6 Aralık 2012 Perşembe
TBMM kredi kartları ilgili komisyon kurdu
Türkiye Büyük Millet Meclisi, kredi kartı aidatı, bankaların aldığı hesap işletim ücretleri, kredi yapılandırma, komisyon ve faizlerle ilgili şikayetlerin binleri aşması üzerine harekete geçti. Bankaların müşterilerinden çeşitli adlarla yaptığı bu kesintiler için Meclis’te komisyon kuruldu.
Meclis'e Dilekçe Yağmuru
Tüketiciler, kredi kartı kulanım aidatları, işletim ücretleri, kredi dosya masrafları ve çeşitli adlar altında kart kullanıcısının haberi dahi olmadan alınan komisyonlar konusunda şikayetçi...
Tüketici mahkemelerinde çare arayan kart kullanıcılarının bir başka durağı ise Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. Vatandaşlar Meclis'i adeta şikayet dilekçesi yağmuruna tutmuş durumda.
Komisyon Kuruldu
Meclis de bankaların faiz dışı gelirlerini inceleme kararı aldı. Bu çerçevede Dilekçe Komisyonu bünyesinde bir alt komisyon kuruldu. Komisyon, ilk toplantısını yaptı.
Bankacılık Alt Komisyonu Başkanı Halil Ürün, "Bankaların aldığı haksız ücretler hepimizin günlük hayatta karşılaştığı sıradan olaylar haline geldi. Meclis'e verilen bu dilekçelerde de vatandaşların şikâyet ettikleri konular başlıklar halinde özetlemek gerekirse, kart aidatı en çok şikâyet edilen konu, hesap işletim ücreti, kredi dosya masrafları şeklinde devam ediyor” dedi.
Türkiye'de Neredeyse 1 Kişiye 2 Kart Düşüyor
Komisyonun merceğe aldığı konu oldukça önemli... Zira Türkiye’de neredeyse bir kişiye iki banka kartı düşüyor. Dünya sıralamasında ABD 1.1 milyar kredi kartı ile ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi Çin, Brezilya ve Güney Kore takip ediyor. Türkiye ise Lüksemburg, İspanya, İngiltere, Finlandiya ve Portekiz dışındaki AB ülkelerinin önünde yer alıyor.
"Artık Tüketiciler İçin Soyguna Dönüştü"
Kart sayısı ve kart aidatlarıyla ilgili bilgi veren Tüketici ve İklimi Koruma Derneği Başkanı Ali Çetin, "Bugün itibariyle kredi kartları 53 milyon 728 bine banka kartları da 90 milyon 418 bine çıkmış. Bunlardan ortalama 50 lira ücret aldıkları düşünürsek ki çoğu daha fazla sadece ve sadece yıllık aldıkları kart aidatı bile oldukça yüksek. Bu artık tüketiciler için soyguna dönüştü” dedi.
Giderlerinin Bile Üstünde
Bankaların aldıkları ücret ve komisyonlar ise 11 milyar civarında. Bu rakam bankaların giderlerinin çok üstünde…
Tüketici ve İklimi Koruma Derneği Başkanı Ali Çetin, bu konuda, "Personel giderleri 9 milyar 993 milyon. Buna kullandıkları bilgisayarları, binaları maddi demirbaşlarını katarsak toplam bu tür giderleri 11 milyar 476 milyon. Yani bankalar tüketicilerin sırtından bütün işletme giderlerini personel dahil aldıkları gibi ceplerine de kar kalıyor" diye konuştu.
"Alınan Ücretler Hukuka Aykırı"
Alınan ücretlerin hukuka aykırı olduğunu ifade eden Ali Çetin, "Yargıtay'ın verdiği ve yerleşik olmuş kararlar açısından baktığımızda gerçekten hukuka uyarlı değil. Bunlar tümüyle hukuksuzdur” şeklinde konuştu.
Komisyon Ne Yapacak?
Meclis’te kurulan alt komisyon konunun tarafları ile görüşüp gelen şikâyetleri inceleyecek.
2 ay boyunca çalışacak olan Komisyon bir rapor hazırlayacak.
Raporda mağduriyetlerin giderilmesi noktasında gerekli kanuni düzenlemelerin yapılması için önerilerde bulunulacak.
Kaynak: TRT Haber
2 Aralık 2012 Pazar
Windows 8 uyumlu aygıt sürücülerini neden bulamıyoruz?
Windows 8, 26 Ekim'de piyasaya çıktıktan sonra yaptığı kampanya ile Türkiye'de de önemli satış gerçekleştirmiştir diye düşünüyoruz. 31 Ocak 2013 tarihine kadar geçerli olan kampanyası ile 29 liraya Windows 8 Pro satın alabileceğinizi daha önce duyurmuştuk. Ancak bilgisayarına Windows 8 yükleyenlerin karşılaştığı en büyük sorun ekran kartı ve yazıcı gibi bilgisayar bileşenleri ile uyumlu sürücülerin (driver) bulunmaması. Özellikle windows 8 uyumlu ekran kartı sürücülerinin hala piyasa sürülmemesi tüketiciyi zor duruma sokuyor. Ati ekran kartlarının ve HP yazıcıların güncel "driver"larının hala tüketiciye sunulmaması akla soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Çünkü yakın zamanda piyasaya sürülmüş yeni model diyebileceğimiz bilgisayar bileşenleri için güncel windows 8 uyumlu sürücüleri bulmak mümkün iken bir kaç yıl önce satın alınan ürünlerin sürücülerini bulamıyoruz. Sanki tüketin, tüketin der gibiler. Diğer taraftan windows 8 uyumlu sürücüleri tüketiciye sunmayan bilgisayar bileşeni üreticileri kadar Microsoft firmasını da sorumlu buluyoruz. Çoğu driver içerisinde yüklü olarak gelen Windows 8 neden bazı aygıtları tanımaz?
5 bin tweet'e bedava alışveriş
İnternetten alışverişte 'tweet attıkça ucuzlayan' hatta 'bedavaya gelen ürün' uygulaması başladı.
Perakende sektörünün 17 dev isminin bir araya gelmesiyle kurulan alışveriş sitesi 1V1Y.com'un Türkiye'de ilk kez uygulamaya koyduğu sistem, dün tüketiciyle buluştu.
"TweetSale" adı verilen yöntemle tüketicinin bedava alışveriş yapabileceğini belirten 1V1Y.com CEO'su Levent Hatay, "Seçtiğimiz ürün, tweet'lendikçe ucuzlayacak. Tweet sayısına göre fiyat oluşacak. Toplamda 5 bin tweet'e ulaşınca bedavaya gelecek" dedi.
'EŞE DOSTA HABER VER, UCUZLAT'
Her hafta 1 veya 2 ürünün "TweetSale" olarak satılacağını kaydeden Hatay, bu yöntemin ürünün fiyatının belirlenmesi anlamında da faydalı olacağını söyledi. Hatay, şöyle devam etti: "Tüketici karar vermek zorunda. Çünkü ürün stokla sınırlı. Kaç adet kaldığı kendisine belirtiliyor. Ya daha da ucuzlamasını, bedavaya gelmesini bekleyip risk alacak ya da o anki seviyeyle yetinecek. Bu da, hangi fiyata kapış kapış gideceğini gösterir. Derimod marka ceketle başladık. Satış fiyatı 999 TL idi ama 500 kere tweet'lendiğinde 199 TL'ye iniyordu. '1v1ycom' ve bu kampanya için 'derimod' hashtagleri ile atılan tweetler anında ürünün fiyatına yansıyor. Ayrıca, tweet atmak için siteye üye olmak gerekmiyor. Beğendiğiniz bir ürün için eşe dosta haber verip tweet attırarak ucuzlamasını sağlayabiliyorsunuz. Bu kampanya için her zaman pahalı ve cazip ürünler seçeceğiz."
TweetSale benzeri uygulamaların dünyada da çok sınırlı olduğunu hatırlatan Hatay, "Tam olarak böyle uygulandığı başka bir örnek de bilmiyorum. Twitter çok ilgi gören ama bizim sektörde boş bir alan. Samimi bir ortam. Sosyal alanda olmak istiyoruz. Orası bir fikir paylaşım yeri ama insanlar nereye gitse onu yazıyor; yanlış kullanıyor" dedi.
'Çevresi geniş olan para kazanacak'
"Yeni başlattığımız Moda Çevrem uygulamasıyla da tüketicinin mil biriktirir gibi para biriktirmesini sağlayacağız" diyen Levent Hatay, şöyle konuştu: "Moda Çevrem'i iç içe çizilmiş 3 çember olarak düşünün. Bunların merkezinde siz varsınız. En içteki çember, sizin davet ettiğiniz arkadaşlar, ortadaki çember arkadaşlarınızın davet ettikleri. En dıştaki ise arkadaşlarınızın davet ettiklerinin davet ettiği arkadaşlar. Çember ne kadar genişse, alışveriş yapan ne kadar çoksa, o oranda ModaPara kazanıp harcayabiliyorsunuz."
Kaynak: Süper Poligon
Perakende sektörünün 17 dev isminin bir araya gelmesiyle kurulan alışveriş sitesi 1V1Y.com'un Türkiye'de ilk kez uygulamaya koyduğu sistem, dün tüketiciyle buluştu.
"TweetSale" adı verilen yöntemle tüketicinin bedava alışveriş yapabileceğini belirten 1V1Y.com CEO'su Levent Hatay, "Seçtiğimiz ürün, tweet'lendikçe ucuzlayacak. Tweet sayısına göre fiyat oluşacak. Toplamda 5 bin tweet'e ulaşınca bedavaya gelecek" dedi.
'EŞE DOSTA HABER VER, UCUZLAT'
Her hafta 1 veya 2 ürünün "TweetSale" olarak satılacağını kaydeden Hatay, bu yöntemin ürünün fiyatının belirlenmesi anlamında da faydalı olacağını söyledi. Hatay, şöyle devam etti: "Tüketici karar vermek zorunda. Çünkü ürün stokla sınırlı. Kaç adet kaldığı kendisine belirtiliyor. Ya daha da ucuzlamasını, bedavaya gelmesini bekleyip risk alacak ya da o anki seviyeyle yetinecek. Bu da, hangi fiyata kapış kapış gideceğini gösterir. Derimod marka ceketle başladık. Satış fiyatı 999 TL idi ama 500 kere tweet'lendiğinde 199 TL'ye iniyordu. '1v1ycom' ve bu kampanya için 'derimod' hashtagleri ile atılan tweetler anında ürünün fiyatına yansıyor. Ayrıca, tweet atmak için siteye üye olmak gerekmiyor. Beğendiğiniz bir ürün için eşe dosta haber verip tweet attırarak ucuzlamasını sağlayabiliyorsunuz. Bu kampanya için her zaman pahalı ve cazip ürünler seçeceğiz."
TweetSale benzeri uygulamaların dünyada da çok sınırlı olduğunu hatırlatan Hatay, "Tam olarak böyle uygulandığı başka bir örnek de bilmiyorum. Twitter çok ilgi gören ama bizim sektörde boş bir alan. Samimi bir ortam. Sosyal alanda olmak istiyoruz. Orası bir fikir paylaşım yeri ama insanlar nereye gitse onu yazıyor; yanlış kullanıyor" dedi.
'Çevresi geniş olan para kazanacak'
"Yeni başlattığımız Moda Çevrem uygulamasıyla da tüketicinin mil biriktirir gibi para biriktirmesini sağlayacağız" diyen Levent Hatay, şöyle konuştu: "Moda Çevrem'i iç içe çizilmiş 3 çember olarak düşünün. Bunların merkezinde siz varsınız. En içteki çember, sizin davet ettiğiniz arkadaşlar, ortadaki çember arkadaşlarınızın davet ettikleri. En dıştaki ise arkadaşlarınızın davet ettiklerinin davet ettiği arkadaşlar. Çember ne kadar genişse, alışveriş yapan ne kadar çoksa, o oranda ModaPara kazanıp harcayabiliyorsunuz."
Kaynak: Süper Poligon
Online alışveriş’te pazarlık zamanı
Bursa’da bir grup genç girişimci alışverişte yeni bir dönem başlatarak, internet üzerinden pazarlık yapılabilen alışveriş merkezini kurdu.
"Pazarlık sünnettir" sloganı ile yola çıkan genç girişimciler, yaklaşık 2 yıl önce projeye döktükleri çalışmalarını hayata geçirdi.
Online alışverişte yeni bir dönem başlatan pazarliklaal.com adlı alışveriş sitesi, müşterilere internet üzerinden pazarlık yaparak ürün alma fırsatı sunuyor.
Uzun süren çalışma sonucunda Türkiye’de ilk olan bir sistemi hayata geçirdiklerini ifade eden site sahibi Emrah Gürbüz, “Sitemizde alışveriş yaparken pazarlık jargonlarımız da ‘En son ne olur’, ‘Öğrenci indirimi yapar mısınız?’ gibi tebessüm ettiren ifadelere yer verdik. Müşterilerimiz sistemimiz üzerinden alacağı ürün ile ilgili pazarlık yapma imkanı buluyor. Günlük hayatımızda yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş millet olarak sevdiğimiz bir özelliğimiz olan, peygamber efendimizin de ’pazarlık sünnettir’ hadisinde belirttiği ‘Pazarlık, neden online alışverişte de yapılmasın?’ fikri ile yola çıktık. Çeşitli fizibilite edütleri, gerçekleştirmiş olduğumuz araştırma ve test yayınları sonucunda yazılım ve grafik ekibimiz ile sitemizi uzun süren yoğun çalışma temposu sonrasında tamamladık. Sitemiz üzerinden alınan ürünün değeri ne olursa olsun ücretsiz olarak müşterilerimizin adresine ulaştırıyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak: Olay Gazetesi
"Pazarlık sünnettir" sloganı ile yola çıkan genç girişimciler, yaklaşık 2 yıl önce projeye döktükleri çalışmalarını hayata geçirdi.
Online alışverişte yeni bir dönem başlatan pazarliklaal.com adlı alışveriş sitesi, müşterilere internet üzerinden pazarlık yaparak ürün alma fırsatı sunuyor.
Uzun süren çalışma sonucunda Türkiye’de ilk olan bir sistemi hayata geçirdiklerini ifade eden site sahibi Emrah Gürbüz, “Sitemizde alışveriş yaparken pazarlık jargonlarımız da ‘En son ne olur’, ‘Öğrenci indirimi yapar mısınız?’ gibi tebessüm ettiren ifadelere yer verdik. Müşterilerimiz sistemimiz üzerinden alacağı ürün ile ilgili pazarlık yapma imkanı buluyor. Günlük hayatımızda yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş millet olarak sevdiğimiz bir özelliğimiz olan, peygamber efendimizin de ’pazarlık sünnettir’ hadisinde belirttiği ‘Pazarlık, neden online alışverişte de yapılmasın?’ fikri ile yola çıktık. Çeşitli fizibilite edütleri, gerçekleştirmiş olduğumuz araştırma ve test yayınları sonucunda yazılım ve grafik ekibimiz ile sitemizi uzun süren yoğun çalışma temposu sonrasında tamamladık. Sitemiz üzerinden alınan ürünün değeri ne olursa olsun ücretsiz olarak müşterilerimizin adresine ulaştırıyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak: Olay Gazetesi
Digiturk Şikayeti
2 yıldır Digiturk kullanıyorum. Fiyat pahalandı, tarife değiştirmek istedim. Aradılar, bazı taahhütler verdiler, pakette kaldım. Plus kutu verip, eski kullandığım HD kutunun bende kalacağını söylediler. Teknik servis geldi ve Plus kutuyu taktıklarında, HD kutuyu alacağım dedi. Bana ait dedim, hayır alacağız dedi. Ben de kurulumu
yaptırmadım.
Müşteri hizmetlerini aradım, eski hd kutu size ait, alamazlar dedi. Ben de tekrar kurulum istedim ama sonra müşteri hizmetleri beni aradı. Kutunun kendilerine ait olduğunu, yazılı taahhüt yok vermem gerektiğini söyledi. Sizin sürekli aldığınız kayıtlar söz sayılmaz mı, şimdi tersi bir şey söylüyorsunuz dedim. Kabaca olmaz dedi. Ben de konuşmalar da sözdür ve Digiturk verdiği sözün arkasındadır dedim. Daha sonra baktım değişen bir şey yok, o halde gelin kutuyu, kabloyu, çanağı, alın ne yapıyorsanız yapın deyip, aboneliğimi iptal ettim.
Hüseyin Doğangün
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)