doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Eylül 2012 Pazar
'Doktor dede' mesleğinin zirvesinde
Hüseyin Bağcı, namı kulaktan kulağa yayılan bir hekim. Uzmanlık alanı fizik tedavi ve romatoloji. Askerî hastaneden 1980 yılında emekli olmuş ama meslekten olamamış. 80 yaşındaki Bağcı, hastalarının yoğun isteği sebebiyle çalışmaya devam ediyor.
Metro inşaatı yüzünden Üsküdar sahilinde trafik de, insanların zihinleri de pek bir karışık. İşte bu karmaşık meydanda Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri'nin kabrine giden sokakların birinde, soldan ikinci eski binada bulunuyor 31 yıllık muayenehanesi. Giriş kattaki dairenin eski kapısı açılınca zaman tüneline giriyor gibi oluyorsunuz. Kapıyı ak sakallı bir dede açıyor. Çoğu kimse gibi "Doktor bey burada değil mi?" diye sormak geliyor içinizden. Ama biliyorsunuz ki 'doktor bey' 80 yaşında bir delikanlı. Selam verirken, tokalaşmak mı gerekir yoksa elini öpmek mi diye tereddütte kalıyor foto muhabirimiz. Çıkarken tokalaşmak için uzanan o pamuk elleri zorla da olsa öpüyor zaten. Koridorda 70'lerden kalma kanepeler, duvarın birinde yine o yılların modası manzara resimli bir duvar kâğıdı. Sehpanın üzerinde deste deste 30 yıl öncesinin Hayat mecmuaları.
Uzman Doktor Hüseyin Bağcı'nın 1980'den beri aynı binada olan muayenehanesindeyiz. GATA'dan emekli. Askerî hekim yani. 3 cumhurbaşkanı, çok sayıda başbakan tedavi etmiş. 1959'da uzmanlığını aldığından beri bilfiil çalışıyor. Bağcı, "Devre arkadaşlarım arasında başka çalışan yok. Birkaç kez bırakmayı denedim ama hastalarım müsaade etmiyor." diyor. Oldukça dinç. Zaten kalp doktoru da muayenehanesini görmeye geldiğinde; "Hocam siz çalışmayı bırakmayın. Çalışmak size iyi geliyor." demiş.
"Kızım da emekli olsun, muayenehanede beraber çalışacağız"
Eskisi kadar yoğun çalışmıyor, mesaisini azaltmış. Sabah saat 7'de açıyor, öğlen 12'de kapatıyor. Kadıköy'deki evinden Üsküdar'daki muayenehanesine otobüsle gidip geliyor. Bu sırada odaları dolaşıyoruz. İki ayrı tedavi odası var, birinde erkek hastalar, diğerinde kadın hastalar tedavi ediliyor. Her şey en az 30 yıllık ve her yer darmadağınık. Cihazları dikkatle incelediğimizi görünce, Amerikan ekolünü benimsediğini söylüyor. "Literatürü takip ediyor musunuz? Tıp sürekli yenileniyor, değişiyor..." deyince cevabı şöyle oluyor: "Tabiî ki okuyorum. Nerede ne gelişme oldu haberdarım hepsinden." Sonra öğreniyoruz ki doktor dedenin kızı da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde aynı branşta hocaymış, damadı da. Kızının emekli olmasını bekliyormuş. Muayenehanede beraber çalışacaklarmış. "Doktor dede" bir tek Ramazanları çalışmıyor. Hem sağlığı için hem de zaten Ramazanlarını çoğunlukla Kâbe'de geçiriyor olmasından dolayı. Askerî hekimlik yaptığı dönemlerde de dinî vecibelerini yerine getirirmiş. Devre arkadaşları içinde çalışan bir tek o varmış. Onlarla da Fenerbahçe Orduevi'nde sık sık bir araya gelirmiş. Bağcı'ya göre hekimlikte emeklilik olmaz.
Doktor dede, 80 yaşında hâlâ hasta tedavi ediyor olmasını düzenli yaşantısına bağlıyor. Talebelik yıllarından beri çalışma saatlerine, uyku düzenine ve yemeklerine dikkat edermiş. Onun güven veren nurlu yüzünü, diplomalarını görüp, keyifli sohbetini dinleyende ne bel ne de boyun ağrısı kalır. Doktor dede, yürekten bir 'maşallah'ı hak ediyor.
Askerî hastanelerdeki doktor albaylar benim talebelerimin talebesi
Uzman Doktor Hüseyin Bağcı, askerî hastaneden baş hekim olarak emekli olmuş. Bağcı diyor ki: "Şu anda askerî hastanelerdeki doktor albaylar benim talebelerimin talebeleri. Talebelerim de benim gibi emekli oldular. Tarifsiz bir şey bu benim için."
Kaynak: Zaman
8 Temmuz 2012 Pazar
Mehmet Öz'den sağlıklı yaşamın formülü
GÜNDE 10 BİN ADIM: Fazladan oturduğunuz her saat ömrünüzün yüzde 11'i eksiliyor. Haftada 5 gün, 30 ila 60 dakika yürümek kalp hastalığı riskini yüzde 40 azaltıyor. Herkesin günde 10 bin adım atması gerekli. Çocuklarımızın da aynı şekilde 10 bin adım atmasını sağlamalıyız. Ben hava güzel olunca bilgisayara yasak koyuyorum. Mutlaka dışarıda olmasını sağlıyorum.
GÜNEŞ ALTINDA 15 DAKİKA: Krom kilo vermenize yardım eden bir madde, şeker hastalığının sınırında olanlar için çok önemli. Tahıllı ekmekte var, sakatatların içinde, karaciğer ve böbrekte, ayrıca fındıkta bulunuyor. Ancak yediklerimizle vücudun ihtiyacı olan kromu almak çok zor. Bu nedenle takviye öneriyorum. Multivitaminlerin içinde olmasına dikkat edin, bazılarında var bazılarında yok.
GÜNEŞ KREMİ SÜRMEM: Yaşlanmaya karşı güneş korucuyu yalnızca yüzüme ve ellerime sürüyorum. Güneş koruyucular nedeniyle D vitamini alamıyoruz. Denize uzun kollu ince bir gömlekle giriyorum. Güneş altında 15 dakika kalıyorum. Yaşlanmaya neden olan yerlerime güneş koruyucusu sürüyorum, o kadar.
AVUKAT ORDUM VAR: Ben hiç mal satmıyorum. Beni referans gösteren şirketlere dünyanın her yerinde dava açtım. Benim ismim varsa o ilaca güvenmeyin. Altı yıldır savaş veriyorum, yüz binlerce dolar harcadım ama merdiven altında üretim yapan bu şirketler mantar gibi türüyor. Yeni kullanacağınız ilacı asla internetten almayın.
ZAYIFLAMA KOÇUNUZ OLSUN: Yanınıza bir arkadaş seçin çünkü araştırmalar, kilo kaybeden ve uzun vadede bu kilosunu koruyan kişilerin grup olarak kilo kaybedenler olduğunu gösteriyor.
DAHA FAZLA UYUYUN: Herkesin günde en az 30 dakika daha fazla uyumasını istiyorum. Ben her akşam 22.00'de yatarım ve 05.30'da kalkarım. Aralıksız uyurum, tuvalete kalkıyorsam bile ışık yakmamaya özen gösteririm.
KİLO VERDİREN KAHVALTI: Ben de mutfağa girerim, özellikle balığı çok iyi yaparım. Türkiye'deki balığın tadı hiçbir yerde yok. Her zaman yaptığınız kahvaltı yerine güne bu metabolizma hızlandırıcı karışımla başlayın. Bu karışımı içerek sabahtan itibaren yağ yakabilirsiniz: Yarım bardak az yağlı süzme yoğurt, 1 muz, yarım bardak çilek, bir tutam Hindistan cevizi, keten tohumu ve bir tutam yeşil çay tozunu karıştırın.
KİLO ALDIRAN 5 ÖNEMLİ SEBEP
1. Diyet gazlı içecek tüketmek. Onun yerine maden suyuna limon ekleyerek için.
2. Çok fazla kalori azaltmak. Normal kaloriye döndüğünüzde çok hızlı kilo alırsınız.
3. Makarnaların üzerine sos eklemek. Doğrusu makarnanın üzerine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ve tuz eklemektir.
4. Akşamları fazla yemek. Aslında size kilo aldıran yemek saatiniz değil, alınan kalori miktarındaki yanlıştır.
5. Yağı azaltılmış gıdaları tüketmek. Tat vermek için içine eklenen katkı maddeleri daha çok şişmanlatır.
SAĞLIKLA İLGİLİ 7 KRİTİK HATA
1. Esneme hareketleri yapmamak: Kalp krizi riskini önler.
2. Kahvaltıyı ihmal etmek: Günün en önemli öğünüdür.
3. Geç kalma stresi: Yüksek tansiyona neden olur.
4. Bilinçsizce yemek: Öğleden sonra 3 atıştırmasından vazgeçin.
5. Çok fazla oturmak: Oturduğunuz süreye 30 dakikalık hareket ekleyin.
6. Aile ve arkadaşlıklardan kopmak: En büyük stres kaynağı.
7. Düzenli uyumamak: Diyabet hastalığına eşdeğer.
Kaynak: Sabah
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

