kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2015 Pazar

KFC Türkiye'nin büyük ayıbı: Özgecan Aslan üzerinden tavuk göğsü ve tavuk kalçası pazarlıyorlar


Türkiye’de hergün 5 kadın öldürülüyor, bugün Özgecan’ın önce tecavüz edilip sonra öldürülmüş olduğu haberi geldi. Bahane mi yok, saçı gözüktü, topuğu gözüktü, memeliydi, ayrılmak istedi, boşanmak istedi, boşanmak istemedi, beni istemedi… İnanabiliyor musunuz göğüsleri ve kalçası vardı, diye diye önce tecavüz edip, sonra yakıp, sonra dereye atıp ortadan kaldırdınız Özgecan’ı… Özgecan Aslan, artık aramızda değil. 21 yaşında.

Bakın erkekler, KFC sizler için ne yapmış? Özgecan’ın “şerefine”. Daha fazla tahrik olun diye size göğüs ve kalça satmak istemiş. Neden mi? “Erkek adam et yer!” dostum. Sizlere dayatılan erkek adam olma ile et yeme arasında çok sıkı bir bağlantı var. Tıpkı, taciz, tecavüz ve şiddet arasındaki bağ gibi. Kadınlar ve mezbahada kafası kesilen hayvanlar üzerinden kendini “nasıl” erkek hissettiğini anlatsana bana.

Hasta değilsiniz. Hasta değil erkeksiniz. Tıpkı insan kelimesinin bana hakaret olarak gelmesi gibi, erkek olmak da artık erkeklere hakaret olarak gelmeli. Bahsedilen erkeklik bir cinsiyet değil, aksine şiddet, tahakküm ve egemenlik içermektedir.

Şimdi siz erkeklere sundukları ürüne, cansız bedenlere bakmanızı istiyorum. İştahınız kabarıyorsa bu sayfayı hemen terk edin. Reklamlarda eti, etin tadını tutkuyla arzulayan kişilerin yarattığı fetişist algıya bir bakın. Pişen cesedi koklarken kendinden geçen sabırsız tiplere…

Şimdi bu reklama bakın. Öldürdük ama yetmedi, şimdiki amacımız bir erkeğin erkek olduğuna kendini inandırması için kadın bedeninin göğüslerini ve kalçalarını arzular gibi, aslında yüzü ve karakteri olmayan bir nesneyi arzular gibi, kızartılmış KFC ürünlerini arzulaması olayıdır.
Bu reklam, tacizcilere, tecavüzcülere, çocuk ve hayvan istismarcılarına çanak tutmaktadır. Bu bir deşifredir. Etin cinsel politikası tam da bu zemin üzerine kurulmuştur.

Kaynak: http://goo.gl/gfmIMC

15 Kasım 2014 Cumartesi

Twitter’dan yeni şikayet sistemi


Twitter’dan yapılan açıklamaya göre özellikle kadın kullanıcıların sözlü tacize ve istismara maruz kalması halinde, durumu detaylı bir şekilde rapor etmelerini sağlayacak bir sistem devreye girdi.

Women Action and the Media (WAM) olarak adlandırılan sivil toplum kuruluşu ile beraber hareket etme kararı alan Twitter, bu uygulama sayesinde mikroblog sitesi üzerinde gerçekleşen ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi suçları azaltmayı hedefliyor.

Dev mikroblog sitesinin devreye soktuğu yeni uygulama sayesinde kullanıcılar WAM üzerinden şikayette bulunabilecek ve bu raporları inceleyen Twitter, söz konusu suçlara imza atan kullanıcılar hakkında işlem yapıp yapmama hakkına sahip olacak.

Son dönemlerde artan kadınlara yönelik taciz saldırılarının arttığının altını çizen WAM, bu suçları işleyen kullanıcılar hakkındaki kararın Twitter’a ait olduğunu ve WAM’ın şirketin bu kararlarını takip edeceği belirtiliyor.

21 Ekim 2014 Salı

Kadınlara çift maaş


Eşini veya babasını kaybetmiş kadınlar devletten maaş alıyor. Hatta bazı durumlarda çift maaş imkanı var.

Devlet, sosyal güvencesi olan eşini kaybetmiş kadınlara veya ana-babasını kaybetmiş çocuklara maaş ödemesi yapıyor. Bazı durumlarda kadınlara çift maaş alma imkanı doğuyor. İşte formülleri: Eşi vefat eden kadına; kocasının sigortalılık süresi uygunsa, kadının geliri olup olmadığına bakılmaksızın aylık bağlanıyor. Kadın çalışıyor ya da emekli ise hem kendi ücretin hem de kocasının maaşını alabiliyor. Böylelikle dul kadının eline çift maaş geçiyor. Yetim kalan kız çocuklarına evlenmedikleri ve çalışmadıkları sürece maaş ödeniyor. Kız çocuk çalışmıyorsa, ölen anne-babasından aylık alıyor. Çalışmaya başlarsa, SSK ya da Bağ-Kur'dan bağlanan aylık kesiliyor. Emekli Sandığı'ndan bağlanan aylık ise kız çocuğu SSK'lı ya da Bağ-Kur'lu olarak çalışıyorsa, kesilmiyor. Memur olursa kesiliyor.

KURAL DEĞİŞTİRİLDİ 
Çalışmayan bekar kız çocukları da çift maaş alma imkanına sahip. 1 Ekim 2008'den itibaren, yetim kız çocuğunun ölen anne ve babasından 2 maaş alma imkanı bulunuyor. Kız çocuğu bu maaşlardan yüksek olanın tamamını, diğerinin ise yarısını alıyor. Eşi ve babası vefat etmiş çalışmayan kadınların da çift maaş alma imkanı var. 1 Ekim 2008'de 5510 Sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce, dul kalan ve çalışmayan kadınlara kurumlar (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) farklı olmak şartıyla, hem kocadan hem babadan aylık veriliyordu. Ancak 1 Ekim 2008'den sonra hem babadan hem kocadan maaş kalktı. 2012'deki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/223 sayılı kararı ile hem babası hem kocası SSK'lı olan bir kadına çift maaş verildi.

İÇTİHAT OLUŞTU 
Kız çocuklarına yetim aylığı bağlanabilmesi için gelir veya aylık almama şartı 06.08.2003'te SSK mevzuatına girdi. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2011/2938 kararı, bu gerekçeyle her ikisi de SSK'lı olan eş veya babadan birisinin 06.08.2003 öncesi ölmüş olması halinde, SGK'dan çift aylık alınabileceğini ortaya koydu.

DUL MAAŞININ ŞARTI VAR
Dul maaşında, 01.10.2008'den sonra Bağ- Kur'lular ve Emekli Sandığı'na tabi olanlar için bin 800 gün, SSK'ya bağlı olanlar için ise 900 gün prim ödeme şartı aranıyor. Bundan önceki durumlarda eksik günler doğum ya da askerlik borçlanmasıyla tamamlanabilmekteydi. Ama şimdi kabul edilmiyor. Fakat bu konuda Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin kararı mevcut. O yüzden dava yoluyla borçlanarak eksik günlerin tamamlanabilme imkanı var. Ancak vatandaşlar bu kuralın değişmesini istiyor.

17 Ekim 2014 Cuma

Ev kadını söz verip, teminatsız kredi kullanıyor


Türkiye'nin birçok bölgesinde maddi imkansızlıklar nedeniyle çalışamayan ev kadınları, "Türkiye Grameen Mikrokredi Programı" çerçevesinde kredi alarak açtıkları iş yeriyle geleceğe güvenle bakıyor. 2003 yılında hayata geçen program kapsamında, herhangi bir teminat olmaksızın sadece "söz" vererek 350 milyon lira kredi kullanan 110 bin kadından borcunu ödemeyen çıkmadı.

175 ülkede dar gelirli kadınların ekonomik yaşama katılmaları amacıyla yürütülen program, Türkiye’de 2003 yılından bu yana Nobel ödüllü Prof. Dr. Muhammed Yunus ile ortaklaşa yürütülüyor.

Mikrokredi Hatay Bölge Müdürü Gürcan Calar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Grameen Mikrokredi Programı'nın, kadınlara iş kurabilmeleri için "kadın sözü"ne dayanılarak herhangi bir evrak istenmeden, teminat ve kefalet aranmadan, icra ve mahkemeye müracaat edilmeden kredi sağlandığını söyledi.

"Kadın sözü"

2003 yılından beri 110 bin kadına 350 milyon lira kredi verildiğini belirten Calar, şunları söyledi:

"Türkiye’deki yoksulluğu azaltmak için dar gelirli kadınlara hibe yerine küçük miktarda kredi veriyoruz. Bazı kesimlerin kadını toplumda 2. sınıf görme ve gösterme çabası var. Binlerce kadın 'erkek sözü' ile değil, sadece 'kadın sözü' vererek hiçbir evrak, senet, kefil aranmadan ilk yıl için 100 lira ile bin lira arasında kredi alıyor. Türkiye'de 2003 yılından itibaren faaliyetini sürdüren program kapsamında yaşları 18-60 arasındaki 110 bin kadın 350 milyon lira kredi kullanarak iş sahibi oldu. Amacımız dar gelirli kadınların kendi kendilerine gelir getirici faaliyetlerde bulunmasına imkan sağlayarak istihdama katılmalarını sağlamak."

Yaşam öyküleri dar gelirli kadınlara umut oluyor

Dar gelirli kadınlara iş sağlayarak onların devamlı bir şekilde aile bütçesine katkı sağlamalarını hedeflediklerini belirten Calar, "Türkiye'de 2003 yılında 68 ilde 107 şube ile faaliyete geçen mikrokredi uygulaması sayesinde binlerce kadın iş sahibi oldu. Hatay, Adana, Mersin ve Osmaniye illerinde kredi kullanan 7 bin ev kadınından bazılarının yaşam öyküleri maddi sıkıntısı nedeniyle kendi işini yapamayan ev kadınlarına umut oluyor" dedi.

Sadece Çukurova bölgesindeki 4 ilde 7 bin kadına 11 milyon lira destek sağlandığını ifade eden Calar, krediye talebin hızla arttığını, geri ödemelerde ise hiçbir sıkıntı yaşanmadığını kaydetti.

Calar, programdan faydalanmak isteyen kadınların 5 kişilik bir ekip kurarak krediye başvurabildiğini, kadınların yapacakları işlere göre bin ile 2 bin lira arasında kredi kullanabildiklerini söyledi.

Ev kadınlarının aile ekonomilerine sıfırdan başlayarak ciddi oranda katkı sağladıklarını ifade eden Calar, şöyle devam etti:

"Program kapsamında kendi işyerini açan birçok ev kadını oldu. 100'ün üzerinde meslekte kadınlarımız üreten konuma geçti. Kadınlarımız bu program sayesinde, artık hem ailelerine katkı sağlıyor, hem de ekonomik özgürlüklerini kazanmış oluyorlar. Aldıkları kredileri yaptıkları işler doğrultusunda kazanca dönüştürerek ödemelerini de sıkıntısız yapıyorlar. Ev hanımlarımız mikro kredi uygulamasını çok sevdi."

Mikrokrediyle hayatı değişen kadınlar

Adana'nın Ceyhan ilçesinde yaşayan ve aldığı krediyle perde işi yapmaya başlayan Kader Ozan (30), sistem ile tanışınca yaşamının değiştiğini belirtti.

Küçük yaşta anne ve babasını kaybettiğini ifade eden Ozan, "Hayatıma tek başıma devam etmek zorundaydım. Okul hayatımı sonlandırarak çalışmaya ve kendi paramı kazanmaya ihtiyacım vardı. Programı duyduğumda çok sevindim. Alacağım malzemelerin fiyatlarını hesaplayarak 800 liranın yeterli olacaktı. Kredi talep ettim bundan sonra da kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum" diye konuştu.

Hatay'da yaşayan iki çocuk annesi Hatice Sertel ise aldığı krediyle köyünde tandır kurarak ekmek yapmaya başladığını aktardı.

Kazandığı parayla hem ailesine katkı sağladığını hem de kendi ayakları üzerinde durabildiğini ifade eden Sertel, kredi sayesinde kendi işini kurarak hayallerini gerçekleştirdiğini söyledi.

Adana'nın Yumurtalık ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Ayten Küçükkurt  da (42), aldığı kredi sayesinde çocukluktan bu yana yaptığı ağ örme işine girdiğini kaydetti.

Kaynak: AA

17 Kasım 2012 Cumartesi

Kadınlar en çok diğer kadınların kıyafetlerine bakıyor


İngiltere’de popüler mayo firmasının yaptığı araştırmada kadınların sokakta yürürken erkeklere değil diğer kadınlara dikkat ettiği ve onları incelediği ortaya çıktı. Çalışmaya katılan 2000 kadının yarısı kendilerini birlikte çalıştıkları ya da sokakta gördükleri kadınlarla karşılaştırdıklarını söyledi.

Daily Mail gazetesinde yer alan araştırma sonuçlarına göre kadınlar diğer kadınlara en çok plajda bakıyor ve bikinilerinin içinde güzel görünmek istiyor. Çalışmaya katılan kadınların yüzde 42’si özellikle kız arkadaşlarıyla bir yere giderken erkeklerden çok birlikte gittikleri kadınları etkilemek için giyindiklerini söyledi.



Çalışmayı gerçekleştiren firmanın tasarımcılarından Helen Boyle konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:
“Dünya üzerinde kendisine bakılmasını istemeyecek ve diğer kadınların ne giydiğine kaçamak bir bakış atmayacak bir kadın yoktur.”

Çalışmaya göre kadınlar en çok hemcinslerinin kıyafetlerine bakıyor. Kıyafetlerden sonra sırasıyla saçlar, ten rengi, elbise bedeni, dekolte, selülit, göğüs ölçüsü, ayakkabı ve çantalar geliyor.

Kaynak: TRT Haber

22 Ekim 2012 Pazartesi

Hangi kıyafet daha zayıf gösterir?

Kıyafet seçiminizdeki küçük detayların sizi olduğunuzdan daha ince ve zarif gösterebileceğini biliyor musunuz?


Mevsim rehavetinin verdiği rahatlıktan mı, düzensiz spordan mı yoksa yaz davetlerinde yemeyi içmeyi abartmaktan mı bilmiyorum ama kilo aldım. Bir-iki kilo olsa da çok mutsuzum! Yaz başı çok severek giydiğim kıyafetlerimin içinde kendimi rahatsız hisseder oldum. Maalesef kilolar ve kusurlar yanlış kıyafetlerle daha da çok ortaya çıkıyor. Acil diyet mönülerini hemen devreye soktum. Bu arada kıyafetlerde ufak tefek hilelerle fazla kiloların saklanabildiğine de tanık oluyorum. Aslında en önemli şey kendi vücudunuzu tanımak. Bu sayede bilinçli bir şekilde stilinizi oluşturabilir, kusurlarınızı küçük detaylarla saklayabilirsiniz. Unutmayın ki her kıyafetin kendi çapında küçük hileleri vardır. Unutmayın küçük ama hayat kurtaran detaylar, her zaman daha zarif görünmenizi sağlar.




Pantolonlar
- Vücudunuza göre seçin
"Klasik parçalar" deyince akla pantolonlar gelir. Pantolonlarda en önemli detay kalçalarınızı en iyi şekilde göstermesidir. Bu yüzden vücut tipinize uygun modelleri tercih edin.

- Klasiklerden şaşmayın
Bel hizasının biraz aşağısında biten ve belinizi kavrayan klasik modeller en kullanışlı olanlarıdır. Geniş paçalı olanlar çizmelerle iyi uyum sağlar. Kapri pantolonlar bacakları olduğundan daha kısa gösterir. Bacakları tam sarmayan, hafif bol inen ve bileğe kadar uzanan kelepçe paça modelleri tercih edebilirsiniz.

- Ceplere dikkat edin
Büyük cep ayrıntıları olan pantolonlardan uzak durun. Büyük kargo cepler, dikkat çekici fermuarlar ve baskılar, kalçayı daha büyük gösterir. Daha sade, klasik modelleri ve koyu renkleri tercih edin.

- Tam olmalı
Seçtiğiniz pantolonlar tam vücudunuza göre olmalı; ne sımsıkı sarmalı ne de çok bol görünmeli. Skinny'ler risklidir, eğer vücudunuz müsait değilse asla giymeyin.

- Yüksek belden şaşmayın
Çok düşük bel tercih etmeyin. Bu sezon yüksek bel modası geri döndüğüne göre bu modeller ince görünmek için ideal. Göbek ve bel kusurlarını kapatan yüksek bel pantolonlar, bacak boyunu daha uzun gösterir.


Etekler
- Zor parçalar, aman dikkat!
Etekler gerçekten zor parçalardır. Etek boyu, rengi ve kesimi görünümünüzü tamamen değiştirir. Bu yüzden etek seçerken dikkatli davranın.

- Düz kesim, hatasız kesim
Çok bol ve fırfır detaylı kabarık modeller kısa ve şişman gösterir. Klasik ve düz kesimli eteklerle hata yapmazsınız.

- Etek boyu dizin altında olmalı
Standart ve riskli olmayan etek boyları biraz dizin üzerinde ya da biraz dizin altında olanlarıdır. Eğer bacaklarınıza güvenmiyorsanız mini etek giymeyin.

- Abartıdan kaçının
Sade çizgileri tercih edin. Büyük desenli, renkli, enine çizgili ve cepli modeller kalçayı daha iri gösterir.

- Kalem etek her vücuda olmaz
Kalem etekler riskli modeller arasında yer alıyor. Eğer kalçanız genişse kalem etekleri tercih etmeyin. Göbekliyseniz yüksek bel modellerle göbeğinizi kapatabilirsiniz. Kalem etekleri bol bluz ve gömleklerle tamamlarsanız görünümünüzü dengelemiş olursunuz.

- Yüksek ökçe
Etekleri topuklu ayakkabılarla tamamlayın. Bacakları cesurca gösteren etekleri topuklu ayakkabılarla kombine edildiğinde daha zarif ve daha uzun görünürsünüz.


Elbiseler
- Kurtarıcı parça
Elbiseler en kullanışlı parçalardandır. Vücudunuza uygun modeli bulduktan sonra o modelden asla şaşmayın.

- Alternatif çok
Bele fazla oturmayan, kalça yuvarlağını ortaya çıkarmayan kesimler ve göğüs kısmında detayı olan straplez ya da tek omuz kesimler dikkati vücudun üst kısmına çeker. Kalçalarınız genişse bu tip modelleri tercih edebilirsiniz. Diğer alternatifleriniz arasında kruvaze elbiseler yer alıyor.

- Göğüs dekoltesinden zarar gelmez
Göğüsleriniz büyük olsa bile, önü tamamen kapalı modellerden uzak durun. Biraz göğüs dekoltesi verebilirsiniz. Bu arada göğüsleri tamamen saran modeller, göğüsleri daha büyük gösterir.

- Klasik renklerden şaşmayın
Elbiselerde klasik renkleri tercih edin. Kusurlu bölgeleri ortaya çıkaran açık renklerden ve abartılı detaylardan uzak durun.

Tişört ve bluzlar
- Her zaman her yere
Hem gündüz hem gece rahat ve cool görünen tişört ve bluzlar en dikkat çekici parçalardandır. Göğüs ölçülerinize uygun modelleri seçerseniz hata yapmazsınız.

- Dardan da boldan da kaçının
Ne çok dar ne de çok bol üstler giyin. Çok bol kesimler iri gösterir, çok dar kesimlerse kalça ve gövde arasında orantısız bir görünüm oluşturur. Hafif dökümlü bluzları ve tişörtleri tercih edebilirsiniz.

- Yakaya dikkat
V yakalar en kullanışlı modellerdendir. Büyük göğüslü hanımlar, bisiklet ve boğazlı yakalardan uzak durun.

- Desenden kaçının
Büyük desenli, renkli ve enine çizgili tişört ve bluzlar risklidir. Bu yüzden sade çizgileri olan, tek renk modelleri tercih edin.

- Detayları vücut ölçünüze göre seçin
Fırfırlar, küçük detaylar ve işlemeler küçük göğüslü kadınlar için idealdir. Kolsuz, askılı kesimler dikkati omuzlara çektiği için küçük göğüslü kadınlara daha uygundur.

- Kol boyu hilesi
Uzun kollu veya yarım kollu modellerse büyük göğüslü kadınlar için idealdir.


Palto ve ceketler
- Her zaman vazgeçilmez
Kıyafeti en zarif şekilde tamamlayan palto ve ceketler gardıropların vazgeçilmezidir. Trendlere fazla takılmadan kendi stilinize uygun modelleri tercih edebilirsiniz.

- Tek düğmeliden şaşmayın
Tek düğmeli, klasik kesim kısa ceketler şıklığın anahtarıdır. Kısa, üzerinize oturan modeller bacakları daha uzun gösterir.

- Kısa boyluysanız uzak durun
Eğer boyunuz kısaysa uzun blazer modellerini tercih etmeyin. Boyfriend tarzı uzun ceketler sizi daha da kısa gösterir.

- Bol olsun ama kolu otursun
Rahat ve bol kesimler büyük göğüslü kadınlar için idealdir. Ancak kesimi ne kadar rahat olursa olsun ceketin kolu omuza oturmalıdır.

- Her vücut tipine trençkot
Trençkotlar her vücut tipine uyar. Kemerli devetüyü paltolarsa her kıyafete uyum sağlar.

- Proporsiyonlara dikkat
Vatkalı, geniş yakalı palto ve ceketler dikkati omuza çeker; bu modelleri tercih ederek kalçanızı kapatabilirsiniz. Etek kısmı hafifçe açılan, uzun paltolarla da kalçayı kamufle etmek mümkün.

- Paltoda klasik renkler
Siyah, gri ve kahverengi gibi klasik renklerden şaşmayın. Unutmayın klasik renkli palto ve ceketlerle her kıyafeti rahatlıkla tamamlayabilirsiniz.

Kaynak: Habertürk




14 Ekim 2012 Pazar

Meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar

“15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü” ve “1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” nedeni ile Memorial Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir, meme kanseri hakkında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.


Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser tipi olmasına rağmen acaba bu ölümcül hastalık hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Ya da bildiğimizi sandığımız her şey doğru mu? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; meme kanseri hakkında yanlış ama bir o kadar da yaygın inanışlar hastalığın tanı ve tedavi sürecini olumsuz etkiliyor.



“Memede ele gelen her kitle kanserdir”

Yanlış. Memede elimize gelen her sertlik kansere işaret etmez. Bu kitlelerin büyük çoğunluğu iyi huylu çıkmaktadır. Memedeki her 10 kitleden 8’i iyi huyludur; yani kanser değildir. Özellikle ayın belli dönemlerinde ele gelen sertlikler, hassasiyet ya da ağrı olabilir. Bu duruma “fibrokistik meme değişiklikleri” denilmektedir. Bunlar normal değişikliklerdir. Menopozda olup hormon alanlarda da görülebilmektedir. Aylık meme muayenesi yapılarak bu değişiklikler kolaylıkla tanınabilir. Her kadın kendi meme yapısını tanıyabilmesi için düzenli olarak kendi kendine her iki memesini kontrol etmelidir.

“Ailemde meme kanseri yok, bende meme kanseri olmaz”

Yanlış. Bir kişinin ailesinde böyle bir vaka görülmemesi, kendisinde hiçbir zaman meme kanseri gelişmeyeceği anlamına gelmez. Kanser tanısı konulan kadınların %80’inden fazlasının ailelerinde kanser yoktur. Bununla birlikte; ailesinde özellikle birinci derece yakınları kanser olanlarda meme kanseri görülme riski daha fazladır.

“Ailemde meme kanseri var, kesinlikle ben meme kanseri olacağım”

Yanlış. Ailesinde meme kanseri hikayesi olması kişinin meme kanseri gelişme riskini arttırmakla beraber kesinlikle kanser olacağı anlamına da gelmez. Ancak böyle bir durumda mutlaka yakın takip yapılmalıdır. Bu konuda uzman doktorlar tarafından gerektiğinde bazı genetik testler de yapılarak risk değerlendirilmelidir.

“Meme kanseri 20-30’lu yaşlarda görülmez”

Yanlış.  Meme kanserinin gelişme riskinin yaş ilerledikçe arttığı doğrudur; fakat meme kanseri sadece yaşlılarda görülen, gençlerde rastlanmayan bir hastalık değildir. Tanı konulanların ortalama yaşı 60 olmakla birlikte, 20’li yaşlarda da görülebilmektedir. Özellikle ailesinde meme kanseri olanlarda hastalığın genç yaşlarda görülme riski daha fazladır.

“Kanser saç kaybına yol açar”

Yanlış. Kanserin kendisi hiç bir zaman saç kaybına yol açmaz. Tedavide kullanılan ilaçlar ve yöntemler nedeniyle saç dökülmesi görülebilir. Ancak meme kanseri tedavisinde giderek daha çok yaygınlaşan “akıllı ilaçlar” ile artık saç kaybı görülmemektedir.

“Mamografiden alacağım radyasyon meme kanserine neden olabilir”

Yanlış. Mamografi kanserin yayılmasına neden olmamaktadır; aksine erken teşhisini sağlayarak, hastalığın bölgelere yerlere yayılmadan tedavi edilme şansını sağlamaktadır. Kanser tedavisinde erken teşhis esastır. Hastalığın diğer organlara ilerlemeden tedavi edilmesi başarı şansını artırır. Mamografi çekilmesi de meme kanserinin erken evrede yakalanmasını sağlar. Yıllık olarak yapılması ile aşırı radyasyon alınmaz. Ayrıca mamografi çekimi sırasında memeye uygulanan sıkıştırma işlemi de kanser gelişmesine yol açmaz.

 “Meme kanseri bulaşıcıdır”

Yanlış. Hiçbir kanser bulaşıcı değildir. Bir ailenin birçok bireyinde kanser görülmesi bu yanlış düşünceye sebep oluyor olabilir. Kişi kanser hastalığını başka bir kimseye bulaştıramaz. Ancak rahim ağzı (serviks), karaciğer kanseri gibi bazı kanserlerin nedenleri arasında virüsler vardır.

“Koltuk altı koku gidericiler meme kanserine yol açar.”

Yanlış: Yapılan çalışmalarda şimdiye kadar koltuk altı ter ve koku gidericiler ile meme kanseri gelişim riski arasında bir ilişki bulunmamıştır. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü araştırmacılarına göre de bu konuda yeterli bir kanıt yoktur.

“Meme kanseri sadece kadınlarda görülür, erkeklerde görülmez.”

Yanlış. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Yaşamları boyunca her 8-10 kadından birinde meme kanseri görülür ve yaş ilerledikçe gelişme riski artar.  Erkeklerde meme kanseri nadir de olsa görülmektedir. Yaklaşık olarak her 100 meme kanserinin 1’i erkeklerde görülür. Kadınlardaki belirti ve bulgular ile aynı olmakla beraber; bu konunun farkında olunmaması nedeni ile erkeklerde meme kanseri genellikle ileri evrede tanı konulmaktadır.

Kaynak: Milliyet

20 Temmuz 2012 Cuma

Fransa fuhuşu tartışıyor


Fransa’da Sosyalist Parti (PS), fuhuşun yasaklanması konusunu yeniden tartışmaya açtı. Seks Sektörü Çalışanları Sendikası, yasağın “ataerkil bir yaklaşım” olacağı görüşünde.

Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, 1862 yılında kaleme aldığı “Sefiller” adlı eserinde “Köleliğin sona erdiği söyleniyor. Oysa var olmaya devam ediyor ama sadece kadını kapsıyor, adı da fuhuş” ifadelerini kullanmıştı. Yıl 2012 ve Fransa bugün Hugo tarafından ileri sürülen görüşün doğru olup olmadığını tartışmaya devam ediyor. François Hollande’ın Mayıs ayında cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasının ardından iktidar koltuğuna oturan Sosyalist Parti (PS), fuhuşun yasaklanması konusunu yeniden tartışmaya açtı. Konu Nicolas Sarkozy’nin iktidarı sırasında da gündeme gelmiş, ancak parlamento, değişik gerekçelerle yasa çıkarmayı başaramamıştı.



Fuhuşa tolerans

Konu aslında Fransa’da yeni bir tartışma değil. Fransa’da genelevler 1946 yılından bu yana yasak. Fransa 1960 yılından bu yana uluslararası planda “ilgacı” bir tutum izliyor ancak kendi topraklarında fuhuşa “tolerans” gösteriyor. Fakat genelevlerin yasak olması fahişeleri sokaktan müşteri toplamaya mecbur kılıyor. Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin aksine Fransa’nın büyük şehirlerinin sokaklarında bazı kesimleri hiç de memnun etmeyen, hatta Avrupa Birliği’nin Orta ve Doğu Avrupa’ya genişlemesinin ardından bireylerin serbest dolaşımı önündeki engellerin kalkmasıyla birlikte, “rahatsız edici” düzeye varan görüntüler oluşmaya başlamış durumda. Fransız İçişleri Bakanlığı ülkede 20 binden fazla fahişenin çalıştığını tahmin ediyor. Bunların yüzde 90’ının yabancı uyruklu olduğu ve Doğu Avrupa, Balkanlar ve Afrika’dan geldiği belirtiliyor.
Nicolas Sarkozy’nin İçişleri Bakanı olduğu 2003 yılında fuhuşla mücadele adına çıkarılan ve fuhuşu “sokakta askıntılık” olarak tanımlayan uygulamanın işe yaramadığı bugün herkes tarafından kabul görmekte. Fuhuşa karşı yeni bir yasa çıkarılması halinde pratikte hiçbir işe yaramayan bu uygulamadan vazgeçileceği söylenmekte. Ancak fuhuşu kaldırmak isteyen Fransız hükümetinin önünde, fahişeler ve onları sömürenler dışında fahişelerin müşterilerine nasıl davranılacağı sorunsalı da bulunuyor. Kimi çevreler para karşılığı fahişelerle beraber olanların da cezalandırılmasını isterken, kimileri böyle bir uygulamanın “tehlikeli” olacağını ve fuhuşu kontrol edilemeyecek biçimde yeraltına sürükleyeceğini savunuyor.

Fransa’daki tartışmayı zor kılan nedenlerden biri de Avrupa genelinde bu alanda müşterek bir standardın olmaması. İsveç ve Norveç gibi İskandinav ülkelerinde fuhuş yasak olmamakla birlikte, fahişeler “kurban” olarak görülüyor ve müşterileri cezalandırılıyor. İtalya ve İngiltere, Fransa gibi fuhuşu “sokakta askıntılık” olarak gören uygulamalara sahip. Fuhuş Almanya’da 2002 yılından bu yana serbest. Cinsellik konusunda liberal kimliğiyle tanınan Hollanda ise fahişelere hukuksal statü tanıyan tek Avrupa ülkesi olma unvanına sahip.

25 Haziran 2012 Pazartesi

Lady Gaga'nın 'Meşhur' Parfümü

 Müzik ve şov sahnelerinin son yıllardaki en çılgın isimlerinden biri olan Lady Gaga'nın parfüm çıkaracağı son zamanlarda sıklıkla konuşuldu. İşte şimdi bu parfümün detayları ortaya çıktı ve 'Fame' kendisini bizlere gösterdi! Şişesini müzisyenin yakın bir arkadaşı da olan ünlü moda fotoğrafçısı Nick Knight'ın tasarladığı parfümün notaları arasında ise orkide, kayısı, safran ve bal özü gibi aromalar yer alıyor. Ya da şişede kendi anlatımıyla: ''Belladonna'nın gözyaşları, kalbi kırık bir kaplan orkidesi, tütsü kokusunun siyah damarıyla birlikte, kayısı ve ona eşlik eden safran ve bal damlası esansları…"





16 Haziran 2012 Cumartesi

Kapri pantolonlar nasıl giyilmeli?


Bu sezonun en gözde trendlerinden bir diğeri de kapri pantolonlar. Her ne kadar kapri pantolonlar rahatlıklarıyla bilinseler de, rahatlıkla şıklığı buluşturmak sizin elinizde. Kumaş bir kapri pantolonu gömlek, ceket ve hafif topuklu ayakkabılarla ya da şık bir tunikle kombinleyerek son derece şık bir görünüm elde edebilirsiniz. Biz de sezon trendlerini takip eden, stil sahibi kadınlara özel, kapri pantolon giyerken dikkat edilmesi gereken noktaları derledik!



Pantolonun Uzunluğuna Dikkat Edin 
Kapri pantolonların birçok boy alternatifi bulunuyor. Ancak siz, bedeninize en çok yakışan modeli tercih etmelisiniz. Genellikle baldırınızın ortasında biten ve çok bol olmayan modeller en risksiz olan modellerdir.

Düz Modelleri Tercih Edin
Düz kesim kapri modelleri her zaman daha risksizdir. özellikle pilili modellerden uzak durmaya çalışın. Ayrıca iri desenler sizi olduğunuzdan çok daha fazla kilolu göstereceği için düz renkli kapri modellerini tercih etmeniz çok daha doğru olacaktır.

Ayakkabı Seçerken 
Kapri pantolonunuzla kombinleyeceğiniz ayakkabı modeli de oldukça önemli. Geniş kapri modelleri dolgu topuklu ayakkabılarla kombinleyebilirsiniz. Eğer dar bir kapri modeli tercih ettiyseniz hafif topuklu ayakkabı modelleri çok daha doğru bir seçim olacaktır.

Durumdan Faydalanın
Kapri pantolon giyiyorsanız ilgi odağı tamamen bacaklarınızın alt kısmına ve ayaklarınıza kayacaktır. Dolayısı ile öncelikle bacaklarınızın ve ayaklarınızın bakımlı olmasına özen göstermelisiniz. Bunun yanı sıra ayak bileğinize takacağınız bir halhal ya da ayağınıza giyeceğiniz egzotik desenlerde bir ayakkabı ile çok daha etkileyici bir görünüm yaratabilirsiniz.

Kaynak: womenist

1 Haziran 2012 Cuma

Çanta tercihi nasıl olmalı?


Çanta modası geçmeyen tek ve bedensiz bir şeydir. İster evrak koyarsın ister süs olarak kullanırsın. Çanta trendleri  geçse de çantanın modası hiç geçmez. Çanta bir kadın için olmazsa olmazdır.

Çanta seçerken, en önemli unsur çantanın ne amaçla aldığıdır. Eğer iş amaçlı bir çanta seçeceksek evrak diz üstü bilgisayarımız ve dosya koymak için ayrı bölümleri olmalı. Hem eşyalarımızı yıpratmamalı hem rahat kullanışı olmalı. Sportif kullanım amaçlı bir çanta seçmek istersek, hafta sonuna  yönelik ise, o zaman tarz daha farklı olacaktır. Zevkimize göre bir seçim yapabiliriz.


Çanta Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Çanta seçerken vücut yapımız da çok önemlidir. Vücut ölçülerine göre çanta seçimi yapmalıyız. İri bir yapıya sahip bayanlar tercihen daha dolgun ve uzun saplı çantalar tercih  etmeli. Daha minyon bayanlar ise hafif çantaları tercih eder. Zincirin kullanılmaması hafiflik sağlar. Amaca uygunluk, vücut yapısına uygunluk ve gardroba  göre seçim yapılmalıdır.

Kare ve dikdörtgen çantaların kullanımı daha zor olacaktır. Günlük kıyafetler ve yazlık kıyafetler giyildiğinde antilop tarzı çantalar seçilmemeli. Teri ve rengi geçireceği için kullanımı sağlıklı değildir. Çanta kalitesi ile  bunun ilgisi yoktur. Hem yaz hem kışın kullanacakları çanta modeli ise rahat edebilmeleri için uzun saplı ve askılı çantalar tercih edilmelidir. Özellikle kışın mont ile birlikte giyilse bile omuzlarından geçecek çantalar tercih edilmelidir.

Spor giyinenler de aksesuarı çok abartılı olmayan çantalar tercih edilmelidir. Çok büyük boyutlar yerine çok kullanım alanı olan çantalar tercihen kullanım için daha iyidir. Sırt çanta olarak hafif tarzı yansıtacak çantalar ideadır. En önemlisi  ise kıyafete uyum sağlamasıdır.

Karar vermeden önce mümkün olduğunca çok seçeneğe göz at. Dene, ayna karşısında nasıl durduğuna bak. Ayrıca bir sonraki sezonda demode olabilecek trend modellere de fazla kapılma. Dikkat etmen gereken en önemli noktalardan biri de çantanın vücut ölçülerinle orantılı olması. Eğer kısa boylu ve minyon bir tipsen, bavul tipi çantalardan uzak dur. Senin için dikdörtgen el çantaları daha uygun olacaktır. Eğer vücut şeklin yuvarlak hatlıysa çantanın sap uzunluğu çok önemli. Çünkü basende biten bir çanta, kalçalarının daha geniş görünmesine sebep olabilir. Eğer kilolu bir kızsan, küçük çantalardan ve kola asılan uzun saplı çantalardan uzak durmalısın.


Çanta Nasıl Taşınmalı?

Çanta taşırken vücudun belli bölgelerine daha fazla yük binebilir ve bu durum omuz/sırt problemlerine yol açabilir. Çantanı uzun süre aynı omuzda taşıma. Bu, kasların yanlış çalışmasına ve omurgada eğriliğe sebep olabilir. El çantası kullanıyorsan, çantanın ağırlığının vücut ağırlığının yüzde 10 unu geçmemesi gerektiğini unutma. Çantanın sapı uzunsa, çapraz takmayı deneyebilirsin. Bu, omurgaya binen yükü azaltacaktır

Çantanızın içinde aradıklarınızı kolayca bulabilmek için organize edin. Makyaj malzemelerinizi küçük bir çantada, ajanda, kalemlerinizi küçük bir çantada saklayın. Böylece cep telefonunuz çaldığında kapanana kadar aramayıp kolayca bulabilirsiniz.

24 Mart 2012 Cumartesi

Renk terapisi ile pozitif enerji yayın

 Trendlerle paralel ama kendi hayal gücünü yansıttığı tasarımlarla her sezon modaya yön veren ELLE, 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu ile de ayakkabı tutkunlarını çok mutlu edecek.

Seçkin çizgisi ile tarz sahibi, çalışan modern kadının tercihi olan ELLE, sıcak renklerle donattığı yeni koleksiyonu ile pozitif enerjinizi artıracak. Turuncu, nar çiçeği ve sarı gibi canlı tonlarla renk terapisi uygulayan ELLE, bir yandan enerji verirken diğer yandan da kobalt mavi ve yeşille iç dengenizi kurmanıza yardımcı olacak.


Tasarımlardaki pudra ve buz beyazı ise içinizdeki romantizmi ortaya çıkarmanızı sağlayacak. Her dönemin vazgeçilmezi siyah ve beyaz tezatlığı ise ruh halinizin iki ayrı ucunu yansıtacak.

ELLE'in 2012 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu ile espadril 70'lerdeki günlerine geri dönüyor. Geçtiğimiz yıl vitrinlerde görmeye başladığımız keten espadriller bu yazın gözdesi olacak. Çiçek desenleri de popülerliğini koruyor. Çiçekli nubuklar, süetler, neon renkleri göz alan ruganlar, yılan ve krokodil baskılı modeller, yumuşak deriler ELLE ruhunu taşıyor.

Deniz havasını karaya taşıyan marin çizgiler, rahat ve şık giyim sağlayan dolgu topuklar, platformlu govalar yeni koleksiyonda öne çıkıyor.

ELLE tasarımlarında önemli bir yeri olan oxfordlar, değişik renklerdeki tasarımlarıyla yine rahatlık arayanların seçimi olacak. Erkeklerde ise mokasen tam anlamıyla altın yazını yaşayacak.

29 Ekim 2011 Cumartesi

Samsung'dan akıllı kadınlar için akıllı buzdolabı



Tüketici elektroniği ve elektrikli ev aletleri üreticisi Samsung, Türk kadının ihtiyaçlarını göz önüne alarak tasarlayıp, ürettiği yeni model buzdolabını başta Ortadoğu ve Doğu Avrupa olmak üzere 15 ülkede satacak. Samsung Türkiye Başkanı Sung Yong Hong, Samsung’un ilk kez bir ülkenin tüketicilerinin ihtiyaçlarına göre model geliştirdiğini belirterek, “Türk kadınları evlerine, mutfaklarına çok düşkünler. Türkiye beyaz eşya pazarında ciddi potansiyele sahip. Bu pazardan pay alabilmek için özelliklerini Türk kadınlarının belirlediği bir buzdolabı geliştirdik. Ortaya çıkan ürün çok beğenildi, şimdi bunu tüm dünya pazarında satışa sunuyoruz” dedi.


Akıllı buzdolabının tasarım ve üretiminde Türk kadınının eğilimlerinin göz önüne alınmasını, ‘Türkiye’nin Samsung için önemini gösteriyor’ şeklinde değerlendiren Hong şunları söyledi: “Türkiye beyaz eşyada Avrupa’nın 6’ıncı büyük pazarı. Hane sayısı Avrupa ortalamasının altında, her yıl yeni evli çiftlerin sayısı artıyor. Üstelik nüfusu çok genç, gelir düzeyi yükseliyor. Buradan ihracat olanakları da düşünüldüğünde Samsung’un genel merkezinde Türkiye’ye yatırım ciddi olarak planlanıyor. Türkiye’ye yatırım düşünme aşamasını geçti, planlama aşamasında. Yatırım konusunda hükümetle gerekli temaslar kuruldu. Hangi ürün için, nerede, nasıl ve ne kadar büyüklükte bir yatırım yapılacak, bu araştırılıyor. Yatırım için bir yıl içinde düğmeye basılır.”

Enerji ve tıbbi cihaz
Samsung Grubu’nun elektronik ve beyaz eşyanın yanı sıra enerjiden, sağlık alanına birçok farklı sektörde faaliyetleri bulunduğunu hatırlatan Hong, “Türiye’de ilk etapta enerji ve tıbbi cihaz üretimi konusunda adım atılabilir. Etüdler devam ediyor. İlk olarak hangi üretim alanı ile başlamak gerektiğine bakılıyor. Ancak şunu söyleyebilirim, Samsung bir ülkede sadece bir ürünün üretimini yapmıyor. Genellikle bir ürünle başlayıp daha sonra bunu çeşitlendiriyor. Türkiye’de de öye olacktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Samsung olarak Türkiye’de buzdolabında yüzde 6, çamaşır makinesinde yüzde 8 pazar payına sahip olduklarını belirten Hong, “2012 sonunda beyaz eşyada yüzde 10 pazar payı ile ilk üç arasında yer almayı hedefliyoruz. Bunun için Türkiye çapında yaygınlığımızı artırıyoruz. Ağırlıklı olarak alışveriş merkezlerinde olan Samsung Shop’ların sayısı 110’u buldu. Ayrıca karma bayilerle Türkiye’nin her yerinde ürünlerimizi bulmak mümkün. Bir yere gitmeden önce satış sonrası hizmetleri götürüyoruz. Teknoloji marketlerin yaygınlaşması ile tüketicinin her ürüne istediği noktada ulaşması mümkün” dedi.

Buzdolabı içinde değişiklik yaptık
SAMSUNG Türkiye Beyaz Eşya Pazarlama Müdürü Özlem Koçdar, Türk kadınlarına yönelik 2010’da yapılan pazar araştırmasından elde edilen sonuçlara göre üretilen ‘Smart Freezer’ın gelişim sürecini ve özelliklerini şöyle anlattı: “Türkiye’de erkekleri ve gençleri yeni teknoloji için tavlamak kolay. Ancak Türk kadınları evlerine ve özellikle mutfağa çok önem veriyor. O nedenle Türk kadınlarının buzdolabında ne aradıklarını ortaya çıkaran bir araştırma yaptık. Gördük ki kadınlar buzluktan çok dolabı seviyor. Daha büyük bir buzdolabı istiyor ancak buna mutfakta ayrılan yer 70 santimetre ile sınırlı. Buzdolabı boyutlarını standartlara uygun tutup içinde bazı değişikliklerle kullanım alanını genişlettik. Ortaya buzluk ve buzdolabının büyüklüğüne kadınların karar verebileceği bir model çıktı. Smart Freezer’da buzluk bölümü tek düğmeyle buzdolabı bölümüne eklenebiliyor. Buzdolabı tek tuşla komple soğutucuya dönüşebiliyor. Böylelikle yüzde 20 enerji tasarrufu sağlamak da mümkün. Üründe bulunan “Hemen Soğutma” bölümüne buzdolabının sistemine zarar vermeden istenilen sıcaklıkta yemek konabiliyor ve soğuması sağlanıyor.”

Evde kimse yokken temizlik yapan ‘robot süpürge’
SAMSUNG’un Türkiye’de satışa sunduğu robot süpürge Navibot ile ilgili de bilgi veren Sung Yong Hong, “Cihazın, navigasyon programının arkasında beyin görevi gören iki CPU kontrol yongası var. Bunlar NaviBot’un evi gördükten sonra hatırlamasını, objelerin ve şarj yuvasının yerini öğrenmesini sağlıyor. Küçük entegre kamera, odanın saniyede 30 fotoğrafını çekiyor. NaviBot en hızlı ve en güvenli güzergâhı hesapladıktan sonra evi temizliyor. Eğer şarjı yeterli değilse, şarj yuvasına dönüyor. Navibot evsahibinin programladığı saatte evde kimse olmasa bile yerinden çıkıp gidip evi kendi kendine süpürüp yine yerine geçebiliyor.”

Yüzde 25 pazar payı hedefliyor
SAMSUNG Türkiye Direktörü Lemi Paksoy, “Türkiye’de yılda ortalama 1.5-1.6 milyon buzdolabı satılıyor. Fiyatı 1.650 ile 2 bin 650 TL arasında değişen Smart Freezer serisi çok kısa bir süredir pazarda olmasına rağmen yoğun ilgi gördü. Kayra adını verdiğimiz bu seriden yılda 100 bin adet satmayı planlıyoruz. Hedefimiz 2 yıl içinde yüzde 25 pazar payı yakalamak” diye konuştu.