yasak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yasak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2017 Salı

Market ve mağazalarda naylon poşet devri bitiyor


Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, Atık Yönetmeliği kapsamında naylon poşetlerin marketlerde ve mağazalarda 1 Ocak 2018'den itibaren yasaklanacağını belirterek, "Alışverişlerde müşterilerimizi file, bez torba kullanımına yönlendireceğiz." dedi.

Altunbilek, doğada çözülmesi yüzyıllar süren, hem milletin geleceğini hem insan sağlığını tehdit eden naylon poşet kullanımının satış noktalarında ücretli olması yönünde yasal düzenlemenin 2018'in başında hayata geçeceğini kaydederek, bu konudaki düzenlemenin ABD ve birçok Avrupa ülkesinde başarıyla uygulandığını vurguladı.

28 Ağustos 2014 Perşembe

Elektrik süpürgesinin satışına yasak geliyor

AB, gücü 1600 watt üzerindeki elektrik süpürgelerinin satışını yasaklıyor. Enerji tüketimi politikaları kapsamında 2020 için yüzde 20'lik, 2030 için ise yüzde 30'luk tasarruf hedefi koyan Avrupa Birliği (AB), 1 Eylül'den itibaren gücü 1600 watt üzerinde olan elektrik süpürgelerinin satışını yasaklıyor.

AB'nin aldığı karar çerçevesinde 2017'den itibaren elektrik süpürgelerinin gücü 900 watt seviyesini aşamayacak.

Piyasadaki elektrik süpürgelerinin ortalama gücünün 1800 watt seviyesinde olduğu bir ortamda devreye girecek önleme yönelik eleştirilere şimdiden rastlamak mümkün. En sık karşılaşılan eleştiriyi, "tüketicilerin aynı sonuca ulaşmak için elektrik süpürgesini 3 kat daha fazla kullanmak zorunda kalacak olması" oluşturuyor. Önlemi yerinde bulanlar ise "elektrik süpürgelerinin gücünün düşürülmesinin emiş gücünün olumsuz etkileneceği anlamına gelmediğini" savunuyor.

Ağustosa kadar piyasada satılan ürünler bu kısıtlamadan etkilenmeyecek ve 1600 watt üzerinde güce sahip elektrik süpürgelerinin satışı stoklar tükenene kadar sürecek.

24 Nisan 2014 Perşembe

Dekstrometorfan İçeren Öksürük Şurupları Yasaklandı


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bileşiminde Dekstrometorfan bulunan öksürük şurupları öldürüyor uyarısı yaptı. Bileşiminde Dekstrometorfan bulunan öksürük şuruplarının toplatılmasına karar verildiği haberleri üzerine Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama geldi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı’ndan İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası, Türkiye İlaç Sanayicileri Derneği, Türk Eczacılar Birliği, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği, Ecza Depocuları Derneği, Gelişimci İlaç Firmaları Derneği ve Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği’ne  ‘çok acele’ koduyla gönderilen resmi yazıya göre; Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) resmi web sitesinde ‘dekstrometorfan’ içeren öksürük şuruplarının kullanımına bağlı olduğu düşünülen ölümlerle ve ciddi advers etkilerle sonuçlanan olaylar görüldü.

Sağlık Bakanlığı, ‘dekstrometorfan’ içeren öksürük şuruplarının kullanılmaması gerektiğini açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) resmi internet sitesinde ‘dekstrometorfan’ içeren öksürük şuruplarının kullanımına bağlı olduğu düşünülen ölümler ve ciddi rahatsızlıklar yaşandığı bilgilerinin yer aldığına dikkat çeken bakanlık, 81 ildeki tüm eczacılara ‘çok acele’ koduyla bir yazı gönderdi. Yazıda ‘dekstrometorfan’ adlı etken madden yer alan yerli ya da ithal tüm ilaçların piyasadan geri çekilmesi gerektiği ifade edildi.

Dekstrometorfan içeren ilaçlar;

ACTIDEM (Şurup)

BENAFED (Şurup)

BENICAL (Şurup)

BENICAL COLD (Lak Tablet)

BRONKAR-A (Şurup)

DEFEKS (Şurup)

DEKSAN (Şurup)

DORFAN (Şurup)

METORFAN (Draje)

RHINOTUSSAL Mikropellet Kapsül

RHINOTUSSAL Süspansiyon

TRİATÜS (Şurup)

TYLOL Cold (Şurup)

VICKS Medinait (Şurup)

VICKS Vapodry (Şurup)

WİNTUS (Draje)

Kaynak: http://www.bik.gov.tr/oksuruk-surubuna-toplatma-karari-haberi-25924/


Düzeltme:

Sağlık Bakanlığı'na yaptığımız bireysel bilgi edinme başvurusu sonucunda iletilen cevabı sizinle paylaşmak istiyoruz.

Konuyla ilgili olarak Bakanlığımızın bağlı kuruluşu olan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan alınan bilgi aşağıdadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) resmi web sitesinde dekstrometorfan içeren öksürük şuruplarının kullanımına bağlı olduğu düşünülen ölümlerle ve ciddi advers etkilerle sonuçlanan olaylar yaşandığı, konuyla ilgili yapılan araştırmalar neticesinde olaylara levometorfan’la kontamine dekstrometorfan içeren öksürük şuruplarının kullanımının sebep olduğunun düşünüldüğü, dekstrometorfan adlı etken maddenin Konduskar Laboratories Private Limited, Kolhapur, Hindistan’da üretildiği, buradan alınan dekstrometorfan adlı etken maddenin spesifikasyonlarına uygunluğunun kontrol edilmesi gerektiği konulu alarm yayınlanması üzerine; Kurumumuzca konunun araştırılmasına yönelik işlemler başlatılmıştır. Yapılan araştırma sonucu adı geçen üretim yerinden ülkemize dekstrometorfan adlı etken madde ithal edilmediği, adı geçen üretim yerinden alınan etken madde kullanılarak üretilen ve/veya ithal edilen üründen Türkiye'de olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle de, ülkemizde bulunan dekstrometorfan içeren ürünlerin piyasadan geri çekilmesine yönelik herhangi bir işlem uygulanmadığı hususunu; Bilginize rica eder, sağlıklı günler dileriz.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu

25/04/2014

15 Ağustos 2013 Perşembe

Coca Cola yasağı Avrupa'da yayılıyor


Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve Fransa, Coca Cola, Coca Cola Light, Fanta ve Sprite satışını yasaklarken dün de İspanya, Belçika'dan ithal edildiği belirlenen 61 bin şişe Coca Cola'nın satışını durdurdu.
Belçika'da 42 çocuğun zehirlenmesi ile başlayan Coca Cola paniği Avrupa'yı sarıyor. Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve Fransa, Coca Cola, Coca Cola Light, Fanta ve Sprite satışını yasaklarken dün de İspanya, Belçika'dan ithal edildiği belirlenen 61 bin şişe Coca Cola'nın satışını durdurdu. İspanya Sağlık Bakanlığı, tüketicilere, sadece İspanya'da üretilen içecekleri içmeleri tavsiyesinde bulundu.



Merkezi Atlanta'da bulunan Coca Cola'dan gelişmelerle ilgili yapılan açıklamada sorunun sadece bir "kalite problemi'' olduğu, sağlık yönünden bir risk taşımadığı iddia edildi.

Coca Cola şirketinin geçen hafta Belçika'daki ürünlerinde meydana gelen iki ayrı "kalite" sorunun nedeninin saptadığı savunulan açıklamada, daha sonra şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu kalite sorunları nedeniyle Belçika Sağlık Bakanlığı önlemler almıştı. Araştırma sonuçlarına göre sağlık ve güvenlikle ilgili herhangi bir problem olmadığı anlaşıldı. Her iki konu da sadece Belçika ile sınırlı olup, dünyanın diğer ülkelerinde üretilen ürünlerle hiçbir ilgisi yoktur."

TADI BOZULDU
Açıklamada, bağımsız laboratuvarlarda yapılan testlerin Coca Cola'nın şişelenmesi sırasında kullanılan karbondioksit gazının bozuk olduğunu, bu nedenle de şişelerin içindeki ürünlerin tadını bozduğunu ortaya koyduğu belirtildi.
Bozuk karbondioksitlerin değiştirildiği, bu karbondioksitler kullanılarak dolum yapılan bütün şişelerin piyasadan çekildiği ifade edilen açıklamada, ‘‘Sorun, sadece içeceklerin tadının değişmesidir ve bozuk karbondioksit sadece Antwerp tesisinde belirli bir süre içinde dolumu yapılan şişelerdeki ürünleri etkilemiştir'' denildi.
Coca Cola ürünlerindeki kaliteyi etkileyen ikinci sorunun bazı kutu ürünlerini etkileyen dış koku olduğu kaydedilen açıklamada şöyle denildi:
‘‘Belçika dağıtım sisteminde tahta paletlerin izolasyonunda kullanılan bir madde temas ettiği kutuların dış yüzeyine bulaşmış ve kutuların üzerine bir koku sinmesine yol açmıştır. Bağımsız laboratuvarlar kutuların içindeki ürünlerin güvenli olduğunu belirlemişlerdir. Coca Cola şirketi, Belçika'daki şişeleyici ile işbirliği içinde bu kokunun giderilmesi için gerekli çalışmaları yapmaktadır.''
Coca Cola tarafından yapılan bu açıklamaya karşılık, önceki gün Coca Cola şirketinin sözcüsü Rob Baskin, Atlanta kentinde düzenlediği bir basın toplantısında, bir üretim hatası nedeniyle fazla karbondioksidin yanı sıra bir mantarlaşma olduğunu kabul etmişti.

YASAĞININ 8 GÜNLÜK ÖYKÜSÜ
10 Haziran: Belçika'da 42 çocuk içtikleri Coca Cola sonucu zehirlendi.
11 Haziran: Belçika Sağlık Bakanlığı Coca Cola, Coca Cola Light, Sprite ve Fanta satışlarını yasakladı.
14 Haziran: Lüksemburg'ta Belçika sınırında iki çocuk içtiği Coca Cola nedeniyle zehirlendi. Bunun üzerine Lüksemburg da yasaklama kararı aldı.
15 Haziran: Hollanda da Belçika'dan ithal edilen Coca Cola'ların toplatılmasına karar verdi.
16 Haziran: Fransa ülkenin kuzeyinde bulunan Dunkerque'de üretilen Coca Cola'ların satışını yasakladı.
17 Haziran: İspanya, Belçika'dan ithal edilen 61 bin şişe Coca Cola'nın toplatılmasını kararlaştırdı.

HANGİ ÜLKE NEDEN YASAKLADI?
BELÇİKA: 42 çocuğun zehirlenmesi nedeniyle yasakladı.
LÜKSEMBURG: İki kişinin zehirlenmesi nedeniyle yasakladı.
HOLLANDA: Belçika'daki gelişmeler üzerine yasakladı.
FRANSA: Belçika sınırında iki çocuğun zehirlenmesi üzerine, ülkenin kuzeyinde bulunan Dunkerque'de üretilen Coca Cola'ların satışını yasakladı.
İSPANYA: Fransa Dunkerque'den ithal edilen Coca Cola'ların satışı yasaklandı.

FT: COCA COLA SINIFTA KALDI
BATI'daki iş çevrelerinin saygın gazetesi Financial Times, Avrupa'da yaşanan krizde Coca Cola yöneticilerinin başarısız sınav verdiği belirtildi. Gazetenin dünkü sayısında yer alan yorumda, Coca Cola Yönetim Kurulu'nun 'sınıfta kaldığı' belirtilirken, bunun sonucunda Batı'da korku dolu manşetlerin atıldığı vurgulandı. Gazete, bu tip skandallara şirketlerin doğru tepki göstermesi halinde zarardan kárla bile çıkabileceklerini kaydetti, 1995 yılında Marlboro üreticisi Philip Morris'in tutumunu örnek gösterdi. Buna göre, 4 yıl önce ürettiği sigaranın filtresinde hafif öksürük yapan madde bulunduğunu gözönünde tutan Marlboro yönetiminin ABD'deki bütün sigaraları piyasadan çektiği, gazetelere tam sayfa ilanlar vererek, halkı 24 saat bildilendirecek telefon hatları tahsis etti. Marlboro'nun bu kampanyada 200 milyon dolar zarar ettiği ancak, kısa süre sonra borsalardaki hisse senetlerinde büyük artış görüldüğü kaydedildi.

BAŞKAN IVESTOR GÜVENCE VERDİ
ÜRÜNLERİNİN satışının durdurulması nedeniyle bir açıklama yapan Coca Cola Başkanı Douglas Ivestor, şirketin, Belçika'da güvenli ve kaliteli ürünlerin satışına devam edebilmek amacıyla, Belçika Sağlık Bakanlığı ile yakın işbirliği içinde çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Ivestor, Belçika'da satışa sunulan Coca Cola'larda neden bozuk karbondioksit gazının kullanıldığının ayrıntılı olarak araştırılacağını açıkladı. Ivestor aynı hatanın tekrarlanmaması için her türlü önlemi alacağını açıkladı.

TARIM BAKANLIĞI İNCELEME BAŞLATTI

Avrupa'da Coca Cola, Coca Cola Light, Fanta ve Sprite'a karşı giderek yayılan yasaklama kararları, Türkiye'de de Tarım Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Bakanlığa bağlı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Türkiye'de üretilen Coca Cola ve ürünlerinin üretim aşamasında incelemeye alındığını açıkladı. İstanbul Şenlikköy'de bulunan Bakanlığa ait laboratuvarlarda Coca Cola'ların tahliline başlandığını belirten Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye'de Coca Cola'yı üreten Coca Cola Avrasya'dan da konuyla ilgili detaylı bilgi istendiğini açıkladılar. Yetkililer, tahlil ve incelemelerin sonuçlarına göre gereğinin yapılacağını kaydettiler.

BOZKURT: CAM ŞİŞEDE KARBONDİOKSİT OLMAZ
Coca Cola Türkiye'nin, önceki gün yaptığı açıklamada kullandığı, ‘‘şişelerin üretiminde kullanılan karbondioksit gazının bozuk olduğu'' şeklindeki ifadenin yanlış olduğunu söyleyen Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları Genel Sekreteri Rüştü Bozkurt, cam şişe üretiminde karbondioksit kullanmadığını belirtti. ‘‘Şişe üretimi'' ifadesinin yanlış anlamaya sebep olacağını kaydeden Bozkurt, ‘‘Cam şişe 1500 derecede doğal malzemelerin eritilip şekillendirilmesi yoluyla üretilir. O nedenle güvenli bir malzemedir'' dedi.

KIPÇAK: TÜRKİYE'NİN KONSANTRESİ İRLANDA'DAN
Önceki gün bir açıklama yaparak Türkiye'de üretilen Coca Cola ve ürünlerinin herhangi bir sağlık problemi taşımadığını belirten Coca Cola Güney Avrasya Halkla İlişkiler Direktörü Gürtay Kıpçak, Türkiye'de üretilen Coca Cola'ların konsantresinin İrlanda'dan getirildiğini açıkladı. Kıpçak, Belçika'da 42 çocuğun zehirlenmesi olayında sorunun Coca Cola'dan kaynaklandığına dair resmi bir bilgi bulunmadığını savundu.

Kaynak:  http://bit.ly/16PXhgk

15 Şubat 2013 Cuma

Sağlık Bakanlığı, sağlıksız 52 ürünü daha teşhir etti


Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Denetim Hizmetleri Başkanlığı, 2012 yılında tıbbi cihaz ve kozmetiklere yönelik çok sayıda piyasa gözetimi ve denetimi gerçekleştirdi.

Geçen yıl 89 ürünü güvensiz bulan Bakanlık, 2 milyon liraya yakın ceza kesti. Daha önce güvensiz bulunan 37 ürünü açıklayan Bakanlık, sağlıksız olduğu belirlenen 52 ürünü daha teşhir etti. Sağlığa zararlı ürünler arasında tansiyon bilekliği, saç şampuanı, maskara ve masaj kremi de bulunuyor.

Ürünler,Türkiye, Çin,Hindistan, Almanya, Avusturya çıkışlı.

SAĞLIĞA ZARARLI ÜRÜNLERİN LİSTESİ

Sağlık Bakanlığı'nın denetimlerinde güvensiz bulunan tıbbi cihazların listesi şöyle:









Sağlık Bakanlığı'nın denetimlerinde güvensiz bulunan kozmetik ürünlerin listesi ise şöyle:


23 Eylül 2012 Pazar

Kreşe oyun hamuru giremeyecek

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, devlet koruması altındaki çocukların kaldıkları kuruluşlarda çocukların uyuşturucudan korunması için 'Kokulu silgi ve oyun hamuru' kullanılmasını yasakladı. Şahin, yayınladığı genelgede çocukların uyuşturucu alışkanlığını koku ihtiva eden maddeleri koklamaları ile edindiklerini hatırlattı. Genelgeye göre koku ihtiva eden kırtasiye malzemeleri (sıvı yapıştırıcı ve uçucu maddeler içeren silgi kalem v.b araç gereçler) kullanılmayacak. Kokulu oyuncaklar alınmayacak. Etkinlikler sırasında sprey boyalar, işaretleyici kalemler kullanılamayacak. Bakımevlerinde tiner ve boya incelticiler, cila ve boya çıkartıcıcı gibi kokulu maddeler bulundurulamayacak.

12 Eylül 2012 Çarşamba

iPhone 5 Türkiye'de yasaklanabilir

Türkiye'ye gelen ve haritası bulunan mobil cihazlarla ilgili alınması gereken önemli bir izin var. Harita Komutanlığı'ndan verilecek onay sonrasında bu cihazlar satışa çıkabiliyor.


Harita Genel Komutanlığı ise sınırlarımızın bu verilerde doğru bir şekilde belirtildiğinden emin olmak için çok hassas davranıyor. Başta KKTC ve Güneydoğu olmak üzere, bölgelerin Türkiye'nin kabul ettiği sınırlarda olması, kurum için olmazsa olmazlar arasında.

Apple'ın haritaları nedeniyle soğuk duş etkisi yapacak ayrıntı ise, bu uygulamadaki KKTC bölgesinde. Apple, Kıbrıs'ı sadece Kıbrıs Rum Kesimi olarak adlandırırken, KKTC ile ilgili bir ibare bulunmuyor. Kıbrıs Rum Kesimi yazısı, KKTC'ye ait olan topraklara kadar uzayabiliyor.


Belki de yasaklanabilir

Duru bu şekilde devam ederse Harita Komutanlığı'ndan onay alamayacak olan Apple iPhone 5'in ve bu haritayı taşıyacak olan iPad'lerin satışı her an yasaklanabilir.

Şu anda beta aşamasında olan programın final sürümünde bu eksikliği gidermesi durumunda, kriz de çözülecek gibi görünüyor. Türkiye için yapılacak olan bu değişiklik ise, Apple'ın KKTC'yi henüz tanımayan Avrupalı dostları tarafından tepkiyle karşılaşabilir.

8 Eylül 2012 Cumartesi

Sağlık Bakanlığı'ndan diş beyazlatıcıların satışına sınırlama



Sağlık Bakanlığı, 'daha parlak' bir gülümseme için kullanılan diş beyazlatıcıların satışına sınırlama getirdi.
Bilinçli kullanılmadığında dişlere zarar verebilen diş beyazlatıcılardan, binde birin üzerinde hidrojen peroksit içerenler özel kullanım amaçlı olacak ve piyasada satılamayacak.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkan Yardımcısı Ercan Şimşek, diş beyazlatma ürünleriyle ilgili piyasa gözetim ve denetimine ağırlık verdiklerini söyledi.

AB mevzuatına uyum için yapılan Kozmetik Yönetmeliği'ndeki değişiklikle belirli sınırlamalar ve şartlar dışında kozmetik ürünlerin içermemesi gereken maddeler listesi hazırlandığını belirten Şimşek, bu listenin 12. sırasında da hidrojen peroksit ve hidrojen peroksit açığa çıkaran diğer bileşikler bulunduğunu hatırlattı.



-'Vatandaşlar dikkatli olmalı'-

Bu yönetmelik çerçevesinde, diş beyazlatmada kullanılan hidrojen peroksit ve bunu açığa çıkaran madde içeren ürünlerle ilgili düzenlemeye gidildiğini bildiren Şimşek, şu bilgileri verdi:

'Son zamanlarda internet ve diğer kanallarda diş beyazlatma ürünlerinin reklamları yapılıyor. Diş sağlığının korunması için bu ürünler son derece dikkatli kullanılmalıdır. Hidrojen peroksitin diş beyazlatma amacıyla yüksek düzeyde kullanımı, ağız mukozası irritasyonuna, diş etinin zarar görmesine, dişlerde hassasiyete, dolgularda değişikliğe neden olabiliyor. Ayrıca diş kırıkları ve diş kayıplarına yol açabiliyor. Bu nedenle diş beyazlatıcılarla ilgili yeni bir sınıflandırmaya gittik.'

-Yeni sınıflandırma-

Şimşek, yüzde 6'ya kadar hidrojen peroksit içerenlerin genel kozmetik amaçlı, bu orandan daha fazla hidrojen peroksit bulunanların ise 'Tıbbi cihaz' kabul edildiğini söyledi.

Sadece binde birin altında hidrojen peroksit içeren ürünlerin kişisel kullanım için piyasada satılabileceğini bildiren Şimşek, binde birle yüzde 6'ya kadar hidrojen peroksit içerenlerin ise özel kulanım amaçlı olarak ancak diş hekimlerine satılabileceğini açıkladı.

Söz konusu diş beyazlatıcıların ambalajları üzerinde, içerdikleri hidrojen peroksit veya bunu açığa çıkaran madde oranı gösterilecek. Ayrıca, '18 yaşın altındakilerde kullanılmamalıdır. İlk kullanımda diş hekimleri veya aynı güvenlik seviyesi sağlandığında diş hekimlerinin doğrudan gözetimi altındaki uzman kişilerce uygulanabilir. Daha sonra kullanım süresini tamamlamak için tüketici tarafından da uygulanabilir' uyarısı yer alacak.

-'Firmaları rahatlatacak'-

Bu ürünlerin kullanım ve satışına açıklık getiren düzenlemenin, sektördeki firmaları da rahatlatacağına işaret eden Şimşek, 'Biz bakanlık olarak piyasa gözetim ve denetimlerimizi sürdüreceğiz. Ama vatandaşlarımız da piyasadan ürün satın alırken içeriğine iyi bakmalılar. Mevzuata aykırı oranda hidrojen peroksit içeren ürünleri piyasadan satın almamalılar' uyarısını dile getirdi.

Belirli bir oranın üzerinde hidrojen peroksit içeren ürünlerin diş hekimince ya da diş hekimi gözetiminde kullanılması gerektiğini vurgulayan Şimşek, bu ürünleri bilinçsiz kullananların sağlık sorunu yaşayabileceklerini belirtti.

Firmalar, satışını yaptıkları diş beyazlatma ürünlerinin iç ve dış ambalaj örnekleri ile Türkçe etiket bilgilerini 10 Ekim'e kadar Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na bildirecek.

Kaynak: Star

1 Eylül 2012 Cumartesi

Avrupa'da akkor ampul yasak!


Avrupa Birliği (AB) Komisyonu 1 Eylül 2009'dan başlayarak 1 Eylül 2012'ye kadar süren üç yıllık bir geçiş döneminin ardından yüksek enerji harcayan akkor ampullerin yasaklanması yönünde karar almıştı.

Yasak bugün yürürlüğe girdi

Eski tip ampullerin tarihe karışmasıyla birlikte bu lambaların yerini ise enerji tasarruflu yeni ampuller aldı.

Tasarruflu Ampulleri Çöpe Atmayın

Ancak yeni tip ampullerin de bir sorunu var. Bu tip ampullerin cıva içerdiği ve doğaya fayda sağlamak yerine büyük zarar verebilecekleri belirtiliyor.

Enerji tasarruflu ampullerin beş miligrama kadar cıva içermesine izin veriliyor. Ancak cıva çok az miktarda bile son derece zehirli. Bu nedenle tasarruflu ampullerin pil gibi zehirli çöplerle birlikte ayrıştırılması gerekiyor.
Uzmanlar, tasarruflu ampullerin montaj esnasında kırılması halinde, havaya gaz halinde cıva yayıldığı için hemen camın açılıp evin havalandırılması gerektiğini kaydediliyor.

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Sünnet kararına tepki büyüyor


Almanya’da sünnetin yasaklanmasına ilişkin mahkeme kararına Yahudi cemaatinden tepki geldi. Avrupalı Hahamlar Konseyi, kararın Almanya’daki Yahudi toplumunun varlığını tehlikeye attığını öne sürdü.
Almanya'da Köln Eyalet Yüksek Mahkemesi'nin bir süre önce sünneti bir ‘yaralama' suçu olarak kabul etmesi ve oğlan çocuklarının sünnet edilemeyeceğine hükmetmesi büyük bir tartışma başlatmıştı.
Karar bugün, Avrupalı Hahamlar Konseyi tarafından da eleştirildi. Konsey, kararın din özgürlüğüne müdahale olduğunu savundu. Berlin’de toplanan Avrupalı Hahamlar Konseyi, Yahudilik'te sünnetin 4 bin yıllık bir geleneği olduğunu ve Yahudi cemaatinde bunun tartışmaya açılamayacağı konusunda görüş birliği bulunduğunu ifade etti.



Siyasiler de arayışta

Öte yandan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller’den milletvekilleri de konuya ilişkin yasal düzenlemelerin iyice irdelenmesi ve Müslümanlar ile Yahudiler için hukuki güvence sağlanmasını istedi.
SPD Meclis Grup Başkan Vekili Christine Lambert, tartışmanın bir an önce nesnel bir düzleme çekilmesini isteyerek, Köln Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin verdiği kararın hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmadığını, kararın geçerli olabilmesi için Federal Anayasa Mahkemesi tarafından onaylanması gerektiğini belirtti.


Yeşiller yasa hazırlığında

Yeşiller Meclis Grup Başkanı Renate Künast da partisinin dini gerekçelere dayanan sünnete izin verilmesi amacıyla bir yasa hazırlığı içinde olduğunu söyledi.
Künast “Welt” gazetesine yaptığı açıklamada, ‘yaz tatilinden sonra uzmanlar ve derneklerle konuşarak, bu sorunun yasal açıdan düzenlenmesi ve Müslümanlar ile Yahudilere hukuki güvence sağlanabilmesi için bir çözüm yolu bulunup bulunamayacağının tartışılacağını' ifade etti.

Kaynak: Deutsche Welle


20 Temmuz 2012 Cuma

Fransa fuhuşu tartışıyor


Fransa’da Sosyalist Parti (PS), fuhuşun yasaklanması konusunu yeniden tartışmaya açtı. Seks Sektörü Çalışanları Sendikası, yasağın “ataerkil bir yaklaşım” olacağı görüşünde.

Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, 1862 yılında kaleme aldığı “Sefiller” adlı eserinde “Köleliğin sona erdiği söyleniyor. Oysa var olmaya devam ediyor ama sadece kadını kapsıyor, adı da fuhuş” ifadelerini kullanmıştı. Yıl 2012 ve Fransa bugün Hugo tarafından ileri sürülen görüşün doğru olup olmadığını tartışmaya devam ediyor. François Hollande’ın Mayıs ayında cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasının ardından iktidar koltuğuna oturan Sosyalist Parti (PS), fuhuşun yasaklanması konusunu yeniden tartışmaya açtı. Konu Nicolas Sarkozy’nin iktidarı sırasında da gündeme gelmiş, ancak parlamento, değişik gerekçelerle yasa çıkarmayı başaramamıştı.



Fuhuşa tolerans

Konu aslında Fransa’da yeni bir tartışma değil. Fransa’da genelevler 1946 yılından bu yana yasak. Fransa 1960 yılından bu yana uluslararası planda “ilgacı” bir tutum izliyor ancak kendi topraklarında fuhuşa “tolerans” gösteriyor. Fakat genelevlerin yasak olması fahişeleri sokaktan müşteri toplamaya mecbur kılıyor. Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin aksine Fransa’nın büyük şehirlerinin sokaklarında bazı kesimleri hiç de memnun etmeyen, hatta Avrupa Birliği’nin Orta ve Doğu Avrupa’ya genişlemesinin ardından bireylerin serbest dolaşımı önündeki engellerin kalkmasıyla birlikte, “rahatsız edici” düzeye varan görüntüler oluşmaya başlamış durumda. Fransız İçişleri Bakanlığı ülkede 20 binden fazla fahişenin çalıştığını tahmin ediyor. Bunların yüzde 90’ının yabancı uyruklu olduğu ve Doğu Avrupa, Balkanlar ve Afrika’dan geldiği belirtiliyor.
Nicolas Sarkozy’nin İçişleri Bakanı olduğu 2003 yılında fuhuşla mücadele adına çıkarılan ve fuhuşu “sokakta askıntılık” olarak tanımlayan uygulamanın işe yaramadığı bugün herkes tarafından kabul görmekte. Fuhuşa karşı yeni bir yasa çıkarılması halinde pratikte hiçbir işe yaramayan bu uygulamadan vazgeçileceği söylenmekte. Ancak fuhuşu kaldırmak isteyen Fransız hükümetinin önünde, fahişeler ve onları sömürenler dışında fahişelerin müşterilerine nasıl davranılacağı sorunsalı da bulunuyor. Kimi çevreler para karşılığı fahişelerle beraber olanların da cezalandırılmasını isterken, kimileri böyle bir uygulamanın “tehlikeli” olacağını ve fuhuşu kontrol edilemeyecek biçimde yeraltına sürükleyeceğini savunuyor.

Fransa’daki tartışmayı zor kılan nedenlerden biri de Avrupa genelinde bu alanda müşterek bir standardın olmaması. İsveç ve Norveç gibi İskandinav ülkelerinde fuhuş yasak olmamakla birlikte, fahişeler “kurban” olarak görülüyor ve müşterileri cezalandırılıyor. İtalya ve İngiltere, Fransa gibi fuhuşu “sokakta askıntılık” olarak gören uygulamalara sahip. Fuhuş Almanya’da 2002 yılından bu yana serbest. Cinsellik konusunda liberal kimliğiyle tanınan Hollanda ise fahişelere hukuksal statü tanıyan tek Avrupa ülkesi olma unvanına sahip.

17 Temmuz 2012 Salı

Sağlık Bakanlığı zararlı kozmetik ürünleri ifşa etti

Sağlık Bakanlığı’nın bu yılın Şubat ayında hayata geçirdiği "Kozmetik İstenmeyen Etki" adındaki şikayet mekanizması, yılın ilk yarısında meyvelerini verdi. Tüketiciler, bit ilacından saç çıkarmaya, kirpik uzatıcıdan sigara bırakmaya kadar pek çok ürün hakkında işlem başlatılmasını sağladı.




Kozmetik ürünlerle ilgili yasal zeminin de sağlanmasıyla tüketicilere 'Şikayetinizi bildirin' çağrısı yapan Sağlık Bakanlığı’na 2012 yılında birçok konuda başvuru geldi. Olumsuz etkiler yapan ilaçların toplatıldığını sürekli olarak duyuran Bakanlık birimi Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ise en çok mesaiyi kozmetik ürünlere harcamak zorunda kaldı. Kuruma kirpik uzatmadan saçlardaki beyazları kapatmaya, sigara bırakmadan egzama ve mantarı iyileştirmeye kadar pek çok vaatle bu ürünlere para döken insanların şikayetleri yağdı. Bu durum kozmetik adı altında satılan ürünlerin ne kadar denetime muhtaç olduğunu da gözler önüne serdi.

ŞAŞIRTAN UYARILAR

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yaptığı gibi internet sitesinden sağlığa zararlı bileşimler içeren ürünleri firmaları ile birlikte teşhir eden Sağlık Bakanlığı’nın 2012 yılında Temmuz ayına kadar uyarısını yaptığı ürünler büyük çeşitlilik gösterdi.

İşte o duyurulardan bazıları:

- Körlüğe yol açan 'metanol' maddesi içeren "Dilem" markalı kolonyalar toplatıldı.

- Saç beyazlığına karşı kullanılan "Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair" adlı ürünün analizler sonucunda insan sağlığına zararlı kurşun içerdiği için satışı yasaklandı.

- Bakanlığa kozmetik ürün olduğu beyan edilen "Dermador" ve "Laxom" markalı ürünler, kozmetik amaçlarla değil; sedef, egzama, mantar, sivilce, yara ve yanık tedavisi, saç çıkmasını sağlama, vücuttaki negatif enerjinin azalması gibi vaatlerle satıldığı için işlem başlatıldı.

- Bir uyarı da "kirpik uzatıcı" iddisı ile internet ve çeşitli satış noktalarından tanıtımı yapılan ürüne geldi. Yetkililer, kozmetik kapsamı dışına çıkan kirpik uzatma işlemi için bu ürüne rağbet edilmemesi gerektiğini de kaydetti.

- "Alizade" markalı bitkisel yağ ve markaların da kozmetik amaçlı değil ’romatizma ve kireçlenmeye karşı, saç çıkarıcı’ gibi tedavi iddiasıyla satıldığını tespit eden yetkililer, bu ürün hakkında da işlem yapıldığını aktardı.

- Bitlenmeyi önlemek ve tedavi etmek amacıyla kullanılan bit şampuanı, bit solüsyonu ve benzeri ürünlerin tıbbi ürün olarak ruhsatlandırılmasının şart olduğu, bu yüzden ruhsatı olmayan bu tür ürünlerin kayda alınmaması gerektiği duyuruldu.

- Sigara bıraktırma ürünü olarak satılan "Vita Cure" markalı ağız spreyinin de kozmetik tanıtıma aykırı ve aldatıcı ifadelerle piyasaya arz edildiğine dikkat çeken Bakanlık yetkilileri, ürünü "Sağlık Bakanlığı’ndan geliyorum" diye tanıtan bir kişi hakkında da işlem yapıldığını duyurdu.

- "Orjin" markalı ürünler hakkında direkt olarak İl Sağlık Müdürlüklerine uyarı yapan Bakanlık yetkilileri, ’Rahatlatıcı masaj ve bakım kremi’ içinde ruhsatlı ilaçlarda bulunması gereken kimyasal maddelerin olduğunu, bu firmanın satışını yaptığı saç bakım toniğinin de kozmetik ürünlerde kullanılması yasak olan ’minoksidil’ içerdiğini ve bu yüzden de hijyenik köpük, genital hijyenik köpük gibi ürünlerle ilgili de işlem başlatıldığını kamuoyuna duyurdu.

- "Ottomans Yüz Maskesi Peeling" isimli ürünün de imal tarihi ve üretim kodu belirtilmediğini, mikrobiyolojik kriter yönünden sağlığa zararlı olduğunu tespit eden yetkililer, ürünü elinde bulunduran kişilerin İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim etmesi gerektiğini aktardı.

- Siba İlaç adlı firmanın "Foot Care ve Body Care" adlı ürünlerinin etkinliklerinin Bakanlığa ibraz edilmediğini ve üretim yerinin doğru bildirilmediğini duyuran Bakanlık, işlem başlatıldığını, ürünlerin toplatıldığını bildirdi.

- Bakanlık, yılbaşından bu yana nisan ayında da "Zolamid" adlı bir ilacın hafıza sorununa neden olabilen, genellikle anestezi ile birlikte kullanılan ’midazolam’ adlı kontrole tabi maddeyi içermesi nedeniyle ’yeşil reçeteli ilaç’ kapsamına aldı.

- Kurum yetkilileri bu yıl yaptığı bir başka duyuruyla da sık kullanılan "A-ferin Kapsül" ün eczane dışında satıldığı şikayetlerine değinerek ilacın reçete ile verilmesi gerektiğini kamuoyuna aktardı.

KİŞİLERE ÖZEL UYARI DA GELDİ

Ürünler dışında bu gibi yanıltmalarla adı duyulmuş kişi ve doktor isimlerini de açıkça yayınlayan Bakanlık, Dr. Mustafa Eraslan ve Dr. Ömer Coşkun adındaki kişilerin "Panax" isimli ilacı gerçek dışı beyanlarla televizyon ve internet sitelerinde sattığını duyurarak önlem çağrısında bulunmuştu.

10 Temmuz 2012 Salı

Sigara markası ürün adı olamayacak


Meclis tatile girmeden öne kabul edilen 'Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü' hakkındaki kanun önemli değişiklikleri beraberinde getiriyor.

Sigara adları, kıyafet ve başka ürünlerde kullanılamayacak. Yasanın uygulanmasına ilişkin usül ve esasları ilgili yönetmeliği Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu (TAPDK) üç ay içinde hazırlayacak.

Meclis tatile girmeden önce kabul edilen 'Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü' hakkındaki kanun önemli değişiklikler getirdi. 'Marka esnetme, marka paylaşımı' olarak da adlandırılan gizli sigara reklamları yasaklandı. Tütün ürünlerinin isim, marka veya logosu diğer sektörlerle ilişkilendirilemeyecek. Artık kıyafet, içki, kahve ve parfüm gibi ürünler bir sigara markasını çağrıştıran isim kullanamayacak. 18 yaşından küçüklere satışı yasaklanan nargilenin de üzerine sigarada olduğu gibi 'sağlığa zararlı' ibaresi konulacak. Yasanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu üç ay içinde belirleyecek.



Türkiye Büyük Millet Meclisi, yaklaşık 21 saat süren son birleşiminin ardından önceki gün tatile girdi. TBMM Genel Kurulu, görüşmelerine daha önce başlanan 'torba teklifi' yasalaştırdı. Yeni düzenlemede sosyal hayata dair birçok yenilik yer alıyor. Bunlardan en önemlilerinden biri de tütün ve tütün mamulleriyle ilgili düzenlemeler. 18 yaşından küçüklere tütün ürünleri gibi tütün ürünü içeren ve içermeyen nargile satışı ve tüketime sunulması da yasaklandı. Nargile şişelerinin üzerine, özel çerçeve içinde tütün ürünlerinin zararlarını belirten resimli ve Türkçe yazılı uyarılar veya mesajlar konulacak. Yeni kanunda 'düz paketleme' olarak adlandırılan uygulamaya geçiş için önemli bir adım atıldı. Buna göre, tütün ürünlerinin paketlerinde veya etiketlerinde tüketimi özendiren, teşvik eden veya tüketiciyi yanıltan, ürünü cazip kılan metin, isim, marka, resim, figür ve renkler kullanılamayacak. Bu düzenleme TAPDK'nın mevcut olan ve etkin bir şekilde uyguladığı yönetmelikte var. Ancak birçok firmanın sürekli TAPDK uygulamalarına dava açması sebebiyle bu husus yasaya konuldu. Böylece sigara paketleri üzerine özendirici, yanıltıcı, teşvik edici işaret, renk vb. unsurlar konmasının yasaklanması kanuni güvenceye kavuşturuldu. Dünyada sadece Avustralya'da uygulanmakta olan 'düz paketleme' uygulamasına geçiş için önemli adım atıldı. Uzmanlar, bir sonraki adımda sigara paketlerinin daha sade ve albenisiz olacağını belirtiyor.

Düzenlemeyle, 'marka esnetme' ya da 'marka paylaşımı' olarak da adlandırılan gizli sigara reklamları da yasaklandı. Tütün ürünlerinin isim, marka, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer alametler, tütün ürünleri haricindeki mal ve hizmet sektörü ile ilişkilendirilemeyecek. Artık hiçbir ürünün üzerinde tütün ürünlerini çağrıştıracak herhangi bir işaret veya renk bulunmayacak. Böylelikle kıyafet, alkollü içki, kahve ve parfüm gibi ürünler doğrudan bir sigara markasını çağrıştıran isim, logo ve marka kullanamayacak. Örneğin sigara markası olarak tanınmışlık kazanan 'Marlboro' ya da 'Camel' ismi başka hiçbir üründe olmayacak. Düzenlemeyle birlikte sigara ürünleri başka bir ürün adı olarak kullanılamayacak. Böylelikle gizli sigara reklamının önüne geçilmiş olacak. Kanundaki bir başka yenilik ise kamunun kullandığı kapalı ve açık alanlarda sigara yasağına aykırı davranan kişilere bundan sonra belediye zabıta görevlileri de ceza uygulayabilecek. Böylelikle sigara yasağı daha fazla kontrol altına alınmış olacak.

ZAMAN

26 Haziran 2012 Salı

A sınıfı altındaki buzdolabı satışı yasak


Yüksek Denetleme Kurulu'nun bu yılın Şubat ayında kabul ettiği Enerji Verimliliği Strateji Belgesi uyarınca 1 Temmuz'dan itibaren A sınıfının altındaki buzdolaplarının satışı ve ithalatı yasaklanacak.



Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Aydilek, Türkiye'deki toplam enerji tüketiminin yüzde 24'ünün konutlarda gerçekleştiğini ve konutlardaki toplam tüketimin yarısının da beyaz eşyalardan kaynaklandığını söyledi.

Enerji verimliliği konusunun Türkiye'nin enerji ihtiyacı düşünüldüğünde cari açığa bile etki edecek önemde olduğunu dile getiren Aydilek, ''Beyaz eşyaların konutlarda tükettiği enerjinin yüzde 60'ı buzdolabından kaynaklanıyor. Yani Türkiye'nin toplam tüketiminin yüzde 7'si buzdolaplarından kaynaklanıyor'' dedi.

1990'lı yıllarda C sınıfı bir buzdolabının yılda 840 kilowatt enerji tükettiğini kaydeden Aydilek, 1 Temmuz'dan itibaren A sınıfının altındaki buzdolaplarının satışının yasaklanacağını hatırlattı.

Atatürk Barajı'nın üretimi kadar tasarruf

Aydilek, ''Bugün Türkiye'deki hanelerde toplam 24-25 milyon buzdolabı var. Bunun 15 milyon kadarı B-C sınıfı arasında değişiyor. Belki 15 milyon buzdolabının tamamını değiştirmek mümkün değil ama bu buzdolaplarını A sınıfı ile değiştirmek mümkün olsa her yıl Atatürk Barajı'nın yıllık üretimi kadar enerji tasarrufu sağlarız'' diye konuştu.

Dernek üyesi firmaların uygulamaya karşı hazırlıklı olduğunu belirten Aydilek, firmaların bayilere A sınıfının altında buzdolabı satışı yapmadıklarını bildirdi.

Elinde A sınıfının altında buzdolabı bulunan bayilerin durumlarını da değerlendiren Aydilek, ''1 Temmuz'a kadar bu tip ürünleri satamayan bayiler satışa devam edebilirler. Ama o tarihe kadar bu sınıftaki ürünlerin satılacağını tahmin ediyorum'' ifadesini kullandı.
Kaynak: AA

21 Haziran 2012 Perşembe

Dermojin yasaklandı


Sağlık Bakanlığı, 'dermojin' adlı saç beyazlık giderici ürünün bileşiminde kurşun tespit edildiğini belirterek satışın yasaklanmasına karar verdi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’dan yapılan açıklamada, Saç beyazlığına karşı kullanılan ’Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair’ adlı ürünün yapılan analiz sonucunda, bileşiminde sağlığa zararlı olan kurşun bulunduğu belirtilerek " Bu nedenle söz konusu ürün hakkında geri çekme ve piyasaya arzının yasaklanması işlemleri başlatılmıştır." denildi. 

Açıklamada saçlardaki beyazlığın giderilmesi için üretilen kozmetiklerin büyük çoğunluğunun bileşiminde kurşun  asetat kullanıldığı belirtilerek "Bu ürün almamaları ve ürünleri temin ederken ambalaj üzerindeki içerik bilgilerine dikkat etmeleri" uyarılarında bulundu.




Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'dan yaplan açıklamada, Dermojin Sağlıklı Yaşam Merkezi tarafından üretilen ve saç beyazlığına karşı kullanılan 'Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair' adlı ürünün yapılan analiz sonucunda, bileşiminde sağlığa zararlı olan kurşun bulunduğu belirtilerek şöyle denildi:

''Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair adlı ürün için yapılan analiz sonucunda, bileşiminde Kozmetik Yönetmeliği'nin Kozmetik Ürünlerin İçermemesi Gereken Maddeler Listesi Ek II'nin 289 uncu sırasında yer alan ve sağlığa zararlı bir madde olan 'kurşun' tespit edilmiştir. Bu nedenle 5324 sayılı Kozmetik Kanunu'nun 6 ıncı maddesi gereğince söz konusu ürün hakkında geri çekme ve piyasaya arzının yasaklanması işlemleri başlatılmıştır.

BU TİP ÜRÜNLERDE KURŞUN ASETAT KULLANILIYOR

Açıklamada, saçlardaki beyazlığın giderilmesi için üretilen kozmetiklerin büyük çoğunluğunun bileşiminde kurşun asetat kullanıldığı belirtilerek şu uyarılar yapıldı:

''Piyasada gerek internet üzerinden gerekse diğer doğrudan satış yollarıyla tüketicilere ulaştırılan saç beyazlık giderici ürünler bulunmaktadır. Bu ürünler etkilerini genellikle içerdikleri 'Kurşun Asetat' maddesi ile göstermekte olup, 2009 yılı itibariyle Avrupa Birliği ülkeleri ve ülkemizde 'Kurşun' bileşiklerinin (kurşun asetat/ lead acetate) kozmetik ürünlerde kullanımı, maddenin sağlığa zararlı olması sebebiyle yasaklanmıştır. Saç beyazlık giderici ürünleri kullanan tüketicilerin faturasız ürün almamaları, faturalarını olası problemlere karşı saklamaları, ürünleri temin ederken ambalaj üzerindeki içerik bilgilerine dikkat ederek ambalajında kurşun beyan edilen ürünleri satın almamaları gerekir. Kurşun ve kurşun bileşiklerini içeren ürünler hakkındaki şikayetler kurumumuza bildirilebilir.''

31 Ocak 2012 Salı

Alkolsüz bira, alkolün ilk adımı

Alkolsüz birada binde 26 oranında alkol bulunuyor
Alkolsüz olduğu iddia edilen biranın Çanakkale Gıda Kontrol Laboratuvarı'ndaki incelemesi tamamlandı. Hazırlanan rapor, reklamlardaki 'alkolsüz' ifadesinin gerçek dışı olduğunu ortaya koydu. Üründe binde 26 oranında alkol tespit edildi. Psikiyatri Profesörü Nevzat Tarhan, olayın bir başka boyutuna dikkat çekerek "Sigara nasıl esrara kapı açıyor. Bu biralar da alkol bağımlılığına kapı aralıyor." dedi.
Tüketici Hakları Genel Başkanı Ömer Keser ise bu ürünün piyasadan toplatılması gerektiğini söyledi.
Gazete sayfaları bira, rakı ve alkollü içki reklamlarıyla dolu. Vatandaşlar, alkol tüketmeye çağrılıyor. Bazı bira reklamlarındaki 'alkolsüz' ifadesi dikkat çekici. Kırklareli Üniversitesi öğretim görevlisi ve Yeşilay Kırklareli temsilcisi Ali Karakoç, işte bu ürünlerde alkol olup olmadığının tespiti için geçtiğimiz aylarda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı Çanakkale Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nün kapısını çalıyor. Alkolsüz olduğu ileri sürülen biranın incelenmesini talep ediyor. Laboratuvarda yapılan inceleme geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Hazırlanan rapor, reklamlardaki 'alkolsüz' ifadesinin tamamen gerçek dışı olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, söz konusu üründe binde 26 oranında alkol bulunuyor.
Ali Karakoç, biradaki alkolün vakumla azaltılması sonucu 'sözde' alkolsüz bira üretildiğini anlatıyor. Karakoç, "Tadı normal bira tadına çok benzediği için, normal biraya ve alkole başlamayı kolaylaştırıyor. Çocukları ve gençleri alkol ile tanıştırmanın en masum yolu olarak bulunmuş, daha önce de birkaç kere denenmiş bir yöntem. 2008 yılı 'Türkiye Ergen Profili Araştırması' verilerine göre alkolü ilk deneme ve kullanma yaşı ağırlıklı olarak 12-17 yaş aralığında gerçekleşiyor. Bu yaş grubundaki gençlerin yüzde 11'i yılda bir-iki kez de olsa alkol kullanıyor. 'Alkolsüz' denilen bira da bu süreci hızlandıracak." diyor. İngiltere'de 18 yaşından küçükler için açılan alkolsüz bira satan birahanelere giden gençlerin hepsinin, 18 yaşına girerken alkollü birahanelerin ve meyhanelerin en sadık müşterileri olduğunu anlatıyor.
Kimya Profesörü Mustafa Nutku ise, "Oranı önemli değil, çocuklarımıza alkol 'alkolsüz' diye satılıyor." ifadesini kullanıyor. Nutku, alkolsüz bira adıyla vatandaşın aldatıldığını kaydediyor. İçeceklerde binde 5 alkolü normal gösteren Türk Standartları Enstitüsü'nün mevzuatının değiştirilmesi gerektiğini anlatıyor.
Psikiyatri Profesörü Nevzat Tarhan ise olayın bir başka boyutuna dikkat çekiyor. Tarhan, "Sigara nasıl esrara kapı açıyor. Bu biralar da alkol bağımlılığına kapı aralıyor. Önlem alınmalı. Ürünlerin üzerine 'alkole başlamada ilk adım olabilir' yazılmalı." şeklinde konuşuyor. Tüketici Hakları Merkezi Genel Başkanı Ömer Keser, alkollü biranın 'alkolsüz' diye satılmasının tüketiciyi aldatma olduğunu belirtiyor. "Bu biralar piyasadan toplatılmalı." diyor.

DİYANET: ALKOLSÜZ BİRA OLMAZ
Diyanet İşleri Başkanlığı ise biranın alkolsüzünün olmayacağını belirtiyor. İçmenin caiz olmadığı aktarılıyor. Diyanet'in Alo Fetva Hattı, "Bu ürünlere dışarıdan alkol enjekte edildiği ve doğal meyveler gibi kendi kendine olmadığı için oranı önemli değil. Bu alkoldür ve caiz değildir." diyor. Biranın, alkolsüz olmayacağını belirten Diyanet, "Alkolsüz bira reklam amaçlıdır. İnsanları biraya alıştırmanın çalışmasıdır. Dinen caiz değildir." bilgisini veriyor.

İlköğretimde alkol kullanım oranı yüzde 15,4
Türkiye'de alkole başlama yaşı 11'e kadar düştü. 15 yaş üzeri kişi başı saf alkol tüketimi 1-1,29 litre olmakla birlikte, ilköğretim öğrencileri arasında alkol kullananların oranı yüzde 15,4. Ortaöğretimde yaşamı boyunca en az bir kez alkol kullananların oranı yüzde 45-50, son bir ayda en az bir defa alkollü içki içme oranı yüzde 16,5, (erkeklerde yüzde 31,5 ve kızlarda yüzde 10,6). Üniversite öğrencilerinde alkol kullanım yaygınlığı ise yüzde 43,0-53,9 ve hâlen içenlerin oranı yüzde 22,9.

Meyve sularıyla aynı rafta
Türkiye'de marketlerde alkollü biraların raflarına konulmayan bu ürünler, meyve suyu, meşrubat gibi gıda maddeleri ile aynı rafta satılıyor. Anne-babalar ise bu duruma karşı tepkili. Antalya'da oturan Resul Karakaya, 11 yaşındaki çocuğunun ne olduğunu merak ettiği için bir süpermarketten alkolsüz bira aldığını ancak içmediğini belirtiyor. Karakaya, "Market sorumlusu, alkolsüz bira olduğunu iddia etse de bu iddiasını destekleyecek bilgiye sahip değil. (Bir çocuğa nasıl bira satışı yapabilirsiniz) diye sorduğumda, bunun yasalara uygun olduğunu söylüyor. Bira firması yetkilisi, biranın içinde alkol olmadığını ve çocuklara satılabileceğini iddia ediyor." diyor.