olan ceviz, fındık gibi kuru yemişler tercih edilebilir. Çay kahve gibi içecekler sınırlandırılarak şekersiz tüketilmeli ve asitli içeceklerden kaçınılmalıdır. İçecek olarak su, ayran ve bitki çayları tercih edilebilir. Günde 2-2.5 litre su içilmelidir. Özellikle sabahları ve öğünlerden önce oda sıcaklığında su içilebilir. Her gün en az yarım saat yürüyüş yapılmalıdır."

16 Ekim 2012 Salı

Kurban eti için pratik bilgiler


Atatürk Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mükerrem Kaya, kesime hazırlanan hayvana kötü muamele edildiğinde etin kalitesinin düştüğünü ve daha çabuk bozulduğunu söyledi.

Kaya, Kurban Bayramı’nda daha kaliteli eti elde etmenin ve onu muhafaza etmenin püf noktalarını anlattı.

Öncelikle kurbanlık hayvanın sağlıklı, menşeli olması nereden geldiğinin bilinmesi gerektiğini ifade eden Kaya, sağlıklı ve kaliteli et için kesinlikle sağlıklı hayvanların seçilmesi gerektiğini vurguladı.

Hayvanın sağlıklı olmasının, kesimi sırasında iyi muamele edilmesinin etin kalitesi ve muhafaza süresi açısından önemli olduğunu anlatan Kaya, "Kesim sırasında hayvana kötü muamele edilirse et kalitesi düşer ve daha çabuk bozulur. Hayvana yapılan kötü muamele etin kalitesini önemli ölçüde düşüreceği için hayvanı strese sokmamamız lazım. Strese soktuğumuz zaman o hayvanın vereceği etin kalitesi de düşüktür, o et daha kısa sürede bozulur ve rengi koyu olur" dedi.



Alınan hayvanın kesimden önce mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, kurbanlığın kesimden önce aç bırakılması gerektiğini ve asla stere girecek ortamların oluşturulmamasını istedi.

Hayvanın işi bilen, sertifika almış kişiler tarafından kesilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "Bir diğer husus ise kanın çok iyi akıtılması gerekiyor. Kesilen hayvanın kanı iyi akıltılmazsa etin muhafaza süresi de kısa olur. Özellikle yorgun hayvanlarda bu durum oluyor, ette kalan kan tabi fazla kalması durumunda o etin muhafaza süresi de kısalıyor, o et kısa sürede bozuluyor. Onun için kanı da çok iyi akıtılmalıdır" diye konuştu.

"DERİNİN DIŞ KISMI ASLA ETE BULAŞTIRILMAMALI" 
Kesim işlemi sırasında derinin dış kısmının asla ete dokundurulmaması gerektiğini söyleyen Kaya, derinin dış kısmı iç kısmıyla temas ederse, derinin düzeyindeki mikroorganizmaların ete bulaşacağını ve bunun sonucunda da etin kısa sürede bozulmasına neden olacağını dile getirdi.

Hayvanı kestikten sonra etin bir süre dinlendirilmesi gerektiğini de ifade eden Kaya, şunları kaydetti:

“Elde ettiğiniz eti dinlendireceksiniz. Hemen buzdolabına konulmayacak, bu noktada eğer siz eti dinlendirmeden buzdolabına alırsanız ette sertleşme, çekme olur, etin boyunda kısalma olur. Onun için eti önce dinlendireceksiniz. Eti böldüğünüz parçalara göre küçükse 5-6 saat, etin büyüklüğüne göre 7-8 saat serin bir ortamda dinlendireceksiniz. Bu bilimsel bir kuraldır, et muhakkak dinlendirilmelidir."

Eti dinlendirdikten sonra kullanıma göre parçalara bölünüp, buzdolabında muhafaza edilmesini öneren Prof. Dr. Kaya,buzdolabı poşetine veya folyalara sarılan etin dolapta üst üste konulmaması gerektiğini, aksi halde çabuk bozulacağını söyledi.

Kıyma yapmak için hazırlanan etin buzdolabında en fazla bir gün bekletilmesi gerektiğini anlatan Kaya, "Yani çiğ halde bir eti kıyma yaptığınız zaman buzdolabındaki muhafaza süresi 1 gündür. Eti blok halinde dondurmak da doğru değildir. Dondurup çözündürmek de tehlikelidir" şeklinde konuştu.

Pişirilmiş etin de dolapta saklanmasını tavsiye eden Kaya, şöyle konuştu:

"Et kolay bozulabilen bir gıda ve mikroorganizmalar, mikroplar için de çok iyi bir ortamdır. Mikroorganizmalar eti çok seviyor. Ette çok iyi gelişiyorlar. Bunun için onların gelişemeyeceği şartları sağlamamız gerekiyor. Birincisi soğukta muhafaza çok kısa süreli bir şeydir. Bir kaç gün ya da derin dondurucuda 3-5 ay saklayabilirsiniz ama kesinlikle havayla temas etmeyecek şekilde sarmalısınız. Bazen et kavrulur, pişirilir. Pişirilmiş et de mutlaka dolapta saklanmalıdır."

ETİN GIDA ZEHİRLENMELERİNDEKİ ROLÜ 
Bozuk etin bakınca kendini belli ettiğini söyleyen Kaya, "Bozuk eti kokusunda, renginden ayırt edebiliriz. Ancak hafif bozuk etleri bazen ayırt etmek zor olabiliyor. Ama bunu baştan görmeniz gerekiyor. Bakteriler gelişmeye başlar ve çok değişik renklerde et elde edersiniz. Dünyada görülen gıda kaynaklı zehirlenmeler içerisinde etin payı çok yüksek, bunun için eti çok iyi muhafaza edip, çok iyi de pişirmemiz gerekiyor" dedi.

Pişirme yöntemlerinden de bahseden Prof. Dr. Kaya, sert etlerden haşlama, yumuşak etlerden ızgara yapılmasını tavsiye etti.

Mangalda pişirilen etin kömürünün iyice köz haline geldikten sonra etin pişirilmesi gerektiğini, bunun sağlık açısından önem arz ettiğini dile getiren Kaya, et yerken yanında mutlaka salatanın da olması gerektiğini aksi halde beslenmede önemli sıkıntılar doğurabileceğini ifade etti.

"KOLESTEROL KONUSUNDA ETE HAKSIZLIK YAPILIYOR" 
Vatandaş özellikle kırmızı ette kolesterol çok fazla diye eleştirilerde bulunduğunu dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öyle söylendiği gibi ette çok kolesterol yok. 100 gram ette 65-70 miligram kolesterol var. Kolesterolün içeriği yumurtadan, tereyağından sakatattan az orandadır. Kolesterol tavukta da yumurtada da hayvansal ürünlerin tümünde var. Etin bu yönü biraz şansız, bütün hayvansal gıdalarda var ama sürekli kırmızı ete yüklenilir. Tabii eğer siz sınırları aşarsanız her gıda için bu geçerlidir. Hepsinden az az bir öğün hazırlamanız gerekiyor. Biz yağlı et tüketmelerini önermiyoruz ama bir bonfileyi tükettiğiniz zaman çok da yağlı değildir. Ete haksızlık yapıyoruz.”

7 Ekim 2012 Pazar

Sucuk, salam, sosiste 'kırmızı ve beyaz et' karışımına son


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın et ile et ürünlerindeki sahtekarlığı önlemek amacıyla hazırladığı düzenlemenin ana çerçevesi belli oldu.

Bakanlık tarafından sucuk, salam, sosis gibi et ürünlerindeki taklit ve tağşiş olaylarının önüne geçmek için hazırlanan 'Türk Gıda Kodeksi Et ve Et ürünleri Tebliğ Taslağı' görüşe açıldı.

Buna göre, kanatlı eti ve kırmızı et karıştırılarak ürün elde edilmeyecek. Yeni düzenlemeye göre, ancak kırmızı etler ve kanatlı etleri kendi içinde karıştırılarak ürünler üretilebilecek. Tavuk-hindi eti ya da dana-koyun eti karışımından sosis, salam gibi ürünler üretebilecek. Halen yürürlükte olan Türk Gıda Kodeksi Et Ürünleri Tebliği'nde, kırmızı et ve kanatlı etinin karıştırılarak et ürünleri üretimine izin veriliyor.



Mevcut uygulamada salam, sosis gibi emülsifiye et ürünlerinde mekanik olarak ayrılmış etlerin (kemiğe yapışmış etin mekanik olarak ayrılması) kullanımına izin verilirken, yeni tebliğ taslağı ile mekanik olarak ayrılmış etlerin tebliğ kapsamında yer alan bütün ürünlerde kullanımına izin verilmeyecek.

Mevcut uygulamada 'Isıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün' olarak adlandırılan ürün; yeni tebliğde 'Isıl işlem görmüş sucuk' olarak adlandırılacak.

-Sucuğa, pastırmaya dönere köfteye soya, nişasta ilave edilmeyecek-

Taslağa göre, fermente ve ısıl işlem görmüş sucuğa, pastırmaya, dönere, köfteye et kaynaklı olmayan proteinler, nişasta ve nişasta içeren maddeler ile soya ve soya ürünleri ilave edilemeyecek.

Tebliğ taslağı kapsamında fermente sucuk, ısıl işlem görmüş sucuk, köfte, döner, kavurma, pastırma gibi et ürünlerine ilişkin ürün tanımları ve ürünlere ait özellikler belirlenirken, bu ürünlere monosodyum glutamat gibi katkı maddeleri ile et aromaları katılamayacak.

Yeni düzenleme ile ürünlere ilişkin genel etiketleme kurallarına ek olarak özel kurallar da belirlendi. Buna göre, ürün isimleri, aynı renk ve yazı karakterinde olacak ve yazıdaki harf büyüklüğü en az 3 mm olacak şekilde belirtilecek.

-İşletmelere 1 Ocak 2013'e kadar uyum süresi verilecek-

Bakanlık, ilgili kamu, kurum ve kuruluşları ile üniversitelere görüş bildirmeleri için 15 Ekim tarihine kadar süre verirken, tebliğ taslağına gelen görüşler değerlendirildikten ve taslağın Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu'nda son hali verildikten sonra yayıma gönderilecek.

Taslağa göre halen faaliyet gösteren işletmelere 1 Ocak 2013 tarihine kadar uyum süresi verilecek.

Tebliğe aykırı davrananlar hakkında ise 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun ilgili maddelerine göre idari yaptırım uygulanacak.

-Yüzde 100 yazıp sahtekarlık yapanlar teşhir edilmişti-

Yeni dönemde gıdadaki taklit ve tağşiş olaylarını teşhir ederek, tüketiciyi bilgilendiren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 'yüzde 100 dana eti' yazdığı halde yaptığı analizler sonrasında bazı sucuk, salam ve sosislerde kanatlı hayvan eti tespit etmişti.

Kaynak: Star

23 Nisan 2012 Pazartesi

Tüketiciyi yanıltan 6 firma teşhir edildi


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 6 firmanın taklit ve tağşiş yaptığını belirledi. Bakanlık yaptığı incelemeler neticesinde yüzde 100 dana eti olarak tanıtılan sucukta kanatlı eti, pişmiş dana kavurmada ise tek tırnaklı eti tespit etti.



 Bakanlıktan yapılan açıklamada, laboratuvar sonucu ile taklit ve tağşiş yapıldığı kesinleşen 6 firmanın adları ile tağşiş yapılan ürünlerin isimleri açıklandı. Buna göre, Konya merkezli Akgökseller Gıda ve Süt Mam. Tar. Ürn. Canlı Hay. Oto. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Hasan Dede markalı yağlı tulum peynirinde “nişasta ve bitkisel yağ” tespit edildi. Kayseri merkezli Birsen Güven Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin Yalçıntepe markalı tam yağlı tulum peynirinde (bitkisel yağ), Konya merkezli Güldemce Gıda İnş. Otomotiv San. Tic. Ltd.’nin Güldemce markalı tam yağlı tulum peynirinde (bitkisel yağ), İzmit’te Efraim Usta Lokantası Nazım Çakmak Çınarlı Mh. N. Erim Cd. Kayacı Sk. No:2’de bulunan lokantanın pişmiş dana kavurma yemeğinde “tek tırnaklı eti”, İstanbul’da kurulu Etsan Gıda Sanayi A.Ş’nin Apikoğlu markalı acılı kangal sucuk yüzde 100 dana eti olarak tanıtılan sucukta “kanatlı eti” ve İstanbul’da kurulu Karizma Beşler Et tesislerinde üretilen Uludağ markalı soyulmuş sosiste “yabancı doku ve iç organ” tespit edildi.