2 Şubat 2014 Pazar

Sosyeteye Chanel kazığı


Chanel’in Türkiye’deki mağazasının müdürü Cangül Soydemir Avdan, açtığı mobbing davasında, yöneticilerinin kendisine baskı yaparak bavulla kaçak ürün getirmesi için zorlandığını söyleyince ortalık karıştı. Savcılık olaya el koydu.

Dünyanın sayılı zenginlerinin ve Türkiye'de jet sosyetenin gözde markası Chanel bavul ticaretiyle suçlanıyor. Dünya genelinde 200 mağazası ve 1 milyar euro cirosu bulunan Chanel'ın Türkiye'ye getirdiği "kayıt dışı, kaçak ve faturasız ürünler" gümrüğe takıldı. Chanel'ın Türkiye'deki mağazalarındaki bilgisayarlara el kondu. İddiaya göre; Chanel'ın Nişantaşı ve İstinye Park'taki mağazalarında barkodlar, beyan edilen faturalar ve satışlar tutmadı.



Süreç, Chanel'ın Türkiye'deki ilk mağazasının müdürü olarak 2007'de işe giren Cangül Soydemir Avdan'ın İstanbul 18. İş Mahkemesi'nde açtığı mobbing davasıyla başladı. İddialara göre; Avdan 5 yıl ayda iki kez Paris'te bulunan Chanel'ın merkezine gitti. Avdan'ın kaldığı otele içinde kumaşlar, elbiseler ve çantalar olan bavullar bırakıldı. Avdan'a "Türkiye'ye dönüşte bunları götüreceksin" dendi. Bu uygulama yıllarca sürdü. Bundan rahatsız olan Avdan, bir gün yurt dışındaki yetkililere "Böyle bir işe alet olmak, bu bavulları taşımak istemiyorum" dedi. Bunun üzerine Türkiye'deki iki müdür A.Ç. ve Z.Ö., Avdan'a mobbing uyguladı. Daha sonra ürünleri A.Ç., Z.Ö. ve bir başka mağaza müdürü Z.D. getirmeye başladı. Bu süreçte Avdan'a "Depresyon ve yaygın anksiete bozukluğu" tanısı kondu. Dava kapsamında da Avdan için İstanbul Üniversitesi'nde 21 Ocak'ta bir rapor düzenlendi. Raporda "Minör depresyon ve yaygın anksiete bozukluğu olduğu ve bunun nedeninin iş yerinde yaşamış olduğu mobbinge uyumlu eylemler olduğunu" belirten bilimsel mütalaa verildi. Davada ifade veren Z.D. "Bavulla kumaş ve çeşitli ürünler getiriyorum" itirafında bulundu.

Bakanlık Devreye Girdi

Eş zamanlı olarak Avdan'ın avukatı Azim Çiğil, Avdan'a mobbing uygulandığı gerekçesiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na müracat etti. İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da olaya el koydu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genel Müdürü Ali Kemal Sayın imzasıyla "Chanel Moda ve Lüks Tüketim Ürünleri Şirketi'nin gümrüksüz ürün getirdiği, şirket içi denetim raporunda Türk vergi, muhasebe, kaçakçılıkla mücadele, kara para aklama ve diğer ceza kanunlarına mahalefet ettiği iddialarının araştırılması" talebi Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'ne iletildi. Gizli yürütülen soruşturmada büyük bir usulsüzlük olduğu ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten Gümrük Muhafaza Müdürlüğü, gümrük beyannamelerini ve faturaları tek tek inceledi, şüphelilerin ifadesini aldı.


15 yıla kadar hapis talep edilecek

Soruşturma kapsamında ele geçen "Chanel 2012 İç Denetim" raporunda da "Nişantaşı'ndaki en önemli 10 müşteri ve İstinye'deki 9 önemli müşteriye yapılan satışları seçtik ve gözlemledik. Bu 19 müşteri arasında, 18'inde satış kurallarına uyulmamış. Bayan U. 10 aylık süre zarfında 62 çanta, Bayan Ç.S. 8 ayda 54 çanta satın almış" tespiti yer aldı. Usulsüz ürünler ve kumaşların satışlarını gizlemek için muhasebe ve stok programlarında oynandığı belirlendi. Bu oynamalar şirket çalışanlarının maillerine yansıdı. Bazı çalışanların ifadesi alındı. Bilgisayar ve harddisklere el kondu. Toplanan deliller hafta içinde savcılığa teslim edilecek. Suça karışanlarla ilgili evrakta sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılacak. 3 kişiden fazla suça karışan olduğu kesinleşirse istenen ceza istemi yüzde 50 oranında artırılarak, dosya ağır ceza mahkemesine gönderilebilir. Usulsüz ve kaçak olarak Türkiye'ye getirilen ve ünlülerde bulunan çanta, elbise gibi Chanel ürünlerine el konacak.

Kaynak: Sabah

29 Ocak 2014 Çarşamba

Kırmızı et fiyatları neden yüksek?

Dünyada kırmızı et fiyatları
Türkiye'de 1 kg kıyma ortalama 30 TL, Almanya'da 15 TL. Üstelik Almanya 4 kat daha zengin bir ülke. Peki neden Türkiye iki kat daha pahalıya et yiyor?

Türkiye’den çok daha zengin birçok ülke kırmızı eti Türkiye fiyatlarının yarısına yiyor. Kişi başı geliri Türkiye’nin dört katına yaklaşan Almanya’da kıyma, markette Türkiye’nin yarı fiyatına satılıyor.

Kırmızı et, markete ulaşana kadar üç kez el değiştiriyor. Besiciler, tedarikçiler ve market, kasap gibi satıcılar.

Besiciler, büyükbaş hayvanı yetiştirip hayvanın gövdesini tedarikçilere satıyor. Besicilerin gönderdiği bu ete karkas et deniyor. Tedarikçiler, karkas eti alıp kemiklerini, sinirlerini temizleyip, ihtiyaca göre pirzola, bonfile gibi bölümlere ayırıp müşteriye hazır hale getiriyor. Tedarikçiler eti marketlere, kasaplara, restoranlara satıyor.



Fiyatlar neden yüksek dediğimizde her kesimin farklı bir açıklaması var. Besicilere göre et fiyatlarında spekülasyon var.

Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Alp, gövdenin yani karkas etin kilosunu İstanbul’a 17 TL’ye gönderdiklerini söylüyor. Ahmet Alp, "Adrese teslim gönderiyoruz. Kasaplar, marketler yüzde 40 zam koyup satıyor" diyor.

Eti son elde nihai tüketiciye ulaştıran kasap ya da market de tedarikçiden aldığı ete kendi maliyetlerini (yüzde 8 KDV, kâr, işletme maliyetleri) ekliyor. Burada kâr oranı ve maliyetler işletmeden işletmeye değişiyor. Bazısı daha çok, bazısı daha az kâr ediyor. Bazısı işletme maliyetlerine daha çok öderken bazılarının kira, su, elektrik, çalışan gibi maliyetleri daha düşük. Sonuçta ortaya çıkan tablo bu. Türkiye’nin farklı noktalarında et, farklı fiyatlara satılıyor.

Tartışmaların odağındaki Tarım Bakanlığı ise fiyatlarda spekülasyon olduğu görüşünde. Bakanlık arzda sorun olmadığını düşünüyor. Hükümet, kimi üreticilerin ithalat fikrine de kesinlikle karşı çıkıyor. İstanbul Sanayi Odası'nda düzenlenen toplantıda sektörle bir araya gelen Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları, besicilikten geçimini sağlayanlar olduğunu hatırlatarak, "Türkiye kapıyı açarsa, ithalata başlarsa besici biter" dedi.

Mirmahmutoğulları, ithalat isteyen üreticilere "Bir geçiş sürecindeyiz, bu da spekülatörlerin işine yarıyor. Türkiye'de ithalata açılmayı asla istemiyoruz. Aman ithalatı aklınıza getirmeyin" şeklinde seslendi. Türkiye'de 28 bin aile besicilik yapıyor.

Mirmahmutoğulları yeni ırk yaratılmasıyla ilgili de çalışmalara başlandığını ve üç yıl içinde Türkiye'de et tipli damızlık olacağını söyledi.

Neden et yemeliyiz?

Yıldız Tekniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Mustafa Tahsin Yılmaz etin yararlarını şöyle anlatıyor:

Kilogram başına 1 gram protein tüketilmesi gerek. Bu hesaba göre, 70 kg ortalama vücut ağırlığına sahip bir insanın günde 70 gram protein tüketmesi, bunun da en az yarısının hayvansal kökenli olması gerekmekte. Bu da günlük en az 250 gram et miktarına tekabül ediyor. Diğer besinlerden de düzenli miktarda protein aldığı farz edilen yetişkin bir insanın günlük tüketmesi gereken et miktarı en az 250 gram.

Et tüketilmediğinde ne olur?

Kırmızı et yeterince tüketilmediğinde, bünyeye yeterince protein ve enerji alınamaz. Her ikisinin yetersizliğinden ileri gelen “marasmik kwashiorkor” vakalarına, yeterince et tüketmeyen veya hiç et tüketmeyen toplumlarda sık rastlanıyor. Ayrıca sağlıklı bir zihinsel gelişim için kırmızı etin tüketilmesi gerek.

Çocuklar için kırmızı et neden önemli?

Proteinler, vücudun yapıtaşları. Proteinlerin en önemli kaynakları arasında kırmızı et geliyor. Çocuklar, eğer yeterli seviyede et tüketmezlerse zihinsel faaliyetlerinde yeterince gelişme olmaz, ayrıca  kas ve iskelet sisteminin gelişimi de olumsuz etkilenir. Yeterli miktarda et tüketmeyen çocuklarda bünye zayıflığı görülüyor.  Ayrıca gelişme sorunları yaşarlar. Anemi (kansızlık) ise yeterince et tüketmeyen çocuklarda görülen diğer bir sağlık problemi.

Çocuklarda et tüketim miktarı yaşa göre değişkenlik gösteriyor. 4-6 yaş arasındaki çocukların fiziki ve zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmeleri için günde yaklaşık olarak 100-120 gram kırmızı et tüketmesi gerekiyor. 7-9 yaş arasındaki çocukların günlük et ihtiyacı yaklaşık 170-180 gram iken, 10-13 yaş aralığında yaklaşık 200-220 gram arası kırmızı et tüketmeleri gerekiyor. Bunlar, diğer besinlerden hiç protein alınmaması durumunda belirlenmiş miktarlar.

Kaynak: Al Jazeera

28 Ocak 2014 Salı

Ağız gargaraları kalp krizi riskini artırıyor


İngiltere'nin başkenti Londra'daki Queen Mary Üniversitesi'nden bilim insanları, ağız gargarasının kalp krizi riskini yükselttiğini ortaya çıkardı.

Araştırmayı yürüten Profesör Amrita Ahluwalia, antiseptik gargaraların kullanılmasının zararlı olduğunu belirterek, gargaranın ağızdaki kan dolaşımının rahatlamasını sağlayan iyi bakterileri öldürüp kan dolaşımını hızlandırdığını, böylece tansiyonun yükseldiğini söyledi. Bunun kalp krizi veya inme riskini artırdığını söyleyen Ahluwalia, gargara kullananların bu olumsuz etkiyi ertesi gün hissettiğini belirtti.

Araştırmaya göre gargara kan basıncını iki puan yükselterek, kalp krizi riskini yüzde 7 artırıyor.

Kaynak: Sabah

Pringles patates cipsi içinde domuz yağı ve domuz katkısı yoktur


Pringles cipslerinde domuz yağı ve domuz yağından elde edilmiş katkı maddesi kullanıldığı yönünde bir takım bilgiler kulaktan kulağa dolaşmaktadır. Bu meselenin aslını araştırdığımızda paketlerin tasarımından kaynaklanan bir hata olduğunu ve bu hatanın yanlış anlaşılmaya neden olduğunu anladık.


Pringles cipslerin paketi üzerinde yer alan içindekiler kısmı logo ile bölündüğünden yazıların bir kısmı logonun diğer tarafında devam etmektedir. Bunu fark edemeyenler ise bir yanılgıya kapılmaktalar. Zaten firmanın sitesinde yaptığımız incelemede de cipslerin içeriğinde "Domuz yağı ve domuzdan elde edilmiş katkı maddesi yoktur." bilgisi yer alıyor. Güvenerek yiyebilirsiniz. Pringles firması bu haberimiz üzerine belki paket tasarımını değiştir ha, ne dersiniz?










Zaman Gazetesi aboneliğimi iptal edemiyorum

Zaman Gazetesi aboneliğimi iptal ettirmek istiyorum. Yayın içeriğinden rahatsız oluyorum. Devleti ile savaşan bir gazeteye daha fazla para ödemek istemiyorum. Aboneliğimi iptal ettirmek için defalarca mail gönderdim. Ancak cevap vermiyorlar. Telefonla arayarak şikayetimi ilettim ama gazete gelmeye devam ediyor. Artık Zaman Gazetesi almak istemiyorum. Komşum da Bugün Gazetesi abonesi idi. Aynı şekilde onun aboneliği de iptal edilmiyor. Apartmandaki komşularımızda rahatsızlıklarını dile getirdiler. Bedava gazete dağıtıyorlar. Amaçları tirajları düşmesin.

Samet K.