Öksürükleri yumuşatmak için ballı süt ya da bal – karabiber karışımını tavsiye eden uzmanlar, en etkili öksürük şurubunun günde 2 – 2,5 litre su tüketimi olduğunu belirtiyor.
Uz. Dr. Füsun Soysal, farklı öksürük çeşitlerinin farklı hastalıklara işaret edebileceğini belirterek hastaları uyardı. Öksürüğün başta üst solunum yolu rahatsızlıkları olmak üzere pek çok hastalığın ortak belirtisi olduğunu kaydeden Soysal, “Etkin bir tedavi için öksürüğe eşlik eden belirtilerin doğru değerlendirilmesi çok önemlidir.” dedi.
Öksürüğün, vücudun bir savunması olduğunu ifade eden Soysal, “Öksürük bir hastalık değil, boğaz ve solunum yollarını temizlemeye yarayan bir savunma mekanizmasıdır. Öksürük, balgamlı-balgamsız ve kronik-akut olmak üzere iki farklı şekilde sınıflandırılabilir. Balgamsız öksürük, kurudur ve boğazda bir gıcık verir. Eğer öksürükle birlikte balgam adı verilen sıvı geliyorsa buna ‘prodüktif öksürük’ denir. Üç hafta ve daha uzun süren öksürükler kronik öksürük olarak kabul edilir. Akut öksürük enfeksiyonları ise sinüzit, farenjit, nezle, akciğerlere yabancı cisim kaçması gibi nedenlerle oluşur. Kronik öksürükler bazen seneler sürebilir.” bilgisini verdi.
‘ÖKSÜRÜĞÜN NEDENİ PSİKOLOJİK OLABİLİR’
Soysal, öksürüğün nedenleri hakkında da, “Nezle ve grip, farenjit, astım, geniz akıntısı, reflü, kalp yetmezliği, tüberküloz, akciğerde sıvı toplanması kuru öksürüğe neden olan hastalıklar arasındadır. Sinüzit, bronşit veya sigara içimi ise balgamlı öksürüğe neden olabilir. Ayrıca; kronik kulak problemleri, uzun süre kullanılan tansiyon ilaçları da öksürük nedenleri arasındadır. Zaman zaman öksürüğün nedeni psikolojik de olabilir.” ifadelerini kullandı.
‘SİGARA TÜKETİMİ, CİDDİ HASTALIKLARIN TEŞHİSİNİ GECİKTİREBİLİR’
Öksürük ve sigara konusuna değinen Soysal, “Sigara içen kişilerde zaman içinde sigara sayısının artmasına bağlı olarak bronşlar balgam üretmeye başlar. Bu durum sürekli devam ederse, öksürüğün artmasına ve kronik hale gelmesine neden olabilir. Bu hastalar öksürüklerinin yalnızca sigaraya bağlı oluştuğunu düşünerek, ciddiye almazlar. Ancak, balgamlarında kan gördüklerinde öksürüğün başka bir neden bağlı olduğundan şüphelenerek doktora başvururlar. Bu durum da öksürüğün altında yatan ciddi bir hastalığın teşhisini geciktirebilir.” diye konuştu.
‘ŞİDDETLİ ÖKSÜRÜK, BAYILMA NEDENİ OLABİLİR’
Füsun Soysal, “Şiddetli öksürük krizleri, özellikle de kuru öksürükler kişilerde krizlere neden olmaktadır. Bu ataklar; baş ağrısı, baş dönmesi hatta bayılma ile sonuçlanabilir. Çok şiddetli öksürükler kasları yorar, bu da idrar kaçırılmasına neden olabilir. Göğüs kafesinde ağrılara ve fıtık oluşturan hastalıklara kadar birçok soruna yol açabilmektedir.” şeklinde konuştu.
“Kronik öksürüklerde tedavi şeklini öksürüğe neden olan hastalık belirler.” diyen Soysal, “Örneğin kalp yetmezliğinden kaynaklanan bir öksürük söz konusu ise öksürüğün geçirilmesi kalp yetmezliğinin tedavisi ile mümkün olmaktadır. Aynı şekilde alerji kaynaklı bir öksürük, alerjinin tedavi edilmesi ile durdurulabilir.” ifadelerini kullandı.
‘SÜT-BAL-KARABİBER, ÖKSÜRÜĞE BİREBİR’
Öksürüğe iyi gelen yiyecek ve içecekler hakkında da bilgi veren Soysal, “Öksürükleri yumuşatmak için, sütün içerisine bal karıştırmak veya balın içerisine karabiber atmak yararlı olabilir. Bunun yanında, en etkili öksürük şurubunun günde 2-2,5 litre su tüketimi olduğu unutulmamalıdır.” dedi.
‘BİLİNÇSİZ KULLANILAN ÖKSÜRÜK ŞURUBU, ÖKSÜRÜĞÜN ŞİDDETİNİ ARTIRABİLİR’
Bilinçsiz kullanılan öksürük şuruplarının öksürüğün şiddetini artırabileceğini kaydeden Soysal, şu bilgileri verdi: “Doktora danışılmadan öksürük şurubu kullanılmamalıdır. Kuru bir öksürükte, öksürük söktürücü şurup kullanımı öksürüğün şiddetinin artmasına neden olabilir. Veya balgam çıkarması gereken bir öksürükte, öksürük kesici şuruplar balgam çıkmasına engel olabilir.”
Soysal, doktora başvurulması gereken durumlar hakkında da şu önerileri sıraladı: “Öksürük tedavilerinde; öksürüğe neden olan hastalık tanısının gecikmemesi ve tedavi süresinin daha kısa sürmesi için ilaç veya şurup kullanımının mutlaka doktor kontrolünde olması gerekmektedir. Öksürük, 3 haftadan uzun sürüyor ve antibiyotik tedavisine cevap vermiyorsa, öksürüğe yüksek ateş ve ciddi nefes darlığı eşlik ediyorsa, balgamda kan görüldüyse mutlaka bir doktora başvurulması gerekir.”
Kaynak: TRT Haber
süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2013 Pazartesi
23 Mart 2013 Cumartesi
Bu da koyunlu keçili saadet zinciri
En az 5, en çok 20 koyun ve keçi parası ile üye oluyorsunuz. 3’üncü yılın sonunda, her 5 koyun veya keçi için bir asgari ücret tutarında kâr payı ödenecek; ayrıca her hafta 2 kilo et 5 litre de süt alacaksınız. Modelin sahibi Ankara’da Kurulu bir tarım kooperatif… Kooperatifin reklâmları bir süreden beri ulusal medyada da yer alıyor. Balcı, mali kaynağın üyelerden sağlanacağını söylüyor. Kuşku ile karşılanan projesi için ‘dolandırıcı değiliz’ açıklaması yapıyor. Halep keçisi, Romanov cinsi koyunlarla ortak olunan kooperatifte, müfettişlerin ise denetim yaptıkları ortaya çıktı.
Önceki yıllarda deve kuşu, Pekin ördeği gibi hayvan türleri için geliştirilen, ancak başarısız olunan projelerin bir benzeri koyun ve keçilerle hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu iş için kurulan kooperatifin adı S.S. Büyük Anadolu Tarım ve Ziraat Ürünleri Üretim ve Pazarlama Kooperatifi. Ankara Çankaya’da kurulu kooperatifin 7 yöneticisi bulunuyor. Kooperatif geçtiğimiz Haziran ayından bu yana faaliyette. Ancak, ulusal yayın yapan televizyonlara verdiği reklâmlara adından söz ettirdi.
Kooperatifin web sitesinde, 3 temel amaçlarının olduğu açıklanıyor. İlki, üye çiftçilere yüzde 10 daha ucuz mazot desteği sağlama, ikinci, yine daha ucuz gübre desteği ve tarımsal ekipman sağlama, üçüncü amaç ise üyelerin de ortak olması ile on binlerce koyun ve keçi yetiştirme. Sitede yer alan bilgiye göre Türkiye’nin 81 ilinde bin 117 entegre tesis kurulacak.
20 KEÇİYE 4 ASGARİ ÜCRET
Modelin işleyişi ise şu şekilde açıklanıyor: En az 5 keçi veya koyun en fazla 20 keçi veya koyun ile kooperatife ortak olunuyor. Üretilmek istenen keçi türü Halep keçis, koyun ie Romanov ırkı. Keçi başına 600 TL, koyun başına ise 800 TL ödeniyor. Örneğin bir kişi 10 keçi ve 10 koyun ile kooperatife ortak olmak istedi. 14 bin TL’lik toplam tutarın yüzde 30’u kooperatif hesabına yatırılıyor. Kalan kısım ise taksitler halinde ödenebiliyor. 3’üncü yılın sonunda ise kâr payının dağıtımına başlanıyor.
Toplam 20 hayvanı olan bir kişiye her ay, uygulamadaki asgari ücretin 4 katı kadar bir para ödeniyor. Ortağın ayrıca her hafta 8 kilo et, 20 kilo da süt alma hakkı bulunuyor. İsteyen et ve süt yerine parasını da alabilecek. Bugün ortak olan bir kişinin ortaklığı ise ancak 2 yıl sonra sonlandırılabilinecek.
MÜFETTİŞLER İNCELİYOR
Kooperatif ile ilgili kuşkulu yaklaşım sürerken, konu ile ilgili Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın da bir süre önce harekete geçtiği öğrenildi. Bakanlık müfettişlerinin kooperatif faaliyetlerini inceledikleri bildirildi.
İLK AĞIL BAŞKAN'IN KÖYÜNDE
Türkiye geneline yayılmak istendiği açıklanan modelin ilk uygulaması, Kırşehir Kaman’a bağlı Yeni Köy’de kurulu ağılda hayata geçirilmiş. Yeni Köy tercihinin sebebi ise Kooperatif Başkanı Ahmet Balcı’nın da Yeni Köy’lü olması. Balcı’ya ait arazide ilk ağıl kuruldu ve keçiler konuldu. Söz konusu ağılda şimdilik 103 keçinin olduğu öğrenildi. Benzer bir çalışmanı Eskişehir Sivrihisar’da da olduğu ifade edildi.
‘KUŞKULU KOOPERATİF’
Hürriyet Dünyası’nın konuştuğu sektör kaynakları geliştirilmek istenen modele kuşku ile bakıyor. Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara dikkat
UYGUN ARAZİ TALEBİ
Kooperatifin en temel ihtiyacının geniş araziler olduğu vurgulanıyor. Söz konusu tesis veya ağılların kurulması için asgari 40–60 dönümlük arazilere ihtiyaç bulunuyor.
Kooperatif Başkanı Balcı, bu konuda 81 ilin valiliğine yazı göndererek uygun arazi talebinde bulunduklarını söyledi. Ahmet Balcı ve beraberindeki 3 kişi, geçtiğimiz ekim ayında uygun arazi bulmak için Antalya’nın Korkuteli İlçesi’ne bağlı Büyükköy Beldesine bir ziyarette bulunmuştu.
Belediye Başkanı Mustafa Dinçay ile görüşen heyet 60 dönümlük arazi üzerinde incelemelerde bulunmuştu. Başkan Dinçay, beldelerini tercih ettikleri için kooperatif yöneticilerine teşekkür etmişti.
çeken kaynaklar, geçmişte birçok örneği yaşanan ve çok sayıda mağdur yaratan bir tür “saadet zinciri” oluşturmaya çalışıldığı iddiasında.
‘HEDEFİMİZ BU YIL 150 BİN ÜYE’
Kooperatif Başkanı Ahmet Balcı’nın (50) geçmiş deneyimi konut kooperatifçiliği üzerine. Kooperatifin 7 yöneticisinin olduğunu ifade eden Balcı, kaç üyeye sahip olduklarını açıklamak istemedi. Hürriyet’in, kooperatif kaynaklarından edindiği ‘550 üye’ rakamına ilişkin ise bir yorumda bulunmadı. Ancak bu yıl 150 bin üyeye ulaşacakların iddia etti.
‘KEÇİLERE BİRŞEY OLMAZ’
Balcı, sitelerinde açıkladıkları ‘1.117 entegre tesis’ konusuna da açıklık getirerek şunları söyledi: “Türkiye’nin 7 bölgesine 7 entegre tesis kuracağız. Buralarda kesimhaneler de olacak. Bunların toplam maliyet 70 milyon TL. Bin 117 rakamı ise Türkiye genelinde kuracağımız ağıl sayısı. Biz, sahip olacağımız koyun ve keçiler için bu sayıda ağıla ihtiyaç duyacağımızı hesaplıyoruz. Bu kooperatifin batması söz konusu değil. Koyun ve keçilere de bir şey olmaz. Birileri bizim dolandırıcı olduğumuzu söylüyor ancak dolandırıcı değiliz. Bunu söyleyenleri Bunu söyleyenler işine son verdiğim kişiler. Kooperatifin mali gücü üyelere dayalı. ”
KEÇİ SÜTÜ HESABI
Balcı finansal olarak zor gibi görünen sistemin nasıl işleyebileceğine ilişkin ise şu kaba hesabı yaptı: “Bugünkü asgari ücret 800 TL. Bu asgari ücreti nasıl veriyoruz? 5 keçi ile kooperatifimize katılan bir çiftçimiz 3. yıldan sonra üretim çiftliğindeki keçi sayısı 50’ye ulaşıyor. Bu keçilerden günde ortalama 10 kilo süt alıyoruz. Keçi sütünün kilosu piyasada 4 TL civarında. Hesap ortada.”
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/22856005.asp?
21 Mart 2013 Perşembe
Bebeklere verilen keçi sütüne dikkat
Uzmanlar keçi sütünün içeriğindeki besin miktarlarının yoğun olması nedeniyle özellikle bebekler için olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zübeyde Öner, ''Keçi sütü, içeriğindeki besin miktarlarının yoğun olması nedeniyle özellikle bebekler için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle bebeklere verilmeden önce biraz sulandırıp tüketime hazır hale getirmeliyiz'' dedi.
Öner, yapılan analizler sonucunda keçi sütünün besin değerinin öneminin ortaya konulduğunu, bu nedenle geçmiş dönemlerde sadece eti ve kılından faydalanılırken artık sütünün de değerlendirildiğini söyledi.
Kemiklerin ve dişlerin gelişimi açısından önemli olan kalsiyumun keçi sütünde anne sütünden 4 kat fazla olduğunu ifade eden Öner, ''Bu sütte, sütün daha beyaz görünmesini sağlayan vitaminler var. Bu vitaminin bulunması beslenme açısından çok önemlidir. Aynı zamanda beyin, zihin ve kas gelişimini sağlayan fosfor oranı da yoğun olarak bulunuyor'' dedi.
Keçi sütünün bir litresinde 111 miligram fosfor bulunurken, bu oranın inek sütünde 93, anne sütünde ise 14 miligram olduğunu bildiren Öner, ''Yani bu sütteki fosfor oranı anne sütündekine oranla hemen hemen 8 kat daha fazla. Bu açıdan oldukça zengin besin değeri taşıyor'' diye konuştu.
-Fazla tüketilmesi olumsuz sonuçlara neden olabiliyor
Öner, keçi sütünün faydalarının yanında fazla tüketilmesi halinde istenmeyen bazı sonuçlara da neden olabileceğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
''Keçi sütü, içeriğindeki besin miktarlarının yoğun olması nedeniyle özellikle bebekler için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle bebeklere verilmeden önce biraz sulandırıp tüketime hazır hale getirmeliyiz. Sulandırılmadan verilmesi halinde bebeğin bağırsaklarında gaz birikmesi, bunun da hazımsızlığa neden olabileceği yönünde bilgiler var. Miktar olarak da ölçülü kullanılması gerekir. Bebeğin beslenmesinin tek yönlü olmaması lazım. Bir bebek günde 1 litre keçi sütünü tüketmeyecek.''
İnek sütünün içeriğinde bulunan proteinin süt alerjisine neden olduğuna işaret eden Öner, keçi sütünün bu anlamda da bir avantaj sağladığını vurguladı. Öner, ''İnek sütündeki protein miktarı yüzde 3,3, anne sütünde ise yüzde 1 civarındadır. Keçi sütü ise yüzde 2 civarlarında protein miktarına sahip. Bu nedenle alerjisi olduğu için inek sütünü içemeyenler, keçi sütüyle bu ihtiyacı karşılayabilir'' diye konuştu.
Öner, İtalya, İspanya, Yunanistan başta olmak üzere çoğu Avrupa ülkesinde sütünden faydalanmak üzere keçi çiftlikleri kurulduğuna dikkati çekerek, son yıllarda Türkiye'de de sütünden faydalanılması amacıyla çalışmalar yapıldığını kaydetti.
Türkiye'de yerli keçi ırkının yılın sadece 4-5 ayı süt verebildiğine, süt veriminin de düşük olduğuna işaret eden Öner, bu nedenle çiftliklerde genellikle Avrupa'dan getirilen ve 11 ay süt veren keçi türleri bulunduğunu söyledi.
Kayank: AA
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zübeyde Öner, ''Keçi sütü, içeriğindeki besin miktarlarının yoğun olması nedeniyle özellikle bebekler için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle bebeklere verilmeden önce biraz sulandırıp tüketime hazır hale getirmeliyiz'' dedi.
Öner, yapılan analizler sonucunda keçi sütünün besin değerinin öneminin ortaya konulduğunu, bu nedenle geçmiş dönemlerde sadece eti ve kılından faydalanılırken artık sütünün de değerlendirildiğini söyledi.
Kemiklerin ve dişlerin gelişimi açısından önemli olan kalsiyumun keçi sütünde anne sütünden 4 kat fazla olduğunu ifade eden Öner, ''Bu sütte, sütün daha beyaz görünmesini sağlayan vitaminler var. Bu vitaminin bulunması beslenme açısından çok önemlidir. Aynı zamanda beyin, zihin ve kas gelişimini sağlayan fosfor oranı da yoğun olarak bulunuyor'' dedi.
Keçi sütünün bir litresinde 111 miligram fosfor bulunurken, bu oranın inek sütünde 93, anne sütünde ise 14 miligram olduğunu bildiren Öner, ''Yani bu sütteki fosfor oranı anne sütündekine oranla hemen hemen 8 kat daha fazla. Bu açıdan oldukça zengin besin değeri taşıyor'' diye konuştu.
-Fazla tüketilmesi olumsuz sonuçlara neden olabiliyor
Öner, keçi sütünün faydalarının yanında fazla tüketilmesi halinde istenmeyen bazı sonuçlara da neden olabileceğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
''Keçi sütü, içeriğindeki besin miktarlarının yoğun olması nedeniyle özellikle bebekler için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle bebeklere verilmeden önce biraz sulandırıp tüketime hazır hale getirmeliyiz. Sulandırılmadan verilmesi halinde bebeğin bağırsaklarında gaz birikmesi, bunun da hazımsızlığa neden olabileceği yönünde bilgiler var. Miktar olarak da ölçülü kullanılması gerekir. Bebeğin beslenmesinin tek yönlü olmaması lazım. Bir bebek günde 1 litre keçi sütünü tüketmeyecek.''
İnek sütünün içeriğinde bulunan proteinin süt alerjisine neden olduğuna işaret eden Öner, keçi sütünün bu anlamda da bir avantaj sağladığını vurguladı. Öner, ''İnek sütündeki protein miktarı yüzde 3,3, anne sütünde ise yüzde 1 civarındadır. Keçi sütü ise yüzde 2 civarlarında protein miktarına sahip. Bu nedenle alerjisi olduğu için inek sütünü içemeyenler, keçi sütüyle bu ihtiyacı karşılayabilir'' diye konuştu.
Öner, İtalya, İspanya, Yunanistan başta olmak üzere çoğu Avrupa ülkesinde sütünden faydalanmak üzere keçi çiftlikleri kurulduğuna dikkati çekerek, son yıllarda Türkiye'de de sütünden faydalanılması amacıyla çalışmalar yapıldığını kaydetti.
Türkiye'de yerli keçi ırkının yılın sadece 4-5 ayı süt verebildiğine, süt veriminin de düşük olduğuna işaret eden Öner, bu nedenle çiftliklerde genellikle Avrupa'dan getirilen ve 11 ay süt veren keçi türleri bulunduğunu söyledi.
Kayank: AA
9 Şubat 2013 Cumartesi
Güçlü dişler için sakız çiğneyin
Yemeklerden sonra 20 dakika sakız çiğnemenin çürüğü önlediğini belirten uzmanlara göre, diş yapısını güçlendirmenin bir diğer yolu da süt ürünlerini dengeli şekilde tüketmek.
Doğru beslenen kişilerin ağız, diş ve kemik sağlıklarının iyi olduğuna dikkat çeken Ortodontist Dr. Aylin Sezen Yalçın, “Tüm besin gruplarından dengeli beslenme kemiklerin ve dişlerin dirençli olmasını sağlarken, hastalık durumunda da iyileşme sürecini hızlandırır” dedi.Diş sağlığı için günlük beslenme düzeninin nasıl olması gerektiğini anlatan Yalçın, her besin grubunun tüketilmesini önerdi ve “Karbonhidrat, sebze, meyve, et, süt, yoğurt ve peyniri dengeli tüketmek gerekir” diye konuştu.
ARA ÖĞÜNLERE DİKKAT
Yalçın, “Özellikle ara öğünlerde şekerli bir gıda yediğinizde 20 dakika boyunca dişleriniz asit ortama maruz kalacaktır. Ara öğünler sıklaştıkça gün içinde dişler sürekli asitle mücadele halinde olacağından çürük oluşumunda artış olur” uyarısında bulundu.
Ana öğünlerde çiğnenme fonksiyonu sırasında salgılanan tükürük miktarında artış olduğunu belirten Yalçın, tükürük artışı ile birlikte dişlerin üzerinde besin birikiminin ve asit ortamın yaratacağı etkilerin azaldığını söyledi.
SÜT ÜRÜNLERİ DİŞLER İÇİN ÇOK YARARLI
“Süt ürünleri, içindeki kazein proteininden dolayı çürük engelleyici özelliğe sahiptir. Ancak içerisindeki şeker ve yağ miktarı da önemlidir. Özellikle beyaz peynir ve yoğurt diş dostu besinlerdir, rahatlıkla tüketebilirsiniz” diyen Yalçın, yemek aralarındaki acıkmalar için ise şunları tavsiye etti: “Çiğ sebze, meyve, peynir, sade yoğurt yemeyi tercih edebilirsiniz. Günde 3 kez dişlerinizi florürlü bir diş macunu ile fırçalamak ve diş ipi kullanmak mutlaka yapılması gerekenler listesinde birinci sıradadır.”
SAKIZ DEYİP GEÇMEYİN
Sakız çiğnemenin diş sağlığı açısından önemine dikkat çeken Yalçın, “Araştırmalar yemeklerden sonra 20 dakika boyunca şekersiz sakız çiğnenmesinin çürük oluşumunu azalttığını göstermiştir. Sakız çiğneme fonksiyonu sırasında tükürük miktarında artış görülür ve besinler dişlerin üzerinden uzaklaşmış olur” dedi.
Kaynak: Star
6 Aralık 2012 Perşembe
Taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen 25 gıda firması teşhir edildi
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, laboratuvar sonucunda, taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen 25 gıda firmasının adını internet sitesinde açıkladı.Açıklamada söz konusu 25 firmanın yanında bu işletmelerin ürettiği 37 parti ürüne ait (17 peynir, 12 yoğurt, 7 tereyağı, 1 UHT süt) bilgiler de verildi.
Firmalar şöyle:
Firma Adı | Ürün Adı | Marka | Parti/Seri No | |
| Sütkon Gıda Tar. Ürn. ve Day.Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA | Yağlı Eritme Peyniri (Bitkisel Yağ) | Demircizade | 12.04.2012 21.04.2012 26.07.2012 | |
Mehmet Demirci Gıda Tar. Ürn. Oto. İnş. San. Tic. Ltd.Şti./ KONYA | Eritme Peyniri (Bitkisel Yağ) | Ozan Demircizade | 20052012 | |
Süller Peynircilik Süt ve Süt Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti./DENİZLİ | Peynir Karışımı(Nişasta) | Süller | 12.09.2011 | |
Saruhanlılar Süt ve Süt Ürünleri/ DENİZLİ | Peynir Karışımı(Nişasta) | Ovmalux | 16.03.2012 | |
Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./KAYSERİ | Tam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ) | Narlıtepe | 077 066 038 | |
Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./KAYSERİ | Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ) | Zirve | 068 | |
Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti/KAYSERİ | Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ) | Narlıtepe | 181 210 | |
Birsen Güven Gıda San. ve Tic. A.Ş./KAYSERİ | Tam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ) | Karel | 08 | |
Torunoba Süt Ürünleri/ELAZIĞ | Tam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ) | Torunoba | 348 | |
YGS Süt ve Süt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. /İZMİR | Taze Kaşar Peyniri (Bitkisel Yağ) | Acan | 02.04.12 | |
YGS Süt ve Süt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. /İZMİR | Taze Kaşar Peyniri (Bitkisel Yağ) | Can | 11.03.2012 | |
İzsüt Besicilik Tar. Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti./İZMİR | Kaşar Peyniri (Bitkisel Yağ) | Özay | 26.03.2012 | |
Baran Süt Ürün. Day. Tük. Mal. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. /İZMİR | Homojenize Yoğurt (Bitkisel Yağ ve jelatin) | Özdoğan Tatal | 03.04.2012 | |
Çakıroğlu Süt Ürün. Gıda ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti./İZMİR | Tam Yağlı Homejenize Yoğurt (Bitkisel Yağ, Jelatin) | Çakıroğlu | 21.05.2012 | |
Yeşil Tire Süt Mamülleri/İZMİR | Homojenize Yoğurt (Bitkisel Yağ) | Yeşil Tire | 30.05.2012 | |
Elbistan Altınova Gıda Hay. San. Tic. Ltd. Şti./KAHRAMANMARAŞ | Tam Yağlı Yoğurt(Jelatin) | Elbistan Altınova | 0000737 | |
Aydınoğlu Süt Mamulleri /KAHRAMANMARAŞ | Yarım Yağlı Yoğurt(Jelatin) | Çilem | 26.06.2012 | |
Şelale Süt Ticaret ve San. Ltd. Şti./ANTALYA | Homojenize Yoğurt(Jelatin) | Çağlayan | Son Tüketim Tarihi/ 18.04.2012 | |
Mustafa Hazar-Yüksel Mandıra/İZMİR | Tam Yağlı Homojenize Yoğurt (Jelatin, Bitkisel Yağ ) | Burgucu | 21.07 | |
Arıkan Süt Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. /İZMİR | Tam Yağlı Tava Yoğurdu (Jelatin, Bitkisel Yağ) | Arıkan Süt Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. | 12.06.2012 | |
Aydoğan Süt Mam. İml. İhr. Tic. San. Ltd. Şti/İZMİR | Kaymaksız Yoğurt (Jelatin, Bitkisel Yağ) | Aymer Süt | 30.03.2012 29.07.2012 | |
Aydoğan Süt Mam. İml. İhr. Tic. San. Ltd. Şti./İZMİR | Pastörize Yağlı Homojenize Kaymaksız Yoğurt (Jelatin, Bitkisel Yağ) | Aymer Süt | 11.07.2012 | |
Adım Süt ve Gıda Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti./İZMİR | Tava Yoğurt (Jelatin, Bitkisel Yağ) | Adım | 28.05.2012 | |
Temel Gıda/TRABZON | Geleneksel Tereyağ (Bitkisel Yağ) | Subaşılı Hekimoğlu Temel | 05.07.2012 | |
Beyaz Süt ve Tarım Ürn. San. Tur. Paz. Ltd. Şti./İZMİR | Tereyağı (Bitkisel Yağ) | Beyazca | 03 05 | |
Emin Gıda İnş. Oto. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti/ANKARA | Pastörize Tereyağı (Bitkisel Yağ) | Bayella | 04-01 | |
Tokgöz Gıda San. ve Tic. A.Ş./ANKARA | Tereyağı(Bitkisel Yağ) | Frozya | 20-13 | |
Tokgöz Gıda San. ve Tic. A.Ş./ANKARA | Tereyağı(Bitkisel Yağ) | Tokgöz | 03 | |
Sakarya Süt ve Gıda San. Tic. Koll. Şti./TEKİRDAĞ | Tereyağı(Bitkisel Yağ) | Özne | 001/01 | |
Mar Tüketim Maddeleri İhr. İth. San. Ve Tic. A.Ş./BALIKESİR | Yarım Yağlı UHT Keçi Sütü(İnek Sütü) | Kay | 143/2 |
10 Haziran 2012 Pazar
Eve gelirken süt almanızı söyleyen süt şişesi
Dolaptaki sütün bozulup bozulmadığını anlamak için o rahatsız edici koku ve tada katlanıp, maalesef kutudan bir yudum almak zorundasınız. Ama yakında belki bu dertten kurtuluyoruz çünkü yurt dışında yalnızca bu işe özel bir ürün ve uygulama geliştirildi. Sürahi benzeri ürünün adı Milkmade. Teknoloji ve yazılımı, günlük problemleri çözmede kullanmanın yeni yollarını bulmak ve farklı fikirler üretmek üzere düzenlenen bir yarışmaya katılmak için geliştirilen Milkmaid, General Electric ve Quirky tarafından tasarlandı. Süt kabı, evde ne kadar süt kaldığı ve sütün halen iyi durumda olup olmadığı konusunda kullanıcıyı bilgilendiriyor.
Quirky, Milkmade’i sabit bir şekilde sütün pH değerini ve kalitesini ölçen elektronik bir cihaz olarak tanımlıyor. Üzerinde pH değeri, miktar ve sıcaklık ölçen sensörler bulunuyor. Eğer ki sistem sütün kalitesinin düştüğünü ya da pH değerinin istenilen seviyede olmadığını belirlerse telefon ya da bildirim mesajı ile kullanıcıyı uyarıyor. Kullanıcı da eve giderken markete uğrayıp süt alıyor. Belki çok iyimser bir senaryo; belki şu hayatta en çok ihtiyaç duyduğunuz cihaz Milkmaid değil ama yine de günlük hayatı kolaylaştıran teknolojik gelişmeleri her zaman sevinçle karşılıyoruz.
Milkmaid, üzerindeki algılayıcılar sayesinde sütün olması gerekenden daha uzun süre dışarıda kalması durumunda da sütü dolaba koymanız için uyarı veriyor ki içinde zararlı bakterilerin gelişme riski minimuma insin. Kullanıcılar evde dolapta duran sütle ilgili her bilgiyi Milkmade’in iPhone uygulaması üzerinden de alabiliyor.
Teknolojik Süt Şişesi Milkmaid Videosu
8 Mayıs 2012 Salı
Okul sütü analiz sonuçları açıklandı
"Okul sütü, akıl küpü" projesi kapsamında 7 milyondan fazla öğrenci sütle buluşmuştu.
Ancak okullarda süt dağıtımının yapıldığı ilk gün bazı öğrencilerin rahatsızlanması çeşitli iddiaları da beraberinde getirdi. Öğrencilerin dağıtılan sütlerden zehirlendiği öne sürüldü.İşte tüm bu iddialar üzerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı inceleme başlattı.
Önce okullardaki sütlerden numuneler alındı. Ardından bir Bilim Kurulu oluşturuldu. Eldeki veriler tek tek incelendi ve sonuç açıklandı. Bilim Kurulundan yapılan açıklamada sütlerde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadığı vurgulandı. Açıklamada çocuklara okullarda dağıtılan sütün UHT olarak bilinen süt olduğu, bu sütün raf ömrünün üç-dört ay olduğu ifade edildi.
Sütlerin içinde peyniraltı suyu veya peyniraltı suyu tozuna da rastlanmadığına dikkat çekildi.
Dağıtılan sütlerin yurtiçinden karşılandığı ve kesinlikle süttozu kullanılmasına izin verilmediği açıklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, süt programının tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle devam edeceğini, süt dağıtımının süreceğini duyurdu.
6 Mayıs 2012 Pazar
UHT süt melek mi şeytan mı?
Okullarda süt dağıtımının çocuklar üzerindeki etkileri uzun ömürlü hale getirilmiş sütlerle ilgili bilimsel tartışmayı da alevlendirdi.
Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren başlayan süt ile ilişkimiz bugünlerde tehlike sinyalleri veriyor. 5 bin yıldır tüketilen baş tacımız süt, Milli Eğitim ile Gıda ve Tarım Bakanlığı’nın ortaklaşa hayata geçirdiği ‘Okul sütü, akıl küpü’ projesi ile büyük bir yangının ortasına düştü. Uzun boylu, akıllı, güçlü kuvvetli olmak için lıkır lıkır içtiğimiz sütümüz nasıl oldu da yüzlerce öğrenciyi hastane kapılarına düşürdü sorusu kafaları kurcalıyor. Geçen çarşamba gününden itibaren başlayan tartışmada her kafadan bir ses çıkıyor. Kimine göre endüstriyel üretim, güğümden dökülen sütün masumiyetini bozdu. Kimine göre alerji, kimine göre ise çok da büyütülmemesi gereken ‘olağan’ bir durum. Peki şimdi ne olacak? Bunun için de süt ile ilgili bilimsel tartışmalardan, neden olduğu alerjilere kadar bilmemiz gerekenleri masaya yatırdık. Uzun ömürlü UHT sütler faydalı mı, pastörize süt ile arasındaki fark ne, güğüm sütleri ne kadar yararlı, gibi sorulara uzmanlardan aldığımız yanıtlar kafalarımızı ‘sütliman’ yapacak gibi görünüyor.
‘UHT süt kötü diyen bilim insanı olamaz’ Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu (Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı): UHT sütün kötü olduğunu söyleyen bilim insanı olamaz. UHT teknolojisi kullanılarak içmeye hazır hale gelen süt, ne protein ne de kalsiyum değerinden bir şey kaybeder. Tam tersine insan metabolizmasına zararlı olan bakteri ve mikroorganizmalar öldüğü için gıdaya güvenli bir ulaşım sağlar. UHT sütü kötüleyen kişiler sadece popüler beslenme bilgileriyle topluma çok büyük zarar veriyorlar. Mahallede ya da sokak sütçüsünden alınan sütün içeriğini bilimiyoruz. Hangi şartlardan geçti, hangi koşullarda korundu gibi soruların yanıtı yok. Son günlerde okullarda dağıtılan sütlerle ilgili kıyamet koptu ama şu gerçeğe dikkat çekmek isterim, Türk genetiğinde laktaz yetersizliği var. Bu oran da oldukça yüksek. 70 milyonun yüzde 33’ünde. Bu 20 milyon kişi demek.
Ali Osman Mola (Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği Genel Koordinatörü): Belli birtakım kişiler uzun ömürlü UHT sütü kötüleyerek prim yapmaya çalışıyor. UHT süt teknolojisi yıllardır güvenle dünyada kullanılıyor. UHT süt hakkında ileri geri konuşanlarla bir araya gelerek marketten gidip bir UHT süt alıp, laboratuvarda test ettirelim. Bakalım besin değerleri kaybolmuş mu. Evet UHT sütün içindeki mikroorganizmalar yok oluyor ancak bu sırada çok az miktarda besin değeri kayboluyor. Açık sütü alıp, evde kaynatmak sütün daha fazla besin değeri kaybetmesine neden olur. Pastörize süt ise UHT süt kadar yüksek ısıda işlemden geçmediği için bazı bakterileri içinde korur. Ama bu yüzden kısa sürede bozulur. Yurt genelindeki bir kampanya pastörize süt ile yapılırsa, soğuk zinciri korumak sorun yaratabileceği için daha büyük sorunlar çıkabilir. UHT kapağı açmadığınız sürece 4-6 ay dayanır.
‘UHT sütün hiçbir faydası yok’
Prof. Dr. Ahmet Aydın (İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi): Sütü UHT haline getirebilmek için çok yüksek ısıda, çok yüksek bir basınç uyguluyorlar. Bu basınç altında sütün içindeki tüm yararlı ve yararsız bakteriler ölüyor. Ve sütün içindeki protein ve enzimler de tahrip oluyor. Bu yüzden de yoğun olarak sindirim sorunları yaşanıyor. Süt yerine mandıradan alınmış sütü için ve bu sütle yapılan ekşiyebilen, tıpkı annelerimizin yaptığı gibi yoğurt yapıp yiyin. UHT edilmiş sütün hiçbir faydası yok. Ayrıca UHT süt bağımlılık yaratıyor, dikkat dağınıklığı ve acıya karşı dayanıklılık gelişiyor. Bakanlık okullarda taze pastörize süt ya da bu sütle yapılan yoğurt dağıtabilir. Pastörizasyon, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engelliyor, sindirim enzimlerini tahrip ediyor. Tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır.
Dr. Yavuz Dizdar (İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Öğretim Üyesi): Süt efsanesi, endüstriyel sütlere geçilmesiyle yıkıldı. UHT süt içilebilir bir şey değil. Gıda endüstrisi, hijyen süt üretme gerekçesiyle UHT ve uzun ömürlü sütleri dayanıklı beyaz eşya gibi bir şeye dönüştürdü. UHT sütler ekşime özelliğini bile yitirdiği için bozulduğunu anlamak zodur. Okullarda süt dağıtmak için adım atılması doğru, ancak bu taze günlük pastörize sütle yapılmalı.
Süt alerjisi nedir? Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta - Göğüs Hastalıkları Uzmanı: Sütte bulunan proteinlere karşı ortaya çıkan anormal tepkilere süt alerjisi adı verilir. Bu reaksiyon çoğu zaman sütte bulunan bir protein olan kazein, laktalbumin ve laktoglobulin’den kaynaklanır. Süt alerjisinin mide-bağırsak sistemi belirtileri bulantı, kusma, karın ağrıları, ishal, karında şişkinlik ve gazdır. Çocukların yüzde 90’a yakınında 3 yaşından sonra bu kendiliğinden geçer.
Kaynak: Radikal
3 Mayıs 2012 Perşembe
Sütten zehirlenme iddialarına bilimsel yanıt
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Hamamcı, okul sütünden zehirlenme iddialarına ilişkin, ''Aslında bu olay zehirlenme değil, laktozun sindirilememesinden dolayı oluşan bir rahatsızlık'' dedi.
Hamamcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, süt içindeki şekeri sindirebilmek için bağırsaklarda laktoz intoleransı diye bir enzim bulunduğunu belirtti.
''Aslında bu olay zehirlenme değil, laktozun sindirilememesinden dolayı oluşan bir rahatsızlık'' diyen Hamamcı, bu tür rahatsızlıkların 10 yaşlarındaki çocuklarda görülebileceğini kaydetti.
Hamamcı, ''Çocuk eğer birkaç aydır süt tüketmiyorsa, laktozda azalma olabilir. Süt içimi ile beraber yeniden artar'' ifadesini kullandı.
YAVAŞ YAVAŞ ALIŞACAKLAR
Duyduğu kadarıyla rahatsızlanan çocuklarda şişkinlik, gaz ve ishal gibi şikayetlerin görüldüğünü anlatan Hamamcı, ''Aynı çocuklar önümüzdeki hafta daha az süt alsınlar, aynı semptomlar görülmeyecek. Çünkü yavaş yavaş alışacaklar'' diye konuştu.
Hamamcı, çocuklara sütü, bisküvi ve benzeri yiyeceklerle birlikte tüketmeleri tavsiyesinde bulundu.
ZEHİRLENME YAPACAK BİR ŞEY YOK
Ankara Üniversitesi Süt Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Sezgin, UHT sütlerin uzun ömürlü sütler olduğunu kaydederek, bu tür sütlerin içinde hiçbir mikro organizma kalmadığı için zehirlenmelere neden olmayacağını söyledi.
Sezgin, ''Verilen sütler UHT sütler. Ben bu sütlerden zehirlenme yapabilecek bir şey olabileceğine inanmıyorum'' dedi.
SATIŞA SUNULMAZ
Üretimin, teknolojinin kontrolü ile yapıldığını ifade eden Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:
''UHT sütler, 6 aya kadar dayanabilen sütler. Teknoloji bu sütü üretme imkanı veriyor. Bu sütler üretildikten sonra fabrikada bir hafta bekletilip, kontrolden geçirilip, testleri yapılıp, tüketime çıkarılır. Yani herhangi bir durumda aseptik paketlemede bir şey olsa bile, o partinin içindeki asitik artığı vesaire tespit edilip, onlar satışa zaten sunulmaz.''
ENZİM KARIN AĞRISI YAPABİLİR
Sütün içinde laktoz adı verilen bir süt şekeri olduğunu kaydeden Sezgin, ''Laktozu parçalayan bir enzim var, laktaz veya beta glakozu diyoruz bu enzime. O enzim süt içmeyen çocuklarda azalıyor. Çocuklar okulda birkaç tane içince, bu enzimi az olan çocuklarda karın ağrısı, kramp, ishal olabiliyor'' şeklinde konuştu.
24 Mart 2012 Cumartesi
Kolaya elveda, süte merhaba
Ana sınıfı ile ilköğretim 5'nci sınıf arasındaki 7 milyon öğrenciye bedava süt dağıtılması için hükümet 90 milyon TL kaynak ayırdı.
Projeyle çocuklara her sabah ders başlamadan süt dağıtılacak. Amaç çocukları başta gazlı içecekler olmak üzere zararlı alışkanlıklardan kurtarmak.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 7 milyon öğrenciye bedava süt dağıtımı aileleri sevindirdi. Ana sınıfı ile 5. sınıf arasındaki öğrenciler için ders başlamadan her sabah sıralara bırakılacak 200 mililitrelik kutu sütlere Hazine 90 milyon lira ayırdı. Üç bakanlığın birlikte yürüteceği proje ile çocukların gazlı içecek alışkanlığından da kurtulması hedefleniyor.
Meclis'teki AK Parti Grubu'nda Başbakan Erdoğan'ın miniklere verdiği süt müjdesinin detaylarına Bugün ulaştı. Çocukların yeterli beslenebilmeleri için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak yürüteceği proje çerçevesinde ihaleye çıkılacak. Tarım Bakanlığı bünyesindeki Süt Konseyi'nin yürüteceği ihale sürecinde teklifler bu ay içinde alınacak. Her eğitim dönemi için devlet miniklerin sütüne 90 milyon lira kaynak aktaracak. İhaleyi alan süt firmalarına 7 milyon 400 bin öğrencinin sırasına her sabah sütleri bırakma şartı getirilecek. Çocuklara bozuk veya bayat süt verilmemesi için üretiminden dağıtımına kadar çok sıkı takipler yapılacak.
AB ÜÇ KAT FAZLA TÜKETİYOR
Okul sütü projesiyle Türkiye'deki süt tüketme alışkanlığının da arttırılması planlanıyor. Uzmanlar, ailelerin en çok şikâyetçi olduğu gazlı içeceklerden süt alışkanlığıyla çocukların korunacağı görüşünde. Türkiye'de kişi başı yıllık süt tüketiminin 27 litre olduğuna işaret eden Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Avrupa Birliği'nde süt içiminin 75, ABD 97 litreye kadar çıktığını belirtti. Süt tüketim oranlarının yüksek olduğu ülkelerde sağlıklı ve uzun boylu nesil yetiştiği de okul sütü raporlarına girdi.
1 milyon ton üretim fazlası süt var
Hayvancılık Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, Türkiye'de üretilen süt miktarı her ay artıyor. Yıllık 13,6 milyon ton süt üretimi yapılırken, piyasada üretim fazlası 1 milyon ton süt bulunuyor. Arz fazlalığının okul sütü projesiyle ortadan kalkması bekleniyor.
Projeyle çocuklara her sabah ders başlamadan süt dağıtılacak. Amaç çocukları başta gazlı içecekler olmak üzere zararlı alışkanlıklardan kurtarmak.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 7 milyon öğrenciye bedava süt dağıtımı aileleri sevindirdi. Ana sınıfı ile 5. sınıf arasındaki öğrenciler için ders başlamadan her sabah sıralara bırakılacak 200 mililitrelik kutu sütlere Hazine 90 milyon lira ayırdı. Üç bakanlığın birlikte yürüteceği proje ile çocukların gazlı içecek alışkanlığından da kurtulması hedefleniyor.
Meclis'teki AK Parti Grubu'nda Başbakan Erdoğan'ın miniklere verdiği süt müjdesinin detaylarına Bugün ulaştı. Çocukların yeterli beslenebilmeleri için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak yürüteceği proje çerçevesinde ihaleye çıkılacak. Tarım Bakanlığı bünyesindeki Süt Konseyi'nin yürüteceği ihale sürecinde teklifler bu ay içinde alınacak. Her eğitim dönemi için devlet miniklerin sütüne 90 milyon lira kaynak aktaracak. İhaleyi alan süt firmalarına 7 milyon 400 bin öğrencinin sırasına her sabah sütleri bırakma şartı getirilecek. Çocuklara bozuk veya bayat süt verilmemesi için üretiminden dağıtımına kadar çok sıkı takipler yapılacak.
AB ÜÇ KAT FAZLA TÜKETİYOR
Okul sütü projesiyle Türkiye'deki süt tüketme alışkanlığının da arttırılması planlanıyor. Uzmanlar, ailelerin en çok şikâyetçi olduğu gazlı içeceklerden süt alışkanlığıyla çocukların korunacağı görüşünde. Türkiye'de kişi başı yıllık süt tüketiminin 27 litre olduğuna işaret eden Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Avrupa Birliği'nde süt içiminin 75, ABD 97 litreye kadar çıktığını belirtti. Süt tüketim oranlarının yüksek olduğu ülkelerde sağlıklı ve uzun boylu nesil yetiştiği de okul sütü raporlarına girdi.
1 milyon ton üretim fazlası süt var
Hayvancılık Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, Türkiye'de üretilen süt miktarı her ay artıyor. Yıllık 13,6 milyon ton süt üretimi yapılırken, piyasada üretim fazlası 1 milyon ton süt bulunuyor. Arz fazlalığının okul sütü projesiyle ortadan kalkması bekleniyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







