genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2012 Cuma

İşte RTÜK'ün kara listesi


RTÜK Uzmanı Fatih Yalçın, şiddet içeren ve gençleri şiddete teşvik eden fillmlerden oluşan "kara liste" hazırladı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ( RTÜK ), televizyonlara şiddet içerikli yayınlar ve filmler için birbiri ardına ceza yağdırırken, RTÜK Uzmanı Fatih Yalçın tarafından şiddet içeren ve gençleri şiddete teşvik eden filmlerden oluşan, “kara liste” hazırlandı. Yalçın’ın, “uzmanlık tezi” olarak hazırladığı 167 sayfalık raporda, yerli ve yabancı hangi filmlerin şiddet içerdiği ve izleyenleri bu yönüyle olumsuz etkilediği anlatıldı. Buna göre, yabancı filmler arasında listebaşını ünlü yönetmen Oliver Stone’un yönettiği “Katil Doğanlar” adlı film aldı.

Listede yerli yapımlar arasında da ilk sırayı Kurtlar Vadisi aldı. Çizgi filmlerin de nasibini aldığı listede “şiddete teşvik ettiği” vurgulanan başlıca ünlü çizgi filmler, “Power Rangers, Ninja Kaplumbağalar, Batman , He-Man, Pokemon” şeklinde sıralandı.



TV’lerde çocukların izleyeceği saatlerde yayınlanan yapımların yüzde 30’u aşan oranda “şiddet içerdiğinin” aktarıldığı raporda, şu çarpıcı değerlendirmelerde bulunuldu:

- Rezervuar Köpekleri, Licence to Kill, Katil Doğanlar gibi filmleri izleyen çok sayıda genç, şiddet ve suç olaylarına karışmışlardır. Hiç şüphesiz ki bu filmlerin, izleyen herkeste aynı etkiyi yaratacağını söylemek zordur. Ancak bu filmlerden etkilenenlerin gerçekleştirdiği ya da karıştığı şiddet olayları da azımsanmayacak ölçüdedir. Bu filmler doğrudan şiddete sebep olmasa bile, şiddet gerçekleştirme şekilleri hakkında ilham verdikleri kesindir. Bugün bu film ve dizilerdeki şiddet görüntüleri kanıksanmış görünmektedir. Televizyonlarda her geçen gün daha çok şiddet görüntüsü yer almakta; bunu kanıksayan izleyici de daha çok şiddet talep etmektedir. Ülkemizde çok izlenen televizyon kanallarının prime time kuşağını Kurtlar Vadisi, Tek Türkiye , Güz Gülleri, Behzat Ç ., Arka Sokaklar, Adanalı, Ezel, Kollama gibi şiddet içeriği yoğun dizilerin işgal ettiği görülmektedir.

- Power Rangers, Ninja Kaplumbağalar, Batman, He-Man, Pokemon gibi dünyanın pek çok ülkesinde gösterilen Japon çizgi filmlerinde ana unsur hep şiddettir. Çizgi filmlerdeki sempatik, iyi kalpli, güçlü, sihirli güçleri olan ana karakterler, genellikle kurbanı oynamakta ve her haksızlığa uğradıklarında şiddeti problem çözme yöntemi olarak kullanmaktadır. Böylelikle şiddet, çocuklara tek problem çözme yöntemi olarak sunulmaktadır.

- Ülkemizde meydana gelen bir olay, çocukların çizgi filmlerden ne denli etkilenebileceklerini göstermesi açısından manidardır. 20 Ekim 2000 tarihli bir gezetede yer alan haberde, Pokemon çizgi filmine özenen çocuğun durumu şu sekilde aktarılmaktadır: “Pokemon Gibi Atladı. Tüm dünya çocuklarının bir numaralı çizgi filmi Pokemon, Mersin’de faciaya neden oluyordu. Mezitli beldesinde yaşayan, Ağırbaş ailesinin 4 yaşındaki oğlu Ferhat, Pokemon çizgi filmindeki kahramanlara özenerek uçmayı denedi. Oturduğu apartmanın 7. katından atlayan Ferhat’ın yalnızca sol ayağı kırıldı.”

BEHZAT Ç . ŞİDDET İÇERİĞİ YOĞUN DİZİLER ARASINDA GÖSTERİLDİ
Çocuğu agresif hale getiriyor. Raporda, araştırmalara da yer verilerek, şiddet içeren yapımların çocuklar üzerindeki etkileri de sıralandı. Bu olumsuz etkilerden bazıları şöyle:

- Çocuklar, ağrıya ve şiddete daha az duyarlı hale gelmektedirler.
- Çocukların empati yapma becerileri azalmaktadır.
- Çocuklar, kendilerini sarmalayan dünyanın korku dolu olduğuna inanmaktadır.
- Çocuklar, birbirlerine şiddet uygulayabilmekte, daha agresif davranabilmektedir.
- Şiddet programları izleyen çocuklar, yardım istendiğinde daha yavaş davranmaktadır.
- Kendisinden küçük çocuklara ve arkadaşlarına şiddet uygulayabilmektedirler.
- Oyun oynarken daha tahrip edici ve yıkıcı davranışlarda bulunabilmekte, oyunun kurallarına uymamakta, oyunda daha sabırsız davranabilmekte ve erken ayrılabilmektedir.

Kaynak: Radikal

31 Ocak 2012 Salı

Alkolsüz bira, alkolün ilk adımı

Alkolsüz birada binde 26 oranında alkol bulunuyor
Alkolsüz olduğu iddia edilen biranın Çanakkale Gıda Kontrol Laboratuvarı'ndaki incelemesi tamamlandı. Hazırlanan rapor, reklamlardaki 'alkolsüz' ifadesinin gerçek dışı olduğunu ortaya koydu. Üründe binde 26 oranında alkol tespit edildi. Psikiyatri Profesörü Nevzat Tarhan, olayın bir başka boyutuna dikkat çekerek "Sigara nasıl esrara kapı açıyor. Bu biralar da alkol bağımlılığına kapı aralıyor." dedi.
Tüketici Hakları Genel Başkanı Ömer Keser ise bu ürünün piyasadan toplatılması gerektiğini söyledi.
Gazete sayfaları bira, rakı ve alkollü içki reklamlarıyla dolu. Vatandaşlar, alkol tüketmeye çağrılıyor. Bazı bira reklamlarındaki 'alkolsüz' ifadesi dikkat çekici. Kırklareli Üniversitesi öğretim görevlisi ve Yeşilay Kırklareli temsilcisi Ali Karakoç, işte bu ürünlerde alkol olup olmadığının tespiti için geçtiğimiz aylarda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı Çanakkale Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nün kapısını çalıyor. Alkolsüz olduğu ileri sürülen biranın incelenmesini talep ediyor. Laboratuvarda yapılan inceleme geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Hazırlanan rapor, reklamlardaki 'alkolsüz' ifadesinin tamamen gerçek dışı olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, söz konusu üründe binde 26 oranında alkol bulunuyor.
Ali Karakoç, biradaki alkolün vakumla azaltılması sonucu 'sözde' alkolsüz bira üretildiğini anlatıyor. Karakoç, "Tadı normal bira tadına çok benzediği için, normal biraya ve alkole başlamayı kolaylaştırıyor. Çocukları ve gençleri alkol ile tanıştırmanın en masum yolu olarak bulunmuş, daha önce de birkaç kere denenmiş bir yöntem. 2008 yılı 'Türkiye Ergen Profili Araştırması' verilerine göre alkolü ilk deneme ve kullanma yaşı ağırlıklı olarak 12-17 yaş aralığında gerçekleşiyor. Bu yaş grubundaki gençlerin yüzde 11'i yılda bir-iki kez de olsa alkol kullanıyor. 'Alkolsüz' denilen bira da bu süreci hızlandıracak." diyor. İngiltere'de 18 yaşından küçükler için açılan alkolsüz bira satan birahanelere giden gençlerin hepsinin, 18 yaşına girerken alkollü birahanelerin ve meyhanelerin en sadık müşterileri olduğunu anlatıyor.
Kimya Profesörü Mustafa Nutku ise, "Oranı önemli değil, çocuklarımıza alkol 'alkolsüz' diye satılıyor." ifadesini kullanıyor. Nutku, alkolsüz bira adıyla vatandaşın aldatıldığını kaydediyor. İçeceklerde binde 5 alkolü normal gösteren Türk Standartları Enstitüsü'nün mevzuatının değiştirilmesi gerektiğini anlatıyor.
Psikiyatri Profesörü Nevzat Tarhan ise olayın bir başka boyutuna dikkat çekiyor. Tarhan, "Sigara nasıl esrara kapı açıyor. Bu biralar da alkol bağımlılığına kapı aralıyor. Önlem alınmalı. Ürünlerin üzerine 'alkole başlamada ilk adım olabilir' yazılmalı." şeklinde konuşuyor. Tüketici Hakları Merkezi Genel Başkanı Ömer Keser, alkollü biranın 'alkolsüz' diye satılmasının tüketiciyi aldatma olduğunu belirtiyor. "Bu biralar piyasadan toplatılmalı." diyor.

DİYANET: ALKOLSÜZ BİRA OLMAZ
Diyanet İşleri Başkanlığı ise biranın alkolsüzünün olmayacağını belirtiyor. İçmenin caiz olmadığı aktarılıyor. Diyanet'in Alo Fetva Hattı, "Bu ürünlere dışarıdan alkol enjekte edildiği ve doğal meyveler gibi kendi kendine olmadığı için oranı önemli değil. Bu alkoldür ve caiz değildir." diyor. Biranın, alkolsüz olmayacağını belirten Diyanet, "Alkolsüz bira reklam amaçlıdır. İnsanları biraya alıştırmanın çalışmasıdır. Dinen caiz değildir." bilgisini veriyor.

İlköğretimde alkol kullanım oranı yüzde 15,4
Türkiye'de alkole başlama yaşı 11'e kadar düştü. 15 yaş üzeri kişi başı saf alkol tüketimi 1-1,29 litre olmakla birlikte, ilköğretim öğrencileri arasında alkol kullananların oranı yüzde 15,4. Ortaöğretimde yaşamı boyunca en az bir kez alkol kullananların oranı yüzde 45-50, son bir ayda en az bir defa alkollü içki içme oranı yüzde 16,5, (erkeklerde yüzde 31,5 ve kızlarda yüzde 10,6). Üniversite öğrencilerinde alkol kullanım yaygınlığı ise yüzde 43,0-53,9 ve hâlen içenlerin oranı yüzde 22,9.

Meyve sularıyla aynı rafta
Türkiye'de marketlerde alkollü biraların raflarına konulmayan bu ürünler, meyve suyu, meşrubat gibi gıda maddeleri ile aynı rafta satılıyor. Anne-babalar ise bu duruma karşı tepkili. Antalya'da oturan Resul Karakaya, 11 yaşındaki çocuğunun ne olduğunu merak ettiği için bir süpermarketten alkolsüz bira aldığını ancak içmediğini belirtiyor. Karakaya, "Market sorumlusu, alkolsüz bira olduğunu iddia etse de bu iddiasını destekleyecek bilgiye sahip değil. (Bir çocuğa nasıl bira satışı yapabilirsiniz) diye sorduğumda, bunun yasalara uygun olduğunu söylüyor. Bira firması yetkilisi, biranın içinde alkol olmadığını ve çocuklara satılabileceğini iddia ediyor." diyor.