maaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Ekim 2014 Salı
Kadınlara çift maaş
Eşini veya babasını kaybetmiş kadınlar devletten maaş alıyor. Hatta bazı durumlarda çift maaş imkanı var.
Devlet, sosyal güvencesi olan eşini kaybetmiş kadınlara veya ana-babasını kaybetmiş çocuklara maaş ödemesi yapıyor. Bazı durumlarda kadınlara çift maaş alma imkanı doğuyor. İşte formülleri: Eşi vefat eden kadına; kocasının sigortalılık süresi uygunsa, kadının geliri olup olmadığına bakılmaksızın aylık bağlanıyor. Kadın çalışıyor ya da emekli ise hem kendi ücretin hem de kocasının maaşını alabiliyor. Böylelikle dul kadının eline çift maaş geçiyor. Yetim kalan kız çocuklarına evlenmedikleri ve çalışmadıkları sürece maaş ödeniyor. Kız çocuk çalışmıyorsa, ölen anne-babasından aylık alıyor. Çalışmaya başlarsa, SSK ya da Bağ-Kur'dan bağlanan aylık kesiliyor. Emekli Sandığı'ndan bağlanan aylık ise kız çocuğu SSK'lı ya da Bağ-Kur'lu olarak çalışıyorsa, kesilmiyor. Memur olursa kesiliyor.
KURAL DEĞİŞTİRİLDİ
Çalışmayan bekar kız çocukları da çift maaş alma imkanına sahip. 1 Ekim 2008'den itibaren, yetim kız çocuğunun ölen anne ve babasından 2 maaş alma imkanı bulunuyor. Kız çocuğu bu maaşlardan yüksek olanın tamamını, diğerinin ise yarısını alıyor. Eşi ve babası vefat etmiş çalışmayan kadınların da çift maaş alma imkanı var. 1 Ekim 2008'de 5510 Sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce, dul kalan ve çalışmayan kadınlara kurumlar (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) farklı olmak şartıyla, hem kocadan hem babadan aylık veriliyordu. Ancak 1 Ekim 2008'den sonra hem babadan hem kocadan maaş kalktı. 2012'deki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/223 sayılı kararı ile hem babası hem kocası SSK'lı olan bir kadına çift maaş verildi.
İÇTİHAT OLUŞTU
Kız çocuklarına yetim aylığı bağlanabilmesi için gelir veya aylık almama şartı 06.08.2003'te SSK mevzuatına girdi. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2011/2938 kararı, bu gerekçeyle her ikisi de SSK'lı olan eş veya babadan birisinin 06.08.2003 öncesi ölmüş olması halinde, SGK'dan çift aylık alınabileceğini ortaya koydu.
DUL MAAŞININ ŞARTI VAR
Dul maaşında, 01.10.2008'den sonra Bağ- Kur'lular ve Emekli Sandığı'na tabi olanlar için bin 800 gün, SSK'ya bağlı olanlar için ise 900 gün prim ödeme şartı aranıyor. Bundan önceki durumlarda eksik günler doğum ya da askerlik borçlanmasıyla tamamlanabilmekteydi. Ama şimdi kabul edilmiyor. Fakat bu konuda Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin kararı mevcut. O yüzden dava yoluyla borçlanarak eksik günlerin tamamlanabilme imkanı var. Ancak vatandaşlar bu kuralın değişmesini istiyor.
29 Ocak 2013 Salı
Denizbank şikayeti
Bertolt Breht ne güzel söylemiş "Bankaları soyanlar, bankaları işletenlerden çok daha ahlaklıdır" diye..
Ben Tariş üzüm birliğinin müfettişiyim. İş yerimle Manisa'daki Denizbank/Alaşehir şubesi arasında bağıtlanmış olan 27.01.2010 tarihli "personel maaşlarının ödenmesi sözleşmesi" hükümleri çerçevesinde ücretim bu şubede açılı bulunan 2630-707330- *** nolu hesaba yatırılmaktadır. Bahsettiğim sözleşmenin 6. maddesinde aynen "kurum personelinin yıllık kredi kartı harcamaları ile orantılı olarak, aylık 500,00 TL ve üzerinde harcama ortalaması bulunan personelden alınan kredi kartı ücretinin bonus olarak personel kredi kartı hesabına iade edileceği” ifade edilmesine karşın, aylık ortalaması 2000 TL olan şahsıma ait 4243 6000 2981 **** nolu kredi kart ile aynı hesaba tanımlı 5200 1900 1099 **** ek karttan toplam 82 TL kart ücreti kesilmiş, hesabıma herhangi bir bonus iadesi de yapılmamıştır. Şubeyi defalarca aramama ve en sonunda hayli ağır bir yazı göndermeme rağmen herhangi bir düzeltme söz konu olmamıştır. Bu hukuksuzluk her yıl tekrarlanmakta, meblağın küçüklüğünden ötürü insanlar yargı yoluna gitmeye üşenmekte, banka da bundan cesaret alarak şikayetleri kulak arkası etmektedir. Kendilerince hazırlanan sözleşme hükümlerini dahi açıkça iğfal eden, meselenin parasal boyutu bir tarafa, durduk yere insanı zıvanadan çıkararak psikolojisini de bozan bu zorba zihniyetle nasıl mücadele etmek gerekir acaba? Ben şahsen bu hukuk tanımaz, açgözlü kapitalistlerin en çok koktukları şeyin ifşa edilmek olduğunu düşünüyorum.
Bankaya geçen ay göndermiş olduğum dilekçeyi de ek olarak bilginize sunuyor, köşenizde bu konuya yer vermenizi umut ediyorum.
Saygı ve sevgilerimle...
Rahmi Rençber
Kişisel bilgilerin gizliği nedeniyle hesap ve kart numaralarının bir bölümü yıldız (*) simgesi ile gizlenmiştir.
11 Eylül 2012 Salı
Özel okul öğretmeninin SGK primleri düzenleniyor
SGK, kayıt dışılıkla mücadele için özel okulları mercek altına alıyor. SGK’den edinilen bilgiye göre kayıt dışı istihdamla mücadelede planı çerçevesinde maaşları düşük gösterilerek, düşük prim yatırılan özel okul öğretmenlerinin mağduriyeti son bulacak.
Kurum, yeni dönemde özel okul öğretmenlerinin 'özlük haklarını', devletteki meslektaşları ile paralel hale getirecek. Yeni dönemde okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve ortaöğretim özel okullarında çalışan öğretmen ve yöneticilerin maaşları, kıdemlerine göre 2 bin 200 ile 2 bin 800 liranın altında olamayacak.
SGK, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na dayanarak bu adımı atacak. Söz konusu kanunun 9. Maddesine göre yapılacak denetimler için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ‘öğretmen maaşlarını’ isteyen SGK, 2 bin 200 ile 2 bin 800 aralığını bu bildirim doğrultusunda belirledi.
Ayrıca eksik prim yatırılan her ay için asgari ücretin iki katına kadar ‘ceza’ kesilebilecek. Örneğin bir matematik öğretmeninin maaşı 5 yıl boyunca asgari ücretten gösterilmişse; priminin öncelikle devlette çalışan 5 yıllık matematik öğretmeninin maaşına yükseltilmesi istenecek. Geçmişe dönük 5 yıllık prim farkı, aylık yüzde 2 faiziyle birlikte SGK’ye yatırılacak.
12 Haziran 2012 Salı
Dershaneler düşük ücretle öğretmen çalıştıramayacak
SGK bazı özel kurumlarda neredeyse asgari ücretle çalıştırılan öğretmenlerin sorununu çözmek için düğmeye bastı. Proje ile öğretmenliğe, taban ücret getirilmesi öngörülüyor. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran hükümet, özel kurumlarda çalışan öğretmenlerin de maaş sıkıntısını çözmeye hazırlanıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hazırlanan proje ile, öğretmenlik iş koluna, dolaylı olarak taban ücret getirilmesi öngörülüyor. Bu sistemle özellikle dershanelerde asgari ücretle öğretmen istihdam edilmesi sona erecek.
Düzenleme, özel okul ve dershanelerde görev yapan yaklaşık 116 bin öğretmeni ilgilendiriyor. Son yıllarda kamuda istihdam edilen öğretmenler ile dershanelerde istihdam edilen öğretmenler arasında maaş uçurumu oluştu. Örneğin, kamuda çalışan öğretmenlerin maaşı ortalama bin 600 lira iken, dershanelerde ise bu rakam 700 liraya kadar düşüyor. SGK’da, bu kapsamda öğretmen maaşlarına taban getirilmesi konusunda çalışma başlatıldı. Sisteme göre, meslek kodları oluşturulacak. Öğretmenler için prime esas kazanç tutarı belirlenecek. Dershane ve özel okullar, belirlenen kazanç tutarının altında beyanda bulanamayacaklar. Böylece öğretmen maaşlarına taban getirilmiş olacak. Bildirimler de, taban ücretler üzerinden yapılacak. Aynı yöntem, öğretmenlerin ardından doktor ve mühendisler içinde uygulanacak.
Star
1 Şubat 2012 Çarşamba
iPhone'u mu yoksa ay sonunu mu beklemek zor?
Sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan bir karikatür, teknolojiye harcadığımız para konusunda ne kadar bilinçli olduğumuzu, ihtiyaçların ne kadar ciddi ortaya koyulduğunu gösteriyor.
Köşe yazısında karikatür paylaşınca, geriye açıklayacak çok fazla bir şey kalmıyor.
Karikatürde bir tarafta son model telefon sahibi çocuk, bir tarafta ise ay sonunu getirmeye çalışan ailenin çocuğu arasında, biraz da yürek burkan iletişimi göreceksiniz.
Gelir dağılımındaki adaletsizlikten ve karikatürdeki ajitasyondan ziyade, teknolojiye harcadığımız para ve bilinç konusunda bazı hatırlatmalarda bulunacağım.
Gerçek hayatta, karikatürden daha ilginç karelerle karşılaşıyoruz.
O karelerde de aynı kişiler var. Asgari ücretle geçimini sağlayan ailenin çocuğu.
Ama bu sefer iPhone, onun (dar gelirli) elinde.
Hangi uygulamaları kullandığını soruyorum, “Alalı 3 ay oldu ama aytunz (iTunes) mu ne işte onu bağla diyor. Anlamadım ben de. Daha da bir şey yükleyemedim ” diyor ve ekliyor “Ama ekranı çok iyi. Fotoğrafı da iyi çekiyor. Tam 8 Megapiksel”…
Gösteriş, bazen harcamalarımızın sapmasına neden oluyor.
İhtiyaçlarımızı çok iyi belirlememiz gerekiyor. Bu gereksinimlere cevap verecek doğru alışverişi yapmak için işin uzmanlarına veya doğru adreslere danışmanızda fayda var.
En pahalısı, her zaman en iyisi olmuyor.
2.000 TL verip, çektiğiniz fotoğrafı Bluetooth ile yanınızdaki bir arkadaşınıza gönderemediğiniz telefonunuz, 30 TL’ye alınan ve bu işi kolayca yapan bir telefon sahibinin yanında sizi mahçup edebilir.
Satın aldığımız donanım ve yazılımlardan azami şekilde istifade edebilmek için, en az modayı takip ettiğimiz kadar araştırma konusunda da istekli olmamız gerekiyor.
Aksi takdirde, hem aile bütçesine hem de cari açıkla uğraşan devlet bütçesine külfetten başka bir şey olmaz bu yaptığımız.
–
Hakkı Alkan
Karikatürde bir tarafta son model telefon sahibi çocuk, bir tarafta ise ay sonunu getirmeye çalışan ailenin çocuğu arasında, biraz da yürek burkan iletişimi göreceksiniz.
Gelir dağılımındaki adaletsizlikten ve karikatürdeki ajitasyondan ziyade, teknolojiye harcadığımız para ve bilinç konusunda bazı hatırlatmalarda bulunacağım.
Gerçek hayatta, karikatürden daha ilginç karelerle karşılaşıyoruz.
O karelerde de aynı kişiler var. Asgari ücretle geçimini sağlayan ailenin çocuğu.
Ama bu sefer iPhone, onun (dar gelirli) elinde.
Hangi uygulamaları kullandığını soruyorum, “Alalı 3 ay oldu ama aytunz (iTunes) mu ne işte onu bağla diyor. Anlamadım ben de. Daha da bir şey yükleyemedim ” diyor ve ekliyor “Ama ekranı çok iyi. Fotoğrafı da iyi çekiyor. Tam 8 Megapiksel”…
Gösteriş, bazen harcamalarımızın sapmasına neden oluyor.
İhtiyaçlarımızı çok iyi belirlememiz gerekiyor. Bu gereksinimlere cevap verecek doğru alışverişi yapmak için işin uzmanlarına veya doğru adreslere danışmanızda fayda var.
En pahalısı, her zaman en iyisi olmuyor.
2.000 TL verip, çektiğiniz fotoğrafı Bluetooth ile yanınızdaki bir arkadaşınıza gönderemediğiniz telefonunuz, 30 TL’ye alınan ve bu işi kolayca yapan bir telefon sahibinin yanında sizi mahçup edebilir.
Satın aldığımız donanım ve yazılımlardan azami şekilde istifade edebilmek için, en az modayı takip ettiğimiz kadar araştırma konusunda da istekli olmamız gerekiyor.
Aksi takdirde, hem aile bütçesine hem de cari açıkla uğraşan devlet bütçesine külfetten başka bir şey olmaz bu yaptığımız.
–
Hakkı Alkan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



