fiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2015 Perşembe

Kırmızı etteki fiyat artışına müdahale


Et ve Süt Kurumu (ESK), kırmızı et fiyatlarında yaşanan artışa müdahale etmek amacıyla dün düğmeye bastı.

Et ve Süt Kurumu (ESK), kırmızı et fiyatlarında yüzde 30'lara varan artışa müdahale etmek amacıyla dün 3 bin 200 tonluk donmuş karkas et alım ihalesi yaptı.

İhalesi yapılan etlerin bu ay içinde piyasaya girmesi sağlanacak. Bu etler, şarküterilere ve yemek sanayicilerine verilecek. Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Kasım Piral, Kurban Bayramı'na kadar daha yüksek miktarlı et ithalatının süreceğini belirterek, "Sonbaharda canlı hayvanların da piyasaya girmesiyle hedefimiz et fiyatının 23.5 TL'ye inmesi. Şu anda maliyete göre yüzde 10'luk bir fiyat balonu var" dedi

18 Ekim 2014 Cumartesi

Yeni Volkswagen Passat 2015 ve fiyatları


Yeni jenerasyon 2015 model Volkswagen Passat Türkiye fiyatları belli oldu. Dünya tanıtımı Paris Otomobil Fuarı 2014’te gerçekleştirilen ve Türkiye’de Kasım ayı sonunda satışa sunulacak olan D segmentinin lideri Passat, yeni jenerasyonunda aşağıdaki fiyatlarla satışa çıkacak.


Aralık ayında 1.6 TDI versiyonu Türkiye yollarına çıkacak olan otomobilin 1.4 TSI DSG versiyonu için 2015 yılını beklemek gerekecek.


Volkswagen’in Türkiye distribütörü Doğuş Otomotiv, yeni 2015 Passat modeliyle 2015 yılında segmentten (D segmenti sedan) yüzde 33 pay almayı hedefliyor.


Yeni Passat’ta 1.4 TSI 125 HP BMT, 1.4 TSI 150 HP BMT ACT, 1.6 TDI 120 HP BMT, 2.0 TDI 150 HP BMT ve 2.0 TDI 190 HP BMT motor seçenekleri bulunuyor.


Trendline, Comfortline ve Highline donanım seviyeleri bulunan 2015 model yeni Passat’ta manuel ve DSG şanzıman seçeneklerine yer veriliyor.



Şimdi sizlere yeni Volkswagen Passat 2015 Türkiye fiyatlarını sunuyoruz. Bu fiyatlar hem sedan hem de variant (station) gövde seçenekleri için geçerli.




Yeni Volkswagen Passat 2015 Türkiye fiyat listesi:

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 125 HP BMT Trendline Manuel: 69.900 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 125 HP BMT Trendline DSG: 82.900 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 125 HP BMT Comfortline Manuel: 80.600 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 125 HP BMT Comfortline DSG: 93.600 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 125 HP BMT Highline Manuel: 94.800 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 125 HP BMT Highline DSG: 107.800 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 150 HP BMT ACT Trendline Manuel: 77.700 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 150 HP BMT ACT Comfortline Manuel: 88.400 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 150 HP BMT ACT Comfortline DSG: 101.400 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 150 HP BMT ACT Highline Manuel: 102.600 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.4 TSI 150 HP BMT ACT Highline DSG: 115.600 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.6 TDI 120 HP BMT Trendline Manuel: 85.900 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.6 TDI 120 HP BMT Trendline DSG: 98.900 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.6 TDI 120 HP BMT Comfortline Manuel: 96.600 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.6 TDI 120 HP BMT Comfortline DSG: 109.600 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.6 TDI 120 HP BMT Highline Manuel: 110.800 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 1.6 TDI 120 HP BMT Highline DSG: 123.800 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 2.0 TDI 150 HP BMT Comfortline DSG: 138.800 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 2.0 TDI 150 HP BMT Highline DSG: 153.000 TL

Yeni 2015 Volkswagen Passat 2.0 TDI 190 HP BMT Highline DSG: 165.000 TL

20 Eylül 2014 Cumartesi

iPhone 6 ve iPhone 6 Plus özellikleri ve fiyatları


Aylar süren maraton sona erdi ve Apple, uzun zamandır merakla beklenen iPhone 6 ve iPhone 6 Plus’ın tanıtımını gerçekleştirdi. Daha önce paylaştığımız gibi iki farklı ekran boyutuyla birlikte gelen iPhone 6, selefine kıyasla daha ince bir gövde, daha iyi bir kamera ve daha hızlı bir işlemciye sahip. Ancak bu yıl dikkat çeken sadece iPhone’un teknik özellikleri değildi. Zira Apple, HealthKit ve Apple Pay gibi yaşamsal uygulamalarla iPhone’u hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline getirmeye kararlı olduğunu gösterdi.

Tasarım

Hatları ilk iPhone modellerinde olduğu gibi yuvarlatılmış olan iPhone 6, daha rahat bir tutuşa sahip. Apple, cihazın arka kısmında kısmen cam kullanmak yerine bu defa tamamen alüminyum malzeme tercihinde bulunmuş. Ancak yüzeydeki çizgiler korunarak yine üçe bölünmüş bir görüntü elde edilmiş. Parmak okuyuculu ana ekran tuşu ve kamerayı koruyan cihazların bu iki parçasındaki camın üzerinde iPhone 5s’te olduğu gibi safir malzemesi yer alıyor. Safir sayesinde yüzeyler çizilmelere ve darbelere karşı oldukça dayanıklı hale geliyor.

Yazının başında iPhone 6′ların daha ince bir gövdeye sahip olduğundan bahsetmiştik. 7,6 mm kalınlığındaki iPhone 5s’ten daha ince olan 4,7 inçlik iPhone 6 6,9 mm, 5,5 inçlik iPhone 6 ise 7,1 mm kalınlığında. Kısa bir süre önce tanıtılan Galaxy Note 4′ün 8,5 mm, ve Android platformunun en iyi telefonlarından biri olan Galaxy S5′in 8,1 mm kalınlığında olduğu düşünülürse bu değerler oldukça dikkat çekici. Öte yandan yeni iPhone’lar bir önceki modelden daha ağır. iPhone 5s yalnızca 112 gram ağırlığındayken, iPhone 6 129 gram, iPhone 6 Plus ise 172 gram ağırlığında.

Ekran

Yanları cam kaplama olan iPhone 6, yeni Retina HD ekranıyla dikkat çekiyor. Daha parlak renkler sunan iPhone 6 326 ppi 1334 x 750, iPhone 6 Plus 401 ppi 1920 x 1080 çözünürlüğe sahip. Görüntüleme açısı daha geniş olan ekranda iyon güçlendirilmiş cam kullanılmış.

Eski modellere nazaran ana ekran artık yatay olarak da görüntüleniyor. Üstelik iPhone 6 Plus’ta yatay pozisyonda iki sütün görüntü elde edilebiliyor. Ana ekran düğmesine iki kez basıldığında ekran aşağı kayıyor ve böylece üstteki tuşlara erişim sağlanıyor. Uygulamaların büyük ekrana uyum sağlaması için ölçekleme teknolojisi geliştirilmiş.

İşlemci

iPhone 6, 64 bit işlemcili A8 çip kullanıyor. A8 çip, gelişmiş 20 nanometre işlem gücünden yararlanıyor. A7 çipten yüzde 13 daha küçük olan çipte iki milyar transistör bulunuyor. Yeni işlemci bir önceki modelde kullanılan A7 çipten yüzde 13 daha küçük. Yüksek performans sunan A8 çipin CPU ve grafik performansı da dikkate değer. iPhone 6′nın merkez işlemcisi 50 kat daha hızlı, görsel işlemcisi de 84 kat daha hızlı.

iPhone 6′da 14 saat 3G konuşma süresi vadediliyor. 20 LTE bandına sahip iPhone 6′da 802.11ac Wi-Fi ve Wi-Fi üzeri arama teknolojisi sağlanacak. Voice over LTE teknolojisi de konuşma kalitesini yükseltecek.

Öte yandan fitness uygulamaları için M8 hareket işlemcisi bulunuyor. Söz konusu işlemci, aktiviteleri detaylı bir şekilde ayırt edebiliyor. Örneğin yürümek ve bisiklet sürmek farklı algılanıyor.

Kamera
İş kameraya gelince kendi seviyesindeki tüm cihazlara her yıl fark atmayı başaran iPhone, yeni modellerinde de bu iddiasını ortaya koydu. iPhone 6 ve iPhone 6 Plus, 8 megapiksel çözünürlüklü geliştirilmiş iSight kamerayı bünyesinde barındırıyor. Çözünürlük  ve diyafram açısından iPhone 5s ile aynı olan iPhone 6 ve iPhone 6 Plus’ta F/2.2 diyafram değeri kullanılıyor. F/2.2 diyafram ve gürültü engelleme özelliği sayesinde her iki telefon da düşük ışık koşullarında daha iyi kareler yakalamanıza olanak sağlıyor. iOS 8’de gelen manuel kamera seçeneklerini de hesaba katarsak, iPhone 6’nın yarışı yine önde götürmesini bekleyebiliriz.

Yeni iPhone’lar iki kat daha hızlı oto fokus ve odaklı pikselleme (Focus Pixels) teknolojisiyle donatılmış. Focus Pixels teknolojisi, geliştirilmiş yüz algılama, kesintisiz otomatik netleme, gelişmiş gürültü azaltma gibi özellikler sunuyor. Yeni kamerayla birlikte panorama görüntüleri 43 megapiksele kadar çıkabiliyor.

iPhone 6′nın video çekme kabiliyetleri de göz alıcı. Saniyede 60 kare 1080p HD ve etkileyici ağır çekim videoların yanı sıra hızlandırılmış video çekim yapmanızı sağlıyor. Kesintisiz otomatik netleme, siz video çekerken sürekli odaklama yapıyor. Sinematik video sabitleme özelliğiyle de fotoğraf ve videolarınız siz sabit değilken bile sabit kalıyor.

Apple Pay

Apple, kredi kartı ile ödeme sistemine yepyeni bir boyut getiriyor. Geliştirilen yeni mobil ödeme teknolojisi, kredi kartlarını yok edecek cinsten. Apple Pay isimli uygulama, NFC teknolojisini kullanıyor. Kredi kartınızı tanımladığınız iPhon’unuzu NFC sensöre tutarken, parmağınızı da ekran tuşu üzerinde tutuyorsunuz. Ve ödemeniz tamam! iTunes’da kayıtlı kartınızı da bu sistemle kullanabiliyorsunuz.

Tüm kartlarınız sistemde kayıtlı dururken Apple hiçbir bilgiyi görmüyor ve depolamıyor. Ödeme işlemleri şifreli kanal üzerinden yapılıyor. Telefonunuz kaybolduğunda ise Find My iPhone üzerinden tüm ödemeleri durdurabiliyorsunuz. Kartlar telefonda kayıtlı olmadığı için hiçbir kartı iptal etmeye gerek kalmıyor.

12 Eylül’de ön siparişe sunulacak olan iPhone 6, 19 Eylül’de belirli ülkelerde piyasaya sürülecek. ABD’de, 5,5 inçlik iPhone 6 Plus’ın 16 GB’lık versiyonu 299 dolar, 64 GB’lık versiyonu 399, 128 GB’lık versiyonu ise 499 dolardan iki yıl kontratla satışta sunulacak.  4,7 inçlik iPhone 6 ise 16 GB için 199 dolar,  64 GB için 299 dolar, 128 GB için 399 dolar etiket belirlenmiş durumda.

iPhone 6 ve iPhone 6 Plus’ın Türkiye fiyatları belli oldu

iPhone 6 ve iPhone 6 Plus’ın tanıtılmasının ardından en çok merak edilen soru cevap buldu. Apple Türkiye, iPhone 6 ve iPhone 6 Plus’ı Apple Online Store Türkiye üzerinden 26 Eylül’de satışa sunacağını açıkladı. Sitede aynı zamanda iPhone 6 ve iPhone 6 Plus’ın fiyatları da yer alıyor. Haberin devamında fiyatları görebilirsiniz.

iPhone 6

16 GB
2.349 TL

64 GB
2.649 TL

128 GB
2.949 TL

iPhone 6 plus

16 GB
2.649 TL

64 GB
2.949 TL

128 GB
3.249 TL

11 Eylül 2014 Perşembe

Aynı sitede, aynı ürün farklı fiyata satılabiliyor

Bir ürünü satın almaya karar vermeden önce özelliklerini ve mümkünse kullanıcı yorumlarını iyice araştırmak ve incelemek gerekiyor. Alacağımız ürün hakkında kararımız netleşince iyi bir fiyat araştırması yapmak lazım. Ürünün adını internette arattığınızda satış yapan siteler karşınıza çıkıyor. Bunları tek tek inceleyebilirsiniz. Hesabınıza gelen ve güvendiğiniz siteden alışveriş yapabilirsiniz.

Peki ya Türkiye'nin en büyük alışveriş sitesinde bile farklı fiyatlar söz konusu ise ne yaparsınız? İlginç değil mi? Hepsiburada.com internet alışveriş sitesinde aynı ürünün iki farklı fiyat ile satıldığına şahit olduk.

Casio MTP-1275D-7BDF Erkek Kol Saati bir sayfada 46,80 liraya satılırken, başka bir sayfada 56,16 liraya satılıyor. İki sayfadaki ürün de kampanya da! Siz dilediğinizi alabilirsiniz.

Demek ki ürün adını bir de site içi arama yaptırmak gerekiyormuş. Mutlaka farkında olmadan yaptıkları bir hatadır ama dikkatli olmanızı rica ediyoruz.

http://www.hepsiburada.com/liste/casio-mtp-1275d-7bdf-erkek-kol-saati/productDetails.aspx?productId=samtp1275d7bdf&categoryId=25008404



http://www.hepsiburada.com/liste/productDetails.aspx?productId=sacssck0701992&categoryId=25008404&sku=SACSSCK0701992

29 Ocak 2014 Çarşamba

Kırmızı et fiyatları neden yüksek?

Dünyada kırmızı et fiyatları
Türkiye'de 1 kg kıyma ortalama 30 TL, Almanya'da 15 TL. Üstelik Almanya 4 kat daha zengin bir ülke. Peki neden Türkiye iki kat daha pahalıya et yiyor?

Türkiye’den çok daha zengin birçok ülke kırmızı eti Türkiye fiyatlarının yarısına yiyor. Kişi başı geliri Türkiye’nin dört katına yaklaşan Almanya’da kıyma, markette Türkiye’nin yarı fiyatına satılıyor.

Kırmızı et, markete ulaşana kadar üç kez el değiştiriyor. Besiciler, tedarikçiler ve market, kasap gibi satıcılar.

Besiciler, büyükbaş hayvanı yetiştirip hayvanın gövdesini tedarikçilere satıyor. Besicilerin gönderdiği bu ete karkas et deniyor. Tedarikçiler, karkas eti alıp kemiklerini, sinirlerini temizleyip, ihtiyaca göre pirzola, bonfile gibi bölümlere ayırıp müşteriye hazır hale getiriyor. Tedarikçiler eti marketlere, kasaplara, restoranlara satıyor.



Fiyatlar neden yüksek dediğimizde her kesimin farklı bir açıklaması var. Besicilere göre et fiyatlarında spekülasyon var.

Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Alp, gövdenin yani karkas etin kilosunu İstanbul’a 17 TL’ye gönderdiklerini söylüyor. Ahmet Alp, "Adrese teslim gönderiyoruz. Kasaplar, marketler yüzde 40 zam koyup satıyor" diyor.

Eti son elde nihai tüketiciye ulaştıran kasap ya da market de tedarikçiden aldığı ete kendi maliyetlerini (yüzde 8 KDV, kâr, işletme maliyetleri) ekliyor. Burada kâr oranı ve maliyetler işletmeden işletmeye değişiyor. Bazısı daha çok, bazısı daha az kâr ediyor. Bazısı işletme maliyetlerine daha çok öderken bazılarının kira, su, elektrik, çalışan gibi maliyetleri daha düşük. Sonuçta ortaya çıkan tablo bu. Türkiye’nin farklı noktalarında et, farklı fiyatlara satılıyor.

Tartışmaların odağındaki Tarım Bakanlığı ise fiyatlarda spekülasyon olduğu görüşünde. Bakanlık arzda sorun olmadığını düşünüyor. Hükümet, kimi üreticilerin ithalat fikrine de kesinlikle karşı çıkıyor. İstanbul Sanayi Odası'nda düzenlenen toplantıda sektörle bir araya gelen Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları, besicilikten geçimini sağlayanlar olduğunu hatırlatarak, "Türkiye kapıyı açarsa, ithalata başlarsa besici biter" dedi.

Mirmahmutoğulları, ithalat isteyen üreticilere "Bir geçiş sürecindeyiz, bu da spekülatörlerin işine yarıyor. Türkiye'de ithalata açılmayı asla istemiyoruz. Aman ithalatı aklınıza getirmeyin" şeklinde seslendi. Türkiye'de 28 bin aile besicilik yapıyor.

Mirmahmutoğulları yeni ırk yaratılmasıyla ilgili de çalışmalara başlandığını ve üç yıl içinde Türkiye'de et tipli damızlık olacağını söyledi.

Neden et yemeliyiz?

Yıldız Tekniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Mustafa Tahsin Yılmaz etin yararlarını şöyle anlatıyor:

Kilogram başına 1 gram protein tüketilmesi gerek. Bu hesaba göre, 70 kg ortalama vücut ağırlığına sahip bir insanın günde 70 gram protein tüketmesi, bunun da en az yarısının hayvansal kökenli olması gerekmekte. Bu da günlük en az 250 gram et miktarına tekabül ediyor. Diğer besinlerden de düzenli miktarda protein aldığı farz edilen yetişkin bir insanın günlük tüketmesi gereken et miktarı en az 250 gram.

Et tüketilmediğinde ne olur?

Kırmızı et yeterince tüketilmediğinde, bünyeye yeterince protein ve enerji alınamaz. Her ikisinin yetersizliğinden ileri gelen “marasmik kwashiorkor” vakalarına, yeterince et tüketmeyen veya hiç et tüketmeyen toplumlarda sık rastlanıyor. Ayrıca sağlıklı bir zihinsel gelişim için kırmızı etin tüketilmesi gerek.

Çocuklar için kırmızı et neden önemli?

Proteinler, vücudun yapıtaşları. Proteinlerin en önemli kaynakları arasında kırmızı et geliyor. Çocuklar, eğer yeterli seviyede et tüketmezlerse zihinsel faaliyetlerinde yeterince gelişme olmaz, ayrıca  kas ve iskelet sisteminin gelişimi de olumsuz etkilenir. Yeterli miktarda et tüketmeyen çocuklarda bünye zayıflığı görülüyor.  Ayrıca gelişme sorunları yaşarlar. Anemi (kansızlık) ise yeterince et tüketmeyen çocuklarda görülen diğer bir sağlık problemi.

Çocuklarda et tüketim miktarı yaşa göre değişkenlik gösteriyor. 4-6 yaş arasındaki çocukların fiziki ve zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmeleri için günde yaklaşık olarak 100-120 gram kırmızı et tüketmesi gerekiyor. 7-9 yaş arasındaki çocukların günlük et ihtiyacı yaklaşık 170-180 gram iken, 10-13 yaş aralığında yaklaşık 200-220 gram arası kırmızı et tüketmeleri gerekiyor. Bunlar, diğer besinlerden hiç protein alınmaması durumunda belirlenmiş miktarlar.

Kaynak: Al Jazeera

12 Haziran 2013 Çarşamba

Darty'deki fahiş fiyat şikayeti

10.5.2013 tarihinde DARTY Bodrum Midtown mağzanızdan 99 TL sına SINBO SCM-2925 ESPRESSO KAHVE MAKİNESİ satın aldım. Sonradan aynı ürünün TeknoSa'da 59 TL'ya olduğunu gördüm. 

Kendilerine yazdığım maile halen yanıt alamadım.

Saygılarımla
Ali Oğuz Konuk


10 Kasım 2012 Cumartesi

Akıllı telefonla en ucuz benzin ve motorin cepte!

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt sektöründe büyük ses getirecek ‘akıllı telefonla en ucuz benzin ve motorin cepte' uygulamasını, yeni yıldan önce başlatmak için düğmeye bastı. Uygulamayla 12 bini aşkın akaryakıt istasyonunda 5 ayrı ürünün güncel fiyatları anı anına cep telefonuna inecek. Harita yardımıyla sürücüler, en yakın istasyon bilgilerine de ulaşacak.




DENEME AŞAMASI TAMAMLANDI
EPDK kaynaklarından alınan bilgiye göre, uygulama, iPhone ve android işletim sistemi bulunan akıllı telefonlar için oluşturuldu. Uygulamanın deneme ve geliştirme aşaması tamamlandı. Yılbaşından önce devreye girmesi hedeflenen uygulamada aboneler (sürücüler), bulundukları noktaya ya da caddeye en yakın akaryakıt istasyonu ile en ucuz benzin veya motorini gerçek zamanlı olarak cep telefonundan anı anına izleyebilecek.

12 BİN İSTASYONU KAPSAYACAK
Uygulama, yurt genelinde 12 bini aşkın sayıdaki tüm istasyonları kapsayacak. Akaryakıt fiyatları, sürekli güncelleştirilecek. Bu yönüyle dünyada bir ilk olarak gösterilen uygulama; harita, istasyonlar ve ayarlar olmak üzere 3 bölümden oluşacak. EPDK kaynakları, uygulama ile tüketicilerin fiyat ve kalite açısından kendilerine en uygun akaryakıt istasyonunu, Türkiye'nin her tarafında rahatlıkla bulabileceğini belirterek, "Bayilerin ve dağıtım şirketlerinin fiyat rekabetinde yer almak istemeleri durumunda kendi fiyat ilanlarını geniş kitlelere duyurma imkânı olacak. Bu yönüyle de sektörde rekabet daha da artacak" dedi.

5 ÜRÜNÜN FİYATINI GÖSTERECEK

* Abone, uygulamayı açarak; 'ayarlar' bölümünden istenilen 'akaryakıt türü', 'tarama mesafesi' ve 'dağıtıcı' seçimi yapacak.

* Ayarlar sekmesi ile karayolu araçlarında kullanılabilecek tüm benzin ve motorin türleri (halen 5 farklı fiyat kategorisinde ürün bulunuyor), tarama yapılacak mesafe ve faaliyette bulunan tüm dağıtıcıların dökümü yapılabilecek.

* Kullanıcı, istediği akaryakıt türünü ve dağıtım şirketini belirleyerek, uygulamayı ‘kişiye özel' hale getirebilecek.

* Ayarların tamamlanmasının ardından uygulama sürücünün bulunduğu konumu algılayarak, yarıçapını kullanıcının tanımladığı bir alan içindeki tüm akaryakıt istasyonlarını harita üzerinde açacak.

* Sürücü, harita üzerinde 'en ucuz fiyatlı istasyon' dahil olmak üzere tüm istasyonların dağıtıcı, adres ve ürün bazında güncel fiyat bilgisine erişebilecek.

* İstenilmesi halinde sürücüye, gideceği istasyonun yol tarifi de internet üzerinden yapılacak.

* Sürücünün ya da abonenin talebi halinde (haritadan değil) ayrı bir sekmeden istasyonların listelenmesi ve seçilmesi mümkün olacak. Burada, istasyonları şikayet etme (fiyat ve adres yanlışlığı gibi) özelliği de yer alacak.

* İnternet sitesi üzerinden de ayrıca fiyat bilgilerine ulaşılabilecek.

Olcay AYDİLEK / Habertürk

3 Ekim 2012 Çarşamba

gezinet.net tatil sitesi ile Afyon Corel Thermal Otel fiyatları tutarsız


Afyon'daki Corel Thermal Resort Otel'e ailem ile birlikte gitmek için internette fiyat araştırması yapıyordum. www.gezinet.net sitesinde 102,60 TL den başlayan fiyatlar başlayan ilanı gördüm. Fiyat uygun geldi almak istedim. Ekranın alt kısmında ise aynı fiyat "7 Kal 5 Öde" yazıyordu. Otellere daha önce de gittiğimiz için bu tür kampanyalar yaptıklarını biliyordum. Firmayı aradım rezervasyon yaptırmak istedim.
Bana "Bu odanın fiyatı 161,43 TL, biz fiyatı zaten indirdik. 5 ile değil, 7 ile çarpıyoruz." dedi. Siteye tekrar girdiğimde ekranın değiştiğini gördüm. Fakat ben çıkmadan önce print screen yapıp kaydettim.

Haklı kim? Ben miyim yoksa firma mı? Haklı isem rezervasyonumu yapsınlar lütfen.

Murat E.

15 Eylül 2012 Cumartesi

Yumurta fiyatlarına yüzde 100 zam


Özellikle küçük çocukların en önemli besin maddeleri arasında yer alan yumurtanın fiyatı, okulların açılmasıyla tavan yaptı. Toptan satışlarda yüzde 100, perakendede ise yüzde 80'i aşan oranlarda zamlandı.

Üç hafta önce toptan fiyatı tanede 12 kuruş olan yumurta, dün itibarıyla 24 kuruşa çıktı. 30'luk koli ise perakendede 10 lirayı aştı.

Yumurta Üreticileri Birliği (Yum-Bir) Başkanı Derya Pala, okulların açılmasının ve havaların soğumasının aynı döneme denk geldiğini, bunun da iç piyasada talebi artırdığını söyledi. Pala, fiyatların birkaç hafta içinde normal seviyesine gerileyeceğini kaydetti.

Zaman'ın haberine göre, üç hafta önce tanesi 12-13 kuruşa satılan yumurtanın fiyatı, geçen hafta 18, bu hafta başında da 24 kuruşa yükseldi.

Market ve bakkallarda ise büyüklüklerine göre 5,5 ile 7 lira arasında satılan 30'luk yumurta kolisi 10 lirayı aştı.



Yumurta üreticileri, son üç aydır maliyetlerin altında satış yaptıklarını belirtirken müşteriler ise spekülasyona dikkat çekiyor.

Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya, çocuklarının iyi beslenmesini isteyen ailelerin kahvaltıda yumurtaya ağırlık vermesinin talebi artırdığını söyledi.

Özellikle Ramazan ayı ve okulların açılış döneminde bazı ürünlerin fiyatlarının arttığına dikkat çeken Kaya, "Yumurta sektörü, istikrarsız ve spekülasyona açık. Üretimin kıt olduğu dönemlerdeki fiyat artışını biliyoruz ama bol dönemlerdekini anlamakta güçlük çekiyoruz. TÜİK verilerine göre üretimde düşüş yok artış var. Bir ay önceye kadar 5-6 liraya satılan 30'luk yumurta kolisi semt pazarlarında bile 10 liranın üstünde fiyatla satılıyor. Bazı marketlerde bu 13,5 TL'yi buluyor. Üreticileri insafa davet ediyoruz" dedi.

Yum-Bir Başkanı Derya Pala ise yumurtanın hızlı tepki veren ve aniden yükselen bir ürün olduğunu belirterek, fiyatların üç hafta içinde normal seyrine gireceğini kaydetti.

Zamda maliyet artışlarının da ciddi etkisi olduğunu dile getiren Pala, "Temmuz ve ağustos aylarında maliyetler ciddi oranda yükselmesine rağmen fiyatları artıramadık. Maliyetlerimiz 17-18 kuruşa çıkarken 12-13 kuruşa yumurta sattık. Şu anda da mevsim olarak yumurta tüketiminin arttığı bir dönemdeyiz. Okulların açılması ve havaların soğuması talebi artırdı. Ayrıca vatandaşların yaylalardan şehre dönmesi ve alışverişin artması da yumurta tüketimini hızlandırdı" şeklinde konuştu.

Maliyetin tane başına 14-15 kuruşlardan 17-18 kuruşlara yükseldiğini söyleyen Pala, "Fiyatlar, iki hafta önce maliyetlerle ancak başa baş geldi. Geçen üç ay maliyetin altında satış yaparken son iki haftadır üstünde fiyatla satıyoruz. Yumurta fiyatlarını da arz talep dengesi belirliyor. Yumurta üretiminde azalma yerine artış var. Geçen iki ayda maliyet yükselişlerinden kaynaklı olarak üretime ara verilmişti. Ama 2011 senesine göre üretimimiz daha fazla olacak. Geçen sene 14 milyar adet üretim vardı, bu sene 15 milyarın üzerine çıkmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Derya Pala'nın verdiği bilgiye göre, iç taleple birlikte ihracat da artışa geçti. Yaz boyunca 200-220 TIR arasında ihracat yapılırken bu miktar, eylül ayı itibarıyla 250-280 TIR'a çıktı.

Sektörün en önemli pazarı olan ve ihracatın yüzde 90'ının yapıldığı Irak'tan da ciddi talep geliyor ancak iç pazardaki talep, ihracattan daha fazla.

Çocuklarını okula gönderdikleri için her gün sabah kahvaltısında 3-4 yumurta tükettiklerini anlatan Adnan Sarısoy ise, zeytin, peynir, bal ve diğer ürünler hariç sadece yumurtaya aylık 40-50 liraya yakın para harcadıklarını artık bu ürünün kendileri için lüks haline geldiğini söyledi.

TÜİK: Üretim yüzde 17 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre temmuzda 1,2 milyar adet olan tavuk yumurtası üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,9, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 16,8 arttı.

101 milyon adet olan kesilen tavuk sayısı da temmuzda bir önceki aya göre yüzde 8 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre artış yüzde 11,6 olarak gerçekleşti. 163 bin 806 ton olan tavuk eti üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 4,1, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 oranında arttı.

31 Ocak 2012 Salı

Bal alırken dikkat!

Son dönemlerde bal reklamları hayli revaçta. 4 kilosu 60 TL polen hediyesiyle birlikte kargo dâhil 100 TL'ye satılan ballar ne kadar doğal?

Yoksa bazı uyanıklar ‘bal alacak çiçeği' iyi mi biliyor? Sahtesini anlamanın mümkün olmadığı ucuz balları işin uzmanlarına sorduk.

Günün herhangi bir vakti ev, iş veya cep telefonunuzun tanımadığınız bir numara tarafından aranması bal gibi mümkün! Telefonu açtığınız an otomatik bir ses tonu, bilmem ne ballarının 4 kilosunu 100 TL'ye sattıklarını belirterek sizden sipariş almaya çalışabilir. Hadi bundan yırttınız diyelim, kumandayı elinize alıp televizyon kanalları arasında dolaşmaya başladığınızda bu kez dakikalarca süren petek, süzme ve karakovan bal reklamlarına mutlaka yakalanırsınız…



Son dönemde hayli artan bal reklamları ağzımızın tadını bozabilir mi? 4 kilogram doğal balı, 60 TL değerindeki polen ve 20 TL kargo ücreti dâhil 100 TL'ye almak mümkün mü? Ünlü isimleri de reklamlarında kullanarak televizyon ekranından bal satan bu firmalara telefonla ve mail yoluyla defalarca ulaşmaya denememize rağmen bize geri dönen ve sorularımıza cevap veren olmadı. İnternetteki form sitelerinde alınan balların bir ay içinde şekerlendiği, eksik gramajda bal gönderildiğine dair tonlarca şikâyet var. Satılan ucuz balların glikozla yapıldığını söyleyenler de var, direkt üreticiden alındığı için bu kadar ucuza verildiğini belirten de. Ancak bir gerçek var ki, o da gerçek bal ile sahte balı normal bir insanın ayırt etmesinin mümkün olmadığı. Balın bozdolabında şekerlendiği, gerçek balın sürekli akışkanlığa sahip, normal balın kokusuz ve kıvamının daha katı olduğu gibi halk arasında kulaktan kulağa yayılan ve uygulanan ayırt etme bilgilerinin çok da yeterli ve sağlıklı olduğunu söyleyemeyeceğiz. Çünkü doğal olmayan bal üretenler bütün bu özelliklere sahip bal üretme noktasında da maharet sahibi. Genelde arı görmemiş bal olarak da isimlendirilen bu ürünler, tamamen yapay olarak, glikoz, fruktoz gibi şekerlerin, içlerine birtakım esans ve gıda boyaları katılarak bal kıvamına getirilmesiyle elde ediliyor. Sahte balın içine zaman zaman koku ve aroma için tüketiciyi aldatmaya yönelik doğal bal ilavesi de yapılabiliyor. Ancak laboratuvarlarda uzun süren araştırmalar sonucunda balın kalitesi anlaşıldığına göre aldığımız kilolarca bal ile ağzımıza ancak bir parmak bal çalınması ihtimal dâhilinde.

Ülkemizde bal daha çok şifa niyetine tüketilen bir ürün. Mideye, kalbe, damarlara, kana ve ciğerlere sayısız etkileri var. Uykusuzluğa çözüm olduğu kadar, şeker hastaları için de faydalı. Hâliyle hastaların ve çocukların fazlaca tükettiği balı alırken üzerinde Tarım Bakanlığı'nın izni ve organik sertifikası olan balları tercih etmek gerekiyor. Özellikle Doğu illerinin adı kullanılarak çarşı pazarda satılan ve Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olmayan balların yurtdışından ülkemize sokularak piyasaya sürüldüğü yıllardan beri dillendiriliyor. İçeriklerinin ve üretilme ortamlarının belirsizliği sebebiyle tüketici sağlığını tehdit eden bu balları tercih etmek ağzınızın tadını kaçırabilir. Bunun yanında petekli bal üretimi için kolonilere balmumundan yapılan plakalar yerine daha ucuz petrol ürünü mum karıştırılması kansere davetiye çıkarıyor. Bal standardı ve kodeksi balda glikozu yasaklasa da fabrikalarda mısırdan üretilen ticari glikozun içine bir miktar polen, renklendirici ve esans katılarak satılan ya da arılara şeker şurubu/glikoz verilerek elde edilen ballar piyasada rahatlıkla müşteri buluyor. Aynı zamanda özellikle son dönemlerde yurtdışından ülkemize gönderilen naftalinli ballar piyasada rahatlıkla satılıyor. Arıcıların kovanlarındaki mum güvesi zararlısına karşı kullandığı petrol ürünü naftalinler, uçucu ve balmumu tarafından emilme özelliğinin bulunması sebebiyle kolayca bala geçebilen bir madde ve kanserojenlik sıralamasında dünyadaki en önemli 10 maddeden biri. İç piyasadaki ballarda naftalin kalıntı analizi maalesef yapılmıyor.

30 yıldır arıcılık yapan Mehmet Demircioğlu, piyasada satılan balların mübalağa olduğunu belirterek doğal bir balın 50 TL'den aşağıya satılamayacağına dikkat çekiyor: “15 TL'ye petekli bal satılıyor; ama bunlar şeker yedirmek suretiyle elde ediliyor.

 Gece küvetten arıya şeker şurubu veriyor, gündüz de çiçeğe gidiyor. Piyasada çam balı var, en ucuz bal odur. Kalitesi düşüktür. Pamuk çiçeği balı vardır. 4 kilosu 100 TL'ye satılan balların asla kaliteli bal olduğunu düşünmüyorum. Yurtdışından, kaçak yollardan da getiriyor olabilirler. Ben kestane ve ıhlamur balının kilosunu 50 TL'ye veriyorum. Toptan alınırsa 30 TL'ye verilir.” Terzioğlu, gerçek bal ile sahte balı normal bir insanın ayırt etmesinin mümkün olmadığını ve sıkı bir denetimin şart olduğunu kaydediyor.

Peki piyasadaki balların denetimi nasıl ve kim tarafından yapılıyor? Bu konuda yetkili merci Tarım Bakanlığı. Sürekli olarak bal üreten firmaları yakından denetleyen bakanlık, zaman zaman sahte bal üreten firmaların isimlerini de afişe ederek sahte balın önüne geçmeye çalışıyor. Son dönemde artan bal reklamlarına ilişkin sorumuza bakanlık yetkilileri şu cevabı veriyor: “Medya organları yoluyla satışta bulunan firmalar hakkında kurumumuza da değişik kanallarla ihbar ve şikâyetler intikal etmektedir. Bu ihbar ve şikâyetler doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde, bu şekilde bal ve arı ürünü satışı yapan firmalar hakkında özellikle olası bir tağşişin (karıştırma) tespiti amacıyla mevcut olarak yürütülmekte olan ‘Bal Denetim Programı'na ek olarak kapsamlı bir kontrol ve denetim çalışması başlatılmıştır.” 174 Alo Gıda Hattı, Bimer (Başbakanlık Bilgi İşlem Merkezi) başvuruları ve şahıs dilekçeleri doğrultusunda her ürün ile ilgili resmî kontrollerin yapıldığına ve numuneler alındığına dikkat çekiliyor. 2011 yılı içerisinde kasım ayı itibarı ile 660 arı ürünleri üretim yerinin denetlendiğini ve 1130 arı ürünü numunesi alındığını kaydeden yetkililer, balın besleyici özelliklerinin yaygın olarak bilinmesinin, bal ve diğer arı ürünlerini dünya genelinde popüler hâle getirdiğini ve yüksek bir talep oluşturduğunu ifade ediyor: “Bu talep neticesinde bir yandan kaliteli balın fiyatı artarken diğer yandan sahte yollarla üretim de artmaktadır. Balda yapılan taklit ve tağşişin önüne geçebilmek için riske dayalı kapsamlı bir denetim ve kontrol planı başlatılmıştır.” En son olarak televizyonlardaki bal reklamlarına yönelik şikayetler artınca topu RTÜK'e atan Tarım Bakanlığı, yeni çıkacak gıda denetim yasası ile birlikte bu tarz yanıltmaların önüne daha süratle geçebileceklerini kaydediyorlar. Her bal üreticisinin bağlı bulunduğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüklerinde kayıt olması gerektiğine dikkat çeken Bakanlık, 2010 yılında ülkemizde organik 25 bin 607 kovan ve 208 bin 14 ton bal üretimi bulunduğunu belirtiyor.

Durum böyle iken son dönemde artan bal reklamları tüketici üzerinde nasıl bir psikoloji doğurdu, sorusuna cevap aramak için Altıparmak Gıda Pazarlama Direktörü Gürsal Gürarda'ya başvurduk. TV'de bal satan firmaların bir anda bu kadar artış göstermesinin tüketicilerde kafa karışıklığına sebep olduğunu belirten Gürarda, “Bu satış yönteminin meydana getirdiği etkinin temelinde ne yazık ki tüketicilerin gıda maddeleri konusunda yetersiz bilgi birikimine sahip olmaları yatıyor. Özellikle de bal kategorisinde tüketicilerin bilinç düzeyinin yükseltilmesi gerekiyor. Gerek bal gerekse tüketici hakları konusunda bilinç artıkça, bu durumun tersine döneceğine inanıyoruz. Burada tüketici tarafından sorgulanması gereken asıl mesele; sadece bal değil, herhangi bir gıda maddesinin TV aracılığıyla satışının doğru olup olmadığı konusudur. Söz konusu satış kanalları gıda güvenliği anlamında denetlenemediği için bu durum tüketiciler açısından risk taşıyor.” diyor. Fiyatın balın gerçek yahut hileli olduğunun bir göstergesi olamayacağına dikkat çeken pazarlama direktörü, bal doğal bir ürün olduğu için (tabii eğer satışa sunulan bal gerçekten doğal, sahte veya hileli değilse) aslında fiyatını da doğanın kendisinin belirlediğini kaydediyor. Üretimin çok olduğu dönemde bal fiyatlarının düşebileceğini belirten Gürarda, nerede satılırsa satılsın, detaylı laboratuvar analizi yapılmadan piyasada ucuza satılan balların gerçekliğinden söz etmenin mümkün olamayacağını söylüyor. Altıparmak Gıda bünyesindeki tüm balların Avrupa'nın en kapsamlı dört eş değer bal analiz laboratuvarı arasında yer alan Altıparmak Ar-Ge ve Kalite Kontrol Laboratuvarı'nda 65 parametrede ve milyarda 1 (mg / kg) hassasiyette analiz edilerek satışa çıkarıldığını ifade ediyor. Piyasada tüketilen bal artışından memnun olan Gürsal Gürarda yine de tüketiciyi uyarmadan edemiyor: “Ülkemizde sahte, hileli bal sorunu olduğu bir gerçek... Altıparmak Gıda olarak her fırsatta bal konusundaki bilincin artmasını destekleyici çalışmalar yapıyoruz.”

Evet, ‘bal olan yerde sinek de çok olur' demiş atalarımız. Gerçek bal yemek isteyen tüketicilere düşen şey Tarım Bakanlığı'ndan izin almış, sürekli denetime tabi tutulan balları tercih etmek. Yoksa şifa niyetine bal yiyeyim derken kanserojen ihtiva eden ürünleri tüketerek ‘er kişi niyetine' sedasını duyabilirsiniz.


 Remzi Özbay (Kaçkar Bal Yönetim Kurulu Başkanı): Bal, hileye çok müsait bir üründür
“Piyasada satılan ballar Nasreddin Hoca'nın kedi-ciğer fıkrasını hatırlatıyor. Ciğer burada ise kedi nerede, kedi bu ise ciğer nerede? Oturup hesaplıyorum. Kargo masrafı 20 TL tutar, 60-70 TL polen veriyorlar. Televizyonlara verilen reklam parasını da dâhil edin buna. Bal şifalı bir şey, bedava yedirsinler tabii. Ama gerçek bal mı bu belli değil. Birçok müşterimiz bizi arıyor, kafaları karışık; size fazla mı para ödüyoruz diyorlar. Birçoğu bu balı bizim sattığımızı sanıyor. Ben Türkiye'nin en kaliteli bal üreticilerinden birisiyim, o fiyata bunu satmam mümkün değil. Piyasada satılan balları şeker ve glikoz ile üretip satsalar bile bu fiyata satılamaz. İçine ne katıyorlar bilmiyorum. Burada büyük bir rant var. Kur'an-ı Kerim'de ayetle övülen bal ve arıların düzenine böyle müdahale etmek, ayetin bir harfini değiştirmekle aynı şey bana kalırsa. Biz balın hilelerinden anlamadığımız için kulaktan dolma şeyler duyuyorum. Hileye çok müsait bir üründür bal. Rengi ve kıvamı organik balın aynısı bal yapabilirler. İyi denetlenerek, organik sertifika alan balları tercih etmek lazım. Her sene özel bir firma haberli yahut habersiz beş kez bizi denetlemeye gelir. Bizim ballarımız konvansiyonel bal ile aynı rafta satılmıyor zaten. Gerçek balda son kullanma tarihi de olmaz. Türkiye'deki bal kodeksi gereği mecburen son kullanma tarihi koymak zorunda kalıyoruz. Organik bal ile konvansiyonel bal arasında sayısız farklar vardır. Konvansiyonel bal üreticileri, peteklerde petrolden üretilen lifler kullanır. Buna bakanlık müsaade veriyor. Arılarda farklı arı hastalıkları oluyor. Bununla ilgili çeşitli kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Organik balda ise bu ilaçları asla kullanamazsın, doğal ilaçlar kullanma zorunluluğu var. Türkiye'de yüzde 5 organik bal üretiliyorsa geri kalan balın tamamı organik olmayan baldır. Bal ormanı projeleri son dönemde hız kazandı, bu sevindirici gelişme. Biz ürettiğimiz organik balın kilosunu toptan 150 TL'ye satıyoruz. Bayilerimiz bunu 250-300 TL arasında satıyor. Bizim balların tamamı kayıtlıdır, onun haricinde bal satamazsınız. Sadece arının ürettiği balı tüketmek lazım şifa arıyorsak. Bunun içinde organik bal etiketi olan balları tüketmek gerekiyor. Başka çözümü yok.

Kaynak: http://www.samanyoluhaber.com

İnternet alışverişi fiyat avantajı ve zaman tasarrufu sağlıyor

MasterCard tarafından düzenlenen ve Yöntem Araştırma ve Danışmanlık Şirketi’nce gerçekleştirilen MasterIndex araştırmasının sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 23’ü internet üzerinden alışveriş yapıyor.

MasterCard tarafından Türk halkının kredi / banka kartı kullanım, tasarruf ve harcama eğilimlerini ölçümlemek amacıyla, Yöntem Araştırma Danışmanlık'a Türkiye'nin kentsel nüfusunu temsil eden 11 il merkezinde yaptırılan MasterIndex araştırmasına göre, Türk halkının ortalama dörtte biri (yüzde 23) internet üzerinden alışveriş yapıyor. Ortalama alışveriş yapma oranı ise 2-3 ayda 1 kere. Yaş grubu 35'in üstüne çıkınca internet üzerinden alışveriş yapma oranı 4-6 ayda 1'e düşüyor. Sonuçlara ekonomik seviyeye göre bakıldığında, ekonomik seviye düştükçe online alışveriş yapma oranının düştüğü görünüyor. Araştırmaya göre, internet üzerinden alışveriş en fazla Marmara Bölgesi'nde, en az ise Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde yapılıyor.





İnternet alışverişi fiyat avantajı ve zaman tasarrufu sağladığı için tercih ediliyor
MasterCard araştırmasının sonuçlarına Internet alışverişçileri, online alışverişin fiyat avantajı (yüzde 67) ve zaman tasarrufu (yüzde 35) sağladığını, daha çok ürün seçeneği bulunduğunu (yüzde 28), evden çıkmadan alışveriş yapma rahatlığı sağladığını (yüzde 28) ve eve teslimat yapılmasını (yüzde 25) başlıca nedenler olarak gösteriyor.

Araştırma sonuçlarına göre özellikle kadınlar, internet üzerinden alışverişte, ürün seçeneğinin daha fazla olması ve evden çıkmadan alışveriş yapmanın rahatlığını en önemli avantajlar olarak değerlendirirken, erkekler ise ürün ve fiyat karşılaştırma imkanı yüzünden internet alışverişini tercih ettiklerini söylüyor.

İnternet alışverişine uzak olanların nedeni görüp denemeden ürün almak istememeleri
Araştırmada, internet üzerinden alışveriş yapmaya sıcak bakmayanlara nedeni sorulduğunda ise, büyük çoğunluk (yüzde 66) görmeden / denemeden ürün almak istememelerini işaret ediyor. Katılımcıların yüzde 34'ü kişisel bilgilerini vermeyi güvenli bulmadıklarını, yüzde 29'u ise teslim edilecek ürünün doğruluğuna / kalitesine güvenmediklerini söylüyor.

İnternet üzerinden erkekler en fazla elektronik eşya, kadınlar ise giysi alıyor
MasterIndex araştırmasına göre, online alışverişçiler internet üzerinden elektronik eşya / bilgisayar, cep telefonu ve aksesuvarları, giysi, yiyecek ve içecek alıyor. Kadınlar (yüzde 33), erkeklere oranla (yüzde 2) internetten daha fazla giysi alıyor. Erkekler ise (yüzde 53) kadınlara oranla (yüzde 22) daha fazla elektronik eşya alıyor.

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerin yüzde 75'i kredi kartı ile ödeniyor.

İnternet alışverişlerinde ürün şikayetlerinin dikkate alınması çok önemli
İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde sağlanması istenen hizmetler ve bunların alışverişe etkileri sorulduğunda online tüketiciler en önemli etken olarak ürün şikayetlerinin dikkate alınıyor olması (yüzde 35), ödeme sorunlarının çözümlenmiş olması (yüzde 22), ürün değiştirme / beğenilen ürünün iade kurallarının belirli olması (yüzde 20), teslimat sürelerine riayet edilmesi (yüzde 11) ve garanti hizmetinin veriliyor olmasını (yüzde 9) gösteriyor.

Tercih Türk sitelerinden yana

MasterCard'ın araştırmasına göre, online alışverişçilerin yüzde 59'u alışverişleri esnasında mutlaka Türk sitelerini tercih ediyor, alışveriş yapacağı sitelere arama motorları (yüzde 42), arkadaş tavsiyesi (yüzde 31) ve medyadaki ilanlar (yüzde 15) yoluyla ulaşıyor.

Online alışverişçilerin yüzde 81'i alışveriş yaptıkları sitede 3D güvenlik olmasının alışveriş kararlarını etkilediğini söylüyor.