16 Mart 2012 Cuma

Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)


BİMER’ e şahsen, telefon, internet ve mektup ile ulaşılabilir.

ŞAHSEN MÜRACAAT
BİMER çerçevesinde kaymakamlıklar,valilikler ve bakanlıklarımızda halkla ilişkiler müracaat büroları kurulmuştur. Vatandaşlarımız bu bürolara şahsen gelerek müracaatta bulunabilirler.

TELEFON İLE MÜRACAAT
BİMER uygulaması için Türkiye genelinde “Alo150” numarası tahsis edilmiştir. Vatandaşlarımız bu numaradan BİMER’ e ulaşabilirler. “Alo 150” numarası sabit telefonlardan aranabileceği gibi cep telefonlarından da aranabilir.

İNTERNET ÜZERİNDEN MÜRACAATLAR
BİMER’ e www.basbakanlik.gov.tr adresinden ulaşılıp her türlü müracaat bu adresten yapılabilir. Bimer internet başvuru formu buradan doldurularak doğrudan başvuru yapılabilir.

E-POSTA İLE MÜRACAAT
bimer@basbakanlik.gov.tr adresine elektronik posta ile müracaat yapılabilir.

MEKTUP İLE MÜRACAAT
Kaymakamlıklarımız ,valiliklerimiz ve ya Başbakanlık ile tüm bakanlıklarımızdaki Halkla İlişkiler Büroları’na mektupla müracaat yapılabilir.



Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) Doğrudan Başbakanlık Uygulaması Nedir?BİMER, bilişim ve iletişim teknolojileri kullanılarak hayata geçirilen bir halkla ilişkiler uygulamasıdır. İyi ve sağlıklı işleyen bir halkla ilişkiler uygulaması için günümüz iletişim teknolojilerinin kullanılması bir zorunluluktur. BİMER ile oluşturulan sistem sayesinde vatandaş ile devlet arasındaki iletişim kanallarının tümü açık tutularak müracaatların her zaman ve her yerden yapılabilmesi yanı sıra, müracaatlara cevapların da hızlı, etkin ve daha ekonomik bir şekilde verilebilmesine imkan sağlanmıştır.



BİMER Uygulamalarının Çalışma Şekli Nedir?
BİMER uygulaması kapsamında Kaymakamlık, Valilik ve Bakanlıkların tümünde “Halkla İlişkiler Müracaat Büroları” kurulmuştur. Ancak “Alo 150” hattını cevaplamak üzere sadece valiliklerimizde çağrı merkezleri bulunmaktadır. Kaymakamlık ve Bakanlıklar’a “Alo 150” hattı üzerinden ulaşılamaz.

“Alo 150” numarası herhangi bir ilimizden arandığında o ilin valiliğinde ki halkla ilişkiler görevlisi telefonu açar. Önündeki bilgisayarda Başbakanlık web sayfasından telefonla arayan vatandaşın kişisel bilgilerini ve müracaatının konusu ve detaylarını kaydeder. Daha sonra kayıt altına alınan bu müracaat Valilik’teki yetkili tarafından Kaymakamlık, İl Müdürlüğü veya Bölge Müdürlüğü’ne sistem üzerinden gönderilir. Gönderilen müracaat Kaymakamlık, İl Müdürlüğü veya Bölge Müdürlüğü tarafından sonuçlandırılır ve müracaat sahibine cevap verilir.

“Alo 150” numarasına yapılan müracaat herhangi bir Bakanlığı veya Başbakanlığı ilgilendiriyor ise yine valilik halkla ilişkiler görevlileri aracılığı ile Başbakanlık web sayfası kullanılarak sistem üzerinden Başbakanlığa gönderilir. Buradaki değerlendirme sonrasında müracaat Bakanlık Yetkilisi tarafından Bakanlığın ilgili birimine yine sistem üzerinden gönderilir ve müracaat ilgili birim aracılığıyla cevaplandırılır vatandaşa da cevap verilir. Verilen cevaba ilişkin detaylar sisteme kaydedilir.

Bu sayede yerel düzeyde çözülebilecek müracaatlar Bakanlık ve Başbakanlığa gelmeden cevaplandırılır. Böylece zaman ve paradan tasarruf edilmiş olur.

BİMER uygulaması bir yazılım ile web üzerinden yapıldığı için yurdumuzun en ücra köşesinden yapılan müracaat ve bu müracaata ilişkin yapılan işlemler Başbakanlık’tan koordine ve takip edilebilmektedir.

BİMER sistemde Valilik ve Valilik kapsamındaki Kaymakamlık, İl Müdürlüğü ve Bölge Müdürlükleri ile Bakanlıklar’ın Merkez Teşkilatı, Genel Müdürlük, Müstakil Daire Başkanlığı ve yine Bakanlıklar’ın bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarına kullanıcı adı ve sisteme giriş şifresi tahsis edilmiştir.Tüm kullanıcılar her gün kullanıcı adı ve şifresi ile BİMER programına girer ve o gün kendisine gelen müracaatları cevaplandırır.

BİMER uygulamasında valilikler , il kapsamındaki kaymakamlıkların, il müdürlüklerinin ve bölge müdürlüklerinin koordinasyon ve takibinden sorumludur.Yine Bakanlıklarda merkez, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarına BİMER aracılığı ile gönderilen müracaatların takip ve koordinasyonundan sorumludur.

Her ay Valilik ve Bakanlıklara yapılan müracaatların sayılan, konularının ne olduğu, müracaatların ne kadarının olumlu, ne kadarının olumsuz cevaplandığı ve müracaatların cevaplandırılma süresi sistem tarafından rapor haline getirilir. Bu rapor her ay Sn. Başbakan, tüm Bakanlıklar ile Valiliklerimize (Valiliklere ilişkin rapor İçişleri Bakanlığı’na) gönderilir.

BİMER’e Yapılacak Müracaatların Kapsamı Nedir?

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanun, Kamu Görevlileri Etik Kurulu’na yapılacak müracaatlar ile İnsan Hakları İhlallerine ilişkin müracaatlar BİMER’ e yapılabilir.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Kapsamındaki her türlü bilgi BİMER aracılığı ile talep edilebilir. Ancak bilgi edinme talebinin yazılı yapılması zorunluluğu bulunduğundan “Alo 150” hattı üzerinden sözlü bilgi talebinde bulunulmaz.Kaymakamlık, Valilik ve Bakanlıklar’ ın Halkla İlişkiler Müracaat Bürosu’na şahsen gelinerek bilgi edinme talebinde bulunulabileceği gibi, Başbakanlık web sayfası üzerinden de bilgi edinme talebinde bulunulabilir.

Dilekçe Hakkının Kullanılması Kanun kapsamındaki her türlü istek, şikayet ihbar, görüş ve öneri BİMER üzerinden tüm iletişim seçenekleri kullanılarak yapılabilir. BİMER’ e Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkındaki Kanun kapsamında yapılacak ihbar veya şikayet müracaatlarında, müracaat sahibinin kişisel bilgilerini bildirme zorunluluğu yoktur. Ancak müracaat sahibinin kişisel bilgilerini vermeme durumunda kendisine müracaatına ilişkin bilgi verilemez.Bu durumda müracaat sahibi sistem tarafından kendisine verilen numarayı bildirerek “Alo 150” hattından veya www.basbakanlik.gov.tr adresinden müracaatının durumunu öğrenebilir.

Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na yapılacak müracaatlar BİMER aracılığı ile yapılabilir. En az genel müdür veya eşiti seviyedeki kamu görevlilerinin etik davranış ilkelerine aykırı uygulamaları hakkındaki müracaatlar sistem üzerinden Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na gönderilir. Kurul tarafından müracaata ilişkin yapılan işlem sisteme kaydedilerek müracaat sahibine bilgi verilir. Diğer kamu görevlilerinin (genel müdür seviyesi altındaki unvanlar) etik davranış ilkelerine aykırı uygulamaları hakkındaki müracaatlar, ilgili kurumun yetkili Disiplin Kurulu'nca incelenmek üzere sistem üzerinden ilgili kurumlara gönderilir. Burada yapılacak işlemler sisteme kaydedilir ve müracaat sahibine bilgi verilir.

Samsung Galaxy’lerde bahar indirimi


Samsung Electronics’in, Android işletim sistemli GALAXY telefonlarına bahar indirimi geliyor. Minimal tasarımı ve Android işletim sisteminin gücünü bir araya getiren Galaxy Ace 649 TL, Galaxy Gio 499 TL, Galaxy W ise 799 TL indirimli fiyatlarıyla kullanıcıyla buluşacak.
Çok özel fiyatların yanı sıra, Galaxy akıllı telefonları Warner Bros. arşivinden yüzlerce film, dizi ve çizgi filmi hediye olarak sunuyor. Kullanıcılar aynı zamanda Samsung Galaxy telefonları ile zengin National Geographic içeriklerine de erişebiliyor.


Sosyal ve güçlü: Samsung Galaxy Ace
Samsung Galaxy Ace, Android 2.3 Gingerbread işletim sistemi ve 800 mhz işlemcisiyle, her anınızda size destek olacak en güçlü aksesuarınız haline gelecek. Galaxy Ace, geniş ve dokunmatik 3.5 inç HVGA ekranı sayesinde, zengin multimedya özelliklerini kusursuz görüntü seçenekleriyle birleştirerek, güçlü bir multimedya deneyimi vaat ediyor. E-postalarınız, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya hesaplarınız, rehber bilgileriniz, mesajlarınız gibi size özel bilgileri tek bir platform üzerinden düzenlemeye ve kontrol etmeye olanak tanıyan Social Hub özelliği, kompakt ve kusursuz bir mobil deneyimi, parmaklarınızın ucuna getiriyor.

Modern tasarım ve hız bir arada: Samsung Galaxy Gio
Android’in 2.3 Gingerbread işletim sistemine sahip Samsung S5660 Galaxy Gio, 800 MHz işlemcisi ile üst seviyede çoklu işlem ve hızlı web tarayıcısı ile güçlü bir internet deneyimi sunuyor. S5660 Galaxy Gio’nun güçlü donanım özellikleri, Wi-Fi 802.11 b/g/n ve Bluetooth 2.1 bağlantı desteğiyle birleşerek; cep telefonu kullanıcılarının film yüklerken, internette gezinirken ya da birçok uygulamayı aynı anda çalıştırırken etkili bir mobil deneyim yaşamasını sağlıyor. Yuvarlatılmış kenarları ve kompakt görünümüyle en üst düzeyde hareketlilik sağlayan Samsung S5660 Galaxy Gio; 3.2 inç dokunmatik HVGA ekranıyla canlı ve çok net bir görüntü deneyimi sunuyor. Kullanıcılara Social Hub özelliği sunan Samsung S5660 Galaxy Gio’nun SWYPE desteği sayesinde, mesaj yazma hızı en yükseğe çıkıyor. Google’ın Mobil Servisleriyle desteklenen Samsung S5660 Galaxy Gio, birbirinden keyifli ve eğlenceli uygulama seçeneği de sunuyor.

Samsung Galaxy W, zengin içerik hizmeti sunuyor
Samsung Galaxy W, 1.4 GHz işlemcisi ve 3.7 inç TFT ekranı ile zengin ve hızlı bir multimedya deneyimi sunuyor. Mobil cihazını sosyal medya erişimi için kullanmak, müzik dinleme ve oyun oynamak; Samsung Galaxy W ile çok daha keyifli bir hal alıyor. Galaxy W da Social Hub özelliği sunuyor. Android 2.3 Gingerbread işletim sistemine sahip Galaxy W, güçlü bir Android deneyimi yaşatıyor. Samsung Galaxy W’nun Mobil AP özelliği ile kullanıcılar cep telefonlarını bir Wifi noktası gibi kullanıp, diğer wifi cihazlarının telefonları üzerinden herhangi bir kabloya gerek kalmadan internete girmesini sağlayabiliyorlar. 5 Megapiksel güçlü flaş’a sahip kamerası ile 720P HD video cekme imkanına sahip olan Galaxy W, Android Market üzerinden indirilebilecek yüz binlerce uygulama ile cep telefonlarını her an her yerde daha verimli kullanmak isteyenler için ideal çözüm.

15 Mart 2012 Perşembe

Planlı sezaryen ve özel tarihlerde yapılan doğum riskli


Gebeliklerdeki çeşitli riskler ya da anne adayının özel bir tarihte doğum yapma isteği gibi nedenlerle pek çok bebek doğum haftalarından önce dünyaya getiriliyor.

Normal şartlarda bebeklerin çoğu 38-41 hafta arasında dünyaya geliyor. Çünkü bu haftalarda, bebeğin sağlığı ve gelişimini tamamlaması için gereken şartlar tamamlanmış oluyor.




Acıbadem Maslak Hastanesi Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Bildirici, gebeliğin devamının riskli olabileceği durumlarda eğer bebeğin akciğerleri gelişmişse, doğurtma yönünde karar verdiklerini söylüyor. Bildirici, planlı bir doğumun 39 hafta öncesinde güvenle gerçekleşebilmesi için amniyosentez ile akciğerlerin yeterince gelişmiş olduğunun ortaya konulması gerektiğini ifade ediyor. Bildirici şu bilgileri veriyor: "Erken alınan bebeklerde en sık hızlı solunuma yol açan 'yaş akciğer' ya da 'yenidoğanın geçici takipnesi' görülebiliyor. Bu durumda bebeğin 72 saat hastanede yatması gerekiyor, solunum desteğine ihtiyaç olabiliyor, enfeksiyon riski, bazense 'RDS' denilen daha ciddi solunum sıkıntıları ortaya çıkabiliyor ve hayati risk gelişebiliyor. Bu bebeklerin yoğun bakım ünitelerinde özel tıbbi bakım gerektirmesi mali açıdan da sıkıntıya neden olabiliyor."

Kaynak: Zaman 

Yeşil küflü peynirdeki kansorejen tehlikesi

Halk arasında penisilin diye tabir edilen yeşil küflü peynirin, yapısında barındırdığı kanserojen maddelerle insan hayatını tehlikeye düşürdüğü ortaya çıktı.

Konya Ereğli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Konya Ereğli Belediyesi ortak çalışması neticesinde, Ereğli piyasasında yaygın olarak bulunan ve halk tarafından en çok tüketilen süt ürünleri arasına giren yeşil küflü peynirde, tüketildiğinde insan hayatına olumsuz yönde etki eden bir çok kanserojen maddeyle karşılaşıldığı bildirildi.




Ereğli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Özkan Özgüven, Ereğli halkı arasında "Şifa" ve "Penisilin" şeklinde tabir edilen küflü peynirin tüketilmemesi gerektiğini ifade etti. Söz konusu küflü peynirin tüketilmesi durumunda birçok rahatsızlığı da beraberinde getireceğini bildiren Özgüven, Ereğli Belediyesi ile yapacakları ortak çalışmalar neticesinde, Ereğli piyasasına bu peynirin sokulmamasını hedeflediklerini kaydetti. Piyasada kilo fiyatı 12 ile 13 Türk Lirası arasında değişen küflü peynirin, son derece hijyen olmayan ortamlarda ve çuvallarda üretilerek streçli köpük tabaklarda bir çok market ve bakkallar ile pazarlarda satışa sunulduğunu belirten Özgüven, Ereğli halkının sağlığı açısından bu peyniri almamalarını ve tüketmemeleri gerektiğine dikkat çekti. Ereğli Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü olarak, halkın sağlığını önemsediklerini belirten Özgüven, bu işin takipçisi olacaklarını ve peynir satışına aracılık eden iş yerlerine bin 200 Türk Lirası civarında idari para cezası uygulayacaklarını kaydetti.



Halk arasında küflü peynir olarak nitelendirilen küflenmiş yeşil peynirlerin tüketiminin sağlık açısından son derece sakıncalı olduğu belirtilerek, bu konuda Ereğli’de tüketicilere farkındalık oluşturmak için Belediyemiz Zabıta Müdürlüğü ekipleri ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğüne bağlı gıda kontrolörleri tarafından müşterek yapılan bir çalışma ile ilçedeki semt pazarlarında, şarküteri ve marketlerde bir dizi denetim ve kontrol yapıldı.

İnsan sağlığını ciddi anlamda tehdit eden küflü peynirin satışının engellenmesi ve tüketicilerin de bu hususta bilinçlenmesi yönünde yapılan denetimlerde, Pazar yerinde peynir satan köylü vatandaşlar ile market ve şarküterilerde ilgili yetkililer küflü peynirin satışının yapılmaması yönünde uyarıldı. Halk arasında küflü peynirde penisilin bulunduğu bununla birlikte sağlığa faydalı olduğu gibi yanlış bir kanı oluşmuştur. Bu yanlış bilgi ile birlikte aksine küflü peynirin insan sağlığını son derece tehdit ettiği konusunda hem peynir satanlar, hem de tüketiciler uyarılarak bilgilendirildi.


Konu ile ilgili açıklamada bulunan Ereğli Belediyesi Zabıta Müdürü Erhan Varol ise Belediye olarak Ereğli halkının sağlığını tehlikeye düşürecek gıda maddelerinin satışına hiç bir şekilde müsaade etmeyeceklerini belirtti. Varol, Ereğli Belediyesi olarak halkın sağlığını son derece önemsediklerini ifade etti. Varol, son olarak Ereğli'de küflü peynir satışı yapan iş yerlerinin belirli periyotlarda kontrol edileceğini, söz konusu peynirin bulunması durumunda el konulacağına dikkat çekti.

Tüketiciye yeni yasa geliyor


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu'nun eski ve ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, ''Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın oluşturduğu bir ekip, yeni bir yasa taslağı çalışması yapıyor'' dedi.
15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkanı Sıtkı Yılmaz ile Tüketici Hakları Derneği (THD) Başkanı Turhan Çakar, Bakan Yazıcı ile bakanlık toplantı salonunda görüştü.
Bakan Yazıcı, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'deki 75 milyon insanın tüketici olduğunu belirterek, ''Dolayısıyla tüketici hukuku son derece önemli. Üretmek, tüketici için yapılan faaliyettir'' dedi.



"TÜKETİCİLER DİKKATLİ OLMALI"
İhtiyaçlarını karşılarken satın almada kullandığı araçlar bakımından da tüketicinin korunması gerektiğini dile getiren Yazıcı, bu anlamda bankalarla yapılan sözleşmeler kapsamında kredi kartlarından alınan ücretlerin iki taraf arasındaki sözleşme hukukuna dayalı olduğunu, bu alandaki itilafların, ilk etapta tüketici hakem heyetlerine, daha sonra mahkemelere, en son olarak da Yargıtay'a geldiğini anlattı.
Yargı kararlarının farklı biçimde ortaya konulmasının, bu alanda düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu ortaya çıkardığını ifade eden Yazıcı, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu'nun eski ve ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu kaydetti.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın oluşturduğu bir ekiple, yeni bir yasa taslağı çalışması yapıldığını belirten Yazıcı, alanın uzmanlarının katılımıyla geçtiğimiz günlerde çalıştay yapıldığını, Nisan ayında da taslağın görüşülmesi için ikinci bir toplantı düzenleneceğini söyledi.
''Tacirin, basiretli olması lazım'' diyen Yazıcı, tüketicilerin de bilinçli olması gerektiğini vurguladı.
Tüketicilerden bazılarının çok sayıda bankaya ait kredi kartlarına sahip olduğunu ifade eden Yazıcı, kredi kartı alırken, tüketicilerin dikkatli olmasını istedi.
Tüketicilerin çoğunun kredi kartı alırken aceleyle sözleşmeyi imzaladığını kaydeden Yazıcı, ''Bilinçli tüketici, basiretli tacir, hedefimiz bu olmalı. Bu alanda yoğunlaşmalıyız. Bu alanda dernek olarak size, bakanlık olarak bize görev düşüyor'' diye konuştu.

"GEREKTİĞİNDE İLGİLİ KAMU PAYDAŞLARIYLA OTURUP KONUŞURUZ"
Bakan Yazıcı, bir soru üzerine Yazıcı, ''bilinçli tüketici'' kavramının tüketicinin neyi nereden satın alacağını, aldığı ürünün kalitesini ve ödeme yaparken kullandığı enstrümanların kendisine getireceği maliyetleri bilecek düzeye erişmesi gerektiğini anlamına geldiğini söyledi.
Tüketici dernekleri ve bakanlığın, tüketicinin korunması çalışmaları kapsamında, tüketicileri bilinçlendirme çalışmalarının süreceğini bildiren Yazıcı, ''Banka kredi kartlarıyla ilgili yargı da devreye girdi. Yargı kararları var. Bankalar Birliğinin görüşü var. Gerektiğinde ilgili kamu paydaşlarıyla oturup, konuşuruz. Bunların konuşulması yararlıdır. Bunlar, hem tacirin daha basiretli olmasını hem de tüketicinin daha bilinçli olmasını sağlar'' diye konuştu.
Tüketici derneklerinin, yarın bankalara gitmeyerek yapacakları protestoyu nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de Bakan Yazıcı, insanların, başkasının hak ve özgürlük alanlarına saldırı teşkil etmeyecek şekilde tepkilerini ortaya koymalarının hak olduğunu belirtti.

"TÜKETİCİ BANKALARIN İNSAFINA TERK EDİLMESİN"
TÜDEF Başkanı Yılmaz da bankaların, kredi kartlarından yıllık kart ücreti, mevduat hesaplarından alınan hesap işletim ücreti ve tüketici kredilerinde de dosya masrafı, hayat sigortası, ekspertiz ücreti, ipotek ücreti ve havale bedeli adı altında ücret aldıklarını anımsattı.
''Bu ücretlerin alınacağına dair bir yasal hükmün bulunmadığını'' ifade eden Yazıcı, ''Bankalar, sözleşme üzerinden bu ücretleri tüketiciden almaktadır. Sözleşmelerin standart olması nedeniyle müzakere edilmemekte ve tüketici, sözleşme içeriğine müdahale edememektedir'' dedi.
Tüketicinin, mali yüklerinin azaltılması ve yasal boşluklardan zarar görmemesi için ilgili yasada değişiklik yapılması gerektiğini dile getiren Yılmaz, tüketicinin ''kurbanlık koyun gibi bankalara gidip onların insafına terk edilmemesini'' istedi.
Kredi çekerken hayat sigortası yaptırılması isteğinin yasal olmadığını savunan Yılmaz, bu konuda BDDK'nın bankalara müdahale etmesi gerektiğini dile getirdi.

"RAPORTÖRLER ÜNİVERİSTE MEZUNU OLMALI"
THD Başkanı Çakar da Türkiye'de tüketici örgütlerinin güçlenmesi gerektiğini ifade ederek, ''Böylece haksız rekabet önlenecek, tüketici hakları tüm ülkeye yarar sağlayacaktır'' diye konuştu.
Hakem heyetlerindeki raportörlerin üniversite mezunu olması ve bazı koşulları taşıması gerektiğini bildiren Çakar, işi bilmeyen raportörlerin tüketicileri yanlış yönlendirdiklerini öne sürdü.

Kaynak: Habertürk