kilo almanın yolları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo almanın yolları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2012 Salı

İştah artıran 12 altın öneri

Çocuklarda iştahsızlık, her 2 anneden birinin yakındığı önemli sorunlardan biri. Genellikle 8-9. aydan okul çağına kadar süren bu problemi ise ancak çocuğunuza doğru yaklaşımda bulunarak çözebilirsiniz!


Çocuklarda iştahsızlık problemi, her iki anneden birinin kabusu oluyor. İştahsızlık bazı durumlarda kansızlık, reflü ve bağırsak enfeksiyonu gibi sağlık sorunlarından kaynaklanabiliyor. Ancak iştahsızlığın ardında bir hastalık yatmıyorsa, düzenli takiplerini yapan hekiminiz kilo-boy-baş çevresi gelişiminin yaşına uygun seyrettiğini söylüyorsa, çocuğunuz ihtiyacı kadar besini alıyor demektir. Siz yine de iştahsızlık sorunundan yakınıyorsanız, uzmanların önerilerini uygulayarak çözüm bulabilirsiniz.
Acıbadem Bodrum Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuna Gül Han, çocukların iştahını açmanın püf noktalarını sıraladı.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuna Gül Han, çocuklarda iştahsızlık sorunu ile baş etmenin yollarını şöyle sıralıyor:

1. "BU TABAKTAKİLERİN HEPSİ BİTECEK!" DEMEYİN

Hemen her anne bu cümleyi çocuklarına bir kez olsun söylemiştir. Peki ama tabaktaki yemeğin miktarı çocuğunuz için uygun mu? Mide kapasitesi erişkinde 1500 ml kadar oluyor. Oysa mide kapasitesi yenidoğan bir bebekte 30 ml iken bu rakam ergenliğe doğru ancak 1000 ml civarına ulaşıyor. Çocuğunuzun mide kapasitesini en kolay, bir öğünde yemesini ve içmesini istediğiniz gıdaların hepsini küçük bir poşete koyarak anlarsınız. Sizce çocuğunuzun midesi bu kadar büyük mü? Çocuğunuzun tabağına sadece yiyebileceği kadar yemek koymaya özen gösterin.

2. EK GIDAYA SEBZE İLE BAŞLAYIN

Ek gıda dönemi aslında bebeğinizin bundan sonraki sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oturacağı bir süreç. Dolayısıyla ek gıda verirken bebeğinizin ilk tanışacağı gıdalar sebze grubundan olursa damak tadı buna uygun gelişecektir.

3. BEBEKLİKTEN ÇOCUKLUĞA GEÇMESİNE İZİN VERİN

Ne zaman ne yiyeceğine, ne giyeceğine, ne oynayacağına karar verdiğiniz bebeğiniz artık yok. Karşınızda kendi kararlarını veren, kendi isteklerinin ve sevmediklerinin farkında olan ve tabii ki buna göre yaşamak isteyen bir “çocuk” var. Sınırlarını yine sizin belirlediğiniz bir dünyada kendi kuralları ile var olmak isteyen bir çocuk. Ağzına kaşığı eskisi kadar kolay sokamamanız da çok doğal bu durumda. Bu yüzden elinizde kaşık veya çatal ile peşinde koşmayın, bırakın kendisi kendi ihtiyacı kadar yesin.

4. İŞLER DÜZENE  GİRENE KADAR ARA ÖĞÜNLERİ KALDIRIN

Abur cubur ve hazır meyve sularının tüketimi kan şekerinde ani değişiklikler yaparak öğün öncesinde iştahı kapatıyor. Zaten küçük olan mide hacmi ara öğün ile dolmuş olan çocuğunuzdan ana öğünlerde performans beklemeyin. Bu yüzden yemek aralarında çocuğunuza “Zaten yemeğini de yemedi, aç kalmasın” mantığı ile yiyecek bir şeyler vermeyin.

5. GÜNLÜK PROGRAMIMIZ BELLİ OLSUN

Genellikle bebekliğinden itibaren uyku saatleri düzenli olan çocukların yemek saatleri de otomatik olarak düzene giriyor. Saatleriniz belirli olursa çocuğunuzun vücut ritmi de bu programa uyum sağlayacak. Bunun sonucunda çocuğunuz yemek saatlerinde acıkmaya, uyku saatlerinde de esnemeye başlayacaktır.

6. GECE ÖĞÜNLERİNE SON VERİN

Yaklaşık 9.aydan sonra gece beslenme ihtiyacı ortadan kalkıyor. Bu aylardan sonra bebeğinize vereceğiniz gece öğünleri reflü, orta kulak iltihabı ve diş çürükleri gibi riskleri beraberinde getiriyor. Üstelik çocuğunuz karnı tok olduğu için sabah kahvaltısına da isteksiz başlayacaktır.

7. TEMEL REİS OLMAYIN
Siz ıspanağı ağzınıza sürmezken çocuğunuza Temel Reis olmayın. Çocuklar dünyayı anne-babalarının yüzleri ile tanırlar. Siz karnabahar tadını alınca yüzünüzü buruşturuyorsanız, çocuğunuz da bu besini tükürecektir.

8. SOFRADAN "TECRİT" ETMEYİN

Her çocuğun, ne kadar döküp saçarak da yese,  sosyal iletişiminin artması ve sofra adabını öğrenmesi için aileyle aynı sofraya oturması gerekiyor. Çocuğunuz, ailenin bir arada olduğu sofrada oturmalı. Bunun yerine tek başına mama sandalyesinde oturur ve karşısında onu yedirmek için uğraşan bir kişi ile karşılaşırsa, yemek yemeye doğal bir şey gözüyle bakmayacaktır.

9. KÖFTELERE SEBZE KATIN
Çocuğunuz sebze yemekten kaçınıyorsa, sevdiği yemeklere, örneğin çorbalara veya köftelere rendelediğiniz sebzeleri ekleyebilirsiniz. Yapabileceğiniz bir başka şey de havuç ya da salatalık gibi sebzeleri çiğ olarak çubuk şeklinde hazırlamak. Bu tarz bir sunum çocuğunuzun hoşuna gidebilir. Yemek tabaklarındaki yiyeceklerden suratlar, trenler yapmak da çocuğunuzun hoşuna gidecektir. Ayrıca siz de evde bolca sebze tüketerek ona örnek olmalısınız.

10. ET SEVMİYORSA YUMURTA YEDİRİN

Et yemeyi sevmiyorsa dolmanın içine kıyma ekleyebilirsiniz. Eğer sadece kırmızı eti reddediyorsa, tavuk veya balık yedirebilirsiniz. Makarnanın üzerine kıymalı sos yapmak veya çok sık olmamak şartıyla kıymalı börek yedirmek de bir alternatif olabilir. Çocuğunuz ısrarla etten kaçınıyorsa yumurta sarısı, yoğurt, süt veya peynir de protein yerine geçecektir.

11. CEZA VEYA MADDİ ÖDÜL VERMEYİN

Yemek yemek istemiyorsa, ısrar etmeyin. Ancak yemeğini istekle, özellikle de kendisi yemişse, haftalık öğün tablosu yapıp, o öğün için bir gülen yüz etiketi yapıştırmasını sağlamanız onu motive edecektir.

12. ISRAR ETMEYİN ANCAK ALTERNATİF DE YARATMAYIN

Çocuğunuz yemeğini bitirmemeyi tercih etmiş olabilir. Bu durumda ısrar etmeyin, ancak ara öğünde de bir şey vermeyin. O zaman çocuğunuz bir sonraki öğünü beklemesi gerektiğini öğrenecektir. Ancak aklınızda bulunsun, bu düzenin oturması vakit alabilir.

Kaynak: Hürriyet

2 Haziran 2012 Cumartesi

Nasıl kilo alırım?

 
Kilo vermek üzerine yazılmış birçok makale vardır. Çünkü fazla kilolu olma sorunu, günümüzde sıklıkla karşılaştığımız bir sorundur. Fakat bazı durumlarda insanların kilo almaya da gereksinimleri olabilmektedir. Bazıları için kilo almak, vermek kadar zor olabilir!

Ani kilo kaybınız varsa ve bunun nedenini bilmiyorsanız derhal doktorunuzla görüşün. Bu kilo kaybının sebebi diğer bazı sağlık sorunları olabilir. Normal, hatta normalin üstünde yediğiniz halde kilo alamıyorsanız aşağıdaki yazıyı okuyun.


Öncelikle bir dahiliye doktoruna muayene olarak kilo almanıza engel herhangi bir hastalığınız olup olmadığını araştırın. Kilo almanıza engelleyen bir hastalığınız yok ise;

* Besin piramidini öğrenin ve buradaki besin gruplarını en üst sınırda tüketin. Kilolu kişiler için olduğu kadar zayıf kişiler için de piramidin en üstünde bulunan yağ ve rafine sekerleri fazla tüketmek doğru değildir. Diyetisyeniniz veya doktorunuz önermediği sürece günlük enerjinizin yağdan gelen kısmının yüzde 30'un üzerine çıkmasına izin vermeyin; yağ alımının kontrolde olması sağlıklı bir kalp-damar sistemi için gereklidir.

* Daha yoğun kalorili besinlere yönelin. Bu sayede aldığınız besinlerin miktarını arttırmadan daha fazla enerji alımı gerçekleşecektir. Örneğin, taze meyve yerine meyve kurularını veya bunlardan yapılmış meyve sularını tercih edin. Çorbalarınızı yumurta veya süt ile terbiye edin. Salatalarınıza zeytinyağı koyun ve peynir, balık, tavuk gibi proteinden zengin gıdalar ekleyerek süsleyin.

* Daha sık beslenin. Gün içinde 5-6 öğün tüketmeye çalışın. Öğünlere fazla yüklenmeyeceğiniz için istenmeyen kan değerleri de ortaya çıkmayacaktır.

* Yemeklerle beraber sıvı tüketmeyin yemeklerden yarım saat önce veya sonra sıvı tüketimine yönelin. Kahve, çay, diyet soda ve gazozlu içecekler yerine meyve suyu ve süt gibi enerji değeri zengin olduğu kadar besin öğelerince de zengin sıvılar tüketin.

* Etiket bilgisi okumayı alışkanlık haline getirin; bilinçli tüketici olun. Besin öğeleri yönünden zengin gıdaları seçin. Kendi zevkinize göre yüksek enerjili karışımlar hazırlayın (örn: süt, meyve püreleri bir miktar dondurma ile evde kendi tatlınızı üretin veya sütlü tatlılarınızı meyve veya meyve kuruları ile zenginleştirin).

* Seçeceğiniz besinler hakkında en uygun rehberlik hizmeti alabileceğiniz kişi diyetisyendir. Yardım istediğiniz kişinin bu işin uzmanı olmasına dikkat edin.

* Kendinizi aç hissetmiyor musunuz, iştahınız mı yok? Bunun birçok sebebi olabilir (hastalık, ağrı, yorgunluk, depresyon, ilaç kullanımı, besin öğesi eksikliği) bu konuda önce doktorunuzla görüşün.

* Besin seçimleri ve hazırlama aşamalarında mutlaka yer almaya çalışın. Kendinizin içinde bulunacağı sistemlerle hazırlanan yemekler daha lezzetli olacaktır. Yemek yediğiniz ortamları neşelendirin mesela sevdiğiniz arkadaşlarınızla sevdiğiniz ortamlarda beraber yemek yiyin.

Not: Buradaki öneriler yeme bozukluğu olan ve kilo sorunu yaşamı tehdit edici boyutta olanlar için geçerli değildir.