cam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Cam damacana mı, plastik damacana mı?

Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık, son günlerde tartışma konusu olan damacana sulara ilişkin merak edilenleri Anadolu Ajansı'na anlattı.


Artık, ambalajlı sular, polikarbonat damacanalar ve “Bisphenol A” konusunda bilgi kirliliği bulunduğunu söyledi. Polikarbonat damacanaların kansere neden olmayacağını savunan Artık, damacana su alınırken etiketin üzerindeki Sağlık Bakanlığı iznine, şirket logosu ya da adının damacana üzerine kabartmayla yazılıp yazılmadığına bakılması gerektiğini söyledi ve damacana suların serin, kuru ve direkt güneş ışığına maruz kalmayan temiz ortamda muhafaza edilmesini önerdi.

“BPA su içerisinde çözünmemektedir”

Konuya ilişkin AA muhabirinin soruları ve Prof. Dr. Artık'ın verdiği yanıtlar şöyle:



Soru: Damacanalardaki Bisphenol A'nın (BPA) insan sağlığına ne gibi zararları vardır?
Yanıt: Normal şartlarda polikarbonat plastik yapımında kullanılan endüstriyel bir organik kimyasal olan BPA suda çözünmemektedir. Çözünse bile miktarı analizle tayin edilemeyecek kadar düşük düzeydedir. Türk ve dünya mevzuatına göre de insan sağlığı açısından herhangi bir risk oluşturmamaktadır. Amerikan Çevre Koruma Ajansı ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) standartlarına göre, Bisphenol A'nın insan sağlığı için güvenli olmayan boyutlara ulaşması için 80 kilogram olan bir bireyin, günde 2 bin litre su tüketmesi gerekmektedir. Bu da imkansızdır.
19 litre su damacanalarının diğer adı olan polikarbon şişelerde bulunan ve “endokrin bozucu” etkisi dolayısıyla kansere neden olabileceği belirtilen BPA'nın suya geçme riskiyle ilgili araştırma, bu riskin, insan sağlığına etkisi açısından “yok denebilecek düzeyde” olduğunu ortaya koymuştur.

Soru: Plastik kaplarda şişelenmiş su sağlıklı mıdır?
Yanıt: Evet. Bütün dünyada şişe suyu için kullanılan ana plastik madde pettir. BPA bu tipte malzemelerin bileşiminde bulunmamaktadır. Tekrar kullanılabilen polikarbon su ambalajlarına ilişkin dünya çapındaki çalışmalar ve hükümetlerin kapsamlı güvenlik değerlendirmeleri sonucunda alınan kararlar, polikarbonat şişelerin tüketicilerin kullanımında güvenli olduğu yönündedir.

“Kansere yol açmaz”


Soru: Polikarbonat yerine kullanılması düşünülen alternatif ambalaj mevcut mudur?
Yanıt: Polikarbonat, tüm yasal otoriteler tarafından HOD damacanalarda kullanılması güvenli materyal olarak bildirilmiştir. Buna rağmen BPA ile ilgili basında yer alan açıklamalar tüketicilerin dikkatini çekmekte, bu nedenle de polikarbonata alternatif olacak malzemeler üzerinde çalışmalar sürmektedir.
Polikarbonatın, ambalajlı gıda ve içecek ürünlerinde tercih edilme nedeni hijyenik oluşu, gıda bozulması ve israfına karşı koruma sağlamasıdır. Ayrıca bakterilere karşı korumada üstün etki gösterdiği saptanan polikarbonat, toplumun sağlığını korumak için kullanılan bir maddedir dolayısıyla kansere sebep olması gibi bir durum söz konusu dahi olamaz.
Polikarbonat plastik, gıda ve meşrubat ürün kapları için yaklaşık 50 yıldır tercih edilmektedir. Bu sürede polikarbonat şişelerle ilgili birçok araştırma yürütülmüş; bu araştırmaların ve dünya çapındaki hükümet heyetlerince yapılan çok yönlü güvenlik değerlendirmelerinin sonuçları, polikarbonat şişelerin tüketici kullanımı için güvenli olduğunu ortaya koymuştur.

Soru: Pet şişe kansere neden olur mu?
Yanıt: Ambalajlı sular Sağlık Bakanlığı'nca, ambalajlar ise Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca denetlenmektedir. Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine uygun üretilen tüm ambalajlı su ürünleri güvenle tüketilebilir.

Cam damacana tartışması


Soru: Su damacanalarının plastik yerine cam olması sağlık yönünden daha iyi olur mu?
Yanıt: Hayır. Çünkü damacanalar dönüşümlü ambalajlardır. Her dolumdan önce tam otomasyon sistemlerle yıkanması ve sterilizasyon işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Yıkama işleminin ise işin tekniği açısından ve Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine uygun olarak minimum 55 derece ve üstü bir ısıda gerçekleştirilmelidir. Cam ambalajı bu ısıda yıkamak teknik açıdan mümkün olamamaktadır. Çünkü cam ambalaj bu ısıda çatlamakta ve kırılmaktadır. Ayrıca camın ağır oluşu lojistik açıdan büyük zorluklara neden olmaktadır. Bu nedenlerle damacanada cam kadar sağlıklı olan polikarbonat ambalajlar kullanılmaktadır.

Soru: Damacanaları temizlemek için ne kullanılıyor, nasıl temizleniyor?
Yanıt: Damacana ambalajlar dolum işleminden önce bir dış yıkama ünitesinden, dört ayrı iç yıkama ünitesinden geçmektedir. Bu iç yıkama ünitelerinde deterjanlı, sıcak ve dezenfektanlı suyla yıkanmaktadır. Ayrıca durulama işleminin güvenilirliğini sağlamak için sürekli deterjan ve dezenfektan kalıntı analizi yapılmaktadır. Yani üretilen damacana ambalajlar deterjan ve dezenfektandan tamamen arındırılmaktadır. Bu nedenle damacanalar son derece sağlıklı ve güvenilirdir.

Numaraların anlamları


Soru: Damacanaların altındaki numaralar ne anlama geliyor?
Yanıt: Günlük yaşantımızda tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerin muhafaza edilmesinde sıkça kullanılan plastik ambalajlar üretim esnasında birden yediye (1-7) kadar numaralandırılmaktadır. Şişelerin tabanında üçgen şeklindeki geri dönüşüm ambleminin içine yazılan bu numaralar, o ambalajın ne tür bir hammadde kullanılarak yapıldığını gösterir.
Sayıların anlamları:
1 numara --> PET veya PETE (polyethylene terephtalate)
2 numara --> HDPE (high density poly ethylene)
3 numara --> PVC (poly vinyl chloride)
4 numara --> LDPE (low density polyethylene)
5 numara --> PP (polypropolene)
6 numara --> PS (polystyrene)
7 numara --> Diğer (yukarıdaki sınıflamaya girmeyen diğer plastik türlerinin genel sınıflaması).

Soru: Damacana suyu kaç günde tüketmemiz gerekmektedir?
Yanıt: Damacana ambalajlara 1 yıl, pet ambalajlara 2 yıla kadar raf ömrü verilmektedir. Açıldıktan sonra 5 litrenin üzerindeki ürünler maksimum 7 günde tüketilmelidir.

Neye dikkat etmeli, nasıl saklamalı?


Soru: Damacana su alırken nelere dikkat edilmesi gerekir?
Yanıt: Öncelikle suyun etiketinin üzerinde Sağlık Bakanlığı izin tarihi ve sayısının bulunup bulunmadığını kontrol etmek gerekiyor. Satın aldığınız suyun 4 ayrı yerinde suyun markasının bulunmasının yanı sıra etiket bilgilerinde cinsi, üretim adresi, suya uygulanan işlemler ve suyun sahip olduğu parametreler mutlaka yer almalıdır. İmal ve son kullanma tarihi, parti ve seri numarası, şirket logosunun ayrıca damacana ambalaj üzerinde kabartmayla yazıyor olması gerekiyor. Güvenlik bandına önemle dikkat etmek gerekir, suyu açanın ilk siz olduğunun göstergesidir. Sağlıklı su tüketmek istiyorsanız, damacananızı serin, kuru ve direkt güneş ışığına maruz kalmayan temiz bir ortamda muhafaza etmeniz gerekir.

Soru: Damacana suyu, cam şişe veya testi gibi kaplara aktarılmalı mıdır?
Yanıt: Hayır. Damacana ambalajlar kapağı açılana kadar hiçbir bakteri içermezler. Başka kaba aktarırken su, ortam havasından bakteri kapacaktır. Ayrıca kullanılacak kabın damacana ambalaj gibi steril ve hijyenik olması mümkün değildir.

Soru: Su 2 haftadan uzun süre pet şişede kaldığında şişedeki zararlı maddeler çözülerek, suya karışıyor mu?
Yanıt: Ambalaj malzemeleri ve raf ömürleri uzun süren araştırmalar sonucunda belirlenir. Pet şişelerdeki sular raf ömürleri boyunca güvenle tüketilebilir.

Soru: Plastik şişelerin hormonlar üzerinde etkileri neler?
Yanıt: Pet şişelerin hormonlar üzerinde etkisi olduğuna dair onaylanmış herhangi bir bilimsel çalışma yoktur.

Soru: Plastik su şişeleri buzluğa konabilir mi ?
Yanıt: Hızlı soğutma amacıyla pet su şişeleri kısa süreli olarak buzluğa konulabilir.

2 Haziran 2012 Cumartesi

Geri dönüşüm, geri kazanım, tekrar kullanım ve önemi

Geri Dönüşüm : Tüketici tarafından kullanıldıktan sonra kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılması için çeşitli geri dönüşüm yöntemleri uygulanması bir tanımı olduğu gibi, Yeniden değerlendirilme imkanı olan atıkların çeşitli fiziksel ve/veya kimyasal işlemlerden geçirilerek ikincil hammaddeye dönüştürülmesi ile üretim sürecine tekrar dahil edilmesi de geri dönüşümü tanımlar.

Geri dönüşümün amacı; kaynakların gereksiz kullanımının önlenmesi ve atıkların kaynağında ayrıştırılarak miktarının azaltılmasıdır. Demir, çelik, kağıt, plastik, cam gibi maddelerin geri dönüşümü, geri kazanımı ve tekrar kullanımı, doğal kaynakların tükenmesini önleyecek, bu durum; kullanılan enerjiden büyük ölçüde tasarruf sağlayacaktır. Örneğin kullanılmış kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması ile hava kirliliği %74-94, su kirliliği %35, su kullanımı %45 azalırken, bir ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir.


 

Geri Kazanım : Geri Dönüşümden farklı olarak Geri Kazanım, atıklardan enerji elde edilmesini de kapsamaktadır. Geri kazanım, hem katı atık depo sahalarının gereksiz yere işgal edilmemesine hem de maddi olarak kazanç sağlamasına olanak vermektedir. Sağlıklı bir geri dönüşüm ve kazanım sisteminin ilk basamağı bu malzemelerin kaynağında ayrıştırılıarak toplanmasıdır. Geri dönüştürülebilir nitelikteki bu atıklar, diğer atıklara karıştığında bu malzemelerden üretilen ikincil malzemeler çok daha düşük kalitede olmakta ve hatta çoğunlukla bu işlemler mümkün olmamaktadır. Bu yüzden geri dönüşüm işleminin en önemli basamağını kaynakta ayrı toplama işlemi oluşturmaktadır.

Tekrar Kullanım : Ürünün, tüketicinin kullanımının sonrasında her hangi bir fiziksel/kimyasal veya biyolojik işleme tabi tutulmadan tekrar aynı amaç için değerlendirilmesi süreci, tekrar kullanım olarak nitelendirilebilir.

Geri Dönüşüm Sisteminin Basamakları

1. Kaynakta ayrı toplanması : Değerlendirilebilir nitelikli atıkların, oluşturuldukları kaynakta çöple karışmadan ve kirlenmesine izin verilmeden ayrılarak toplanması. Bu şekilde bu tür atıkların diğer çöplerle karışmadan ayrı toplanması, geri dönüşüm basamaklarında zamandan tasarruf sağladığı gibi kirlenmesinin önlenmesi ile ayrıca yıkanmasına da gerek kalmayacaktır. Böylece kaynağından ayrı toplama işlemi ile sudan tasarruf sağlanmış olacaktır.

2. Sınıflama : Bu işlem kaynağında ayrı toplanan malzemelerin cam, metal plastik ve kağıt bazında sınıflara ayrılmasını sağlayacaktır. Bu sınıflama değerlendirilecek çöplerin ayrı ayrı geri dönüşüm tesislerine ulaştırılmasını sağlayacaktır. Kaynağında sınıflama yapılmadan toplanan çöpler ana çöp alanlarına taşınacak. Bu bölgelerde ayrıştırılarak yeniden değerlendirilme işletmelerine taşınacaktır. Kaynağında sınıflara ayrılması zaman, nakliye ve işçilikten tasarruf yapılmasını sağlayacaktır.

3. Değerlendirme : Temiz, ayrılmış ve kullanılmış malzemelerin ekonomiye geri dönüşüm işlemidir. Bu işlemde malzeme kimyasal ve fiziksel olarak değişime uğrar ve yeni bir malzeme olarak ekonomiye geri döner.

4. Yeni ürünü ekonomiye kazandırma : Geri dönüştürülen ürünün yeniden kullanıma sunulmasıdır.


Geri Dönüşüm Metotları

Geri dönüştürme metodları her malzeme için farklılık göstermektedir:

Alüminyum:
Atık alüminyum küçük parçacıklar halinde doğranır. Daha sonra bu parçalar büyük ocaklarda eritilerek, dökme alüminyum üretilir. Bu sayede atık alüminyum, saf alüminyum ile neredeyse aynı hale gelir ve üretimde kullanılabilir.

Kağıt:
Kağıt, ilk önce kağıt çamurunun hazırlanması için, su içerisinde liflerine ayrılır. Eğer gerekirse içinde lif olmayan yabancı maddeler için temizleme işlemine tutulur. Mürekkep ayırıcı olarak, sodyum hidroksit veya sodyum karbonat kullanılır. Daha sonra hazır olan kağıt lifleri, geri dönüşmüş kağıt üretiminde kullanılır. Kağıt, insanlığın önemli ihtiyaç maddelerinden biri olup, kağıt sanayisinin gelişimi,  bir ülkenin endüstriyel ve kültürel gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde önemli rol oynar. Atık kağıt sürekli olarak geri kazanılamaz. Eğer, belirli miktardaki kağıt sürekli olarak geri kazanılırsa, son kullanılma limitlerine çok kısa bir süre içinde ulaşılır. Her geri kazanımda, liflerin boyu kısalır ve liflerin yapışması için yardımcı maddeler ilave edilmeden yeni kağıt üretilemez.

Plastik:
Plastik atıklar öncelikle cinslerine göre ayrılarak geri dönüşüm işlemine tabi tutulur. Cinslerine göre ayrılan geri dönüşebilir plastik atıklar, kırma makinalarında kırılıp küçük parçalara ayrılır. İşletmeler bu parçaları doğrudan belli oranlarda, orijinal hammadde ile karıştırarak üretim işleminde kullanabildiği gibi; tekrar eritip katkı maddeleri katarak ikinci sınıf hammadde olarak da kullanabilir.

Cam:
Camın bileşimine giren üç grup madde vardır. Bunlar cam haline gelebilen oksitler, eriticiler ve stabilizatörler denilen maddelerdir. Şişe, kavanoz, cam bardak, vazo ve diğer cam atıklar toplama kutularında veya atığın oluştuğu yerlerde ayrı toplanır ve bu atıklar renklerine göre ayrılarak geri dönüşüm tesislerine verilir. Burada atık, katkı maddelerinden ayrılır. Cam maddeler kırılır ve hammadde karışımına karıştırılarak eritme ocaklarına dökülür. Kırılan cam, beton katkısı ve camasfalt olarak da kullanılmaktadır. Camasfalt'a %30 civarında geri dönüşmüş cam katılmaktadır. Cam, sonsuz bir döngü içinde geri dönüştürülebilir, yapısında bozulma olmaz.


Geri Kazanımın Önemi :
Doğal kaynaklarımızın korunmasını ve gereksiz israfını önler.
Enerji tasarrufu ve eldesi sağlamamıza yardım eder.
Atık miktarını azaltarak katı atık depo sahalarında alan işgaline sebep olmaz, dolayısıyla çöp taşıma yükünü ve bertaraf alanını azaltırken depolama işlemlerinde de kolaylık sağlar.
Geri dönüşüm/kazanım ve tekrar kullanım geleceğe ve ekonomiye yapılan bir yatırımdır.

Alüminyumun geri kazanımıyla :

  • Enerji tüketiminde % 95, hava kirliliğinde % 90, su kirliliğinde % 97, baca gazı kirletici emisyonunda % 99 oranında azalma olur ve boksit cevheri de korunmuş olur.
  • Bir kilogram alüminyum kutu geri kazanıldığında; 8 kg boksit madeni, 4 kg kimyasal madde, 14 kW/sa elektrik enerjisi kullanımı korunmuş olur.
  • On adet alüminyum içecek kutusu geri kazanıldığında, 100 kW/sa bir lambanın 35 saatte veya bir TV’ nin 30 saatte harcadığı elektrik enerjisi korunmuş olur.
  • Bir ton kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretilirse; 1300 kg boksit bakiyesi, 15000 litre soğutma suyu, 860 litre proses suyu, 2000 kg CO2 ve 11 kg SO2 emisyonu daha az oluşur.


Kullanılmış kağıdın (1 ton) geri kazanmıyla :

  • 12400 m3 havadaki sera gazı olan karbon dioksitin bertaraf edilmesi,
  • 12400 m3 oksijen gazının üretilmeye devam etmesi,
  • 34 kişinin oksijen ihtiyacını sağlayan 17 yetişkin ağacın korunması,
  • Ayda 3 ailenin tükettiği 32 m3 su tasarrufu,
  • Kış aylarında ısınma amacı ile iki ailenin tüketeceği 1750 litre fuel-oil tasarrufu,
  • 2,4 m3 çöp depolama alanından tasarruf,
  • 20 ailenin bir ay süreyle tüketeceği 4100 kW/sa elektrik enerjisinden tasarruf edilebilmesi mümkündür.


Camın Geri Kazanımıyla :

  • Enerji tüketiminde azalma %25
  • Hava Kirliliğinde azalma %20
  • Maden atığında azalma %80
  • Su Tüketiminde azalma %50 sağlanmakta,
  • Korunan doğal kaynaklar kum, soda, kireç olmaktadır.


Doğada ve çevremizde bulunan her malzeme türü gibi ambalajların da içinde bulundukları çevre ile etkileşimleri kaçınılmazdır.

Tüketici tarafından bir kere kullanıldıktan sonra ambalajlar yok olmamakta, bir şekilde el değiştirmektedirler. Genellikle satılmak ya da bedelsiz verilmek suretiyle kullanıcılar tarafından bir anlamda uzaklaştırılmaktadırlar. Ancak, bu durum sonunda gerek çevremiz, gerekse öncelikle insan sağlığı ve tüm canlılar üzerinde sürekli ve önlenemeyen bir tehlike kaynağı yaratmaktadır.

Çözüm, ambalajın geri dönüşümünde, geri kazanımında ve tekrar kullanımındadır. Bu sayede kullanılmış ambalajlar çöpe atılmayacak, çevremize dağılıp çevre kirliliği yaratmayacaktır. Defalarca kullanılabilen ambalajların yarattıkları kazançlar saymakla bitmez. Bilinçli bir sirkülasyon sayesinde, çevre zararlarının önlenmesi yanında ve yurt ekonomisine katkıları çok büyük olacaktır.


Kaynak: tukcev.org.tr